Konusunu Oylayın.: Enfal Suresi 24. ayette geçen "Allah'ın kişi ile kalbi arasına girmesi" ifadesini açıklar mısınız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Enfal Suresi 24. ayette geçen "Allah'ın kişi ile kalbi arasına girmesi" ifadesini açıklar mısınız?
  1. 14.Aralık.2010, 23:10
    1
    Misafir

    Enfal Suresi 24. ayette geçen "Allah'ın kişi ile kalbi arasına girmesi" ifadesini açıklar mısınız?






    Enfal Suresi 24. ayette geçen "Allah'ın kişi ile kalbi arasına girmesi" ifadesini açıklar mısınız? Mumsema Enfal Suresi 24. ayette geçen "Allah'ın kişi ile kalbi arasına girmesi" ifadesini açıklar mısınız?


  2. 14.Aralık.2010, 23:25
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Enfal Suresi 24. ayette geçen "Allah'ın kişi ile kalbi arasına girmesi" ifadesini açıklar mısınız?




    "Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin." (Enfal 8/24)
    "İnsan ile kalbinin arası" ifadesi bir deyim olup bundan insanın şuuru, aklı ve duyguları kastedilmektedir. Buralarda bulunan hiçbir bilgiyi, kararı, eğilimi, duy­guyu Allah'tan gizlemek mümkün değildir. Allah'ın çağrısına içtenlikle katılanlarla menfaati için öyle görünenleri Allah bilir ve ayırır. Ayrıca hiç bir beşerin gi­remeyeceği, bilemeyeceği ve müdahale edemeyeceği bu alanlara Allah müdahale edebilir; inanç, bilgi ve duyguların değişmesini sağlayabilir. Bu sebeple kullar rablerine sığınmalı; inanç, duygu ve düşüncelerini güzelleştirmesi için O'na yakarmalı, "Ey durumları değiştiren, gönülleri evirip çeviren rabbim! Halimi ve gönlümü güzelleştir"(bk. Müsned, IV, 182; VI, 91) diye niyazda bulunmalıdır(Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu, II/535-536).
    Ayetin başında geçen Allah ve Resulü'nün çağrısına cevap verme ve gereğini yerine getirme vazi­fesini geniş ve genel bir çerçeve içinde anlamak gerekir. Buna göre Hz. Pey­gamber zamanında onun çağrısına uymak, yanında yer almak, emirlerini yerine getirmek nasıl çağrıya uymaksa, ondan sonra gelenlerin Kur'an ve Sünnet'in buy­ruklarına uyması, buna uygun bir hayat sürmesi de onların çağrısına uymaktır.
    İslâm kelimesinin kök mânası "barış ve esenlik"tir, doğru anlaşıldığın­da din olarak İslâm'ın da bir barış çağrısı olduğu anlaşılacaktır. Dinin talebi, zul­mün ve baskının yer almadığı, hukuk ve adaletin hâkim olduğu bir dünya düzeni­dir. Bu mânada Allah ve Resulü'nün çağrısı, bütün dünya insanları için "barış için­de yaşama" çağrısıdır.

    S-İ


  3. 14.Aralık.2010, 23:25
    2
    Silent and lonely rains



    "Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin." (Enfal 8/24)
    "İnsan ile kalbinin arası" ifadesi bir deyim olup bundan insanın şuuru, aklı ve duyguları kastedilmektedir. Buralarda bulunan hiçbir bilgiyi, kararı, eğilimi, duy­guyu Allah'tan gizlemek mümkün değildir. Allah'ın çağrısına içtenlikle katılanlarla menfaati için öyle görünenleri Allah bilir ve ayırır. Ayrıca hiç bir beşerin gi­remeyeceği, bilemeyeceği ve müdahale edemeyeceği bu alanlara Allah müdahale edebilir; inanç, bilgi ve duyguların değişmesini sağlayabilir. Bu sebeple kullar rablerine sığınmalı; inanç, duygu ve düşüncelerini güzelleştirmesi için O'na yakarmalı, "Ey durumları değiştiren, gönülleri evirip çeviren rabbim! Halimi ve gönlümü güzelleştir"(bk. Müsned, IV, 182; VI, 91) diye niyazda bulunmalıdır(Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu, II/535-536).
    Ayetin başında geçen Allah ve Resulü'nün çağrısına cevap verme ve gereğini yerine getirme vazi­fesini geniş ve genel bir çerçeve içinde anlamak gerekir. Buna göre Hz. Pey­gamber zamanında onun çağrısına uymak, yanında yer almak, emirlerini yerine getirmek nasıl çağrıya uymaksa, ondan sonra gelenlerin Kur'an ve Sünnet'in buy­ruklarına uyması, buna uygun bir hayat sürmesi de onların çağrısına uymaktır.
    İslâm kelimesinin kök mânası "barış ve esenlik"tir, doğru anlaşıldığın­da din olarak İslâm'ın da bir barış çağrısı olduğu anlaşılacaktır. Dinin talebi, zul­mün ve baskının yer almadığı, hukuk ve adaletin hâkim olduğu bir dünya düzeni­dir. Bu mânada Allah ve Resulü'nün çağrısı, bütün dünya insanları için "barış için­de yaşama" çağrısıdır.

    S-İ





+ Yorum Gönder