Konusunu Oylayın.: Naziat süresinin türkçe ökunuşu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Naziat süresinin türkçe ökunuşu
  1. 10.Haziran.2010, 17:48
    1
    Misafir

    Naziat süresinin türkçe ökunuşu






    Naziat süresinin türkçe ökunuşu Mumsema Naziat süresinin okunuşu ve türkçe olarak manasına ihtiyacım var bana yardımcı olur musunuz ?


  2. 10.Haziran.2010, 17:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 10.Haziran.2010, 22:10
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: naziat süresinin türkçe ökunuşu




    Naziat süresinin türkçe ökunuşu



    Nebe' sûresinden sonra Mekke'de inmiştir; 46 (kırkaltı) âyettir. Adını, "söküp çıkaranlar" manasına gelen "nâziât" kelimesinden alır. Ana fikir olarak kıyameti konu edinir. Cenab-ı Allah, sûrenin başında, kendilerini, ilk beş âyette belirtilen güç ve melekelerle donattığı varlıklara yemin etmektedir.

    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

    1. Söküp çıkaranlara, andolsun;

    2. Yavaşça çekenlere,

    3. Yüzdükçe yüzenlere,

    4. Yarıştıkça yarışanlara,

    5. Derken iş düzenleyenlere .

    6. Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

    7. Onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,

    8. İşte o gün yürekler kaygıdan oynar,

    9. Gözler yorgun düşer.

    10. Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz,

    11. (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

    12. "O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur" dediler.

    13. Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.

    14. Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

    15. (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?

    16. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:

    17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

    18. De ki:Nasıl arınmağa gönlün var mı?

    19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsın.

    20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    21. (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

    22. Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.

    23. Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

    24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.

    25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    27. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

    28. Onu yükseltti, düzene koydu ,

    29. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

    30. Ondan sonra da yerküreyi döşedi,

    31. Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,

    32. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

    33. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.

    34. Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,

    35. İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,

    36. Ve görene cehennem açık bir şekilde gösterilmiştir.

    37. Artık kim azmışsa ,

    38. Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,

    39. Şüphesiz cehennem(onun için) tek barınaktır.

    40. Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

    41.Şüphesiz cennet(onun) yegâne barınağıdır.

    42. Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)

    43. Sen onu nereden bilip bildireceksin!

    44. Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.

    45. Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

    46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.


  4. 10.Haziran.2010, 22:10
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    Naziat süresinin türkçe ökunuşu



    Nebe' sûresinden sonra Mekke'de inmiştir; 46 (kırkaltı) âyettir. Adını, "söküp çıkaranlar" manasına gelen "nâziât" kelimesinden alır. Ana fikir olarak kıyameti konu edinir. Cenab-ı Allah, sûrenin başında, kendilerini, ilk beş âyette belirtilen güç ve melekelerle donattığı varlıklara yemin etmektedir.

    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

    1. Söküp çıkaranlara, andolsun;

    2. Yavaşça çekenlere,

    3. Yüzdükçe yüzenlere,

    4. Yarıştıkça yarışanlara,

    5. Derken iş düzenleyenlere .

    6. Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

    7. Onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,

    8. İşte o gün yürekler kaygıdan oynar,

    9. Gözler yorgun düşer.

    10. Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz,

    11. (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

    12. "O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur" dediler.

    13. Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.

    14. Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

    15. (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?

    16. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:

    17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

    18. De ki:Nasıl arınmağa gönlün var mı?

    19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsın.

    20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    21. (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

    22. Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.

    23. Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

    24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.

    25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    27. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

    28. Onu yükseltti, düzene koydu ,

    29. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

    30. Ondan sonra da yerküreyi döşedi,

    31. Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,

    32. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

    33. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.

    34. Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,

    35. İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,

    36. Ve görene cehennem açık bir şekilde gösterilmiştir.

    37. Artık kim azmışsa ,

    38. Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,

    39. Şüphesiz cehennem(onun için) tek barınaktır.

    40. Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

    41.Şüphesiz cennet(onun) yegâne barınağıdır.

    42. Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)

    43. Sen onu nereden bilip bildireceksin!

    44. Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.

    45. Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

    46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.





+ Yorum Gönder