Konusunu Oylayın.: Haşr Suresinin Son 4 Ayeti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 13 kişi
Haşr Suresinin Son 4 Ayeti
  1. 28.Aralık.2009, 21:00
    1
    Misafir

    Haşr Suresinin Son 4 Ayeti

  2. 28.Aralık.2009, 23:11
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,632
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Haşr Suresinin Son 4 Ayeti




    لَوْ أَنزَلْنَا هَذَا
    الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعاً مُّتَصَدِّعاً مِّنْ خَشْيَةِ
    اللَّهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
    {21} هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ
    هُوَ الرَّحْمَنُالرَّحِيمُ {22} هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ
    الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ
    الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
    {23} هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى
    يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ {24}

    ____________________________
    21. Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
    22. O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır.
    23. O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
    24. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.



  3. 28.Aralık.2009, 23:11
    2
    Moderatör



    لَوْ أَنزَلْنَا هَذَا
    الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعاً مُّتَصَدِّعاً مِّنْ خَشْيَةِ
    اللَّهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
    {21} هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ
    هُوَ الرَّحْمَنُالرَّحِيمُ {22} هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ
    الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ
    الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
    {23} هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى
    يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ {24}

    ____________________________
    21. Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
    22. O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır.
    23. O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
    24. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.



  4. 20.Aralık.2010, 22:48
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Yanıt: Haşr Suresinin Son 4 Ayeti

    Haş Süresi son dört ayetin tefsiri:



    22. Şanı yüce olan O Allah, gerçek ilahtır. Ondan başka hiçbir ilah ve rab yoktur. Gizliyi de açığı da bilendir. Kulların göremediği ve görüp bildikleri şeyleri O bilir. O Yüce Allah, dünyada da âhirette de geniş rahmet sa-hibidir. [64]



    23. Yüce Allah, tevhîd işine çok önem verdiği için lafzı tekrarladı. Yani, O'ndan başka hiçbir ilah ve rab yoktur.

    O, bütün mahlûkâtm sahibidir. Emirler ve yasaklar koyarak, vücuda getirip yok ederek kullan üzerinde tasarrufta bulunandır.

    Çirkin şeylerden ve sonradan olanların sıfatlarından uzaktır. ibn Cüzey şöyle der: Kuddûs, takdisten türemiştir. Takdis ise, mahlukatın sıfatlarından ve hertürlü eksiklik ve ayıptan uzak olmaktır. Bu vezin gibi mübalağa ifade eden kiplerdendir.[65] Hadiste, meleklerin teşbih ederk-en şöyle dedikleri bildirilmiştir: "O, noksan sıfatlardan çok uzaktır, mukad-destir, meleklerin ve ruh'un Rabbidir"[66]

    O, mahlûkâtm, cezasından selâmet bulduğu ve zulmünden emîn olduğu kimsedir: "Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez"[67] Beyzâvî şöyle der: Yani, her türlü eksiklik ve âfetten selâmette olandır. Bu kelime mas-tardır, mübalağa ifade etmesi için sıfat olarak kullanılmıştır.[68]

    Peygamberlerin eliyle mucizeler göstermek suretiyle onları tas-dik edendir.

    Herşeyi gözetleyip koruyandır. İbn Abbas şöyle der: Kullarını amelleri ile birlikte görüp kendisine hiçbir şey gizli kalmayandır.[69]

    Güçlü, kuvvetli, mağlup edilemeyen ve kendisine zillet gelme-yendir.

    Kudretli, âlicenâb, kendisinden aşağıda olanların boyun eğdiği kimsedir. İbn Abbas şöyle der: O, birşey istediğinde yapan yüce varlıktır. Allah'ın cebbar olmasından maksat, azametidir.[70]

    Gerçekten büyüklüğe layık olandır. Büyüklük Ondan başkasına layık olmaz. Kudsî hadiste şöyle buyrulmuştur:' "Azamet Benim izarım, kibriyâ da ridâmdır. Kim bu iki sıfatta Benimle boy ölçüşmeye kalkışırsa hiç aldırmadan belini kırarım"[71] Fahreddin Râzî şöyle der: Bil ki, insanları ni-telerken kullanılan "mütekebbir" kelimesi, yerme sıfatıdır. Çünkü mütekebbir, kendinden kibir ortaya koyandır. Mahlûkât hakkında bu bir noksan-lıktır. Çünkü onun ne büyüklüğü vardır, ne de yüceliği, Aksine zillet ve meskenetten başka bir şeyi yoktur. Üstünlük gösterince yalancı durumuna düşer. Bu ise, insanlar hakkında yerilen bir şeydir. Yüce Allah'a gelince, O, her türlü yücelik ve büyüklük O'nundur. O büyüklük gösterince, kendi aza-meti ve yüceliğini tanıma yolunu kullara göstermiş olur. Bu sıfat, Yüce Allah hakkında son derece övme sıfatıdır.[72] Bunun içindir ki Yüce Allah âyetin sonunda şöyle buyurdu:

    Azamet ve yüceliği içersinde Allah, müşriklerin kendisine koştukları ortaklar ve benzerlerden münezzeh ve mukaddestir. [73]



    24. Yüce Allah herşeyi yaratan, yoktan vücuda getiren ve yaratarak ortaya koyandır.

    Dilediği gibi şekil verendir: "Rahimlerde sizi dilediği gibi şe-killendiren O'dur'[74] Hâzin şöyle der: Yani, mahlûkâta istediği şekilde suret verendir.[75]

    Güzel mânâları gösteren yüce isimler de O'nundur. Kâinattaki herşey, hal veya söz diliyle, Yüce Allah'ı acizlik ve noksanlık sıfatlarından tenzih eder. Sâvî şöyle der: Yüce Allah, tesbih'in en yüce gaye olduğuna, başlangıç ve sonun o olduğuna ve Allah'ı tanımaktan gayenin, O'nun azametinin, akılların düşünebildiği şeylerden uzak tutmak olduğuna işaret etmek için, başladığı gibi sûreyi yine teşbihle bitirdi.[76]

    O, mülkünde güçlü, yaptığı ve yarattığında hikmet sa-hibidir.


  5. 20.Aralık.2010, 22:48
    3
    Üye
    Haş Süresi son dört ayetin tefsiri:



    22. Şanı yüce olan O Allah, gerçek ilahtır. Ondan başka hiçbir ilah ve rab yoktur. Gizliyi de açığı da bilendir. Kulların göremediği ve görüp bildikleri şeyleri O bilir. O Yüce Allah, dünyada da âhirette de geniş rahmet sa-hibidir. [64]



    23. Yüce Allah, tevhîd işine çok önem verdiği için lafzı tekrarladı. Yani, O'ndan başka hiçbir ilah ve rab yoktur.

    O, bütün mahlûkâtm sahibidir. Emirler ve yasaklar koyarak, vücuda getirip yok ederek kullan üzerinde tasarrufta bulunandır.

    Çirkin şeylerden ve sonradan olanların sıfatlarından uzaktır. ibn Cüzey şöyle der: Kuddûs, takdisten türemiştir. Takdis ise, mahlukatın sıfatlarından ve hertürlü eksiklik ve ayıptan uzak olmaktır. Bu vezin gibi mübalağa ifade eden kiplerdendir.[65] Hadiste, meleklerin teşbih ederk-en şöyle dedikleri bildirilmiştir: "O, noksan sıfatlardan çok uzaktır, mukad-destir, meleklerin ve ruh'un Rabbidir"[66]

    O, mahlûkâtm, cezasından selâmet bulduğu ve zulmünden emîn olduğu kimsedir: "Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez"[67] Beyzâvî şöyle der: Yani, her türlü eksiklik ve âfetten selâmette olandır. Bu kelime mas-tardır, mübalağa ifade etmesi için sıfat olarak kullanılmıştır.[68]

    Peygamberlerin eliyle mucizeler göstermek suretiyle onları tas-dik edendir.

    Herşeyi gözetleyip koruyandır. İbn Abbas şöyle der: Kullarını amelleri ile birlikte görüp kendisine hiçbir şey gizli kalmayandır.[69]

    Güçlü, kuvvetli, mağlup edilemeyen ve kendisine zillet gelme-yendir.

    Kudretli, âlicenâb, kendisinden aşağıda olanların boyun eğdiği kimsedir. İbn Abbas şöyle der: O, birşey istediğinde yapan yüce varlıktır. Allah'ın cebbar olmasından maksat, azametidir.[70]

    Gerçekten büyüklüğe layık olandır. Büyüklük Ondan başkasına layık olmaz. Kudsî hadiste şöyle buyrulmuştur:' "Azamet Benim izarım, kibriyâ da ridâmdır. Kim bu iki sıfatta Benimle boy ölçüşmeye kalkışırsa hiç aldırmadan belini kırarım"[71] Fahreddin Râzî şöyle der: Bil ki, insanları ni-telerken kullanılan "mütekebbir" kelimesi, yerme sıfatıdır. Çünkü mütekebbir, kendinden kibir ortaya koyandır. Mahlûkât hakkında bu bir noksan-lıktır. Çünkü onun ne büyüklüğü vardır, ne de yüceliği, Aksine zillet ve meskenetten başka bir şeyi yoktur. Üstünlük gösterince yalancı durumuna düşer. Bu ise, insanlar hakkında yerilen bir şeydir. Yüce Allah'a gelince, O, her türlü yücelik ve büyüklük O'nundur. O büyüklük gösterince, kendi aza-meti ve yüceliğini tanıma yolunu kullara göstermiş olur. Bu sıfat, Yüce Allah hakkında son derece övme sıfatıdır.[72] Bunun içindir ki Yüce Allah âyetin sonunda şöyle buyurdu:

    Azamet ve yüceliği içersinde Allah, müşriklerin kendisine koştukları ortaklar ve benzerlerden münezzeh ve mukaddestir. [73]



    24. Yüce Allah herşeyi yaratan, yoktan vücuda getiren ve yaratarak ortaya koyandır.

    Dilediği gibi şekil verendir: "Rahimlerde sizi dilediği gibi şe-killendiren O'dur'[74] Hâzin şöyle der: Yani, mahlûkâta istediği şekilde suret verendir.[75]

    Güzel mânâları gösteren yüce isimler de O'nundur. Kâinattaki herşey, hal veya söz diliyle, Yüce Allah'ı acizlik ve noksanlık sıfatlarından tenzih eder. Sâvî şöyle der: Yüce Allah, tesbih'in en yüce gaye olduğuna, başlangıç ve sonun o olduğuna ve Allah'ı tanımaktan gayenin, O'nun azametinin, akılların düşünebildiği şeylerden uzak tutmak olduğuna işaret etmek için, başladığı gibi sûreyi yine teşbihle bitirdi.[76]

    O, mülkünde güçlü, yaptığı ve yarattığında hikmet sa-hibidir.





+ Yorum Gönder