Konusunu Oylayın.: El ile ilgili atasözleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
El ile ilgili atasözleri
  1. 23.Mayıs.2013, 01:02
    1
    Misafir

    El ile ilgili atasözleri






    El ile ilgili atasözleri Mumsema El ile ilgili atasözlerine ihtiyacım var bana el hakkında anlamlı bir kaç tane atasözü paylaşabilir misiniz ?


  2. 23.Mayıs.2013, 01:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    El ile ilgili atasözlerine ihtiyacım var bana el hakkında anlamlı bir kaç tane atasözü paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Çok okuyan bilir konusuyla ilgili münazara yapacağız.Bu konuyla ilgili atasözleri nelerdir?

    - Din ile ilgili atasözleri

    - Sır ile ilgili atasözleri

    - Dua ile ilgili atasözleri

    - Yaş ile ilgili atasözleri

  3. 29.Mayıs.2013, 18:13
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: El ile ilgili atasözleri




    El İle İlgili Atasözleri ve Anlamları


    gurur tarafindan 17 Eylül 2012 tarihinde yazilmistir. · Yorum Yaz
    İçinde el kelimesi geçen atasözleri, atasözlerinin açıklamaları, el hakkında atasözlerinin anlamları.

    ***aç elini kora sokar
    aç insan, geçimini
    sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
    ***ağanın eli tutulmaz
    zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değerbir bağış beklenir.
    ***ağlamakla yâr ele girmez
    kişi çok
    sevdiği şeye yalnızca özlemini çekmekle kavuşamaz, onu elde etmenin yollarını bulmalıdır.
    ***akarsuya inanma, eloğluna dayanma
    akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.

    ***alet işler, el övünür
    bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.
    ***Allah sağ gözü (eli) sol göze (ele) muhtaç etmesin
    Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.

    ***Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
    Tanrı bir kimseyi zengin etmek isterse ona hiç umulmadık yerden mal ve para gelir.

    ***altın eli bıçak kesmez
    1) varlıklı veya değerli kişilerin elini kimse bükemez; 2) herhangi bir işte usta olan her zorluğun üstesinden gelir.

    ***altın tutsa toprak olur (altına yapışsa elinde bakır kesilir)
    giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz.

    ***atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
    elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.

    ***az el aş kotarır, çok el iş kotarır
    yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

    ***az eli aşta gör, çok eli işte gör
    yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

    ***azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
    ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.

    ***babamın adı Hıdır, elimden gelen budur
    gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.

    ***bey mi yaman, el mi yaman
    baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

    ***beyde bulunmayan elde neler var
    beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

    ***bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar
    bazı durumlarda yardımcısız iş yapılamayacağını anlatan bir söz.

    ***bir elin nesi var, iki elin sesi var
    başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

    ***bir elin sesi çıkmaz
    1) bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir; 2) yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.

    ***bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin)
    birine yaptığın iyiliği gizli tut.

    ***biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye
    bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu.

    ***bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar
    bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder.

    ***bükemediğin eli öp başına ko
    düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

    ***çalma elin kapısını, çalarlar kapını
    kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

    ***çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz
    her şeyin bir değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır.

    ***çok el ya yağmaya ya yolmaya
    çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

    ***dağda gez belde gez, insafı elden bırakma
    eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.

    ***davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde
    sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor.

    ***dışı eli yakar, içi beni yakar
    görünüşe aldanmamalı.

    ***dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur
    kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.

    ***dile gelen ele gelir
    insanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.

    ***el ağzına bakan, karısını tez boşar
    kişi, özel hayatı ile ilgili ciddi konularda başkasının düşüncesiyle değil kendi düşünceleriyle karar vermelidir.

    ***el beğenmezse yer beğensin
    çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

    ***el el ile, değirmen yel ile
    insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

    ***el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
    her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

    ***el elden kalmaz, dil dilden kalmaz
    bir kişi başkasına vurursa o da ona vurur, başkasına kötü söz söylerse diğeri de kendisine kötü söz söyler.

    ***el elden üstündür (ta arşa kadar)
    bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.

    ***el eli yıkar, iki el yüzü
    bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.

    ***el elin aynasıdır
    kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.

    ***el elin eşeğini türkü çağırarak arar
    insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

    ***el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar
    insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

    ***el elin nesine, gülerek gider yasına
    bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.

    ***el eliyle yılan tut, onu da yalan tut
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

    ***el eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

    ***el eliyle yılan tutulur
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

    ***el ermez, güç yetmez
    bir iş karşısındaki güçsüzlüğü anlatmak için kullanılan bir söz.

    ***el için ağlayan gözden olur
    başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.

    ***el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer
    başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.

    ***el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine
    başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.

    ***el ile gelen düğün bayram
    herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır.

    ***el kazanı ile aş kaynamaz
    önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.

    ***el mi yaman bey mi yaman? el yaman!
    baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

    ***el öpmekle ağız aşınmaz
    çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.

    ***el terazi, göz mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

    ***el üstünde gömlek eskimez
    eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.

    ***el vergisi, gönül sevgisi
    bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

    ***el yarası onulur, dil yarası onulmaz
    silahla açılan el yarası çabukça iyi olur ama kötü sözle açılan gönül yarası kolay kolay kapanmaz.

    ***el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

    ***el yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu bozdoğan armudu sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

    ***elde bulunan beyde bulunmaz
    beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

    ***eldeki yara, yarasıza duvar deliği
    bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez.

    ***elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz
    kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.

    ***elden vefa, zehirden şifa
    zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.

    ***ele verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı
    kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.

    ***eli boşa “ağa uyur” derler; eli doluya “ağa buyur” derler
    armağansız gelen kişiye yüz verilmez, armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygı ile karşılanır.

    ***elin ağzı torba değil ki büzesin
    başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

    ***elinle ver, ayağınla ara
    ödünç aldığı şeyi geri vermeyi geciktiren veya vermeyenler için söylenen bir söz.

    ***göz terazi, el mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

    ***harman yel ile, düğün el ile
    her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.

    ***her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan
    sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

    ***içi beni yakar, dışı eli (seni) yakar
    dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.

    ***iki el bir baş içindir
    ancak kendi geçimini sağlayabilenler, başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.

    ***iş anlatılıncaya kadar baş elden gider
    kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.

    ***iti an, taşı eline al (çomağı hazırla)
    saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.

    ***iyilik et kele, övünsün ele
    bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

    ***kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
    yolsuz ilişkiler kadınlar için hoş karşılanmadığı hâlde erkekler bu gibi ilişkilerden övünme payı çıkarırlar.

    ***kasım yüz elli, yaz belli
    işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.

    ***kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu
    sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.

    ***kısmet ise gelir Hint’ten Yemen’den, kısmet değilse ne gelir elden
    Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse o mutlaka size gelir, kısmet etmemişse yapacak bir şey yoktur.

    ***koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir
    kimi insan, başkaları hakkında abartarak konuşmaya bayılır.

    ***kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)
    kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.

    ***maşa varken elini ateşe sokma
    başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

    ***meramın elinden bir şey kurtulmaz
    bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.

    ***miras helal hele (ele) al demişler
    miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.

    ***ne verirsen elinle o gider seninle
    insanın bu dünyada yaptığı bir iyiliğin ahirette karşılığını göreceği düşünülür.

    ***ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
    bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

    ***ölürse yer beğensin, ölmezse el beğensin
    çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

    ***önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele
    başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.

    ***sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
    çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz.

    ***selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz
    doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.

    ***sofrada elini, mecliste dilini sakla
    topluluk içinde kendini denetle, aşırı davranışlarda bulunmaktan kaçın, açgözlülük ve gevezelik etme.

    ***şahin küçük ama payını ele vermez
    küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

    ***tek elin nesi var, iki elin sesi var
    başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

    ***testi kırılsa da kulpu elde kalır
    zarar da etse varlıklı bir kimse büsbütün yoksul kalmaz.

    ***tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç
    çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

    ***tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider
    bir gerçeği anlatıncaya kadar çoğu kez başa gelmedik şey kalmaz.

    ***uğruluğa gitsen, insafı elden koma
    kötülüğün bile sınırı vardır.

    ***var eli titremez
    varlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.

    ***var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi
    varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

    ***veren el, alandan üstündür
    yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

    ***veren eli herkes öper
    yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

    ***yad elde beylik sürmeden, yurtta züğürt gezme yeğdir
    gurbete düşmüş bir insan, ne denli varlık içinde bir yaşam sürüyor olsa da doğup büyüdüğü yeri arar.

    ***yılana yumuşak diye el sunma
    kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı, daima tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.



  4. 29.Mayıs.2013, 18:13
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    El İle İlgili Atasözleri ve Anlamları


    gurur tarafindan 17 Eylül 2012 tarihinde yazilmistir. · Yorum Yaz
    İçinde el kelimesi geçen atasözleri, atasözlerinin açıklamaları, el hakkında atasözlerinin anlamları.

    ***aç elini kora sokar
    aç insan, geçimini
    sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
    ***ağanın eli tutulmaz
    zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değerbir bağış beklenir.
    ***ağlamakla yâr ele girmez
    kişi çok
    sevdiği şeye yalnızca özlemini çekmekle kavuşamaz, onu elde etmenin yollarını bulmalıdır.
    ***akarsuya inanma, eloğluna dayanma
    akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.

    ***alet işler, el övünür
    bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.
    ***Allah sağ gözü (eli) sol göze (ele) muhtaç etmesin
    Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.

    ***Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
    Tanrı bir kimseyi zengin etmek isterse ona hiç umulmadık yerden mal ve para gelir.

    ***altın eli bıçak kesmez
    1) varlıklı veya değerli kişilerin elini kimse bükemez; 2) herhangi bir işte usta olan her zorluğun üstesinden gelir.

    ***altın tutsa toprak olur (altına yapışsa elinde bakır kesilir)
    giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz.

    ***atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
    elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.

    ***az el aş kotarır, çok el iş kotarır
    yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

    ***az eli aşta gör, çok eli işte gör
    yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

    ***azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
    ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.

    ***babamın adı Hıdır, elimden gelen budur
    gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.

    ***bey mi yaman, el mi yaman
    baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

    ***beyde bulunmayan elde neler var
    beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

    ***bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar
    bazı durumlarda yardımcısız iş yapılamayacağını anlatan bir söz.

    ***bir elin nesi var, iki elin sesi var
    başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

    ***bir elin sesi çıkmaz
    1) bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir; 2) yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.

    ***bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin)
    birine yaptığın iyiliği gizli tut.

    ***biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye
    bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu.

    ***bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar
    bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder.

    ***bükemediğin eli öp başına ko
    düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

    ***çalma elin kapısını, çalarlar kapını
    kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

    ***çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz
    her şeyin bir değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır.

    ***çok el ya yağmaya ya yolmaya
    çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

    ***dağda gez belde gez, insafı elden bırakma
    eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.

    ***davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde
    sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor.

    ***dışı eli yakar, içi beni yakar
    görünüşe aldanmamalı.

    ***dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur
    kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.

    ***dile gelen ele gelir
    insanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.

    ***el ağzına bakan, karısını tez boşar
    kişi, özel hayatı ile ilgili ciddi konularda başkasının düşüncesiyle değil kendi düşünceleriyle karar vermelidir.

    ***el beğenmezse yer beğensin
    çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

    ***el el ile, değirmen yel ile
    insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

    ***el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
    her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

    ***el elden kalmaz, dil dilden kalmaz
    bir kişi başkasına vurursa o da ona vurur, başkasına kötü söz söylerse diğeri de kendisine kötü söz söyler.

    ***el elden üstündür (ta arşa kadar)
    bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.

    ***el eli yıkar, iki el yüzü
    bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.

    ***el elin aynasıdır
    kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.

    ***el elin eşeğini türkü çağırarak arar
    insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

    ***el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar
    insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

    ***el elin nesine, gülerek gider yasına
    bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.

    ***el eliyle yılan tut, onu da yalan tut
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

    ***el eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

    ***el eliyle yılan tutulur
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

    ***el ermez, güç yetmez
    bir iş karşısındaki güçsüzlüğü anlatmak için kullanılan bir söz.

    ***el için ağlayan gözden olur
    başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.

    ***el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer
    başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.

    ***el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine
    başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.

    ***el ile gelen düğün bayram
    herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır.

    ***el kazanı ile aş kaynamaz
    önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.

    ***el mi yaman bey mi yaman? el yaman!
    baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

    ***el öpmekle ağız aşınmaz
    çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.

    ***el terazi, göz mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

    ***el üstünde gömlek eskimez
    eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.

    ***el vergisi, gönül sevgisi
    bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

    ***el yarası onulur, dil yarası onulmaz
    silahla açılan el yarası çabukça iyi olur ama kötü sözle açılan gönül yarası kolay kolay kapanmaz.

    ***el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

    ***el yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu bozdoğan armudu sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

    ***elde bulunan beyde bulunmaz
    beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

    ***eldeki yara, yarasıza duvar deliği
    bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez.

    ***elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz
    kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.

    ***elden vefa, zehirden şifa
    zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.

    ***ele verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı
    kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.

    ***eli boşa “ağa uyur” derler; eli doluya “ağa buyur” derler
    armağansız gelen kişiye yüz verilmez, armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygı ile karşılanır.

    ***elin ağzı torba değil ki büzesin
    başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

    ***elinle ver, ayağınla ara
    ödünç aldığı şeyi geri vermeyi geciktiren veya vermeyenler için söylenen bir söz.

    ***göz terazi, el mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

    ***harman yel ile, düğün el ile
    her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.

    ***her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan
    sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

    ***içi beni yakar, dışı eli (seni) yakar
    dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.

    ***iki el bir baş içindir
    ancak kendi geçimini sağlayabilenler, başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.

    ***iş anlatılıncaya kadar baş elden gider
    kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.

    ***iti an, taşı eline al (çomağı hazırla)
    saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.

    ***iyilik et kele, övünsün ele
    bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

    ***kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
    yolsuz ilişkiler kadınlar için hoş karşılanmadığı hâlde erkekler bu gibi ilişkilerden övünme payı çıkarırlar.

    ***kasım yüz elli, yaz belli
    işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.

    ***kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu
    sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.

    ***kısmet ise gelir Hint’ten Yemen’den, kısmet değilse ne gelir elden
    Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse o mutlaka size gelir, kısmet etmemişse yapacak bir şey yoktur.

    ***koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir
    kimi insan, başkaları hakkında abartarak konuşmaya bayılır.

    ***kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)
    kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.

    ***maşa varken elini ateşe sokma
    başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

    ***meramın elinden bir şey kurtulmaz
    bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.

    ***miras helal hele (ele) al demişler
    miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.

    ***ne verirsen elinle o gider seninle
    insanın bu dünyada yaptığı bir iyiliğin ahirette karşılığını göreceği düşünülür.

    ***ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
    bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

    ***ölürse yer beğensin, ölmezse el beğensin
    çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

    ***önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele
    başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.

    ***sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
    çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz.

    ***selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz
    doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.

    ***sofrada elini, mecliste dilini sakla
    topluluk içinde kendini denetle, aşırı davranışlarda bulunmaktan kaçın, açgözlülük ve gevezelik etme.

    ***şahin küçük ama payını ele vermez
    küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

    ***tek elin nesi var, iki elin sesi var
    başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

    ***testi kırılsa da kulpu elde kalır
    zarar da etse varlıklı bir kimse büsbütün yoksul kalmaz.

    ***tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç
    çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

    ***tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider
    bir gerçeği anlatıncaya kadar çoğu kez başa gelmedik şey kalmaz.

    ***uğruluğa gitsen, insafı elden koma
    kötülüğün bile sınırı vardır.

    ***var eli titremez
    varlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.

    ***var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi
    varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

    ***veren el, alandan üstündür
    yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

    ***veren eli herkes öper
    yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

    ***yad elde beylik sürmeden, yurtta züğürt gezme yeğdir
    gurbete düşmüş bir insan, ne denli varlık içinde bir yaşam sürüyor olsa da doğup büyüdüğü yeri arar.

    ***yılana yumuşak diye el sunma
    kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı, daima tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.






+ Yorum Gönder