Konusunu Oylayın.: Hz. Ali aşk sözleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Hz. Ali aşk sözleri
  1. 28.Ocak.2013, 16:45
    1
    Misafir

    Hz. Ali aşk sözleri






    Hz. Ali aşk sözleri Mumsema Hz. Ali'nin aşk hakkında söylemiş olduğu sözler nelerdir Hz. Ali'nin aşk ile ilgili sözlerini paylaşır mısınız?


  2. 28.Ocak.2013, 16:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hz. Ali'nin aşk hakkında söylemiş olduğu sözler nelerdir Hz. Ali'nin aşk ile ilgili sözlerini paylaşır mısınız?


    Benzer Konular

    - Ender tekin gazze, gazze sözleri ilahi sözleri

    - Hz. Ali Sözleri

    - Acı sözleri

    - Ölüm sözleri ile ilgili sözler kısa ölüm sözleri

    - Ata Sözleri

  3. 29.Ocak.2013, 00:24
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: hz. ali aşk sözleri




    * Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür.
    * Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz.
    * Akıl tamamlandı mı söz azalır.
    * Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir.
    * Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır.
    * Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
    * Akıllının zannı, câhilin yakıyninden daha doğrudur.
    * Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.
    * Âlim ölü olsa bile diridir, Câhil diri olsa bile ölü. (Nehc'ül Belâga)
    * Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men'eder.
    * Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.
    * Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.
    * Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır.
    * Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez.
    * Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.
    * Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilrdir.
    * Batıla yardım eden, hakka zulmeder.
    * Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.
    * Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye
    düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı.
    * Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması'da çirkindir.
    * Bilgi kadar zenginlik yoktur. Cehalet kadar yoksulluk yoktur.
    * Bilgin, kadrini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, ameline dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.
    * Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir.
    * Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış.
    * Bilgiyle dirilen, ölmez.
    * "Bi kâne mekâne ve bi yekûnu ma yekânu." (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır!)
    * Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar. (Sehl b. Huneyf'il-Ansârî vefât edince buyurmuşlardır.)
    * Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.
    * Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma.
    * Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten.
    * Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu.
    * Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun.
    * Biziz Peygamber'in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır.
    * Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan Fatiha Suresi'dir. Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım!
    * Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır.
    * Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun.
    * Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür.
    * Çalışanlar kötülük düşünmeye zaman bulamaz, tembeller ise kötülükten kurtulamaz.
    * Çok sert olma, kırılırsın. Çok yumuşak olma, ezilirsin.
    * Çocuklarınızı bugüne göre değil, geleceğe göre yetiştiriniz.
    * Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara yi kitaplar hediye ediniz.
    * Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.
    * Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.
    * Dostları yitirmek, gurbete düşmektir.
    * Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun.
    * Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.
    * Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
    * Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur.
    * Dünün geçti, yarınında belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak.
    * Dünyâ dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyâsına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyâsına satar.
    * Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.
    * Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin.
    * Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.
    * Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir.
    * Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin.
    * Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır.
    * En büyük günah, haksız yere müslüman bir kimsenin malını gasbetmektir.
    * En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.
    * En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir.


  4. 29.Ocak.2013, 00:24
    2
    Editör



    * Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür.
    * Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz.
    * Akıl tamamlandı mı söz azalır.
    * Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir.
    * Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır.
    * Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
    * Akıllının zannı, câhilin yakıyninden daha doğrudur.
    * Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.
    * Âlim ölü olsa bile diridir, Câhil diri olsa bile ölü. (Nehc'ül Belâga)
    * Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men'eder.
    * Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.
    * Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.
    * Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır.
    * Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez.
    * Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.
    * Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilrdir.
    * Batıla yardım eden, hakka zulmeder.
    * Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.
    * Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye
    düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı.
    * Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması'da çirkindir.
    * Bilgi kadar zenginlik yoktur. Cehalet kadar yoksulluk yoktur.
    * Bilgin, kadrini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, ameline dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.
    * Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir.
    * Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış.
    * Bilgiyle dirilen, ölmez.
    * "Bi kâne mekâne ve bi yekûnu ma yekânu." (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır!)
    * Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar. (Sehl b. Huneyf'il-Ansârî vefât edince buyurmuşlardır.)
    * Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.
    * Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma.
    * Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten.
    * Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu.
    * Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun.
    * Biziz Peygamber'in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır.
    * Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan Fatiha Suresi'dir. Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım!
    * Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır.
    * Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun.
    * Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür.
    * Çalışanlar kötülük düşünmeye zaman bulamaz, tembeller ise kötülükten kurtulamaz.
    * Çok sert olma, kırılırsın. Çok yumuşak olma, ezilirsin.
    * Çocuklarınızı bugüne göre değil, geleceğe göre yetiştiriniz.
    * Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara yi kitaplar hediye ediniz.
    * Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.
    * Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.
    * Dostları yitirmek, gurbete düşmektir.
    * Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun.
    * Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.
    * Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
    * Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur.
    * Dünün geçti, yarınında belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak.
    * Dünyâ dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyâsına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyâsına satar.
    * Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.
    * Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin.
    * Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.
    * Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir.
    * Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin.
    * Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır.
    * En büyük günah, haksız yere müslüman bir kimsenin malını gasbetmektir.
    * En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.
    * En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir.





+ Yorum Gönder