Konusunu Oylayın.: H.z muhammed in çevre temizliği hakkındaki sözleri

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 8 kişi
H.z muhammed in çevre temizliği hakkındaki sözleri
  1. 16.Aralık.2012, 16:16
    1
    Misafir

    H.z muhammed in çevre temizliği hakkındaki sözleri






    H.z muhammed in çevre temizliği hakkındaki sözleri Mumsema H.z Muhammed in çevre temizliği hakkında söylemiş olduğu güzel ve anlamlı sözler hakkında bilgiler verir misiniz ?


  2. 16.Aralık.2012, 16:16
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 17.Aralık.2012, 03:33
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: H.z muhammed in çevre temizliği hakkındaki sözleri




    İslamın çevre anlayışını belirttikten sonra çevreyi koruma sadedinde Aleyhissalatu vesselamın sünnetinde rastlanan bazı fiili tedbirleri belirtmemizde fayda var:
    1- Yakın Çevre İle İlgili Tedbirler: Yakın çevre deyince, beden, elbise, mesken üçlüsünü anlayabiliriz. Çünkü insan özde ruhtur. Beden onun ilk çevre ve sargısıdır. Bedenin ilk çevresi de elbisesidir. Kişinin şahsiyeti yakın çevresiyle bütünlüğe kavuşur. Kılınan namazın makbuliyeti yakın çevrenin temizliğine bağlıdır: beden de, elbise de, tıpkı namaz kılınan mekan gibi maddî ve mânevî bakımlardan temiz olmalıdır.

    Şu halde yakın çevrenin temizliği esastır ve bu imanın gereğidir. Gerçek ve makbul bir imana sahip olanlar böyle bir anlayışı temsil etmek zorundadırlar. Onun için olacak ki, “temizlik imandandır” hadisi yüce bir hakîkati ifâde eder ve yakın çevrenin temizliği ile hakikati tezahür eder.

    Hz. Peygamber, pis kokuların ve bu meyanda sidik kokusunun olduğu yere meleklerin girmeyeceğini(1) belirterek yakın çevrenin bunlardan temizliğine ehemmiyet vermiştir: “Sidikten temizlenin, zira kabir azabının umumu sidik yüzündendir”. (2) Necaset sebebiyle(3) mezbele, mezbaha, hamam...da namaz yasaklanmıştır. (4) Bekletilmiş idrarın bulunduğu eve meleğin girmeyeceğinin, (5) gusledilen yerlere bevl edilmemesi gerektiğinin(6) beyanı hep yakın çevrenin temizliği ile ilgili tedbirlerdir.

    Evin dışa bir uzantısı sayılan avlularda ve çevredeki boş alanlarda çöplerin bekletilmeyip temiz tutulması ile ilgili nebevî irşad gelmiştir: “Allah pâk ve zarîftir, paklık ve nezâfeti sever. Kerîm ve cömerttir, kerem ve cömertliği sever. Öyleyse avlularınızı ve boş alanlarınızı temiz tutun, Yahudilere benzemeyin, onlar çöplerini evlerde toplarlar”. (7)

    2- Uzak Çevrenin Temizliği: Bu cümleden olarak mesîre (piknik) yerleriyle ilgili talimatı hatırlatabiliriz: Evet birçok hadislerde insanların herhangi bir maksatla uğrayacağı (dinlenme, tenezzüh, temaşa, yol geçeği) yerlerin kirletilmemesini tembihlemiştir: Bir defasında “Lanete uğramışlardan olmaktan sakının ! “ buyururlar. Ashab: “ Ey Allahın Resülü ! bunlar da kim ? “ diye sorunca açıklar :
    — Halkın gelip geçtiği yolda, gölgelendikleri (kuytu) yerlerde abdest bozanlardır. (8)

    Bazı rivayetlerde “meyve ağaçlarının diplerine abdest bozmak yasaklanmıştır. (9) Şarihler, “kirletilmesi yasaklanan yerlerden murat sadece meyveli ağaçların dipleri değildir. İnsanların tenezzüh maksadıyla oturabileceği bütün gölgelerdir, kaya gölgesi bile olsa.” (10) demişlerdir. Ayrıca “kirletme”yi sadece abdest bozma olarak anlamamız da hadisin mesajını daraltmak olur. Günümüzde konserve kutuları, pet ve cam şişeler, yiyecek artıkları ve sair, insanlara şu veya bu şekilde ezâ veren her şey bu yasağa dahildir.

    Uzak çevrenin içine kırları, yolları da dahil edebiliriz. Hz. Peygamber yollardan rahatsız edici bir şeyin kaldırılıp atılmasını “imandan bir şube” olarak tavsif etmiştir. (11) Gelip geçenleri rahatsız eden bir ağaç dalını kesip atması sebebiyle cenneti hak eden bir insanın misalini veren(12) Hz. Peygamber: “Ümmetimin iyi ve kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi amelleri arasında yoldan atılmış olan ezâyı da gördüm. Kötü amelleri arasında ise (herkesin gözüne çarpan) yere gömülmemiş tükürük de vardı”. (13) ”Müslümanları yollarında rahatsız edenlere, onların lânetleri vacip olmuştur”. (14) buyurmuştur.

    Keza, kırlarda, yollarda, rastlanan yabani hayvan ve haşerelerin deliklerine bevletme yasağı da(15) uzak çevreyi koruma tedbirleri arasında burada zikredilebilir. Keza yolculuk sırasında, yol üzerine konaklamayı veya küçük ya da büyük abdest bozmayı yasaklarken sebep olarak: “Zira, yol, hayvanların geçidi, yılan ve vahşîlerin sığınağıdır” demiştir. (16)

    Bu sadedde gelen rivayet çoktur, bir kaçını hatırlatmış olduk. (17)

    3- Suların Korunması: Hz. Peygamber, suların korunması ile ilgili tedbirlere de yer vermiş, suyun temizliği hususunda pek çok talimatlarda bulunmuştur. Sular bahsi fıkıh kitaplarında müstakil bölümler halinde teferruatlı olarak ele alınır. Biz burada meselenin detayına girmeden, Aleyhissalatu vesselamın bu meseleye olan alâkasını kısaca belirteceğiz:

    1- Bir çok rivayette : su mecralarına, (18) nehir kenarlarına(19) büyük abdest bozmayı yasaklamıştır.


    2- Hz. Câbirden gelen bir rivayette akar suya küçük abdest bozmak da yasaklanmıştır. (20)


    3- Keza durgun suya bevledilmesi de gelen yasaklar arasındadır. Bazı rivayetler ”istifade edilecek” kaydını ihtiva ederken, (21) bazıları bu kayda yer vermeden “durgun suya” bevli yasaklar. (22)


    4- Hz. Peygamber kuyularla da ilgilenmiş, onların pislikten korunması için esaslar getirmiştir: Eskiden kalan kuyulara yarı çapı elli ziralık, yeni açılanlara ise yirmibeş ziralık harîm mecburiyeti koymuştur(23). Keza, kuyulara, hayvan ağıllarının en az kırk zira mesafede olmaları emredilmiştir(24).

    Bütün bu tedbirler, o devrin kirleticilerine karşı alınmıştır. Elbette, zamanımızın hassasiyeti, günümüzdeki kirleticilere göre olacak, ilmin sunacağı rakamlar esas alınacaktır.

    Kaynaklar:
    1) Müslìm, Mesacìd 72.
    2) Münzìrî, Tergîb 1, 139; Heysemî, Mecmâuz-Zevaìd 1,207.
    3) Sìndî, Haşìye Âla Sünen-ì Ìbnì Mace 1, 252.
    4) Ìbnu Mace, Mesâcìd 4.
    5) Heysemî a.g.e. 1, 104.
    6) Ìbnu Mace, Tahâret 12, Ebu Davud, Tahâret 15.
    7) Bak. Ìbnu Kayyìm, et-Tıbbun-Nebevî, s. 216.
    8) Müslìm, Tahâret 68.
    9) Heysemî, a.g.e. 1, 204.
    10) Azîmâbadî, Avnul-Mabud 1, 48; Sìndî, Haşìye Ala Ìbn-ì Mâce 1, 138-139.
    11) Müslìm, Ìman 58; Buharî, Hìbe 35; Ebu Davud, Edeb 160; Tìrmìzî, Ìman 6.
    12) Müslìm, Bìrr 128-130; Ìbnu Mace, Edeb 7.
    13) Ìbnu Mace, Edeb 7.
    14)Heysemì, a.g.e. 1.
    15) Ìbnu Mace, Tahâret 21; Usdül-Gâbe 5, 227.
    16) Şâfìî, el-Umm 4, 258-259; Camìus-Sağîr 6, 182.
    17) Bazı teferruat ìçìn Çevre Ahlakı nam kìtabımız görülebìlìr. s. 109-124.
    18) Ebu Davud, Tahâret 14; Ìbnu Mace, Tahâret 21.
    19) Heysemî, a.g.e. 1, 204.
    20) A.e. aynı sayfa.
    21) Müslìm, Taharet 94, 95, 96; Buharî, Vudu 71.
    22) Usdül-Gâbe 1, 422.
    23) Hakìm, Müstedrek 4, 97-98.
    24) Ìbnu Mace, Rühûn 22; Ahmer, Müsned 2, 494.


  4. 17.Aralık.2012, 03:33
    2
    Silent and lonely rains



    İslamın çevre anlayışını belirttikten sonra çevreyi koruma sadedinde Aleyhissalatu vesselamın sünnetinde rastlanan bazı fiili tedbirleri belirtmemizde fayda var:
    1- Yakın Çevre İle İlgili Tedbirler: Yakın çevre deyince, beden, elbise, mesken üçlüsünü anlayabiliriz. Çünkü insan özde ruhtur. Beden onun ilk çevre ve sargısıdır. Bedenin ilk çevresi de elbisesidir. Kişinin şahsiyeti yakın çevresiyle bütünlüğe kavuşur. Kılınan namazın makbuliyeti yakın çevrenin temizliğine bağlıdır: beden de, elbise de, tıpkı namaz kılınan mekan gibi maddî ve mânevî bakımlardan temiz olmalıdır.

    Şu halde yakın çevrenin temizliği esastır ve bu imanın gereğidir. Gerçek ve makbul bir imana sahip olanlar böyle bir anlayışı temsil etmek zorundadırlar. Onun için olacak ki, “temizlik imandandır” hadisi yüce bir hakîkati ifâde eder ve yakın çevrenin temizliği ile hakikati tezahür eder.

    Hz. Peygamber, pis kokuların ve bu meyanda sidik kokusunun olduğu yere meleklerin girmeyeceğini(1) belirterek yakın çevrenin bunlardan temizliğine ehemmiyet vermiştir: “Sidikten temizlenin, zira kabir azabının umumu sidik yüzündendir”. (2) Necaset sebebiyle(3) mezbele, mezbaha, hamam...da namaz yasaklanmıştır. (4) Bekletilmiş idrarın bulunduğu eve meleğin girmeyeceğinin, (5) gusledilen yerlere bevl edilmemesi gerektiğinin(6) beyanı hep yakın çevrenin temizliği ile ilgili tedbirlerdir.

    Evin dışa bir uzantısı sayılan avlularda ve çevredeki boş alanlarda çöplerin bekletilmeyip temiz tutulması ile ilgili nebevî irşad gelmiştir: “Allah pâk ve zarîftir, paklık ve nezâfeti sever. Kerîm ve cömerttir, kerem ve cömertliği sever. Öyleyse avlularınızı ve boş alanlarınızı temiz tutun, Yahudilere benzemeyin, onlar çöplerini evlerde toplarlar”. (7)

    2- Uzak Çevrenin Temizliği: Bu cümleden olarak mesîre (piknik) yerleriyle ilgili talimatı hatırlatabiliriz: Evet birçok hadislerde insanların herhangi bir maksatla uğrayacağı (dinlenme, tenezzüh, temaşa, yol geçeği) yerlerin kirletilmemesini tembihlemiştir: Bir defasında “Lanete uğramışlardan olmaktan sakının ! “ buyururlar. Ashab: “ Ey Allahın Resülü ! bunlar da kim ? “ diye sorunca açıklar :
    — Halkın gelip geçtiği yolda, gölgelendikleri (kuytu) yerlerde abdest bozanlardır. (8)

    Bazı rivayetlerde “meyve ağaçlarının diplerine abdest bozmak yasaklanmıştır. (9) Şarihler, “kirletilmesi yasaklanan yerlerden murat sadece meyveli ağaçların dipleri değildir. İnsanların tenezzüh maksadıyla oturabileceği bütün gölgelerdir, kaya gölgesi bile olsa.” (10) demişlerdir. Ayrıca “kirletme”yi sadece abdest bozma olarak anlamamız da hadisin mesajını daraltmak olur. Günümüzde konserve kutuları, pet ve cam şişeler, yiyecek artıkları ve sair, insanlara şu veya bu şekilde ezâ veren her şey bu yasağa dahildir.

    Uzak çevrenin içine kırları, yolları da dahil edebiliriz. Hz. Peygamber yollardan rahatsız edici bir şeyin kaldırılıp atılmasını “imandan bir şube” olarak tavsif etmiştir. (11) Gelip geçenleri rahatsız eden bir ağaç dalını kesip atması sebebiyle cenneti hak eden bir insanın misalini veren(12) Hz. Peygamber: “Ümmetimin iyi ve kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi amelleri arasında yoldan atılmış olan ezâyı da gördüm. Kötü amelleri arasında ise (herkesin gözüne çarpan) yere gömülmemiş tükürük de vardı”. (13) ”Müslümanları yollarında rahatsız edenlere, onların lânetleri vacip olmuştur”. (14) buyurmuştur.

    Keza, kırlarda, yollarda, rastlanan yabani hayvan ve haşerelerin deliklerine bevletme yasağı da(15) uzak çevreyi koruma tedbirleri arasında burada zikredilebilir. Keza yolculuk sırasında, yol üzerine konaklamayı veya küçük ya da büyük abdest bozmayı yasaklarken sebep olarak: “Zira, yol, hayvanların geçidi, yılan ve vahşîlerin sığınağıdır” demiştir. (16)

    Bu sadedde gelen rivayet çoktur, bir kaçını hatırlatmış olduk. (17)

    3- Suların Korunması: Hz. Peygamber, suların korunması ile ilgili tedbirlere de yer vermiş, suyun temizliği hususunda pek çok talimatlarda bulunmuştur. Sular bahsi fıkıh kitaplarında müstakil bölümler halinde teferruatlı olarak ele alınır. Biz burada meselenin detayına girmeden, Aleyhissalatu vesselamın bu meseleye olan alâkasını kısaca belirteceğiz:

    1- Bir çok rivayette : su mecralarına, (18) nehir kenarlarına(19) büyük abdest bozmayı yasaklamıştır.


    2- Hz. Câbirden gelen bir rivayette akar suya küçük abdest bozmak da yasaklanmıştır. (20)


    3- Keza durgun suya bevledilmesi de gelen yasaklar arasındadır. Bazı rivayetler ”istifade edilecek” kaydını ihtiva ederken, (21) bazıları bu kayda yer vermeden “durgun suya” bevli yasaklar. (22)


    4- Hz. Peygamber kuyularla da ilgilenmiş, onların pislikten korunması için esaslar getirmiştir: Eskiden kalan kuyulara yarı çapı elli ziralık, yeni açılanlara ise yirmibeş ziralık harîm mecburiyeti koymuştur(23). Keza, kuyulara, hayvan ağıllarının en az kırk zira mesafede olmaları emredilmiştir(24).

    Bütün bu tedbirler, o devrin kirleticilerine karşı alınmıştır. Elbette, zamanımızın hassasiyeti, günümüzdeki kirleticilere göre olacak, ilmin sunacağı rakamlar esas alınacaktır.

    Kaynaklar:
    1) Müslìm, Mesacìd 72.
    2) Münzìrî, Tergîb 1, 139; Heysemî, Mecmâuz-Zevaìd 1,207.
    3) Sìndî, Haşìye Âla Sünen-ì Ìbnì Mace 1, 252.
    4) Ìbnu Mace, Mesâcìd 4.
    5) Heysemî a.g.e. 1, 104.
    6) Ìbnu Mace, Tahâret 12, Ebu Davud, Tahâret 15.
    7) Bak. Ìbnu Kayyìm, et-Tıbbun-Nebevî, s. 216.
    8) Müslìm, Tahâret 68.
    9) Heysemî, a.g.e. 1, 204.
    10) Azîmâbadî, Avnul-Mabud 1, 48; Sìndî, Haşìye Ala Ìbn-ì Mâce 1, 138-139.
    11) Müslìm, Ìman 58; Buharî, Hìbe 35; Ebu Davud, Edeb 160; Tìrmìzî, Ìman 6.
    12) Müslìm, Bìrr 128-130; Ìbnu Mace, Edeb 7.
    13) Ìbnu Mace, Edeb 7.
    14)Heysemì, a.g.e. 1.
    15) Ìbnu Mace, Tahâret 21; Usdül-Gâbe 5, 227.
    16) Şâfìî, el-Umm 4, 258-259; Camìus-Sağîr 6, 182.
    17) Bazı teferruat ìçìn Çevre Ahlakı nam kìtabımız görülebìlìr. s. 109-124.
    18) Ebu Davud, Tahâret 14; Ìbnu Mace, Tahâret 21.
    19) Heysemî, a.g.e. 1, 204.
    20) A.e. aynı sayfa.
    21) Müslìm, Taharet 94, 95, 96; Buharî, Vudu 71.
    22) Usdül-Gâbe 1, 422.
    23) Hakìm, Müstedrek 4, 97-98.
    24) Ìbnu Mace, Rühûn 22; Ahmer, Müsned 2, 494.





+ Yorum Gönder