Konusunu Oylayın.: Ölümle tehdit edilip inkâra, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ölümle tehdit edilip inkâra, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?
  1. 21.Şubat.2012, 23:00
    1
    Misafir

    Ölümle tehdit edilip inkâra, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?






    Ölümle tehdit edilip inkâra, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu? Mumsema Ölümle tehdit edilip inkâra, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?


  2. 21.Şubat.2012, 23:23
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Ölümle tehdit edilip inkâra, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?




    Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
    “Kalbi iman ile dolu olduğu halde inkara zorlananlar müstesna! Kim Allah’a küfrederse, onlar için şiddetli bir azap vardır. Lakin küfre karşı bağrını açanlar üzerine Allah tarafından bir gazap ve kendileri için büyük bir azap vardır.” (Nahl; 106)
    Ayet-i kerimede de belirtildiği gibi, herhangi bir kimse tarafından tehdit ile küfrü gerektiren sözleri, mecbur kaldığı için söyleyen kimse, kalbi imana yatkın olduğu halde tehdidin etkisi ile söylerse kafir olmaz.
    Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem zamanında, Yemane’de çıkan yalancı peygamber Müseyleme’nin adamları tarafından iki sahabe esir alınıp Müseyleme’ye götürüldüler. Müseyleme onlardan birisine: “Muhammed hakkında ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “O Allah’ın Resulüdür.” diye cevap verdi. Müseyleme tekrar: “Benim hakkımda ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “Sen de…” dedi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabeyi salıverdi.
    Daha sonra ikinci sahabeye: “Muhammed hakkında ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “O, Allah’ın kulu ve Resulüdür.” dedi. Müseyleme tekrar: “Benim hakkımda ne dersin?” diye sorunca, Sahabe: “Bu söylediğine sağırım, kulaklarım bunu işitmez.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabe’yi öldürttü.
    Ölümden kurtulan önceki sahabe, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gelerek: “Ey Allah’ın Resulü ben helak oldum.” deyince, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Seni helak eden nedir?” diye sordu. Sahabe başından geçenlerin hepsini anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Öyle söylediğin zaman kalbin iman ile yatışmış değil miydi ve Müseyleme’nin yalancı olduğuna kalbin hükmetmiyor muydu?” diye sorunca, sahabe de: “Evet, ya Resulallah!” dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona:
    “Senin arkadaşın azimet ile amel etti. Sende şimdi içinde bulunduğun ruhsat ile amel ettin.” buyurdu. Sahabe’de: “Senin Allah’ın Resulü olduğuna kalben inanırım.” dedi. (İbn-i Hişam)
    Hülasa; bir kimse, kafir olması için ölümle veya bir âzâsının kesilmesi için zorlansa, kalbi iman ile mütmain olduğu halde, dili ile küfrü söylemesine fıkhen izin verilmiştir.
    Fakat her ne kadar böyle bir durumda bulunan kimselere bu izin verilmişse de, bu şekilde davranmamaya çalışması daha iyidir. Böyle bir durumda bu tehdide karşılık ruhunu feda etse ne kaybeder. Aksine büyük mükafatlar kazanır.


  3. 21.Şubat.2012, 23:23
    2
    Hadimul Müslimin



    Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
    “Kalbi iman ile dolu olduğu halde inkara zorlananlar müstesna! Kim Allah’a küfrederse, onlar için şiddetli bir azap vardır. Lakin küfre karşı bağrını açanlar üzerine Allah tarafından bir gazap ve kendileri için büyük bir azap vardır.” (Nahl; 106)
    Ayet-i kerimede de belirtildiği gibi, herhangi bir kimse tarafından tehdit ile küfrü gerektiren sözleri, mecbur kaldığı için söyleyen kimse, kalbi imana yatkın olduğu halde tehdidin etkisi ile söylerse kafir olmaz.
    Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem zamanında, Yemane’de çıkan yalancı peygamber Müseyleme’nin adamları tarafından iki sahabe esir alınıp Müseyleme’ye götürüldüler. Müseyleme onlardan birisine: “Muhammed hakkında ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “O Allah’ın Resulüdür.” diye cevap verdi. Müseyleme tekrar: “Benim hakkımda ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “Sen de…” dedi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabeyi salıverdi.
    Daha sonra ikinci sahabeye: “Muhammed hakkında ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “O, Allah’ın kulu ve Resulüdür.” dedi. Müseyleme tekrar: “Benim hakkımda ne dersin?” diye sorunca, Sahabe: “Bu söylediğine sağırım, kulaklarım bunu işitmez.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabe’yi öldürttü.
    Ölümden kurtulan önceki sahabe, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gelerek: “Ey Allah’ın Resulü ben helak oldum.” deyince, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Seni helak eden nedir?” diye sordu. Sahabe başından geçenlerin hepsini anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Öyle söylediğin zaman kalbin iman ile yatışmış değil miydi ve Müseyleme’nin yalancı olduğuna kalbin hükmetmiyor muydu?” diye sorunca, sahabe de: “Evet, ya Resulallah!” dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona:
    “Senin arkadaşın azimet ile amel etti. Sende şimdi içinde bulunduğun ruhsat ile amel ettin.” buyurdu. Sahabe’de: “Senin Allah’ın Resulü olduğuna kalben inanırım.” dedi. (İbn-i Hişam)
    Hülasa; bir kimse, kafir olması için ölümle veya bir âzâsının kesilmesi için zorlansa, kalbi iman ile mütmain olduğu halde, dili ile küfrü söylemesine fıkhen izin verilmiştir.
    Fakat her ne kadar böyle bir durumda bulunan kimselere bu izin verilmişse de, bu şekilde davranmamaya çalışması daha iyidir. Böyle bir durumda bu tehdide karşılık ruhunu feda etse ne kaybeder. Aksine büyük mükafatlar kazanır.





+ Yorum Gönder