Konusunu Oylayın.: Anneler günü dini mesajlar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Anneler günü dini mesajlar
  1. 08.Mayıs.2011, 15:50
    1
    Misafir

    Anneler günü dini mesajlar






    Anneler günü dini mesajlar Mumsema Anneler günü dini mesajlar nelerdir anneler günü dini mesajlar veya sözler varmı


  2. 08.Mayıs.2011, 15:50
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Anneler günü dini mesajlar nelerdir anneler günü dini mesajlar veya sözler varmı


    Benzer Konular

    - Anneler günü e kartları

    - Anneler günü mesajları

    - Anneler Günü Nedir

    - 2014 Anneler Günü ne zaman? Anneler günü mesajları ve hediyeleri

    - Anneler günü ile ilgili hadisler

  3. 08.Mayıs.2011, 17:28
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: anneler günü dini mesajlar





    Sen varken ben yoktum. Sen açken ben toktum. Şimdi de, sonra da başımın tacı annem. Seni hep seveceğim benim canım annem.
    Seni unutmadığımı bugünde bilmeni istedim. Anneler günün kutlu olsun dünyanın en güzel ve özel annesi…
    Bir günümde değil her günümdesin. Her gün her saniye benimlesin. Her zaman bana destek oldun. Sen benim için çok özelsin. Anneler günün kutlu olsun…
    Benim için her şeye katlanan, her zaman yanımda olan, değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesine… Anneler günün kutlu olsun canım annem…
    Dün sana kızdıklarımı bugün ben yapıyorum Anne.
    Bu dünyadaki en güvenli sığınağım senin kucağın. Benim annem olman bu dünyadaki en büyük şansım. seni seviyorum annem.. annerler günü kutlu olsun annem.
    Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslenişimde ya acım diniyor ya da Sevgim coşuyor. Anneler günü kutlu olsun canım annem
    Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında Sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum anne. Anneler günün kutlu olsun canım annem
    Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Anneler günün kutlu olsun.


    Fedakârlık, Sevgi, sabır ve güzellik ne demek tarif et derlerse; annem derdim canım annem seni bir gün değil her gün çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun canım annem

    Yüreğindeki sınırsız Sevgi ve sabır için çok teşekkürler canım anneciğim… Anneler günün kutlu olsun!

    Mesafeler uzak olsa da yüreğim hep seninle canım annem… Anneler günün kutlu olsun!
    Çünkü aslında senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar Sevgi dolu olurum, Anneler günün kutlu olsun canım annem…
    Benim için her şeye katlanan her zaman yanımda olan değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesinin, anneler günü kutlu olsun…
    Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Seni çok seviyorum annem.
    Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında Sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum annem.
    Eğer bana gözlerinle değil de kalbinle bakmış olsaydın, seni ne kadar sevdiğimi çok iyi anlardın… Anneler günün kutlu olsun canım annem…

    Hadislerde ANNE!

    Anne-babaya öf bile demeyelim

    Hz. Ebu’d-Derdâ’nın (ra), şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ben Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu işittim: “Anne-baba, Cennet’in orta kapısıdır. Artık sen o kapıyı ister zayi et, ister muhafaza et.” (Tirmizî, Birr, 3)
    Rabbimiz bizi şöyle ikaz ediyor: “Rabb’in şöyle buyurdu: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin. Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, “öff!” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Yâ Rabbi, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!” (İsrâ Sûresi, 17/23-24)

    Müslüman, annesinin kıymetini her gün bilir
    Annelerin kıymeti bir günde anlaşılamaz. Tek günlük hatırlamalar gönül almaktan öte bir anlam ifade etmez. Hayatının bütününde anne ve babasına nezaket gösteren bir insan, her gününü ihya etmiş demektir. Dinimiz, her günün anneler günü olmasını ister. İslam dininde anne, çok muhterem ve yücedir. İslam’ın verdiği yüksek mevkii hiçbir sistem anneye verememiştir, “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözüyle âbideleşen anne, başka hiçbir sistem, doktrin ve anlayışta bu kadar büyümemiştir. İslam dini, onların kıymetini bir güne sığıştırmamıştır. Anneler her gün gönüllerde açan bir çiçek gibidir.

    En çok kim hak sahibidir?
    Efendimiz’in hadislerine baktığımızda anne hakkının baba hakkından üç misli fazla olduğunu öğreniyoruz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir adam gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! İyi davranıp hoş sohbette bulunmama en çok kim hak sahibidir?” diye sordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam): “Annen!” diye cevap verdi. Adam: “Sonra kim?” dedi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar: “Sonra kim?” dedi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) yine: “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: “Sonra kim?” Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) bu dördüncüyü: “Baban!” diye cevapladı.” Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1)
    * Abdullah İbn Amr İbn’l-Âs (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor” (ne yapayım?) diye sordu, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin” buyurdu. (Kaynak: Ebu Dâvud, Büyû’ 79; İbn Mâce, Ticârât 64.)

    Cennet onların ayağı altındadır
    Muâviye ibn Câhime’nin anlattığına göre; Câhime (radıyallahu anh) Hz Peygamber’e ve (aleyhissalâtu vesselam) gelir ve: “Ey Allah’ın Resulü, ben gazveye (cihad) katılmak istiyorum, bu konuda sizinle istişare etmeye geldim” der. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Annen var mı?” diye sorar. “Evet” deyince, “Öyleyse ondan ayrılma zira Cennet onun ayağının altındadır” buyurur. (Nesâî, Cihad 6.)
    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (sas) bir gün: “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” dedi. “Kimin burnu sürtülsün ey Allah’ın Resulü?” diye sorulunca şöyle buyurdu: “Ebeveyninden her ikisinin veya sâdece birinin yaşlılığına ulaştığı halde (rızasını alıp da) Cennet’e giremeyenin.” (Müslim, Birr 9)
    Esma Bintu Ebî Bekr (r. anhâ) anlatıyor: Henüz müşrik olan annem yanıma geldi. Hz. Peygamber’den (sas) sorarak: “Annem geldi, görüşüp konuşmayı arzu ediyor, anneme iyi davranayım mı?” dedim. “Evet” dedi, ona gereken hürmeti göster.” (Buhârî, Hibe 28, Edeb 8)
    İbn Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam Resûlullah’a (aleyhissalâtu vesselam) gelerek: “Ben büyük bir günah işledim, buna tevbe imkanım var mı?” dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam): “Annen var mı?” diye sordu. Adam: “Hayır yok” dedi. “Peki teyzen de mi yok?” dedi. Adam: “Evet, var” deyince Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Öyle ise ona iyilik yap! Teyze anne makamındadır.” diye emretti,” (Tirmizî, Birr 6.)

    Onlar için istiğfar edip, amel defterlerini açık tutabilirsiniz?
    Ebu Üseyd Mâlik İbn Rebra es-Sâidî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Evet vardır” dedi ve açıkladı: “Onlara dua, onlar için Allah’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) taleb etmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi yerine getirmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.” (Ebu Dâvud, Edeb 129)

    Samimi niyet ve dua
    Ebû Hüreyre rivayet ediyor: “Sizden önce geçenlerden üç kişi çocuklarının geçimini sağlamak için yola koyuldular. O sırada yağmura tutuldular. Bunun üzerine bir mağaraya sığındılar.
    Daha sonra bir kaya parçası düşerek mağaranın ağzını kapattı. Aralarında şöyle konuştular:
    “Mahvolduk, taş düştü. Bunun sebebini yalnız Allah bilir. Yaptığımız en güzel davranışları dile getirerek Allah’a dua etmekten başka çaremiz yoktur. İçlerinden biri anlatmaya başladı:
    “Allah’ım, hoşuma giden bir kadın vardı. Ona sahip olmak istedim. Fakat o kabul etmedi. Bunun üzerine bir miktar para verdim. Kabul etti. Tam ona yaklaşacağım sırada vazgeçtim. Bilirsin ki, bundan sırf senin rahmetini kazanmak, azabına uğramamak için uzaklaştım. Şu kayayı bizden uzaklaştır.” deyince kaya parçasıbir miktar açıldı.
    原帖地址: - UYDUKURDU FORUM - Kimine göre Forum, Bize Göre Aile http://www.uydukurdu.com/forum/showthread.php?t=86121
    Diğeri şöyle anlattı:
    “Yâ Rabbi, bilirsin, benim çok yaşlı anne-babam vardı. Onlara akşam sütünü içirmeden ne çocuklarıma ne de başkalarına bir şey içirmezdim. Bir gün odun toplamak için uzağa gittim. Döndüğümde onlar uyumuştu. Akşam sütlerini hazırladım, fakat onlar uykudaydı. Onlar içmeden önce çocuklarımla birlikte akşam süt içmeyi uygun bulmadım. Onlar uyanıncaya kadar süt kabı elimde olduğu halde bekledim. Sonunda sabah oldu, uyandılar ve sütlerini içtiler. Allah’ım, eğer bunu sırf Senin rızanı kazanmak için yapmışsam su kayayı buradan uzaklaştır.” dedi.
    Bunun üzerine kaya parçası biraz daha açıldı. Fakat çıkılacak gibi değildi.
    Sonra bir diğeri şöyle anlattı:
    “Allah’ım, bilirsin bir gün bir işçi tutmuştum. Yarım gün çalıştı. Ücretini verdim. Kızarak ücretini almadı.
    Çekip gitti. Ben de her çeşit maldan onun hesabına çoğalttım. Bir zaman sonra ücretini almaya geldi. Ben de; ‘Şu gördüklerinin hepsini al, tamamı senindir, dedim. İstesem yalnız önceki ücretini verir, diğerlerini vermezdim. Allah’ım bilirsin ki, bunu sırf senin rahmetini umduğum, azabından korktuğum için yaptım. Şu kayayı buradan uzaklaştır” dedi. Kaya parçası bütünüyle kalktı. Onlar da çıkıp yola koyuldular.’

    Yanmasını ister miydin!
    Abdullah bin Ebî Evfâ rivayet ediyor: Peygamberimizin huzurunda bulunuyorduk. Bu sırada birisi geldi: “Yâ Resulallah ölüm döşeğinde yatan bir genç var. Kendisine, ‘La ilahe illallah’ de, dendiği halde bir türlü bunu söyleyemiyor.” dedi. Efendimiz sordu: “Namaz kılar mıydı?” “Evet, kılardı.” Bunun üzerine Peygamberimiz kalktı. Biz de onunla birlikte kalktık. Peygamberimiz gencin yanına girdi ve ona, “La ilahe illallah de.” buyurdu. Genç, “Bunu söyleyemiyorum” dedi. “Niçin söyleyemiyorsun?” deyince, gelen adam: “Annesine âsi idi” dedi. Efendimiz, “Annesi sağ mı?” diye sordu. “Evet, sağdır” dediler. Kadın geldi. Efendimiz kadına; “Bu hasta senin oğlun mudur?” diye sordu. Kadın, “Evet” dedi. Efendimiz; “Bak, şurada bir ateş hazırlansa ve ‘Oğluna şefaat edersen, onu bu ateşte yakmayız, fakat şefaat etmezsen bu ateşte yakarız’ deseler ne yapardın? Şefaat eder miydin?” diye sordu. Kadın, “Onun şefaatçisi ben olurdum” dedi. Efendimiz, “O halde sana âsi olan bu oğlunu cehennemden kurtarmak için hakkını ona helâl edip ondan razı olduğuna Allahu Teâlâyı ve beni şahit göster.” buyurdu. Kadın, “Allah’ım! Seni ve Resulünü şahit tutuyorum, oğlumdan razı oldum, hakkımı ona helâl ettim.” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz hasta gence, “La ilahe illallahü vahdehû la şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve Resûlühû de.” diye buyurdu. Hasta hemen şahadet getirdi. Bunun üzerine Efendimiz şöyle buyurdu: “Allah’a hamdolsun ki, benim vasıtamla bu genci cehennem ateşinden kurtardı.”





  4. 08.Mayıs.2011, 17:28
    2
    Silent and lonely rains




    Sen varken ben yoktum. Sen açken ben toktum. Şimdi de, sonra da başımın tacı annem. Seni hep seveceğim benim canım annem.
    Seni unutmadığımı bugünde bilmeni istedim. Anneler günün kutlu olsun dünyanın en güzel ve özel annesi…
    Bir günümde değil her günümdesin. Her gün her saniye benimlesin. Her zaman bana destek oldun. Sen benim için çok özelsin. Anneler günün kutlu olsun…
    Benim için her şeye katlanan, her zaman yanımda olan, değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesine… Anneler günün kutlu olsun canım annem…
    Dün sana kızdıklarımı bugün ben yapıyorum Anne.
    Bu dünyadaki en güvenli sığınağım senin kucağın. Benim annem olman bu dünyadaki en büyük şansım. seni seviyorum annem.. annerler günü kutlu olsun annem.
    Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslenişimde ya acım diniyor ya da Sevgim coşuyor. Anneler günü kutlu olsun canım annem
    Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında Sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum anne. Anneler günün kutlu olsun canım annem
    Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Anneler günün kutlu olsun.


    Fedakârlık, Sevgi, sabır ve güzellik ne demek tarif et derlerse; annem derdim canım annem seni bir gün değil her gün çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun canım annem

    Yüreğindeki sınırsız Sevgi ve sabır için çok teşekkürler canım anneciğim… Anneler günün kutlu olsun!

    Mesafeler uzak olsa da yüreğim hep seninle canım annem… Anneler günün kutlu olsun!
    Çünkü aslında senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar Sevgi dolu olurum, Anneler günün kutlu olsun canım annem…
    Benim için her şeye katlanan her zaman yanımda olan değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesinin, anneler günü kutlu olsun…
    Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Seni çok seviyorum annem.
    Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında Sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum annem.
    Eğer bana gözlerinle değil de kalbinle bakmış olsaydın, seni ne kadar sevdiğimi çok iyi anlardın… Anneler günün kutlu olsun canım annem…

    Hadislerde ANNE!

    Anne-babaya öf bile demeyelim

    Hz. Ebu’d-Derdâ’nın (ra), şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ben Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu işittim: “Anne-baba, Cennet’in orta kapısıdır. Artık sen o kapıyı ister zayi et, ister muhafaza et.” (Tirmizî, Birr, 3)
    Rabbimiz bizi şöyle ikaz ediyor: “Rabb’in şöyle buyurdu: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin. Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, “öff!” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Yâ Rabbi, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!” (İsrâ Sûresi, 17/23-24)

    Müslüman, annesinin kıymetini her gün bilir
    Annelerin kıymeti bir günde anlaşılamaz. Tek günlük hatırlamalar gönül almaktan öte bir anlam ifade etmez. Hayatının bütününde anne ve babasına nezaket gösteren bir insan, her gününü ihya etmiş demektir. Dinimiz, her günün anneler günü olmasını ister. İslam dininde anne, çok muhterem ve yücedir. İslam’ın verdiği yüksek mevkii hiçbir sistem anneye verememiştir, “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözüyle âbideleşen anne, başka hiçbir sistem, doktrin ve anlayışta bu kadar büyümemiştir. İslam dini, onların kıymetini bir güne sığıştırmamıştır. Anneler her gün gönüllerde açan bir çiçek gibidir.

    En çok kim hak sahibidir?
    Efendimiz’in hadislerine baktığımızda anne hakkının baba hakkından üç misli fazla olduğunu öğreniyoruz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir adam gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! İyi davranıp hoş sohbette bulunmama en çok kim hak sahibidir?” diye sordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam): “Annen!” diye cevap verdi. Adam: “Sonra kim?” dedi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar: “Sonra kim?” dedi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) yine: “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: “Sonra kim?” Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) bu dördüncüyü: “Baban!” diye cevapladı.” Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1)
    * Abdullah İbn Amr İbn’l-Âs (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor” (ne yapayım?) diye sordu, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin” buyurdu. (Kaynak: Ebu Dâvud, Büyû’ 79; İbn Mâce, Ticârât 64.)

    Cennet onların ayağı altındadır
    Muâviye ibn Câhime’nin anlattığına göre; Câhime (radıyallahu anh) Hz Peygamber’e ve (aleyhissalâtu vesselam) gelir ve: “Ey Allah’ın Resulü, ben gazveye (cihad) katılmak istiyorum, bu konuda sizinle istişare etmeye geldim” der. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Annen var mı?” diye sorar. “Evet” deyince, “Öyleyse ondan ayrılma zira Cennet onun ayağının altındadır” buyurur. (Nesâî, Cihad 6.)
    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (sas) bir gün: “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” dedi. “Kimin burnu sürtülsün ey Allah’ın Resulü?” diye sorulunca şöyle buyurdu: “Ebeveyninden her ikisinin veya sâdece birinin yaşlılığına ulaştığı halde (rızasını alıp da) Cennet’e giremeyenin.” (Müslim, Birr 9)
    Esma Bintu Ebî Bekr (r. anhâ) anlatıyor: Henüz müşrik olan annem yanıma geldi. Hz. Peygamber’den (sas) sorarak: “Annem geldi, görüşüp konuşmayı arzu ediyor, anneme iyi davranayım mı?” dedim. “Evet” dedi, ona gereken hürmeti göster.” (Buhârî, Hibe 28, Edeb 8)
    İbn Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam Resûlullah’a (aleyhissalâtu vesselam) gelerek: “Ben büyük bir günah işledim, buna tevbe imkanım var mı?” dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam): “Annen var mı?” diye sordu. Adam: “Hayır yok” dedi. “Peki teyzen de mi yok?” dedi. Adam: “Evet, var” deyince Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Öyle ise ona iyilik yap! Teyze anne makamındadır.” diye emretti,” (Tirmizî, Birr 6.)

    Onlar için istiğfar edip, amel defterlerini açık tutabilirsiniz?
    Ebu Üseyd Mâlik İbn Rebra es-Sâidî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam): “Evet vardır” dedi ve açıkladı: “Onlara dua, onlar için Allah’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) taleb etmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi yerine getirmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.” (Ebu Dâvud, Edeb 129)

    Samimi niyet ve dua
    Ebû Hüreyre rivayet ediyor: “Sizden önce geçenlerden üç kişi çocuklarının geçimini sağlamak için yola koyuldular. O sırada yağmura tutuldular. Bunun üzerine bir mağaraya sığındılar.
    Daha sonra bir kaya parçası düşerek mağaranın ağzını kapattı. Aralarında şöyle konuştular:
    “Mahvolduk, taş düştü. Bunun sebebini yalnız Allah bilir. Yaptığımız en güzel davranışları dile getirerek Allah’a dua etmekten başka çaremiz yoktur. İçlerinden biri anlatmaya başladı:
    “Allah’ım, hoşuma giden bir kadın vardı. Ona sahip olmak istedim. Fakat o kabul etmedi. Bunun üzerine bir miktar para verdim. Kabul etti. Tam ona yaklaşacağım sırada vazgeçtim. Bilirsin ki, bundan sırf senin rahmetini kazanmak, azabına uğramamak için uzaklaştım. Şu kayayı bizden uzaklaştır.” deyince kaya parçasıbir miktar açıldı.
    原帖地址: - UYDUKURDU FORUM - Kimine göre Forum, Bize Göre Aile http://www.uydukurdu.com/forum/showthread.php?t=86121
    Diğeri şöyle anlattı:
    “Yâ Rabbi, bilirsin, benim çok yaşlı anne-babam vardı. Onlara akşam sütünü içirmeden ne çocuklarıma ne de başkalarına bir şey içirmezdim. Bir gün odun toplamak için uzağa gittim. Döndüğümde onlar uyumuştu. Akşam sütlerini hazırladım, fakat onlar uykudaydı. Onlar içmeden önce çocuklarımla birlikte akşam süt içmeyi uygun bulmadım. Onlar uyanıncaya kadar süt kabı elimde olduğu halde bekledim. Sonunda sabah oldu, uyandılar ve sütlerini içtiler. Allah’ım, eğer bunu sırf Senin rızanı kazanmak için yapmışsam su kayayı buradan uzaklaştır.” dedi.
    Bunun üzerine kaya parçası biraz daha açıldı. Fakat çıkılacak gibi değildi.
    Sonra bir diğeri şöyle anlattı:
    “Allah’ım, bilirsin bir gün bir işçi tutmuştum. Yarım gün çalıştı. Ücretini verdim. Kızarak ücretini almadı.
    Çekip gitti. Ben de her çeşit maldan onun hesabına çoğalttım. Bir zaman sonra ücretini almaya geldi. Ben de; ‘Şu gördüklerinin hepsini al, tamamı senindir, dedim. İstesem yalnız önceki ücretini verir, diğerlerini vermezdim. Allah’ım bilirsin ki, bunu sırf senin rahmetini umduğum, azabından korktuğum için yaptım. Şu kayayı buradan uzaklaştır” dedi. Kaya parçası bütünüyle kalktı. Onlar da çıkıp yola koyuldular.’

    Yanmasını ister miydin!
    Abdullah bin Ebî Evfâ rivayet ediyor: Peygamberimizin huzurunda bulunuyorduk. Bu sırada birisi geldi: “Yâ Resulallah ölüm döşeğinde yatan bir genç var. Kendisine, ‘La ilahe illallah’ de, dendiği halde bir türlü bunu söyleyemiyor.” dedi. Efendimiz sordu: “Namaz kılar mıydı?” “Evet, kılardı.” Bunun üzerine Peygamberimiz kalktı. Biz de onunla birlikte kalktık. Peygamberimiz gencin yanına girdi ve ona, “La ilahe illallah de.” buyurdu. Genç, “Bunu söyleyemiyorum” dedi. “Niçin söyleyemiyorsun?” deyince, gelen adam: “Annesine âsi idi” dedi. Efendimiz, “Annesi sağ mı?” diye sordu. “Evet, sağdır” dediler. Kadın geldi. Efendimiz kadına; “Bu hasta senin oğlun mudur?” diye sordu. Kadın, “Evet” dedi. Efendimiz; “Bak, şurada bir ateş hazırlansa ve ‘Oğluna şefaat edersen, onu bu ateşte yakmayız, fakat şefaat etmezsen bu ateşte yakarız’ deseler ne yapardın? Şefaat eder miydin?” diye sordu. Kadın, “Onun şefaatçisi ben olurdum” dedi. Efendimiz, “O halde sana âsi olan bu oğlunu cehennemden kurtarmak için hakkını ona helâl edip ondan razı olduğuna Allahu Teâlâyı ve beni şahit göster.” buyurdu. Kadın, “Allah’ım! Seni ve Resulünü şahit tutuyorum, oğlumdan razı oldum, hakkımı ona helâl ettim.” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz hasta gence, “La ilahe illallahü vahdehû la şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve Resûlühû de.” diye buyurdu. Hasta hemen şahadet getirdi. Bunun üzerine Efendimiz şöyle buyurdu: “Allah’a hamdolsun ki, benim vasıtamla bu genci cehennem ateşinden kurtardı.”





  5. 08.Mayıs.2011, 18:14
    3
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Cevap: anneler günü dini mesajlar

    Şimdi aradım canım annemi arada mesafe var gitmek isterdim annelere ne yazılsa azdır dünyaya gelme vesilemiz


  6. 08.Mayıs.2011, 18:14
    3
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    Şimdi aradım canım annemi arada mesafe var gitmek isterdim annelere ne yazılsa azdır dünyaya gelme vesilemiz


  7. 07.Mayıs.2014, 10:06
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Anneler günü dini mesajlar

    islami anneler günü mesajları

    Hayırlı ömürler anneciğim
    Guzel Annem! Allah sana iki dünya saadeti nasip etsin. Amin


  8. 07.Mayıs.2014, 10:06
    4
    Moderatör
    islami anneler günü mesajları

    Hayırlı ömürler anneciğim
    Guzel Annem! Allah sana iki dünya saadeti nasip etsin. Amin





+ Yorum Gönder