Konusunu Oylayın.: İslam Büyüklerinin Ihlas Hakkındaki Sözleri Ve Yorumları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İslam Büyüklerinin Ihlas Hakkındaki Sözleri Ve Yorumları
  1. 18.Ocak.2011, 14:49
    1
    Misafir

    İslam Büyüklerinin Ihlas Hakkındaki Sözleri Ve Yorumları






    İslam Büyüklerinin Ihlas Hakkındaki Sözleri Ve Yorumları Mumsema Ihlaslı Olmak Ihlasla Yaşamak Hakkında Bilgiler Verirmisiniz


  2. 18.Ocak.2011, 20:05
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Yanıt: Islam Büyüklerinin Ihlas Hakkındaki Sözleri Ve Yorumları




    “İbâdetlerinizi ihlâs ile yapınız! ü teâlâ, ihlâsla yapılan işleri kabûl eder. İbâdetlerini ihlâsla yapanlara müjdeler olsun! Bunlar hidâyet yıldızlarıdır. Fitnelerin karanlıklarını yok ederler.”
    “ü teâlânın birliğine îmân edenlerden, namazı ve zekâtı ihlâsla yapandan ü teâlâ râzı olur.”
    “ü teâlâ buyuruyor ki, benim şerîkim yoktur. Başkasını bana ortak eden, sevâplarını ondan istesin.”
    “Evliyâ (’ın sevgili kulları) görülünce, hâtırlanır. Onlarla berâber bulunanlar şakî (Cehennemlik) olmazlar. Her şeyin bir kaynağı vardır. Takvânın (’tan korkmanın) kaynağı da, âriflerin kalbleridir.”
    “İhlâs” hakkında, Sevgili Peygamberimizin vârisleri durumunda olan İslâm âlimleri ve evliyâ-yı kirâmın da çok kıymetli sözleri vardır:
    Hazret-i Ömer, Ebû Mûse’l-Eş’ârî’ye (radıyü anhümâ) yazdığı mektûbunda; “Niyyeti hâlis olan kimseye, kendisi ile insanlar arasındaki işlerinde ü teâlâ yeter” buyurmuştur.
    Hazret-i Alî de (radıyü anh) buyurdu ki: “Az amel yaptım diye üzülmeyin. Kabûl oldu mu diye endişe edin! Buna ihtimâm gösterin.”
    Cüneyd-i Bağdâdî: “İhlâs, ameli karışıklıklardan arındırmaktır” buyurdu.
    Yahyâ bin Muâz da, “Sütün pislikten ayrılması gibi, ihlâs da ameli ayıplardan temizler” buyurdu.
    İbrâhim bin Edhem ise, “İhlâs, her ân ile berâber olduğunu düşünüp sâdık niyyette bulunmaktır” buyurdu.
    Rüveym bin Ahmed Bağdâdî de buyurdu ki: “Amelde ihlâs demek, o amel sâhibinin, ameli ile dünyâ ve âhirette bir karşılık beklememesidir.”
    Ebû Osman el-Hîrî ise, “İhlâs, devâmlı olarak Yaratanı düşünmek ve O’na bakmakla mahlûku, yaratılanı unutmaktır” buyurdu.
    İmâm-ı Rabbânî hazretleri de; “Tasavvufun kaynağı ihlâstır. Her işte ihlâslı olmalıdır. İhlâssız iş, makbûl değildir” buyurmuştur.
    [İhlâslı olan kimse; ü teâlâya, kulluğa yaraşır şekilde gönülden ibâdet eder, emirlerine tâm bir doğrulukla bağlanır, sâdece kulluğunu yapıp Cennet’i ister, Cehennem’den korkar, nefsin hoşuna giden şeyleri kalbine sokmaz. Çünkü ihlâsla ve rızâsı için verilen bir avuç buğday, ihlâssız ve nefsin rızâsı ile verilen bir avuç inciden kıymetlidir, iyidir. ü teâlânın râzı olması düşünülerek ihlâsla yapılan amel, ibâdet kabûl edilir ve sevâbı on kattan yedi yüz kata kadar yazılır.]
    Diğer bazı âlimler de şunları buyurmuşlardır:
    İmâm-ı Gazâlî (rahmetullahi aleyh), vefâtından kısa bir müddet önce yaptığı kıymetli vasiyet ve nasîhatinde, üç defa: “el-İhlâs, el-ihlâs, el-ihlâs: (Her işinde) ihlâslı ol, ihlâslı ol, ihlâslı ol” buyurarak bu konunun ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
    Seyyid Emîr Külâl [Gülâl, Gilâl] (kuddise sirruh) da: “İhlâssız amel, sahte para gibidir; kabûl edilmez” buyurmaktadır.

    ÎMÂNIN BEŞ KALESİ!..
    “Îmân beş kalenin içinde hıfz olunur. 1) Yakîn, 2) İhlâs, 3) Farzları yapmak ve harâmlardan sakınmak, 4) Sünnete yapışmak, 5) Edebi gözetmektir. Her kim bu beş şeyi hıfz ederse, îmânını hıfz etmiş olur. Şâyet birini bile terk ederse düşmân gâlib olur.” (Kutbüddîn-i İznîkî)
    “Gazâ ordusu, duâ ordusunun yardımına muhtâcdır. İhlâs ile yapılan duâ, muhakkak kabûl olur.“ (Ebû Saîd Muhammed Hadîmî)
    İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleri bir nasîhatinde ise şöyle buyurdu: “Her şeye kalbi bağlamaktan kurtulmadıkça, Hak teâlâya bağlanılamaz. İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra ü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, sonra tasavvuf yolunda ilerlemek, ihlâsı elde etmektir. İhlâs ile yapılan bir iş, senelerle yapılan ibâdetlerin kazancını hâsıl eder. Amellerin kabûl olması ihlâsa, yâni bütün işleri yalnız ü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmak için yapmağa bağlıdır


  3. 18.Ocak.2011, 20:05
    2
    Editör



    “İbâdetlerinizi ihlâs ile yapınız! ü teâlâ, ihlâsla yapılan işleri kabûl eder. İbâdetlerini ihlâsla yapanlara müjdeler olsun! Bunlar hidâyet yıldızlarıdır. Fitnelerin karanlıklarını yok ederler.”
    “ü teâlânın birliğine îmân edenlerden, namazı ve zekâtı ihlâsla yapandan ü teâlâ râzı olur.”
    “ü teâlâ buyuruyor ki, benim şerîkim yoktur. Başkasını bana ortak eden, sevâplarını ondan istesin.”
    “Evliyâ (’ın sevgili kulları) görülünce, hâtırlanır. Onlarla berâber bulunanlar şakî (Cehennemlik) olmazlar. Her şeyin bir kaynağı vardır. Takvânın (’tan korkmanın) kaynağı da, âriflerin kalbleridir.”
    “İhlâs” hakkında, Sevgili Peygamberimizin vârisleri durumunda olan İslâm âlimleri ve evliyâ-yı kirâmın da çok kıymetli sözleri vardır:
    Hazret-i Ömer, Ebû Mûse’l-Eş’ârî’ye (radıyü anhümâ) yazdığı mektûbunda; “Niyyeti hâlis olan kimseye, kendisi ile insanlar arasındaki işlerinde ü teâlâ yeter” buyurmuştur.
    Hazret-i Alî de (radıyü anh) buyurdu ki: “Az amel yaptım diye üzülmeyin. Kabûl oldu mu diye endişe edin! Buna ihtimâm gösterin.”
    Cüneyd-i Bağdâdî: “İhlâs, ameli karışıklıklardan arındırmaktır” buyurdu.
    Yahyâ bin Muâz da, “Sütün pislikten ayrılması gibi, ihlâs da ameli ayıplardan temizler” buyurdu.
    İbrâhim bin Edhem ise, “İhlâs, her ân ile berâber olduğunu düşünüp sâdık niyyette bulunmaktır” buyurdu.
    Rüveym bin Ahmed Bağdâdî de buyurdu ki: “Amelde ihlâs demek, o amel sâhibinin, ameli ile dünyâ ve âhirette bir karşılık beklememesidir.”
    Ebû Osman el-Hîrî ise, “İhlâs, devâmlı olarak Yaratanı düşünmek ve O’na bakmakla mahlûku, yaratılanı unutmaktır” buyurdu.
    İmâm-ı Rabbânî hazretleri de; “Tasavvufun kaynağı ihlâstır. Her işte ihlâslı olmalıdır. İhlâssız iş, makbûl değildir” buyurmuştur.
    [İhlâslı olan kimse; ü teâlâya, kulluğa yaraşır şekilde gönülden ibâdet eder, emirlerine tâm bir doğrulukla bağlanır, sâdece kulluğunu yapıp Cennet’i ister, Cehennem’den korkar, nefsin hoşuna giden şeyleri kalbine sokmaz. Çünkü ihlâsla ve rızâsı için verilen bir avuç buğday, ihlâssız ve nefsin rızâsı ile verilen bir avuç inciden kıymetlidir, iyidir. ü teâlânın râzı olması düşünülerek ihlâsla yapılan amel, ibâdet kabûl edilir ve sevâbı on kattan yedi yüz kata kadar yazılır.]
    Diğer bazı âlimler de şunları buyurmuşlardır:
    İmâm-ı Gazâlî (rahmetullahi aleyh), vefâtından kısa bir müddet önce yaptığı kıymetli vasiyet ve nasîhatinde, üç defa: “el-İhlâs, el-ihlâs, el-ihlâs: (Her işinde) ihlâslı ol, ihlâslı ol, ihlâslı ol” buyurarak bu konunun ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
    Seyyid Emîr Külâl [Gülâl, Gilâl] (kuddise sirruh) da: “İhlâssız amel, sahte para gibidir; kabûl edilmez” buyurmaktadır.

    ÎMÂNIN BEŞ KALESİ!..
    “Îmân beş kalenin içinde hıfz olunur. 1) Yakîn, 2) İhlâs, 3) Farzları yapmak ve harâmlardan sakınmak, 4) Sünnete yapışmak, 5) Edebi gözetmektir. Her kim bu beş şeyi hıfz ederse, îmânını hıfz etmiş olur. Şâyet birini bile terk ederse düşmân gâlib olur.” (Kutbüddîn-i İznîkî)
    “Gazâ ordusu, duâ ordusunun yardımına muhtâcdır. İhlâs ile yapılan duâ, muhakkak kabûl olur.“ (Ebû Saîd Muhammed Hadîmî)
    İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleri bir nasîhatinde ise şöyle buyurdu: “Her şeye kalbi bağlamaktan kurtulmadıkça, Hak teâlâya bağlanılamaz. İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra ü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, sonra tasavvuf yolunda ilerlemek, ihlâsı elde etmektir. İhlâs ile yapılan bir iş, senelerle yapılan ibâdetlerin kazancını hâsıl eder. Amellerin kabûl olması ihlâsa, yâni bütün işleri yalnız ü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmak için yapmağa bağlıdır


  4. 18.Ocak.2011, 20:43
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Yanıt: Islam Büyüklerinin Ihlas Hakkındaki Sözleri Ve Yorumları

    Büyük İmam Fudayl ibni İyad'dan (Radiyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Yalnızken yaptığı bir işi insanlar görürken terk etmek riyadır; yalnızken yapmadığı bir ameli insanlar bakarken yapmak şirktir. İhlâs ise, Aziz Allah'ın seni bunların her ikisinden de kurtarmasıdır."

    Hatrımda kaldığı kadarı ile böyleydi


  5. 18.Ocak.2011, 20:43
    3
    âb ü kil
    Büyük İmam Fudayl ibni İyad'dan (Radiyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Yalnızken yaptığı bir işi insanlar görürken terk etmek riyadır; yalnızken yapmadığı bir ameli insanlar bakarken yapmak şirktir. İhlâs ise, Aziz Allah'ın seni bunların her ikisinden de kurtarmasıdır."

    Hatrımda kaldığı kadarı ile böyleydi





+ Yorum Gönder