Konusunu Oylayın.: Dinde rabıta var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dinde rabıta var mıdır?
  1. 02.Aralık.2009, 10:09
    1
    metin63
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Kasım.2009
    Üye No: 67025
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 48

    Dinde rabıta var mıdır?

  2. 02.Aralık.2009, 10:27
    2
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: Dinde rabıta var mıdır?




    Alıntı
    dinde rabıta varmı.ölen bir evlyayı rabıta edebilirmiyiz


    http://www.mumsema.com/itikat-iman-s...r-misiniz.html


  3. 02.Aralık.2009, 10:27
    2
    Özel Üye



    Alıntı
    dinde rabıta varmı.ölen bir evlyayı rabıta edebilirmiyiz


    http://www.mumsema.com/itikat-iman-s...r-misiniz.html


  4. 02.Aralık.2009, 10:37
    3
    tantan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Aralık.2009
    Üye No: 67573
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    ye eyyühelliyneemenüsbiru vesabiruu verabituu vettegullahe lealleküm tüflihuuun
    manası(ey iman edenler sabredin sabrı tavsiye edin ve rabıta yapın -kalplerinizi bağlayın-ALLAHDAN KORKUN UMULURKİ KURTULURSUNUZ) ALİMİN ÖLÜMÜ GAFİLİN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR HAKİKİ MÜRŞİTİN ÖLÜMÜDE NORMAL İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR TASARRUFU VEFAT ETSEDE DEVAM EDER ONA RABITA YAPILIR İNSAN BEDENEN GIDAYA MUHTAÇ OLDUĞU GİBİ RUHUNDA NURA İHTİYACI VARDIR İNSAN ANCAK HAKİKİ BİR MÜRŞİDİ KAMİLDEN RUHUNU BESLEYEBİLİR YOKSA KURU ÇEŞMEYİ BEKLEMENİN MANASI OLMAZ


  5. 02.Aralık.2009, 10:37
    3
    tantan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ye eyyühelliyneemenüsbiru vesabiruu verabituu vettegullahe lealleküm tüflihuuun
    manası(ey iman edenler sabredin sabrı tavsiye edin ve rabıta yapın -kalplerinizi bağlayın-ALLAHDAN KORKUN UMULURKİ KURTULURSUNUZ) ALİMİN ÖLÜMÜ GAFİLİN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR HAKİKİ MÜRŞİTİN ÖLÜMÜDE NORMAL İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR TASARRUFU VEFAT ETSEDE DEVAM EDER ONA RABITA YAPILIR İNSAN BEDENEN GIDAYA MUHTAÇ OLDUĞU GİBİ RUHUNDA NURA İHTİYACI VARDIR İNSAN ANCAK HAKİKİ BİR MÜRŞİDİ KAMİLDEN RUHUNU BESLEYEBİLİR YOKSA KURU ÇEŞMEYİ BEKLEMENİN MANASI OLMAZ


  6. 02.Aralık.2009, 10:47
    4
    metin63
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Kasım.2009
    Üye No: 67025
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 48

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    islam delilerle anlatılırsa kemale erer lütfen cevaplarınızda ayet yada sahih sünetlerle cevap veriniz


  7. 02.Aralık.2009, 10:47
    4
    Üye
    islam delilerle anlatılırsa kemale erer lütfen cevaplarınızda ayet yada sahih sünetlerle cevap veriniz


  8. 02.Aralık.2009, 10:52
    5
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    Alıntı
    ye eyyühelliyneemenüsbiru vesabiruu verabituu vettegullahe lealleküm tüflihuuun
    manası(ey iman edenler sabredin sabrı tavsiye edin ve rabıta yapın -kalplerinizi bağlayın-ALLAHDAN KORKUN UMULURKİ KURTULURSUNUZ) ALİMİN ÖLÜMÜ GAFİLİN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR HAKİKİ MÜRŞİTİN ÖLÜMÜDE NORMAL İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR TASARRUFU VEFAT ETSEDE DEVAM EDER ONA RABITA YAPILIR İNSAN BEDENEN GIDAYA MUHTAÇ OLDUĞU GİBİ RUHUNDA NURA İHTİYACI VARDIR İNSAN ANCAK HAKİKİ BİR MÜRŞİDİ KAMİLDEN RUHUNU BESLEYEBİLİR YOKSA KURU ÇEŞMEYİ BEKLEMENİN MANASI OLMAZ
    tantan ayeti yanlış yorumluyorsun Allaha tevbe et!
    bak bakalım tefsirlere böyle bir anlam var mı?


    İSLAMDA RABITA

    Bağlantı, bağlantı vasıtası, bağlılık, tutarlılık, tertip, düzen, bağ, münâsebet, ilgi; müridin, şeyhini düşünerek, kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtasiyle Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması anlamında bir tasavvufî terim. "Rabıta" Arapça bir kelime olup, "r-b-t" kökünden türemiş bir isimdir. Çoğulu "revâtib"dir.

    Kur'an'da "rabıta" kelimesi geçmemekle beraber, kökü olan "r.b.t" mazi fiili iki yerde, muzarisi olan "yerbitü" bir yerde, emri çoğul olarak "râbitü" şeklinde bir yerde ve aynı kökten gelen "ribât" ismi de bir yerde geçmektedir (Kehf, 18/14; el-Kasas 28/10; el-Enfâl 8/11; Âl-i İmran 3/200; el-Enfâl 8/60).

    Bütün bu ayetlerde geçen bu kelimeler, birbirlerine yakın manalar ifâde etmektedirler. Hemen hemen hepsinde "bağ, bağlantı, bağlılık" manaları için kullanılmışlardır:

    (Ashabı Kehf'in) kalplerini (sabır ve metânetle) bağla(yıp kuvvetlendir)miştik" (el-Kehf, 18/14);

    "Musâ'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. Eğer biz (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş (sabır ve sükûnete bağlamamış) olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı" (el-Kasas, 28/ 10).

    "O zaman sizi, Allah'tan bir güven almak üzere hafif bir uyku bürüyordu; üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu " (el-Enfâl, 8/ I 1).

    Bu ayetlerde geçen "r.b.t" kelimesi, insanı sabır, sükûnet ve metanette sabit kılmak, ona bu duyguyu vererek itmi'nana kavuşturmak demektir (ez-Zemahşerî, el-Keşşâf, Kâhire 1977, IV, 216; el-Beydâvî, el-Envâr, Mısır 1955, II, 3).

    Bazen de, "ribât" kelimesi, bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) manasını ifâde etmektedir:

    "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihat için bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) hazırlayın. Bununla Allahın düşmanını, sizin düşmanlarınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, tam olarak size ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız" (el-Enfâl, 8/60).

    "Râbitü" şeklindeki emrin bulunduğu ayetin meâli de şöyledir:

    "Ey iman edenler, sabredin; direnip (düşman karşısında) sebât gösterin; üstün gelin; cihat için hazır ve rabıtalı olun" (Âl-i İmran, 3/200).

    Bu ayette söz konusu olan "rabıta''nın ne demek olduğu hususunda alimlerin farklı yorumları vardır. Alimlerin bu husustaki değişik tariflerini şöyle sıralamamız mümkündür:

    1- Atlarla saf bağlayıp tam bir irtibat halinde düşmana karşı durmak.

    2- Düşman hudutlarındaki karakolları beklemek.

    3- Allah düşmanlarının saldırısını önlemek için nöbet beklemek.

    4- Bir namazdan sonra diğer namazı beklemek (et-Taberi, Camiul-Beyân on Te'vili Ayetil-Kur'an, Mısır 1954, IV, 221 v.d.; el-Kurtubî, el-Camiuli Ahkamil-Kur'an, Mısır 1967, IV, 323 vd.; er-Razî, et-Tefsirul-Kebir, IX, 156).

    Bazıları da bu ayette kastedilen rabıtanın tasavvufî manada olduğunu söylemişlerdir (Muhammed Vehbi, Hulâsetul-Beyân fi Tefsiril-Kur'an, Şehzadebaşı 1341-1343, III, 289).

    Mutasavvıflar rabıta'yı, müridin şeyhini düşünerek kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtası ile Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması şeklinde anlamışlardır. Hemen hemen bütün tarikatlarda rabıta vardır. Bilhassa Nakşibendiyyenin ıstılahlarındandır. Tarikat ehli, rabıtayı ayet ve hadise dayandırmaktadır. Onlara göre, "sadıklarla birlikte olun" (et-Tevbe, 9/119) gibi ayetler ve "kişi sevdiğiyle beraberdir" (Buharî, Edeb; 96; Müslim, Birr, 165; Tirmizî, Zühd, 50) gibi hadisler, rabıtanın caiz olduğunu göstermektedir (Süleyman Uludaş, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1991, Rabıta mad.).

    Tasavvufta, kişi doğrudan doğruya Allah'ı düşünür, bir nevi Allah ile manevi bir bağ kurar ve hep O'nunla beraber olduğunu tasavvur eder. Bu şekilde manevi bir bağ kuramazsa, bağlı bulunduğu mürşidini düşünür. Onun bağlı bulunduğu şeyhlerin silsilesi ile Hz. Muhammed (s.a.s)'e ulaşır. O'nun vasıtası ile de Allah'a ulaşır ve O'nunla manevi bağ kurar. Tasavvuftaki rabıta, bu şekilde dolaylı yoldan Allah'a gitmek ve aracılar vasıtasıyla O'nunla manevi bağ kurmaktır. Doğrudan Allah ile manevi irtibat kuramayanlara bu şekildeki rabıta tavsiye edilmiştir. Aksi hallerde buna lüzum görülmemiştir (M. Halid, Rabıta hakkında risâle, İstanbul 1924, s. 238; Selçuk Eraydın, tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul 1990, s. 447).

    Peygamberimiz (s.a.s)'in de, rabıta ve ribat hakkında söylemiş olduğu hayli hadis vardır. O'nun bu hadislerinden bazıları şöyledir:

    "Bir gün Allah yolunda ribatta bulunmak, dünya ve dünyada bulanan her şeyden daha hayırlıdır" (Buharî, Cihad, 73; Müslim, İmâre, 163; Nesâî, Cihâd, 39; İbn Mace, Cihâd, 7);

    Allah'ın onunla hataları affedip bağışlayacağı, dereceleri yükselteceği bir şeyi size söyleyeyim mi? Abdest üstüne abdest almak, camide cemaatle namaz kılmaya devam etmek ve her namazdan sonra diğer namazı beklemek. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. " (Müslim, Tehâret, 41; Tirmizi, Teharet, 39; Neseî, Teharet, 106; Muvatta, Sefer, 55);

    "Kim bir günlük (yirmi dört saatlık) ribatta bulunursa, bir aylık oruç ve ibadetten daha fazla sevap kazanmış olur" (Nesaî, Cihad, 39; Tirmizî, Fedâilul-Cihâd, 35; İbn Mace, Cihâd, 7).

    Bütün bu ayet ve hadislerden anlaşıldığı gibi, rabıta, çeşitli manalar için kullanılmıştır. Ancak daha çok bir cihat terimidir. Ayet ve hadislerin çoğunda rabıta, Allah ve Peygamberin düşmanlarına karşı silahlanma, cihat için hazırlıklı olma, müslümanlarla kâfirlerin arasındaki hudut karakollarında nöbet bekleme ve bu duygulara sıkı sıkıya bağlı olma demektir. Buna göre ayet ve hadislerde kasdedilen anlamlardan mutasavvıfların uygulamasını destekleyecek en ufak bir işaret yoktur. Ayet ve hadislerde dile getirilen cihad ruhunu meskenete çevirmekten başka bir şey yapmayan mutasavvıflar Kur'an ve hadislerdeki bu ribat kelimesini çok yanlış bir alana çekmişlerdir. Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.

    Nureddin TURGAY


  9. 02.Aralık.2009, 10:52
    5
    Moderatör
    Alıntı
    ye eyyühelliyneemenüsbiru vesabiruu verabituu vettegullahe lealleküm tüflihuuun
    manası(ey iman edenler sabredin sabrı tavsiye edin ve rabıta yapın -kalplerinizi bağlayın-ALLAHDAN KORKUN UMULURKİ KURTULURSUNUZ) ALİMİN ÖLÜMÜ GAFİLİN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR HAKİKİ MÜRŞİTİN ÖLÜMÜDE NORMAL İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLMAKTIR TASARRUFU VEFAT ETSEDE DEVAM EDER ONA RABITA YAPILIR İNSAN BEDENEN GIDAYA MUHTAÇ OLDUĞU GİBİ RUHUNDA NURA İHTİYACI VARDIR İNSAN ANCAK HAKİKİ BİR MÜRŞİDİ KAMİLDEN RUHUNU BESLEYEBİLİR YOKSA KURU ÇEŞMEYİ BEKLEMENİN MANASI OLMAZ
    tantan ayeti yanlış yorumluyorsun Allaha tevbe et!
    bak bakalım tefsirlere böyle bir anlam var mı?


    İSLAMDA RABITA

    Bağlantı, bağlantı vasıtası, bağlılık, tutarlılık, tertip, düzen, bağ, münâsebet, ilgi; müridin, şeyhini düşünerek, kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtasiyle Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması anlamında bir tasavvufî terim. "Rabıta" Arapça bir kelime olup, "r-b-t" kökünden türemiş bir isimdir. Çoğulu "revâtib"dir.

    Kur'an'da "rabıta" kelimesi geçmemekle beraber, kökü olan "r.b.t" mazi fiili iki yerde, muzarisi olan "yerbitü" bir yerde, emri çoğul olarak "râbitü" şeklinde bir yerde ve aynı kökten gelen "ribât" ismi de bir yerde geçmektedir (Kehf, 18/14; el-Kasas 28/10; el-Enfâl 8/11; Âl-i İmran 3/200; el-Enfâl 8/60).

    Bütün bu ayetlerde geçen bu kelimeler, birbirlerine yakın manalar ifâde etmektedirler. Hemen hemen hepsinde "bağ, bağlantı, bağlılık" manaları için kullanılmışlardır:

    (Ashabı Kehf'in) kalplerini (sabır ve metânetle) bağla(yıp kuvvetlendir)miştik" (el-Kehf, 18/14);

    "Musâ'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. Eğer biz (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş (sabır ve sükûnete bağlamamış) olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı" (el-Kasas, 28/ 10).

    "O zaman sizi, Allah'tan bir güven almak üzere hafif bir uyku bürüyordu; üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu " (el-Enfâl, 8/ I 1).

    Bu ayetlerde geçen "r.b.t" kelimesi, insanı sabır, sükûnet ve metanette sabit kılmak, ona bu duyguyu vererek itmi'nana kavuşturmak demektir (ez-Zemahşerî, el-Keşşâf, Kâhire 1977, IV, 216; el-Beydâvî, el-Envâr, Mısır 1955, II, 3).

    Bazen de, "ribât" kelimesi, bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) manasını ifâde etmektedir:

    "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihat için bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) hazırlayın. Bununla Allahın düşmanını, sizin düşmanlarınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, tam olarak size ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız" (el-Enfâl, 8/60).

    "Râbitü" şeklindeki emrin bulunduğu ayetin meâli de şöyledir:

    "Ey iman edenler, sabredin; direnip (düşman karşısında) sebât gösterin; üstün gelin; cihat için hazır ve rabıtalı olun" (Âl-i İmran, 3/200).

    Bu ayette söz konusu olan "rabıta''nın ne demek olduğu hususunda alimlerin farklı yorumları vardır. Alimlerin bu husustaki değişik tariflerini şöyle sıralamamız mümkündür:

    1- Atlarla saf bağlayıp tam bir irtibat halinde düşmana karşı durmak.

    2- Düşman hudutlarındaki karakolları beklemek.

    3- Allah düşmanlarının saldırısını önlemek için nöbet beklemek.

    4- Bir namazdan sonra diğer namazı beklemek (et-Taberi, Camiul-Beyân on Te'vili Ayetil-Kur'an, Mısır 1954, IV, 221 v.d.; el-Kurtubî, el-Camiuli Ahkamil-Kur'an, Mısır 1967, IV, 323 vd.; er-Razî, et-Tefsirul-Kebir, IX, 156).

    Bazıları da bu ayette kastedilen rabıtanın tasavvufî manada olduğunu söylemişlerdir (Muhammed Vehbi, Hulâsetul-Beyân fi Tefsiril-Kur'an, Şehzadebaşı 1341-1343, III, 289).

    Mutasavvıflar rabıta'yı, müridin şeyhini düşünerek kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtası ile Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması şeklinde anlamışlardır. Hemen hemen bütün tarikatlarda rabıta vardır. Bilhassa Nakşibendiyyenin ıstılahlarındandır. Tarikat ehli, rabıtayı ayet ve hadise dayandırmaktadır. Onlara göre, "sadıklarla birlikte olun" (et-Tevbe, 9/119) gibi ayetler ve "kişi sevdiğiyle beraberdir" (Buharî, Edeb; 96; Müslim, Birr, 165; Tirmizî, Zühd, 50) gibi hadisler, rabıtanın caiz olduğunu göstermektedir (Süleyman Uludaş, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1991, Rabıta mad.).

    Tasavvufta, kişi doğrudan doğruya Allah'ı düşünür, bir nevi Allah ile manevi bir bağ kurar ve hep O'nunla beraber olduğunu tasavvur eder. Bu şekilde manevi bir bağ kuramazsa, bağlı bulunduğu mürşidini düşünür. Onun bağlı bulunduğu şeyhlerin silsilesi ile Hz. Muhammed (s.a.s)'e ulaşır. O'nun vasıtası ile de Allah'a ulaşır ve O'nunla manevi bağ kurar. Tasavvuftaki rabıta, bu şekilde dolaylı yoldan Allah'a gitmek ve aracılar vasıtasıyla O'nunla manevi bağ kurmaktır. Doğrudan Allah ile manevi irtibat kuramayanlara bu şekildeki rabıta tavsiye edilmiştir. Aksi hallerde buna lüzum görülmemiştir (M. Halid, Rabıta hakkında risâle, İstanbul 1924, s. 238; Selçuk Eraydın, tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul 1990, s. 447).

    Peygamberimiz (s.a.s)'in de, rabıta ve ribat hakkında söylemiş olduğu hayli hadis vardır. O'nun bu hadislerinden bazıları şöyledir:

    "Bir gün Allah yolunda ribatta bulunmak, dünya ve dünyada bulanan her şeyden daha hayırlıdır" (Buharî, Cihad, 73; Müslim, İmâre, 163; Nesâî, Cihâd, 39; İbn Mace, Cihâd, 7);

    Allah'ın onunla hataları affedip bağışlayacağı, dereceleri yükselteceği bir şeyi size söyleyeyim mi? Abdest üstüne abdest almak, camide cemaatle namaz kılmaya devam etmek ve her namazdan sonra diğer namazı beklemek. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. " (Müslim, Tehâret, 41; Tirmizi, Teharet, 39; Neseî, Teharet, 106; Muvatta, Sefer, 55);

    "Kim bir günlük (yirmi dört saatlık) ribatta bulunursa, bir aylık oruç ve ibadetten daha fazla sevap kazanmış olur" (Nesaî, Cihad, 39; Tirmizî, Fedâilul-Cihâd, 35; İbn Mace, Cihâd, 7).

    Bütün bu ayet ve hadislerden anlaşıldığı gibi, rabıta, çeşitli manalar için kullanılmıştır. Ancak daha çok bir cihat terimidir. Ayet ve hadislerin çoğunda rabıta, Allah ve Peygamberin düşmanlarına karşı silahlanma, cihat için hazırlıklı olma, müslümanlarla kâfirlerin arasındaki hudut karakollarında nöbet bekleme ve bu duygulara sıkı sıkıya bağlı olma demektir. Buna göre ayet ve hadislerde kasdedilen anlamlardan mutasavvıfların uygulamasını destekleyecek en ufak bir işaret yoktur. Ayet ve hadislerde dile getirilen cihad ruhunu meskenete çevirmekten başka bir şey yapmayan mutasavvıflar Kur'an ve hadislerdeki bu ribat kelimesini çok yanlış bir alana çekmişlerdir. Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.

    Nureddin TURGAY


  10. 03.Aralık.2009, 01:16
    6
    zehraoku
    Talebe

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48118
    Mesaj Sayısı: 451
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    Rabita : Bağ, münasebet, ilgi, alâka, bağlılık, mensub olmak.

    Rabıta, bağ demektir ve tarikatlarda “kendi şahsiyetinden sıyrılıp, şeyhinin veya Resulullah’ın manevî şahsiyetiyle bütünleşme, bir bağ kurma” şeklinde uygulanır.

    Bilindiği gibi, seven sevdiğini hayal eder. Onu kendine yakın hisseder. Hatta rüyalarında bile onunla olur. Onunla aynîleşmek ister. Usta-çırak, hoca-öğrenci münasebetleri de rabıtayla ilgilidir. Çırak ustasının hareketlerini, öğrenci hocasının söylediklerini hatırlamaya, sanki tekrar o ana dönmeye gayret eder.

    İşte, bir müridin mürşidini hatırlaması da böyle bir rabıtadır. Bu rabıta, mürşidin suretine değil, o vücutta sergilenen İslamî özellikleredir. Daha doğrusu, öyle olmalıdır. Böyle bir rabıta, mürşitteki kemâlin müride yansımasına sebebiyet verecektir. Buna, fena-fişşeyh denir. Fakat mürid orada kalmamalı, fena-firrasul ve fena-fillah makamlarına yükselmeye gayret etmelidir. Yani, şeyhinde fâni olan bir mürid, ondaki güzel özellikleri kazanıp, ondan peygamberde fâni olmaya yönelmeli, daha sonra da, fenafillah makamına yükselmeli, kendi iradesinden tamamen vaz geçerek, her halini ve fiilini rıza çizgisine oturtmalıdır. Allah neden razı ise o da ancak ona talip olmalı, neden razı değilse ondan nefret etmelidir. Böyle bir kul artık huzur-u daimî makamına çıkmıştır ve kalbinde masivaya (Allah’tan gayrı şeylere) yer kalmamıştır.

    Fenafillah makamına eren bir insan, şu hadis-i kudsinin mazharı olur: “Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşır. Ben de onu severim. Onu sevdiğimde, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli olurum...” (Ahmet b. Hanbel, VI, 256) Yani o kul, artık kendi iradesini bir tarafa bırakır; İlâhî ilhamla sevk ve idare edilir.

    sorularlarisaleinur


  11. 03.Aralık.2009, 01:16
    6
    Talebe
    Rabita : Bağ, münasebet, ilgi, alâka, bağlılık, mensub olmak.

    Rabıta, bağ demektir ve tarikatlarda “kendi şahsiyetinden sıyrılıp, şeyhinin veya Resulullah’ın manevî şahsiyetiyle bütünleşme, bir bağ kurma” şeklinde uygulanır.

    Bilindiği gibi, seven sevdiğini hayal eder. Onu kendine yakın hisseder. Hatta rüyalarında bile onunla olur. Onunla aynîleşmek ister. Usta-çırak, hoca-öğrenci münasebetleri de rabıtayla ilgilidir. Çırak ustasının hareketlerini, öğrenci hocasının söylediklerini hatırlamaya, sanki tekrar o ana dönmeye gayret eder.

    İşte, bir müridin mürşidini hatırlaması da böyle bir rabıtadır. Bu rabıta, mürşidin suretine değil, o vücutta sergilenen İslamî özellikleredir. Daha doğrusu, öyle olmalıdır. Böyle bir rabıta, mürşitteki kemâlin müride yansımasına sebebiyet verecektir. Buna, fena-fişşeyh denir. Fakat mürid orada kalmamalı, fena-firrasul ve fena-fillah makamlarına yükselmeye gayret etmelidir. Yani, şeyhinde fâni olan bir mürid, ondaki güzel özellikleri kazanıp, ondan peygamberde fâni olmaya yönelmeli, daha sonra da, fenafillah makamına yükselmeli, kendi iradesinden tamamen vaz geçerek, her halini ve fiilini rıza çizgisine oturtmalıdır. Allah neden razı ise o da ancak ona talip olmalı, neden razı değilse ondan nefret etmelidir. Böyle bir kul artık huzur-u daimî makamına çıkmıştır ve kalbinde masivaya (Allah’tan gayrı şeylere) yer kalmamıştır.

    Fenafillah makamına eren bir insan, şu hadis-i kudsinin mazharı olur: “Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşır. Ben de onu severim. Onu sevdiğimde, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli olurum...” (Ahmet b. Hanbel, VI, 256) Yani o kul, artık kendi iradesini bir tarafa bırakır; İlâhî ilhamla sevk ve idare edilir.

    sorularlarisaleinur


  12. 04.Aralık.2009, 12:22
    7
    tantan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Aralık.2009
    Üye No: 67573
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32
    Tamam Bağlanmak Demektir Işte Müridin Mürşidinin Kalbine Bağlanıp Manen Ondan Allahü Tealanın Nurunu Almasıdır
    Yanlış Mana Nerede

    Ben Kimim Ki Ayete Yorum Yapayım O Sizin Işiniz


  13. 04.Aralık.2009, 12:22
    7
    tantan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Tamam Bağlanmak Demektir Işte Müridin Mürşidinin Kalbine Bağlanıp Manen Ondan Allahü Tealanın Nurunu Almasıdır
    Yanlış Mana Nerede

    Ben Kimim Ki Ayete Yorum Yapayım O Sizin Işiniz


  14. 04.Aralık.2009, 12:24
    8
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    Alıntı
    Tamam Bağlanmak Demektir Işte Müridin Mürşidinin Kalbine Bağlanıp Manen Ondan Allahü Tealanın Nurunu Almasıdır

    Şem'a kardeşin cevabını okudun mu tantan.


  15. 04.Aralık.2009, 12:24
    8
    Özel Üye
    Alıntı
    Tamam Bağlanmak Demektir Işte Müridin Mürşidinin Kalbine Bağlanıp Manen Ondan Allahü Tealanın Nurunu Almasıdır

    Şem'a kardeşin cevabını okudun mu tantan.


  16. 04.Aralık.2009, 12:25
    9
    tantan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Aralık.2009
    Üye No: 67573
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32
    RABITA raptülgalbi ilallah ve nesyümasivallah _tarifi budur kalbi allaha bağlayıp onun gayrisini unutmaktır mürşidde nuru almaya vesiledir bu kadar

    evet benim sylediklerimden farkı nedir

    o ayetlerin tamamındaki rabıta ehli tasavvufun tarif ettiği rabıtadır yani bağlılık bağlanmaktır

    (Ashabı Kehf'in) kalplerini (sabır ve metânetle) bağla(yıp kuvvetlendir)miştik" (el-Kehf, 18/14);
    işte bak apacık delil -eshabı kehFvin kalbini CENABI HAK KENDİNE BAĞLAYIP TAM 300 SENE KALIPLARI UYUDUĞU HALDE KALPLERİ ALLAHÜ TEALAYI ZİKİR İLE MEŞGUL OLMUŞ YANİ UYANIK OLARAK KALMIŞTIR


  17. 04.Aralık.2009, 12:25
    9
    tantan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    RABITA raptülgalbi ilallah ve nesyümasivallah _tarifi budur kalbi allaha bağlayıp onun gayrisini unutmaktır mürşidde nuru almaya vesiledir bu kadar

    evet benim sylediklerimden farkı nedir

    o ayetlerin tamamındaki rabıta ehli tasavvufun tarif ettiği rabıtadır yani bağlılık bağlanmaktır

    (Ashabı Kehf'in) kalplerini (sabır ve metânetle) bağla(yıp kuvvetlendir)miştik" (el-Kehf, 18/14);
    işte bak apacık delil -eshabı kehFvin kalbini CENABI HAK KENDİNE BAĞLAYIP TAM 300 SENE KALIPLARI UYUDUĞU HALDE KALPLERİ ALLAHÜ TEALAYI ZİKİR İLE MEŞGUL OLMUŞ YANİ UYANIK OLARAK KALMIŞTIR


  18. 04.Aralık.2009, 12:36
    10
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    Alıntı
    evet benim sylediklerimden farkı nedir
    Farkı bu

    Buna göre ayet ve hadislerde kasdedilen anlamlardan mutasavvıfların uygulamasını destekleyecek en ufak bir işaret yoktur. Ayet ve hadislerde dile getirilen cihad ruhunu meskenete çevirmekten başka bir şey yapmayan mutasavvıflar Kur'an ve hadislerdeki bu ribat kelimesini çok yanlış bir alana çekmişlerdir. Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.




    Forum Kuralları: 4.
    Forumda flood yapmak, arka arkaya mesaj yazmak yasaktır.



  19. 04.Aralık.2009, 12:36
    10
    Özel Üye
    Alıntı
    evet benim sylediklerimden farkı nedir
    Farkı bu

    Buna göre ayet ve hadislerde kasdedilen anlamlardan mutasavvıfların uygulamasını destekleyecek en ufak bir işaret yoktur. Ayet ve hadislerde dile getirilen cihad ruhunu meskenete çevirmekten başka bir şey yapmayan mutasavvıflar Kur'an ve hadislerdeki bu ribat kelimesini çok yanlış bir alana çekmişlerdir. Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.




    Forum Kuralları: 4.
    Forumda flood yapmak, arka arkaya mesaj yazmak yasaktır.



  20. 04.Aralık.2009, 12:38
    11
    tantan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Aralık.2009
    Üye No: 67573
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32
    Kim bir günlük (yirmi dört saatlık) ribatta bulunursa, bir aylık oruç ve ibadetten daha fazla sevap kazanmış olur" (Nesaî, Cihad, 39; Tirmizî, Fedâilul-Cihâd, 35; İbn Mace, Cihâd, 7).
    BURADA 24 SAAT RİBAT YANİ YANİ KALPDEN MASİVAYİ UZAKLAŞTIRIP ALLAHIN NURUNDAN İSTİFADE ETMENİN FAZİLETİNDEN BAHİS ETMEKDEDİR

    Peki Mağarada Hazreti Ebu Bekir Endişe Halinde Iken Efendimizin Rabıtayı Tarif Etmesi Ile Sakinleşme Haline Nediyorsun?

    Günümüzde Cihattan Kasıt Nedir Ne Anlıyorsunuz

    Bu Arada Imamhatip42 Yazdığına Göre Size Siz Mezhepleri Bile Kabul Etmezken Bende Rabıtadan Anlatıyorum Hayret Bitşey

    Neyse Risalei Nurmu Birşey Yazıyor
    Bunlar Paranın Haricinde Birşey Bilirler Mi Yaaaaaaa Bak Yine şaşırdııııım
    şeyyyyy Birde Vatikan Ve Abd Den Emir Haricinde
    Yani Din Ile Alakalarıvatmı Hayreeeet


  21. 04.Aralık.2009, 12:38
    11
    tantan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kim bir günlük (yirmi dört saatlık) ribatta bulunursa, bir aylık oruç ve ibadetten daha fazla sevap kazanmış olur" (Nesaî, Cihad, 39; Tirmizî, Fedâilul-Cihâd, 35; İbn Mace, Cihâd, 7).
    BURADA 24 SAAT RİBAT YANİ YANİ KALPDEN MASİVAYİ UZAKLAŞTIRIP ALLAHIN NURUNDAN İSTİFADE ETMENİN FAZİLETİNDEN BAHİS ETMEKDEDİR

    Peki Mağarada Hazreti Ebu Bekir Endişe Halinde Iken Efendimizin Rabıtayı Tarif Etmesi Ile Sakinleşme Haline Nediyorsun?

    Günümüzde Cihattan Kasıt Nedir Ne Anlıyorsunuz

    Bu Arada Imamhatip42 Yazdığına Göre Size Siz Mezhepleri Bile Kabul Etmezken Bende Rabıtadan Anlatıyorum Hayret Bitşey

    Neyse Risalei Nurmu Birşey Yazıyor
    Bunlar Paranın Haricinde Birşey Bilirler Mi Yaaaaaaa Bak Yine şaşırdııııım
    şeyyyyy Birde Vatikan Ve Abd Den Emir Haricinde
    Yani Din Ile Alakalarıvatmı Hayreeeet


  22. 04.Aralık.2009, 13:56
    12
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: Dinde rabıta var mıdır?

    Alıntı
    BURADA 24 SAAT RİBAT YANİ YANİ KALPDEN MASİVAYİ UZAKLAŞTIRIP ALLAHIN NURUNDAN İSTİFADE ETMENİN FAZİLETİNDEN BAHİS ETMEKDEDİR
    Bir şeyhin vasıtasıyla yap diye buyurulmuyor ama.

    Alıntı
    Peki Mağarada Hazreti Ebu Bekir Endişe Halinde Iken Efendimizin Rabıtayı Tarif Etmesi Ile Sakinleşme Haline Nediyorsun?
    Hangi kaynakta geçiyor delilin nedir?

    Alıntı
    Günümüzde Cihattan Kasıt Nedir Ne Anlıyorsunuz
    Kılıçla savaş dönemi bittiğine göre ekonomik, siyasi, teknolojik cihad anlıyoruz.


    Alıntı
    Bu Arada Imamhatip42 Yazdığına Göre Size Siz Mezhepleri Bile Kabul Etmezken Bende Rabıtadan Anlatıyorum Hayret Bitşey
    Mezhepleri kabul etmediğimizi nerden çıkardın.


    Alıntı
    Neyse Risalei Nurmu Birşey Yazıyor
    Bunlar Paranın Haricinde Birşey Bilirler Mi Yaaaaaaa Bak Yine şaşırdııııım
    şeyyyyy Birde Vatikan Ve Abd Den Emir Haricinde
    Yani Din Ile Alakalarıvatmı Hayreeeet
    Konumuzla ne alakası var?????


  23. 04.Aralık.2009, 13:56
    12
    Özel Üye
    Alıntı
    BURADA 24 SAAT RİBAT YANİ YANİ KALPDEN MASİVAYİ UZAKLAŞTIRIP ALLAHIN NURUNDAN İSTİFADE ETMENİN FAZİLETİNDEN BAHİS ETMEKDEDİR
    Bir şeyhin vasıtasıyla yap diye buyurulmuyor ama.

    Alıntı
    Peki Mağarada Hazreti Ebu Bekir Endişe Halinde Iken Efendimizin Rabıtayı Tarif Etmesi Ile Sakinleşme Haline Nediyorsun?
    Hangi kaynakta geçiyor delilin nedir?

    Alıntı
    Günümüzde Cihattan Kasıt Nedir Ne Anlıyorsunuz
    Kılıçla savaş dönemi bittiğine göre ekonomik, siyasi, teknolojik cihad anlıyoruz.


    Alıntı
    Bu Arada Imamhatip42 Yazdığına Göre Size Siz Mezhepleri Bile Kabul Etmezken Bende Rabıtadan Anlatıyorum Hayret Bitşey
    Mezhepleri kabul etmediğimizi nerden çıkardın.


    Alıntı
    Neyse Risalei Nurmu Birşey Yazıyor
    Bunlar Paranın Haricinde Birşey Bilirler Mi Yaaaaaaa Bak Yine şaşırdııııım
    şeyyyyy Birde Vatikan Ve Abd Den Emir Haricinde
    Yani Din Ile Alakalarıvatmı Hayreeeet
    Konumuzla ne alakası var?????





+ Yorum Gönder
Git 12 Son