Konusunu Oylayın.: Cariye ile ilgili

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cariye ile ilgili
  1. 19.Ekim.2009, 20:24
    1
    geoloq
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60545
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    Cariye ile ilgili






    Cariye ile ilgili Mumsema Bir devletde müslümanlarla yanaşı kafirlerde yaşayor. Bu devlet Darul kufrdur. Buradakı kafir kadınlara cariye hökmü vermek olarmı ya yox ?


  2. 19.Ekim.2009, 20:24
    1
    Üye



    Bir devletde müslümanlarla yanaşı kafirlerde yaşayor. Bu devlet Darul kufrdur. Buradakı kafir kadınlara cariye hökmü vermek olarmı ya yox ?


    Benzer Konular

    - Sadaka'i cariye

    - Cariye ve Kölelere iyilik ile ilgili hadisler

    - Cariye ile ilişki caiz mi veyada cariye ile nikah oluyormuydu bi anlatırmısınız?

    - Cariye nedir? Cariyelerle ilgili hükümler nelerdir?

    - Cariye nedir?

  3. 19.Ekim.2009, 20:49
    2
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: Cariye




    buyurun şu linkleri bir inceleyin...

    http://www.mumsema.com/diger-soru-ve...tml#post389710

    http://www.mumsema.com/diger-soru-ve...tml#post389711


  4. 19.Ekim.2009, 20:49
    2
    Sedanur



  5. 19.Ekim.2009, 21:22
    3
    geoloq
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60545
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    --->: Cariye

    bizim öz memleketimzde onlarla cariye kimi kullanmağa haqqımız yok. Amma bu memleketi bir müslüman devleti ele keçirse bu kafir olan kadınlar onlara cariye olacaqlar bunlar hetta müslümanların yahın ekrabalrı olsa bele. Demli carye hökmü onların üzerinde sülh olsa bele kalır?


  6. 19.Ekim.2009, 21:22
    3
    Üye
    bizim öz memleketimzde onlarla cariye kimi kullanmağa haqqımız yok. Amma bu memleketi bir müslüman devleti ele keçirse bu kafir olan kadınlar onlara cariye olacaqlar bunlar hetta müslümanların yahın ekrabalrı olsa bele. Demli carye hökmü onların üzerinde sülh olsa bele kalır?


  7. 19.Ekim.2009, 21:26
    4
    deli gönül
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60585
    Mesaj Sayısı: 66
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 47

    --->: Cariye

    biraz insaf. o kadar nefsi problemimiz varken birde şimdi cariyelik konusumu açıldı. konuyu açan evlen kurtul be arkadaş, yoksa bu konuların sırası değil


    Selam Hidayete Tabi Olanlara


  8. 19.Ekim.2009, 21:26
    4
    deli gönül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Seyirci Üye
    biraz insaf. o kadar nefsi problemimiz varken birde şimdi cariyelik konusumu açıldı. konuyu açan evlen kurtul be arkadaş, yoksa bu konuların sırası değil


    Selam Hidayete Tabi Olanlara


  9. 19.Ekim.2009, 21:52
    5
    İsrâ
    İsrâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ekim.2009
    Üye No: 59972
    Mesaj Sayısı: 1,575
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: Cariye ile ilgili

    CÂRİYE

    Müslümanların giriştikleri cihat sırasında esir edilen veyahut para ile satın alınan kadın ve kızlar. Başkasının mülkü olan köle kadın. "Câriye" sözcüğü denizin üzerinde akıp giden gemiye denir. Câriyeler de efendilerinin emir ve hizmetleri çerçevesinde hareket etmeleri sebebiyle bu ismi almışlardır (Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuku İslâmiyye ve Istılâhâtı Fıkhıyye Kamusu, III, 344).
    Câriyeliğin kaynağı, savaş esiri kadınlardır. Savaş sonrasında tıpkı erkek esirler hakkında olduğu gibi kadın esirler de ya karşılıksız olarak, ya fidye karşılığı serbest bırakılırlar veya köle olarak gazilere dağıtılırlar. Hiç şüphesiz bu alternatiflerden biri tercih edilirken, karşı tarafın elindeki müslüman esirlerin durumu ve İslâm'ın maslahatı gözetilerek tercih yapılır.
    Câriyelerin işgal ettikleri mevki ve tesir, köle ve azatlıların mevki ve tesirlerinden aşağı değildir. Bu esirler kim olursa olsun cihada katılan müslüman askerler arasında paylaştırılacak ganimetlerdendir. Câriyelik, kölelik gibi, insanın yeryüzündeki mevcudiyeti kadar eskidir. Tarih boyunca kendisinde bir kuvvet ve kudret gören, bir başkasını hizmetinde kullanmış ve ona tahakküm etmiştir. Bunda kadınla erkeğin farkı yoktur. Köleler gibi câriyelerin de alınıp satılması tabii olarak insanlığın geçirdiği sayısız merhaleden sonra başlamış olması gerekir.
    Bir zamanlar câriyelerin talim ve terbiyesi pek kazançlı bir iş olduğundan, bu yolla para kazanmak isteyen kişi esir pazarına gider, zekâ ve istidat sahibi bir câriye satın alır, ona şiir ve edebiyat, şarkı ve çalgı, Kur'an okumak, ev idaresi gibi şeylerden birini öğrettikten sonra aldığı fiyatın birkaç katına satardı. Bu câriyelerden bazıları, hanendelik, şiir veya edebiyatta fevkalâde maharet sahibi olmalarından dolayı çok pahalı satılırlardı.
    Köleler gibi câriyeler de sahipleri tarafından azat edilirlerdi. Esir azat etmek, İslâm nazarında önemli bir sevap olarak kabul edildiği için, müslümanlar köle ve câriyelerini azat ederlerdi. Azat edilen câriye veyahut köleye, efendisi tarafından ıtıknâme yani özgür olduğuna dair bir belge verilirdi. İçlerinden bu ıtıknâmeleri muska gibi boyunlarına takanlar vardı.
    Câriyeler iyi muamele görürlerdi. Sert efendilere tesadüf eder ve memnun olmazlarsa, diğer birine satılmasını teklif eder; arzusu yerine getirilmediği takdirde kaçarak kendini sattırırdı. Bununla birlikte kıskançlık yüzünden hırpalananlar da olurdu. Ayrıca câriyelere "halâyık" denirdi.
    İslâm hukukunda câriyeler diğer kadınlardan farklı bir statüye tabidirler. Efendileri nafakalarını ödemek ve iffetlerini korumak mecburiyetindedirler. Onlara iyi davranılması da Kur'an'da emredilmektedir (en-Nisa, 4/36). Efendileri, yediklerinden onlara yedirir, giydiklerinden giydirirler. Azat edilmeleri sözkonusu edilmemiş olan câriyeler alınıp satılabilirler. Ancak azat edilmeleri efendilerinin ölümüne bağlı olanlar, azat edilmeleri karşılığında kendilerinden bir bedel talep edilmiş olanlar ya da efendilerinden çocuk getirmiş olup "Ümmü Veled" statüsünü kazanmış olanlar alınıp satılamazlar.
    İslâm gerek kölelerin, gerek câriyelerin hürriyetlerine kavuşturulmaları konusunda teşvikte bulunmuş, ayrıca bir çok suça keffaret olarak azâd edilmelerini öngörerek hürriyetlerine kavuşmaları için gerekli yolları çoğaltmıştır. Câriyelik ve kölelik, İslâm adına müslüman olmayan toplumlarla yapılan savaşların ortaya çıkardığı bir kurum olup, bugün için kendiliğinden ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bunun için bu konuda teferruata girmek gereksizdir.

    M. Said ŞİMŞEK



  10. 19.Ekim.2009, 21:52
    5
    İsrâ
    CÂRİYE

    Müslümanların giriştikleri cihat sırasında esir edilen veyahut para ile satın alınan kadın ve kızlar. Başkasının mülkü olan köle kadın. "Câriye" sözcüğü denizin üzerinde akıp giden gemiye denir. Câriyeler de efendilerinin emir ve hizmetleri çerçevesinde hareket etmeleri sebebiyle bu ismi almışlardır (Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuku İslâmiyye ve Istılâhâtı Fıkhıyye Kamusu, III, 344).
    Câriyeliğin kaynağı, savaş esiri kadınlardır. Savaş sonrasında tıpkı erkek esirler hakkında olduğu gibi kadın esirler de ya karşılıksız olarak, ya fidye karşılığı serbest bırakılırlar veya köle olarak gazilere dağıtılırlar. Hiç şüphesiz bu alternatiflerden biri tercih edilirken, karşı tarafın elindeki müslüman esirlerin durumu ve İslâm'ın maslahatı gözetilerek tercih yapılır.
    Câriyelerin işgal ettikleri mevki ve tesir, köle ve azatlıların mevki ve tesirlerinden aşağı değildir. Bu esirler kim olursa olsun cihada katılan müslüman askerler arasında paylaştırılacak ganimetlerdendir. Câriyelik, kölelik gibi, insanın yeryüzündeki mevcudiyeti kadar eskidir. Tarih boyunca kendisinde bir kuvvet ve kudret gören, bir başkasını hizmetinde kullanmış ve ona tahakküm etmiştir. Bunda kadınla erkeğin farkı yoktur. Köleler gibi câriyelerin de alınıp satılması tabii olarak insanlığın geçirdiği sayısız merhaleden sonra başlamış olması gerekir.
    Bir zamanlar câriyelerin talim ve terbiyesi pek kazançlı bir iş olduğundan, bu yolla para kazanmak isteyen kişi esir pazarına gider, zekâ ve istidat sahibi bir câriye satın alır, ona şiir ve edebiyat, şarkı ve çalgı, Kur'an okumak, ev idaresi gibi şeylerden birini öğrettikten sonra aldığı fiyatın birkaç katına satardı. Bu câriyelerden bazıları, hanendelik, şiir veya edebiyatta fevkalâde maharet sahibi olmalarından dolayı çok pahalı satılırlardı.
    Köleler gibi câriyeler de sahipleri tarafından azat edilirlerdi. Esir azat etmek, İslâm nazarında önemli bir sevap olarak kabul edildiği için, müslümanlar köle ve câriyelerini azat ederlerdi. Azat edilen câriye veyahut köleye, efendisi tarafından ıtıknâme yani özgür olduğuna dair bir belge verilirdi. İçlerinden bu ıtıknâmeleri muska gibi boyunlarına takanlar vardı.
    Câriyeler iyi muamele görürlerdi. Sert efendilere tesadüf eder ve memnun olmazlarsa, diğer birine satılmasını teklif eder; arzusu yerine getirilmediği takdirde kaçarak kendini sattırırdı. Bununla birlikte kıskançlık yüzünden hırpalananlar da olurdu. Ayrıca câriyelere "halâyık" denirdi.
    İslâm hukukunda câriyeler diğer kadınlardan farklı bir statüye tabidirler. Efendileri nafakalarını ödemek ve iffetlerini korumak mecburiyetindedirler. Onlara iyi davranılması da Kur'an'da emredilmektedir (en-Nisa, 4/36). Efendileri, yediklerinden onlara yedirir, giydiklerinden giydirirler. Azat edilmeleri sözkonusu edilmemiş olan câriyeler alınıp satılabilirler. Ancak azat edilmeleri efendilerinin ölümüne bağlı olanlar, azat edilmeleri karşılığında kendilerinden bir bedel talep edilmiş olanlar ya da efendilerinden çocuk getirmiş olup "Ümmü Veled" statüsünü kazanmış olanlar alınıp satılamazlar.
    İslâm gerek kölelerin, gerek câriyelerin hürriyetlerine kavuşturulmaları konusunda teşvikte bulunmuş, ayrıca bir çok suça keffaret olarak azâd edilmelerini öngörerek hürriyetlerine kavuşmaları için gerekli yolları çoğaltmıştır. Câriyelik ve kölelik, İslâm adına müslüman olmayan toplumlarla yapılan savaşların ortaya çıkardığı bir kurum olup, bugün için kendiliğinden ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bunun için bu konuda teferruata girmek gereksizdir.

    M. Said ŞİMŞEK



  11. 19.Ekim.2009, 23:07
    6
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Cariye ile ilgili

    Alıntı
    Bir devletde müslümanlarla yanaşı kafirlerde yaşayor. Bu devlet Darul kufrdur. Buradakı kafir kadınlara cariye hökmü vermek olarmı ya yox ?
    Darul kufur şu ana kadar müslümanlar tarafından hiç fethedilemeyen yerlerdir.
    Müslümanlar tarafından fethedilmiş bir yer asla birdaha darül küfür olamaz.
    Fethedilmiş olduğu halde islam hükümleri uygulanmıyorsa, bu gasbedilmiş bir yer hükmündedir, darul küfür değildir.


  12. 19.Ekim.2009, 23:07
    6
    Moderatör
    Alıntı
    Bir devletde müslümanlarla yanaşı kafirlerde yaşayor. Bu devlet Darul kufrdur. Buradakı kafir kadınlara cariye hökmü vermek olarmı ya yox ?
    Darul kufur şu ana kadar müslümanlar tarafından hiç fethedilemeyen yerlerdir.
    Müslümanlar tarafından fethedilmiş bir yer asla birdaha darül küfür olamaz.
    Fethedilmiş olduğu halde islam hükümleri uygulanmıyorsa, bu gasbedilmiş bir yer hükmündedir, darul küfür değildir.


  13. 20.Ekim.2009, 16:10
    7
    geoloq
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60545
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    --->: Cariye ile ilgili

    Kardeş ben sana maslahat ederdim ABU HANZALA kardeşin derslerini dinleyesen. Hökmlere aid kitaplar okuyasan. Onda bilersen darul islam nerede olur.


  14. 20.Ekim.2009, 16:10
    7
    Üye
    Kardeş ben sana maslahat ederdim ABU HANZALA kardeşin derslerini dinleyesen. Hökmlere aid kitaplar okuyasan. Onda bilersen darul islam nerede olur.


  15. 20.Ekim.2009, 21:09
    8
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Cariye ile ilgili

    Alıntı
    Kardeş ben sana maslahat ederdim ABU HANZALA kardeşin derslerini dinleyesen. Hökmlere aid kitaplar okuyasan. Onda bilersen darul islam nerede olur
    Ebu Hanzalayı tanımıyorum Alim olabilir ama ebu Hanzalalar dünyaya gelmeden önce alimler bu konuyu asırlarca tartışmış ve fikir belirtmişler.
    tartışmaların sonunda 2 görüş ortaya çıkmış:
    1-Bir belde islami hükümlerle yönetiliyorsa, bu yer darul islamdır.
    2-Bir belde müslümanlar tarafından fethedilmişse, kıyamete kadar artık darül islamdır. islami hükümlerle yönetilmesede. (gasbedilmiş belde hükmündedir) ben bu 2. görüşü benimsiyorum.


  16. 20.Ekim.2009, 21:09
    8
    Moderatör
    Alıntı
    Kardeş ben sana maslahat ederdim ABU HANZALA kardeşin derslerini dinleyesen. Hökmlere aid kitaplar okuyasan. Onda bilersen darul islam nerede olur
    Ebu Hanzalayı tanımıyorum Alim olabilir ama ebu Hanzalalar dünyaya gelmeden önce alimler bu konuyu asırlarca tartışmış ve fikir belirtmişler.
    tartışmaların sonunda 2 görüş ortaya çıkmış:
    1-Bir belde islami hükümlerle yönetiliyorsa, bu yer darul islamdır.
    2-Bir belde müslümanlar tarafından fethedilmişse, kıyamete kadar artık darül islamdır. islami hükümlerle yönetilmesede. (gasbedilmiş belde hükmündedir) ben bu 2. görüşü benimsiyorum.


  17. 20.Ekim.2009, 21:23
    9
    geoloq
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60545
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    --->: Cariye ile ilgili

    Ebu Hanzala elim talebesi. Onun akidesinde ben heç bir yanlışlık tapanı tanımıyorum. Onun derslerine kulak assan daha iyi olar.
    1-Bir belde islami hükümlerle yönetiliyorsa, bu yer darul islamdır. Bu yeri bana göstere bilersenmi?
    2-Bir belde müslümanlar tarafından fethedilmişse, kıyamete kadar artık darül islamdır islami hükümlerle yönetilmesede.- Bununla bende razı deyilem. yaşadığımz zamanda bunu görüyoruz. müslümanlar tarafından fethedilmiş ölkelerde tövhid üzerinde olan müslümanlara VEHHABİ diye isimlendiriyorlar.


  18. 20.Ekim.2009, 21:23
    9
    Üye
    Ebu Hanzala elim talebesi. Onun akidesinde ben heç bir yanlışlık tapanı tanımıyorum. Onun derslerine kulak assan daha iyi olar.
    1-Bir belde islami hükümlerle yönetiliyorsa, bu yer darul islamdır. Bu yeri bana göstere bilersenmi?
    2-Bir belde müslümanlar tarafından fethedilmişse, kıyamete kadar artık darül islamdır islami hükümlerle yönetilmesede.- Bununla bende razı deyilem. yaşadığımz zamanda bunu görüyoruz. müslümanlar tarafından fethedilmiş ölkelerde tövhid üzerinde olan müslümanlara VEHHABİ diye isimlendiriyorlar.


  19. 20.Ekim.2009, 21:39
    10
    geoloq
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60545
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    --->: Cariye ile ilgili

    Kardeşler Cariye ile ilgili meselede elbette deye bilerik ki, yaşadığımız zamanda kölelik hökmü yok. Sonra başka onun hükmü yok, bunun hökmü yok akirda o kalırki islamın heçbir hükmü kalmayır. Amma anlamlıyızki Cariye ile ilgili meseleden başlayaraq bütün islamın hükümleri kiyametecen kalmalıdır! En azından bunu öyrenib yaşadmalıyık.


  20. 20.Ekim.2009, 21:39
    10
    Üye
    Kardeşler Cariye ile ilgili meselede elbette deye bilerik ki, yaşadığımız zamanda kölelik hökmü yok. Sonra başka onun hükmü yok, bunun hökmü yok akirda o kalırki islamın heçbir hükmü kalmayır. Amma anlamlıyızki Cariye ile ilgili meseleden başlayaraq bütün islamın hükümleri kiyametecen kalmalıdır! En azından bunu öyrenib yaşadmalıyık.


  21. 24.Ekim.2009, 10:09
    11
    geoloq
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2009
    Üye No: 60545
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    --->: Cariye ile ilgili

    Darul kufur şu ana kadar müslümanlar tarafından hiç fethedilemeyen yerlerdir
    Müslümanlar tarafından fethedilmiş bir yer asla birdaha darül küfür olamaz
    Fethedilmiş olduğu halde islam hükümleri uygulanmıyorsa, bu gasbedilmiş bir yer hükmündedir, darul küfür değildir

    Onda müslümanlar İspaniyanı ve evropanın bir cok yerlerini tutmuşdular. Oradamı darul islamdır?


  22. 24.Ekim.2009, 10:09
    11
    Üye
    Darul kufur şu ana kadar müslümanlar tarafından hiç fethedilemeyen yerlerdir
    Müslümanlar tarafından fethedilmiş bir yer asla birdaha darül küfür olamaz
    Fethedilmiş olduğu halde islam hükümleri uygulanmıyorsa, bu gasbedilmiş bir yer hükmündedir, darul küfür değildir

    Onda müslümanlar İspaniyanı ve evropanın bir cok yerlerini tutmuşdular. Oradamı darul islamdır?





+ Yorum Gönder