Konusunu Oylayın.: Tövbe almak hakkında soru

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Tövbe almak hakkında soru
  1. 11.Ekim.2009, 11:55
    1
    Smyy.
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Eylül.2009
    Üye No: 55674
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 28

    Tövbe almak hakkında soru






    Tövbe almak hakkında soru Mumsema Selamun aleyküm arkadaşlar bir sorum olcaktı bir insanın gidip şeyhlerden tövbe alması doğru mu tövbe aldığı kişiyi kendi vekili edip tövbe almak diye birşey var mı yanında tövbe aldığın şeyh tövbeni kabul etse ne olur Allah c.c. Kabul etmedikten sonra acaba doğru mu düşünüyorum yardımlarınızı bekliyorum


  2. 11.Ekim.2009, 11:55
    1
    Üye



    Selamun aleyküm arkadaşlar bir sorum olcaktı bir insanın gidip şeyhlerden tövbe alması doğru mu tövbe aldığı kişiyi kendi vekili edip tövbe almak diye birşey var mı yanında tövbe aldığın şeyh tövbeni kabul etse ne olur Allah c.c. Kabul etmedikten sonra acaba doğru mu düşünüyorum yardımlarınızı bekliyorum


    Benzer Konular

    - Tövbe almak caiz mi

    - Tövbe Almak

    - Tövbe hakkında soru

    - Tarikat ve tövbe almak doğru mu?

    - Cenabetli iken abdest almak hakkında soru?

  3. 11.Ekim.2009, 12:18
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    --->: Tövbe almak




    İnsanlık hâli bir günah işleyince ne yapmak gerekir?
    Tevbe istiğfar nasıl yapılır
    Sıkıntıdan kurtulmak için
    Günahı küçük görmek
    Dedikodu
    İyi amelin önemi
    Büyük günah işleyen kimse, tevbeden başka ne yapması gerekir?
    Yetmiş istiğfar
    Tevbem kabul oldu mu?
    Son nefeste tevbe
    Çok günah işleyen biri, Allah’ın sevgili kulu olabilir mi?
    BUYRUN
    Sual:İnsanlık hâli bir günah işleyince ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Günah işleyince, hemen [kalb ile] tevbe ve [dil ile] istiğfar etmelidir! Kalbe gelen her sıkıntı ve karartı; tevbe, istiğfar ve pişmanlık ile ve Allahü teâlâya sığınarak kolayca giderilebilir. Fakat, bu alçak dünya için gelen karartı, leke, kalbi büsbütün karartır. Bunu temizlemek çok güç olur. (Dünyaya düşkün olmak, günahların başıdır) hadis-i şerifi bunu göstermektedir. (Beyheki)
    Günah işleyen biri, pişman olur, abdest alıp namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse, Allahü teâlâ, o günahı elbette affeder. Çünkü, âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
    (Biri günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, Allahü teâlâya istiğfar ederse, Allahü teâlâyı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur.) [Nisa 110]
    M.Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki:
    Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak çok faydalıdır. Çok tecrübe edilmiştir. Beyheki’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. (c.2, m.80)
    Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tevbe etmek lazımdır.
    Tevbe istiğfar nasıl yapılır
    Sual: Tevbe-istiğfar nedir, nasıl yapılır?
    CEVAP
    İstiğfar etmek, estağfirullah demektir. Tevbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]
    Sıkıntıdan kurtulmak için
    Belalardan, sıkıntılardan kurtulmak için, istiğfar okumak çok faydalıdır. Her zaman yüz defa (Estağfirullâhel’azim ellezi lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünerek söylemelidir!
    Manası, (Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allah’a istiğfar eder ve günahlarıma pişman olup Ona sığınırım) demektir.
    Günahı küçük görmek
    Günahların bazısı, bazısına göre küçük görünse de, Allahü teâlânın emirlerini yapmamak olduğu için hepsi de büyüktür. Çünkü Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde gizlidir. Hadis-i şerifte, (Küçük günaha devam edilirse, büyük olur) buyuruldu. Küçük görülen günah büyür.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Günahların küçük görüneninden sakının! Bunlar toplanınca sahibini helak eder. Bu şuna benzer ki, bir kavim bir vadiye iner, çerçöp, odun ne bulurlarsa toplayıp getirirler. Böylece koca bir yığın olur. Bunu yakıp ateşinde ekmeklerini pişirirler. İşte küçük görünen günahlardan hesaba çekilen de helak olur.) [Taberani]
    (Hep günah işleyenin kalbi mühürlenir, artık sevap işleyemez olur.) [Bezzar]
    Sual: Bazen kadınlarla toplanıyoruz. Çeşitli dedikodular ediliyor, en azından boş şeyler konuşuluyor. Bu günahlardan kurtulmak için bir dua var mıdır?
    CEVAP
    Yapılan günahlar için tevbe-istiğfar etmek gerekir. Hak sahipleri ile de helalleşmek gerekir. Ayrıca Allahü teâlâyı anmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bir yerde toplanıp lüzumsuz şeyler konuşanlar, kalkarken, “Sübhanekallahümme ve bihamdike eşhedü en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubü ileyke” okurlarsa, orada işledikleri günahlar affolur.) [Tirmizi]
    İyi amelin önemi
    Sual: Büyük günah işleyen kimse, tevbeden başka ne yapması gerekir?
    CEVAP
    İyi amel işlemesi gerekir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Biz iyi amellerde bulunanların mükafatlarını elbette zayi etmeyiz.) [Kehf 30]
    (Allah ihsan edenleri sever.) [Al-i İmran 134]
    (Asra yemin olsun ki, insanlar ziyandadır; ancak iman edip salih amel işleyenler müstesnadır.) [Asr 1-3]
    Sual: Yetmiş istiğfar hemen namazın sonunda mı okunur? Fazileti nedir?
    CEVAP
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Her namazdan sonra yetmiş istiğfar okuyanın, işlediği günahlar affolur ve Cennetteki köşklerini görmeden dünyadan gitmez.) [Deylemi]
    [Yani ölürken Cennetteki köşklerini görür.]
    (Her namazdan sonra, üç kere, “Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el hayyel-kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, bütün günahları affolur.) [İbni Sünni]
    Muhammed Masum hazretleri, bu üç istiğfarın, namaz sonunda Allahümme entesselam… dan sonra, kalan 67 istiğfarı da sadece Estağfirullah diyerek duadan sonra okuduğunu bildiriyor. (c.2, m.80)
    Tevbem kabul oldu mu?
    Sual: Tevbenin kabul edildiği bilinebilir mi?
    CEVAP
    İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
    Tevbenin kabul edildiğine dair alametler vardır. Böyle bir kimse,
    1- Tevbe ettiği günahlara meyletmez.
    2- Her yerde, her zaman Allahü teâlânın kendisini gördüğünü bilip günah işlemekten utanır.
    3- Fasıklardan kaçar, salihlerle beraber olur.
    4- Dünya malına tamah etmez. Ahiret için çalıştığını az görür.
    5- Farz amelleri aksatmaz.
    6- İşlediği günahları hatırladıkça üzülür ve istiğfar eder. Bütün azalarını günah işlemekten muhafaza etmeye çalışır.
    Böyle bir kimsenin tevbesi kabul edilmiş demektir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Elbette, Allahü teâlâ, tevbe edenleri de, temizlenenleri de sever.) [Bekara 222]
    Son nefeste tevbe
    Sual: Son nefeste yapılan tevbeler kabul olur mu?
    CEVAP
    Evet son nefeste yapılan tevbe kabul edilir.
    Son nefeste Müslümanın tevbe etmesi sahih olur ise de, kâfirin tevbesi, yani imana gelmesi sahih olmaz. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Kötülükleri işleyip dururken, ölüm gelince; “Şimdi tevbe [iman] ettim” diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tevbesi [imanı] makbul değildir.) [Nisa 18]
    (Firavun boğulacağı an, “İsrailoğullarının inandığından başka ilah olmadığına inandım, artık ben de Müslüman oldum” dedi. Ona, “Şimdi mi inandın, daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin” dendi.) [Yunus 90, 91]
    (Artık o çetin azabımızı [azap meleklerini] gördükleri zaman, Allah’a inandık derler. Fakat o zaman inanmaları bir fayda vermez.) [Mümin 84]
    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Güneş batıdan doğmadığı müddetçe, tevbe eden kimsenin tevbesi [iman etmesi] kabul olur.) [Müslim]
    Sual: Çok günah işleyen biri, Allah’ın sevgili kulu olabilir mi?
    CEVAP
    Elbette olur. Tevbe edenin günahları affolur. Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever. Hadis-i şerifte, (Tevbe eden Allah’ın habibidir) buyuruldu. (İ.Ebiddünya) [Habib, sevgili demektir.]
    Tevbe edip bir daha günah işlemeyen, Allahü teâlânın sevdiği kul olur.
    Kur’an-ı kerimde de mealen, (Allah, tevbe edenleri sever) buyuruluyor. (Bekara 222)


  4. 11.Ekim.2009, 12:18
    2
    Moderatör



    İnsanlık hâli bir günah işleyince ne yapmak gerekir?
    Tevbe istiğfar nasıl yapılır
    Sıkıntıdan kurtulmak için
    Günahı küçük görmek
    Dedikodu
    İyi amelin önemi
    Büyük günah işleyen kimse, tevbeden başka ne yapması gerekir?
    Yetmiş istiğfar
    Tevbem kabul oldu mu?
    Son nefeste tevbe
    Çok günah işleyen biri, Allah’ın sevgili kulu olabilir mi?
    BUYRUN
    Sual:İnsanlık hâli bir günah işleyince ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Günah işleyince, hemen [kalb ile] tevbe ve [dil ile] istiğfar etmelidir! Kalbe gelen her sıkıntı ve karartı; tevbe, istiğfar ve pişmanlık ile ve Allahü teâlâya sığınarak kolayca giderilebilir. Fakat, bu alçak dünya için gelen karartı, leke, kalbi büsbütün karartır. Bunu temizlemek çok güç olur. (Dünyaya düşkün olmak, günahların başıdır) hadis-i şerifi bunu göstermektedir. (Beyheki)
    Günah işleyen biri, pişman olur, abdest alıp namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse, Allahü teâlâ, o günahı elbette affeder. Çünkü, âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
    (Biri günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, Allahü teâlâya istiğfar ederse, Allahü teâlâyı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur.) [Nisa 110]
    M.Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki:
    Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak çok faydalıdır. Çok tecrübe edilmiştir. Beyheki’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. (c.2, m.80)
    Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tevbe etmek lazımdır.
    Tevbe istiğfar nasıl yapılır
    Sual: Tevbe-istiğfar nedir, nasıl yapılır?
    CEVAP
    İstiğfar etmek, estağfirullah demektir. Tevbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]
    Sıkıntıdan kurtulmak için
    Belalardan, sıkıntılardan kurtulmak için, istiğfar okumak çok faydalıdır. Her zaman yüz defa (Estağfirullâhel’azim ellezi lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünerek söylemelidir!
    Manası, (Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allah’a istiğfar eder ve günahlarıma pişman olup Ona sığınırım) demektir.
    Günahı küçük görmek
    Günahların bazısı, bazısına göre küçük görünse de, Allahü teâlânın emirlerini yapmamak olduğu için hepsi de büyüktür. Çünkü Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde gizlidir. Hadis-i şerifte, (Küçük günaha devam edilirse, büyük olur) buyuruldu. Küçük görülen günah büyür.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Günahların küçük görüneninden sakının! Bunlar toplanınca sahibini helak eder. Bu şuna benzer ki, bir kavim bir vadiye iner, çerçöp, odun ne bulurlarsa toplayıp getirirler. Böylece koca bir yığın olur. Bunu yakıp ateşinde ekmeklerini pişirirler. İşte küçük görünen günahlardan hesaba çekilen de helak olur.) [Taberani]
    (Hep günah işleyenin kalbi mühürlenir, artık sevap işleyemez olur.) [Bezzar]
    Sual: Bazen kadınlarla toplanıyoruz. Çeşitli dedikodular ediliyor, en azından boş şeyler konuşuluyor. Bu günahlardan kurtulmak için bir dua var mıdır?
    CEVAP
    Yapılan günahlar için tevbe-istiğfar etmek gerekir. Hak sahipleri ile de helalleşmek gerekir. Ayrıca Allahü teâlâyı anmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bir yerde toplanıp lüzumsuz şeyler konuşanlar, kalkarken, “Sübhanekallahümme ve bihamdike eşhedü en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubü ileyke” okurlarsa, orada işledikleri günahlar affolur.) [Tirmizi]
    İyi amelin önemi
    Sual: Büyük günah işleyen kimse, tevbeden başka ne yapması gerekir?
    CEVAP
    İyi amel işlemesi gerekir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Biz iyi amellerde bulunanların mükafatlarını elbette zayi etmeyiz.) [Kehf 30]
    (Allah ihsan edenleri sever.) [Al-i İmran 134]
    (Asra yemin olsun ki, insanlar ziyandadır; ancak iman edip salih amel işleyenler müstesnadır.) [Asr 1-3]
    Sual: Yetmiş istiğfar hemen namazın sonunda mı okunur? Fazileti nedir?
    CEVAP
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Her namazdan sonra yetmiş istiğfar okuyanın, işlediği günahlar affolur ve Cennetteki köşklerini görmeden dünyadan gitmez.) [Deylemi]
    [Yani ölürken Cennetteki köşklerini görür.]
    (Her namazdan sonra, üç kere, “Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el hayyel-kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, bütün günahları affolur.) [İbni Sünni]
    Muhammed Masum hazretleri, bu üç istiğfarın, namaz sonunda Allahümme entesselam… dan sonra, kalan 67 istiğfarı da sadece Estağfirullah diyerek duadan sonra okuduğunu bildiriyor. (c.2, m.80)
    Tevbem kabul oldu mu?
    Sual: Tevbenin kabul edildiği bilinebilir mi?
    CEVAP
    İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
    Tevbenin kabul edildiğine dair alametler vardır. Böyle bir kimse,
    1- Tevbe ettiği günahlara meyletmez.
    2- Her yerde, her zaman Allahü teâlânın kendisini gördüğünü bilip günah işlemekten utanır.
    3- Fasıklardan kaçar, salihlerle beraber olur.
    4- Dünya malına tamah etmez. Ahiret için çalıştığını az görür.
    5- Farz amelleri aksatmaz.
    6- İşlediği günahları hatırladıkça üzülür ve istiğfar eder. Bütün azalarını günah işlemekten muhafaza etmeye çalışır.
    Böyle bir kimsenin tevbesi kabul edilmiş demektir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Elbette, Allahü teâlâ, tevbe edenleri de, temizlenenleri de sever.) [Bekara 222]
    Son nefeste tevbe
    Sual: Son nefeste yapılan tevbeler kabul olur mu?
    CEVAP
    Evet son nefeste yapılan tevbe kabul edilir.
    Son nefeste Müslümanın tevbe etmesi sahih olur ise de, kâfirin tevbesi, yani imana gelmesi sahih olmaz. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Kötülükleri işleyip dururken, ölüm gelince; “Şimdi tevbe [iman] ettim” diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tevbesi [imanı] makbul değildir.) [Nisa 18]
    (Firavun boğulacağı an, “İsrailoğullarının inandığından başka ilah olmadığına inandım, artık ben de Müslüman oldum” dedi. Ona, “Şimdi mi inandın, daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin” dendi.) [Yunus 90, 91]
    (Artık o çetin azabımızı [azap meleklerini] gördükleri zaman, Allah’a inandık derler. Fakat o zaman inanmaları bir fayda vermez.) [Mümin 84]
    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Güneş batıdan doğmadığı müddetçe, tevbe eden kimsenin tevbesi [iman etmesi] kabul olur.) [Müslim]
    Sual: Çok günah işleyen biri, Allah’ın sevgili kulu olabilir mi?
    CEVAP
    Elbette olur. Tevbe edenin günahları affolur. Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever. Hadis-i şerifte, (Tevbe eden Allah’ın habibidir) buyuruldu. (İ.Ebiddünya) [Habib, sevgili demektir.]
    Tevbe edip bir daha günah işlemeyen, Allahü teâlânın sevdiği kul olur.
    Kur’an-ı kerimde de mealen, (Allah, tevbe edenleri sever) buyuruluyor. (Bekara 222)


  5. 01.Kasım.2009, 10:26
    3
    tlhkrm
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ekim.2009
    Üye No: 61054
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 43

    --->: Tövbe almak

    Kardeş O şeyh Kim Oluyorda Senin Tevbeni Kabul Ediyor Haşa Allahmı Oşeyh Münker Nekir Geldiğinde Bakalım Kendini Kurtarabilecekmi Allahla Kul Arasına Kimse Giremez Tevbe Edceksen Allah Huzurunda Edersin Bu Kalbi Bir Olaydır. Kalblerin Anahtarıda Bakara Suresinde Geçtiği üzere Allahu Tealadadır Kim Derseki şuşeyh In Kalbgözü Falan Açık Kalbinden Geçeni Bilir. Ondan Büyük Yalancı Yok Demektir Lütfen Imanınıza şirk Bulaştırmayın.


  6. 01.Kasım.2009, 10:26
    3
    tlhkrm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Kardeş O şeyh Kim Oluyorda Senin Tevbeni Kabul Ediyor Haşa Allahmı Oşeyh Münker Nekir Geldiğinde Bakalım Kendini Kurtarabilecekmi Allahla Kul Arasına Kimse Giremez Tevbe Edceksen Allah Huzurunda Edersin Bu Kalbi Bir Olaydır. Kalblerin Anahtarıda Bakara Suresinde Geçtiği üzere Allahu Tealadadır Kim Derseki şuşeyh In Kalbgözü Falan Açık Kalbinden Geçeni Bilir. Ondan Büyük Yalancı Yok Demektir Lütfen Imanınıza şirk Bulaştırmayın.


  7. 26.Ekim.2013, 04:20
    4
    muallimfatih
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mayıs.2010
    Üye No: 75805
    Mesaj Sayısı: 52
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Tövbe almak hakkında soru

    Soruya neden cevâp verilmemiş? Bu kul, şöyle anladı:
    Tevbe ile ilgili bâzı konuları işleyerek "tevbe alma"nın İslâm'da olmayan bir bid'at olduğu gösterilmek istenmiş...
    İnşâallâh öyle değildir! Fakat doğru anlaşılması için ona göre yazmak gerekir. Hatâ; yanlış anlayanın değil, yanlış anlaşılmasına yol açanındır...
    "Allahla Kul Arasına Kimse Giremez" diyerek beylik bir lâf edilmiş...
    Cebrâil Aleyhisselâm; Allâh Te'âlâ ile kulu ve Resûlü Sall'allâhu Aleyhi Ve Sellem arasına girmedi mi?
    Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtu Vesselâm; Hakk Te'âlâ Ve subhânehû Hazretleri ile kulları arasına girmedi mi?
    Azrâil Aleyhisselâm; insânların cânını alırken Allâh-u Zülcelâl Hazretleri ile kulları arasına girmiyor mu? (Cânı veren de alan da Allâh'tır. O bâbda yânî!...
    İmâm Efendi; namaz kıldırırken cemaâtteki kullarla Allâh Celle Celâlûhû arasına girmiyor mu?'
    "Ben senin borcunu öderim." diyen kişi; Allâh ile kul arasına girmiyor mu? (Rızkı veren Allâh'tır bâbında yânî)
    * * * * * * * * * * * *
    "Allâh ile kul arasına kimse giremez"
    anlayışındaki biri; şöyle düşünüyor olmalıdır:
    Tevbe alan mürşidler, şeyhler; kendilerini Allâh sanıyorlar. Onlardan tevbe alanlar da mürşidlerine, şeyhlerine "Yaratıcı" tahtında görüyorlar. Namazlarında Allâh demiyorlar; tâbisi oldukları zâtın adını söylüyorlar vs vs...
    Böyle düşünmüyorsa bile bundan sonra düşünmelidir. Çünkü sarfedilen sözlerin ucu, oralara kadar gidiyor. Kendisi ile arasına şeyhini, mürşidini alan kişi; o zâtı Allâh'tan üstün görüyor demektir. Öyleyse "Allâh ile kul arasına kimse giremez" diyen kişiler; "şöyle düşünüyor olmalıdır" dediğimden sonraki kısmı da iddiâ ediyorlar demektir.
    Kavga eden iki kişiyi ayıran birine:
    "Sen aramıza girmeseydin belki de birbirimizin ölümüne sebep olup helâk olacaktık!"
    Diye teşekkür ederler...
    İki insânın arasına vasıfsız bir insân bile girebiliyor da sırf şâhîd olmak, gözetmek ve rehberlik amacıyla neden bir mürşid girmesin? Amazon Ormanları'na gidip de "Allâh, bana yol gösterir" diyerek yanına rehber almayan kişinin hâli nice olur?..
    Kendine bakmadan başkalarını küçük görenler; İslâm'ı daha iyi araştırmalı, sağdan soldan duyduklarıyla hareket etmemelidirler. Günümüzde öyle yılanlar vâr ki "Son Peygamber"in kim olduğu, Kur'ân-ı Kerîm'de bildirildiği hâlde, kendilerinin peygamber olduğunu türlü yalanlarla bir kısım da insânlara kabûl ettiriyorlar. İşte, asıl bunların verdikleri tevbeden kaçınmak gerektir.
    Tevbe almak yoksa biât etmek de yoktur. O hâlde Devlet'in Cumhurbaşkanı'na da Başbakanı'na da biât etmeyeceksin! Akabe Biâtı'nı da ya unutacaksın ya da hiç yaşanmamış bir ütopik bir efsâne (mit) sayacaksın!.. Şehîdlerin "ölü" olduklarına inanacaksın ki onlardan medet ve himmet ummayacağın gibi, şefaât de ummayacaksın.
    Bakınız, işin sonu nereye vârdı: Kâfirliğe... Hafizanallâh!... (Allâh muhâfaza)
    Tevbeye şâhîdlik eden (Müslümanların tevbe aldıkları) mürşidlerin alakâlı oldukları kitap, dergi, gazete, internet sitesi ve televizyon kanallarına bakınız. Ticârî mi değil mi? Reklâm seçiyor mu seçmiyor mu? Konuşmalar, samîmî mi değil mi? Ahlâka önem veriyor mu vermiyor mu? Haremlik-selâmlık uyguluyor mu uygulamıyor mu? Bağlı firmalar; sizi arayıp ürün satıyorlar mı satmıyorlar mı? Acâib bir ses tonu ile Salâvât-ı Şerîfe okumayla başlayıp "Afganistan Devleti, milyonlarca Kur'ân yaktı âbicim! Senin adına 20 takım (140 TL imiş) Kur'ân göndersek. Sen de bu hayra katılmak istemez misin? Cennet'te yerin güzel olsun istemez misin cânım âbicim" diyerek dîn tâcirliği yapıyorlar mı? "Dînî" sıfatıyla yayın yapan TV kanallarından farkları vâr mı yok mu?.. İşte bütün bu vb. soruların cevâbını bizzât okuyup araştırarak bir netîceye vârabilirsiniz.
    Tevbe alan bir Müslüman; eğer halkın ortalama seviyesinden daha fazla bir hâzır bilgisi de vârsa veyâ öğrenmeye başlamışsa zamânla tefekkürünün arttığını ve daha evvel anlamayamadığı konulara vâkıf olmaya başladığını görüyor. Vahdâniyeti, risâleti, insânın ve diğer cânlıların yaratılış hikmetini, kadına neden daha az mal ve şâhidlik pâyesi verildiğini, miktârınca küçük bir şeymiş gibi görülen sadakanın mânâsını, edebin ne demek olduğunu daha iyi kavrıyor; hattâ -hiç bel bağlamadığı- "evrim yalanını" bile daha net bir şekilde çürütüyor...


  8. 26.Ekim.2013, 04:20
    4
    Soruya neden cevâp verilmemiş? Bu kul, şöyle anladı:
    Tevbe ile ilgili bâzı konuları işleyerek "tevbe alma"nın İslâm'da olmayan bir bid'at olduğu gösterilmek istenmiş...
    İnşâallâh öyle değildir! Fakat doğru anlaşılması için ona göre yazmak gerekir. Hatâ; yanlış anlayanın değil, yanlış anlaşılmasına yol açanındır...
    "Allahla Kul Arasına Kimse Giremez" diyerek beylik bir lâf edilmiş...
    Cebrâil Aleyhisselâm; Allâh Te'âlâ ile kulu ve Resûlü Sall'allâhu Aleyhi Ve Sellem arasına girmedi mi?
    Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtu Vesselâm; Hakk Te'âlâ Ve subhânehû Hazretleri ile kulları arasına girmedi mi?
    Azrâil Aleyhisselâm; insânların cânını alırken Allâh-u Zülcelâl Hazretleri ile kulları arasına girmiyor mu? (Cânı veren de alan da Allâh'tır. O bâbda yânî!...
    İmâm Efendi; namaz kıldırırken cemaâtteki kullarla Allâh Celle Celâlûhû arasına girmiyor mu?'
    "Ben senin borcunu öderim." diyen kişi; Allâh ile kul arasına girmiyor mu? (Rızkı veren Allâh'tır bâbında yânî)
    * * * * * * * * * * * *
    "Allâh ile kul arasına kimse giremez"
    anlayışındaki biri; şöyle düşünüyor olmalıdır:
    Tevbe alan mürşidler, şeyhler; kendilerini Allâh sanıyorlar. Onlardan tevbe alanlar da mürşidlerine, şeyhlerine "Yaratıcı" tahtında görüyorlar. Namazlarında Allâh demiyorlar; tâbisi oldukları zâtın adını söylüyorlar vs vs...
    Böyle düşünmüyorsa bile bundan sonra düşünmelidir. Çünkü sarfedilen sözlerin ucu, oralara kadar gidiyor. Kendisi ile arasına şeyhini, mürşidini alan kişi; o zâtı Allâh'tan üstün görüyor demektir. Öyleyse "Allâh ile kul arasına kimse giremez" diyen kişiler; "şöyle düşünüyor olmalıdır" dediğimden sonraki kısmı da iddiâ ediyorlar demektir.
    Kavga eden iki kişiyi ayıran birine:
    "Sen aramıza girmeseydin belki de birbirimizin ölümüne sebep olup helâk olacaktık!"
    Diye teşekkür ederler...
    İki insânın arasına vasıfsız bir insân bile girebiliyor da sırf şâhîd olmak, gözetmek ve rehberlik amacıyla neden bir mürşid girmesin? Amazon Ormanları'na gidip de "Allâh, bana yol gösterir" diyerek yanına rehber almayan kişinin hâli nice olur?..
    Kendine bakmadan başkalarını küçük görenler; İslâm'ı daha iyi araştırmalı, sağdan soldan duyduklarıyla hareket etmemelidirler. Günümüzde öyle yılanlar vâr ki "Son Peygamber"in kim olduğu, Kur'ân-ı Kerîm'de bildirildiği hâlde, kendilerinin peygamber olduğunu türlü yalanlarla bir kısım da insânlara kabûl ettiriyorlar. İşte, asıl bunların verdikleri tevbeden kaçınmak gerektir.
    Tevbe almak yoksa biât etmek de yoktur. O hâlde Devlet'in Cumhurbaşkanı'na da Başbakanı'na da biât etmeyeceksin! Akabe Biâtı'nı da ya unutacaksın ya da hiç yaşanmamış bir ütopik bir efsâne (mit) sayacaksın!.. Şehîdlerin "ölü" olduklarına inanacaksın ki onlardan medet ve himmet ummayacağın gibi, şefaât de ummayacaksın.
    Bakınız, işin sonu nereye vârdı: Kâfirliğe... Hafizanallâh!... (Allâh muhâfaza)
    Tevbeye şâhîdlik eden (Müslümanların tevbe aldıkları) mürşidlerin alakâlı oldukları kitap, dergi, gazete, internet sitesi ve televizyon kanallarına bakınız. Ticârî mi değil mi? Reklâm seçiyor mu seçmiyor mu? Konuşmalar, samîmî mi değil mi? Ahlâka önem veriyor mu vermiyor mu? Haremlik-selâmlık uyguluyor mu uygulamıyor mu? Bağlı firmalar; sizi arayıp ürün satıyorlar mı satmıyorlar mı? Acâib bir ses tonu ile Salâvât-ı Şerîfe okumayla başlayıp "Afganistan Devleti, milyonlarca Kur'ân yaktı âbicim! Senin adına 20 takım (140 TL imiş) Kur'ân göndersek. Sen de bu hayra katılmak istemez misin? Cennet'te yerin güzel olsun istemez misin cânım âbicim" diyerek dîn tâcirliği yapıyorlar mı? "Dînî" sıfatıyla yayın yapan TV kanallarından farkları vâr mı yok mu?.. İşte bütün bu vb. soruların cevâbını bizzât okuyup araştırarak bir netîceye vârabilirsiniz.
    Tevbe alan bir Müslüman; eğer halkın ortalama seviyesinden daha fazla bir hâzır bilgisi de vârsa veyâ öğrenmeye başlamışsa zamânla tefekkürünün arttığını ve daha evvel anlamayamadığı konulara vâkıf olmaya başladığını görüyor. Vahdâniyeti, risâleti, insânın ve diğer cânlıların yaratılış hikmetini, kadına neden daha az mal ve şâhidlik pâyesi verildiğini, miktârınca küçük bir şeymiş gibi görülen sadakanın mânâsını, edebin ne demek olduğunu daha iyi kavrıyor; hattâ -hiç bel bağlamadığı- "evrim yalanını" bile daha net bir şekilde çürütüyor...





+ Yorum Gönder