Konusunu Oylayın.: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?
  1. 16.Eylül.2009, 21:34
    1
    I Need Mana
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Eylül.2009
    Üye No: 56140
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?






    Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı? Mumsema Bildiğimiz gibi abdest Kuranda Nisa 43 ve Maide 6 surelerinde açık olarak ifade edilmektedir. Özellikle Maide 6 ayetinde abdestin genel 4 farzı olarak kabul ettiğimiz şartları anlatılmaktdır. Ayeti hatırlamak açısından geniş bir şekilde paylaşmak istiyorum:


    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواْ وَإِن كُنتُم مَّرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاء أَحَدٌ مَّنكُم مِّنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ تَجِدُواْ مَاء فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُواْ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ اللّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَكِن يُرِيدُ لِيُطَهَّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ kumtum iles salâti fagsilû vucûhekum ve eydiyekum ilel merâfikı vemsehû bi ruusikum ve erculekum ilâl ka’beyn(ka’beyni) ve in kuntum cunuben fattahherû ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâitı ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum minh(minhu) mâ yurîdullâhu li yec’ale aleykum min haracin ve lâkin yurîdu li yutahhirekum ve li yutimme ni’metehu aleykum leallekum teşkurûn(teşkurûne).
    1.yâ eyyuhâ: ey!
    2.ellezîne âmenû: yaşarken Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
    3.izâ kumtum: kalktığınız zaman
    4.ilâ es salâti: namaza
    5.fe igsilû: o zaman , o taktirde yıkayın!
    6.vucûhe-kum: yüzleriniz
    7.ve eydiye-kum: ve elleriniz
    8.ilâ el merâfikı: dirseklere kadar
    9.ve imsehû: ve mesh edin!
    10.bi ruûsi-kum: başlarınızı
    11.ve ercule-kum: ve ayaklarınızı
    12.ilâ el ka'beyni: topuk kemiklerine kadar (iki topuk kemiğine kadar)
    13.ve in kuntum: ve eğer siz ... iseniz
    14.cunuben: cunup
    15.fe ittahherû: o zaman, o taktirde iyice temizlenin! (gusul abdesti alın!)16.ve in kuntum: ve eğer siz ... iseniz
    17.mardâ: hasta
    18.ev alâ seferin: veya yolculuk üzere, yolculukta
    19.ev câe ehadun: veya birisi geldi
    20.min-kum: sizden
    21.min el gâitı: tuvaletten
    22.ev lâmestum: veya yaklaştınız, dokundunuz
    23.en nisâe: kadınlar
    24.fe lem tecidû: artık bulamazsanız
    25.mâen: su
    26.fe teyemmemû: o halde, o zaman teyemmum edin!
    27.saîden: toprak
    28.tayyiben: temiz olan
    29.fe imsehû: böylece, meshedin(sürün)!
    30.bi vucûhi-kum: yüzlerinize
    31.ve eydî-kum: ve elleriniz
    32.min-hu: ondan
    33.mâ yurîdu Allâhu: Allah (c.c.) dilemez
    34.li yec'ale aleykum: size yapmak, çıkartmak, kılmak
    35.min haracin: bir güçlük
    36.ve lâkin: ve lâkin, fakat
    37.yurîdu: diler
    38.li yutahhire-kum: sizi temizlemeyi
    39.ve li yutimme: ve tamamlamayı
    40.ni'mete-hu: nimetini
    41.aleykum: sizin üzerinize, size
    42.lealle-kum: umulur ki böylece siz
    43.teşkurûne: şükredersiniz


    Kırmızı ile belirttiğim ifadeler, ayakların ve başın mesh edilmesini söylemiyor mu?

    Bazı ayet mealcilerinini yahut tefsircilerinin bu ayeti şu şekilde de meal ettiklerini görüyoruz:

    "Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz."

    "Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayın: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerizi; meshedin: başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allâh size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan ni'metini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz."

    Tüm bu arzettiğim bilgiler ışığında, abdest konusu ile ilgili ayakların yıkanmayabileceği, mesh edilmesinin yeterli olabileceği söylenemz mi?
    Bu konu hakkında görüşlerinizi bekliyorum.
    Şimdiden teşekkürler.



  2. 16.Eylül.2009, 21:34
    1



    Bildiğimiz gibi abdest Kuranda Nisa 43 ve Maide 6 surelerinde açık olarak ifade edilmektedir. Özellikle Maide 6 ayetinde abdestin genel 4 farzı olarak kabul ettiğimiz şartları anlatılmaktdır. Ayeti hatırlamak açısından geniş bir şekilde paylaşmak istiyorum:


    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواْ وَإِن كُنتُم مَّرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاء أَحَدٌ مَّنكُم مِّنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ تَجِدُواْ مَاء فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُواْ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ اللّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَكِن يُرِيدُ لِيُطَهَّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ kumtum iles salâti fagsilû vucûhekum ve eydiyekum ilel merâfikı vemsehû bi ruusikum ve erculekum ilâl ka’beyn(ka’beyni) ve in kuntum cunuben fattahherû ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâitı ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum minh(minhu) mâ yurîdullâhu li yec’ale aleykum min haracin ve lâkin yurîdu li yutahhirekum ve li yutimme ni’metehu aleykum leallekum teşkurûn(teşkurûne).
    1.yâ eyyuhâ: ey!
    2.ellezîne âmenû: yaşarken Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
    3.izâ kumtum: kalktığınız zaman
    4.ilâ es salâti: namaza
    5.fe igsilû: o zaman , o taktirde yıkayın!
    6.vucûhe-kum: yüzleriniz
    7.ve eydiye-kum: ve elleriniz
    8.ilâ el merâfikı: dirseklere kadar
    9.ve imsehû: ve mesh edin!
    10.bi ruûsi-kum: başlarınızı
    11.ve ercule-kum: ve ayaklarınızı
    12.ilâ el ka'beyni: topuk kemiklerine kadar (iki topuk kemiğine kadar)
    13.ve in kuntum: ve eğer siz ... iseniz
    14.cunuben: cunup
    15.fe ittahherû: o zaman, o taktirde iyice temizlenin! (gusul abdesti alın!)16.ve in kuntum: ve eğer siz ... iseniz
    17.mardâ: hasta
    18.ev alâ seferin: veya yolculuk üzere, yolculukta
    19.ev câe ehadun: veya birisi geldi
    20.min-kum: sizden
    21.min el gâitı: tuvaletten
    22.ev lâmestum: veya yaklaştınız, dokundunuz
    23.en nisâe: kadınlar
    24.fe lem tecidû: artık bulamazsanız
    25.mâen: su
    26.fe teyemmemû: o halde, o zaman teyemmum edin!
    27.saîden: toprak
    28.tayyiben: temiz olan
    29.fe imsehû: böylece, meshedin(sürün)!
    30.bi vucûhi-kum: yüzlerinize
    31.ve eydî-kum: ve elleriniz
    32.min-hu: ondan
    33.mâ yurîdu Allâhu: Allah (c.c.) dilemez
    34.li yec'ale aleykum: size yapmak, çıkartmak, kılmak
    35.min haracin: bir güçlük
    36.ve lâkin: ve lâkin, fakat
    37.yurîdu: diler
    38.li yutahhire-kum: sizi temizlemeyi
    39.ve li yutimme: ve tamamlamayı
    40.ni'mete-hu: nimetini
    41.aleykum: sizin üzerinize, size
    42.lealle-kum: umulur ki böylece siz
    43.teşkurûne: şükredersiniz


    Kırmızı ile belirttiğim ifadeler, ayakların ve başın mesh edilmesini söylemiyor mu?

    Bazı ayet mealcilerinini yahut tefsircilerinin bu ayeti şu şekilde de meal ettiklerini görüyoruz:

    "Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz."

    "Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayın: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerizi; meshedin: başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allâh size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan ni'metini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz."

    Tüm bu arzettiğim bilgiler ışığında, abdest konusu ile ilgili ayakların yıkanmayabileceği, mesh edilmesinin yeterli olabileceği söylenemz mi?
    Bu konu hakkında görüşlerinizi bekliyorum.
    Şimdiden teşekkürler.



    Benzer Konular

    - Abdest aldıktan sonra giyilen meste mesh etmek gerekir mi?

    - Dolgu, alçı, sargı vb. bulunan kişinin abdest ve gusülde bunları yıkaması mı mesh etmek mi gerekir

    - Abdest alırken çıplak ayağa mesh etmek caiz midir ?

    - Abdest dışında, çıplak ayağa mesh etmek caiz midir ?

    - Ayakları yıkamak mı gerekir, yoksa mesh etmek yeterlimidir ?

  3. 16.Eylül.2009, 22:22
    2
    Baksan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2009
    Üye No: 50084
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?




    Söylenir.
    Teyemmüm anlatılırken abdestte yıkanan yerlerin mesh edilmesi emredilirken abdestte mesh edilen yerler teyemmumde mesh edilmesi emredilmemektedir.Bu da bu görüşü destekleyen bir delildir.
    Bu görüş yeni değil haklı olduğuna inanmakla beraber alışkanlıktan olsa gerek ayakları yıkamaz isek içimize sinmiyor.
    Ancak şu tercümenize katılmıyorum.
    Alıntı
    ellezîne âmenû: yaşarken Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
    ellezîne âmenû:Ey iman edenler olarak tercüme etmeniz gerekir.
    Ayette ne yaşarken deniyır ne teslimden ne de ulaşmaktan bahsedilmiyor.
    Öyle keyfe kader ilaveler yapma hakkını nerden buluyorsunuz?


  4. 16.Eylül.2009, 22:22
    2
    Baksan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Söylenir.
    Teyemmüm anlatılırken abdestte yıkanan yerlerin mesh edilmesi emredilirken abdestte mesh edilen yerler teyemmumde mesh edilmesi emredilmemektedir.Bu da bu görüşü destekleyen bir delildir.
    Bu görüş yeni değil haklı olduğuna inanmakla beraber alışkanlıktan olsa gerek ayakları yıkamaz isek içimize sinmiyor.
    Ancak şu tercümenize katılmıyorum.
    Alıntı
    ellezîne âmenû: yaşarken Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
    ellezîne âmenû:Ey iman edenler olarak tercüme etmeniz gerekir.
    Ayette ne yaşarken deniyır ne teslimden ne de ulaşmaktan bahsedilmiyor.
    Öyle keyfe kader ilaveler yapma hakkını nerden buluyorsunuz?


  5. 16.Eylül.2009, 22:40
    3
    I Need Mana
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Eylül.2009
    Üye No: 56140
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Evvela o tercüme bana ait değildir.
    İkinci olarak ise, sizi iman hakikatiyle ilgili daha fazla araştırmaya davet etmem gerekir, ancak bu sayede, o tercümeyi anlayabilirsiniz.
    Haklı olduğunuz nokta ise, kelime tercümesi yerine anlam tercümesi yapılmış olması hasebiyle, keyfi bir tercüme olabileceği düşüncenizdir.
    Konuya ilginiz için teşekkürlerimi arzederim.


  6. 16.Eylül.2009, 22:40
    3
    Evvela o tercüme bana ait değildir.
    İkinci olarak ise, sizi iman hakikatiyle ilgili daha fazla araştırmaya davet etmem gerekir, ancak bu sayede, o tercümeyi anlayabilirsiniz.
    Haklı olduğunuz nokta ise, kelime tercümesi yerine anlam tercümesi yapılmış olması hasebiyle, keyfi bir tercüme olabileceği düşüncenizdir.
    Konuya ilginiz için teşekkürlerimi arzederim.


  7. 16.Eylül.2009, 22:55
    4
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.

    Namaz ibadet duygusu ile Allah huzuruna çıkmak, belli şekillerle O’na tapınmak ve O’nunla konuşmaktır. Namaz Allah’ın, kulunu, huzuruna kabul etmesidir. İşte bu kabul ve bu ubudiyet arzı, bir hazırlığı gerekli kılmaktadır. Huzur-ı ilahide duran kulun uyanık, şuurlu, içi ve dışı ile tertemiz olması gerekir; abdest ve gusül bunları temin için en güzel vasıtadır. Suyun bulunmaması veya bulunduğu halde kullanmayı engelleyen bir mani yahut mazeretin bulunması halinde teyemmüm edilir. Teyemmüm her ne kadar maddi temizliği sağlamazsa da temizlik şuuru vermekte ve ibadete hazırlamaktadır.
    Maide Süresi 6-Türkiye Diyanet Vakfı Meali
    _______________________

    Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.

    Abdest alması veya gusletmesi gereken bir müslüman su bulamadığı takdirde toprak ve yeryüzü cinsinden bir şeyle teyemmüm eder. Teyemmüm hem abdest, hem de gusül yerine geçer. Ayrıca suyu kullanmaya engel olan hastalık, korku, suyun uzakta olması gibi bazı özür ve durumlar da teyemmümü caiz kılar.

    (Nisa Süresi 43)
    ________________________________

    Safvetüttefasir (tefsirlerin özünden) alıntı.zaten tüm tefsirlere baktığınızda aynı bilgi ile karşılaşacaksınız.

    Ey iman edenler! Namaz kılmak istediğinizde abdestiniz yoksa yüzlerinizi ve dirseklerinizle birlikte ellerinizi yıkayın. Başlarınızı mesh edin, ayaklarınızı da topuklarla birlikte yıkayın. Ze-mahşeri şöyle der: topuklara kadar" kaydıyla ayaklarda yapılan işlemin nereye kadar olduğunu bildirmek, ayakların mesh edileceğini sananların zarınım ortadan kaldırmak içindir. Çünkü şeriatte, meshin nereye kadar yapılacağı yani son sınır belirtilmemiştir. Hadiste şöyle buyurulmuştur:"Şu ökçelerin ateşten vay haline Bu hadis,[1] "Ayaklan yıkamak değil mesh etmek farzdır" diyen jmamiyye mezhebi mensuplarının görüşleri-ni reddeder. Âyet açıktır ve terkibinde "ayaklar" kelimesi mansub (fethalı) olarak gelmiştir. Burada "Ayaklarınız" kelimesi yıkanan yüzler ve eller üzerine matuftur. Abdestte tertip ifade etmek için başı mesh etme emri, diğer azaları yıkama emirleri arasında getirilmiştir, Eğer cünüp iseniz bütün bedeninizi yıkayarak temizleniniz.
    Eğer hasta olursanız, su kullanmakta size zarar verirse veyr yolcu olur da su bulamazsanız veya biriniz tuvaletten gelirse yahut kadın-larla cinsî münasebette bulunup ta aradığınız halde su bul anladıysanız te-miz toprakla teyemmüm ediniz, Sünneti seniy yenin açıkladığı gibi ellerinizi iki defa toprağa vurarak yüzünüzü ve kol larmızı mesnediniz, Allah, abdesti, gusulü ve teyemmümü farz kılmakla size güçlük çıkarmak istemiyor. Fakat Allah abdest ve teyemmümü farz kılmakla sizi günahlardan ve hata kirlerinden temizlemek, İslam'ın hükümlerim açıklamakla size nimetini tamamlamak İstemekte ve sayısız ni-njetlerinden dolayı kendisine şükretmenizi dilemektedir.[2]
    __________________
    [1] Keşşaf, İ/474 Buhârî, ilim 3,30; Vudu 27,29 Müslim Taharet 25-28 Rasulullah (s.a.v.) b hadis-i şerifi ayaklarını güzelce yıkamamış ve Ökçelerinde biraz kuruluk kalmış olanla hakkında buyurmuştur. (Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili 3, 1585. Mütercimler)
    [2] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar neşriyat: 2/73-74.


    Alıntı
    Kırmızı ile belirttiğim ifadeler, ayakların ve başın mesh edilmesini söylemiyor mu?
    Alıntı
    Tüm bu arzettiğim bilgiler ışığında, abdest konusu ile ilgili ayakların yıkanmayabileceği, mesh edilmesinin yeterli olabileceği söylenemz mi?
    Bu konu hakkında görüşlerinizi bekliyorum.
    Şimdiden teşekkürler.
    ayetten kasıt yıkamadır, mesh değildir. arapçamız iyi değilse meal okuyup yanlış anlam vermeyelim


  8. 16.Eylül.2009, 22:55
    4
    Administrator
    Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.

    Namaz ibadet duygusu ile Allah huzuruna çıkmak, belli şekillerle O’na tapınmak ve O’nunla konuşmaktır. Namaz Allah’ın, kulunu, huzuruna kabul etmesidir. İşte bu kabul ve bu ubudiyet arzı, bir hazırlığı gerekli kılmaktadır. Huzur-ı ilahide duran kulun uyanık, şuurlu, içi ve dışı ile tertemiz olması gerekir; abdest ve gusül bunları temin için en güzel vasıtadır. Suyun bulunmaması veya bulunduğu halde kullanmayı engelleyen bir mani yahut mazeretin bulunması halinde teyemmüm edilir. Teyemmüm her ne kadar maddi temizliği sağlamazsa da temizlik şuuru vermekte ve ibadete hazırlamaktadır.
    Maide Süresi 6-Türkiye Diyanet Vakfı Meali
    _______________________

    Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.

    Abdest alması veya gusletmesi gereken bir müslüman su bulamadığı takdirde toprak ve yeryüzü cinsinden bir şeyle teyemmüm eder. Teyemmüm hem abdest, hem de gusül yerine geçer. Ayrıca suyu kullanmaya engel olan hastalık, korku, suyun uzakta olması gibi bazı özür ve durumlar da teyemmümü caiz kılar.

    (Nisa Süresi 43)
    ________________________________

    Safvetüttefasir (tefsirlerin özünden) alıntı.zaten tüm tefsirlere baktığınızda aynı bilgi ile karşılaşacaksınız.

    Ey iman edenler! Namaz kılmak istediğinizde abdestiniz yoksa yüzlerinizi ve dirseklerinizle birlikte ellerinizi yıkayın. Başlarınızı mesh edin, ayaklarınızı da topuklarla birlikte yıkayın. Ze-mahşeri şöyle der: topuklara kadar" kaydıyla ayaklarda yapılan işlemin nereye kadar olduğunu bildirmek, ayakların mesh edileceğini sananların zarınım ortadan kaldırmak içindir. Çünkü şeriatte, meshin nereye kadar yapılacağı yani son sınır belirtilmemiştir. Hadiste şöyle buyurulmuştur:"Şu ökçelerin ateşten vay haline Bu hadis,[1] "Ayaklan yıkamak değil mesh etmek farzdır" diyen jmamiyye mezhebi mensuplarının görüşleri-ni reddeder. Âyet açıktır ve terkibinde "ayaklar" kelimesi mansub (fethalı) olarak gelmiştir. Burada "Ayaklarınız" kelimesi yıkanan yüzler ve eller üzerine matuftur. Abdestte tertip ifade etmek için başı mesh etme emri, diğer azaları yıkama emirleri arasında getirilmiştir, Eğer cünüp iseniz bütün bedeninizi yıkayarak temizleniniz.
    Eğer hasta olursanız, su kullanmakta size zarar verirse veyr yolcu olur da su bulamazsanız veya biriniz tuvaletten gelirse yahut kadın-larla cinsî münasebette bulunup ta aradığınız halde su bul anladıysanız te-miz toprakla teyemmüm ediniz, Sünneti seniy yenin açıkladığı gibi ellerinizi iki defa toprağa vurarak yüzünüzü ve kol larmızı mesnediniz, Allah, abdesti, gusulü ve teyemmümü farz kılmakla size güçlük çıkarmak istemiyor. Fakat Allah abdest ve teyemmümü farz kılmakla sizi günahlardan ve hata kirlerinden temizlemek, İslam'ın hükümlerim açıklamakla size nimetini tamamlamak İstemekte ve sayısız ni-njetlerinden dolayı kendisine şükretmenizi dilemektedir.[2]
    __________________
    [1] Keşşaf, İ/474 Buhârî, ilim 3,30; Vudu 27,29 Müslim Taharet 25-28 Rasulullah (s.a.v.) b hadis-i şerifi ayaklarını güzelce yıkamamış ve Ökçelerinde biraz kuruluk kalmış olanla hakkında buyurmuştur. (Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili 3, 1585. Mütercimler)
    [2] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar neşriyat: 2/73-74.


    Alıntı
    Kırmızı ile belirttiğim ifadeler, ayakların ve başın mesh edilmesini söylemiyor mu?
    Alıntı
    Tüm bu arzettiğim bilgiler ışığında, abdest konusu ile ilgili ayakların yıkanmayabileceği, mesh edilmesinin yeterli olabileceği söylenemz mi?
    Bu konu hakkında görüşlerinizi bekliyorum.
    Şimdiden teşekkürler.
    ayetten kasıt yıkamadır, mesh değildir. arapçamız iyi değilse meal okuyup yanlış anlam vermeyelim


  9. 16.Eylül.2009, 23:35
    5
    I Need Mana
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Eylül.2009
    Üye No: 56140
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    "Mumsema" kardeşim, konuya iştirakiniz için size de teşekkür etmek isterim.
    Detaylı bir biçimde vermiş olduğum tercüme, bana ait değildir. Bununla birlikte, bilhassa kırmızı ile belirtme gereği duyduğum kelimenin anlamını, benden daha iyi arapçayı bilenler olabilir diye arz ettim. Arapça konusunda eksiği olmayan kardeşlerimin o ifadeyi çevirmesi çok daha yerinde olur elbette. Kaldı ki, mesh etmek şeklinde çevirenlerin meallerinide aktarmayı uygun buldum. Gayem, konunun sadece benim iddiam dan ibaret olmadığı hususunun anlaşılmasıdır.
    Ayetten kasıt, yıkamak, mesh etmek değildir görüşünü, yazmış olduğunuz sünneti seniyye görüşlerine istinaden olduğunu anlıyorum. Ve fakat, sizlerden ayette geçen mesh ifadesinin neden ayaklar içinde olmadığını kesin bir dille belirtmenizi arz ediyorum.
    Teşekkürlerimi sunarım.


  10. 16.Eylül.2009, 23:35
    5
    "Mumsema" kardeşim, konuya iştirakiniz için size de teşekkür etmek isterim.
    Detaylı bir biçimde vermiş olduğum tercüme, bana ait değildir. Bununla birlikte, bilhassa kırmızı ile belirtme gereği duyduğum kelimenin anlamını, benden daha iyi arapçayı bilenler olabilir diye arz ettim. Arapça konusunda eksiği olmayan kardeşlerimin o ifadeyi çevirmesi çok daha yerinde olur elbette. Kaldı ki, mesh etmek şeklinde çevirenlerin meallerinide aktarmayı uygun buldum. Gayem, konunun sadece benim iddiam dan ibaret olmadığı hususunun anlaşılmasıdır.
    Ayetten kasıt, yıkamak, mesh etmek değildir görüşünü, yazmış olduğunuz sünneti seniyye görüşlerine istinaden olduğunu anlıyorum. Ve fakat, sizlerden ayette geçen mesh ifadesinin neden ayaklar içinde olmadığını kesin bir dille belirtmenizi arz ediyorum.
    Teşekkürlerimi sunarım.


  11. 17.Eylül.2009, 06:17
    6
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Alıntı
    sizlerden ayette geçen mesh ifadesinin neden ayaklar içinde olmadığını kesin bir dille belirtmenizi arz ediyorum
    Yukarda mumsemanın verdiği yazıda cevabın var ama hala tatmin olmayışına şaştım doğrusu.

    Ayaklar hakkında farz olan şeyin mesh değil de yıkamaktır.
    Cumhurun ve ilim adamlarının büyük çoğunluğunun görüşü budur
    Pey­gamber (sav)'ın uygulamasından sabit olan da budur. Birden çok hadis-i şe­rifte, onun söylediğinden de anlaşılması gereken budur. Nitekim Hz. Peygam­ber, topuklarını yıkamadıkları belli olan abdest almış bir topluluğu görünce, sesini çıkarabildiği kadar: "Ateşten çekeceklerinden dolayı topukların vay ha­line! Abdestinizi iyice alınız" diye yüksek sesle bağırmıştır.
    (Bu hadisin kaynaklardaki yerlerinin hazıkın: Buharı, Ilın 3, Vudû 27; Müslim, Tahâre 25-30; Ebû Dâvûd, Tahâre 46; Tirmİzî, Tah3re 31; Nesaî, Tahâre 89; İbn Mâce, Tahâ­re 55; Muvatta', Tahdre 5; Müsned II, 193..., IH, 316..)

    İbnü'l-Arabî der ki: İlim adamları ayakların yıkanmasının vücubunu ittifakla kabul etmişler­dir. Ben, Rafızilerden başka bunu reddeden kimse bilmiyorum.

    (Ahkamul Kuran - kurtubi)


  12. 17.Eylül.2009, 06:17
    6
    Moderatör
    Alıntı
    sizlerden ayette geçen mesh ifadesinin neden ayaklar içinde olmadığını kesin bir dille belirtmenizi arz ediyorum
    Yukarda mumsemanın verdiği yazıda cevabın var ama hala tatmin olmayışına şaştım doğrusu.

    Ayaklar hakkında farz olan şeyin mesh değil de yıkamaktır.
    Cumhurun ve ilim adamlarının büyük çoğunluğunun görüşü budur
    Pey­gamber (sav)'ın uygulamasından sabit olan da budur. Birden çok hadis-i şe­rifte, onun söylediğinden de anlaşılması gereken budur. Nitekim Hz. Peygam­ber, topuklarını yıkamadıkları belli olan abdest almış bir topluluğu görünce, sesini çıkarabildiği kadar: "Ateşten çekeceklerinden dolayı topukların vay ha­line! Abdestinizi iyice alınız" diye yüksek sesle bağırmıştır.
    (Bu hadisin kaynaklardaki yerlerinin hazıkın: Buharı, Ilın 3, Vudû 27; Müslim, Tahâre 25-30; Ebû Dâvûd, Tahâre 46; Tirmİzî, Tah3re 31; Nesaî, Tahâre 89; İbn Mâce, Tahâ­re 55; Muvatta', Tahdre 5; Müsned II, 193..., IH, 316..)

    İbnü'l-Arabî der ki: İlim adamları ayakların yıkanmasının vücubunu ittifakla kabul etmişler­dir. Ben, Rafızilerden başka bunu reddeden kimse bilmiyorum.

    (Ahkamul Kuran - kurtubi)


  13. 19.Eylül.2009, 15:40
    7
    I Need Mana
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Eylül.2009
    Üye No: 56140
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Ayetle sünnet/hadis çelişirmi sevgili kardeşlerim?
    Ayet değişmediğine göre, hadislerde rivayet ve rivayetlerin toplanması ise, hadisler birşekilde tartışmaya açık hale geliyor, sahih olup olmadıkları konusunda.
    Kaldı ki, efendimizin tatbik ettiği pek çok farz yahut vacib olmamakla birlikte sünnete dahil olmaktadır. Tatminsizliğim bundandır. Ayakları yıkamak hakikatte sünnettmidir yoksa farzmı? Farz ise ayette neden geçmemektedir. Yoksa o mealler ve tercümelerdemi hata vardır?

    Konua ilginiz için, öğrenme isteğimi karşılamaya yardımcı olduğunuz için sizlere teşekkürlerimi tekrar sunmak isterim. Sağolunuz.


  14. 19.Eylül.2009, 15:40
    7
    Ayetle sünnet/hadis çelişirmi sevgili kardeşlerim?
    Ayet değişmediğine göre, hadislerde rivayet ve rivayetlerin toplanması ise, hadisler birşekilde tartışmaya açık hale geliyor, sahih olup olmadıkları konusunda.
    Kaldı ki, efendimizin tatbik ettiği pek çok farz yahut vacib olmamakla birlikte sünnete dahil olmaktadır. Tatminsizliğim bundandır. Ayakları yıkamak hakikatte sünnettmidir yoksa farzmı? Farz ise ayette neden geçmemektedir. Yoksa o mealler ve tercümelerdemi hata vardır?

    Konua ilginiz için, öğrenme isteğimi karşılamaya yardımcı olduğunuz için sizlere teşekkürlerimi tekrar sunmak isterim. Sağolunuz.


  15. 19.Eylül.2009, 16:45
    8
    hafiz_e
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Haziran.2007
    Üye No: 1022
    Mesaj Sayısı: 161
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    aslında arkadaşımızın kaynağını sormak gerekiyor? kimden beslendiğinizi öğrenebilir miyiz?


  16. 19.Eylül.2009, 16:45
    8
    Devamlı Üye
    aslında arkadaşımızın kaynağını sormak gerekiyor? kimden beslendiğinizi öğrenebilir miyiz?


  17. 19.Eylül.2009, 16:46
    9
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Alıntı
    Ayetle sünnet/hadis çelişirmi sevgili kardeşlerim?
    Ayet değişmediğine göre, hadislerde rivayet ve rivayetlerin toplanması ise, hadisler birşekilde tartışmaya açık hale geliyor, sahih olup olmadıkları konusunda.
    Kaldı ki, efendimizin tatbik ettiği pek çok farz yahut vacib olmamakla birlikte sünnete dahil olmaktadır. Tatminsizliğim bundandır. Ayakları yıkamak hakikatte sünnettmidir yoksa farzmı? Farz ise ayette neden geçmemektedir. Yoksa o mealler ve tercümelerdemi hata vardır?

    Konua ilginiz için, öğrenme isteğimi karşılamaya yardımcı olduğunuz için sizlere teşekkürlerimi tekrar sunmak isterim. Sağolunuz.
    bilgin nedir bilmiyorum ama ya anlamıyor yada anlamak istemiyorsun.
    Zayıf yada uydurma bir kaç hadis var diye tüm hadislere şüphe ile bakmak ve red etmek akıllı insan işi değil.
    son bir defa yazayım konuyu kapatalım.

    En meşhur 4 Fıkhi mezhep imamları olan,
    İmam Azam, İmam Maliki, İmam Şafii ve İmam Ahmed, ayette konusu olan ayakların yıkanacağına dairdir. bunun dışında taberi hariç (ayeti erculekum diye okuduğu içindir) bütün müfessirler ayakların yıknacığını yazmışlar.


  18. 19.Eylül.2009, 16:46
    9
    Moderatör
    Alıntı
    Ayetle sünnet/hadis çelişirmi sevgili kardeşlerim?
    Ayet değişmediğine göre, hadislerde rivayet ve rivayetlerin toplanması ise, hadisler birşekilde tartışmaya açık hale geliyor, sahih olup olmadıkları konusunda.
    Kaldı ki, efendimizin tatbik ettiği pek çok farz yahut vacib olmamakla birlikte sünnete dahil olmaktadır. Tatminsizliğim bundandır. Ayakları yıkamak hakikatte sünnettmidir yoksa farzmı? Farz ise ayette neden geçmemektedir. Yoksa o mealler ve tercümelerdemi hata vardır?

    Konua ilginiz için, öğrenme isteğimi karşılamaya yardımcı olduğunuz için sizlere teşekkürlerimi tekrar sunmak isterim. Sağolunuz.
    bilgin nedir bilmiyorum ama ya anlamıyor yada anlamak istemiyorsun.
    Zayıf yada uydurma bir kaç hadis var diye tüm hadislere şüphe ile bakmak ve red etmek akıllı insan işi değil.
    son bir defa yazayım konuyu kapatalım.

    En meşhur 4 Fıkhi mezhep imamları olan,
    İmam Azam, İmam Maliki, İmam Şafii ve İmam Ahmed, ayette konusu olan ayakların yıkanacağına dairdir. bunun dışında taberi hariç (ayeti erculekum diye okuduğu içindir) bütün müfessirler ayakların yıknacığını yazmışlar.


  19. 19.Eylül.2009, 18:08
    10
    I Need Mana
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Eylül.2009
    Üye No: 56140
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Hafiz_e adlı kardeşimin ön yargılarından arınmasını temenni ederim. Bir Allah a secde eden, teslim olan, Efendimize tabi olup iman eden kimseler ile ayrışmayınız, kutuplaşmayınız. Biliniz ki, bu dinimize pek çok zararlar verecektir.
    Amacım herhangi bir kimseyi, hadisi, sünneti yahut bize kadar intikal etmiş içtihadi kuralları yalanlamak, yargılamak, yanlışlamak değildir. Hakikatte ayakların yıkanması mesh etmekten elbette çok daha iyidir. Ve fakat gayem ayet ile uygulamadaki farklılığın nedenini tam olarak idrak etmeye çalışmamdır. Bu çabama, geniş bir ufka sahip kimselerin cevabı beni çokça memnun edecektir. Cevaplarıyla açmış olduğum konuda beni aydınlatan kardeşlerime şükranlarımı sunarım. Bu kardeşleriminde benden daha fazla fıkhi ve dini bilgiye sahip olduklarını beyan ederim.
    İştirakiniz için de teşekkürlerimi arz ederim.

    Not: Talebim; soruma cevap verecek başka kimselerinde çıkma ihtimaline karşı, konuyu kilitlememenizdir.


  20. 19.Eylül.2009, 18:08
    10
    Hafiz_e adlı kardeşimin ön yargılarından arınmasını temenni ederim. Bir Allah a secde eden, teslim olan, Efendimize tabi olup iman eden kimseler ile ayrışmayınız, kutuplaşmayınız. Biliniz ki, bu dinimize pek çok zararlar verecektir.
    Amacım herhangi bir kimseyi, hadisi, sünneti yahut bize kadar intikal etmiş içtihadi kuralları yalanlamak, yargılamak, yanlışlamak değildir. Hakikatte ayakların yıkanması mesh etmekten elbette çok daha iyidir. Ve fakat gayem ayet ile uygulamadaki farklılığın nedenini tam olarak idrak etmeye çalışmamdır. Bu çabama, geniş bir ufka sahip kimselerin cevabı beni çokça memnun edecektir. Cevaplarıyla açmış olduğum konuda beni aydınlatan kardeşlerime şükranlarımı sunarım. Bu kardeşleriminde benden daha fazla fıkhi ve dini bilgiye sahip olduklarını beyan ederim.
    İştirakiniz için de teşekkürlerimi arz ederim.

    Not: Talebim; soruma cevap verecek başka kimselerinde çıkma ihtimaline karşı, konuyu kilitlememenizdir.


  21. 19.Eylül.2009, 20:22
    11
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    Alıntı
    Hakikatte ayakların yıkanması mesh etmekten elbette çok daha iyidir
    daha iyidir değil, ayakları yıkamak farzdır. ayaklarını yıkamayanın abdestide yoktur.

    Maide Süresi 6.

    arapçası:

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ

    okunuşu:
    "feğsilü vücühekum ve eydiyeküm ilel merafiki vemsehu bi ruusikum ve ercülekum ilel ke'beyn."
    meali:

    Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. (tdv meali)
    ____________________

    Ayette abdest sırası ile anlatılıyor, saçı meshetmekten sözden sonra "ve ayaklarınızı"... yazıyor. burdaki "ve ayaklarınızı" sözü saçı mesh sözüne bağlı değil, daha önceki yüzünüzü ve ellerinizi dirseklerle birlikte yıkayınız sözüne atfedilmiştir.
    bütün müfessirler böyle açıklamışlardır.

    sonuç olarak, bazı ayetler anlamları apaçıktır, bazılarıda kapalıdır sadece ilim sahipleri anlarlar..

    Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar. (Ali İmran 7)


  22. 19.Eylül.2009, 20:22
    11
    Moderatör
    Alıntı
    Hakikatte ayakların yıkanması mesh etmekten elbette çok daha iyidir
    daha iyidir değil, ayakları yıkamak farzdır. ayaklarını yıkamayanın abdestide yoktur.

    Maide Süresi 6.

    arapçası:

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ

    okunuşu:
    "feğsilü vücühekum ve eydiyeküm ilel merafiki vemsehu bi ruusikum ve ercülekum ilel ke'beyn."
    meali:

    Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. (tdv meali)
    ____________________

    Ayette abdest sırası ile anlatılıyor, saçı meshetmekten sözden sonra "ve ayaklarınızı"... yazıyor. burdaki "ve ayaklarınızı" sözü saçı mesh sözüne bağlı değil, daha önceki yüzünüzü ve ellerinizi dirseklerle birlikte yıkayınız sözüne atfedilmiştir.
    bütün müfessirler böyle açıklamışlardır.

    sonuç olarak, bazı ayetler anlamları apaçıktır, bazılarıda kapalıdır sadece ilim sahipleri anlarlar..

    Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar. (Ali İmran 7)


  23. 19.Eylül.2009, 21:11
    12
    hafiz_e
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Haziran.2007
    Üye No: 1022
    Mesaj Sayısı: 161
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Abdest: Mesh etmek mi, yıkamak mı?

    önyargı?
    bunda art niyet yok...soruyoruz hangi kaynaktan alıntı yapıyorsunuz? bunu sormak da normal değil mi?


  24. 19.Eylül.2009, 21:11
    12
    Devamlı Üye
    önyargı?
    bunda art niyet yok...soruyoruz hangi kaynaktan alıntı yapıyorsunuz? bunu sormak da normal değil mi?





+ Yorum Gönder
Git 12 Son