Konusunu Oylayın.: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

5 üzerinden 4.05 | Toplam : 21 kişi
Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?
  1. 17.Ağustos.2009, 15:50
    1
    Rabbe_Yolcu
    Hüküm Allah'ındır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2008
    Üye No: 40061
    Mesaj Sayısı: 239
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: ANKARA

    Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?






    Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir? Mumsema Hocam hz ibrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?sonunda nasıl sonuçlanmıştır?ALLAh razı olsun


  2. 17.Ağustos.2009, 15:50
    1
    Hüküm Allah'ındır...



  3. 17.Ağustos.2009, 22:12
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: hz ibrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidi




    Hz. İbrahim ve Oğlunun Kurban İmtihanı

    Allah'ın Hz. İbrahim kıssasında haber verdiği olaylardan biri de kurban olayıdır. Hz. İbrahim'in ve oğlu Hz. İsmail'in başından geçen bu denemeyi Rabbimiz ayetlerde şu şekilde haber verir:

    Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik. Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): "Oğlum" dedi. "Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun." (Oğlu İsmail) Dedi ki: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah, beni sabredenlerden bulacaksın." Sonunda ikisi de (Allah'ın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı. Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik. "Gerçekten sen, rüyayı doğruladın. Şüphesiz Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz." Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı. Ve ona büyük bir kurbanı fidye olarak verdik. (Saffat Suresi, 101-107)

    Allah yukarıdaki ayetlerde Hz. İbrahim'i nasıl bir denemeden geçirdiğini bizlere aktarmaktadır. İslam alimleri de bu ayetleri genelde aynı şekilde tefsir ederler. Örneğin Elmalılı Hamdi Yazır, Kuran-ı Kerim tefsirinde, Hz. İbrahim'in rüyasında gördüklerinin bir vahiy olduğunu, bu vahyin yerine getirilmesinin ise bir emir olduğunu belirtmektedir. Ayetlerin devamını ise şu şekilde açıklamaktadır:

    ... Bunun üzerine onu zorla yapmaya kalkışmayıp, önce yerine getirilme şeklini istişare etmek üzere böyle görüşünü sorarak tebliğ etti ki, bununla ilk önce onun itaat ve boyun eğmekle ecir ve sevaba ermesini temin etmek istedi. Düşünmeli, bunu söylerken "Ey yavrucuğum!" diye hitap eden bir babanın kalbinde ne yüksek bir şefkat duygusu çarpıyor ve ona ne kadar büyük bir vazife aşkı, Allah sevgisi hakim bulunuyordu... İşte bunun böyle İlâhî bir emir olduğunu anlayan ve Allah'ın sabredenlerle beraber olduğunu bilen o yumuşak huylu oğul "Ey babacığım!" dedi, "Ne emrolunuyorsan yap. Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın."5

    Ömer Nasuhi Bilmen'in tefsirinde Hz. İbrahim ve oğlunun başından geçen bu deneme şu şekilde izah edilmektedir:
    Hazret-i İbrahim de oğlu da Allah-u Teala'nın emrine itaat edip teslimiyet gösterdiler ve İbrahim Aleyhisselam oğlunu (alnının bir yanı üzerine yatırdı) onu boğazlamak için öyle bir vaziyete bulundurdu... Onun rahmani bir rüya olduğunu anlayarak emr olunduğun vazifeyi yapmaya azmettin, sabrın, emri İlahi'ye itaatin tezahür etmiş oldu. Artık Hak Teala lütfetmiş, o oğlun yerine bir kurban hayvanının kesilmesini emir eylemiş, Hazreti İbrahim'i, öyle bir fedakarlıktan kurtarmıştır. 6

    Ayetlerden ve tefsirlerden Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in Allah'a olan kalpten itaatleri, teslimiyetleri ve gönülden bağlılıkları açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu üstün ahlak tüm iman edenlere çok güzel bir örnek, eşsiz bir rehberdir. Bu nedenle tüm iman edenler onların yolunu izlemeli ve Allah'ın ayetlerini uygulamadaki titizlikleri, zorluk ya da sıkıntılar karşısındaki tavizsiz tavırları, sabırlı ve tevekküllü kişilikleriyle tanınmalıdırlar. Allah Saffat Suresi'nin devamında şu şekilde bildirir:

    Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık. İbrahim'e selam olsun. Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz. Şüphesiz o, Bizim mü'min olan kullarımızdandır. (Saffat Suresi, 108-111)

    Peygamberler Tarihi Abdulvahit Metin


  4. 17.Ağustos.2009, 22:12
    2
    Moderatör



    Hz. İbrahim ve Oğlunun Kurban İmtihanı

    Allah'ın Hz. İbrahim kıssasında haber verdiği olaylardan biri de kurban olayıdır. Hz. İbrahim'in ve oğlu Hz. İsmail'in başından geçen bu denemeyi Rabbimiz ayetlerde şu şekilde haber verir:

    Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik. Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): "Oğlum" dedi. "Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun." (Oğlu İsmail) Dedi ki: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah, beni sabredenlerden bulacaksın." Sonunda ikisi de (Allah'ın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı. Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik. "Gerçekten sen, rüyayı doğruladın. Şüphesiz Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz." Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı. Ve ona büyük bir kurbanı fidye olarak verdik. (Saffat Suresi, 101-107)

    Allah yukarıdaki ayetlerde Hz. İbrahim'i nasıl bir denemeden geçirdiğini bizlere aktarmaktadır. İslam alimleri de bu ayetleri genelde aynı şekilde tefsir ederler. Örneğin Elmalılı Hamdi Yazır, Kuran-ı Kerim tefsirinde, Hz. İbrahim'in rüyasında gördüklerinin bir vahiy olduğunu, bu vahyin yerine getirilmesinin ise bir emir olduğunu belirtmektedir. Ayetlerin devamını ise şu şekilde açıklamaktadır:

    ... Bunun üzerine onu zorla yapmaya kalkışmayıp, önce yerine getirilme şeklini istişare etmek üzere böyle görüşünü sorarak tebliğ etti ki, bununla ilk önce onun itaat ve boyun eğmekle ecir ve sevaba ermesini temin etmek istedi. Düşünmeli, bunu söylerken "Ey yavrucuğum!" diye hitap eden bir babanın kalbinde ne yüksek bir şefkat duygusu çarpıyor ve ona ne kadar büyük bir vazife aşkı, Allah sevgisi hakim bulunuyordu... İşte bunun böyle İlâhî bir emir olduğunu anlayan ve Allah'ın sabredenlerle beraber olduğunu bilen o yumuşak huylu oğul "Ey babacığım!" dedi, "Ne emrolunuyorsan yap. Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın."5

    Ömer Nasuhi Bilmen'in tefsirinde Hz. İbrahim ve oğlunun başından geçen bu deneme şu şekilde izah edilmektedir:
    Hazret-i İbrahim de oğlu da Allah-u Teala'nın emrine itaat edip teslimiyet gösterdiler ve İbrahim Aleyhisselam oğlunu (alnının bir yanı üzerine yatırdı) onu boğazlamak için öyle bir vaziyete bulundurdu... Onun rahmani bir rüya olduğunu anlayarak emr olunduğun vazifeyi yapmaya azmettin, sabrın, emri İlahi'ye itaatin tezahür etmiş oldu. Artık Hak Teala lütfetmiş, o oğlun yerine bir kurban hayvanının kesilmesini emir eylemiş, Hazreti İbrahim'i, öyle bir fedakarlıktan kurtarmıştır. 6

    Ayetlerden ve tefsirlerden Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in Allah'a olan kalpten itaatleri, teslimiyetleri ve gönülden bağlılıkları açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu üstün ahlak tüm iman edenlere çok güzel bir örnek, eşsiz bir rehberdir. Bu nedenle tüm iman edenler onların yolunu izlemeli ve Allah'ın ayetlerini uygulamadaki titizlikleri, zorluk ya da sıkıntılar karşısındaki tavizsiz tavırları, sabırlı ve tevekküllü kişilikleriyle tanınmalıdırlar. Allah Saffat Suresi'nin devamında şu şekilde bildirir:

    Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık. İbrahim'e selam olsun. Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz. Şüphesiz o, Bizim mü'min olan kullarımızdandır. (Saffat Suresi, 108-111)

    Peygamberler Tarihi Abdulvahit Metin


  5. 16.Mayıs.2016, 20:36
    3
    Misafir

    Cevap: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    hocam benim bir sorum var hz ibrahimin oglu neden seçilmiştir


  6. 16.Mayıs.2016, 20:36
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    hocam benim bir sorum var hz ibrahimin oglu neden seçilmiştir


  7. 20.Mayıs.2016, 00:07
    4
    Şem'a
    YÖNETİCİ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 677
    Mesaj Sayısı: 2,903
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31
    Bulunduğu yer: dünya

    Cevap: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    Alıntı
    hz ibrahimin oglu neden seçilmiştir
    Allah dilediği insanı Peygamber olaraak seçer buna kimse neden seçti diyemez.
    Allah Teala toplumda en temiz ve elçiliğe layık olanı seçer.


  8. 20.Mayıs.2016, 00:07
    4
    YÖNETİCİ
    Alıntı
    hz ibrahimin oglu neden seçilmiştir
    Allah dilediği insanı Peygamber olaraak seçer buna kimse neden seçti diyemez.
    Allah Teala toplumda en temiz ve elçiliğe layık olanı seçer.


  9. 08.Aralık.2016, 10:40
    5
    Misafir

    Yorum: Hz İbrahim oğlunu ne için kur iban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    allah bilirdi ki ibrahim ismayilin basini kesecek niye imtahan eleyir.ismayilov rauf


  10. 08.Aralık.2016, 10:40
    5
    rauf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    rauf
    Misafir
    allah bilirdi ki ibrahim ismayilin basini kesecek niye imtahan eleyir.ismayilov rauf


  11. 08.Aralık.2016, 19:34
    6
    Misafir

    Yorum: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    allah bilirdi ki ibrahim ismayilin basini kesecek niye emir etdi


  12. 08.Aralık.2016, 19:34
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    allah bilirdi ki ibrahim ismayilin basini kesecek niye emir etdi


  13. 08.Aralık.2016, 22:52
    7
    Sabır
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Mayıs.2014
    Üye No: 103593
    Mesaj Sayısı: 133
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yorum: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    Elbette Hz.İsmaili kurtaracağını da bilirdi.


  14. 08.Aralık.2016, 22:52
    7
    Sabır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Elbette Hz.İsmaili kurtaracağını da bilirdi.


  15. 08.Aralık.2016, 22:53
    8
    Misafir

    Yorum: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    Hz. İbrâhim’e Oğlunu Kurban Etmekle Emredilmesinin Sebebi

    Yahudi dini metinlerine göre; birgün İbrâhim as.’ın misafirleri gelir. Onlara yiyecek getirip yemelerini teklif eder. Fakat misafirler, yemeğin bedelini vermeden yemeyeceklerinin söylerler. Peygamber de onlara, yemekten önce ve sonra yapacakları duanın bedel olarak kendisine yeteceğinin belirtir. Ancak misafirler bununla yetinmezler. O’na, bir oğlu olacağı müjdesini de verirler. O da ihtiyar yaşına rağmen böyle bir haber alınca sevincinden: “Ben de onu kurban ederim” der. Böylece bir “Adak” yapmış olur.[1] Bu gelişmelerden sonra birgün rüyasında bir kurbanlık kesmesi emredilir. O da ertesi sabah bir boğa keser. Ancak yine rüyasında, Allah’ın kendisinden daha kıymetli bir kurban istediği söylenir. Bu sefer de bir deve keser. Fakat üçüncü kez bir rüya daha görür. Bu sonuncusunda açıkça, “Oğlunu kurban etmesi” emredilir.[2]
    Görülüyor ki, Tevrat’ta Hz.İbrâhim’in oğlunu kurban etme teşebbüsü, kendisinin adaması üzerine, Rabb’ın O’na doğrudan ve açıkça bir emir vermesine dayandırılır. Burada gözden kaçırılmaması gereken bir husus da kurban edilmek istenen çocuğun İshak olduğunun Tevrat’ta açıkça belirtilmiş olduğudur.[3] Hıristiyan kaynaklarına göre de, o Sâra’dan doğan ve İsrâil oğullarının atası olan İshak’tır.[4]
    İbrâhim Baydar bu hususda ki izahı; Kur’ân’ın beyanında İbrâhim peygamberin oğlunu kesme teşebbüsünde bir buyruk söz konusu edilmez. Aksine, Kur’anda belirtilen şey; İbrâhim as.’ın oğlunu “Rüyasında kestiğini” gördükten sonra, bu işe karar verdiğidir. Yani “Kesme” kararının temelinde sadece bir rüya vardır. Ortada ilahi vahye dayalı kesin bir emir yoktur. Hatta, kendisi bu karardan önce durumu oğluyla da konuşmuştur. Eğer bu hususda açık bir emir olsaydı, bundan sonra o hususda istişâre etmesi anlamsız olurdu. İşte Kur’ân’ın uslûbunda bundan sonra devreye giren açıkça ve anlaşılır olan, “Kesmekten vazgeç” buyruğudur. Bu durumun İbrâhim’e bir “Sınav” olarak gösterildiği, “Rüyasını” doğruladıktan sonra, artık kesme işini durdurması buyurulur. Kesme işini hazırlayan şeyin, İlahi bir emir değil de bir “Sınav” olarak nitelenmesi, başlagıçta bu konuda önceden verilmiş bir İlâhi hüküm bulunmadığını göstermektedir. Bu bir emir değil, belki de, kalbî ya da lafzî bir adaktan dolayı Hz.İbrâhim’e sorumluluğunu hatırlatacak bir sınav vesilesidir. Bunun da bir “Rüya” olduğu açıkça belirtilmiştir.[5]
    Muhammed Esed diyor ki: Saffat 103’üncü ayette geçen “Eslem┠fiili Kur’ân terminolojsinde “kendini Allah’a yahut Allah’ın iradesine teslim etti” anlamına gelir. Bu nedenle, yukarıdaki ayette geçen ikil eslemâ hali de, İlk bakışta, bu anlama sahip görünmektedir. Ancak, ayetin devamı, Hz.İsmail’in kurban edilmesinin Allah’ın emri olmadığını açıkça gösterdiğinden, onun ve babasının “Allah’ın iradesine kendilerini teslim etmeleri”, bu bağlamda, yalnız sübjektif bir anlama sahip görünmektedir. Yani “Allah’ın iradesi olarak düşündükleri/gördükleri isteğe” teslim olmaları anlamını taşımaktadır. Hz.İbrâhim’in rüyasının manevi/ahlâki anlamı, O’nun hayattaki en değerli varlığın Allah’ın iradesi olarak gördüğü bir işaret üzerine kurban etmeye hazır olup olmadığının denenmesinede yatmaktadır. Bu şiddetli imtihan açıkça Hz.İbarihm’in onu yüklenebileceğine işaret etmekte ve böylece, bizâtihi Allah’ın bir ödülü olan yüksek bir ahlaki imtiyaz oluşturmaktadır. Hz.İbrâhim’in daha sonra bulup Hz.İsmail’in yerine kestiği “koç” olduğu yorumu zayıftır. Bana göre, burada sözü edilen kurban, her yıl yüzbinlerce müminin Mekke’ye yaptıkları hacc ziyaretinde tekrarladıkları kurbandır ki, bu, Hz. İbrâhim ve İsmail’in yaşadıkları tecrübenin anılması demek olup İslâm’ın “beş esası”ndan birini oluşturmaktadır.[6]
    “Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi. Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.”[7]
    İslâmi Kaynaklara göre; Allah Hz.İbrâhim’e oğlunun kurban etmesini emretti. Anlatıldığına göre, bunun sebebi şu idi: Hz.İbrâhim kendisine Allah’tan erkek ve salih bir evlad bağışlamasının istedi ve "Ey Rabbi’im! Bana salihlerden olacak bir evlat ver"[8]diye duada bulundu. Bunun üzerine melekler kendisine halim tabiatli bir oğlan çocuğunun verildiğini müjdelediklerinde o:”O halde bu çocuk Allah rızası için kurban olsun” dedi. Nihayet çocuk büyüyüp babası İbrâhim as. ile konuşup gezecek hale gelince ona:"Vaat edip adamış olduğun adağını (kurbanını) yerine getir" diye vahyedildi.[9]
    Bu hâdise: İsmail as. yedi yaşına bastığı sıralarda, İbrâhim as, Şam’daki evinde uyurken, rüyasında, oğlu İsmail as.’ı kurban ettiğini görmesi üzerine gerçekleşmiştir. Bunun üzerine oğlunun yanına Mekke’ye gitmiştir.[10]
    ________________________
    [1]Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 53, Dipnot 151;
    “Adak (Kur’an’da Nezr olarak geçer) kişinin dini psikolojik bazı sebeplerden dolayı, Tanrı’nın teklif emediği bir sorumluluğu üstlenmesidir. Bu tanıma göre “Adak” bir ibadettir. Diğer ibadetlerden farkı; bunun cinsini, yerini, zamanını ve miktarını kulun tercih ederek Allah’a ahid vermesidir. Eğer hiçbir şarta bağlı olamadan, “Mutlak adama” suretiyle yapılırsa bu güzel de bir ibadet olur. Fakat, Tanrı’nın kendisine vereceği bir iyiliğe karşı yapılan “Muallak adak” pek ahlâki görülemez. Bu nedenle bazı İslâm bilginleri bu ikinci türü mekruh sayarlar. Bu ikinci türü teşvik eden dini bir nass da yoktur. Aksine bazı hadislerde menfi görülür. O hadislerde; adamanın Allah katında bir tesiri olmayacağı, uhrevi bir faydasının da bulunmadığı belirtilir. (Buhari, Eyman. Bab, 26; Müslim, Nezr, No; 2.)”
    [2] Ahd-i Atik, Tekvin , 22/2; Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 54; Diyanet İslâm Ansikhopedisi, İshak Maddesi.
    [3] Bkz. Tekvin ,22.
    [4] Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 54..
    [5] Kur’an-ı Kerim: Saffat, 37/104-107; Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 54-55.
    [6] Muhammed Esed Kur’an Mesajı meal-tefsir Saffat, 37/104-107. Ayetlerin açıklamasına bkz.
    [7] Kur’an-ı Kerim: Saffat, 37/102-103.
    [8] Kur’an-ı Kerim: Saffat, 37/100.

    [9] İbn.Esir-Kâmil c.1, s.104, 105.

    [10] Taberi-Tarih c.1, s.140; Sâlebi-Arais s.93; M.Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Diyanet Vakfı Yayınları: s.186


  16. 08.Aralık.2016, 22:53
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Hz. İbrâhim’e Oğlunu Kurban Etmekle Emredilmesinin Sebebi

    Yahudi dini metinlerine göre; birgün İbrâhim as.’ın misafirleri gelir. Onlara yiyecek getirip yemelerini teklif eder. Fakat misafirler, yemeğin bedelini vermeden yemeyeceklerinin söylerler. Peygamber de onlara, yemekten önce ve sonra yapacakları duanın bedel olarak kendisine yeteceğinin belirtir. Ancak misafirler bununla yetinmezler. O’na, bir oğlu olacağı müjdesini de verirler. O da ihtiyar yaşına rağmen böyle bir haber alınca sevincinden: “Ben de onu kurban ederim” der. Böylece bir “Adak” yapmış olur.[1] Bu gelişmelerden sonra birgün rüyasında bir kurbanlık kesmesi emredilir. O da ertesi sabah bir boğa keser. Ancak yine rüyasında, Allah’ın kendisinden daha kıymetli bir kurban istediği söylenir. Bu sefer de bir deve keser. Fakat üçüncü kez bir rüya daha görür. Bu sonuncusunda açıkça, “Oğlunu kurban etmesi” emredilir.[2]
    Görülüyor ki, Tevrat’ta Hz.İbrâhim’in oğlunu kurban etme teşebbüsü, kendisinin adaması üzerine, Rabb’ın O’na doğrudan ve açıkça bir emir vermesine dayandırılır. Burada gözden kaçırılmaması gereken bir husus da kurban edilmek istenen çocuğun İshak olduğunun Tevrat’ta açıkça belirtilmiş olduğudur.[3] Hıristiyan kaynaklarına göre de, o Sâra’dan doğan ve İsrâil oğullarının atası olan İshak’tır.[4]
    İbrâhim Baydar bu hususda ki izahı; Kur’ân’ın beyanında İbrâhim peygamberin oğlunu kesme teşebbüsünde bir buyruk söz konusu edilmez. Aksine, Kur’anda belirtilen şey; İbrâhim as.’ın oğlunu “Rüyasında kestiğini” gördükten sonra, bu işe karar verdiğidir. Yani “Kesme” kararının temelinde sadece bir rüya vardır. Ortada ilahi vahye dayalı kesin bir emir yoktur. Hatta, kendisi bu karardan önce durumu oğluyla da konuşmuştur. Eğer bu hususda açık bir emir olsaydı, bundan sonra o hususda istişâre etmesi anlamsız olurdu. İşte Kur’ân’ın uslûbunda bundan sonra devreye giren açıkça ve anlaşılır olan, “Kesmekten vazgeç” buyruğudur. Bu durumun İbrâhim’e bir “Sınav” olarak gösterildiği, “Rüyasını” doğruladıktan sonra, artık kesme işini durdurması buyurulur. Kesme işini hazırlayan şeyin, İlahi bir emir değil de bir “Sınav” olarak nitelenmesi, başlagıçta bu konuda önceden verilmiş bir İlâhi hüküm bulunmadığını göstermektedir. Bu bir emir değil, belki de, kalbî ya da lafzî bir adaktan dolayı Hz.İbrâhim’e sorumluluğunu hatırlatacak bir sınav vesilesidir. Bunun da bir “Rüya” olduğu açıkça belirtilmiştir.[5]
    Muhammed Esed diyor ki: Saffat 103’üncü ayette geçen “Eslem┠fiili Kur’ân terminolojsinde “kendini Allah’a yahut Allah’ın iradesine teslim etti” anlamına gelir. Bu nedenle, yukarıdaki ayette geçen ikil eslemâ hali de, İlk bakışta, bu anlama sahip görünmektedir. Ancak, ayetin devamı, Hz.İsmail’in kurban edilmesinin Allah’ın emri olmadığını açıkça gösterdiğinden, onun ve babasının “Allah’ın iradesine kendilerini teslim etmeleri”, bu bağlamda, yalnız sübjektif bir anlama sahip görünmektedir. Yani “Allah’ın iradesi olarak düşündükleri/gördükleri isteğe” teslim olmaları anlamını taşımaktadır. Hz.İbrâhim’in rüyasının manevi/ahlâki anlamı, O’nun hayattaki en değerli varlığın Allah’ın iradesi olarak gördüğü bir işaret üzerine kurban etmeye hazır olup olmadığının denenmesinede yatmaktadır. Bu şiddetli imtihan açıkça Hz.İbarihm’in onu yüklenebileceğine işaret etmekte ve böylece, bizâtihi Allah’ın bir ödülü olan yüksek bir ahlaki imtiyaz oluşturmaktadır. Hz.İbrâhim’in daha sonra bulup Hz.İsmail’in yerine kestiği “koç” olduğu yorumu zayıftır. Bana göre, burada sözü edilen kurban, her yıl yüzbinlerce müminin Mekke’ye yaptıkları hacc ziyaretinde tekrarladıkları kurbandır ki, bu, Hz. İbrâhim ve İsmail’in yaşadıkları tecrübenin anılması demek olup İslâm’ın “beş esası”ndan birini oluşturmaktadır.[6]
    “Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi. Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.”[7]
    İslâmi Kaynaklara göre; Allah Hz.İbrâhim’e oğlunun kurban etmesini emretti. Anlatıldığına göre, bunun sebebi şu idi: Hz.İbrâhim kendisine Allah’tan erkek ve salih bir evlad bağışlamasının istedi ve "Ey Rabbi’im! Bana salihlerden olacak bir evlat ver"[8]diye duada bulundu. Bunun üzerine melekler kendisine halim tabiatli bir oğlan çocuğunun verildiğini müjdelediklerinde o:”O halde bu çocuk Allah rızası için kurban olsun” dedi. Nihayet çocuk büyüyüp babası İbrâhim as. ile konuşup gezecek hale gelince ona:"Vaat edip adamış olduğun adağını (kurbanını) yerine getir" diye vahyedildi.[9]
    Bu hâdise: İsmail as. yedi yaşına bastığı sıralarda, İbrâhim as, Şam’daki evinde uyurken, rüyasında, oğlu İsmail as.’ı kurban ettiğini görmesi üzerine gerçekleşmiştir. Bunun üzerine oğlunun yanına Mekke’ye gitmiştir.[10]
    ________________________
    [1]Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 53, Dipnot 151;
    “Adak (Kur’an’da Nezr olarak geçer) kişinin dini psikolojik bazı sebeplerden dolayı, Tanrı’nın teklif emediği bir sorumluluğu üstlenmesidir. Bu tanıma göre “Adak” bir ibadettir. Diğer ibadetlerden farkı; bunun cinsini, yerini, zamanını ve miktarını kulun tercih ederek Allah’a ahid vermesidir. Eğer hiçbir şarta bağlı olamadan, “Mutlak adama” suretiyle yapılırsa bu güzel de bir ibadet olur. Fakat, Tanrı’nın kendisine vereceği bir iyiliğe karşı yapılan “Muallak adak” pek ahlâki görülemez. Bu nedenle bazı İslâm bilginleri bu ikinci türü mekruh sayarlar. Bu ikinci türü teşvik eden dini bir nass da yoktur. Aksine bazı hadislerde menfi görülür. O hadislerde; adamanın Allah katında bir tesiri olmayacağı, uhrevi bir faydasının da bulunmadığı belirtilir. (Buhari, Eyman. Bab, 26; Müslim, Nezr, No; 2.)”
    [2] Ahd-i Atik, Tekvin , 22/2; Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 54; Diyanet İslâm Ansikhopedisi, İshak Maddesi.
    [3] Bkz. Tekvin ,22.
    [4] Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 54..
    [5] Kur’an-ı Kerim: Saffat, 37/104-107; Ahmet Baydar, İbrâhimi Okuyuş, Beyan Yayınları: s. 54-55.
    [6] Muhammed Esed Kur’an Mesajı meal-tefsir Saffat, 37/104-107. Ayetlerin açıklamasına bkz.
    [7] Kur’an-ı Kerim: Saffat, 37/102-103.
    [8] Kur’an-ı Kerim: Saffat, 37/100.

    [9] İbn.Esir-Kâmil c.1, s.104, 105.

    [10] Taberi-Tarih c.1, s.140; Sâlebi-Arais s.93; M.Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Diyanet Vakfı Yayınları: s.186


  17. 09.Aralık.2016, 10:30
    9
    Misafir

    Yorum: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    çok teşekkür ederim sağolun


  18. 09.Aralık.2016, 10:30
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok teşekkür ederim sağolun


  19. 30.Ağustos.2017, 05:25
    10
    Misafir

    Yorum: Hz İbrahim oğlunu ne için kurban adamıştır ve gerçekten ALLAHA kurban etmişmidir?

    Kardeşim Allah herşeyi biLir ama şöyle niye yapmış gibi sözLer Günah Allahın işine karışılmaz ve niye sorusu bile sorulmaz çünkü biz onun zerre zerresini düşünemeyiz ki


  20. 30.Ağustos.2017, 05:25
    10
    H4lil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    H4lil
    Misafir
    Kardeşim Allah herşeyi biLir ama şöyle niye yapmış gibi sözLer Günah Allahın işine karışılmaz ve niye sorusu bile sorulmaz çünkü biz onun zerre zerresini düşünemeyiz ki





+ Yorum Gönder