Konusunu Oylayın.: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.
  1. 10.Ağustos.2009, 20:52
    1
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca

    Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.






    Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor. Mumsema
    Alıntı
    Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, islam dininde başörtüsünün yeri olmadığını ve Kuran'da da başörtüsünün farz olduğuna dair herhangi bir ayetin bulunmadığını ileri sürdü. Doç. Dr. Filiz, başörtüsünün Yahudilikte bir gelenek olduğuna dikkat çekerek, Yahudi geleneğinin İslamı etkilediğini iddia etti.
    Kadınlarında insan olduklarını,erkeklerle eşit olduklarını savunduğu içinmidir.?




    Alıntı
    Adem'den bugüne
    Semavi din olarak tanımladığımız Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam inanışının yaratılışa ilişkin kabulleri ortak: Allah insan neslinin ataları olan Adem ve Havva'yı yaratıp onları cennetten çıkardığında yaptıkları ilk iş, buldukları bir yaprakla çıplaklıklarını örtmeleri oldu...
    Sonrası malum... Hz. İbrahim'e ve daha sonra Hz. Musa'ya kadar pagan inançları da dahil her din, şekil ve kapsamı değişse de, gerek erkek gerekse kadınlar için ilke olarak kılık kıyafet konusunda norm getirmeyi ve örtünmeyi benimsedi. Tevrat'ta erkeklerin şakak bölgelerindeki saçı tıraş etmemelerini emreden ayet var. Tevrat'ta yer alan 'Rebeka Ishak'ı görünce peçesini alıp örtündü' ayetinde, keza: 'Rab o gün baş sargılarını atkıları kaldırıp atacak' cümlesinde yansıyan tablo da budur. Daha ötesi Talmut'a göre başına örtü örtmeden sokaklarda dolaşan bir kadını kocası mehir ödemeden boşama hakkına sahiptir... Unutmamak gereken bir husus Hıristiyanların Hz. İsa'nın şeriat vazetmemesi nedeniyle Musevi şeriatına tabi olduklarıdır... Dolayısıyla Hıristiyan inancında da tesettür farzdır.
    Kadını fitne kaynağı olarak gören anlayışın yansıdığı İncil yazıcısı Pavlus örtünme konusunu ele aldığı fasılda şöyle diyor: "Fakat bilmenizi isterim ki her erkeğin başı Mesih'tir ve kadının başı erkektir. Mesih'in başı ise Allah'tır. Başı örtülü olarak dua eden yahut peygamberlik eden erkek, başını küçük düşürür. Başı örtüsüz olarak dua eden kadın başını (erkeğini) küçük düşürür. Eğer kadın örtünmüyorsa saçını kessin, saç kesmek yahut tıraş olmak ayıp ise örtünsün.
    Çünkü erkek Allah'ın sureti ve izzeti olduğu için, başını örtmemelidir. Kadın ise erkeğin izzetidir. Erkek kadından değil, kadın erkektendir. Çünkü erkek kadın için değil kadın erkek için yaratıldı. Bunun için kadın başının üzerinde hâkimiyet alameti olan örtüyü taşımalıdır..."
    Ayrıca günümüzde ölçüleri hayli gevşemiş olsa da gerek Musevi gerekse Hıristiyanların kadınlar söz konusu olduğunda tesettüre İslam dini kadar önem verdiğidir. Hz. Musa'nın peygamberlik görevini yaptığı dönemde hür kadınlar içinde örtünmeyen yoktur. Keza ilk Hıristiyanlardan itibaren İsevi inancını benimseyen kadınlar başlarını örtegelmişlerdir. Hıristiyan tarihinde önemli bir yer tutan Maria Magdelena'nın örtünmemiş olduğunun kabulü ve o haliyle tasvir edilmiş olması toplum içindeki konumuyla alakalı sayılmak gerekir. Kaldı ki onun da ev dışında töreye uygun giysiyle örtülü halde dolaştığını düşünmek gerekir. Bunun dışında Hz. Meryem ve diğer inanan kadınların tamamı örtünmüş haldedir. Pek çok ikonda Hz. Meryem tasviri incelendiğinde, onun başını günümüzde türban diye ifade edilen tarzda örtüyle kapattığı görülür...
    Kadınların örtünmesi ve kıyafetleri, erkeklerin saç ve sakalları neredeyse bütün dinlerde önemli bir mesele sayılmıştır. Günümüz İsraili'nde Hasidic diye isimlendirilen ve nüfusun önemli bir oranını teşkil eden sofu Musevi gruba mensup kadınların dişi kimliklerini yok etmek için kaşlarını aldırdıkları, cinselliği sadece üremeye dönük mekanik bir eylem düzeyine indirmek için eşleriyle birbirlerini görmedikleri bir perdenin gerisinde kalarak ilişkiye girdikleri bilinir.


    tesedtür isim olarak tartışılmalımı.? şart olan tesedtürmüdür yoksa sadece
    bir müslümanın vücut hatlarını belli etmeyecek ve başını örtecek başka bir
    örtü başka bir isim kullanılması hem teşebbühten uzak hem tartışmaların
    odağından uzak olması bakımından faydalı olmaz mı?


  2. 10.Ağustos.2009, 20:52
    1
    Seyirci Üye



    Alıntı
    Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, islam dininde başörtüsünün yeri olmadığını ve Kuran'da da başörtüsünün farz olduğuna dair herhangi bir ayetin bulunmadığını ileri sürdü. Doç. Dr. Filiz, başörtüsünün Yahudilikte bir gelenek olduğuna dikkat çekerek, Yahudi geleneğinin İslamı etkilediğini iddia etti.
    Kadınlarında insan olduklarını,erkeklerle eşit olduklarını savunduğu içinmidir.?




    Alıntı
    Adem'den bugüne
    Semavi din olarak tanımladığımız Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam inanışının yaratılışa ilişkin kabulleri ortak: Allah insan neslinin ataları olan Adem ve Havva'yı yaratıp onları cennetten çıkardığında yaptıkları ilk iş, buldukları bir yaprakla çıplaklıklarını örtmeleri oldu...
    Sonrası malum... Hz. İbrahim'e ve daha sonra Hz. Musa'ya kadar pagan inançları da dahil her din, şekil ve kapsamı değişse de, gerek erkek gerekse kadınlar için ilke olarak kılık kıyafet konusunda norm getirmeyi ve örtünmeyi benimsedi. Tevrat'ta erkeklerin şakak bölgelerindeki saçı tıraş etmemelerini emreden ayet var. Tevrat'ta yer alan 'Rebeka Ishak'ı görünce peçesini alıp örtündü' ayetinde, keza: 'Rab o gün baş sargılarını atkıları kaldırıp atacak' cümlesinde yansıyan tablo da budur. Daha ötesi Talmut'a göre başına örtü örtmeden sokaklarda dolaşan bir kadını kocası mehir ödemeden boşama hakkına sahiptir... Unutmamak gereken bir husus Hıristiyanların Hz. İsa'nın şeriat vazetmemesi nedeniyle Musevi şeriatına tabi olduklarıdır... Dolayısıyla Hıristiyan inancında da tesettür farzdır.
    Kadını fitne kaynağı olarak gören anlayışın yansıdığı İncil yazıcısı Pavlus örtünme konusunu ele aldığı fasılda şöyle diyor: "Fakat bilmenizi isterim ki her erkeğin başı Mesih'tir ve kadının başı erkektir. Mesih'in başı ise Allah'tır. Başı örtülü olarak dua eden yahut peygamberlik eden erkek, başını küçük düşürür. Başı örtüsüz olarak dua eden kadın başını (erkeğini) küçük düşürür. Eğer kadın örtünmüyorsa saçını kessin, saç kesmek yahut tıraş olmak ayıp ise örtünsün.
    Çünkü erkek Allah'ın sureti ve izzeti olduğu için, başını örtmemelidir. Kadın ise erkeğin izzetidir. Erkek kadından değil, kadın erkektendir. Çünkü erkek kadın için değil kadın erkek için yaratıldı. Bunun için kadın başının üzerinde hâkimiyet alameti olan örtüyü taşımalıdır..."
    Ayrıca günümüzde ölçüleri hayli gevşemiş olsa da gerek Musevi gerekse Hıristiyanların kadınlar söz konusu olduğunda tesettüre İslam dini kadar önem verdiğidir. Hz. Musa'nın peygamberlik görevini yaptığı dönemde hür kadınlar içinde örtünmeyen yoktur. Keza ilk Hıristiyanlardan itibaren İsevi inancını benimseyen kadınlar başlarını örtegelmişlerdir. Hıristiyan tarihinde önemli bir yer tutan Maria Magdelena'nın örtünmemiş olduğunun kabulü ve o haliyle tasvir edilmiş olması toplum içindeki konumuyla alakalı sayılmak gerekir. Kaldı ki onun da ev dışında töreye uygun giysiyle örtülü halde dolaştığını düşünmek gerekir. Bunun dışında Hz. Meryem ve diğer inanan kadınların tamamı örtünmüş haldedir. Pek çok ikonda Hz. Meryem tasviri incelendiğinde, onun başını günümüzde türban diye ifade edilen tarzda örtüyle kapattığı görülür...
    Kadınların örtünmesi ve kıyafetleri, erkeklerin saç ve sakalları neredeyse bütün dinlerde önemli bir mesele sayılmıştır. Günümüz İsraili'nde Hasidic diye isimlendirilen ve nüfusun önemli bir oranını teşkil eden sofu Musevi gruba mensup kadınların dişi kimliklerini yok etmek için kaşlarını aldırdıkları, cinselliği sadece üremeye dönük mekanik bir eylem düzeyine indirmek için eşleriyle birbirlerini görmedikleri bir perdenin gerisinde kalarak ilişkiye girdikleri bilinir.


    tesedtür isim olarak tartışılmalımı.? şart olan tesedtürmüdür yoksa sadece
    bir müslümanın vücut hatlarını belli etmeyecek ve başını örtecek başka bir
    örtü başka bir isim kullanılması hem teşebbühten uzak hem tartışmaların
    odağından uzak olması bakımından faydalı olmaz mı?


    Benzer Konular

    - Şehide Filiz Beyaz

    - Şahin nedir? Şahin Kuş resimleri

    - Filiz İsminin Türkçe Anlamı Ve Arapça Yazılışı

    - Rüyada Filiz görmek (İmam Nablusi)

    - Prof.Dr.Şahin Filiz: Camilerde saz çalınsın... Ezan ve Kuran Dili Türkçe olsun

  3. 10.Ağustos.2009, 22:10
    2
    acikgoz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2009
    Üye No: 47710
    Mesaj Sayısı: 96
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.




    S.A Bu ilahiyatçılar hangi akla hizmet veriyorlar acaba bu sözleriyle.KURAN I KERİMDE kadınlara örtünmeleri emredilmiyormu ve bu farz olmuyormu.Bazı sinsi düşmanların oyununa gelmeyelim.


  4. 10.Ağustos.2009, 22:10
    2
    Devamlı Üye



    S.A Bu ilahiyatçılar hangi akla hizmet veriyorlar acaba bu sözleriyle.KURAN I KERİMDE kadınlara örtünmeleri emredilmiyormu ve bu farz olmuyormu.Bazı sinsi düşmanların oyununa gelmeyelim.


  5. 10.Ağustos.2009, 22:18
    3
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca
    kardeş yapmayın kurban olayım kuranda kadınların örtünmesi tabiki emredilmiş sorun örtünüp örtünmemekte deyil sorun (türban konusunda, kuranda söyle o kadınlara başlarını türbanla örtsünler diye yazıyormu.kadınların başlarını türbanla örtmelerini kim söylemiş??????????
    türban bir nesne bir şekildir nesne ve şekiller değişkendir.

    ‘KADININ İNSAN OLDUĞUNU HAZMEDEMEDİK’

    Doç. Dr. Filiz, “Başörtüsü söyleminin arkasında yatan unsur; İslamın, insana ve kadına vermiş olduğu hak ve şeref payesini, henüz islam toplumu içine sindirebilmiş değildir.

    Kadını, insan diye görmeyen kültürden gelen müslümanlar, henüz daha islamın, kadını insan olarak görmesi emrini hazmetmiş değiller. Hala daha akademik seviyede bile cariyeler ve hür kadınlar şeklinde ayrımlar vardır. Hatta, deniyor ki, “Hür kadınlar örtünür de, cariyeler örtünmez.’ Peki kim bu cariyeler, denince. Buna cevap yok. Burada başörtüsünün, belirli sınıfa ait hür kadınların, bir simgesi olarak gösterilmesi ve başını açanların ise kadın bile sayılmadığı söylemleriyle karşılaşıyoruz.” dedi.

    Hz. Muhammed’in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten Filiz, başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerin birbiri arasında çelişki içerdiğini söyledi.



    bakın bu dr şahinin söylemidir bunu okuyun sonra ..s arabistana irana ve benzer arap ülkelerine bir göz atın ve kadına verilen değeri bir karşılaştırın.


  6. 10.Ağustos.2009, 22:18
    3
    Seyirci Üye
    kardeş yapmayın kurban olayım kuranda kadınların örtünmesi tabiki emredilmiş sorun örtünüp örtünmemekte deyil sorun (türban konusunda, kuranda söyle o kadınlara başlarını türbanla örtsünler diye yazıyormu.kadınların başlarını türbanla örtmelerini kim söylemiş??????????
    türban bir nesne bir şekildir nesne ve şekiller değişkendir.

    ‘KADININ İNSAN OLDUĞUNU HAZMEDEMEDİK’

    Doç. Dr. Filiz, “Başörtüsü söyleminin arkasında yatan unsur; İslamın, insana ve kadına vermiş olduğu hak ve şeref payesini, henüz islam toplumu içine sindirebilmiş değildir.

    Kadını, insan diye görmeyen kültürden gelen müslümanlar, henüz daha islamın, kadını insan olarak görmesi emrini hazmetmiş değiller. Hala daha akademik seviyede bile cariyeler ve hür kadınlar şeklinde ayrımlar vardır. Hatta, deniyor ki, “Hür kadınlar örtünür de, cariyeler örtünmez.’ Peki kim bu cariyeler, denince. Buna cevap yok. Burada başörtüsünün, belirli sınıfa ait hür kadınların, bir simgesi olarak gösterilmesi ve başını açanların ise kadın bile sayılmadığı söylemleriyle karşılaşıyoruz.” dedi.

    Hz. Muhammed’in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten Filiz, başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerin birbiri arasında çelişki içerdiğini söyledi.



    bakın bu dr şahinin söylemidir bunu okuyun sonra ..s arabistana irana ve benzer arap ülkelerine bir göz atın ve kadına verilen değeri bir karşılaştırın.


  7. 10.Ağustos.2009, 22:46
    4
    iliman
    ilim+iman

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Nisan.2008
    Üye No: 16604
    Mesaj Sayısı: 674
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Brûksel

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    Alıntı
    kardeş yapmayın kurban olayım kuranda kadınların örtünmesi tabiki emredilmiş sorun örtünüp örtünmemekte deyil sorun (türban konusunda, kuranda söyle o kadınlara başlarını türbanla örtsünler diye yazıyormu.kadınların başlarını türbanla örtmelerini kim söylemiş??????????
    türban bir nesne bir şekildir nesne ve şekiller değişkendir
    hafedersin sana gôre ne ile ôrtûnecek sadece yanlis anlasilmasin diye soruyorum izninle


  8. 10.Ağustos.2009, 22:46
    4
    ilim+iman
    Alıntı
    kardeş yapmayın kurban olayım kuranda kadınların örtünmesi tabiki emredilmiş sorun örtünüp örtünmemekte deyil sorun (türban konusunda, kuranda söyle o kadınlara başlarını türbanla örtsünler diye yazıyormu.kadınların başlarını türbanla örtmelerini kim söylemiş??????????
    türban bir nesne bir şekildir nesne ve şekiller değişkendir
    hafedersin sana gôre ne ile ôrtûnecek sadece yanlis anlasilmasin diye soruyorum izninle


  9. 10.Ağustos.2009, 22:58
    5
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    estağfirullah kardeşim

    eşarp veya tülbent.veya özel örülmüş veya dokunmuş tamamıyla emre uygunluluğu olan her hangi kumaş türü bir şey ismide türban deyilde mesela örtü desek ne zararı olabilir.? türbanı kaldırsak ne olur müslümanlık rafa mı kalkar.?.

    Allaha emanet ol.ümmeti Muhammedle beraber.


  10. 10.Ağustos.2009, 22:58
    5
    Seyirci Üye
    estağfirullah kardeşim

    eşarp veya tülbent.veya özel örülmüş veya dokunmuş tamamıyla emre uygunluluğu olan her hangi kumaş türü bir şey ismide türban deyilde mesela örtü desek ne zararı olabilir.? türbanı kaldırsak ne olur müslümanlık rafa mı kalkar.?.

    Allaha emanet ol.ümmeti Muhammedle beraber.


  11. 10.Ağustos.2009, 23:17
    6
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 18
    Yaş: 30

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    Alıntı
    eşarp veya tülbent.veya özel örülmüş veya dokunmuş tamamıyla emre uygunluluğu olan her hangi kumaş türü bir şey ismide türban deyilde mesela örtü desek ne zararı olabilir.? türbanı kaldırsak ne olur müslümanlık rafa mı kalkar.?.

    Allaha emanet ol.ümmeti Muhammedle beraber.
    bu kadınlar başlarını neyle örtüyorlar kardeşim ne diyorsun sen ya hu?

    hem kime ne isteyen istediği gibi örter
    ister örter ister açar canı ister üstüne bide tüy diker kime nee?
    kendi tercihi ve nefsiyle ilgili bi durum

    ismine türban diyenler zamanında başörtüsünü modernleştirmek adına adını türbn koyanlardır. ben örterim adına türban derim adına başörtüsü derim adına istediğimi koyarım kime ne ya hu? kadın başını ister eşarpla örter ister çuvalla?

    sana biri bu pantolonu giyme bu gömleği çıkar dese hoş mu?

    hasbinallah...


  12. 10.Ağustos.2009, 23:17
    6
    ...MüPteLaNıM...
    Alıntı
    eşarp veya tülbent.veya özel örülmüş veya dokunmuş tamamıyla emre uygunluluğu olan her hangi kumaş türü bir şey ismide türban deyilde mesela örtü desek ne zararı olabilir.? türbanı kaldırsak ne olur müslümanlık rafa mı kalkar.?.

    Allaha emanet ol.ümmeti Muhammedle beraber.
    bu kadınlar başlarını neyle örtüyorlar kardeşim ne diyorsun sen ya hu?

    hem kime ne isteyen istediği gibi örter
    ister örter ister açar canı ister üstüne bide tüy diker kime nee?
    kendi tercihi ve nefsiyle ilgili bi durum

    ismine türban diyenler zamanında başörtüsünü modernleştirmek adına adını türbn koyanlardır. ben örterim adına türban derim adına başörtüsü derim adına istediğimi koyarım kime ne ya hu? kadın başını ister eşarpla örter ister çuvalla?

    sana biri bu pantolonu giyme bu gömleği çıkar dese hoş mu?

    hasbinallah...


  13. 10.Ağustos.2009, 23:50
    7
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    Alıntı
    bu kadınlar başlarını neyle örtüyorlar kardeşim ne diyorsun sen ya hu?

    hem kime ne isteyen istediği gibi örter

    ister örter ister açar canı ister üstüne bide tüy diker kime nee?
    kendi tercihi ve nefsiyle ilgili bi durum

    ismine türban diyenler zamanında başörtüsünü modernleştirmek adına adını türbn koyanlardır. ben örterim adına türban derim adına başörtüsü derim adına istediğimi koyarım kime ne ya hu? kadın başını ister eşarpla örter ister çuvalla?

    sana biri bu pantolonu giyme bu gömleği çıkar dese hoş mu?
    bu ne hiddet bu celal.
    tabiki insan neyle örterse örter isterse örtmez bu kişilerin düşünce ve iradesine bağlı. bir şey demiyoruz türban konusunda neden böyle saplantı halindesin ve uslubunu sertleştiriyorsun ve tavır alıyorsun türban üreten fabrikalarda hissen mi var yoksa.?siz öyle düşünüyorsunuz bizde böyle.kaldı ki geri dönün konuyu bir daha gözden geçirin biz hiç bir bayan kardeşimize neden başını örtüyorsun açsana demedik

    baş örtüsünü moderinleştirmek için ismini türban olarak değiştirmişler öylemi
    peki.. ısrarla baş örtüsü olarak kabül etmem sizi neden bukadar rahatsız ediyor.


    hem şu tüy dikme konusunu anlamadım..sinirlendin anladığım kadarıyla bir insan sinirlendiği zaman kimyası bozulur ve saçmalamaya başlar
    zira biz ayrı telden çalıyoruz siz ayrı telden

    isterseniz selamlaşalım ve sizle konuyu kapatalım birbirimize zarar vermemek için ne dersiniz.


  14. 10.Ağustos.2009, 23:50
    7
    Seyirci Üye
    Alıntı
    bu kadınlar başlarını neyle örtüyorlar kardeşim ne diyorsun sen ya hu?

    hem kime ne isteyen istediği gibi örter

    ister örter ister açar canı ister üstüne bide tüy diker kime nee?
    kendi tercihi ve nefsiyle ilgili bi durum

    ismine türban diyenler zamanında başörtüsünü modernleştirmek adına adını türbn koyanlardır. ben örterim adına türban derim adına başörtüsü derim adına istediğimi koyarım kime ne ya hu? kadın başını ister eşarpla örter ister çuvalla?

    sana biri bu pantolonu giyme bu gömleği çıkar dese hoş mu?
    bu ne hiddet bu celal.
    tabiki insan neyle örterse örter isterse örtmez bu kişilerin düşünce ve iradesine bağlı. bir şey demiyoruz türban konusunda neden böyle saplantı halindesin ve uslubunu sertleştiriyorsun ve tavır alıyorsun türban üreten fabrikalarda hissen mi var yoksa.?siz öyle düşünüyorsunuz bizde böyle.kaldı ki geri dönün konuyu bir daha gözden geçirin biz hiç bir bayan kardeşimize neden başını örtüyorsun açsana demedik

    baş örtüsünü moderinleştirmek için ismini türban olarak değiştirmişler öylemi
    peki.. ısrarla baş örtüsü olarak kabül etmem sizi neden bukadar rahatsız ediyor.


    hem şu tüy dikme konusunu anlamadım..sinirlendin anladığım kadarıyla bir insan sinirlendiği zaman kimyası bozulur ve saçmalamaya başlar
    zira biz ayrı telden çalıyoruz siz ayrı telden

    isterseniz selamlaşalım ve sizle konuyu kapatalım birbirimize zarar vermemek için ne dersiniz.


  15. 11.Ağustos.2009, 00:05
    8
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 18
    Yaş: 30

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    hayır sinirlenmedim kimyam hala aynı

    saçmalamaya gelince bide bu taraftan bakın o zaman asıl saçmalamayı göreceksiniz...neyse...

    Alıntı
    baş örtüsünü moderinleştirmek için ismini türban olarak değiştirmişler öylemi
    peki.. ısrarla baş örtüsü olarak kabül etmem sizi neden bukadar rahatsız ediyor.
    ısrarla başörtüsü olarak kabul etmeniz beni neden rahatsız etsn ben sizdeki "türban" ismine takmanızı anlamaya çalışıyorum..zaten ben adının ne önemi var isteyen istediği gibi adlandırır diyorum önemli olan örtünmek..

    anlaşamıcamız kesin çünkü siz insanların "türban" la değil,Allahı emri olan örtünmeye karşı geln bu sözde ilahiyatçlarla derdi olduğunu anlamıyorsuuz..

    selametle...


  16. 11.Ağustos.2009, 00:05
    8
    ...MüPteLaNıM...
    hayır sinirlenmedim kimyam hala aynı

    saçmalamaya gelince bide bu taraftan bakın o zaman asıl saçmalamayı göreceksiniz...neyse...

    Alıntı
    baş örtüsünü moderinleştirmek için ismini türban olarak değiştirmişler öylemi
    peki.. ısrarla baş örtüsü olarak kabül etmem sizi neden bukadar rahatsız ediyor.
    ısrarla başörtüsü olarak kabul etmeniz beni neden rahatsız etsn ben sizdeki "türban" ismine takmanızı anlamaya çalışıyorum..zaten ben adının ne önemi var isteyen istediği gibi adlandırır diyorum önemli olan örtünmek..

    anlaşamıcamız kesin çünkü siz insanların "türban" la değil,Allahı emri olan örtünmeye karşı geln bu sözde ilahiyatçlarla derdi olduğunu anlamıyorsuuz..

    selametle...


  17. 11.Ağustos.2009, 00:08
    9
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    kardeşim, "örtünme" emrini suni/yapay tartışmalara, kavram kargaşasına boğmanın ne alemi var. bahsettiğiniz türban kavramı fransızca kökenli ve belli bir saç bağlama yönteminin ismi. Kur'andaki "örtünme" emri ise genel mahiyetli ve vücudun genel hatlarını, saçı ve gerdanı örtmeye yönelik bir emir. çeşitli formlarıyla erkeğin ve kadının uyulması istenir. erkek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinip, örtünme emrine uyacak; kadın da yukarıda ifade edildiği şekilde örtünecek. bunun aracı, tülbent olmuş, fistan olmuş, pardesü olmuş, yazma olmuş, şalvar olmuş, sofra bezi olmuş ne fark eder. bu örtünme biçimini kültür belirler. herkes kendi toplumundaki örtünme araşlarıyla örtünür ve temel kriterleri karşılıyorsa hiçbiri yasak ve kötü değildir. bilakis tümü meşrudur. Kur'anda türban yok diyerek, fransızca kökenli ve dilimize son yıllarda girmiş bir kelimeyi niçin kurana yüklüyorsunuz. Kur'anda viski de yok. ama içkilerin tümü sarhooş edici diye haram değil mi? sizin ve Şahin hocanın tartışması dil bilimden, dil felsefesinden, hermenötikten, semantikten, kültür ve sosyolojiden, icazdan ve Kur'ani ilimlerin tümünden yoksun. bu şartlar altında da bu tartışma kısır ve verimsiz olur. çok okuyun, az yazın. selametle...


  18. 11.Ağustos.2009, 00:08
    9
    Moderatör
    kardeşim, "örtünme" emrini suni/yapay tartışmalara, kavram kargaşasına boğmanın ne alemi var. bahsettiğiniz türban kavramı fransızca kökenli ve belli bir saç bağlama yönteminin ismi. Kur'andaki "örtünme" emri ise genel mahiyetli ve vücudun genel hatlarını, saçı ve gerdanı örtmeye yönelik bir emir. çeşitli formlarıyla erkeğin ve kadının uyulması istenir. erkek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinip, örtünme emrine uyacak; kadın da yukarıda ifade edildiği şekilde örtünecek. bunun aracı, tülbent olmuş, fistan olmuş, pardesü olmuş, yazma olmuş, şalvar olmuş, sofra bezi olmuş ne fark eder. bu örtünme biçimini kültür belirler. herkes kendi toplumundaki örtünme araşlarıyla örtünür ve temel kriterleri karşılıyorsa hiçbiri yasak ve kötü değildir. bilakis tümü meşrudur. Kur'anda türban yok diyerek, fransızca kökenli ve dilimize son yıllarda girmiş bir kelimeyi niçin kurana yüklüyorsunuz. Kur'anda viski de yok. ama içkilerin tümü sarhooş edici diye haram değil mi? sizin ve Şahin hocanın tartışması dil bilimden, dil felsefesinden, hermenötikten, semantikten, kültür ve sosyolojiden, icazdan ve Kur'ani ilimlerin tümünden yoksun. bu şartlar altında da bu tartışma kısır ve verimsiz olur. çok okuyun, az yazın. selametle...


  19. 11.Ağustos.2009, 00:17
    10
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    Alıntı
    fransızca kökenli ve belli bir saç bağlama yönteminin ismi. Kur'andaki "örtünme" emri ise genel mahiyetli ve vücudun genel hatlarını, saçı ve gerdanı örtmeye yönelik bir emir. çeşitli formlarıyla erkeğin ve kadının uyulması istenir. erkek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinip, örtünme emrine uyacak; kadın da yukarıda ifade edildiği şekilde örtünecek. bunun aracı, tülbent olmuş, fistan olmuş, pardesü olmuş, yazma olmuş, şalvar olmuş, sofra bezi olmuş ne fark eder.


    aynen böyle sofra bezi olsun fıransızlardan olmasın zira teşebbüh konusu.


  20. 11.Ağustos.2009, 00:17
    10
    Seyirci Üye
    Alıntı
    fransızca kökenli ve belli bir saç bağlama yönteminin ismi. Kur'andaki "örtünme" emri ise genel mahiyetli ve vücudun genel hatlarını, saçı ve gerdanı örtmeye yönelik bir emir. çeşitli formlarıyla erkeğin ve kadının uyulması istenir. erkek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinip, örtünme emrine uyacak; kadın da yukarıda ifade edildiği şekilde örtünecek. bunun aracı, tülbent olmuş, fistan olmuş, pardesü olmuş, yazma olmuş, şalvar olmuş, sofra bezi olmuş ne fark eder.


    aynen böyle sofra bezi olsun fıransızlardan olmasın zira teşebbüh konusu.


  21. 11.Ağustos.2009, 12:34
    11
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    [QUOTE Şema=] kardeşim, "örtünme" emrini suni/yapay tartışmalara, kavram kargaşasına boğmanın ne alemi var. bahsettiğiniz türban kavramı fransızca kökenli ve belli bir saç bağlama yönteminin ismi. Kur'andaki "örtünme" emri ise genel mahiyetli ve vücudun genel hatlarını, saçı ve gerdanı örtmeye yönelik bir emir. çeşitli formlarıyla erkeğin ve kadının uyulması istenir. erkek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinip, örtünme emrine uyacak; kadın da yukarıda ifade edildiği şekilde örtünecek. bunun aracı, tülbent olmuş, fistan olmuş, pardesü olmuş, yazma olmuş, şalvar olmuş, sofra bezi olmuş ne fark eder. [/QUOTE]


    biz bu açıklamayı tamamen kabul ediyoruz zaten anlaşılır durumda.






    Alıntı
    biz bu profun ne olduğunu düşüncelerini amacını gayet iyi biliyoruz!!!!!!!!
    yaşa şema


    bunu pek anlayamadık ne okundu? ne anlanıldı?
    1-o profu savunduğum yok
    2-düşüncesi ve amacı kendini ilgilendirir bizim amacımız bellidir
    3-biz kendi örf ve adetlerimize saygılıyız ve onu benimseriz
    4-fıransız veya vs kültürlerinden alınmış alıntıları kullanma veya benimseme
    gibi bir huyumuz ve zorunluluğumuz yoktur.özümüz neyse o.
    5-siz teşebbüh konularını okudunuz mu.?bir müslümanın müslüman olmayanlara benzemeye çalışması ve onlara özenmesi taklit etmesi.
    6-biz müslüman kültüründe adı geçen baş örtüsü veya sofra bezi söylemini
    ismini kabul ediyor ve benimsiyoruz...türbanı isim ve düşüncesel bakımdan
    kabul etmiyorum. modacılar ve ....?.... istiyor diye kabul etmek zorundamıyım.müslüman kadınların örtünüp örtünmemesini tartışmıyoruz
    tartıştığımız sadece...türban...
    bakın sofra bezi bile olur diyenler var ne güzel vallahi.
    ama neden türban kumaş olarak isim olarak olmasada olur diyemiyorsunuz.
    bunu anlamakta güçlük çekiyorum.


    bu konuya fazla dalmak istemiyorum ne kırmak nede kırılmak istemediğimden dolayı fazla uzatmıyacam..






    (((islamda teşebbüh)))

    Benzeme, benzetme, özenme, taklit etme. Arapça'da "tefâ'ul" babındandır ki, bu bab tekellüf içindir. Buna göre teşebbüh, kendini benzetmeye özenme, zorla başka şeye benzemeye çalışma demektir. Bu kavramın tasavvufta, felsefede ve sosyal plânda (dinde) kazandığı anlamları şöyle sıralayabiliriz:

    Tasavvuf literatüründe, sûfi, olunmadığı halde sûfilere özenmek, onları taklit edip onlara benzemeye çalışmak demektir. Böyle yapanlar iki kısımdır:

    1- Samimi olarak onlara benzemeye çalışanlar, kendilerine onları örnek alanlar. Bunlara "müşebbih-i muhik" denir. "Bir kavme benzeyen onlardandır" kuralına göre bunlar sûfi sayılır.

    2- Sûfilere imrenmedikleri ve onlar gibi olmayı düşünmedikleri halde sırf çıkar sağlamak ve saygı görmek için onlara benzeyenler. Bu gibi müddet ve murâilere "müşebbih-i bâtıl" denir.

    Felsefede, iyilik, adâlet ve merhamet gibi vasıflar itibariyle Allah'a benzemeye çalışmaya da "teşebbühbillah" denir. İslâm filozoflarından bazılarının felsefeyi bu şekilde yani "İnsanın gücü ölçüsünde Allah'a benzemek (teşebbüh-billah) yani ilâhî (insan-üstü) bir kişilik kazanmak" olarak tarif ettikleri görülür. Yeni Eflatunculara göre felsefenin bütün işi, bizi hakiki varlığımıza geri döndürerek ilâhî varlıkla buluşma zevkini vicdanımıza vermek, bizi yüksek birlik içine gömen vecd ve istiğrak halinde kendimizden geçirmektir. Bu sayede kişi en yüksek hayır olan Tanrı'ya ulaşabilir. Tanrı'ya ulaşabilmek için olabildiği kadar O'na benzemeğe çalışmak gerekir. Bunun için ruhumuzu temizlemek suretiyle, vecde gelerek, istiğrak haliyle yavaş yavaş en yüksek yere yani Tanrı'ya yaklaşabiliriz. Bunu sağlamak da ilim, fazilet ve nefsi ıslâh sayesinde olabilir.

    Kulun Allah'a benzemeye çalışması O'nunla aynı olması demek değildir. Zıd şeylerin birbirine benzemesi onları aynı kılmaz. Örneğin siyah, beyaz, renklerinin araz olmaları, renkli olmaları, gözle görülmeleri müştereklik arzeder; ama bu özellikleri, bu iki rengi aynı kılmaz. Kulun görme, işitme, bilme, güç yetirme, fail olması gibi; rahîm, sabûr (sabırlı) ve şekûr (şükreden) olması da Allah'ın dengi yapmaz.

    Hukemâ (filozoflar) insan için aranan gâyenin Allah'a benzemek (teşebbüh-billah) inancındadırlar. İki topluluk arasındaki tabirler (ifade şekilleri) değişik olmakla beraber mânâ birdir. İnsan elbetteki ma'bud (ilâh) olamaz. Fakat O'nun sıfatları ile kul çapında sıfatlanabilir. Bir öğrencide, bilgisi derin, kültürü geniş, davranışları olgun olan, her yönüyle takdir ettiği bir hocasına benzeme ve onu taklit etme şevki uyanır. Bu benzeme gayreti hocaya karşı beliriyor da en güzel sıfatlarla muttasıf olan Allah'a karşı neden mümkün olmasın?

    Ferdi ve sosyal plânda ortaya çıkan dinde benzeşmenin farklı türleri ve hükümleri vardır:

    1- Tabiî benzeşme: İlim ve teknikte kullanılan metotlardaki benzeşme, yürüme, yemek yeme, bazı vasıtaları kullanma gibi batıl perestlere benzemenin kaçınılmaz olduğu tabiî durumlardaki benzeşmedir.

    2- Mekruh olan benzeşme: Benzeşmenin sorumculuğu gerektiren en hafif şeklidir. Örneğin, putperestlere benzeme olduğundan, canlı resimleri içeren duvar halıları, yastıklar ve tablolarla evi donatma veya bu şekilde bezeli elbise giyme genellikle fukaha tarafından mekruh sayılmıştır.

    3- Haram olan benzeşme: Yahûdi, Hristiyan, Budist, Materyalist ve benzeri batıl dinlerin ve ideolojilerin mensuplarına özgü olup, İslâmın emirleri ve yasakları ile çatışan hususiyetlerine onlara benzemek. Alkollü içki içmek, ikram etmek, imâl etmek ve ticaretini yapmak gibi. Hz. Peygamber (s.a.v) mümin olmayan toplumların bayramlarının ve kutsal günlerinin onlar gibi kutlanmasını yasaklamıştır. Zira bu, sosyal bütünlüğün korunması, cemaatin dağılmaması ve dejenere olmaması için gereklidir. Toplumun değerlerine ters düşen yabancı ve zararlı etkilere açılma ve o toplumun kendi değerlerinin zayıflamasına, solmasına ve unutulmasına yol açabilir. Dıştan gelecek zararlı etkilere kendisini kapayan ferde ve toplum er geç çöker. Bundan dolayı olsa gerek ki, Hz. Muhammed (s.a.v) Kim bu kavme benzemeye çalışırsa ondandır" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, Beyrut 1985,II, 50) buyurmuştur. Binaenaleyh, inananlar için bir bütün halinde yaşanması gerekli olan İslâm dininin tatbik edilmesi istenen ana prensiplerinden biri de ferdî, ailevî ve sosyal hayatın her bir safhasında batıl din ve ideoloji mensuplarına benzemek (teşebbüh)den sakınmaktadır.

    Müslümanın kendi inançlarına ters düşenlere benzemesi dünyada şahsiyet zafiyetine, gittikçe kendisine ve değerlerine yabancılaşmaya ve karşıt güçlere uşak olmaya sevkedecek; ahirette ise azaba yol açacaktır. Bunun için Müslümanın islâmı öğrenmesi, bid'atlerden kaçınması, haramlardan uzaklaşması, batılperestlerle içli-dışlı olmaktan uzak durması gerekmektedir.


  22. 11.Ağustos.2009, 12:34
    11
    Seyirci Üye
    [QUOTE Şema=] kardeşim, "örtünme" emrini suni/yapay tartışmalara, kavram kargaşasına boğmanın ne alemi var. bahsettiğiniz türban kavramı fransızca kökenli ve belli bir saç bağlama yönteminin ismi. Kur'andaki "örtünme" emri ise genel mahiyetli ve vücudun genel hatlarını, saçı ve gerdanı örtmeye yönelik bir emir. çeşitli formlarıyla erkeğin ve kadının uyulması istenir. erkek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinip, örtünme emrine uyacak; kadın da yukarıda ifade edildiği şekilde örtünecek. bunun aracı, tülbent olmuş, fistan olmuş, pardesü olmuş, yazma olmuş, şalvar olmuş, sofra bezi olmuş ne fark eder. [/QUOTE]


    biz bu açıklamayı tamamen kabul ediyoruz zaten anlaşılır durumda.






    Alıntı
    biz bu profun ne olduğunu düşüncelerini amacını gayet iyi biliyoruz!!!!!!!!
    yaşa şema


    bunu pek anlayamadık ne okundu? ne anlanıldı?
    1-o profu savunduğum yok
    2-düşüncesi ve amacı kendini ilgilendirir bizim amacımız bellidir
    3-biz kendi örf ve adetlerimize saygılıyız ve onu benimseriz
    4-fıransız veya vs kültürlerinden alınmış alıntıları kullanma veya benimseme
    gibi bir huyumuz ve zorunluluğumuz yoktur.özümüz neyse o.
    5-siz teşebbüh konularını okudunuz mu.?bir müslümanın müslüman olmayanlara benzemeye çalışması ve onlara özenmesi taklit etmesi.
    6-biz müslüman kültüründe adı geçen baş örtüsü veya sofra bezi söylemini
    ismini kabul ediyor ve benimsiyoruz...türbanı isim ve düşüncesel bakımdan
    kabul etmiyorum. modacılar ve ....?.... istiyor diye kabul etmek zorundamıyım.müslüman kadınların örtünüp örtünmemesini tartışmıyoruz
    tartıştığımız sadece...türban...
    bakın sofra bezi bile olur diyenler var ne güzel vallahi.
    ama neden türban kumaş olarak isim olarak olmasada olur diyemiyorsunuz.
    bunu anlamakta güçlük çekiyorum.


    bu konuya fazla dalmak istemiyorum ne kırmak nede kırılmak istemediğimden dolayı fazla uzatmıyacam..






    (((islamda teşebbüh)))

    Benzeme, benzetme, özenme, taklit etme. Arapça'da "tefâ'ul" babındandır ki, bu bab tekellüf içindir. Buna göre teşebbüh, kendini benzetmeye özenme, zorla başka şeye benzemeye çalışma demektir. Bu kavramın tasavvufta, felsefede ve sosyal plânda (dinde) kazandığı anlamları şöyle sıralayabiliriz:

    Tasavvuf literatüründe, sûfi, olunmadığı halde sûfilere özenmek, onları taklit edip onlara benzemeye çalışmak demektir. Böyle yapanlar iki kısımdır:

    1- Samimi olarak onlara benzemeye çalışanlar, kendilerine onları örnek alanlar. Bunlara "müşebbih-i muhik" denir. "Bir kavme benzeyen onlardandır" kuralına göre bunlar sûfi sayılır.

    2- Sûfilere imrenmedikleri ve onlar gibi olmayı düşünmedikleri halde sırf çıkar sağlamak ve saygı görmek için onlara benzeyenler. Bu gibi müddet ve murâilere "müşebbih-i bâtıl" denir.

    Felsefede, iyilik, adâlet ve merhamet gibi vasıflar itibariyle Allah'a benzemeye çalışmaya da "teşebbühbillah" denir. İslâm filozoflarından bazılarının felsefeyi bu şekilde yani "İnsanın gücü ölçüsünde Allah'a benzemek (teşebbüh-billah) yani ilâhî (insan-üstü) bir kişilik kazanmak" olarak tarif ettikleri görülür. Yeni Eflatunculara göre felsefenin bütün işi, bizi hakiki varlığımıza geri döndürerek ilâhî varlıkla buluşma zevkini vicdanımıza vermek, bizi yüksek birlik içine gömen vecd ve istiğrak halinde kendimizden geçirmektir. Bu sayede kişi en yüksek hayır olan Tanrı'ya ulaşabilir. Tanrı'ya ulaşabilmek için olabildiği kadar O'na benzemeğe çalışmak gerekir. Bunun için ruhumuzu temizlemek suretiyle, vecde gelerek, istiğrak haliyle yavaş yavaş en yüksek yere yani Tanrı'ya yaklaşabiliriz. Bunu sağlamak da ilim, fazilet ve nefsi ıslâh sayesinde olabilir.

    Kulun Allah'a benzemeye çalışması O'nunla aynı olması demek değildir. Zıd şeylerin birbirine benzemesi onları aynı kılmaz. Örneğin siyah, beyaz, renklerinin araz olmaları, renkli olmaları, gözle görülmeleri müştereklik arzeder; ama bu özellikleri, bu iki rengi aynı kılmaz. Kulun görme, işitme, bilme, güç yetirme, fail olması gibi; rahîm, sabûr (sabırlı) ve şekûr (şükreden) olması da Allah'ın dengi yapmaz.

    Hukemâ (filozoflar) insan için aranan gâyenin Allah'a benzemek (teşebbüh-billah) inancındadırlar. İki topluluk arasındaki tabirler (ifade şekilleri) değişik olmakla beraber mânâ birdir. İnsan elbetteki ma'bud (ilâh) olamaz. Fakat O'nun sıfatları ile kul çapında sıfatlanabilir. Bir öğrencide, bilgisi derin, kültürü geniş, davranışları olgun olan, her yönüyle takdir ettiği bir hocasına benzeme ve onu taklit etme şevki uyanır. Bu benzeme gayreti hocaya karşı beliriyor da en güzel sıfatlarla muttasıf olan Allah'a karşı neden mümkün olmasın?

    Ferdi ve sosyal plânda ortaya çıkan dinde benzeşmenin farklı türleri ve hükümleri vardır:

    1- Tabiî benzeşme: İlim ve teknikte kullanılan metotlardaki benzeşme, yürüme, yemek yeme, bazı vasıtaları kullanma gibi batıl perestlere benzemenin kaçınılmaz olduğu tabiî durumlardaki benzeşmedir.

    2- Mekruh olan benzeşme: Benzeşmenin sorumculuğu gerektiren en hafif şeklidir. Örneğin, putperestlere benzeme olduğundan, canlı resimleri içeren duvar halıları, yastıklar ve tablolarla evi donatma veya bu şekilde bezeli elbise giyme genellikle fukaha tarafından mekruh sayılmıştır.

    3- Haram olan benzeşme: Yahûdi, Hristiyan, Budist, Materyalist ve benzeri batıl dinlerin ve ideolojilerin mensuplarına özgü olup, İslâmın emirleri ve yasakları ile çatışan hususiyetlerine onlara benzemek. Alkollü içki içmek, ikram etmek, imâl etmek ve ticaretini yapmak gibi. Hz. Peygamber (s.a.v) mümin olmayan toplumların bayramlarının ve kutsal günlerinin onlar gibi kutlanmasını yasaklamıştır. Zira bu, sosyal bütünlüğün korunması, cemaatin dağılmaması ve dejenere olmaması için gereklidir. Toplumun değerlerine ters düşen yabancı ve zararlı etkilere açılma ve o toplumun kendi değerlerinin zayıflamasına, solmasına ve unutulmasına yol açabilir. Dıştan gelecek zararlı etkilere kendisini kapayan ferde ve toplum er geç çöker. Bundan dolayı olsa gerek ki, Hz. Muhammed (s.a.v) Kim bu kavme benzemeye çalışırsa ondandır" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, Beyrut 1985,II, 50) buyurmuştur. Binaenaleyh, inananlar için bir bütün halinde yaşanması gerekli olan İslâm dininin tatbik edilmesi istenen ana prensiplerinden biri de ferdî, ailevî ve sosyal hayatın her bir safhasında batıl din ve ideoloji mensuplarına benzemek (teşebbüh)den sakınmaktadır.

    Müslümanın kendi inançlarına ters düşenlere benzemesi dünyada şahsiyet zafiyetine, gittikçe kendisine ve değerlerine yabancılaşmaya ve karşıt güçlere uşak olmaya sevkedecek; ahirette ise azaba yol açacaktır. Bunun için Müslümanın islâmı öğrenmesi, bid'atlerden kaçınması, haramlardan uzaklaşması, batılperestlerle içli-dışlı olmaktan uzak durması gerekmektedir.


  23. 11.Ağustos.2009, 15:12
    12
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: Doç.dr şahin Filiz Neden Eleştiriliyor.

    Alıntı
    Kadınlarında insan olduklarını,erkeklerle eşit olduklarını savunduğu içinmidir.?
    Kadınların insan olduğunun inkar eden yok ama kadın erkek eşit değildir.Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayıcı seviyededir.Kadınlar narin , erkekler daha yüreklidir..
    Alıntı
    Hz. Muhammed�in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten Filiz, başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerin birbiri arasında çelişki içerdiğini söyledi.
    • "Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî, Radâ, 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160) hadisi saçları da kapsamına alır.
    • Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr, 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî, Tefsîru Sûre, 29/12; İbn Kesîr, Muhtasar, M. Alî, es-Sâbûnî, 7. Baskı, Beyrut 1402/1981, II, 600).
    Bu sadece iki örnektir.Allah (c.c.) bu kadına akıl fikir nasip etsin..Hadisi yalanlamak ne haddine!Pehhh
    Alıntı
    bakın bu dr şahinin söylemidir bunu okuyun sonra ..s arabistana irana ve benzer arap ülkelerine bir göz atın ve kadına verilen değeri bir karşılaştırın.
    Ya bırakın iranı filanda kendinize bakın.Oradakilerin halini bizde biliyoruz.Orda kadınlara nasıl davranıldığını da biliyoruz amma asıl olanı uygulyanlar da olmasına rağmen kadın dinle eziyorlar diyen insanlar onları hiç görmezler..
    Tama kadını savunmuyosun , o zaman konu başlığını kadın neden eleştiriliyor değil de , neden türban yerine başka bir terim kullamıyoruz deseydiniz ya!Hem türban deyince noluyo.Terimlere bu kadar takılpta olay çıkarmanın ne anlamı var ben onu anlamıyorum.Fransızlardan gelen başka neler kullanıyoruzdur Allah bilir..
    İyilerini tenzih ederek söylüyorum ama bazı ilahiyatçılar gerçekten hadlerini aşıyorlar , Rabbim yar ve yardımcımız olsun..
    Selam Ve Dua İle..


  24. 11.Ağustos.2009, 15:12
    12
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Alıntı
    Kadınlarında insan olduklarını,erkeklerle eşit olduklarını savunduğu içinmidir.?
    Kadınların insan olduğunun inkar eden yok ama kadın erkek eşit değildir.Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayıcı seviyededir.Kadınlar narin , erkekler daha yüreklidir..
    Alıntı
    Hz. Muhammed�in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten Filiz, başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerin birbiri arasında çelişki içerdiğini söyledi.
    • "Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî, Radâ, 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160) hadisi saçları da kapsamına alır.
    • Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr, 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî, Tefsîru Sûre, 29/12; İbn Kesîr, Muhtasar, M. Alî, es-Sâbûnî, 7. Baskı, Beyrut 1402/1981, II, 600).
    Bu sadece iki örnektir.Allah (c.c.) bu kadına akıl fikir nasip etsin..Hadisi yalanlamak ne haddine!Pehhh
    Alıntı
    bakın bu dr şahinin söylemidir bunu okuyun sonra ..s arabistana irana ve benzer arap ülkelerine bir göz atın ve kadına verilen değeri bir karşılaştırın.
    Ya bırakın iranı filanda kendinize bakın.Oradakilerin halini bizde biliyoruz.Orda kadınlara nasıl davranıldığını da biliyoruz amma asıl olanı uygulyanlar da olmasına rağmen kadın dinle eziyorlar diyen insanlar onları hiç görmezler..
    Tama kadını savunmuyosun , o zaman konu başlığını kadın neden eleştiriliyor değil de , neden türban yerine başka bir terim kullamıyoruz deseydiniz ya!Hem türban deyince noluyo.Terimlere bu kadar takılpta olay çıkarmanın ne anlamı var ben onu anlamıyorum.Fransızlardan gelen başka neler kullanıyoruzdur Allah bilir..
    İyilerini tenzih ederek söylüyorum ama bazı ilahiyatçılar gerçekten hadlerini aşıyorlar , Rabbim yar ve yardımcımız olsun..
    Selam Ve Dua İle..





+ Yorum Gönder
Git 12 Son