Konusunu Oylayın.: Hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 4 kişi
Hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?
  1. 02.Ağustos.2009, 01:07
    1
    meryemPİERRE
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Nisan.2009
    Üye No: 48130
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?






    Hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ? Mumsema Selam arkadaşlar.Kur'an'da aklıma takılan bir konu oldu.Konuyla ilgili sorum yazımın en alt kısmında yer alıyor fakat,önce ayetleri yorumlayarak gittim ki yanlışım varsa düzeltebilelim diye..

    Kur'an'da hz.Meryem ile hz.Harun'un kız kardeşi olan Meryem konusu

    Tahrim suresinin 12.ayetinde;

    “İmran’ın kızı Meryem’i de (örnek göstermiştir):O (Meryem) ki iffetini korumuş,buna karşılık Biz de onun (rahminde) kine ruhumuzdan üflemiştik;o da Rabbinin kelimelerini ve O’nun kitaplarını gönülden tasdik etmişti:zira o,Allah’ın iradesini gerçekleştirmek için el pençe divan duranlardan biriydi.”

    denilmektedir.İmran hz.Musa,Harun ve kızkardeşleri Meryem’in babasıdır.Ayette İmran’ın kızı Meryem derken,İmran’ın öz kızından bahsediliyorsa,Kur’an iki Meryem’i birbirine karıştırmış diyebiliriz.Fakat buradaki hitap “Adem oğulları” gibi bir ifadeyse bu anlaşılabilir bir durum olur.

    Meryem suresi 27. ve 28. ayetlerde;

    “Nihayet, onu alarak kavminin yanına döndü. ‘Ey Meryem!’ dediler,’Doğrusu sen dehşet bir iş işlemişsin! Ey Harun (soyu)nun kız kardeşi!Senin baban kötü bir adam değildi,annen de iffetsiz bir kadın değildi!’ ”

    bu ayette de İsa Mesih’in annesi olan Meryem’in,hz.İsa’yı kavmine getirmesinden sonra kavminin söylediklerine yer verilmiş.Ve denmiş ki ‘Ey Harun’un kız kardeşi’.Gerçi ayette parantez içinde gösterilen ‘Harun soyu’ ifadesi konuyu açıklamaya yetmektedir.Yine burada da bir önceki ayette olduğu gibi,aynı tarz da hitapta bulunulmuş.

    Ali İmran suresinin 35,36,37.ayetlerinde ise;

    “Hani İmran’ın kadını demişti ki:’Rabbim!Karnımdaki çocuğu,(her tür iç ve dış ayartmalardan) özgür olarak sana adadım:Benden kabul buyur!Çünkü sen her şeyi işitensin,her şeyi bilensin.Fakat çocuğu doğurunca dedi ki:’Rabbim’Onu kız doğurdum-Allah onun ne doğurduğunu ve erkeğin kız gibi olamayacağını pekala biliyordu -;ve adını Meryem koydum:Şimdi ben onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum!’Bunun üzerine Rabbi onu memnuniyetle kabul etti;dahası onu bir çiçek gibi yetiştirdi ve Zekeriyya’nın himayesine verdi.Zekeriyye ne zaman onun bulunduğu bölmeye girse,onun yanında yiyecekler görürdü.(Ve bir gün) sordu:’Ey Meryem!Bunlar sana nereden geliyor?’O da cevapladı:’Bunlar Allah katındandır;Allah dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.”

    Bu ayet diğerlerinden farklı görünmektedir.Açıkça “İmranı’n karısı” sözü yer almaktadır.Bahsedilen İmran hz.Musa’nın babası ise Kur’an hatalı diyebiliriz.Diğer ayetlerde İmran’ı hz.Musa ve Harun’un babası şeklinde düşünsek bile Kur’an’da hata olduğunu söylememiz yanlış olurken,burada hz.Harun’un babası İmran’dan bahsediliyor diyemeyiz bile.Çünkü öyle düşünürsek Kur’an’ın hata yaptığını kabul etmek zorunda kalırız.Zira hiçbir zaman Harun’un babası olan İmran’ın kızı Meryem, bu şekilde hamile kalmadı,bu şekilde hamile kalmadığı gibi hiçbir zaman da hz.Zekeriya ile aynı dönemde yaşamadı.Demek ki bahsedilen İmran kızı Meryem,Mesih’in annesi olamazmış.

    Peki, İmra’ın karısı, Meryem adlı bir kızı doğurmuş ise ama bahsedilen Meryem İsa Mesih’in de annesi değil ise,hemen Kur’an’da hata var deyip işin içinden çıkmak yerine,bir ihtimali daha düşünmek gerekiyor.O da,Harun ve kız kardeşinin babaları İmran’ın dışın da bir İmran daha olduğudur.Bu çelişkiyi ört-bas etme amacıyla değil,gerçekten de böyle bir ihtimalin olması söz konusu olduğu için düşünülmesi gereken bir şeydir.Nitekim Kitab-ı Mukaddes’te de buna çokça raslıyoruz,sadece bir tane Meryem olmadığı gibi,bir tane Yakup’ta yoktu vs. (Örneğin Matta İncili Mesih’in Nesebi bölümünde iki Yakup zikredilmiştir)

    O halde Mesih’in annesi olan hz.Meryem’in babası İmran ile hz.Harun’un babası olan İmran ayrı ayrı kişilerdir..Peki, “Harun’un kız kardeşi” sözünü nasıl anlamalıyız?Burada zikredilişi bir tesadüf olamayacağına göre,acaba gerçekten kız kardeşi Meryemden mi bahsediliyor yoksa, ‘Adem oğlu’ dememiz gibi bir şey midir bilemiyorum.Adem oğlu sözü gibi anlarsak –ki böyle anlamak gerekir sanıyorum- bile,yapacağımız yorumlar zorlama olmayacak mıdır?Kız kardeşi,İmran’ın kızı vs yi çeşitli şekillerde anlamaya çalıştık fakat,neden onca açıklamadan sonra Harun’un kız kardeşi deniliyor?

    Yani sormak istediğim şey şu;İmran var,kızı Meryem var,biz bunları kimi ayetlerde farklı şekilde anlamaya çalıştık,kimi ayetlerde öz mü öz baba ve kızı şeklinde anladık.Ve gördük ki,bahsedilen baba ve kız özdür.Fakat bir ayete geldik ki,burada Harun’un kız kardeşi deniliyor.Bunu Harun soyunun kız kardeşi gibi anlamamız icap ediyor.Ama,hz.Harun’un da babası ve kız kardeşi aynı isimden olunca ve burada böyle bir ifade yer alınca insan ister istemez şüpheleniyor bir hata olabileceğine dair.

    Tamam,İmran ve hz.Harun’un babası farklı kişilerdir,o zaman neden Harun’un kız kardeşi gibi bir ifade,tam da bu ayetlere denk gelmiş?


  2. 02.Ağustos.2009, 01:07
    1



    Selam arkadaşlar.Kur'an'da aklıma takılan bir konu oldu.Konuyla ilgili sorum yazımın en alt kısmında yer alıyor fakat,önce ayetleri yorumlayarak gittim ki yanlışım varsa düzeltebilelim diye..

    Kur'an'da hz.Meryem ile hz.Harun'un kız kardeşi olan Meryem konusu

    Tahrim suresinin 12.ayetinde;

    “İmran’ın kızı Meryem’i de (örnek göstermiştir):O (Meryem) ki iffetini korumuş,buna karşılık Biz de onun (rahminde) kine ruhumuzdan üflemiştik;o da Rabbinin kelimelerini ve O’nun kitaplarını gönülden tasdik etmişti:zira o,Allah’ın iradesini gerçekleştirmek için el pençe divan duranlardan biriydi.”

    denilmektedir.İmran hz.Musa,Harun ve kızkardeşleri Meryem’in babasıdır.Ayette İmran’ın kızı Meryem derken,İmran’ın öz kızından bahsediliyorsa,Kur’an iki Meryem’i birbirine karıştırmış diyebiliriz.Fakat buradaki hitap “Adem oğulları” gibi bir ifadeyse bu anlaşılabilir bir durum olur.

    Meryem suresi 27. ve 28. ayetlerde;

    “Nihayet, onu alarak kavminin yanına döndü. ‘Ey Meryem!’ dediler,’Doğrusu sen dehşet bir iş işlemişsin! Ey Harun (soyu)nun kız kardeşi!Senin baban kötü bir adam değildi,annen de iffetsiz bir kadın değildi!’ ”

    bu ayette de İsa Mesih’in annesi olan Meryem’in,hz.İsa’yı kavmine getirmesinden sonra kavminin söylediklerine yer verilmiş.Ve denmiş ki ‘Ey Harun’un kız kardeşi’.Gerçi ayette parantez içinde gösterilen ‘Harun soyu’ ifadesi konuyu açıklamaya yetmektedir.Yine burada da bir önceki ayette olduğu gibi,aynı tarz da hitapta bulunulmuş.

    Ali İmran suresinin 35,36,37.ayetlerinde ise;

    “Hani İmran’ın kadını demişti ki:’Rabbim!Karnımdaki çocuğu,(her tür iç ve dış ayartmalardan) özgür olarak sana adadım:Benden kabul buyur!Çünkü sen her şeyi işitensin,her şeyi bilensin.Fakat çocuğu doğurunca dedi ki:’Rabbim’Onu kız doğurdum-Allah onun ne doğurduğunu ve erkeğin kız gibi olamayacağını pekala biliyordu -;ve adını Meryem koydum:Şimdi ben onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum!’Bunun üzerine Rabbi onu memnuniyetle kabul etti;dahası onu bir çiçek gibi yetiştirdi ve Zekeriyya’nın himayesine verdi.Zekeriyye ne zaman onun bulunduğu bölmeye girse,onun yanında yiyecekler görürdü.(Ve bir gün) sordu:’Ey Meryem!Bunlar sana nereden geliyor?’O da cevapladı:’Bunlar Allah katındandır;Allah dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.”

    Bu ayet diğerlerinden farklı görünmektedir.Açıkça “İmranı’n karısı” sözü yer almaktadır.Bahsedilen İmran hz.Musa’nın babası ise Kur’an hatalı diyebiliriz.Diğer ayetlerde İmran’ı hz.Musa ve Harun’un babası şeklinde düşünsek bile Kur’an’da hata olduğunu söylememiz yanlış olurken,burada hz.Harun’un babası İmran’dan bahsediliyor diyemeyiz bile.Çünkü öyle düşünürsek Kur’an’ın hata yaptığını kabul etmek zorunda kalırız.Zira hiçbir zaman Harun’un babası olan İmran’ın kızı Meryem, bu şekilde hamile kalmadı,bu şekilde hamile kalmadığı gibi hiçbir zaman da hz.Zekeriya ile aynı dönemde yaşamadı.Demek ki bahsedilen İmran kızı Meryem,Mesih’in annesi olamazmış.

    Peki, İmra’ın karısı, Meryem adlı bir kızı doğurmuş ise ama bahsedilen Meryem İsa Mesih’in de annesi değil ise,hemen Kur’an’da hata var deyip işin içinden çıkmak yerine,bir ihtimali daha düşünmek gerekiyor.O da,Harun ve kız kardeşinin babaları İmran’ın dışın da bir İmran daha olduğudur.Bu çelişkiyi ört-bas etme amacıyla değil,gerçekten de böyle bir ihtimalin olması söz konusu olduğu için düşünülmesi gereken bir şeydir.Nitekim Kitab-ı Mukaddes’te de buna çokça raslıyoruz,sadece bir tane Meryem olmadığı gibi,bir tane Yakup’ta yoktu vs. (Örneğin Matta İncili Mesih’in Nesebi bölümünde iki Yakup zikredilmiştir)

    O halde Mesih’in annesi olan hz.Meryem’in babası İmran ile hz.Harun’un babası olan İmran ayrı ayrı kişilerdir..Peki, “Harun’un kız kardeşi” sözünü nasıl anlamalıyız?Burada zikredilişi bir tesadüf olamayacağına göre,acaba gerçekten kız kardeşi Meryemden mi bahsediliyor yoksa, ‘Adem oğlu’ dememiz gibi bir şey midir bilemiyorum.Adem oğlu sözü gibi anlarsak –ki böyle anlamak gerekir sanıyorum- bile,yapacağımız yorumlar zorlama olmayacak mıdır?Kız kardeşi,İmran’ın kızı vs yi çeşitli şekillerde anlamaya çalıştık fakat,neden onca açıklamadan sonra Harun’un kız kardeşi deniliyor?

    Yani sormak istediğim şey şu;İmran var,kızı Meryem var,biz bunları kimi ayetlerde farklı şekilde anlamaya çalıştık,kimi ayetlerde öz mü öz baba ve kızı şeklinde anladık.Ve gördük ki,bahsedilen baba ve kız özdür.Fakat bir ayete geldik ki,burada Harun’un kız kardeşi deniliyor.Bunu Harun soyunun kız kardeşi gibi anlamamız icap ediyor.Ama,hz.Harun’un da babası ve kız kardeşi aynı isimden olunca ve burada böyle bir ifade yer alınca insan ister istemez şüpheleniyor bir hata olabileceğine dair.

    Tamam,İmran ve hz.Harun’un babası farklı kişilerdir,o zaman neden Harun’un kız kardeşi gibi bir ifade,tam da bu ayetlere denk gelmiş?


    Benzer Konular

    - Hz.Meryem cennette Peygamberimiz (sas)in eşi mi olacak ve Hz.Meryem İsa (as)a bir saat içinde hamile

    - Abdulbasit Abdussamed Meryem Suresi (Hz MERYEM filminden görüntüler eşliğinde)

    - Hz. Meryem'in doğumu hakkında bilgi verir misiniz? Hz. İsa'nın mucizevi yaradılışı gibi, annesi Mery

    - Meryem suresi 34. ayet: İşte, hakkında şüphe ettikleri Meryem oğlu İsa -hak söz olarak- budur.

    - Meryem suresi 28. ayet: Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffets

  3. 03.Ağustos.2009, 19:48
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?




    Alıntı
    İmran hz.Musa,Harun ve kızkardeşleri Meryem’in babasıdır.Ayette İmran’ın kızı Meryem derken,İmran’ın öz kızından bahsediliyorsa,Kur’an iki Meryem’i birbirine karıştırmış diyebiliriz.Fakat buradaki hitap “Adem oğulları” gibi bir ifadeyse bu anlaşılabilir bir durum olur.
    Alıntı
    Yani sormak istediğim şey şu;İmran var,kızı Meryem var,biz bunları kimi ayetlerde farklı şekilde anlamaya çalıştık,kimi ayetlerde öz mü öz baba ve kızı şeklinde anladık.Ve gördük ki,bahsedilen baba ve kız özdür.Fakat bir ayete geldik ki,burada Harun’un kız kardeşi deniliyor.Bunu Harun soyunun kız kardeşi gibi anlamamız icap ediyor.Ama,hz.Harun’un da babası ve kız kardeşi aynı isimden olunca ve burada böyle bir ifade yer alınca insan ister istemez şüpheleniyor bir hata olabileceğine dair.

    Tamam,İmran ve hz.Harun’un babası farklı kişilerdir,o zaman neden Harun’un kız kardeşi gibi bir ifade,tam da bu ayetlere denk gelmiş?


    Kuur'anda herhangi bir çelişki yoktur, çelişki bir kaç ayet mealini okuyup anlamamktır.
    Öğrenmke istiyorsan Hz.Meryem, Hz. Musa ve Hz. Harunun hayatını oku kafanda bir soru işareti kalmaz. olması gereken budur.


    Meryem Süresi
    27
    . Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!28. Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi.

    Ayette anılan Harun, Hz. Musa’nın kardeşi ve peygamber Harun değildir. Bu Harun’un kimliğiyle ilgili görüşlerin doğruya en yakın olanına göre o, Hz. Meryem’in hakiki kardeşidir. Ana-babası gibi o da iffetli ve salih bir kimse idi. Bu yüzden işin iç yüzünü bilmeyenler, böyle birinin kızkardeşi olan Meryem’e zina etmeyi asla yakıştıramadıklarını belirtmek istemişlerdir.

    Ali İmran Süresi
    35
    . İmrân'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (niyetimi) bilen sensin." 36. Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi. 37. Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve "Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?" der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi.

    Zekeriyya aleyhisselan, Hz.Meryem’in teyzesi’nin kocası idi. Ayette ifade edildiği gibi Hz.Meryem’in Beyt-i Makdis’te bakımını Zekeriyya üzerine almıştı. Meryem’e özel bir oda tahsis etti ki ona ayette “mihrap” denilmiştir. Mihrap, harp ve cihad vasıtası demektir. Bir nevi çile odası anlamını taşır. Ayette geçen “mihrap”ın, camilerde imamın namaz kıldırdığı yer olan mihrap ile alakası yoktur. Hz.Zekeriyya, Meryem’in yanına her girişinde çeşit çeşit taze meyveler görürdü. Bunlar o mevsimde o bölgede yetişmeyen meyvelerdi.



  4. 03.Ağustos.2009, 19:48
    2
    Administrator



    Alıntı
    İmran hz.Musa,Harun ve kızkardeşleri Meryem’in babasıdır.Ayette İmran’ın kızı Meryem derken,İmran’ın öz kızından bahsediliyorsa,Kur’an iki Meryem’i birbirine karıştırmış diyebiliriz.Fakat buradaki hitap “Adem oğulları” gibi bir ifadeyse bu anlaşılabilir bir durum olur.
    Alıntı
    Yani sormak istediğim şey şu;İmran var,kızı Meryem var,biz bunları kimi ayetlerde farklı şekilde anlamaya çalıştık,kimi ayetlerde öz mü öz baba ve kızı şeklinde anladık.Ve gördük ki,bahsedilen baba ve kız özdür.Fakat bir ayete geldik ki,burada Harun’un kız kardeşi deniliyor.Bunu Harun soyunun kız kardeşi gibi anlamamız icap ediyor.Ama,hz.Harun’un da babası ve kız kardeşi aynı isimden olunca ve burada böyle bir ifade yer alınca insan ister istemez şüpheleniyor bir hata olabileceğine dair.

    Tamam,İmran ve hz.Harun’un babası farklı kişilerdir,o zaman neden Harun’un kız kardeşi gibi bir ifade,tam da bu ayetlere denk gelmiş?


    Kuur'anda herhangi bir çelişki yoktur, çelişki bir kaç ayet mealini okuyup anlamamktır.
    Öğrenmke istiyorsan Hz.Meryem, Hz. Musa ve Hz. Harunun hayatını oku kafanda bir soru işareti kalmaz. olması gereken budur.


    Meryem Süresi
    27
    . Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!28. Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi.

    Ayette anılan Harun, Hz. Musa’nın kardeşi ve peygamber Harun değildir. Bu Harun’un kimliğiyle ilgili görüşlerin doğruya en yakın olanına göre o, Hz. Meryem’in hakiki kardeşidir. Ana-babası gibi o da iffetli ve salih bir kimse idi. Bu yüzden işin iç yüzünü bilmeyenler, böyle birinin kızkardeşi olan Meryem’e zina etmeyi asla yakıştıramadıklarını belirtmek istemişlerdir.

    Ali İmran Süresi
    35
    . İmrân'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (niyetimi) bilen sensin." 36. Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi. 37. Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve "Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?" der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi.

    Zekeriyya aleyhisselan, Hz.Meryem’in teyzesi’nin kocası idi. Ayette ifade edildiği gibi Hz.Meryem’in Beyt-i Makdis’te bakımını Zekeriyya üzerine almıştı. Meryem’e özel bir oda tahsis etti ki ona ayette “mihrap” denilmiştir. Mihrap, harp ve cihad vasıtası demektir. Bir nevi çile odası anlamını taşır. Ayette geçen “mihrap”ın, camilerde imamın namaz kıldırdığı yer olan mihrap ile alakası yoktur. Hz.Zekeriyya, Meryem’in yanına her girişinde çeşit çeşit taze meyveler görürdü. Bunlar o mevsimde o bölgede yetişmeyen meyvelerdi.



  5. 03.Ağustos.2009, 20:56
    3
    meryemPİERRE
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Nisan.2009
    Üye No: 48130
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?

    Evet,bizde bu görüşe varmıştık fakat,hz.Meryem'in Harun adında bir kardeşinin olup olmadığı konusunda Kur'an'da bir bilgi yok.Hadislerde vs bu konuyla ilgili bir bilgi bulamadık,bu konuda da yardımcı olusanız seviniriz..

    teşekkürler.


  6. 03.Ağustos.2009, 20:56
    3
    Evet,bizde bu görüşe varmıştık fakat,hz.Meryem'in Harun adında bir kardeşinin olup olmadığı konusunda Kur'an'da bir bilgi yok.Hadislerde vs bu konuyla ilgili bir bilgi bulamadık,bu konuda da yardımcı olusanız seviniriz..

    teşekkürler.


  7. 06.Ağustos.2010, 06:38
    4
    M ARICA
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2010
    Üye No: 77753
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37

    --->: hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?

    Ey Harun’un kardeşi! Baban kötü bir insan değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi!” (Meryem Suresi, 28)
    Kuranda Hz. Meryem'e Harunun kızkardeşi diye hitap edilmesi
    Arapçada eb (baba), eh (kardeş) ve uht (kızkardeş) kelimeleri birçok durumda geniş mânada kullanılır. Gerçek bir kardeşlik değil, akrabalık ve mensubiyet bildirir. Çünkü, Hz. Meryem validemiz beni İsrailden olup yahudi idi. Hz. Peygambere (a.s.) bu, bir müşkil olarak sorulmuş, o da: “Meryem zamanındaki insanlar, kendilerinden önce geçen peygamberlerinin ve iyi kimselerin isimlerini çocuklarına isim yaparlardı, yani onlara nisbet edilirlerdi.” buyurmuştur. Nitekim: Hz. Safiyye, bazı kadınların kendisine “Yahudi kızı Yahudi!” dediklerini şikâyet edince Hz. peygamber şöyle buyurmuştu: “Sen niçin onlara: “Oh ya, Harun babam, Mûsâ amcam, Muhammed eşim oluyor, daha ne isterim!” deseydin ya!”

    "Ey Harunun kızkardeşi" Ayetinde geçen Harun için başka yorumlar da yapılmıştır:

    Birinci yoruma göre, Bu Harun Peygamber olan Harun olmayıp Kelbi'den gelen rivayete göre Hz. Meryem' in baba bir kardeşidir, anneleri ayrıdır. Nitekim bu görüşü destekleyecek bir rivayet de;

    İmam Ahmed, Müslim, Tirmizi, İbn Seyyid, Tabarani ve İbn Hibban, Muğire bin Şube'den şunları rivayet ediyorlar:

    «Hz, Peygamber Necran ahalisine elçi olarak beni gönderdi.

    Onlar: "Siz «Ey Harun'un kızkardeşi...» ayetini görmüyor musunuz? Oysa Musa, İsa'dan şu kadar zamanda öncedir" diyerek, Kur'an'a itiraz etmek istediler. Ben de döndükten sonra bu durumu Rasûlullah'a söyledim. Güldü ve:

    «Onlara, «Siz daha önceki Peygamber ve salih insanların isimlerini niçin alıyorsunuz?» diye ikazda bulunsaydın ya.» dedi.» (Ali Arslan, Büyük Kur’an Tefsiri, Arslan Yayınları: 11/88-92; bk. Müsned, IV, 252

    Yine Katade'den şöyle rivayet ediliyor: «Bana denildi ki Harun vefat ettiği gün cenazesinde Harun ismini taşıyan kırkbin kişi vardı».

    Yani bu isimler o zamanda soyu hatırlatan ve soyun büyüklerine hürmeten çok koyulan isimlerdir. Nitekim günümüzde de bazı yörelerde büyüklere hürmeten bazı isimler son derece çok koyulmaktadır.

    Diğer görüşe göre,

    Harun Peygamber İsrailoğulları içerisinde seçkin bir yere sahipti. Sağlığında kutsal mabedin bakımını yürütmüş ve ölümünden sonra bu görevi soyundan gelenlere devretmiştir. Hz Meryem ise hem Harun peygamberin soyundan geliyor hem de İmran tarafından bu mabede adanmıştı. Bu soy ve görev bağlantısı kastedilerek kendisine "Sen böyle büyük bir peygamberin kardeşi konumundasın nasıl böyle bir kötülük yapabilirsin" anlamında atıflı bir serzenişte bulunulmuştur.

    Mesela Kureyşte de Haşimoğulları vardı. Bu kabileden birisi yanlış bir şey yaptığında "Ey Haşimoğlu bu yanlışı sen nasıl yaparsın" gibi bir söz söylense bu o kişinin gerçek anlamda Haşim ismindeki soy büyüğünün oğlu olduğunu göstermeyip o soyun bir ferdi olduğuna kinaye olarak söylenmiş olur. (Krş. Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 15/327-328)


    Selam ve dua ile...



  8. 06.Ağustos.2010, 06:38
    4
    M ARICA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Ey Harun’un kardeşi! Baban kötü bir insan değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi!” (Meryem Suresi, 28)
    Kuranda Hz. Meryem'e Harunun kızkardeşi diye hitap edilmesi
    Arapçada eb (baba), eh (kardeş) ve uht (kızkardeş) kelimeleri birçok durumda geniş mânada kullanılır. Gerçek bir kardeşlik değil, akrabalık ve mensubiyet bildirir. Çünkü, Hz. Meryem validemiz beni İsrailden olup yahudi idi. Hz. Peygambere (a.s.) bu, bir müşkil olarak sorulmuş, o da: “Meryem zamanındaki insanlar, kendilerinden önce geçen peygamberlerinin ve iyi kimselerin isimlerini çocuklarına isim yaparlardı, yani onlara nisbet edilirlerdi.” buyurmuştur. Nitekim: Hz. Safiyye, bazı kadınların kendisine “Yahudi kızı Yahudi!” dediklerini şikâyet edince Hz. peygamber şöyle buyurmuştu: “Sen niçin onlara: “Oh ya, Harun babam, Mûsâ amcam, Muhammed eşim oluyor, daha ne isterim!” deseydin ya!”

    "Ey Harunun kızkardeşi" Ayetinde geçen Harun için başka yorumlar da yapılmıştır:

    Birinci yoruma göre, Bu Harun Peygamber olan Harun olmayıp Kelbi'den gelen rivayete göre Hz. Meryem' in baba bir kardeşidir, anneleri ayrıdır. Nitekim bu görüşü destekleyecek bir rivayet de;

    İmam Ahmed, Müslim, Tirmizi, İbn Seyyid, Tabarani ve İbn Hibban, Muğire bin Şube'den şunları rivayet ediyorlar:

    «Hz, Peygamber Necran ahalisine elçi olarak beni gönderdi.

    Onlar: "Siz «Ey Harun'un kızkardeşi...» ayetini görmüyor musunuz? Oysa Musa, İsa'dan şu kadar zamanda öncedir" diyerek, Kur'an'a itiraz etmek istediler. Ben de döndükten sonra bu durumu Rasûlullah'a söyledim. Güldü ve:

    «Onlara, «Siz daha önceki Peygamber ve salih insanların isimlerini niçin alıyorsunuz?» diye ikazda bulunsaydın ya.» dedi.» (Ali Arslan, Büyük Kur’an Tefsiri, Arslan Yayınları: 11/88-92; bk. Müsned, IV, 252

    Yine Katade'den şöyle rivayet ediliyor: «Bana denildi ki Harun vefat ettiği gün cenazesinde Harun ismini taşıyan kırkbin kişi vardı».

    Yani bu isimler o zamanda soyu hatırlatan ve soyun büyüklerine hürmeten çok koyulan isimlerdir. Nitekim günümüzde de bazı yörelerde büyüklere hürmeten bazı isimler son derece çok koyulmaktadır.

    Diğer görüşe göre,

    Harun Peygamber İsrailoğulları içerisinde seçkin bir yere sahipti. Sağlığında kutsal mabedin bakımını yürütmüş ve ölümünden sonra bu görevi soyundan gelenlere devretmiştir. Hz Meryem ise hem Harun peygamberin soyundan geliyor hem de İmran tarafından bu mabede adanmıştı. Bu soy ve görev bağlantısı kastedilerek kendisine "Sen böyle büyük bir peygamberin kardeşi konumundasın nasıl böyle bir kötülük yapabilirsin" anlamında atıflı bir serzenişte bulunulmuştur.

    Mesela Kureyşte de Haşimoğulları vardı. Bu kabileden birisi yanlış bir şey yaptığında "Ey Haşimoğlu bu yanlışı sen nasıl yaparsın" gibi bir söz söylense bu o kişinin gerçek anlamda Haşim ismindeki soy büyüğünün oğlu olduğunu göstermeyip o soyun bir ferdi olduğuna kinaye olarak söylenmiş olur. (Krş. Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 15/327-328)


    Selam ve dua ile...



  9. 22.Aralık.2015, 19:23
    5
    Venüs
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Aralık.2015
    Üye No: 107406
    Mesaj Sayısı: 90
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Kardeşi demese bu seferde diyeceksinizki Allah neden kardeşi dememiş
    Çünki hepimiz ademdeniz,Allah böyle dilemiş ve aslında hepimizde kardeşiz zaten.
    Bunu herkes biliyor zaten,veda hutbesinde;

    Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandır.

    Yani daha neyin peşindesiniz anlamda zorlanıyorum.


    Öyle demese bu seferde veda hutbesinde neden hepimiz ademin çocuklarıyız diyor diyeceksiniz.


    Günümüze bakıpta bu değer yargılarıyla geçmişi sorgulayamazsın,geçmiş geleceğe yön verir.Bunlarda abartılacak bir durum da yok.

    Allah katında kardeşiz zaten.Ben peygamberimizi dedem olarak göremem mi yani neticede bizden önce gelmiş atamız ya da;
    Ademoğlu dense sen ademden değil misin bu tür kullanımlar yanlış değildir sen günümüz değerlerine göre düşünüyorsun
    Elbette en doğrusunu Allah bilir

    Edit ;
    Allah, bu ayette ;meryemin etrafında toplanan kişilerin meryeme karşı söylemiş oldukları cümleleri bildiriyor

    Yani meryemin etrafındakiler:

    19/28 "Ey Harun'un kız kardeşi, baban kötü bir adam değildi. Annen de iffetsiz değildi."

    diyor.
    yanlış anlaşılma olmasın,burda Allah hata etmiştir diye bişeyi kimse söyleyemez bu ordakilerin,meryemin etrafında toplanan şahısların söylemlerine göre bu şekildedir.

    Ey harunun kız kardeşi diyerek ordakiler meryemi;musa ile harunun kız kardeşi meryeme de iffeten benzetmişte olabilirler.yani ona o gözle de bakıyor olabilirler pekala bunlar hep olasıdır.vs vs işte

    Aksi olsa bile hepimiz ademdeniz gene kardeşiz sonuçta.ne hatası size göre hata(yani böyle düşünen varsa onlara göre hata) ve Allah meryemleri karıştırmışta diye bişe olamaz çünkü burda meryemin etrafındakilerin kurmuş oldukları cümleler haber veriliyor.


    Hem gaybi meseleler bunlar başka tür açıklamalarıda olabilir,en doğrusunu Allah bilir.

    @Gene isanın annesi meryemin, harun isminde erkek kardeşi olmadığı ya da manevi erkek kardeşi de olabilir bu kardeşinin isminin harun olmadığı ne malum

    @gene musa ve harunun kızkardeşlerinin isminin meryem olduğu ne malum,önceki kutsal kitaplarda yazıyorda vs geç bunları asılları olsa ne ala ama tahrif edilmiş,değiştirilmiş.-ki kardeşlerinin ismi meryem olsa ne olur pekala o zamanın ahalisi o meryemi o meryem yerine koyarakta yani musa ve isaya kardeş olarakta iffeten ilişki kurmak için söylemiş olamazlar mı yani.vs....


  10. 22.Aralık.2015, 19:23
    5
    Üye
    Kardeşi demese bu seferde diyeceksinizki Allah neden kardeşi dememiş
    Çünki hepimiz ademdeniz,Allah böyle dilemiş ve aslında hepimizde kardeşiz zaten.
    Bunu herkes biliyor zaten,veda hutbesinde;

    Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandır.

    Yani daha neyin peşindesiniz anlamda zorlanıyorum.


    Öyle demese bu seferde veda hutbesinde neden hepimiz ademin çocuklarıyız diyor diyeceksiniz.


    Günümüze bakıpta bu değer yargılarıyla geçmişi sorgulayamazsın,geçmiş geleceğe yön verir.Bunlarda abartılacak bir durum da yok.

    Allah katında kardeşiz zaten.Ben peygamberimizi dedem olarak göremem mi yani neticede bizden önce gelmiş atamız ya da;
    Ademoğlu dense sen ademden değil misin bu tür kullanımlar yanlış değildir sen günümüz değerlerine göre düşünüyorsun
    Elbette en doğrusunu Allah bilir

    Edit ;
    Allah, bu ayette ;meryemin etrafında toplanan kişilerin meryeme karşı söylemiş oldukları cümleleri bildiriyor

    Yani meryemin etrafındakiler:

    19/28 "Ey Harun'un kız kardeşi, baban kötü bir adam değildi. Annen de iffetsiz değildi."

    diyor.
    yanlış anlaşılma olmasın,burda Allah hata etmiştir diye bişeyi kimse söyleyemez bu ordakilerin,meryemin etrafında toplanan şahısların söylemlerine göre bu şekildedir.

    Ey harunun kız kardeşi diyerek ordakiler meryemi;musa ile harunun kız kardeşi meryeme de iffeten benzetmişte olabilirler.yani ona o gözle de bakıyor olabilirler pekala bunlar hep olasıdır.vs vs işte

    Aksi olsa bile hepimiz ademdeniz gene kardeşiz sonuçta.ne hatası size göre hata(yani böyle düşünen varsa onlara göre hata) ve Allah meryemleri karıştırmışta diye bişe olamaz çünkü burda meryemin etrafındakilerin kurmuş oldukları cümleler haber veriliyor.


    Hem gaybi meseleler bunlar başka tür açıklamalarıda olabilir,en doğrusunu Allah bilir.

    @Gene isanın annesi meryemin, harun isminde erkek kardeşi olmadığı ya da manevi erkek kardeşi de olabilir bu kardeşinin isminin harun olmadığı ne malum

    @gene musa ve harunun kızkardeşlerinin isminin meryem olduğu ne malum,önceki kutsal kitaplarda yazıyorda vs geç bunları asılları olsa ne ala ama tahrif edilmiş,değiştirilmiş.-ki kardeşlerinin ismi meryem olsa ne olur pekala o zamanın ahalisi o meryemi o meryem yerine koyarakta yani musa ve isaya kardeş olarakta iffeten ilişki kurmak için söylemiş olamazlar mı yani.vs....


  11. 24.Aralık.2015, 01:59
    6
    Venüs
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Aralık.2015
    Üye No: 107406
    Mesaj Sayısı: 90
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?

    Yorumumun sonundaki "musa ve isaya kardeş olarakta" kısmı musa ve haruna olacaktı yanlış yazmışım düzelteyim dedim


  12. 24.Aralık.2015, 01:59
    6
    Üye
    Yorumumun sonundaki "musa ve isaya kardeş olarakta" kısmı musa ve haruna olacaktı yanlış yazmışım düzelteyim dedim


  13. 20.Kasım.2016, 03:26
    7
    Misafir

    Yorum: Hz.Meryem ile Harun'un kardeşi Meryem ?

    Luka İncili'ne göre Zekeriyyâ'nın eşi Elisabeth, Hz. İsâ'nın annesi Meryem'in akrabası olup Hârûn kızlarındandı. (İncil, 1/5, 36) Meryem'in annesiyle Yahya'nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir. (DB, 2/2, s. 1689) Zekeriyyâ, Abiya ailesinden bir kâhin (l. Tarihler, 24/10; Luka, 1/5) eşi Elisabeth de ruhban sınıfından bir aileye mensup olup babası yoluyla Harun'un soyundan ve Levi kabilesindendir, dolayısıyla Hz. Harun'un kızlarındandır. (DB, 2/2, s. 1689) Bu geleneğe sahip bulunan halkın, böyle bir aileden gelen ve mabede adanan Meryem'e "Harun'un kız kardeşi" demesi tabiidir. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, İmran md.)


  14. 20.Kasım.2016, 03:26
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Luka İncili'ne göre Zekeriyyâ'nın eşi Elisabeth, Hz. İsâ'nın annesi Meryem'in akrabası olup Hârûn kızlarındandı. (İncil, 1/5, 36) Meryem'in annesiyle Yahya'nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir. (DB, 2/2, s. 1689) Zekeriyyâ, Abiya ailesinden bir kâhin (l. Tarihler, 24/10; Luka, 1/5) eşi Elisabeth de ruhban sınıfından bir aileye mensup olup babası yoluyla Harun'un soyundan ve Levi kabilesindendir, dolayısıyla Hz. Harun'un kızlarındandır. (DB, 2/2, s. 1689) Bu geleneğe sahip bulunan halkın, böyle bir aileden gelen ve mabede adanan Meryem'e "Harun'un kız kardeşi" demesi tabiidir. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, İmran md.)





+ Yorum Gönder