Konusunu Oylayın.: Haramlar ve helaller

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Haramlar ve helaller
  1. 05.Nisan.2009, 15:32
    1
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    Haramlar ve helaller






    Haramlar ve helaller Mumsema (Mümin sur.56: Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.)(Araf sur.32. ayet: De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı süsü, güzel, temiz ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Dünya hayatında onlar, inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindir onlar." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.)(Maide Suresi 87. Ey iman sahipleri! Allah'ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah azıp sınırı aşanları sevmez.).( Enam Suresi 145. De ki: "Bana vahyolunanlar içinde, bu haram dediklerinizi yiyecek birine yasaklanmış bir şey bulamıyorum. Yalnız şunlardan biri olursa başka: leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o bir pisliktir- Allah'tan başkası adına boğazlanmış bir murdar."…..)(Yunus Suresi 59. De ki: "Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?")
    kardeşlerim bu aralar aklıma erkek için haram denen altın ve ipek gibi eşyalara haram denir mi Allahın haramları belli değil mi yani ayetlerde sabit değil mi eğer sabitse nasıl hüküm veriyoruz?Tamam belki müslümana uymayabilr ama buna haram dememiz yanlış olmaz mı?Lütfen yardım edin


  2. 05.Nisan.2009, 15:32
    1
    Devamlı Üye



    (Mümin sur.56: Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.)(Araf sur.32. ayet: De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı süsü, güzel, temiz ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Dünya hayatında onlar, inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindir onlar." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.)(Maide Suresi 87. Ey iman sahipleri! Allah'ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah azıp sınırı aşanları sevmez.).( Enam Suresi 145. De ki: "Bana vahyolunanlar içinde, bu haram dediklerinizi yiyecek birine yasaklanmış bir şey bulamıyorum. Yalnız şunlardan biri olursa başka: leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o bir pisliktir- Allah'tan başkası adına boğazlanmış bir murdar."…..)(Yunus Suresi 59. De ki: "Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?")
    kardeşlerim bu aralar aklıma erkek için haram denen altın ve ipek gibi eşyalara haram denir mi Allahın haramları belli değil mi yani ayetlerde sabit değil mi eğer sabitse nasıl hüküm veriyoruz?Tamam belki müslümana uymayabilr ama buna haram dememiz yanlış olmaz mı?Lütfen yardım edin


    Benzer Konular

    - Helaller bellidir haramlar bellidir hadisi buhari veya müslimde hangi başlıkta yer alır ?

    - Her yerde haramlar var bu haramlar sonıu ne olacak ?

    - İslamda cinsel haramlar ve helaller

    - İslamda helal ve haramlar

    - Haramlar Neden Var...?

  3. 05.Nisan.2009, 17:21
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: haramlar ve helaller




    Altın erkeklere neden haram?
    Birtakım giyim ve süs eşyaları vardır ki, bazı hikmet ve sebeplerden dolayı kullanılmaları ve giyilmeleri erkekler için caiz görülmemiştir.

    Fakat yaradılışları icabı ziyneti ve süsü seven kadınlar için helâldir. Bunlardan birisi ipekten yapılmış giyim eşyaları, diğeri de altındır.

    Bu husustaki hadis-i şerif gayet açıktır. Hazret-i Ali’nin rivayetine göre, bir defasında Peygamberimiz (a.s.m.) ipek bir kumaşı sol eline, bir parça altını da sağ eline aldı. Sonra bunları elleriyle yukarı kaldırdı, orada bulunanlara gösterdi ve şöyle buyurdu:
    “Şu iki şey ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helâldir.”1

    Peygamberimiz, yasaklanan ve haram kılınan bazı şeyleri insanlara anlatmak, onları, alışageldikleri ve uzun müddet kullandıkları doğru olmayan şeylerden vazgeçirmek için farklı metodlar tatbik eder, muhatabın anlayış ve kavrayış seviyesine göre muamele ederdi. Sahabîler de Peygamberimizin kesin kararı karşısında hiç itiraz etmez, büyük bir teslimiyet içinde kabul ederlerdi. Peygamberimiz, devlet başkanları, kabile reisleri gibi yüksek seviyedeki kimselere islâm ve iman hakikatlerini anlattığı gibi, bütün hayatı çölde geçmiş olan bedevîlerle de muhatap olur, onlarda gördüğü eksikleri düzeltmeye çalışırdı.

    Abdullah bin Abbas’ın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) bir zatın elinde altından bir yüzük gördü ve onu parmağından çıkardı, attı. Daha sonra şöyle buyurdu:
    “Sizden biriniz ateşten bir kor alıyor da, onu eline koyuyor.”

    Resulullah (a.s.m.) gittikten sonra orada bulunanlar yüzük sahibine, “Yüzüğünü yerden al da onunla faydalanırsın” dediler. Fakat o zat, “Hayır, vallahi onu ebediyyen almam. çünkü onu Resulullah (a.s.m.) attı” dedi.2

    Bu hâdisede iki husus dikkati çekmektedir. Birisi, Peygamberimiz yasaklamış olduğu ve dinen haram sayılan altın yüzük gibi birşeyi Sahabîsinin parmağında görmüş, “münker” sayılan bu durumu def etmek ve onun hiçbir şekilde kullanılmamasını anlatmak istemişti. Onu eliyle men etmeye gücü yettiği ve muhatabın da kırılmayacağını tahmin ettiği için, bizzat kendi eliyle yüzüğü çıkarıp atmıştır. Bu davranışıyla ayrıca erkeklerin altından yapılmış zinet eşyasını kullanmasının kesinlikle yasak olduğunu orada hazır bulunanlara anlatmış oluyordu.

    O zatın yerdeki yüzüğü almamasının sebebi ise, hem Resulullaha olan hürmetinin bir ifadesiydi, hem de fakir bir Müslümanın onu alıp istifade etmesini temin düşüncesiydi. Nitekim daha sonra fakir bir Sahabî onu almış ve bir ihtiyacı için kullanmıştı.
    Bu mevzuda bazı hadislerin mealleri de şöyledir:

    Eş’as İbn Suleym’in bir rivayetine göre “Resulullah bizleri altın yüzük, yahut altın halka takınmaktan nehyetti.”3

    Hz. Abdullah’ın rivayeti de şöyledir:

    “Resulullah evvelâ altından bir mühür yüzük yaptırdı. Bunu takındığı zaman yazılı kaşını avucunun içine alırdı. Peygamberin elinde yüzük gören herkes kuyumculara koşarak bir altın yüzük yaptırıp parmaklarına taktılar. Kısa bir müddet sonra Resulullah minber üzerine oturdu ve elindeki yüzüğü çıkardı. Müteakiben, ‘Ben bu mühür yüzüğü takınıyorum. Yazılı kaşını da iç tarafta tutuyorum’ buyurdu ve bu yüzüğü elinden attı. Sonra da, ‘Vallahi bu altından mühür yüzüğü ebediyyen takınmam’ buyurdu. Bunun üzerine parmaklarına altın yüzük takmış olan Sahabîler de kendi yüzüklerini çıkarıp attılar.”4

    Bu mesele hakkında üç hadisi verdikten sonar, değişik şekilde rivayet edilen hadisleri burada zikretmeye, aynı mealde oldukları için, ihtiyaç duymuyoruz.

    İslâmiyetin haram kıldığı meselelerde şüphesiz, birçok hikmetler vardır. Ancak haramlığın hikmet ciheti, illet yerine geçmez. Yani birşeyin haram kılınışında asıl sebep, Allah’ın onu yasaklamış olmasıdır. Yasaklanış hikmetleri için, Allah yasakladığı için o haramdan sakınmamız gerekir. Hikmetlerin araştırılması bu temel prensibin anlaşılmasından sonra gelmelidir. Bu çerçevede, altın yüzüğün erkeklere haram oluşunun bir hikmeti şu olabilir:

    Altın ticarî bir madendir. Piyasada tedavülde olan en mühim bir maldır. Eğer altın yüzük takmakta bir beis olmayıp sünnet olsaydı, bugün hemen hemen her Müslüman erkek takmaya gayret gösterecekti. Bu da iktisadî hayatın önemli bir parçası olan altının büyük bir kısmının tedavülden kalkıp faydasız olarak insanların parmağında âtıl kalmasını netice verecek ki, iktisadî hayata menfî yönde tesir edecekti. Nitekim Peygamberimizin bizzat altın yüzüğü parmağından çıkararak atması, iktisadî yönden müsbet gelişmeleri netice vermiştir.

    Ayrıca, altın kadına ait süs eşyası olduğundan, erkeğin şahsiyeti üzerinde menfî tesiri düşünülebilir. Nasıl ki kadının erkek elbisesi giymesiyle kadınlık şahsiyetinde menfî değişmeler oluyorsa, erkeğin de kadınlara ait kıyafet ve süs eşyalarını giyip takmasıyla da erkeklik şahsiyetinde menfî tesir bıraktığı psikolojik bir gerçektir.

    Altın dışındaki birtakım madenlerden yapılan yüzüğü de aynı şekilde erkek ve kadının takınması caiz değildir. Demir, bakır ve tunç gibi madenler bu kabildendir. Bu mevzuda bazı hadisler zikredilmektedir. Abdullah İbni Berid’den rivayet edildiğine göre, “Sahabîlerden bir zat Resulullaha geldi. Elinde tunçtan bir yüzük vardı. Resulullah ona hitaben, ‘Ne oluyor, sende putların kokusunu seziyorum’ buyurdu. Bunun üzerine o zat elindeki yüzüğü attı. Sonra parmağında demirden bir yüzük olduğu halde geldi. Peygamberimiz, ‘Ne oluyor, senin üzerinde Cehennem ehlinin zinetini görüyorum’ buyurunca, o zat parmağındaki yüzüğü fırlattı. Bunun üzerine o zat, ‘Ya Resulallah, nasıl bir yüzük takayım?’ diye sordu ve Peygamberimiz de ‘gümüşten bir yüzük tak, bu da miskali (yaklaşık 3,5 gramı) geçmesin’ buyurdu.5

    İbni âbidin Reddü’l-Muhtar isimli eserinde bu hadisi zikrettikten sonra şöyle der:
    “Gümüşten yapılmış yüzük takmak helâl; altın, demir ve tunççan yapılmış olan yüzüğü takmak ise haramdır.”

    Cevhere isimli fetva kitabından yaptığı bir nakilde ise, kadınlar için de, erkekler için de demirden, tunçtan, bakırdan ve kurşundan yapılmış yüzüklerin caiz olmayıp tahrimen mekruh olduğunu zikreder. Esas metinde ise, gümüşün haricindeki bütün madenlerden yapılan yüzükleri takmanın haram olduğu ifade edilmektedir.6

    Gümüşten yapılan yüzüğü takmak mubah, aynı zamanda sünnettir. Bu hususta Enes bin Mâlik’ten gelen rivayet şöyledir:

    “Resulullahın (a.s.m.) mühür yüzüğü gümüşten idi. Bu yüzüğün kaşı da Habeşî (akik taşı) idi.”7

    Yukarıda mealini zikrettiğimiz hadis-i şeriflerden hüküm çıkaran bütün mezhep imamlarına göre, erkeklerin başta yüzük olmak üzere altından yapılmış süs eşyalarını takınmaları da caiz değildir.

    Altın ve gümüşten yapılmış kaplardan birşey yeyip içmek hem erkekler için, hem de kadınlar için caiz değildir. Bunun hikmeti de bir hadis-i şerifte şöyle beyan edilir:
    “Altın ve gümüş kaptan su içmeyin. İbrişim ve ipeği de giymeyin. çünkü bunlar dünyada onların (kâfirlerin), âhirette, kıyamet gününde ise sizindir.”8

    Hadiste de ifade edildiği gibi, altın ve gümüş kaplar, Cennet nimetlerinden sayılmakta, mü’minlerin dünyada iken onları fâni bir surette kullanmaları istenmektedir. Fakat altın ve gümüşten yapılmış kap ve süs eşyalarını evde bulundurmanın bir mahzuru bulunmamaktadır.

    Altından yapılmış bir yüzük takan kimsenin günah ve mes’uliyeti sadece kendisinedir. O günah bir başkasına sirayet etmez. Meselâ parmağında altın yüzük bulunan bir kimsenin aynı safta namaz kılması, yanında bulunan kimselerin namazına zarar vermez. Zaten altın yüzük takmak, takan kimsenin namazına da bir eksiklik getirmez. Sadece o yüzüğü takmakla bir haram işlemiş olur, ibadeti bâtıl olmaz.

    Bununla beraber, parmağında altın yüzük bulunan birisine, bir haram işlediği için “yan gözle” bakmak da doğru değildir. Bize düşen, münasip bir zamanını ve yerini bulunca onu takmanın caiz olmadığını hatırlatmaktır.




  4. 05.Nisan.2009, 17:21
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥



    Altın erkeklere neden haram?
    Birtakım giyim ve süs eşyaları vardır ki, bazı hikmet ve sebeplerden dolayı kullanılmaları ve giyilmeleri erkekler için caiz görülmemiştir.

    Fakat yaradılışları icabı ziyneti ve süsü seven kadınlar için helâldir. Bunlardan birisi ipekten yapılmış giyim eşyaları, diğeri de altındır.

    Bu husustaki hadis-i şerif gayet açıktır. Hazret-i Ali’nin rivayetine göre, bir defasında Peygamberimiz (a.s.m.) ipek bir kumaşı sol eline, bir parça altını da sağ eline aldı. Sonra bunları elleriyle yukarı kaldırdı, orada bulunanlara gösterdi ve şöyle buyurdu:
    “Şu iki şey ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helâldir.”1

    Peygamberimiz, yasaklanan ve haram kılınan bazı şeyleri insanlara anlatmak, onları, alışageldikleri ve uzun müddet kullandıkları doğru olmayan şeylerden vazgeçirmek için farklı metodlar tatbik eder, muhatabın anlayış ve kavrayış seviyesine göre muamele ederdi. Sahabîler de Peygamberimizin kesin kararı karşısında hiç itiraz etmez, büyük bir teslimiyet içinde kabul ederlerdi. Peygamberimiz, devlet başkanları, kabile reisleri gibi yüksek seviyedeki kimselere islâm ve iman hakikatlerini anlattığı gibi, bütün hayatı çölde geçmiş olan bedevîlerle de muhatap olur, onlarda gördüğü eksikleri düzeltmeye çalışırdı.

    Abdullah bin Abbas’ın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) bir zatın elinde altından bir yüzük gördü ve onu parmağından çıkardı, attı. Daha sonra şöyle buyurdu:
    “Sizden biriniz ateşten bir kor alıyor da, onu eline koyuyor.”

    Resulullah (a.s.m.) gittikten sonra orada bulunanlar yüzük sahibine, “Yüzüğünü yerden al da onunla faydalanırsın” dediler. Fakat o zat, “Hayır, vallahi onu ebediyyen almam. çünkü onu Resulullah (a.s.m.) attı” dedi.2

    Bu hâdisede iki husus dikkati çekmektedir. Birisi, Peygamberimiz yasaklamış olduğu ve dinen haram sayılan altın yüzük gibi birşeyi Sahabîsinin parmağında görmüş, “münker” sayılan bu durumu def etmek ve onun hiçbir şekilde kullanılmamasını anlatmak istemişti. Onu eliyle men etmeye gücü yettiği ve muhatabın da kırılmayacağını tahmin ettiği için, bizzat kendi eliyle yüzüğü çıkarıp atmıştır. Bu davranışıyla ayrıca erkeklerin altından yapılmış zinet eşyasını kullanmasının kesinlikle yasak olduğunu orada hazır bulunanlara anlatmış oluyordu.

    O zatın yerdeki yüzüğü almamasının sebebi ise, hem Resulullaha olan hürmetinin bir ifadesiydi, hem de fakir bir Müslümanın onu alıp istifade etmesini temin düşüncesiydi. Nitekim daha sonra fakir bir Sahabî onu almış ve bir ihtiyacı için kullanmıştı.
    Bu mevzuda bazı hadislerin mealleri de şöyledir:

    Eş’as İbn Suleym’in bir rivayetine göre “Resulullah bizleri altın yüzük, yahut altın halka takınmaktan nehyetti.”3

    Hz. Abdullah’ın rivayeti de şöyledir:

    “Resulullah evvelâ altından bir mühür yüzük yaptırdı. Bunu takındığı zaman yazılı kaşını avucunun içine alırdı. Peygamberin elinde yüzük gören herkes kuyumculara koşarak bir altın yüzük yaptırıp parmaklarına taktılar. Kısa bir müddet sonra Resulullah minber üzerine oturdu ve elindeki yüzüğü çıkardı. Müteakiben, ‘Ben bu mühür yüzüğü takınıyorum. Yazılı kaşını da iç tarafta tutuyorum’ buyurdu ve bu yüzüğü elinden attı. Sonra da, ‘Vallahi bu altından mühür yüzüğü ebediyyen takınmam’ buyurdu. Bunun üzerine parmaklarına altın yüzük takmış olan Sahabîler de kendi yüzüklerini çıkarıp attılar.”4

    Bu mesele hakkında üç hadisi verdikten sonar, değişik şekilde rivayet edilen hadisleri burada zikretmeye, aynı mealde oldukları için, ihtiyaç duymuyoruz.

    İslâmiyetin haram kıldığı meselelerde şüphesiz, birçok hikmetler vardır. Ancak haramlığın hikmet ciheti, illet yerine geçmez. Yani birşeyin haram kılınışında asıl sebep, Allah’ın onu yasaklamış olmasıdır. Yasaklanış hikmetleri için, Allah yasakladığı için o haramdan sakınmamız gerekir. Hikmetlerin araştırılması bu temel prensibin anlaşılmasından sonra gelmelidir. Bu çerçevede, altın yüzüğün erkeklere haram oluşunun bir hikmeti şu olabilir:

    Altın ticarî bir madendir. Piyasada tedavülde olan en mühim bir maldır. Eğer altın yüzük takmakta bir beis olmayıp sünnet olsaydı, bugün hemen hemen her Müslüman erkek takmaya gayret gösterecekti. Bu da iktisadî hayatın önemli bir parçası olan altının büyük bir kısmının tedavülden kalkıp faydasız olarak insanların parmağında âtıl kalmasını netice verecek ki, iktisadî hayata menfî yönde tesir edecekti. Nitekim Peygamberimizin bizzat altın yüzüğü parmağından çıkararak atması, iktisadî yönden müsbet gelişmeleri netice vermiştir.

    Ayrıca, altın kadına ait süs eşyası olduğundan, erkeğin şahsiyeti üzerinde menfî tesiri düşünülebilir. Nasıl ki kadının erkek elbisesi giymesiyle kadınlık şahsiyetinde menfî değişmeler oluyorsa, erkeğin de kadınlara ait kıyafet ve süs eşyalarını giyip takmasıyla da erkeklik şahsiyetinde menfî tesir bıraktığı psikolojik bir gerçektir.

    Altın dışındaki birtakım madenlerden yapılan yüzüğü de aynı şekilde erkek ve kadının takınması caiz değildir. Demir, bakır ve tunç gibi madenler bu kabildendir. Bu mevzuda bazı hadisler zikredilmektedir. Abdullah İbni Berid’den rivayet edildiğine göre, “Sahabîlerden bir zat Resulullaha geldi. Elinde tunçtan bir yüzük vardı. Resulullah ona hitaben, ‘Ne oluyor, sende putların kokusunu seziyorum’ buyurdu. Bunun üzerine o zat elindeki yüzüğü attı. Sonra parmağında demirden bir yüzük olduğu halde geldi. Peygamberimiz, ‘Ne oluyor, senin üzerinde Cehennem ehlinin zinetini görüyorum’ buyurunca, o zat parmağındaki yüzüğü fırlattı. Bunun üzerine o zat, ‘Ya Resulallah, nasıl bir yüzük takayım?’ diye sordu ve Peygamberimiz de ‘gümüşten bir yüzük tak, bu da miskali (yaklaşık 3,5 gramı) geçmesin’ buyurdu.5

    İbni âbidin Reddü’l-Muhtar isimli eserinde bu hadisi zikrettikten sonra şöyle der:
    “Gümüşten yapılmış yüzük takmak helâl; altın, demir ve tunççan yapılmış olan yüzüğü takmak ise haramdır.”

    Cevhere isimli fetva kitabından yaptığı bir nakilde ise, kadınlar için de, erkekler için de demirden, tunçtan, bakırdan ve kurşundan yapılmış yüzüklerin caiz olmayıp tahrimen mekruh olduğunu zikreder. Esas metinde ise, gümüşün haricindeki bütün madenlerden yapılan yüzükleri takmanın haram olduğu ifade edilmektedir.6

    Gümüşten yapılan yüzüğü takmak mubah, aynı zamanda sünnettir. Bu hususta Enes bin Mâlik’ten gelen rivayet şöyledir:

    “Resulullahın (a.s.m.) mühür yüzüğü gümüşten idi. Bu yüzüğün kaşı da Habeşî (akik taşı) idi.”7

    Yukarıda mealini zikrettiğimiz hadis-i şeriflerden hüküm çıkaran bütün mezhep imamlarına göre, erkeklerin başta yüzük olmak üzere altından yapılmış süs eşyalarını takınmaları da caiz değildir.

    Altın ve gümüşten yapılmış kaplardan birşey yeyip içmek hem erkekler için, hem de kadınlar için caiz değildir. Bunun hikmeti de bir hadis-i şerifte şöyle beyan edilir:
    “Altın ve gümüş kaptan su içmeyin. İbrişim ve ipeği de giymeyin. çünkü bunlar dünyada onların (kâfirlerin), âhirette, kıyamet gününde ise sizindir.”8

    Hadiste de ifade edildiği gibi, altın ve gümüş kaplar, Cennet nimetlerinden sayılmakta, mü’minlerin dünyada iken onları fâni bir surette kullanmaları istenmektedir. Fakat altın ve gümüşten yapılmış kap ve süs eşyalarını evde bulundurmanın bir mahzuru bulunmamaktadır.

    Altından yapılmış bir yüzük takan kimsenin günah ve mes’uliyeti sadece kendisinedir. O günah bir başkasına sirayet etmez. Meselâ parmağında altın yüzük bulunan bir kimsenin aynı safta namaz kılması, yanında bulunan kimselerin namazına zarar vermez. Zaten altın yüzük takmak, takan kimsenin namazına da bir eksiklik getirmez. Sadece o yüzüğü takmakla bir haram işlemiş olur, ibadeti bâtıl olmaz.

    Bununla beraber, parmağında altın yüzük bulunan birisine, bir haram işlediği için “yan gözle” bakmak da doğru değildir. Bize düşen, münasip bir zamanını ve yerini bulunca onu takmanın caiz olmadığını hatırlatmaktır.




  5. 05.Nisan.2009, 17:21
    3
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: haramlar ve helaller

    Altın ve hâlis ipek erkeğe haramdır:
    Halis ipek veya malzemesinin çoğu ipek olan giyecekler ile altını erkeğin giyecek, süs ve eşya olarak kullanması haramdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) ipeği sağ eline ve altını sol eline alarak "bu ikisi ümmetimin erkeklerine haramdır."40 buyurmuşlardır.
    Bir miskali (4.25 gr.) geçmeyen gümüş yüzük ile alem (sembol, nişân, rozet vb.) olarak kullanılan ipek ve altına ruhsat verilmiştir.41
    İpeğin cilt hastalığı, savaş gibi sebeplerle giyilmesine de izin verilmiştir.42
    Altın ve gümüşü kadının yalnızca ziynet eşyası olarak43 kullanmasına izin veren İslâmın erkeklerine bunu haram kılmasının hikmetleri vardır:
    a) Bu iki mâden ve özellikle altın asırlar boyu ya doğrudan doğruya para olarak, yuhat da para karşılığı teminat olarak kullanılmış, ekonomide büyük rol oynamıştır. Bunların zinet ve eşya olarak kullanılması ekonomiyi menfi yönde etkileyecektir.
    b) Bunların zinet ve eşya olarak kullanılması topluma faydalar sağlayacak olan büyük bir sermayenin âtıl kalmasına sebep olmaktadır.
    c) Allah'ın erkekler için takdir ve tensîb buyurduğu fıtrat ve karakter altın ve ipekle süslenmeye muhtaç ve uygun değildir.
    d) Üste, başa; ele ayağa; eve-barka serilmiş servetler dikkat, gıpta ve hased celbederek sosyal adâlet duygusunu rencide ederler, fesâda sebep olurlar.
    e) İslâm insanın maddî hayatı ile rûhî ve mânevi hayatı arasında ideal bir dengeyi hedef almıştır. Dışa bu ölçüde ihtimam rûhî hayâtı zedelemekte, tekâmülü engellemektedir.
    Kadına gelince:
    Onun fıtratı süse ve zînete daha elverişlidir; diğer vasıflar yanında erkekte yiğitlik, kadında güzellik aranır. Kadını zinetten menetmek onun fıtratına ters düşer ve ağır gelir. Şârî' onlara bu mevzûda ruhsat vermiş, fakat yabancı erkeklerden sakınmalarını emretmiş, zînetlerini yoksullara iyreti vermelerini tavsiye buyurmuştur.



    40. Ebû-Dâvûd, K. el-Libâs, 4, 9, 11; Nesâî, K. ez-Zineh, 40, 43, 45; Ahmed, Müsned, 1/96, 4/392.
    41. Fıkıh kitaplarının kerâhiye ve istihsan bölümü, nişan yüzüğünün cevazı için bak: Kâmil Miras, Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi 2. B. C. IV, s. 287; c. XII, s. 108.
    42. Buhârinin bir rivâyetine göre Resulullah (s.a.v.) Abdurrahman b. Avf ve ez-Zübeyr b. el-Avvâm'ın, cilt hastalıkları sebebiyle ipek giymelerine izin vermiştir. K. el-Cihad, 91; K. el-Libâs, 29.
    43. Bunları ev eşyası olarak kullanmak kadına da haramdır



  6. 05.Nisan.2009, 17:21
    3
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Altın ve hâlis ipek erkeğe haramdır:
    Halis ipek veya malzemesinin çoğu ipek olan giyecekler ile altını erkeğin giyecek, süs ve eşya olarak kullanması haramdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) ipeği sağ eline ve altını sol eline alarak "bu ikisi ümmetimin erkeklerine haramdır."40 buyurmuşlardır.
    Bir miskali (4.25 gr.) geçmeyen gümüş yüzük ile alem (sembol, nişân, rozet vb.) olarak kullanılan ipek ve altına ruhsat verilmiştir.41
    İpeğin cilt hastalığı, savaş gibi sebeplerle giyilmesine de izin verilmiştir.42
    Altın ve gümüşü kadının yalnızca ziynet eşyası olarak43 kullanmasına izin veren İslâmın erkeklerine bunu haram kılmasının hikmetleri vardır:
    a) Bu iki mâden ve özellikle altın asırlar boyu ya doğrudan doğruya para olarak, yuhat da para karşılığı teminat olarak kullanılmış, ekonomide büyük rol oynamıştır. Bunların zinet ve eşya olarak kullanılması ekonomiyi menfi yönde etkileyecektir.
    b) Bunların zinet ve eşya olarak kullanılması topluma faydalar sağlayacak olan büyük bir sermayenin âtıl kalmasına sebep olmaktadır.
    c) Allah'ın erkekler için takdir ve tensîb buyurduğu fıtrat ve karakter altın ve ipekle süslenmeye muhtaç ve uygun değildir.
    d) Üste, başa; ele ayağa; eve-barka serilmiş servetler dikkat, gıpta ve hased celbederek sosyal adâlet duygusunu rencide ederler, fesâda sebep olurlar.
    e) İslâm insanın maddî hayatı ile rûhî ve mânevi hayatı arasında ideal bir dengeyi hedef almıştır. Dışa bu ölçüde ihtimam rûhî hayâtı zedelemekte, tekâmülü engellemektedir.
    Kadına gelince:
    Onun fıtratı süse ve zînete daha elverişlidir; diğer vasıflar yanında erkekte yiğitlik, kadında güzellik aranır. Kadını zinetten menetmek onun fıtratına ters düşer ve ağır gelir. Şârî' onlara bu mevzûda ruhsat vermiş, fakat yabancı erkeklerden sakınmalarını emretmiş, zînetlerini yoksullara iyreti vermelerini tavsiye buyurmuştur.



    40. Ebû-Dâvûd, K. el-Libâs, 4, 9, 11; Nesâî, K. ez-Zineh, 40, 43, 45; Ahmed, Müsned, 1/96, 4/392.
    41. Fıkıh kitaplarının kerâhiye ve istihsan bölümü, nişan yüzüğünün cevazı için bak: Kâmil Miras, Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi 2. B. C. IV, s. 287; c. XII, s. 108.
    42. Buhârinin bir rivâyetine göre Resulullah (s.a.v.) Abdurrahman b. Avf ve ez-Zübeyr b. el-Avvâm'ın, cilt hastalıkları sebebiyle ipek giymelerine izin vermiştir. K. el-Cihad, 91; K. el-Libâs, 29.
    43. Bunları ev eşyası olarak kullanmak kadına da haramdır



  7. 05.Nisan.2009, 17:31
    4
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: haramlar ve helaller

    esinti kardeşim Allah razı olsun dini hükmünü yazmışsın ama ben bunu demedim.bizim hadislere dayanarak helal yada haram dememiz ne kadar doğru onu kast ettim.çünkü hadisler sizin de bildiğiniz gibi söz demektir.O zaman aklımıza şu ayet geliyor. Allahtan daha sözlü kim olabilir?(nisa 87) yine bilirsiniz ki hadisler peygamberimiz zamanında değil hicretten 200 sene sonra kadar toplanmıştır yani hadisleri denetleyecek ilgili birileri kalmamış sahabenin torunlarının torunları bile zor görülmüştür şimdi rivayete dayanarak Allahın ayetlerinde hüküm yokken biz nasıl hüküm koyuyuyoruz?haram kelimesi o kadar basit bir kelime mi?Haramları Allah belirlemiyor mu?yukarıdaki ayetler biraz daha ölçülü davranmamız geektiğini bildirmiyor mu?Yardım edin kardeşlerim ihitiyacım var...selametle...


  8. 05.Nisan.2009, 17:31
    4
    Devamlı Üye
    esinti kardeşim Allah razı olsun dini hükmünü yazmışsın ama ben bunu demedim.bizim hadislere dayanarak helal yada haram dememiz ne kadar doğru onu kast ettim.çünkü hadisler sizin de bildiğiniz gibi söz demektir.O zaman aklımıza şu ayet geliyor. Allahtan daha sözlü kim olabilir?(nisa 87) yine bilirsiniz ki hadisler peygamberimiz zamanında değil hicretten 200 sene sonra kadar toplanmıştır yani hadisleri denetleyecek ilgili birileri kalmamış sahabenin torunlarının torunları bile zor görülmüştür şimdi rivayete dayanarak Allahın ayetlerinde hüküm yokken biz nasıl hüküm koyuyuyoruz?haram kelimesi o kadar basit bir kelime mi?Haramları Allah belirlemiyor mu?yukarıdaki ayetler biraz daha ölçülü davranmamız geektiğini bildirmiyor mu?Yardım edin kardeşlerim ihitiyacım var...selametle...


  9. 24.Kasım.2009, 15:16
    5
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: haramlar ve helaller

    .sanırım gören olmamış ....


  10. 24.Kasım.2009, 15:16
    5
    Devamlı Üye
    .sanırım gören olmamış ....


  11. 24.Kasım.2009, 16:06
    6
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: haramlar ve helaller

    Alıntı
    esinti kardeşim Allah razı olsun dini hükmünü yazmışsın ama ben bunu demedim.bizim hadislere dayanarak helal yada haram dememiz ne kadar doğru onu kast ettim.çünkü hadisler sizin de bildiğiniz gibi söz demektir.O zaman aklımıza şu ayet geliyor. Allahtan daha sözlü kim olabilir?(nisa 87) yine bilirsiniz ki hadisler peygamberimiz zamanında değil hicretten 200 sene sonra kadar toplanmıştır yani hadisleri denetleyecek ilgili birileri kalmamış sahabenin torunlarının torunları bile zor görülmüştür şimdi rivayete dayanarak Allahın ayetlerinde hüküm yokken biz nasıl hüküm koyuyuyoruz?haram kelimesi o kadar basit bir kelime mi?Haramları Allah belirlemiyor mu?yukarıdaki ayetler biraz daha ölçülü davranmamız geektiğini bildirmiyor mu?Yardım edin kardeşlerim ihitiyacım var...selametle...


    Allah (c.c.) sizden de razı oılsun kardeşim.Ne demek istediğinizi anladım.Hadislerin günerliliğine gelince biz hayatımızı sadece Kur'an'ı Kerim'le sürdüremeyiz.Çünkü Ku'an-ı Kerim'in hepsini anlayamayız.Hadisler de bu konuda bizlere yardımcı olur.Anlayışımızı geliştirir.Hadislerin toparlandığı güvenilir kaynaklar var.Bunların güvenirliliğinde şüphemiz yok.Biz yaşantımızı Allah'ın ve Rasülü'nün emirlerine ve yasaklarına göre devam ettiririz.Peygamber Efendimiz'de Allah'ın izniyle bazı konulara yasak getirmiş ve bunlar haram kılınmıştır.
    Örneğin şu hadisi gözden geçirirsek:

    "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak,
    bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar."
    (Ebu Davud Libas 125, Cennet 52.)

    Topuz yasaklanmış ve yapanıda peygamberimiz lanetlemiştir.Ama Kur'an-ı Kerimde bu konudan bahsedilmemiş.

    Demek istediğim Allahın (c.c) izniyle Peygamberimiz de bazı hükümler koymuştur..
    Umarım anlatabilmişimdir



  12. 24.Kasım.2009, 16:06
    6
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Alıntı
    esinti kardeşim Allah razı olsun dini hükmünü yazmışsın ama ben bunu demedim.bizim hadislere dayanarak helal yada haram dememiz ne kadar doğru onu kast ettim.çünkü hadisler sizin de bildiğiniz gibi söz demektir.O zaman aklımıza şu ayet geliyor. Allahtan daha sözlü kim olabilir?(nisa 87) yine bilirsiniz ki hadisler peygamberimiz zamanında değil hicretten 200 sene sonra kadar toplanmıştır yani hadisleri denetleyecek ilgili birileri kalmamış sahabenin torunlarının torunları bile zor görülmüştür şimdi rivayete dayanarak Allahın ayetlerinde hüküm yokken biz nasıl hüküm koyuyuyoruz?haram kelimesi o kadar basit bir kelime mi?Haramları Allah belirlemiyor mu?yukarıdaki ayetler biraz daha ölçülü davranmamız geektiğini bildirmiyor mu?Yardım edin kardeşlerim ihitiyacım var...selametle...


    Allah (c.c.) sizden de razı oılsun kardeşim.Ne demek istediğinizi anladım.Hadislerin günerliliğine gelince biz hayatımızı sadece Kur'an'ı Kerim'le sürdüremeyiz.Çünkü Ku'an-ı Kerim'in hepsini anlayamayız.Hadisler de bu konuda bizlere yardımcı olur.Anlayışımızı geliştirir.Hadislerin toparlandığı güvenilir kaynaklar var.Bunların güvenirliliğinde şüphemiz yok.Biz yaşantımızı Allah'ın ve Rasülü'nün emirlerine ve yasaklarına göre devam ettiririz.Peygamber Efendimiz'de Allah'ın izniyle bazı konulara yasak getirmiş ve bunlar haram kılınmıştır.
    Örneğin şu hadisi gözden geçirirsek:

    "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak,
    bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar."
    (Ebu Davud Libas 125, Cennet 52.)

    Topuz yasaklanmış ve yapanıda peygamberimiz lanetlemiştir.Ama Kur'an-ı Kerimde bu konudan bahsedilmemiş.

    Demek istediğim Allahın (c.c) izniyle Peygamberimiz de bazı hükümler koymuştur..
    Umarım anlatabilmişimdir



  13. 25.Kasım.2009, 13:33
    7
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: haramlar ve helaller

    Allah razı olsun hocam bir nevi açıklık buldum ama ben şöyle

    biliyorum helal ve haramları

    kimse belirleyemez bunda Allah rasülü de dahildir ancak yasaklar

    biz de buna hiç şüphesiz uyarız çünkü''Resul size ne verdiyse onu

    alın. Size neyi yasakladıysa ondan uzak durun.''(Haşr 7)

    .''O,arzusuna göre de konuşmaz O (bildirdikleri) vahyedilenden

    başkası değildir''(Necm 3-4). ''Allah ve Rasûlü herhangi bir konuda

    hüküm vermiş ise, hiçbir mü'minin o konuda istediklerini tercih etme

    yetkisi yoktur.Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir

    sapıklığa düşmüş olur. (ahzap 36)''De ki, siz gerçekten Allah'ı

    seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı

    bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.''(Ali imran

    31) Haram ve helaller kuranda belldir kim bunda aşırıya giderse

    ''Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve

    Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram

    kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Onlar gerçekten

    sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.''( enam 140)

    yine"Diliniz yalana alışmış olduğu için her şeye, "şu helaldir, bu

    haramdır" demeyin" (en-Nahl, 16/116) '' hitabıyla hitaplanmazlar mı

    yani bu zamanda mesala bir husus var bir alim dedi ki siğara insanın

    kendini öldürmesinden dolayı mekruh değil haramdır .Burada haram

    yetkisini vermesi kurana uygun mudur aslında ben bu soruyu

    soruyordum...



  14. 25.Kasım.2009, 13:33
    7
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun hocam bir nevi açıklık buldum ama ben şöyle

    biliyorum helal ve haramları

    kimse belirleyemez bunda Allah rasülü de dahildir ancak yasaklar

    biz de buna hiç şüphesiz uyarız çünkü''Resul size ne verdiyse onu

    alın. Size neyi yasakladıysa ondan uzak durun.''(Haşr 7)

    .''O,arzusuna göre de konuşmaz O (bildirdikleri) vahyedilenden

    başkası değildir''(Necm 3-4). ''Allah ve Rasûlü herhangi bir konuda

    hüküm vermiş ise, hiçbir mü'minin o konuda istediklerini tercih etme

    yetkisi yoktur.Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir

    sapıklığa düşmüş olur. (ahzap 36)''De ki, siz gerçekten Allah'ı

    seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı

    bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.''(Ali imran

    31) Haram ve helaller kuranda belldir kim bunda aşırıya giderse

    ''Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve

    Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram

    kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Onlar gerçekten

    sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.''( enam 140)

    yine"Diliniz yalana alışmış olduğu için her şeye, "şu helaldir, bu

    haramdır" demeyin" (en-Nahl, 16/116) '' hitabıyla hitaplanmazlar mı

    yani bu zamanda mesala bir husus var bir alim dedi ki siğara insanın

    kendini öldürmesinden dolayı mekruh değil haramdır .Burada haram

    yetkisini vermesi kurana uygun mudur aslında ben bu soruyu

    soruyordum...



  15. 25.Kasım.2009, 14:15
    8
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: haramlar ve helaller

    Alıntı
    Allah razı olsun hocam
    bunu bana demediyseniz sorun yokta bana dediyseniz yanlış dediniz ben hoca değilim

    şu linklere bir bakın:

    >>http://www.mumsema.com/e-f/5758-fetv...a-kavrami.html

    >>http://www.mumsema.com/fetvalar-bir-konu-hakkinda-verilen-fetva-sorusu-ve-cevabi/40852-fetva-verme-ve-almaya-dair.html



  16. 25.Kasım.2009, 14:15
    8
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Alıntı
    Allah razı olsun hocam
    bunu bana demediyseniz sorun yokta bana dediyseniz yanlış dediniz ben hoca değilim

    şu linklere bir bakın:

    >>http://www.mumsema.com/e-f/5758-fetv...a-kavrami.html

    >>http://www.mumsema.com/fetvalar-bir-konu-hakkinda-verilen-fetva-sorusu-ve-cevabi/40852-fetva-verme-ve-almaya-dair.html



  17. 25.Kasım.2009, 14:24
    9
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: haramlar ve helaller

    Allah razı olsun yani sonuç olrak kimse Allahın kitabında yoksa o haram bu haram diyemez mi çıktı ya da dolaylı olarak haram görülen bir ifadeye de harm diyebilr mi ???


  18. 25.Kasım.2009, 14:24
    9
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun yani sonuç olrak kimse Allahın kitabında yoksa o haram bu haram diyemez mi çıktı ya da dolaylı olarak haram görülen bir ifadeye de harm diyebilr mi ???


  19. 25.Kasım.2009, 14:32
    10
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: haramlar ve helaller

    şu sonuç çıkıyor:
    "Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorunuz" (en-Nahl, 16/43)


  20. 25.Kasım.2009, 14:32
    10
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    şu sonuç çıkıyor:
    "Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorunuz" (en-Nahl, 16/43)


  21. 25.Kasım.2009, 14:35
    11
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: haramlar ve helaller

    amenna ve sadekna ....


  22. 25.Kasım.2009, 14:35
    11
    Devamlı Üye
    amenna ve sadekna ....





+ Yorum Gönder