Konusunu Oylayın.: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında
  1. 23.Mart.2009, 15:49
    1
    qanshawue
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2009
    Üye No: 47152
    Mesaj Sayısı: 21
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: ankara

    Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında






    Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında Mumsema Muhammed Mustafa hiç şeye benzetilemez onun benzeri yoktur diyen Ali Bayram hoca, müceddidi elfi sani denen İmamı Rabbani'nin de :"Muhammed eşittir Allah." (haşa) dediğini söylüyor.

    Siz de aynı inancı paylaşıyormusunuz?




    http://www.youtube.com/watch?v=t4iqTcGMwm8


  2. 23.Mart.2009, 15:49
    1
    qanshawue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Muhammed Mustafa hiç şeye benzetilemez onun benzeri yoktur diyen Ali Bayram hoca, müceddidi elfi sani denen İmamı Rabbani'nin de :"Muhammed eşittir Allah." (haşa) dediğini söylüyor.

    Siz de aynı inancı paylaşıyormusunuz?




    http://www.youtube.com/watch?v=t4iqTcGMwm8


    Benzer Konular

    - Bayram hocanın keremler kanı şiiri

    - Nurettin yıldız hocanın çalışmaları hakkında bilgi

    - Nureddin Yıldız Hocanın Cemaatle Namaz Hakkında Sohbeti

    - Şehit Bayram Ali Öztürk Hocanın Bir Sohbeti

    - Nureddin Yıldızı Hocanın Ramazan ve Oruç Hakkında videolu sohbetleri

  3. 23.Mart.2009, 16:42
    2
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 497
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 31

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında




    Bu konu hakkında verilen bir cevab

    393. MEKTUP

    KONUSU:
    Aynü’l Kuzat’ın Temhidat aldı eserinde söylediği: “O ki siz İlah olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır. O ki siz Muhammed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlah’tır” cümlesinin açıklanması.

    NOT: İmam-ı Rabbani Hz.leri bu mektubu, Şeyh Hamid Nehari’ye yazmıştır.


    Allah’a hamd olsun. Selam olsun, onun seçmiş olduğu kullarına.

    Tam muhabbetten, ihlastan bol meveddetten, hususiyetten gelen mübarek mektup ulaştı. Çokça da ferah getirdi. Allah Teala, bu devlette istikamet müyesser eylesin.

    Bu taifeye muhabbet besleyen her taife:

    İnsan sevdiği ile beraberdir” Hadis-i Nebevi hükmüne göre nasibini alır Resulullah Efendimize ve aline salat ü selam olsun...

    AYNÜ’l KUZAT’ın TEMHİDAT’ında geçen, şu ibareden sormuşsun:

    O ki ilah olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır. O ki Muharrimed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlah’tır.”

    Ey mahdum,

    Bu misillu ibareler, tevhidden haber verip sekrin galebesi hallinde meşayihten sudur etmektedir. O sekrin (manevi sarhoşluğun) galebesi dahi, cem mertebesi olup ondan:

    - Tarikat küfrü... diye anlatılır.

    Zira, ikiliğin ve imtiyaz onların nazarında kalkmış olduğundan, Mümküni Vacib Teala’nın aynı olarak bulmaktadırlar. Hatta, Mümküni asla bulamazlar. Şühudlarında, Vacib Teala’nın gayrı kalmaz.

    Bu takdirde, üstte anlatılan ibarenin manası şöyledir:

    - Allah Teala ile Muhammed (sav) arasında sizce hasıl olan imtiyaz, bize göre sabit değildir ve ikisi arasında bir mugayeret yoktur. O kadar ki vahidiyetten münezzeh olan vahid, diğerinin aynıdır. Zira, sair Mümkünata göre, mugayeret nisbeti kalktığına göre; Muhammed Resulullah (sav) için bir imtiyaz nisbeti nasıl sabit olur? Kaldı ki o yüce Hakkın kemalatına en tamam olan bir mazhardır.

    Ne var ki üstte anlatılan görüş, cern mertebesine mahsustur. Salik bu makamdan terakki edip sekrin ifratından gözünü açar ise, o zaman, Muhammed’i Allah Teala’nın kulu ve Resulü olarak görür. Tıpkı, iptidada bulduğu gibi... Herhalde şu cümleyi duymuş olacaksın:

    - Nihayet, bidayete dönüştür.

    Bilesin ki

    Müptedi ile müntehi arasındaki iştirak, yalnız surettedir ki o suret dahi müntehilerin kubbeleridir. Bunun dışında şu beytin hükmü vardır:

    Arştaki ile yerdekinin ne nisbeti olabilir?

    Hali mutavassıt (orta) olanla müntehinin bir bağlantısı olmayınca; muameleden uzak olan müptedinin onunla nasıl bir bağlantısı olabilir?

    Dua makamında bir ayet-i kerime meali:

    Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla... Zira sen, her şeye kadirsin.” (66/8)

    Selam size ve beraberinizdekilere...





    "Muhammed eşit Allah'tır" diyen demek ki Cem makamında bu sözü söylemiştir. Aşk ve sekr eseridir. Sahibi mazurdur. Sözü taklid edilmez. Sahibi küfür ile de suçlanmaz.

    Ya da bu sözü sekr (manevi sarhoş) halinde cezbe ile dememiştir de izah için nakletmiştir. O sözü söyleyip izah ve nasihatte bulunacaktır. O kaseti dinlemediğim için bilemiyorum.

    Cem makamı geçilmesi gereken tehlikelerle dolu bir aşama...

    Ondan sonrası fark-ı sanidir ki Beka ile ifade edilir.

    Mürşidi "kamil mükemmil" olan yolcular, kolayca bu makamları ve vartaları geçip atlatırlar, gidilmesi gereken menzile ulaşılırlar.

    Peki buralara uğramak zorunlu mu? Evet, Allah yolunda bunlar birer duraktır. Varılıp geçilirler. Bu vartalarla karşılaşmak istemeyenler yola hiç çıkmasınlar dahi denilemez. Yola çıkmasa Allah'a nasıl vuslat bulacaktı ki?! Tarikat yolculuğu, Seyr-i Süluk, Allah'tan gelen ruhun tertemiz Allah'a geri vasıl olmasıdır.

    Gülü seven dikenine katlanır derler.

    Allah yaşamak ve tatmak nasip etsin.



  4. 23.Mart.2009, 16:42
    2
    Ehl-i sünnet



    Bu konu hakkında verilen bir cevab

    393. MEKTUP

    KONUSU:
    Aynü’l Kuzat’ın Temhidat aldı eserinde söylediği: “O ki siz İlah olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır. O ki siz Muhammed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlah’tır” cümlesinin açıklanması.

    NOT: İmam-ı Rabbani Hz.leri bu mektubu, Şeyh Hamid Nehari’ye yazmıştır.


    Allah’a hamd olsun. Selam olsun, onun seçmiş olduğu kullarına.

    Tam muhabbetten, ihlastan bol meveddetten, hususiyetten gelen mübarek mektup ulaştı. Çokça da ferah getirdi. Allah Teala, bu devlette istikamet müyesser eylesin.

    Bu taifeye muhabbet besleyen her taife:

    İnsan sevdiği ile beraberdir” Hadis-i Nebevi hükmüne göre nasibini alır Resulullah Efendimize ve aline salat ü selam olsun...

    AYNÜ’l KUZAT’ın TEMHİDAT’ında geçen, şu ibareden sormuşsun:

    O ki ilah olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır. O ki Muharrimed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlah’tır.”

    Ey mahdum,

    Bu misillu ibareler, tevhidden haber verip sekrin galebesi hallinde meşayihten sudur etmektedir. O sekrin (manevi sarhoşluğun) galebesi dahi, cem mertebesi olup ondan:

    - Tarikat küfrü... diye anlatılır.

    Zira, ikiliğin ve imtiyaz onların nazarında kalkmış olduğundan, Mümküni Vacib Teala’nın aynı olarak bulmaktadırlar. Hatta, Mümküni asla bulamazlar. Şühudlarında, Vacib Teala’nın gayrı kalmaz.

    Bu takdirde, üstte anlatılan ibarenin manası şöyledir:

    - Allah Teala ile Muhammed (sav) arasında sizce hasıl olan imtiyaz, bize göre sabit değildir ve ikisi arasında bir mugayeret yoktur. O kadar ki vahidiyetten münezzeh olan vahid, diğerinin aynıdır. Zira, sair Mümkünata göre, mugayeret nisbeti kalktığına göre; Muhammed Resulullah (sav) için bir imtiyaz nisbeti nasıl sabit olur? Kaldı ki o yüce Hakkın kemalatına en tamam olan bir mazhardır.

    Ne var ki üstte anlatılan görüş, cern mertebesine mahsustur. Salik bu makamdan terakki edip sekrin ifratından gözünü açar ise, o zaman, Muhammed’i Allah Teala’nın kulu ve Resulü olarak görür. Tıpkı, iptidada bulduğu gibi... Herhalde şu cümleyi duymuş olacaksın:

    - Nihayet, bidayete dönüştür.

    Bilesin ki

    Müptedi ile müntehi arasındaki iştirak, yalnız surettedir ki o suret dahi müntehilerin kubbeleridir. Bunun dışında şu beytin hükmü vardır:

    Arştaki ile yerdekinin ne nisbeti olabilir?

    Hali mutavassıt (orta) olanla müntehinin bir bağlantısı olmayınca; muameleden uzak olan müptedinin onunla nasıl bir bağlantısı olabilir?

    Dua makamında bir ayet-i kerime meali:

    Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla... Zira sen, her şeye kadirsin.” (66/8)

    Selam size ve beraberinizdekilere...





    "Muhammed eşit Allah'tır" diyen demek ki Cem makamında bu sözü söylemiştir. Aşk ve sekr eseridir. Sahibi mazurdur. Sözü taklid edilmez. Sahibi küfür ile de suçlanmaz.

    Ya da bu sözü sekr (manevi sarhoş) halinde cezbe ile dememiştir de izah için nakletmiştir. O sözü söyleyip izah ve nasihatte bulunacaktır. O kaseti dinlemediğim için bilemiyorum.

    Cem makamı geçilmesi gereken tehlikelerle dolu bir aşama...

    Ondan sonrası fark-ı sanidir ki Beka ile ifade edilir.

    Mürşidi "kamil mükemmil" olan yolcular, kolayca bu makamları ve vartaları geçip atlatırlar, gidilmesi gereken menzile ulaşılırlar.

    Peki buralara uğramak zorunlu mu? Evet, Allah yolunda bunlar birer duraktır. Varılıp geçilirler. Bu vartalarla karşılaşmak istemeyenler yola hiç çıkmasınlar dahi denilemez. Yola çıkmasa Allah'a nasıl vuslat bulacaktı ki?! Tarikat yolculuğu, Seyr-i Süluk, Allah'tan gelen ruhun tertemiz Allah'a geri vasıl olmasıdır.

    Gülü seven dikenine katlanır derler.

    Allah yaşamak ve tatmak nasip etsin.



  5. 25.Kasım.2009, 16:39
    3
    seko69
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Kasım.2009
    Üye No: 66602
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 38

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Allah bizleri korusun, sapıttırmasın..

    bir beşeri allah ile eşit tutmanın hiç bir açıklayıcı nedeni olamaz..

    sırf birilerini korumak için şirke ortak olmak akılsızlık işidir.

    eğer bu tarikat adabıysa, ve eğer bu tip eğitimler veriliyorsa Allah sizleri ıslah etsin..

    ve bu insanların vebalini nasıl vereceksiniz hiç düşündünüz mü?

    İhlas suresini hemen hemen her namazda okuyoruz. ve okudğumuz halde niçin birilerini allaha denk tutuyoruz..

    rabbim bizleri affet..

    İçimizdeki beyinsizler için bizi helak etme...


  6. 25.Kasım.2009, 16:39
    3
    Emekli
    Allah bizleri korusun, sapıttırmasın..

    bir beşeri allah ile eşit tutmanın hiç bir açıklayıcı nedeni olamaz..

    sırf birilerini korumak için şirke ortak olmak akılsızlık işidir.

    eğer bu tarikat adabıysa, ve eğer bu tip eğitimler veriliyorsa Allah sizleri ıslah etsin..

    ve bu insanların vebalini nasıl vereceksiniz hiç düşündünüz mü?

    İhlas suresini hemen hemen her namazda okuyoruz. ve okudğumuz halde niçin birilerini allaha denk tutuyoruz..

    rabbim bizleri affet..

    İçimizdeki beyinsizler için bizi helak etme...


  7. 25.Kasım.2009, 16:45
    4
    hafiz kılıç
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Ekim.2009
    Üye No: 58169
    Mesaj Sayısı: 28
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    bizler avamız imam rabbani büyük insan Allaha nazı geçen kullardı bizim çok garip dediğimiz şeyler söyleyebilirler ama aslında öyle değildir..Allah dostalrından bahsediliyo imam rabbani evliyaların serdarı daha dikkatli konuşun...tarikatta dereceler vardır naz makamı vardır seyri ilallah vardır fenafillah vardır araştırmadan konuşmayın


  8. 25.Kasım.2009, 16:45
    4
    bizler avamız imam rabbani büyük insan Allaha nazı geçen kullardı bizim çok garip dediğimiz şeyler söyleyebilirler ama aslında öyle değildir..Allah dostalrından bahsediliyo imam rabbani evliyaların serdarı daha dikkatli konuşun...tarikatta dereceler vardır naz makamı vardır seyri ilallah vardır fenafillah vardır araştırmadan konuşmayın


  9. 25.Kasım.2009, 16:58
    5
    Rüyet-iTaksîr
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ekim.2009
    Üye No: 61896
    Mesaj Sayısı: 219
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Bu video yu ilk duydugumuzda yanimdaki arkadasim Allah c.c. Allah c.c. dedi bu nasil laf..Ben yaklasik olarak 2 senemi Madde, Vahdet-i Vucud, ve Vahdet-i Suhud u arastirmak icin harcadigim icin bu mubaregin sozu bana garip gelmedi...

    Hallac k.c. da farkli birsey soylemedi ki...Allah c.c. da bizleri korusun saptirmasin diyebilirsiniz. Bir beseri Allah c.c. ile esit tutmanin bir aciklamasi olamaz derseniz Allah c.c. isim ve sifatlarini inkar etmis olursunuz...Eger maddeci biri iseniz zaten bu konuyu anlayamazsiniz bende size haklisiniz derim. Zira soylenen sozu maddenin demir perdesinin arkasinda oldugunuz icin tabiki anlayamazsiniz. Benim maddenin arkasi diyorum Tasavvufda yanlis bilmiyorsam buna Fena Fillah deniyor neyse...

    Fakat eger maddenin aslinda olmadigina inanirsaniz o zaman maddenin arkasinda ki essiz Ilahi dokunuslarin (Allah c.c. essiz yaratmasindan dogan isim ve sifatlarinin kainat uzerindeki ahengi) farkina varirsiniz ki buda su demektir madde yada vucud yoktur sadece Allah c.c. vardir..Yani madde dedigimizde (Yani aslinda olmayan) demedigimizde sadece Allah c.c.dir. Soylenen sadece Allah c.c. oldugudur..

    Icimizdeki bazi arkadaslarda (Ben onun seviyesine inipde beyinsiz demiyorum) Allah c.c. verdigi akli biraz zorlasa bazi hakikatleri anlama yonunde mesafe kat edebilir. Bu konuyu daha anlasilabilir tarzda aslinda Bediuzzaman k.s. da belirtmistir.


  10. 25.Kasım.2009, 16:58
    5
    Bu video yu ilk duydugumuzda yanimdaki arkadasim Allah c.c. Allah c.c. dedi bu nasil laf..Ben yaklasik olarak 2 senemi Madde, Vahdet-i Vucud, ve Vahdet-i Suhud u arastirmak icin harcadigim icin bu mubaregin sozu bana garip gelmedi...

    Hallac k.c. da farkli birsey soylemedi ki...Allah c.c. da bizleri korusun saptirmasin diyebilirsiniz. Bir beseri Allah c.c. ile esit tutmanin bir aciklamasi olamaz derseniz Allah c.c. isim ve sifatlarini inkar etmis olursunuz...Eger maddeci biri iseniz zaten bu konuyu anlayamazsiniz bende size haklisiniz derim. Zira soylenen sozu maddenin demir perdesinin arkasinda oldugunuz icin tabiki anlayamazsiniz. Benim maddenin arkasi diyorum Tasavvufda yanlis bilmiyorsam buna Fena Fillah deniyor neyse...

    Fakat eger maddenin aslinda olmadigina inanirsaniz o zaman maddenin arkasinda ki essiz Ilahi dokunuslarin (Allah c.c. essiz yaratmasindan dogan isim ve sifatlarinin kainat uzerindeki ahengi) farkina varirsiniz ki buda su demektir madde yada vucud yoktur sadece Allah c.c. vardir..Yani madde dedigimizde (Yani aslinda olmayan) demedigimizde sadece Allah c.c.dir. Soylenen sadece Allah c.c. oldugudur..

    Icimizdeki bazi arkadaslarda (Ben onun seviyesine inipde beyinsiz demiyorum) Allah c.c. verdigi akli biraz zorlasa bazi hakikatleri anlama yonunde mesafe kat edebilir. Bu konuyu daha anlasilabilir tarzda aslinda Bediuzzaman k.s. da belirtmistir.


  11. 26.Kasım.2009, 10:03
    6
    seko69
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Kasım.2009
    Üye No: 66602
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 38

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    sapkınlığın isimleri ne zamandır değişti..

    imam rabbani ne olursa olsun, bir insanı allah yerine koyuyorsa şirkin babasını işlemiş olur.

    kuran ayetlerinde bu kelamı ve dini herkes öğrensin diye kolaylaştırıldığı belirtilmektedir. neden uyduruk kaydırık işlerle insanlar uğraşır?

    her takva sahibi insan allahın evliyası dostudur.

    Ali İmran Suresi 68. ayettte bu açık ve nettir ki her MÜ'MİN (müslüman ayrı) allahın dostudur. der...

    bu sapıklığı biz anlayamayızda ne kelime.. LA İLAHE İLLALLAH muhammed rasulullah ın manası nedir?

    biz neye şahedet ediyoruz. kulu ve elçisi niçin diyoruz?

    tarikatların uydurduğu fena fillah safsatasına inanıyorusunuzda o zaman diğer bir sapık olan iskender evrenesoğlunun allaha ulaşmasını niçin kabullenmiyorsunuz.?

    madem sizin gözünüzde allah rasulu bir ilah, o zaman son peygamber olgusu iptal olmuyor mu?

    allah rasulu kehf suresinde bende sizin gibi bir beşerim derken acaba ilahlığını mı gizliyor?

    vahdeti vucudu iyi araştırmamışsın kardeş, eğer araştırsan nasıl bir sapıklık olduğunu iyi anlardın. gerçi beşer eşettir allah demeyi hoş karşılayan bir zihniyetin her nesne allahtır demeside gayet normaldir.

    çünkü bu sapıklığın kaynağı sizin gözünüde büyük bir alim ama gerçekte tam bir sapık olan ibn arabidir.

    yıllarca bizlere "sizler kuranı anlamazısınız, çarpılırsınız" telkinlerinde bulunanların amaçları aslında bu tür sapıklıkların ört bas edilmesi değilmiydi?

    onun için bırakın taassubunuzu yaptığınız hatadan hemen vaz geçin.

    eğer bu sözü normal görürseniz sizlerde şirkin içinde yer alırsınız..

    kardeşler bizim için örnek allah rasulüdür. eğer biz kuranı hayatımıza indirmez ve taassuplarımızın esiri olursak cehennem bize uzak olmayacaktır.

    niçin kuranı dert edinmiyoruz, niçin tarikat bataklığından hata aramıyoruz, neden şeyhlerimizi hatasız sayıyoruz.. peygamber bile hata yaparken nasıl olurda ondan aşağı biri dört dörtlük olabilir..

    sizler (tarikat ehli) tarikat adabı adı altında bu sapıklıklara ses çıkarmadığınız için hem kendinizi hem veli saydıklarınızı ateşe atıyorsunuz.

    gelin bu yanlıştan dönün, rabbim sıradı müstakimden ayırmasın..


    NİSA SURESİ / 116: Allah kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz. Ondan başka günahları dilediği kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.


  12. 26.Kasım.2009, 10:03
    6
    Emekli
    sapkınlığın isimleri ne zamandır değişti..

    imam rabbani ne olursa olsun, bir insanı allah yerine koyuyorsa şirkin babasını işlemiş olur.

    kuran ayetlerinde bu kelamı ve dini herkes öğrensin diye kolaylaştırıldığı belirtilmektedir. neden uyduruk kaydırık işlerle insanlar uğraşır?

    her takva sahibi insan allahın evliyası dostudur.

    Ali İmran Suresi 68. ayettte bu açık ve nettir ki her MÜ'MİN (müslüman ayrı) allahın dostudur. der...

    bu sapıklığı biz anlayamayızda ne kelime.. LA İLAHE İLLALLAH muhammed rasulullah ın manası nedir?

    biz neye şahedet ediyoruz. kulu ve elçisi niçin diyoruz?

    tarikatların uydurduğu fena fillah safsatasına inanıyorusunuzda o zaman diğer bir sapık olan iskender evrenesoğlunun allaha ulaşmasını niçin kabullenmiyorsunuz.?

    madem sizin gözünüzde allah rasulu bir ilah, o zaman son peygamber olgusu iptal olmuyor mu?

    allah rasulu kehf suresinde bende sizin gibi bir beşerim derken acaba ilahlığını mı gizliyor?

    vahdeti vucudu iyi araştırmamışsın kardeş, eğer araştırsan nasıl bir sapıklık olduğunu iyi anlardın. gerçi beşer eşettir allah demeyi hoş karşılayan bir zihniyetin her nesne allahtır demeside gayet normaldir.

    çünkü bu sapıklığın kaynağı sizin gözünüde büyük bir alim ama gerçekte tam bir sapık olan ibn arabidir.

    yıllarca bizlere "sizler kuranı anlamazısınız, çarpılırsınız" telkinlerinde bulunanların amaçları aslında bu tür sapıklıkların ört bas edilmesi değilmiydi?

    onun için bırakın taassubunuzu yaptığınız hatadan hemen vaz geçin.

    eğer bu sözü normal görürseniz sizlerde şirkin içinde yer alırsınız..

    kardeşler bizim için örnek allah rasulüdür. eğer biz kuranı hayatımıza indirmez ve taassuplarımızın esiri olursak cehennem bize uzak olmayacaktır.

    niçin kuranı dert edinmiyoruz, niçin tarikat bataklığından hata aramıyoruz, neden şeyhlerimizi hatasız sayıyoruz.. peygamber bile hata yaparken nasıl olurda ondan aşağı biri dört dörtlük olabilir..

    sizler (tarikat ehli) tarikat adabı adı altında bu sapıklıklara ses çıkarmadığınız için hem kendinizi hem veli saydıklarınızı ateşe atıyorsunuz.

    gelin bu yanlıştan dönün, rabbim sıradı müstakimden ayırmasın..


    NİSA SURESİ / 116: Allah kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz. Ondan başka günahları dilediği kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.


  13. 26.Kasım.2009, 11:03
    7
    GÖKHÜKÜMDAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2009
    Üye No: 64293
    Mesaj Sayısı: 226
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: antalya

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Allah Razı Olsun ALLAH MÜSLÜMANLARI DOĞRU YOLDAN AYIRMASIN


  14. 26.Kasım.2009, 11:03
    7
    Devamlı Üye
    Allah Razı Olsun ALLAH MÜSLÜMANLARI DOĞRU YOLDAN AYIRMASIN


  15. 26.Kasım.2009, 12:54
    8
    hafiz kılıç
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Ekim.2009
    Üye No: 58169
    Mesaj Sayısı: 28
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Alıntı
    imam rabbani ne olursa olsun, bir insanı allah yerine koyuyorsa şirkin babasını işlemiş olur.
    yorum yapmıyorum bu sözünüz üzerine imamı rabbaniye resmen iftira atıyorsunuz o tarikat silsilesinde nakşbendi hazretleri vaar tarikatın uydurduğu safsata diyorsunuz tarikatı bilmediğiniz için kolaylıkla şirk diyebiliyorsunuz bilgi eksikliğiniz çok kusura bakmayın


  16. 26.Kasım.2009, 12:54
    8
    Alıntı
    imam rabbani ne olursa olsun, bir insanı allah yerine koyuyorsa şirkin babasını işlemiş olur.
    yorum yapmıyorum bu sözünüz üzerine imamı rabbaniye resmen iftira atıyorsunuz o tarikat silsilesinde nakşbendi hazretleri vaar tarikatın uydurduğu safsata diyorsunuz tarikatı bilmediğiniz için kolaylıkla şirk diyebiliyorsunuz bilgi eksikliğiniz çok kusura bakmayın


  17. 26.Kasım.2009, 13:15
    9
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Hıristiyan "İsa eşittir Allah" deyince müşrik oluyor; ama tasavvufçu "Muhammed eşittir Allah" deyince manevi hal oluyor...

    SubhanAllah... Allah'ı(cc) tenzih ederiz...


  18. 26.Kasım.2009, 13:15
    9
    DeLi MoLLa
    Hıristiyan "İsa eşittir Allah" deyince müşrik oluyor; ama tasavvufçu "Muhammed eşittir Allah" deyince manevi hal oluyor...

    SubhanAllah... Allah'ı(cc) tenzih ederiz...


  19. 26.Kasım.2009, 16:09
    10
    Rüyet-iTaksîr
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ekim.2009
    Üye No: 61896
    Mesaj Sayısı: 219
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Ilk olarak Eger hristiyanligi arastirmissaniz onlarin Hz.Isa a.s. ile ilgili inanislari daha baskadir yani o aradaki esittiri koymazlar yani, Hasa Hz.Isa a.s. esittir Allah c.c. degildir Allah c.c. Hz.Meryem a.s. ve Hz.Isa a.s. dir yani hepsini ayri Rab kabul ederler. Yani bu konu ile ilgisi yoktur bu sebeple bunu ayri tutuyoruz. Ayrica Hristiyanlar arasinda kavim ayriliklari vardir hepsi boyle dusunmez yani bir ortodoksun inanışıyla protestanın, bir protestanla katoliğin inanışları bambaşkadır ve yhova şahidleri hepsinden ayrıdır hatta Yehova Sahidleri grubu boyle dusunen hristiyanlari kafirlikle suclarlar neyse konuyu dagitmayalim...

    Simdi arkadasim oncelikle ben Tasavvuf ehli yada Tarikat ehli degilim bunu anlamissindir bunu daha oncede soyledim. Bu sebeple fena fillah i bir kere birakip konusalim...

    Oncelikle kimsenin kafasi karismasin bu konuyu ogrenmek muslumana farz yada ogrenilmesi gereken konular falan degil. Bu sebeple okunmamasi daha iyi, benim dusuncem budur neyse.

    Bu tur soylenenlere genelde karsi cikildi (Kaldiki dogru zira herkesin anlama kapasitesi bir olmadigi icin insan cabucak yanlis yonlere sapabilir) ve karsi cikilmasida normaldi tabiki. Bu sebeple ben karsi cikanlari elestirmiyorum yada siz haksizsiniz da haklısınız da demiyorum.

    Ben hep kainati baska bir pencereden izleme sevdasina dusdum yani Tefekkurun hep ileri safhalarina gitmeye calistim...Bu sebeple gercekden akaid yolu cok genis bir pencere...

    Ben hadis kullanmiyorum fakat bazi hadislerde insan öldüğü zaman dunya hayatinin gercek yuzunu gorucek ve ah diyecek ben bu dunya icinmi gafil oldum.. Yani insan öldüğü zaman gozundeki perde kalkacak sir perdesi aralanicak. Isde o zaman gercek dunyayi yada ortada dunya olup olmadigi gorucez. Insan belkide yasiyorum diye zannettigi hayatda gordugu yaptigini zannettigi herseyin bir hayal oldugunun farkina varacaktir...

    Hz.ResulAllah s.a.v da bir beserdir her beser gibi fanidir Baki olan Allah c.c. dır, ve son Peygamberdir s.a.v ve gorevini yaptiştır tebliği tamamlamıştır ve ummetini beklemektedir. Yani kimse Allah c.c. yerine koymuyor tabiki.

    Ben Vahdet-i Vucudu da Vahdet-i Suhudu da arastirdim kardes sen merak etme. Fakat onun elestirilen kısmı yaklasik 800 senedir ayni. Yani senin soyledigin tarzda madde esittir Allah c.c.dır.

    Ne gariptir ki ayni seyi Vahdet-i Suhud da soylenmesine ragmen ona yapilan elestiriler Vahdet-i Vucud gibi degildir. Yani Imam Rabbaniyi k.s. elestirenler Muhiddin-i Ibni Arabi k.s. gibi kafirlikle elestirmediler. Yada Ben derslerde sahid olmustum Bediuzzaman k.s. in bazi sozleride bu yonde olmasina ragmen onada boyle bir elestiri yapilmamistir..

    Nur talebesi varsa bilirler Bediuzzaman k.s. icin Muhiddin-i Arabi k.s. buyuk bir sahsiyettir neyse..

    Ne Vahdet-i Vucud nede Vahdet-i Suhud madde esittir Allah c.c. demiyor. Ortada zaten madde yokki nasil bu laf soylensin. Onlarin soyledigi maddeyi red edip sadece Allah c.c. bilmek kainat icerisinde olan herseyde sadece Allah c.c. isim ve sifatlarinin tecelliyatini gormektir. Ikisi arasindaki farkida soyleyim hemen Vahdet-i Vucud da bu hal devamlidir Naksibend talebeleri bilirler Vahdet-i Suhud da ise bu hal gecicidir. Yani kul tekrar zevk halinden cikip halkin icine karisir ve bunu dillendirmez..

    Simdi sana cevap verilecek baska bir konu yok cunku diger elestiri diye yazdiklarin konuyu carpitma ve arayada yazdigin ayetler sadece kendini hakli cikarma cabalari icerisinde cirpinislardan ibarettir. sosyoloji okuyanlar bilir bir insan kendini hakli cikarmak istediginde hakli oldugu zannettigi konuyu savunurken araya toplumun her kesimin kabul gordugu degerleride eklerler...Ben sadece yazinin sonunda sana bir soru sorucam bunu iyi dusunup cevap ver..

    Senin sapik diye gordugun Muhiddin-i Arabi k.s. Seyh-i Ekber lakabini almistirki bu kolay degil senin sapik dedigin (Daha dogrusu sapik diye yazmaya cesaret edemedigin fakat ima ettigin) Imam-i Rabbaniyide k.s. herhalde anlatmaya gerek yok diye dusunuyorum. Hatalari yokmu her nefs sahibi gibi hatalari vardir.

    Simdi sana sorucam soru. Eline bir elma al ve elmaya bak eger gercekde elma yoksa bu sadece bir algi ise Kainat icerisinde sen ne gorursun arkadas?


  20. 26.Kasım.2009, 16:09
    10
    Ilk olarak Eger hristiyanligi arastirmissaniz onlarin Hz.Isa a.s. ile ilgili inanislari daha baskadir yani o aradaki esittiri koymazlar yani, Hasa Hz.Isa a.s. esittir Allah c.c. degildir Allah c.c. Hz.Meryem a.s. ve Hz.Isa a.s. dir yani hepsini ayri Rab kabul ederler. Yani bu konu ile ilgisi yoktur bu sebeple bunu ayri tutuyoruz. Ayrica Hristiyanlar arasinda kavim ayriliklari vardir hepsi boyle dusunmez yani bir ortodoksun inanışıyla protestanın, bir protestanla katoliğin inanışları bambaşkadır ve yhova şahidleri hepsinden ayrıdır hatta Yehova Sahidleri grubu boyle dusunen hristiyanlari kafirlikle suclarlar neyse konuyu dagitmayalim...

    Simdi arkadasim oncelikle ben Tasavvuf ehli yada Tarikat ehli degilim bunu anlamissindir bunu daha oncede soyledim. Bu sebeple fena fillah i bir kere birakip konusalim...

    Oncelikle kimsenin kafasi karismasin bu konuyu ogrenmek muslumana farz yada ogrenilmesi gereken konular falan degil. Bu sebeple okunmamasi daha iyi, benim dusuncem budur neyse.

    Bu tur soylenenlere genelde karsi cikildi (Kaldiki dogru zira herkesin anlama kapasitesi bir olmadigi icin insan cabucak yanlis yonlere sapabilir) ve karsi cikilmasida normaldi tabiki. Bu sebeple ben karsi cikanlari elestirmiyorum yada siz haksizsiniz da haklısınız da demiyorum.

    Ben hep kainati baska bir pencereden izleme sevdasina dusdum yani Tefekkurun hep ileri safhalarina gitmeye calistim...Bu sebeple gercekden akaid yolu cok genis bir pencere...

    Ben hadis kullanmiyorum fakat bazi hadislerde insan öldüğü zaman dunya hayatinin gercek yuzunu gorucek ve ah diyecek ben bu dunya icinmi gafil oldum.. Yani insan öldüğü zaman gozundeki perde kalkacak sir perdesi aralanicak. Isde o zaman gercek dunyayi yada ortada dunya olup olmadigi gorucez. Insan belkide yasiyorum diye zannettigi hayatda gordugu yaptigini zannettigi herseyin bir hayal oldugunun farkina varacaktir...

    Hz.ResulAllah s.a.v da bir beserdir her beser gibi fanidir Baki olan Allah c.c. dır, ve son Peygamberdir s.a.v ve gorevini yaptiştır tebliği tamamlamıştır ve ummetini beklemektedir. Yani kimse Allah c.c. yerine koymuyor tabiki.

    Ben Vahdet-i Vucudu da Vahdet-i Suhudu da arastirdim kardes sen merak etme. Fakat onun elestirilen kısmı yaklasik 800 senedir ayni. Yani senin soyledigin tarzda madde esittir Allah c.c.dır.

    Ne gariptir ki ayni seyi Vahdet-i Suhud da soylenmesine ragmen ona yapilan elestiriler Vahdet-i Vucud gibi degildir. Yani Imam Rabbaniyi k.s. elestirenler Muhiddin-i Ibni Arabi k.s. gibi kafirlikle elestirmediler. Yada Ben derslerde sahid olmustum Bediuzzaman k.s. in bazi sozleride bu yonde olmasina ragmen onada boyle bir elestiri yapilmamistir..

    Nur talebesi varsa bilirler Bediuzzaman k.s. icin Muhiddin-i Arabi k.s. buyuk bir sahsiyettir neyse..

    Ne Vahdet-i Vucud nede Vahdet-i Suhud madde esittir Allah c.c. demiyor. Ortada zaten madde yokki nasil bu laf soylensin. Onlarin soyledigi maddeyi red edip sadece Allah c.c. bilmek kainat icerisinde olan herseyde sadece Allah c.c. isim ve sifatlarinin tecelliyatini gormektir. Ikisi arasindaki farkida soyleyim hemen Vahdet-i Vucud da bu hal devamlidir Naksibend talebeleri bilirler Vahdet-i Suhud da ise bu hal gecicidir. Yani kul tekrar zevk halinden cikip halkin icine karisir ve bunu dillendirmez..

    Simdi sana cevap verilecek baska bir konu yok cunku diger elestiri diye yazdiklarin konuyu carpitma ve arayada yazdigin ayetler sadece kendini hakli cikarma cabalari icerisinde cirpinislardan ibarettir. sosyoloji okuyanlar bilir bir insan kendini hakli cikarmak istediginde hakli oldugu zannettigi konuyu savunurken araya toplumun her kesimin kabul gordugu degerleride eklerler...Ben sadece yazinin sonunda sana bir soru sorucam bunu iyi dusunup cevap ver..

    Senin sapik diye gordugun Muhiddin-i Arabi k.s. Seyh-i Ekber lakabini almistirki bu kolay degil senin sapik dedigin (Daha dogrusu sapik diye yazmaya cesaret edemedigin fakat ima ettigin) Imam-i Rabbaniyide k.s. herhalde anlatmaya gerek yok diye dusunuyorum. Hatalari yokmu her nefs sahibi gibi hatalari vardir.

    Simdi sana sorucam soru. Eline bir elma al ve elmaya bak eger gercekde elma yoksa bu sadece bir algi ise Kainat icerisinde sen ne gorursun arkadas?


  21. 26.Kasım.2009, 23:09
    11
    sultanımsın
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Kasım.2009
    Üye No: 65012
    Mesaj Sayısı: 130
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    bu videoyu koyan ... tamamınıda koysaydınya youtube a o sözü ver kes. bak bakalım arkasından açıklaması nelermiş. bir gör. bunların imamı ibni Teymiye Arşa istiva etmekten bahseden ayete ne mana varmış bir baksınlar bakalım ondan sonra konuşalım. bu sözü uluorta şerhi yapılmadan yazanlar bir şehidin bedduasından acep nasıl kurtulacaklar. haydi desenize bayram hocaya kafir..küfür kelimesi, kullandıya.


  22. 26.Kasım.2009, 23:09
    11
    bu videoyu koyan ... tamamınıda koysaydınya youtube a o sözü ver kes. bak bakalım arkasından açıklaması nelermiş. bir gör. bunların imamı ibni Teymiye Arşa istiva etmekten bahseden ayete ne mana varmış bir baksınlar bakalım ondan sonra konuşalım. bu sözü uluorta şerhi yapılmadan yazanlar bir şehidin bedduasından acep nasıl kurtulacaklar. haydi desenize bayram hocaya kafir..küfür kelimesi, kullandıya.


  23. 15.Aralık.2009, 22:22
    12
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Ali Bayram hocanın bir sözü hakkında

    Alıntı
    Ilk olarak Eger hristiyanligi arastirmissaniz onlarin Hz.Isa as ile ilgili inanislari daha baskadir yani o aradaki esittiri koymazlar yani, Hasa Hz.Isa a.s. esittir Allah c.c. degildir Allah c.c. Hz.Meryem as ve Hz.Isa as dir yani hepsini ayri Rab kabul ederler. Yani bu konu ile ilgisi yoktur bu sebeple bunu ayri tutuyoruz
    Evet, onlarınki daha masum...

    Onlar; "İsa eşittir Allah" demezler; "İsa'ya Rububiyyet" nisbet ederler. Yani Allah(cc) ile Rabb farklı şeylerdir. Onlar İsa'nın Rabb olduğunu ama Allah olmadığını ikrar ederler. Hatta onlara sorsanız, inanışların TEVHİD İNANCI olduğunu da söylerler.


    Alıntı
    Ayrica Hristiyanlar arasinda kavim ayriliklari vardir hepsi boyle dusunmez yani bir ortodoksun inanışıyla protestanın, bir protestanla katoliğin inanışları bambaşkadır ve yhova şahidleri hepsinden ayrıdır hatta Yehova Sahidleri grubu boyle dusunen hristiyanlari kafirlikle suclarlar neyse konuyu dagitmayalim
    Onlar 72 fırkaya ayrılmış; biz de 73 fırkaya ayrılacakmışız... Pek farkımız yok yani. Bizde de bir mutasavvıfın inanışıyla bir muhaddisin inanışı bambaşkadır ve bizde de Harıcîler diğer grupları kafirlikle suçlarlar. Gördünüz mü; aynı biz...


    Alıntı
    Simdi arkadasim oncelikle ben Tasavvuf ehli yada Tarikat ehli degilim bunu anlamissindir bunu daha oncede soyledim. Bu sebeple fena fillah i bir kere birakip konusalim

    Oncelikle kimsenin kafasi karismasin bu konuyu ogrenmek muslumana farz yada ogrenilmesi gereken konular falan degil. Bu sebeple okunmamasi daha iyi, benim dusuncem budur neyse.
    Yıllarca konuşulmadı ve insanlar bunları DOKUNULMAZ KUTSALLAR olarak görüp gık çıkaramadı. Bırakın artık konuşulsun da neyin ne olduğu ortaya çıksın.

    Alıntı
    Bu tur soylenenlere genelde karsi cikildi (Kaldiki dogru zira herkesin anlama kapasitesi bir olmadigi icin insan cabucak yanlis yonlere sapabilir) ve karsi cikilmasida normaldi tabiki. Bu sebeple ben karsi cikanlari elestirmiyorum yada siz haksizsiniz da haklısınız da demiyorum.
    Bunun kapasiteyle alakası yok. Ortada bir UYUTANLAR var; bir de UYUYANLAR...

    Bu yolun kutlu önderleri Nebîler; akılların hayret edeceği şeyleri haber verirler; ama akılların ALMAYACAĞI şeyleri haber vermezler ! Bu bakımdan "KAPASİTE FARKI" dediğiniz mesele, tamamen batılın üzerini SÜKÛT ile kapatma meselesidir. Nitekim İbn Kudame(rh.a), "Zemmu'l Müvesvisîn" adlı eserinde bu tür inanış sahibi sofistleri şöyle tanımlar:

    "Bunlar varlıkların hakikatlerini ve hissedilen hususları inkar eden kimselerdir."

    Alıntı
    Ben Vahdet-i Vucudu da Vahdet-i Suhudu da arastirdim kardes sen merak etme. Fakat onun elestirilen kısmı yaklasik 800 senedir ayni. Yani senin soyledigin tarzda madde esittir Allah c.c.dır.
    Bunun eleştirilen kısmı 800 senedir bu mudur? el-insaf ! Bu mu sizin araştırma dediğiniz ?

    Birincisi; eleştirilen kısımlar ve birbirinden farklı sözler onlarcadır. Bunu teke indirgemek hayal ürünüdür.

    İkincisi; itiraf ettiğiniz gibi bu 800 yıllık bir meseleyse, bid'atin ta kendisidir. Bir mü'minin ise bid'atlerle işi olamaz. Sahi hangi sahabe, tabiîn ya da tebe-i tabiîn "ENE'L HAK" demiş haşa ? ? ? Demek ki sahabelerden daha vecd ve huşû sahibi bu insanlar. Maşallah...


    Alıntı
    Ne gariptir ki ayni seyi Vahdet-i Suhud da soylenmesine ragmen ona yapilan elestiriler Vahdet-i Vucud gibi degildir. Yani Imam Rabbaniyi k.s. elestirenler Muhiddin-i Ibni Arabi k.s. gibi kafirlikle elestirmediler. Yada Ben derslerde sahid olmustum Bediuzzaman k.s. in bazi sozleride bu yonde olmasina ragmen onada boyle bir elestiri yapilmamistir..
    Evet, ne gariptir ki, İmam Rabbanî vahdet-i vücud için "Hıristiyanların inancı gibi" bahsetmesine ve eski günleri için af dilemesine rağmen, bugünkü İmam Rabbanî takipçileri(!) hala daha vahdet-i vücud savunusu yapmak için yırtınıyorlar...

    İkincisi; İmam Rabbanî ile İbn Arabî gibileri aynı kefeye koyamayız; bu bakımdan İbn Arabî ve avanesine atfedilen ithamları onun için de kullanamayız. İmam Rabbanî zamanında küffara karşı mücahedesiyle de gönüllere taht kurmuş bir mücahiddir. Aynı zamanda bir fakihtir. Hataları olmuştur; ama yeri Üstad Said-i Nur gibi farklıdır gönüllerde. Çünkü samimiyetleri ortadadır, hataları da olsa...

    Ama bana İbn Arabî'nin, bu davadaki samimiyetini ispatlayacak kaç örnek sunabilirsiniz? Bütün hadis uleması ve cerh-ta'dil uleması kendisi hakkında ağır eleştirilerde ve hatta birçoğu tekfir'de bulunurken ve ortada bu dava için yaptığı hiçbir mücahede yokken bizim onun için hüsn-ü zann beslememiz düşünülemez.

    Alıntı

    Nur talebesi varsa bilirler Bediuzzaman k.s. icin Muhiddin-i Arabi k.s. buyuk bir sahsiyettir neyse..
    Çünkü Üstad da tasavvuf şarabının sarhoşluğundan etkilenmiştir. İbn Arabî sevdalısı günümüz mutasavvıflarının "SAPIK" dedikleri İmam Hasan el-Bennâ da ona kalırsa İbn Arabî için "ŞEYH" olarak bahseder ve hiçbir olumsuz ifadede bulunmaz. Ölçü bu mudur?

    Ona kalırsa, Üstad Said-i Nur, Muhammed Abduh'tan "ÜSTAD" diye bahsetmekte. Ama bugünküler Abduh'u "MASON" ilan edebilecek kadar cüretkar davranmakta. Ne yapmalı şimdi ?

    Alıntı
    Ne Vahdet-i Vucud nede Vahdet-i Suhud madde esittir Allah c.c. demiyor. Ortada zaten madde yokki nasil bu laf soylensin. Onlarin soyledigi maddeyi red edip sadece Allah c.c. bilmek kainat icerisinde olan herseyde sadece Allah c.c. isim ve sifatlarinin tecelliyatini gormektir.
    Maddeyi red etmek ne demektir yahu? Madde yoksa sen nesin ? Madde yoksa giydiğin elbise ne? Maddeyi reddedersen; "elbise de Allah'ın tecellisidir" demen gerekir. Ve hatta daha da iğrenci; "köpeğin pisliği de O'nun tecellisidir" demeniz gerekir ki bu da sizlerin sapıklığını en açık şekilde ortaya koyar. Öyle ya, madde yok; herşey O'nun tecellisi !!! (haşa!)

    Siz diyorsunuz ki; madde yoktur, kainat hakkın görüntüleridir(mezahir). Eğer görüntüler(yani mezahir), görünenden(yani zahirden) başkadır derseniz, bu durumda yine çokluğun kabul edilmesi kaçınılmaz olur ve "VAHDET(birlik)" iddiaları batıl olur. Yok öyle değil de, mezahir ile zahir aynı şeydir diyorsanız; bir şey bir başkasına nasıl zahir olur ve yine bir şey bir başka şeyde nasıl zuhur eder ?








  24. 15.Aralık.2009, 22:22
    12
    DeLi MoLLa
    Alıntı
    Ilk olarak Eger hristiyanligi arastirmissaniz onlarin Hz.Isa as ile ilgili inanislari daha baskadir yani o aradaki esittiri koymazlar yani, Hasa Hz.Isa a.s. esittir Allah c.c. degildir Allah c.c. Hz.Meryem as ve Hz.Isa as dir yani hepsini ayri Rab kabul ederler. Yani bu konu ile ilgisi yoktur bu sebeple bunu ayri tutuyoruz
    Evet, onlarınki daha masum...

    Onlar; "İsa eşittir Allah" demezler; "İsa'ya Rububiyyet" nisbet ederler. Yani Allah(cc) ile Rabb farklı şeylerdir. Onlar İsa'nın Rabb olduğunu ama Allah olmadığını ikrar ederler. Hatta onlara sorsanız, inanışların TEVHİD İNANCI olduğunu da söylerler.


    Alıntı
    Ayrica Hristiyanlar arasinda kavim ayriliklari vardir hepsi boyle dusunmez yani bir ortodoksun inanışıyla protestanın, bir protestanla katoliğin inanışları bambaşkadır ve yhova şahidleri hepsinden ayrıdır hatta Yehova Sahidleri grubu boyle dusunen hristiyanlari kafirlikle suclarlar neyse konuyu dagitmayalim
    Onlar 72 fırkaya ayrılmış; biz de 73 fırkaya ayrılacakmışız... Pek farkımız yok yani. Bizde de bir mutasavvıfın inanışıyla bir muhaddisin inanışı bambaşkadır ve bizde de Harıcîler diğer grupları kafirlikle suçlarlar. Gördünüz mü; aynı biz...


    Alıntı
    Simdi arkadasim oncelikle ben Tasavvuf ehli yada Tarikat ehli degilim bunu anlamissindir bunu daha oncede soyledim. Bu sebeple fena fillah i bir kere birakip konusalim

    Oncelikle kimsenin kafasi karismasin bu konuyu ogrenmek muslumana farz yada ogrenilmesi gereken konular falan degil. Bu sebeple okunmamasi daha iyi, benim dusuncem budur neyse.
    Yıllarca konuşulmadı ve insanlar bunları DOKUNULMAZ KUTSALLAR olarak görüp gık çıkaramadı. Bırakın artık konuşulsun da neyin ne olduğu ortaya çıksın.

    Alıntı
    Bu tur soylenenlere genelde karsi cikildi (Kaldiki dogru zira herkesin anlama kapasitesi bir olmadigi icin insan cabucak yanlis yonlere sapabilir) ve karsi cikilmasida normaldi tabiki. Bu sebeple ben karsi cikanlari elestirmiyorum yada siz haksizsiniz da haklısınız da demiyorum.
    Bunun kapasiteyle alakası yok. Ortada bir UYUTANLAR var; bir de UYUYANLAR...

    Bu yolun kutlu önderleri Nebîler; akılların hayret edeceği şeyleri haber verirler; ama akılların ALMAYACAĞI şeyleri haber vermezler ! Bu bakımdan "KAPASİTE FARKI" dediğiniz mesele, tamamen batılın üzerini SÜKÛT ile kapatma meselesidir. Nitekim İbn Kudame(rh.a), "Zemmu'l Müvesvisîn" adlı eserinde bu tür inanış sahibi sofistleri şöyle tanımlar:

    "Bunlar varlıkların hakikatlerini ve hissedilen hususları inkar eden kimselerdir."

    Alıntı
    Ben Vahdet-i Vucudu da Vahdet-i Suhudu da arastirdim kardes sen merak etme. Fakat onun elestirilen kısmı yaklasik 800 senedir ayni. Yani senin soyledigin tarzda madde esittir Allah c.c.dır.
    Bunun eleştirilen kısmı 800 senedir bu mudur? el-insaf ! Bu mu sizin araştırma dediğiniz ?

    Birincisi; eleştirilen kısımlar ve birbirinden farklı sözler onlarcadır. Bunu teke indirgemek hayal ürünüdür.

    İkincisi; itiraf ettiğiniz gibi bu 800 yıllık bir meseleyse, bid'atin ta kendisidir. Bir mü'minin ise bid'atlerle işi olamaz. Sahi hangi sahabe, tabiîn ya da tebe-i tabiîn "ENE'L HAK" demiş haşa ? ? ? Demek ki sahabelerden daha vecd ve huşû sahibi bu insanlar. Maşallah...


    Alıntı
    Ne gariptir ki ayni seyi Vahdet-i Suhud da soylenmesine ragmen ona yapilan elestiriler Vahdet-i Vucud gibi degildir. Yani Imam Rabbaniyi k.s. elestirenler Muhiddin-i Ibni Arabi k.s. gibi kafirlikle elestirmediler. Yada Ben derslerde sahid olmustum Bediuzzaman k.s. in bazi sozleride bu yonde olmasina ragmen onada boyle bir elestiri yapilmamistir..
    Evet, ne gariptir ki, İmam Rabbanî vahdet-i vücud için "Hıristiyanların inancı gibi" bahsetmesine ve eski günleri için af dilemesine rağmen, bugünkü İmam Rabbanî takipçileri(!) hala daha vahdet-i vücud savunusu yapmak için yırtınıyorlar...

    İkincisi; İmam Rabbanî ile İbn Arabî gibileri aynı kefeye koyamayız; bu bakımdan İbn Arabî ve avanesine atfedilen ithamları onun için de kullanamayız. İmam Rabbanî zamanında küffara karşı mücahedesiyle de gönüllere taht kurmuş bir mücahiddir. Aynı zamanda bir fakihtir. Hataları olmuştur; ama yeri Üstad Said-i Nur gibi farklıdır gönüllerde. Çünkü samimiyetleri ortadadır, hataları da olsa...

    Ama bana İbn Arabî'nin, bu davadaki samimiyetini ispatlayacak kaç örnek sunabilirsiniz? Bütün hadis uleması ve cerh-ta'dil uleması kendisi hakkında ağır eleştirilerde ve hatta birçoğu tekfir'de bulunurken ve ortada bu dava için yaptığı hiçbir mücahede yokken bizim onun için hüsn-ü zann beslememiz düşünülemez.

    Alıntı

    Nur talebesi varsa bilirler Bediuzzaman k.s. icin Muhiddin-i Arabi k.s. buyuk bir sahsiyettir neyse..
    Çünkü Üstad da tasavvuf şarabının sarhoşluğundan etkilenmiştir. İbn Arabî sevdalısı günümüz mutasavvıflarının "SAPIK" dedikleri İmam Hasan el-Bennâ da ona kalırsa İbn Arabî için "ŞEYH" olarak bahseder ve hiçbir olumsuz ifadede bulunmaz. Ölçü bu mudur?

    Ona kalırsa, Üstad Said-i Nur, Muhammed Abduh'tan "ÜSTAD" diye bahsetmekte. Ama bugünküler Abduh'u "MASON" ilan edebilecek kadar cüretkar davranmakta. Ne yapmalı şimdi ?

    Alıntı
    Ne Vahdet-i Vucud nede Vahdet-i Suhud madde esittir Allah c.c. demiyor. Ortada zaten madde yokki nasil bu laf soylensin. Onlarin soyledigi maddeyi red edip sadece Allah c.c. bilmek kainat icerisinde olan herseyde sadece Allah c.c. isim ve sifatlarinin tecelliyatini gormektir.
    Maddeyi red etmek ne demektir yahu? Madde yoksa sen nesin ? Madde yoksa giydiğin elbise ne? Maddeyi reddedersen; "elbise de Allah'ın tecellisidir" demen gerekir. Ve hatta daha da iğrenci; "köpeğin pisliği de O'nun tecellisidir" demeniz gerekir ki bu da sizlerin sapıklığını en açık şekilde ortaya koyar. Öyle ya, madde yok; herşey O'nun tecellisi !!! (haşa!)

    Siz diyorsunuz ki; madde yoktur, kainat hakkın görüntüleridir(mezahir). Eğer görüntüler(yani mezahir), görünenden(yani zahirden) başkadır derseniz, bu durumda yine çokluğun kabul edilmesi kaçınılmaz olur ve "VAHDET(birlik)" iddiaları batıl olur. Yok öyle değil de, mezahir ile zahir aynı şeydir diyorsanız; bir şey bir başkasına nasıl zahir olur ve yine bir şey bir başka şeyde nasıl zuhur eder ?











+ Yorum Gönder
Git 12 Son