Konusunu Oylayın.: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz
  1. 10.Mart.2009, 21:40
    37
    אור
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Şubat.2009
    Üye No: 46864
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    reklam


    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz ile ilgili yazı Mumsema.org
    Alıntı
    şimdi sana bir soru ? Adalet nedir ?
    Değerli azeri kardeşim,

    Adalet hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir,

    Alıntı
    eyer ben bir dağ kadar altın istiyorumsa ve bunu kazanmam kadar ilmim ve gücüm yoksa bu adaletle mi bağlı yoksa ben haddimi mi aşıyorum ?ve Allah haddi aşanları sevmez
    Dağ kadar altın istemeye hakkı var mı ki istiyor?Önce bunu sormalıyız ona.

    Bunu istemeğe hakkı varsa ama ona verilmeyip diğerine veriliyorsa adaletsizlik,

    haksızlıkdır bu.


    Ama şu var,

    Bize adaletsizlik gibi görünen şey,

    Allah katında adalet olarak adil görüldü ise,

    Gerçekte adaletsizlik olarak bildiğimiz şeye,

    Allah öyle uygun gördü diye onu adaletli saya biliriz.

    Ama aslında gerçek bi adalet değildir bu,

    Sadece Her şeye gücü yeten Allah böyle uygun gördüğü için,

    Biz de adalet budur diye biliriz.









  2. 10.Mart.2009, 21:40
    37
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    şimdi sana bir soru ? Adalet nedir ?
    Değerli azeri kardeşim,

    Adalet hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir,

    Alıntı
    eyer ben bir dağ kadar altın istiyorumsa ve bunu kazanmam kadar ilmim ve gücüm yoksa bu adaletle mi bağlı yoksa ben haddimi mi aşıyorum ?ve Allah haddi aşanları sevmez
    Dağ kadar altın istemeye hakkı var mı ki istiyor?Önce bunu sormalıyız ona.

    Bunu istemeğe hakkı varsa ama ona verilmeyip diğerine veriliyorsa adaletsizlik,

    haksızlıkdır bu.


    Ama şu var,

    Bize adaletsizlik gibi görünen şey,

    Allah katında adalet olarak adil görüldü ise,

    Gerçekte adaletsizlik olarak bildiğimiz şeye,

    Allah öyle uygun gördü diye onu adaletli saya biliriz.

    Ama aslında gerçek bi adalet değildir bu,

    Sadece Her şeye gücü yeten Allah böyle uygun gördüğü için,

    Biz de adalet budur diye biliriz.









  3. 10.Mart.2009, 22:27
    38
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 410
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 34

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    reklam


    Alıntı
    Bize adaletsizlik gibi görünen şey,

    Allah katında adalet olarak adil görüldü ise,


    Gerçekte adaletsizlik olarak bildiğimiz şeye,

    Allah öyle uygun gördü diye onu adaletli saya biliriz.

    Ama aslında gerçek bi adalet değildir bu,

    Sadece Her şeye gücü yeten Allah böyle uygun gördüğü için,

    Biz de adalet budur diye biliriz.
    kendin mi karar verdin , yoksa şeytanmı sana yardımçı oldu ? bu yalnızca haddi aşanların fikridir...ve Allah haddi aşanları sevmez...Bakara suresi
    139. Onlara de ki: “Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O’na gönülden bağlanmış kimseleriz.”

    Alıntı
    Dağ kadar altın istemeye hakkı var mı ki istiyor?
    sana soruyu bir defa yazayım , ve soru-nun sonuna dikkat yetir ?
    Alıntı
    eyer ben bir dağ kadar altın istiyorumsa ve bunu kazanmam kadar ilmim ve gücüm yoksa ... bu adaletle mi bağlı yoksa ben haddimi mi aşıyorum ?
    Alıntı
    ve bunu kazanmam kadar ilmim ve gücüm yoksa
    ve şahit ol ki ben müslümanlardanım !!!!!


  4. 10.Mart.2009, 22:27
    38
    Devamlı devama Devam :)
    reklam


    Alıntı
    Bize adaletsizlik gibi görünen şey,

    Allah katında adalet olarak adil görüldü ise,


    Gerçekte adaletsizlik olarak bildiğimiz şeye,

    Allah öyle uygun gördü diye onu adaletli saya biliriz.

    Ama aslında gerçek bi adalet değildir bu,

    Sadece Her şeye gücü yeten Allah böyle uygun gördüğü için,

    Biz de adalet budur diye biliriz.
    kendin mi karar verdin , yoksa şeytanmı sana yardımçı oldu ? bu yalnızca haddi aşanların fikridir...ve Allah haddi aşanları sevmez...Bakara suresi
    139. Onlara de ki: “Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O’na gönülden bağlanmış kimseleriz.”

    Alıntı
    Dağ kadar altın istemeye hakkı var mı ki istiyor?
    sana soruyu bir defa yazayım , ve soru-nun sonuna dikkat yetir ?
    Alıntı
    eyer ben bir dağ kadar altın istiyorumsa ve bunu kazanmam kadar ilmim ve gücüm yoksa ... bu adaletle mi bağlı yoksa ben haddimi mi aşıyorum ?
    Alıntı
    ve bunu kazanmam kadar ilmim ve gücüm yoksa
    ve şahit ol ki ben müslümanlardanım !!!!!


  5. 10.Mart.2009, 22:35
    39
    uhutgunesi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Aralık.2008
    Üye No: 42175
    Mesaj Sayısı: 217
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Felsefe yapmayı bırak kardeşim.Allah cc'nin varlığına inanıyorsan onun gönderdiklerinede kayıtsız şartsız iman etmen gerek.Yok illada aklımı ikna etmem gerekir diyorsan kainatı ve içindekileri gelmiş geçmiş tüm kavimleri,gönderilmiş tüm elçileri tefekkür et bu insana yeter.Hala yetmez diyen bir tavrın var ve artık uzatma kardeşim senin dinin sana bizim dinimizde bize.Peygamberimizi kabul etmeyen iman etmeyen Allah cc de iman etmiş sayılmıyor.Sen bu şüphelerine kılıf aramakla ona üstün gelecek değilsin.Böyle bocalar durursun.Aklında fesada uğrar.Akıl bir nimettir ve onunla Allahın varlığını ve birliğini Peygamber Efendimizinde elçisi olduğunu bilecek vasıfta yaratılmıştır zaten.Sizde eksik ve noksansa buna bişey diyemem.Yada böyle devam ederseniz hepten elinizden alınırsa o zaman ne ile bulacağınızı sanıyorsunuz buda bizim size sorumuz olsun hep siz soruyorsunuzda....


    insanlar imani konularda nasıl aldanıyorlar?

    İlk insan Adem (as)dan beri insanlık, birbirine zıt iki yolda yürüye gelmiştir. Bu, kıyamete kadar da böyle devam edecektir.
    Bu yollardan biri, iman ve hidayet yolu; diğeri de küfür ve dalalet yoludur.

    İnsaf ve vicdan ışığında bakıldığında, bütün güzelliklerin, hayır ve kemalatın, huzur ve saadetin iman yolunda; çirkinlik, şer, tahrip ve hakka tecavüzlerin de küfür yolunda olduğu açık bir şekilde görülecektir.

    Dış dünyadaki bu kutuplaşma ve zıtlaşma, insanın iç dünyasında da cereyan etmekte, duygular ve hisler arasında çatışma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kalp, akıl, vicdan insanı iman yoluna sevk ederken, nefis, his, heva ve vehim de inkar yoluna iterler.
    İnsanın iç dünyası bu zıtların çarpışmalarına her zaman sahne olur. Bunlardan hangisi ağırlık kazanırsa, insan o cephede yerini alır, o yolda yürümeye başlar.

    Bu alanda, insanı küfre sevk eden, fikri sapıklığa (dalalete) düşüren sebeplerin mühimleri üzerinde duracağız.
    1 — Cehalet
    Geçmişte ve günümüzde insanların küfre girmesine sebep olan saiklerin başında Cehil gelir. Feza araştırmaları yapan insan da eğer Allah'a inanmıyorsa, inanmamasındaki birinci sebep Cehalettir.
    Burada kastedilen cehalet, eşyanın var oluşundaki niçin ve neden'i muhakeme eksikliği,yani basit ve sathi düşünmedir.
    Cehaletin bir sebebi de, taassup ve taklittir. Geçmiş Peygamberler, kavimlerini imana ve tevhide davet ederken, karşılarına çıkan en büyük engel, bu olmuştur. Onlar, kavimlerinin taassubu ve atalarının sapık inançlarına körü körüne bağlılıkları ile ciddi mücadele vermişlerdir.
    Kuran'da da bu husus üzerinde önemle durulur ve yanlışlığı vurgulanır.
    Amr Bin As'a, bir gün: "Sen akıllı bir adamsın, İslamiyet’i kabulde gecikmene ne sebep oldu?" diye sorulmuştu. Amr Bin As'ın cevabı düşündürücü ve konumuza ışık tutucudur:
    "Biz, bizden önceki kuşaktan yaşlı-tecrübeli, bize hakim bir toplulukla bir arada bulunuyorduk. Onlar karşılıklı dağlar arasındaki bir dağ yolunu tutup gittiler. Biz de oraya çıkıncaya kadar onlara uyduk. Onlar Peygamberi (asm) inkar ettiler. Onlarla birlikte biz de inkar ettik. O zaman yaptığımız iş üzerinde hiç düşünmedik. Sadece onları taklit ettik. Onlar ölüp gidince, işler bize kaldı. Kendimiz düşünüp karar vermek zorunda kaldık. Peygamberin (asm) işine bizzat bakıp doğruluğunu anlayınca, İslamiyet sevgisi kalbimize düştü..."
    Günümüzde de durum değişmiş değildir. Çağdaş inkarcılar da, kendilerine büyük tanıdıkları, üstat kabul ettikleri şahısların ilkelerine, doktrinlerine, ideolojik fikirlerine, taassupla bağlı, körü körüne sadıktırlar.

    2 — Kibir ve Gurur
    İnsanların iman yoluna girmelerine mani olan ikinci husus, kibir'dir. Şeytanın Hak'tan sapmasına ve rahmetten kovulmasına, bu duygu sebep olmuştur.
    Kibir, büyüklenme ve kendini yüksek görme hissidir. Kibir duygusunun asıl yeri, Allah hesabına, bütün kafir ve inkarcılara karşı üstün olmak, imanın izzetini korumak uğrunda hiç kimseye baş eğmemektir. Fakat düşüncesizlik ve gaflet yüzünden bu duygu insanı yoldan çıkarır, Allah'a ve Resulüne isyan bayrağını açtırır. Nitekim Nemrut’un ve Firavun'un kibri, onları, Allah'a karşı üstünlük taslamaya sevk ederken; Ebu Cehil'in kibri de kendisini Hz..
    Peygamber'e karşı üstün görmeye sevk etmiştir


    3 — Duygu yanılmaları ve yanlış değerlendirmeler (İnhiraf)
    İnsanı küfre atan mühim bir sebep de, inhiraf denen duyguların yanılmasıdır. Tıpkı suyun içindeki bir cismi kırılmış gibi yanlış görme, hükmü ona göre verme ve o hüküm üzerinde fikir yürütmedir.
    Bu hususu Bediüzzaman Hazretleri şöyle ifade eder:
    "İnsan fıtraten mükerrem olduğundan hakkı arıyor. Bazen batıl eline gelir, hak zannederek koynunda saklar. Hakikatı kazarken, ihtiyarsız dalalet başına düşer, hakikat zannederek kafasına giydiriyor."
    Kişiyi inkarcılığa sürükleyen inhirafın pek çok sebepleri vardır. Mühimlerinden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:
    a) Maddi meselelerle devamlı meşguliyet, insanı maneviyattan uzaklaştırır. İman hakikatlerine karşı insanı anlayışsız hale getirir.
    b) Allah Teala'yı yarattığı varlıklara (mahlukata) kıyas etmek de, mühim bir yanılma ve inkar sebebidir. Allah kainatın yaratıcısıdır. Her şey O'nun mahlukudur. Usta, eserine benzemeyeceği gibi Kainatın yaratıcısı da kainata benzemeyecektir.
    c) İmani meselelerin yüceliği sebebiyle, aklın onların mahiyetini tamamen kavrayamayacağını düşünmemek... Bir şeyin varlığını bilmek başka, mahiyetini bilmek başkadır. Kainatta varlığını bildiğimiz halde, mahiyetlerini bilemediğimiz o kadar çok şey var ki... Mahiyetini kavrayamayışımız, o şeylerin varlığını inkar etmeyi nasıl gerektirmiyorsa Allah Teala'nın, meleklerin, Cennet ve Cehennem'in mahiyetlerini bilmememiz de onları inkar etmeyi gerektirmez.
    d) Kafirlerin sayıca çokluğu, onların bazı imani meselelerin inkarında birleşmeleri de insanı dalalete atan sebeplerden biridir. Halbuki, kıymet ve ehemmiyet, sayı çokluğunda değildir. Nitekim, hayvanlar, sayıca büyük bir çoğunluğa sahipken, insan bütün hayvan türleri üstünde hakim olmuştur.
    e) Maneviyatta ihtisas sahibi kimselere müracaat etmemek... Bir ilmin münakaşa konusu olmuş bir meselesinde, o ilmi bilmeyen kimselerin, başka bir ilimde ne kadar büyük ve kudretli de olsalar, sözleri geçerli değildir. Mesela, büyük bir mühendisin, bir hastalığını teşhis ve tedavisinde bir Tıp öğrencisi kadar sözü geçmez. Aynı şey manevi meselelerde de geçerlidir. Madde ile çok meşgul olduğundan maneviyattan uzaklaşmış, aklı gözüne inmiş, manevi meseleleri idraki daralmış kimselerin manevi meselelerdeki inkarları geçerli olamaz. Başta Peygamberimiz olarak umum 124 bin Peygamber ve asırlarca yetişmiş büyük alimler imani meselelerde ihtisas sahibidirler. O meselelerde onların sözleri dinlenir.

    4 — Günahlara müptela olmak
    İşlenen her bir günah, insanın kalp ve ruhunda yaralar açar, iman nurunu karartmaya başlar, insan günahta ısrar ettikçe kalbi, siyahlaşıp katılaşarak iman nurunu bütünüyle kaybedecek dereceye gelir. Bu bakımdan her günah içinde küfre gidecek bir yol vardır.
    İşlenen günahların lekeleri tövbe ile hemen silinmezse, kalbi tamamen kaplayıp insanı küfre kadar götürebilir.

    -KAFİRUN: 1 - De ki: Ey kâfirler
    2 - Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
    3 - Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
    4 - Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
    5 - Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
    6 - Sizin dininiz size, benim dinim banadır.



  6. 10.Mart.2009, 22:35
    39
    Devamlı Üye
    Felsefe yapmayı bırak kardeşim.Allah cc'nin varlığına inanıyorsan onun gönderdiklerinede kayıtsız şartsız iman etmen gerek.Yok illada aklımı ikna etmem gerekir diyorsan kainatı ve içindekileri gelmiş geçmiş tüm kavimleri,gönderilmiş tüm elçileri tefekkür et bu insana yeter.Hala yetmez diyen bir tavrın var ve artık uzatma kardeşim senin dinin sana bizim dinimizde bize.Peygamberimizi kabul etmeyen iman etmeyen Allah cc de iman etmiş sayılmıyor.Sen bu şüphelerine kılıf aramakla ona üstün gelecek değilsin.Böyle bocalar durursun.Aklında fesada uğrar.Akıl bir nimettir ve onunla Allahın varlığını ve birliğini Peygamber Efendimizinde elçisi olduğunu bilecek vasıfta yaratılmıştır zaten.Sizde eksik ve noksansa buna bişey diyemem.Yada böyle devam ederseniz hepten elinizden alınırsa o zaman ne ile bulacağınızı sanıyorsunuz buda bizim size sorumuz olsun hep siz soruyorsunuzda....


    insanlar imani konularda nasıl aldanıyorlar?

    İlk insan Adem (as)dan beri insanlık, birbirine zıt iki yolda yürüye gelmiştir. Bu, kıyamete kadar da böyle devam edecektir.
    Bu yollardan biri, iman ve hidayet yolu; diğeri de küfür ve dalalet yoludur.

    İnsaf ve vicdan ışığında bakıldığında, bütün güzelliklerin, hayır ve kemalatın, huzur ve saadetin iman yolunda; çirkinlik, şer, tahrip ve hakka tecavüzlerin de küfür yolunda olduğu açık bir şekilde görülecektir.

    Dış dünyadaki bu kutuplaşma ve zıtlaşma, insanın iç dünyasında da cereyan etmekte, duygular ve hisler arasında çatışma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kalp, akıl, vicdan insanı iman yoluna sevk ederken, nefis, his, heva ve vehim de inkar yoluna iterler.
    İnsanın iç dünyası bu zıtların çarpışmalarına her zaman sahne olur. Bunlardan hangisi ağırlık kazanırsa, insan o cephede yerini alır, o yolda yürümeye başlar.

    Bu alanda, insanı küfre sevk eden, fikri sapıklığa (dalalete) düşüren sebeplerin mühimleri üzerinde duracağız.
    1 — Cehalet
    Geçmişte ve günümüzde insanların küfre girmesine sebep olan saiklerin başında Cehil gelir. Feza araştırmaları yapan insan da eğer Allah'a inanmıyorsa, inanmamasındaki birinci sebep Cehalettir.
    Burada kastedilen cehalet, eşyanın var oluşundaki niçin ve neden'i muhakeme eksikliği,yani basit ve sathi düşünmedir.
    Cehaletin bir sebebi de, taassup ve taklittir. Geçmiş Peygamberler, kavimlerini imana ve tevhide davet ederken, karşılarına çıkan en büyük engel, bu olmuştur. Onlar, kavimlerinin taassubu ve atalarının sapık inançlarına körü körüne bağlılıkları ile ciddi mücadele vermişlerdir.
    Kuran'da da bu husus üzerinde önemle durulur ve yanlışlığı vurgulanır.
    Amr Bin As'a, bir gün: "Sen akıllı bir adamsın, İslamiyet’i kabulde gecikmene ne sebep oldu?" diye sorulmuştu. Amr Bin As'ın cevabı düşündürücü ve konumuza ışık tutucudur:
    "Biz, bizden önceki kuşaktan yaşlı-tecrübeli, bize hakim bir toplulukla bir arada bulunuyorduk. Onlar karşılıklı dağlar arasındaki bir dağ yolunu tutup gittiler. Biz de oraya çıkıncaya kadar onlara uyduk. Onlar Peygamberi (asm) inkar ettiler. Onlarla birlikte biz de inkar ettik. O zaman yaptığımız iş üzerinde hiç düşünmedik. Sadece onları taklit ettik. Onlar ölüp gidince, işler bize kaldı. Kendimiz düşünüp karar vermek zorunda kaldık. Peygamberin (asm) işine bizzat bakıp doğruluğunu anlayınca, İslamiyet sevgisi kalbimize düştü..."
    Günümüzde de durum değişmiş değildir. Çağdaş inkarcılar da, kendilerine büyük tanıdıkları, üstat kabul ettikleri şahısların ilkelerine, doktrinlerine, ideolojik fikirlerine, taassupla bağlı, körü körüne sadıktırlar.

    2 — Kibir ve Gurur
    İnsanların iman yoluna girmelerine mani olan ikinci husus, kibir'dir. Şeytanın Hak'tan sapmasına ve rahmetten kovulmasına, bu duygu sebep olmuştur.
    Kibir, büyüklenme ve kendini yüksek görme hissidir. Kibir duygusunun asıl yeri, Allah hesabına, bütün kafir ve inkarcılara karşı üstün olmak, imanın izzetini korumak uğrunda hiç kimseye baş eğmemektir. Fakat düşüncesizlik ve gaflet yüzünden bu duygu insanı yoldan çıkarır, Allah'a ve Resulüne isyan bayrağını açtırır. Nitekim Nemrut’un ve Firavun'un kibri, onları, Allah'a karşı üstünlük taslamaya sevk ederken; Ebu Cehil'in kibri de kendisini Hz..
    Peygamber'e karşı üstün görmeye sevk etmiştir


    3 — Duygu yanılmaları ve yanlış değerlendirmeler (İnhiraf)
    İnsanı küfre atan mühim bir sebep de, inhiraf denen duyguların yanılmasıdır. Tıpkı suyun içindeki bir cismi kırılmış gibi yanlış görme, hükmü ona göre verme ve o hüküm üzerinde fikir yürütmedir.
    Bu hususu Bediüzzaman Hazretleri şöyle ifade eder:
    "İnsan fıtraten mükerrem olduğundan hakkı arıyor. Bazen batıl eline gelir, hak zannederek koynunda saklar. Hakikatı kazarken, ihtiyarsız dalalet başına düşer, hakikat zannederek kafasına giydiriyor."
    Kişiyi inkarcılığa sürükleyen inhirafın pek çok sebepleri vardır. Mühimlerinden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:
    a) Maddi meselelerle devamlı meşguliyet, insanı maneviyattan uzaklaştırır. İman hakikatlerine karşı insanı anlayışsız hale getirir.
    b) Allah Teala'yı yarattığı varlıklara (mahlukata) kıyas etmek de, mühim bir yanılma ve inkar sebebidir. Allah kainatın yaratıcısıdır. Her şey O'nun mahlukudur. Usta, eserine benzemeyeceği gibi Kainatın yaratıcısı da kainata benzemeyecektir.
    c) İmani meselelerin yüceliği sebebiyle, aklın onların mahiyetini tamamen kavrayamayacağını düşünmemek... Bir şeyin varlığını bilmek başka, mahiyetini bilmek başkadır. Kainatta varlığını bildiğimiz halde, mahiyetlerini bilemediğimiz o kadar çok şey var ki... Mahiyetini kavrayamayışımız, o şeylerin varlığını inkar etmeyi nasıl gerektirmiyorsa Allah Teala'nın, meleklerin, Cennet ve Cehennem'in mahiyetlerini bilmememiz de onları inkar etmeyi gerektirmez.
    d) Kafirlerin sayıca çokluğu, onların bazı imani meselelerin inkarında birleşmeleri de insanı dalalete atan sebeplerden biridir. Halbuki, kıymet ve ehemmiyet, sayı çokluğunda değildir. Nitekim, hayvanlar, sayıca büyük bir çoğunluğa sahipken, insan bütün hayvan türleri üstünde hakim olmuştur.
    e) Maneviyatta ihtisas sahibi kimselere müracaat etmemek... Bir ilmin münakaşa konusu olmuş bir meselesinde, o ilmi bilmeyen kimselerin, başka bir ilimde ne kadar büyük ve kudretli de olsalar, sözleri geçerli değildir. Mesela, büyük bir mühendisin, bir hastalığını teşhis ve tedavisinde bir Tıp öğrencisi kadar sözü geçmez. Aynı şey manevi meselelerde de geçerlidir. Madde ile çok meşgul olduğundan maneviyattan uzaklaşmış, aklı gözüne inmiş, manevi meseleleri idraki daralmış kimselerin manevi meselelerdeki inkarları geçerli olamaz. Başta Peygamberimiz olarak umum 124 bin Peygamber ve asırlarca yetişmiş büyük alimler imani meselelerde ihtisas sahibidirler. O meselelerde onların sözleri dinlenir.

    4 — Günahlara müptela olmak
    İşlenen her bir günah, insanın kalp ve ruhunda yaralar açar, iman nurunu karartmaya başlar, insan günahta ısrar ettikçe kalbi, siyahlaşıp katılaşarak iman nurunu bütünüyle kaybedecek dereceye gelir. Bu bakımdan her günah içinde küfre gidecek bir yol vardır.
    İşlenen günahların lekeleri tövbe ile hemen silinmezse, kalbi tamamen kaplayıp insanı küfre kadar götürebilir.

    -KAFİRUN: 1 - De ki: Ey kâfirler
    2 - Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
    3 - Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
    4 - Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
    5 - Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
    6 - Sizin dininiz size, benim dinim banadır.



  7. 10.Mart.2009, 22:51
    40
    אור
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Şubat.2009
    Üye No: 46864
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Son bi soru sorayım artık kapatalım dedim
    Azeri kardeşin sorusuna cevap verdim,

    Bu kadar hiddetlendirecek ne söyledim Allah aşkına,

    Felsefe mi yapıyorum kardeş,

    Sen felsefe görmemişsin bence kusura bakma,


    Bu konu benim tarafımdan kapanmıştır.

    Sabırla cevap veren arkadaşlardan Allah razı olsun.


  8. 10.Mart.2009, 22:51
    40
    Emekli
    Son bi soru sorayım artık kapatalım dedim
    Azeri kardeşin sorusuna cevap verdim,

    Bu kadar hiddetlendirecek ne söyledim Allah aşkına,

    Felsefe mi yapıyorum kardeş,

    Sen felsefe görmemişsin bence kusura bakma,


    Bu konu benim tarafımdan kapanmıştır.

    Sabırla cevap veren arkadaşlardan Allah razı olsun.


  9. 10.Mart.2009, 22:51
    41
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Alıntı
    peki fakir olup da çok eş isteyen adam ne yapmalıdır?
    evlenmelidir/ikinci eşi almalıdır
    burdaki adalet zenginlik ile alakası yoktur. yani çok zengin olmalı ki 2. eşi alabilsin demek doğru değil ve öyle bir şart yoktur. şart olan adaleti gözetmek yani birine alıyorsa diğerine de aynen almalıdır.
    şehevi arzuda da öyledir günlerini gözetmelidir. vs...
    ________________________



  10. 10.Mart.2009, 22:51
    41
    Moderatör
    Alıntı
    peki fakir olup da çok eş isteyen adam ne yapmalıdır?
    evlenmelidir/ikinci eşi almalıdır
    burdaki adalet zenginlik ile alakası yoktur. yani çok zengin olmalı ki 2. eşi alabilsin demek doğru değil ve öyle bir şart yoktur. şart olan adaleti gözetmek yani birine alıyorsa diğerine de aynen almalıdır.
    şehevi arzuda da öyledir günlerini gözetmelidir. vs...
    ________________________



  11. 10.Mart.2009, 23:07
    42
    אור
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Şubat.2009
    Üye No: 46864
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Adam fakir bir kadına zor bakıyor,ikinciye nasıl baksın,doyursun,giydirsin

    Bundan bahsediyorum,

    Bunlar eşitlik olarak değerlendiril miyormu?

    Yada birine alabiliyor diğerine yetmiyor,

    Bu durumda adaletsizlik etmiş olmuyor mu adam?


  12. 10.Mart.2009, 23:07
    42
    Emekli
    Adam fakir bir kadına zor bakıyor,ikinciye nasıl baksın,doyursun,giydirsin

    Bundan bahsediyorum,

    Bunlar eşitlik olarak değerlendiril miyormu?

    Yada birine alabiliyor diğerine yetmiyor,

    Bu durumda adaletsizlik etmiş olmuyor mu adam?


  13. 10.Mart.2009, 23:11
    43
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Güzel insan; neden bu kadar taktın hayırdır??

    Sen Müslüman ol, eşine de "ben ikinci falan istemem" diye şart koş, başın da ağrımasın boşuna sorularla.. He, ne dersin??


  14. 10.Mart.2009, 23:11
    43
    DeLi MoLLa
    Güzel insan; neden bu kadar taktın hayırdır??

    Sen Müslüman ol, eşine de "ben ikinci falan istemem" diye şart koş, başın da ağrımasın boşuna sorularla.. He, ne dersin??


  15. 10.Mart.2009, 23:15
    44
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 410
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 34

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Alıntı
    Adam fakir bir kadına zor bakıyor,ikinciye nasıl baksın,doyursun,giydirsin

    Bundan bahsediyorum,


    Bunlar eşitlik olarak değerlendiril miyormu?

    Yada birine alabiliyor diğerine yetmiyor,

    Bu durumda adaletsizlik etmiş olmuyor mu adam?
    sen Adaletlimisin ? işte cevap ...
    Alıntı
    yani çok zengin olmalı ki 2. eşi alabilsin



  16. 10.Mart.2009, 23:15
    44
    Devamlı devama Devam :)
    Alıntı
    Adam fakir bir kadına zor bakıyor,ikinciye nasıl baksın,doyursun,giydirsin

    Bundan bahsediyorum,


    Bunlar eşitlik olarak değerlendiril miyormu?

    Yada birine alabiliyor diğerine yetmiyor,

    Bu durumda adaletsizlik etmiş olmuyor mu adam?
    sen Adaletlimisin ? işte cevap ...
    Alıntı
    yani çok zengin olmalı ki 2. eşi alabilsin



  17. 10.Mart.2009, 23:27
    45
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Alıntı
    Adam fakir bir kadına zor bakıyor,ikinciye nasıl baksın,doyursun,giydirsin

    Bundan bahsediyorum,


    Bunlar eşitlik olarak değerlendiril miyormu?

    Yada birine alabiliyor diğerine yetmiyor,

    Bu durumda adaletsizlik etmiş olmuyor mu adam?
    ve sübhanallah Allah Rasulunden daha adil bir insan var mı?
    O' (sav) maddi konuda çok fakir olduğu halde adildi.
    adaletli olmak için zengin olmak gerekmez.


  18. 10.Mart.2009, 23:27
    45
    Moderatör
    Alıntı
    Adam fakir bir kadına zor bakıyor,ikinciye nasıl baksın,doyursun,giydirsin

    Bundan bahsediyorum,


    Bunlar eşitlik olarak değerlendiril miyormu?

    Yada birine alabiliyor diğerine yetmiyor,

    Bu durumda adaletsizlik etmiş olmuyor mu adam?
    ve sübhanallah Allah Rasulunden daha adil bir insan var mı?
    O' (sav) maddi konuda çok fakir olduğu halde adildi.
    adaletli olmak için zengin olmak gerekmez.


  19. 10.Mart.2009, 23:32
    46
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 410
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 34

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    Alıntı
    Güzel insan; neden bu kadar taktın hayırdır??

    Sen Müslüman ol, eşine de "ben ikinci falan istemem" diye şart koş, başın da ağrımasın boşuna sorularla.. He, ne dersin??
    ne güzeldir müslümanlardan olmak...Hayır burda ...gel gel gel !!!! Sende gel !!! hayra gel...hidayete gel...Sevgiye gel...
    Cennete gel...
    insanın mekanı cennetdir...
    işte şeytan insanı Allahın yolundan saptırıp , o mekandan ayırmak ister !
    haydi bir kelime söyle ve müslümanlardan ol...
    La ilahe illallah ... Muhammedun Rasulullah...! ve yol senin
    aşk senin
    güzellik senin...
    hayır senin...
    şahit ol ! ol ki , müslüman bir anne kimidir... sever ve kötülükden men eder , iyiliyi emr eder...
    sende OL !
    ve iyilik emr et !


  20. 10.Mart.2009, 23:32
    46
    Devamlı devama Devam :)
    Alıntı
    Güzel insan; neden bu kadar taktın hayırdır??

    Sen Müslüman ol, eşine de "ben ikinci falan istemem" diye şart koş, başın da ağrımasın boşuna sorularla.. He, ne dersin??
    ne güzeldir müslümanlardan olmak...Hayır burda ...gel gel gel !!!! Sende gel !!! hayra gel...hidayete gel...Sevgiye gel...
    Cennete gel...
    insanın mekanı cennetdir...
    işte şeytan insanı Allahın yolundan saptırıp , o mekandan ayırmak ister !
    haydi bir kelime söyle ve müslümanlardan ol...
    La ilahe illallah ... Muhammedun Rasulullah...! ve yol senin
    aşk senin
    güzellik senin...
    hayır senin...
    şahit ol ! ol ki , müslüman bir anne kimidir... sever ve kötülükden men eder , iyiliyi emr eder...
    sende OL !
    ve iyilik emr et !


  21. 11.Mart.2009, 00:36
    47
    sevde_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mart.2008
    Üye No: 12956
    Mesaj Sayısı: 310
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: İstanbul

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz




  22. 11.Mart.2009, 00:36
    47
    sevde_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



  23. 11.Mart.2009, 01:17
    48
    miroğlu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Temmuz.2008
    Üye No: 26769
    Mesaj Sayısı: 226
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Hepimiz Filistin'liyiz

    --->: Çok eş istemenin sebebi hakkında yalnızca sizin görüşünüz

    uhutgunesi'nden alıntı
    Alıntı
    Felsefe yapmayı bırak kardeşim.Allah cc'nin varlığına inanıyorsan onun gönderdiklerinede kayıtsız şartsız iman etmen gerek.Yok illada aklımı ikna etmem gerekir diyorsan kainatı ve içindekileri gelmiş geçmiş tüm kavimleri,gönderilmiş tüm elçileri tefekkür et bu insana yeter.Hala yetmez diyen bir tavrın var ve artık uzatma kardeşim senin dinin sana bizim dinimizde bize.Peygamberimizi kabul etmeyen iman etmeyen Allah cc de iman etmiş sayılmıyor.Sen bu şüphelerine kılıf aramakla ona üstün gelecek değilsin.Böyle bocalar durursun.Aklında fesada uğrar.Akıl bir nimettir ve onunla Allahın varlığını ve birliğini Peygamber Efendimizinde elçisi olduğunu bilecek vasıfta yaratılmıştır zaten.Sizde eksik ve noksansa buna bişey diyemem.Yada böyle devam ederseniz hepten elinizden alınırsa o zaman ne ile bulacağınızı sanıyorsunuz buda bizim size sorumuz olsun hep siz soruyorsunuzda....
    uhutgunesi kardeş bune şiddet bune celal böyle biraz sakin ol kardeşim doğruyu arayan bir kardeşe böyle mi davranılır? Ben doğruları arıyorum deyip kendini ifade etmiş bize düşen
    125- İnsanları Rabbinin yoluna maharetli bir yöntemle ve güzel öğütlerle çağır, onlarla üslupların en güzel, en etkilisi ile tartış. Hiç şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları herkesten iyi bildiği gibi, doğru yolda olanları da herkesten iyi bilir.(Nahl 125)Fizilali Kuran.
    budur kardeşim Hz Muhammed(sav) efendimiz ebu cehilin yanına bile kaç defa tebliğe gitmiştir bir düşün kardeşim
    biraz daha olumlu yaklaşalım
    inşAllah doğruyu bulursun (ışık) kardeş
    sevde_ kardeş sözlerim sanada geçerli.



  24. 11.Mart.2009, 01:17
    48
    Devamlı Üye
    uhutgunesi'nden alıntı
    Alıntı
    Felsefe yapmayı bırak kardeşim.Allah cc'nin varlığına inanıyorsan onun gönderdiklerinede kayıtsız şartsız iman etmen gerek.Yok illada aklımı ikna etmem gerekir diyorsan kainatı ve içindekileri gelmiş geçmiş tüm kavimleri,gönderilmiş tüm elçileri tefekkür et bu insana yeter.Hala yetmez diyen bir tavrın var ve artık uzatma kardeşim senin dinin sana bizim dinimizde bize.Peygamberimizi kabul etmeyen iman etmeyen Allah cc de iman etmiş sayılmıyor.Sen bu şüphelerine kılıf aramakla ona üstün gelecek değilsin.Böyle bocalar durursun.Aklında fesada uğrar.Akıl bir nimettir ve onunla Allahın varlığını ve birliğini Peygamber Efendimizinde elçisi olduğunu bilecek vasıfta yaratılmıştır zaten.Sizde eksik ve noksansa buna bişey diyemem.Yada böyle devam ederseniz hepten elinizden alınırsa o zaman ne ile bulacağınızı sanıyorsunuz buda bizim size sorumuz olsun hep siz soruyorsunuzda....
    uhutgunesi kardeş bune şiddet bune celal böyle biraz sakin ol kardeşim doğruyu arayan bir kardeşe böyle mi davranılır? Ben doğruları arıyorum deyip kendini ifade etmiş bize düşen
    125- İnsanları Rabbinin yoluna maharetli bir yöntemle ve güzel öğütlerle çağır, onlarla üslupların en güzel, en etkilisi ile tartış. Hiç şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları herkesten iyi bildiği gibi, doğru yolda olanları da herkesten iyi bilir.(Nahl 125)Fizilali Kuran.
    budur kardeşim Hz Muhammed(sav) efendimiz ebu cehilin yanına bile kaç defa tebliğe gitmiştir bir düşün kardeşim
    biraz daha olumlu yaklaşalım
    inşAllah doğruyu bulursun (ışık) kardeş
    sevde_ kardeş sözlerim sanada geçerli.






+ Yorum Gönder
Git İlk 3457 Son