Konusunu Oylayın.: Diyobendilik Nedir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Diyobendilik Nedir ?
  1. 02.Şubat.2009, 19:45
    25
    EL-KAİDE
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ocak.2009
    Üye No: 46348
    Mesaj Sayısı: 70
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Diyobendilik Nedir ?

    reklam


    --->: Diyobendilik Nedir ? isimli konu Mumsema.com --->: Diyobendilik Nedir ?
    Kardeş Verdiğin Bilgiler İçin ALLAH Senden Razı Olsun...


  2. 02.Şubat.2009, 19:45
    25
    reklam


    Kardeş Verdiğin Bilgiler İçin ALLAH Senden Razı Olsun...


  3. 04.Şubat.2009, 19:56
    26
    ezdli cündep
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ekim.2008
    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 370
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Diyobendilik Nedir ?

    reklam


    Şeyh Muhammed Makdisi


    Ey kalpleri kör olan sizler! tağutunuz Fahd ve Allah’ın koyduğu haramları çiğneyen, insanlara zulmeden, Müslümanları korkutup müşriklere güven veren, kafirlerin içine su serpen kardeşleri sizin bu sözlerinize çok daha fazla layıktır. Onların küfürlerini, suçlarını, yanlışlarını anlatmaya bu kağıtlar yetmez.

    Siz ey köyü niyetli alimler…! Daha önce Cüheyman ve beraberindeki bir gurup arkadaşının öldürülmesini onaylamıştınız. Sizin fetvalarınızla bugüne kadar suçlarınıza şahit olan (birçok kişi) öldürüldü. Bununla birlikte Cüheyman ve arkadaşlarını öldürürken verdiğiniz fetvada şöyle diyordunuz: “Bunların eylemleri büyük bir fitneye sebep olmuştur. Haremde silah taşımak, huzursuzluk, (kaos) ve masumların öldürülmesi… İşte bunlar büyük bir fitnedir.”

    Tağutlarınıza kanun koyma izni veren, onların içki içmesine ruhsat tanıyan sizler değil misiniz? Tağutunuz Fahd hac taktı; “bu bir armadır hac değildir” dediniz. Sonra ABD’nin Cezireye (Arap Yarımdasına) girmesine, orada kalmasına ve Saddam’a karşı onun desteklenmesine yönelik fetvalar verdiniz. Daha önce ise Saddam ve ordusunu tekfir etmiyordunuz. Hatta İran’a karşı savaşıyor diye onun çığırtkanlığını yapıp, alkışladınız bile. Daha sonra ise; “Kuveyt’i işgal etti” diyerek onu tekfir ettiniz. “Saddam tağuttur. Suçludur. Kuveyt ile olan sınırına uymadı” diyerek kafirlerin savaşında onlara yardımlaşmanın caiz olduğuna dair fetvalar verdiniz. Sizler haya perdesini bütünüyle yırtmış durumdasınız. Müslüman muvahhid gençlerin öldürülmesine izin vererek, müşrik hrıstiyan kafirleri sevindiriyorsunuz. Riyad’da meydana gelen büyük patlamanın ardından dört muvahhid gencin ölümüne fetva verdiniz.

    Sizler bu tür eylemlerin günah olduğuna dair icma olduğunu iddia ediyorsunuz. Fakat tağutlarınızın işlediği günahları unutuyorsunuz. Bütün bunlar bizi şaşırtmıyor. Sizin bu yaptıklarınız basiret sahibi olmayan kimseleri şaşırtabilir ancak bizleri şaşırtmıyor.

    Ey dalalet alimleri! Eğer tevbe etmezseniz ümmet sizi lanetleyecektir.

    Tevbe edin… Kendinizi düzeltin… Gerçeği Allah için ilan edin. Tağut sizi ne kadar övse de fetvalarınızı ne kadar süslese de, size ne kadar unvanlar verse de, eğer Tevbe etmezseniz, varacağınız yeri Allahu Teala şöyle haber vermektedir:

    “Ama âyetlerimizi inkar etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlara gelince, işte Allah'ın laneti, meleklerin laneti ve insanların laneti hep onların üzerine olsun. Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.” (2, Bakara/160-161)



  4. 04.Şubat.2009, 19:56
    26
    Devamlı Üye
    reklam


    Şeyh Muhammed Makdisi


    Ey kalpleri kör olan sizler! tağutunuz Fahd ve Allah’ın koyduğu haramları çiğneyen, insanlara zulmeden, Müslümanları korkutup müşriklere güven veren, kafirlerin içine su serpen kardeşleri sizin bu sözlerinize çok daha fazla layıktır. Onların küfürlerini, suçlarını, yanlışlarını anlatmaya bu kağıtlar yetmez.

    Siz ey köyü niyetli alimler…! Daha önce Cüheyman ve beraberindeki bir gurup arkadaşının öldürülmesini onaylamıştınız. Sizin fetvalarınızla bugüne kadar suçlarınıza şahit olan (birçok kişi) öldürüldü. Bununla birlikte Cüheyman ve arkadaşlarını öldürürken verdiğiniz fetvada şöyle diyordunuz: “Bunların eylemleri büyük bir fitneye sebep olmuştur. Haremde silah taşımak, huzursuzluk, (kaos) ve masumların öldürülmesi… İşte bunlar büyük bir fitnedir.”

    Tağutlarınıza kanun koyma izni veren, onların içki içmesine ruhsat tanıyan sizler değil misiniz? Tağutunuz Fahd hac taktı; “bu bir armadır hac değildir” dediniz. Sonra ABD’nin Cezireye (Arap Yarımdasına) girmesine, orada kalmasına ve Saddam’a karşı onun desteklenmesine yönelik fetvalar verdiniz. Daha önce ise Saddam ve ordusunu tekfir etmiyordunuz. Hatta İran’a karşı savaşıyor diye onun çığırtkanlığını yapıp, alkışladınız bile. Daha sonra ise; “Kuveyt’i işgal etti” diyerek onu tekfir ettiniz. “Saddam tağuttur. Suçludur. Kuveyt ile olan sınırına uymadı” diyerek kafirlerin savaşında onlara yardımlaşmanın caiz olduğuna dair fetvalar verdiniz. Sizler haya perdesini bütünüyle yırtmış durumdasınız. Müslüman muvahhid gençlerin öldürülmesine izin vererek, müşrik hrıstiyan kafirleri sevindiriyorsunuz. Riyad’da meydana gelen büyük patlamanın ardından dört muvahhid gencin ölümüne fetva verdiniz.

    Sizler bu tür eylemlerin günah olduğuna dair icma olduğunu iddia ediyorsunuz. Fakat tağutlarınızın işlediği günahları unutuyorsunuz. Bütün bunlar bizi şaşırtmıyor. Sizin bu yaptıklarınız basiret sahibi olmayan kimseleri şaşırtabilir ancak bizleri şaşırtmıyor.

    Ey dalalet alimleri! Eğer tevbe etmezseniz ümmet sizi lanetleyecektir.

    Tevbe edin… Kendinizi düzeltin… Gerçeği Allah için ilan edin. Tağut sizi ne kadar övse de fetvalarınızı ne kadar süslese de, size ne kadar unvanlar verse de, eğer Tevbe etmezseniz, varacağınız yeri Allahu Teala şöyle haber vermektedir:

    “Ama âyetlerimizi inkar etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlara gelince, işte Allah'ın laneti, meleklerin laneti ve insanların laneti hep onların üzerine olsun. Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.” (2, Bakara/160-161)






+ Yorum Gönder
Git İlk 23