Konusunu Oylayın.: Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi? Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi? Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı?
  1. 17.Ocak.2009, 23:05
    1
    pckoloji
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Aralık.2008
    Üye No: 44409
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi? Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı?






    Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi? Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı? Mumsema HZ.İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi?

    Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı?


  2. 17.Ocak.2009, 23:31
    2
    Leyli Rana
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ekim.2008
    Üye No: 36951
    Mesaj Sayısı: 875
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Germany

    --->: HZ.İbrahim




    İbrahim peygamberin Bâbil'i terketmesi
    Kur'an-ı Kerim'de buyuruluyor ki : « (Oradan kurtulan İbrahim : ) Ben Rabbime gidiyorum. O bana doğru yolu gösterecek » . Böylece Hz. İbrahim küfür diyarından hicret ederek Şam'a gidiyor . Hicret ederken de, « Ey Rabbimiz, ancak sana tevekkül ettik ve (taatle) sana yöneldik ve ahirette de dönüşümüz ancak sanadır » diye dua ettikleri Mümtehine suresinin 4. ayetinde bildirilmiştir . Başka bir rivayete göre Harran'a (Filistin) gittiği rivayet edilir .

    İbrahim aleyhisselam Mısır'da
    İbrahim aleyhisselam oradan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte Mısır'a gitti. Rivayete göre o sıralarda 38 yasında idi. O zamanın Firavunu çok zâlim ve cebbâr, Sinan bin Ulvân isimli, Dahhâk'ın kardeşi olan pek kibirli birisiydi. Firavun güzel kadınlardan çok hoşlanırdı ve güzel bir kadın gördü mü hemen onu ne pahasına olursa olsun Haremine alırdı. Kadının kocası varsa onu öldürürdü. Hz. Sâre çok güzel bir kadın olduğu için, Firavun veya Melik İbrahim aleyhisselama zevcesinin kim olduğu hakkında sorunca İbrahim aleyhisselam Firavunun Hz. Sâre'ye musallat olmasını engellemek için din bakımından kardeşi olduğuna niyet ederek : « Kız kardeşimdir » dedi. Pek zâlim olan bu hükümdar, Sâre hatunu almak isteyip sarayına çağırttı. Fakat musallat olmak isteyince nefesi kesilip, elleri, ayakları tutmaz oldu. Yere yıkılarak debelenmeye başladı. Allahü Teâlâ Hz. Sâre'yi Firavun'un şerrinden koruyup musallat olmasını engelledi. Hükümdar bu durum karşısında korkusundan Hz. İbrahim'in zevcesini ona geri yolladı . Hz. Sâre'ye yaklaşınca onu cin zannettiğinden, yanına bir de Hâcer isimli bir câriye verdi. Böylece bundan kurtulacağını zannetti . Bu olay Ebu Hureyre'nin bildirdiği Hadis ile bildirilmiştir (bkz. Buhari, Müslim). Tevratta da bu olayın böyle - küçük modifikasyonlarla - gerçekleştiği yazmaktadır . Bundan sonra Halilürrahman Mısır'ı terkedip geri Filistine dönüp Sebu' isimli yere yerleşiyor .


    (Kaynak)
    Faydalandigim eserler:
    Kur'an-i Kerim ve aqiklamali Türkqe meali, Kral Fahd Matbaasi, Medine-Münevvere, 1992
    Heyet, Peygamberler tarihi ansiklopedisi cilt: 2, Hakikat kitabevi, Istanbul, tarihsiz
    Heyet, Dini terimler sözlügü cilt: 1, Hakikat kitabevi, Istanbul, tarihsiz
    Ibrahim Siddik Imamoglu, Büyük dini hikayeler, Osmanli yayinevi, Istanbul, 1980
    Elmalili Muhammed Hamdi Yazir, Hak dini Kur'an dili, Cilt:3, Azim yayinevi, Istanbul, tarihsiz
    Mevlâna Hâlid-i Bagdadi, Herkese lâzim olan Iman, Hakikat yayinevi, Istanbul, 1993, Hakikat Serisi: 3. Cilt
    Imam Muhammed el-Gazâli, Ihyâu' ulûmi'd-din, (Tercüme: Mehmed A. Müftüoglu, Nesre hazirlayan: A. Fikri Yavuz), Cilt: 1, Tugra nesriyat, Istanbul, 1994


  3. 17.Ocak.2009, 23:31
    2
    Devamlı Üye



    İbrahim peygamberin Bâbil'i terketmesi
    Kur'an-ı Kerim'de buyuruluyor ki : « (Oradan kurtulan İbrahim : ) Ben Rabbime gidiyorum. O bana doğru yolu gösterecek » . Böylece Hz. İbrahim küfür diyarından hicret ederek Şam'a gidiyor . Hicret ederken de, « Ey Rabbimiz, ancak sana tevekkül ettik ve (taatle) sana yöneldik ve ahirette de dönüşümüz ancak sanadır » diye dua ettikleri Mümtehine suresinin 4. ayetinde bildirilmiştir . Başka bir rivayete göre Harran'a (Filistin) gittiği rivayet edilir .

    İbrahim aleyhisselam Mısır'da
    İbrahim aleyhisselam oradan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte Mısır'a gitti. Rivayete göre o sıralarda 38 yasında idi. O zamanın Firavunu çok zâlim ve cebbâr, Sinan bin Ulvân isimli, Dahhâk'ın kardeşi olan pek kibirli birisiydi. Firavun güzel kadınlardan çok hoşlanırdı ve güzel bir kadın gördü mü hemen onu ne pahasına olursa olsun Haremine alırdı. Kadının kocası varsa onu öldürürdü. Hz. Sâre çok güzel bir kadın olduğu için, Firavun veya Melik İbrahim aleyhisselama zevcesinin kim olduğu hakkında sorunca İbrahim aleyhisselam Firavunun Hz. Sâre'ye musallat olmasını engellemek için din bakımından kardeşi olduğuna niyet ederek : « Kız kardeşimdir » dedi. Pek zâlim olan bu hükümdar, Sâre hatunu almak isteyip sarayına çağırttı. Fakat musallat olmak isteyince nefesi kesilip, elleri, ayakları tutmaz oldu. Yere yıkılarak debelenmeye başladı. Allahü Teâlâ Hz. Sâre'yi Firavun'un şerrinden koruyup musallat olmasını engelledi. Hükümdar bu durum karşısında korkusundan Hz. İbrahim'in zevcesini ona geri yolladı . Hz. Sâre'ye yaklaşınca onu cin zannettiğinden, yanına bir de Hâcer isimli bir câriye verdi. Böylece bundan kurtulacağını zannetti . Bu olay Ebu Hureyre'nin bildirdiği Hadis ile bildirilmiştir (bkz. Buhari, Müslim). Tevratta da bu olayın böyle - küçük modifikasyonlarla - gerçekleştiği yazmaktadır . Bundan sonra Halilürrahman Mısır'ı terkedip geri Filistine dönüp Sebu' isimli yere yerleşiyor .


    (Kaynak)
    Faydalandigim eserler:
    Kur'an-i Kerim ve aqiklamali Türkqe meali, Kral Fahd Matbaasi, Medine-Münevvere, 1992
    Heyet, Peygamberler tarihi ansiklopedisi cilt: 2, Hakikat kitabevi, Istanbul, tarihsiz
    Heyet, Dini terimler sözlügü cilt: 1, Hakikat kitabevi, Istanbul, tarihsiz
    Ibrahim Siddik Imamoglu, Büyük dini hikayeler, Osmanli yayinevi, Istanbul, 1980
    Elmalili Muhammed Hamdi Yazir, Hak dini Kur'an dili, Cilt:3, Azim yayinevi, Istanbul, tarihsiz
    Mevlâna Hâlid-i Bagdadi, Herkese lâzim olan Iman, Hakikat yayinevi, Istanbul, 1993, Hakikat Serisi: 3. Cilt
    Imam Muhammed el-Gazâli, Ihyâu' ulûmi'd-din, (Tercüme: Mehmed A. Müftüoglu, Nesre hazirlayan: A. Fikri Yavuz), Cilt: 1, Tugra nesriyat, Istanbul, 1994


  4. 17.Ocak.2009, 23:46
    3
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: HZ.İbrahim

    Alıntı
    HZ.İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi?

    Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı?
    Kıtlık ve kuraklık bütün Şam bölgesindeki ve Filistin'deki şehirleri kaplamıştı. Bunun üzerine Hz. İbrâhîm (a.s), Mısır'a hicret etti.
    Mısır yolculuğu sırasında ona, karısı Sare arkadaşlık etmişti. Sare övülecek bir güzelliğe sahipti.
    İşte Hz. İbrâhîm (a.s), beraberinde hanımı Sare olduğu halde Mısır'a girdi. Bunlar Mısır'a girdiği sırada şehrin giriş kapısında bulunan görevli adamlardan birisi Sare'nin bu güzelliğini görünce, onun güzelliğini hemen gidip Mısır kralına haber verdi.
    Mısır şehrinin bu kralı, zorbacı ve zalim bir kimseydi. Bu kral, Amâlikalı olan Arap krallarından birisiydi, ismi Sinan b. Ulvan idi. Bu zâlim ve tağut kralın adetlerinden birisi de, bir adamın yanında güzel bir kadının bulunduğunu işittiğinde o kadını, o adamdan zorla almasıydı.
    Hz. İbrâhîm (a.s)'da Mısır ülkesinde konaklayınca bu zalim kral, Hz. İbrâhîm (a.s)'ın hanımı olan Sare'ye zulmetmeyi yani sarkıntılık etmeyi ve onu kendisine ayırmayı istedi. Bunun üzerine Hz. İbrâhîm (a.s)'ı yanına çağırtıp ona, Sare ile olan akrabalık bağını sordu. Hz. İbrâhîm (a.s), (Sare hakkında "benim hanımımdır" diyecek olursa onun yüzünden kendisinin öldürüleceğinden çekindiğinden dolayı) "O kızkardeşimdir" dedi. Hz. İbrâhîm (a.s) bu sözüyle din kardeşliğini kastetmiştir. Çünkü müminler ancak birbirleriyle kardeştir.(Hucurât: 49/10)
    Kral, Hz. İbrâhîm (a.s); Sâre'yi kendisine göndermesini emretti. Bunun üzerine Hz. İbrâhîm (a.s), hemen kralın huzurunda çıkıp Sare'nin yanma gelerek ona:
    - Bu zorba senin, "benim hanımım" olduğunu öğrenirse, senin için bana galebe çalar. Eğer sana (benim neyin olduğumu) soracak olursa, "kızkardeşinı olduğunu söyle!" Çünkü sen, zaten "İslami yönden (din) kardeşimsin. Bu yeryüzünde (yani Mısır ülkesinde) senden ve benden başka bir mümin bilmiyorum." dedi.
    Kral, (adam göndererek) Sare'yi yanma getirtti. Sare'de geldi. (Sare'nin gidişinin akabinde) Hz. İbrâhîm (a.s), hemen namaza durdu.
    Sare, kralın yanma girince kral (onu ayakta karşıladı. Fakat elini ona uzatamadı. Eli şiddetli bir şekilde tutulu kaldı. Artık ayaklarıyla tepinmeye başlamıştı. Sare'ye:
    - "Elimi salması için Allah'a dua et! Sana bir zarar vermeyeceğim!" dedi. Sare'de Allah'a dua etti. Bunun üzerine kralın eli -eskisi gibi- serbest bırakıldı. Ama kral, ikinci defa tekrar Sare'ye sataşmak istedi. Fakat eli Önceki gibi veya ondan daha şiddetli bir şekilde tutuldu. Sare'ye:
    - "Elimi salması için Allah'a dua et! Sana bir zarar vermiyeceğim!" dedi. Sare'de Allah'a dua etti. Bunun üzerine kralın eli -eskisi gibi- serbest bırakıldı. (Ama kral normal hale dönüp) tekrar Sare'ye sataşmak istedi. Kralın eli, önceki iki seferden daha şiddetli bir şekilde tutuldu. Sare'ye:
    - "Elimi salması için Allah'a dua et! Sana bir zarar vermeyeceğim!" dedi. Sare'de Allah'a duâ etti. Bunun üzerine kralın eli -eskisi gibi- serbest bırakıldı. Kral," kadını getiren adamı çağırıp ona:
    - "Sen bana insan değil, bir şeytan getirmişsin! Bunu ülkemden hemen çıkar!" diye emir verdi.
    Kral, (Sare'de gördüğü bu hallerden dolayı) ona "Hacer" adında bir cariyeyi hediye olarak verdi. Bunun üzerine Sare Hz. İbrâhîm (a.s)'m yanma geldi. O sırada Hz. İbrâhîm (a.s), namaz kılıyor (ve hanımım zalim kraldan kurtarması için dua ediyordu.) Sare'nin geldiğini hissedince namazını bitirip ona eliyle işaret ederek:
    - "Nasılsın? Ne haber?" dedi. Sare'de:
    - "(Hayırdan başka bir şey yoktur) Allah tam zamanında kafirlerin hilesini geri çevirdi. (Yani bana zarar vermek için uzattığı eli, Allah tararından tutula kaldı) ve (kral) bana da "Hacer" adında bir cariyeyi hediye olarak verdi" dedi.
    (Hadisi anlatan) Ebu Hureyre (r.a): "Ey gök suyunun oğulları! (Yani ey gök suyu ile istifade eden kimseler!) Bu kadm (yani Hacer, sizin annenizdir), Allah onu her türlü kötülükten ve Hz. İbrâhîm Halil(a.s) bir ikram olarak (kralın zulmünden) korunmuştur" dedi" [Buharî, Enbiyâ 9, Büyü 100, Hibe 36, Nikah 12, İkrah 6; Müslim, Fazâil 154(2371); Ebu Dâvud, Talâk 16(2212): Tirmizî, Tefsir sure-i Enbiya, 3165; Müsned, 2/404: îbn Hacer el-Askalanî, Fethü'l-Bâri. 6/388; Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 365-367]



  5. 17.Ocak.2009, 23:46
    3
    DeLi MoLLa
    Alıntı
    HZ.İbrahim'in Mısır'a gitmesinin sebebi neydi?

    Ve sonra Mısırdan neden ayrıldı?
    Kıtlık ve kuraklık bütün Şam bölgesindeki ve Filistin'deki şehirleri kaplamıştı. Bunun üzerine Hz. İbrâhîm (a.s), Mısır'a hicret etti.
    Mısır yolculuğu sırasında ona, karısı Sare arkadaşlık etmişti. Sare övülecek bir güzelliğe sahipti.
    İşte Hz. İbrâhîm (a.s), beraberinde hanımı Sare olduğu halde Mısır'a girdi. Bunlar Mısır'a girdiği sırada şehrin giriş kapısında bulunan görevli adamlardan birisi Sare'nin bu güzelliğini görünce, onun güzelliğini hemen gidip Mısır kralına haber verdi.
    Mısır şehrinin bu kralı, zorbacı ve zalim bir kimseydi. Bu kral, Amâlikalı olan Arap krallarından birisiydi, ismi Sinan b. Ulvan idi. Bu zâlim ve tağut kralın adetlerinden birisi de, bir adamın yanında güzel bir kadının bulunduğunu işittiğinde o kadını, o adamdan zorla almasıydı.
    Hz. İbrâhîm (a.s)'da Mısır ülkesinde konaklayınca bu zalim kral, Hz. İbrâhîm (a.s)'ın hanımı olan Sare'ye zulmetmeyi yani sarkıntılık etmeyi ve onu kendisine ayırmayı istedi. Bunun üzerine Hz. İbrâhîm (a.s)'ı yanına çağırtıp ona, Sare ile olan akrabalık bağını sordu. Hz. İbrâhîm (a.s), (Sare hakkında "benim hanımımdır" diyecek olursa onun yüzünden kendisinin öldürüleceğinden çekindiğinden dolayı) "O kızkardeşimdir" dedi. Hz. İbrâhîm (a.s) bu sözüyle din kardeşliğini kastetmiştir. Çünkü müminler ancak birbirleriyle kardeştir.(Hucurât: 49/10)
    Kral, Hz. İbrâhîm (a.s); Sâre'yi kendisine göndermesini emretti. Bunun üzerine Hz. İbrâhîm (a.s), hemen kralın huzurunda çıkıp Sare'nin yanma gelerek ona:
    - Bu zorba senin, "benim hanımım" olduğunu öğrenirse, senin için bana galebe çalar. Eğer sana (benim neyin olduğumu) soracak olursa, "kızkardeşinı olduğunu söyle!" Çünkü sen, zaten "İslami yönden (din) kardeşimsin. Bu yeryüzünde (yani Mısır ülkesinde) senden ve benden başka bir mümin bilmiyorum." dedi.
    Kral, (adam göndererek) Sare'yi yanma getirtti. Sare'de geldi. (Sare'nin gidişinin akabinde) Hz. İbrâhîm (a.s), hemen namaza durdu.
    Sare, kralın yanma girince kral (onu ayakta karşıladı. Fakat elini ona uzatamadı. Eli şiddetli bir şekilde tutulu kaldı. Artık ayaklarıyla tepinmeye başlamıştı. Sare'ye:
    - "Elimi salması için Allah'a dua et! Sana bir zarar vermeyeceğim!" dedi. Sare'de Allah'a dua etti. Bunun üzerine kralın eli -eskisi gibi- serbest bırakıldı. Ama kral, ikinci defa tekrar Sare'ye sataşmak istedi. Fakat eli Önceki gibi veya ondan daha şiddetli bir şekilde tutuldu. Sare'ye:
    - "Elimi salması için Allah'a dua et! Sana bir zarar vermiyeceğim!" dedi. Sare'de Allah'a dua etti. Bunun üzerine kralın eli -eskisi gibi- serbest bırakıldı. (Ama kral normal hale dönüp) tekrar Sare'ye sataşmak istedi. Kralın eli, önceki iki seferden daha şiddetli bir şekilde tutuldu. Sare'ye:
    - "Elimi salması için Allah'a dua et! Sana bir zarar vermeyeceğim!" dedi. Sare'de Allah'a duâ etti. Bunun üzerine kralın eli -eskisi gibi- serbest bırakıldı. Kral," kadını getiren adamı çağırıp ona:
    - "Sen bana insan değil, bir şeytan getirmişsin! Bunu ülkemden hemen çıkar!" diye emir verdi.
    Kral, (Sare'de gördüğü bu hallerden dolayı) ona "Hacer" adında bir cariyeyi hediye olarak verdi. Bunun üzerine Sare Hz. İbrâhîm (a.s)'m yanma geldi. O sırada Hz. İbrâhîm (a.s), namaz kılıyor (ve hanımım zalim kraldan kurtarması için dua ediyordu.) Sare'nin geldiğini hissedince namazını bitirip ona eliyle işaret ederek:
    - "Nasılsın? Ne haber?" dedi. Sare'de:
    - "(Hayırdan başka bir şey yoktur) Allah tam zamanında kafirlerin hilesini geri çevirdi. (Yani bana zarar vermek için uzattığı eli, Allah tararından tutula kaldı) ve (kral) bana da "Hacer" adında bir cariyeyi hediye olarak verdi" dedi.
    (Hadisi anlatan) Ebu Hureyre (r.a): "Ey gök suyunun oğulları! (Yani ey gök suyu ile istifade eden kimseler!) Bu kadm (yani Hacer, sizin annenizdir), Allah onu her türlü kötülükten ve Hz. İbrâhîm Halil(a.s) bir ikram olarak (kralın zulmünden) korunmuştur" dedi" [Buharî, Enbiyâ 9, Büyü 100, Hibe 36, Nikah 12, İkrah 6; Müslim, Fazâil 154(2371); Ebu Dâvud, Talâk 16(2212): Tirmizî, Tefsir sure-i Enbiya, 3165; Müsned, 2/404: îbn Hacer el-Askalanî, Fethü'l-Bâri. 6/388; Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 365-367]






+ Yorum Gönder