Konusunu Oylayın.: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??
  1. 31.Aralık.2008, 16:57
    1
    pckoloji
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Aralık.2008
    Üye No: 44409
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??






    HZ.Muhammed'e mucize verildi mi?? Mumsema HZ.Muhammed'e mucize verildi mi ??

    bazı kişiler Kurandan ayet vererek "HAYIR HZ.Muhamme'e mucize verilmedi" derken

    yine bazı kişiler Kurandan ayet vererek "EVET HZ.Muhammed'e mucize verilmiştir" demekteler.


  2. 31.Aralık.2008, 16:57
    1
    Üye



  3. 31.Aralık.2008, 17:43
    2
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 497
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 31

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??




    Çok mucizesi görülmüştür. Bazılarını bildirelim.
    Aşağıdaki yazılar (Mir�at-ı Kâinat) kitabından alınmıştır.

    Muhammed aleyhisselamın hak Peygamber olduğunu bildiren şahitler pek çoktur. Ümmetinin Evliyasında hâsıl olan kerametler, hep Onun mucizeleridir; çünkü kerametler, Ona tâbi olanlarda, Onun izinde gidenlerde hâsıl olmaktadır.

    Muhammed aleyhisselamın mucizeleri, zaman bakımından üçe ayrılmıştır:

    Birincisi, mübarek ruhu yaratıldığından başlayarak, Peygamberliğinin bildirildiği (bi�set) zamanına kadar olanlardır.

    İkincisi
    , bi�setten vefatına kadar olan zaman içindekilerdir.

    Üçüncüsü
    , vefatından kıyamete kadar olmuş ve olacak şeylerdir.

    Bunlardan birincilere, (İrhas) yani, başlangıçlar denir. Her biri de ayrıca görerek veya görmeyip akıl ile anlaşılan mucizeler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bütün bu mucizeler o kadar çoktur ki, saymak mümkün olmamıştır. İkinci kısımdaki mucizelerin üç bin kadar olduğu bildirilmiştir. Bunlardan bazılarını aşağıda bildireceğiz.

    1- Muhammed aleyhisselamın mucizelerinin en büyüğü Kur�an-ı kerimdir.

    2- En büyük mucizelerinden birisi de, Mirac mucizesidir.

    3-
    Meşhur mucizelerinin en büyüklerinden birisi de, Ay�ı ikiye ayırmasıdır. Bu mucize, başka hiçbir Peygambere nasip olmamıştır. Muhammed aleyhisselam elli iki yaşında iken, Mekke�de Kureyş kâfirlerinin elebaşıları yanına gelip, (Peygamber isen Ay�ı ikiye ayır) dediler. Muhammed aleyhisselam, herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabasının iman etmelerini çok istiyordu. Mübarek ellerini kaldırıp dua etti. Allahü teâlâ, kabul edip, Ay�ı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihir yaptı dediler. İman etmediler.

    Bu mucize ile ilgili âyet-i kerimenin meali şöyle:
    (Kıyamet yaklaştı, Ay yarıldı. Onlar [müşrikler] bir mucize görünce hemen yüz çevirirler ve "Eskiden beri devam ede gelen bir sihir [büyü] derler.) [Kamer 1,2]

    4- Muhammed aleyhisselam, bazı gazalarında, susuz kalındığı zaman, mübarek elini bir kaptaki suya sokmuş, parmakları arasından su akarak, suyun bulunduğu kap devamlı taşmıştır. Bazen seksen, bazen üçyüz, bazen binbeşyüz, Tebük Gazasında ise, yetmiş bin kimsenin hepsi ve hayvanları, bu sudan içmişler ve kullanmışlardır. Mübarek elini sudan çıkarınca akması durmuştur.

    5-
    Hayber gazasında, önüne zehirlenmiş koyun kebabı koyduklarında, (Ya Resulallah, beni yeme, ben zehirliyim) sesi işitildi.

    6-
    Medine�de, mescid-i nebevide dikili bir hurma kütüğü vardı. Resulullah hutbe okurken, bu direğe dayanırdı. Buna Hannane denirdi. Minber yapılınca, Hannane�nin yanına gitmedi. Ondan ağlama seslerini, bütün cemaat işittiler. Minberden inip, Hannane�ye sarıldı. Sesi kesildi. (Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan kıyamete kadar ağlardı) buyurdu.

    7-
    Mübarek eline aldığı çakıl taşlarının ve tuttuğu yemek parçalarının arı sesi gibi, Allahü teâlâyı tesbih ettikleri çok görülmüştür.

    8-
    Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komşumun vefat etmiş kızını diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarına gittiler. İsmini söyleyerek kızı çağırdı. Kabir içinden ses işitildi ve dışarı çıktı. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamın evindekinden daha rahatım. Müslümanın ahireti, dünyasından daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi.



    Daha bir çok mucizesi vardır.Peygamber Efendimizin hayatını okuman yeterlidir.



  4. 31.Aralık.2008, 17:43
    2
    Ehl-i sünnet



    Çok mucizesi görülmüştür. Bazılarını bildirelim.
    Aşağıdaki yazılar (Mir�at-ı Kâinat) kitabından alınmıştır.

    Muhammed aleyhisselamın hak Peygamber olduğunu bildiren şahitler pek çoktur. Ümmetinin Evliyasında hâsıl olan kerametler, hep Onun mucizeleridir; çünkü kerametler, Ona tâbi olanlarda, Onun izinde gidenlerde hâsıl olmaktadır.

    Muhammed aleyhisselamın mucizeleri, zaman bakımından üçe ayrılmıştır:

    Birincisi, mübarek ruhu yaratıldığından başlayarak, Peygamberliğinin bildirildiği (bi�set) zamanına kadar olanlardır.

    İkincisi
    , bi�setten vefatına kadar olan zaman içindekilerdir.

    Üçüncüsü
    , vefatından kıyamete kadar olmuş ve olacak şeylerdir.

    Bunlardan birincilere, (İrhas) yani, başlangıçlar denir. Her biri de ayrıca görerek veya görmeyip akıl ile anlaşılan mucizeler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bütün bu mucizeler o kadar çoktur ki, saymak mümkün olmamıştır. İkinci kısımdaki mucizelerin üç bin kadar olduğu bildirilmiştir. Bunlardan bazılarını aşağıda bildireceğiz.

    1- Muhammed aleyhisselamın mucizelerinin en büyüğü Kur�an-ı kerimdir.

    2- En büyük mucizelerinden birisi de, Mirac mucizesidir.

    3-
    Meşhur mucizelerinin en büyüklerinden birisi de, Ay�ı ikiye ayırmasıdır. Bu mucize, başka hiçbir Peygambere nasip olmamıştır. Muhammed aleyhisselam elli iki yaşında iken, Mekke�de Kureyş kâfirlerinin elebaşıları yanına gelip, (Peygamber isen Ay�ı ikiye ayır) dediler. Muhammed aleyhisselam, herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabasının iman etmelerini çok istiyordu. Mübarek ellerini kaldırıp dua etti. Allahü teâlâ, kabul edip, Ay�ı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihir yaptı dediler. İman etmediler.

    Bu mucize ile ilgili âyet-i kerimenin meali şöyle:
    (Kıyamet yaklaştı, Ay yarıldı. Onlar [müşrikler] bir mucize görünce hemen yüz çevirirler ve "Eskiden beri devam ede gelen bir sihir [büyü] derler.) [Kamer 1,2]

    4- Muhammed aleyhisselam, bazı gazalarında, susuz kalındığı zaman, mübarek elini bir kaptaki suya sokmuş, parmakları arasından su akarak, suyun bulunduğu kap devamlı taşmıştır. Bazen seksen, bazen üçyüz, bazen binbeşyüz, Tebük Gazasında ise, yetmiş bin kimsenin hepsi ve hayvanları, bu sudan içmişler ve kullanmışlardır. Mübarek elini sudan çıkarınca akması durmuştur.

    5-
    Hayber gazasında, önüne zehirlenmiş koyun kebabı koyduklarında, (Ya Resulallah, beni yeme, ben zehirliyim) sesi işitildi.

    6-
    Medine�de, mescid-i nebevide dikili bir hurma kütüğü vardı. Resulullah hutbe okurken, bu direğe dayanırdı. Buna Hannane denirdi. Minber yapılınca, Hannane�nin yanına gitmedi. Ondan ağlama seslerini, bütün cemaat işittiler. Minberden inip, Hannane�ye sarıldı. Sesi kesildi. (Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan kıyamete kadar ağlardı) buyurdu.

    7-
    Mübarek eline aldığı çakıl taşlarının ve tuttuğu yemek parçalarının arı sesi gibi, Allahü teâlâyı tesbih ettikleri çok görülmüştür.

    8-
    Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komşumun vefat etmiş kızını diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarına gittiler. İsmini söyleyerek kızı çağırdı. Kabir içinden ses işitildi ve dışarı çıktı. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamın evindekinden daha rahatım. Müslümanın ahireti, dünyasından daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi.



    Daha bir çok mucizesi vardır.Peygamber Efendimizin hayatını okuman yeterlidir.



  5. 31.Aralık.2008, 18:18
    3
    Ehli Kuran
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Aralık.2008
    Üye No: 40961
    Mesaj Sayısı: 59
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

    Peygamber olan insanların peygamberliklerini inanmayanların isteği üzerine ispat etmeleri için Allah’ın izni ile göstermiş oldukları hârikulâde (olağanüstü) şeylere mucize . denir.

    Bu tanıma göre yukarıdakilerden Kuran mucizesi dışında hiç bir olaya mucize denemez.

    Hz.Musanın asası mucizedir.Firavunun sihirbazlarına karşı meydan okumadır.
    Hz.İsanın ölüleri diriltmesi mucizedir.

    Ama miraç mucize değildir çünkü hiç kimse bu olayı görmemiştir.
    Üstelik müşriklerin mucize istekleri hep red edilmiştir.

    Yine peygamberlere verilen mucizeler Kuranda yer almıştır ama Kuran Peygamberimize verilen mucizelerden bahsetmez tam tersine mucize isteklerini

    "Karşılarında okunup duran, sevgi ve merhamet kaynağı kitabı sana indirmemiz yetmedi mi?" (29/51),

    "Bizi mucizelerle peygamber göndermekten alıkoyan şey, onu yorumlayanların yalanlamasıdır. Semud kavmine o dişi deveyi verdik. Ama onlar bunu hiç kâle almadılar. Biz ayetleri ancak uyarıp korkutmak için göndeririz." (17/59).

    diyerek red eder.


  6. 31.Aralık.2008, 18:18
    3
    Emekli
    Peygamber olan insanların peygamberliklerini inanmayanların isteği üzerine ispat etmeleri için Allah’ın izni ile göstermiş oldukları hârikulâde (olağanüstü) şeylere mucize . denir.

    Bu tanıma göre yukarıdakilerden Kuran mucizesi dışında hiç bir olaya mucize denemez.

    Hz.Musanın asası mucizedir.Firavunun sihirbazlarına karşı meydan okumadır.
    Hz.İsanın ölüleri diriltmesi mucizedir.

    Ama miraç mucize değildir çünkü hiç kimse bu olayı görmemiştir.
    Üstelik müşriklerin mucize istekleri hep red edilmiştir.

    Yine peygamberlere verilen mucizeler Kuranda yer almıştır ama Kuran Peygamberimize verilen mucizelerden bahsetmez tam tersine mucize isteklerini

    "Karşılarında okunup duran, sevgi ve merhamet kaynağı kitabı sana indirmemiz yetmedi mi?" (29/51),

    "Bizi mucizelerle peygamber göndermekten alıkoyan şey, onu yorumlayanların yalanlamasıdır. Semud kavmine o dişi deveyi verdik. Ama onlar bunu hiç kâle almadılar. Biz ayetleri ancak uyarıp korkutmak için göndeririz." (17/59).

    diyerek red eder.


  7. 01.Ocak.2009, 01:15
    4
    pckoloji
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Aralık.2008
    Üye No: 44409
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

    yanıtlar için teşekkürler.aşağıdaki yazı için yorumlarınız nelerdir?
    (alıntı)
    Diğer peygamberlere yaptırdığı mucizelerden açık-seçik söz eden Allah, Hz. Muhammed'e de mucize vermediğini aynı açıklıkla ifade etmektedir. Bu konuda, Kur'an'da bir çok ayet bulunmaktadır.
    Peygamberden mucize göstermesini isteyen müşriklere karşı, Allah'ın verdiği cevaplar, Rasulullah'e mucize verilmediğini açıkça belirtmektedir.
    Şimdi Allah'ın;Peygamberimiz(sav)'e mucize vermediğini belirten ayetleri aktaralım:

    "Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!" (En'am – 35)


    "Hayır, dediler, (bu) karmakarışık hayallerdir; hayır onu uydurmuş; hayır o şairdir. (Eğer gerçekten peygamberse) öncekilerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin." (Enbiya - 5) "Bundan önce helak ettiğimiz hiçbir kent(halkı) inanmamıştı, şimdi bunlar mı inanacaklar?" (Enbiya - 5,6)
    "İnkar edenler, "Rabbinden Muhammed'e bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir yol göstereni vardır." (Ra'd - 7)


    "İnkar edenler, "Rabbinden Muhammed'e bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Doğrusu, Allah, dileyeni saptırır, kendisine yöneleni doğru yola iletir." (Ra'd - 27)


    "Muhammed'e, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi?" diyorlar. De ki: "Görünmeyen ancak Allah'a aittir, bekleyin, doğrusu, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." (Yunus - 20)


    "İnkarcılar: "Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım." (Ankebut - 50)

    "Eğer kendisi ile dağların yürütüldüğü, yahut arzın parçalandığı, yahut ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı!... Hayır bütün işler Allah'a aittir, insanlar hala anlamadılar mı ki, Allah dileseydi, bütün insanları doğru yola iletirdi? Yaptıkları işler yüzünden inkar edenlerin başlarına ani bela(lar) gelmeye devam edecek, yahut yurtlarının yakınına konacak (yahut sen onların yurtlarının yakınına konacaksın), Allah'ın vaadi gelinceye kadar bu böyle sürüp gidecektir. Allah sözünden caymaz." (Ra'd - 31).


    "Mucizeler göndermekten bizi alıkoyan husus, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Semudlulara, gözle görülebilen bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa, Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz."(İsra -59)


    Yukarıdaki ayetler, Rasulullah (sav)'dan mucize rivayet edenleri yalancı çıkarmaktadır. Kuşkusuz mucizelerle ilgili haberlerin dayandırıldığı sahabeleri bu nitelemeden tenzih ederiz. Onların bu işle hiçbir biçimde ilgileri yoktur. Ne var ki yapılan rivayetlerin bir yerlere dayandırılması gerekmektedir. Bu nedenden dolayı, başta Rasulullah olmak üzere, birçok sahabe adına yalanlar uydurulmuştur, işin ilginç yanı, temel kaynak olarak kabul edilen İslami eserlerde bu konu kabul görmüş ve pekiştirilmesi konusunda bir çok izahlar yapılmıştır.

    Rasulullah'ın mucizelerine(!) Kur'an'dan delil olarak gösterilen ayetler, mucizenin olduğunu baştan kabul eden zihniyetin ayetleri yanlış tevil etmesinden başka birşey değildir. Özellikle, Kamer Suresi'nin l. ve 2. ayeti (ayın yarılması olayı), İsra Suresi'nin l. ayeti (Gece yürüyüşü/Mi'rac hadisesi), Necm Suresi'nin 7. ayetinden 20.ayetine kadarki ayetler (Peygamberin Sidretü-l Münteha'da Allah ile buluşması), İnşirah suresinin l. ayeti ( Peygamberin göğsünün yarılması olayı) Peygamberin mucizeleri olarak gösterilmektedir.
    Bu ayetlerle ifade edilmek istenen gerçeğin şu şekilde olduğuna inanıyoruz:

    Ayın yarılması:
    Kamer - 1. ve 2. ayetleri: "O saat yaklaştı, ay yarıldı. Bir mucize görecek olsalar yüz çevirirler ve süregelen bir büyüdür" derler.
    Benzeri birçok ayette olduğu gibi bu ayetlerde de kıyametin kopacağı(koptuğu) zaman olacak olan olaylardan birini anlatmaktadır. Kıyametin kopması ile ilgili ayetlere bakıldığında da görülecektir ki: Bir çok olay, ya olmuş gibi veya olmaktaymış gibi anlatılmaktadır. Yani, gelecekte olacak birçok şey sanki olmuş gibi geçmiş zaman kipiyle veya şimdi oluyormuş gibi canlı ve kesin bir ifade kullanılarak verilmektedir. Özellikle, cennet ve cehennem sahneleri şu anda oluyormuş, gerçekleşiyormuş gibi anlatılmaktadır. Oysa biliyoruz ki, cennet ve cehennemle ilgili olacak olanlar kıyamet koptuktan sonra gerçekleşecektir. Bu da gösteriyor ki, bu Kur'an'ın sık sık kullandığı bir anlatım yöntemidir.
    Bu ayet, kıyamet kopacağı zaman gerçekleşecek olan 'ayın yarılması' olayından söz etmektedir. Buna başka anlam vermek mümkün değildir. Zaten rivayetlerdeki çelişkiler de rivayetlerin ne denli gerçekten uzak olduklarını göstermektedir. Olayın oluş biçimi, oluş zamanı, tanıkları ve olayla ilgili verilen bilgiler incelendiğinde; rivayetlerin gerçeği yansıtmadığı gün gibi ortaya çıkmaktadır. Ayette, "saat yaklaştı, ay yarıldı" denmektedir. Yaklaşan şey kıyamettir. Saat kıyamete işarettir. Böyle olunca, ayet, ayın yarılma hadisesini kıyametin kopacağı zamanda olacak bir olay olarak belirtmektedir. Yoksa, ayın yarılmasını, saatin (kıyametin) yaklaşmasına bağlanmazdı.
    Olayı rivayet edenlerin olayın oluş tarihinde ya doğmamış veya henüz çocuk yaşta oldukları ve ravilerden yalnızca bir-iki kişinin olgun yaşta olduğu ve Peygamberin çok yakınında yer alanlardan hiç kimsenin olaya tanık olmayışı da dikkate alınırsa, bu konudaki haberlere ne denli güvenilmesi gerektiği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
    Bu konudaki birçok rivayet, olayın bir anda olup bittiğinden; ayın iki parçaya ayrıldığından ve parçalarından birisinin dağın bir tarafına, diğerinin de diğer tarafına indiğinden söz etmektedir. Bu rivayetler akla şu soruları getirmektedir: Mucize bir gerçeği ortaya koymak için yapılmaktadır; Kur'an'ın değindiği bütün mucizelerde bu 'işin şartı' olarak ifade edilmektedir. Ve mucize gösterileceği zaman bu açıktan ilan edilmekte ve inkarcıların görecekleri ve tanık olacakları şekilde ortaya konmaktadır. Çünkü, mucizenin gerçek muhatabı müşrikler ve kafirlerdir. Ve Kur'an'da meydana gelmiş mucizeler açıkça yer almakta ve neticeleri ilan edilmiş olmasına rağmen bu mucizeye(!) hiçbir açıklık getirilmemektedir.
    Ayın yarılarak ikiye ayrılması ve her bir parçasının dağın ayrı ayrı yanlarına inmesi ise işin ravilerce gözden kaçırdıkları başka bir yanlışları. Öyle ya, ay her ne kadar gökyüzünde küçük bir parça olarak görülüyorsa da şu bilinen bir gerçektir ki; her bir parçasının değil dağın bir yanına sığması, bütün bir Arap Yarımadasına sığması bile mümkün değildir. Çünkü ay, dünyanın dörtte biri büyüklüğündedir. Ne var ki anlaşılan, o günün şartlarında ayın gerçek büyüklüğünü bilmeyen raviler (daha doğrusu olayı o raviler adına uyduranlar) böyle bir yanlışa düşmüşlerdir.
    Mucizenin amacına ulaşması için yeterli bir süreyi kapsaması gerekirken, olayın göz açıp kapayıncaya kadar bir sürede olduğunun rivayet edilmesi, yapılan rivayetin bir anlam taşımadığını ve gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktadır.



  8. 01.Ocak.2009, 01:15
    4
    Üye
    yanıtlar için teşekkürler.aşağıdaki yazı için yorumlarınız nelerdir?
    (alıntı)
    Diğer peygamberlere yaptırdığı mucizelerden açık-seçik söz eden Allah, Hz. Muhammed'e de mucize vermediğini aynı açıklıkla ifade etmektedir. Bu konuda, Kur'an'da bir çok ayet bulunmaktadır.
    Peygamberden mucize göstermesini isteyen müşriklere karşı, Allah'ın verdiği cevaplar, Rasulullah'e mucize verilmediğini açıkça belirtmektedir.
    Şimdi Allah'ın;Peygamberimiz(sav)'e mucize vermediğini belirten ayetleri aktaralım:

    "Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!" (En'am – 35)


    "Hayır, dediler, (bu) karmakarışık hayallerdir; hayır onu uydurmuş; hayır o şairdir. (Eğer gerçekten peygamberse) öncekilerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin." (Enbiya - 5) "Bundan önce helak ettiğimiz hiçbir kent(halkı) inanmamıştı, şimdi bunlar mı inanacaklar?" (Enbiya - 5,6)
    "İnkar edenler, "Rabbinden Muhammed'e bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir yol göstereni vardır." (Ra'd - 7)


    "İnkar edenler, "Rabbinden Muhammed'e bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Doğrusu, Allah, dileyeni saptırır, kendisine yöneleni doğru yola iletir." (Ra'd - 27)


    "Muhammed'e, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi?" diyorlar. De ki: "Görünmeyen ancak Allah'a aittir, bekleyin, doğrusu, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." (Yunus - 20)


    "İnkarcılar: "Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım." (Ankebut - 50)

    "Eğer kendisi ile dağların yürütüldüğü, yahut arzın parçalandığı, yahut ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı!... Hayır bütün işler Allah'a aittir, insanlar hala anlamadılar mı ki, Allah dileseydi, bütün insanları doğru yola iletirdi? Yaptıkları işler yüzünden inkar edenlerin başlarına ani bela(lar) gelmeye devam edecek, yahut yurtlarının yakınına konacak (yahut sen onların yurtlarının yakınına konacaksın), Allah'ın vaadi gelinceye kadar bu böyle sürüp gidecektir. Allah sözünden caymaz." (Ra'd - 31).


    "Mucizeler göndermekten bizi alıkoyan husus, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Semudlulara, gözle görülebilen bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa, Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz."(İsra -59)


    Yukarıdaki ayetler, Rasulullah (sav)'dan mucize rivayet edenleri yalancı çıkarmaktadır. Kuşkusuz mucizelerle ilgili haberlerin dayandırıldığı sahabeleri bu nitelemeden tenzih ederiz. Onların bu işle hiçbir biçimde ilgileri yoktur. Ne var ki yapılan rivayetlerin bir yerlere dayandırılması gerekmektedir. Bu nedenden dolayı, başta Rasulullah olmak üzere, birçok sahabe adına yalanlar uydurulmuştur, işin ilginç yanı, temel kaynak olarak kabul edilen İslami eserlerde bu konu kabul görmüş ve pekiştirilmesi konusunda bir çok izahlar yapılmıştır.

    Rasulullah'ın mucizelerine(!) Kur'an'dan delil olarak gösterilen ayetler, mucizenin olduğunu baştan kabul eden zihniyetin ayetleri yanlış tevil etmesinden başka birşey değildir. Özellikle, Kamer Suresi'nin l. ve 2. ayeti (ayın yarılması olayı), İsra Suresi'nin l. ayeti (Gece yürüyüşü/Mi'rac hadisesi), Necm Suresi'nin 7. ayetinden 20.ayetine kadarki ayetler (Peygamberin Sidretü-l Münteha'da Allah ile buluşması), İnşirah suresinin l. ayeti ( Peygamberin göğsünün yarılması olayı) Peygamberin mucizeleri olarak gösterilmektedir.
    Bu ayetlerle ifade edilmek istenen gerçeğin şu şekilde olduğuna inanıyoruz:

    Ayın yarılması:
    Kamer - 1. ve 2. ayetleri: "O saat yaklaştı, ay yarıldı. Bir mucize görecek olsalar yüz çevirirler ve süregelen bir büyüdür" derler.
    Benzeri birçok ayette olduğu gibi bu ayetlerde de kıyametin kopacağı(koptuğu) zaman olacak olan olaylardan birini anlatmaktadır. Kıyametin kopması ile ilgili ayetlere bakıldığında da görülecektir ki: Bir çok olay, ya olmuş gibi veya olmaktaymış gibi anlatılmaktadır. Yani, gelecekte olacak birçok şey sanki olmuş gibi geçmiş zaman kipiyle veya şimdi oluyormuş gibi canlı ve kesin bir ifade kullanılarak verilmektedir. Özellikle, cennet ve cehennem sahneleri şu anda oluyormuş, gerçekleşiyormuş gibi anlatılmaktadır. Oysa biliyoruz ki, cennet ve cehennemle ilgili olacak olanlar kıyamet koptuktan sonra gerçekleşecektir. Bu da gösteriyor ki, bu Kur'an'ın sık sık kullandığı bir anlatım yöntemidir.
    Bu ayet, kıyamet kopacağı zaman gerçekleşecek olan 'ayın yarılması' olayından söz etmektedir. Buna başka anlam vermek mümkün değildir. Zaten rivayetlerdeki çelişkiler de rivayetlerin ne denli gerçekten uzak olduklarını göstermektedir. Olayın oluş biçimi, oluş zamanı, tanıkları ve olayla ilgili verilen bilgiler incelendiğinde; rivayetlerin gerçeği yansıtmadığı gün gibi ortaya çıkmaktadır. Ayette, "saat yaklaştı, ay yarıldı" denmektedir. Yaklaşan şey kıyamettir. Saat kıyamete işarettir. Böyle olunca, ayet, ayın yarılma hadisesini kıyametin kopacağı zamanda olacak bir olay olarak belirtmektedir. Yoksa, ayın yarılmasını, saatin (kıyametin) yaklaşmasına bağlanmazdı.
    Olayı rivayet edenlerin olayın oluş tarihinde ya doğmamış veya henüz çocuk yaşta oldukları ve ravilerden yalnızca bir-iki kişinin olgun yaşta olduğu ve Peygamberin çok yakınında yer alanlardan hiç kimsenin olaya tanık olmayışı da dikkate alınırsa, bu konudaki haberlere ne denli güvenilmesi gerektiği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
    Bu konudaki birçok rivayet, olayın bir anda olup bittiğinden; ayın iki parçaya ayrıldığından ve parçalarından birisinin dağın bir tarafına, diğerinin de diğer tarafına indiğinden söz etmektedir. Bu rivayetler akla şu soruları getirmektedir: Mucize bir gerçeği ortaya koymak için yapılmaktadır; Kur'an'ın değindiği bütün mucizelerde bu 'işin şartı' olarak ifade edilmektedir. Ve mucize gösterileceği zaman bu açıktan ilan edilmekte ve inkarcıların görecekleri ve tanık olacakları şekilde ortaya konmaktadır. Çünkü, mucizenin gerçek muhatabı müşrikler ve kafirlerdir. Ve Kur'an'da meydana gelmiş mucizeler açıkça yer almakta ve neticeleri ilan edilmiş olmasına rağmen bu mucizeye(!) hiçbir açıklık getirilmemektedir.
    Ayın yarılarak ikiye ayrılması ve her bir parçasının dağın ayrı ayrı yanlarına inmesi ise işin ravilerce gözden kaçırdıkları başka bir yanlışları. Öyle ya, ay her ne kadar gökyüzünde küçük bir parça olarak görülüyorsa da şu bilinen bir gerçektir ki; her bir parçasının değil dağın bir yanına sığması, bütün bir Arap Yarımadasına sığması bile mümkün değildir. Çünkü ay, dünyanın dörtte biri büyüklüğündedir. Ne var ki anlaşılan, o günün şartlarında ayın gerçek büyüklüğünü bilmeyen raviler (daha doğrusu olayı o raviler adına uyduranlar) böyle bir yanlışa düşmüşlerdir.
    Mucizenin amacına ulaşması için yeterli bir süreyi kapsaması gerekirken, olayın göz açıp kapayıncaya kadar bir sürede olduğunun rivayet edilmesi, yapılan rivayetin bir anlam taşımadığını ve gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktadır.



  9. 01.Ocak.2009, 01:25
    5
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 497
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 31

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

    pckoloji üstüne alınma ama bu tür soruları yahudiler müslümanların kafası karışsın diye ortaya atarlar ama Ehli sünnet alimleri cevabı verilmeyen hiç bir soru bırakmamışlardır
    eğer gerçekten niyetin öğrenmekse cevabı verilir biz yorum yapmıyoruz Ehli sünnet alimlerinin kitaplarından sadece nakil ediyoruz


  10. 01.Ocak.2009, 01:25
    5
    Ehl-i sünnet
    pckoloji üstüne alınma ama bu tür soruları yahudiler müslümanların kafası karışsın diye ortaya atarlar ama Ehli sünnet alimleri cevabı verilmeyen hiç bir soru bırakmamışlardır
    eğer gerçekten niyetin öğrenmekse cevabı verilir biz yorum yapmıyoruz Ehli sünnet alimlerinin kitaplarından sadece nakil ediyoruz


  11. 01.Ocak.2009, 01:29
    6
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

    Kur'an'dan daha büyük bir mucize mi var? Bu yetiyor bana... Bence yetmeli de, her aklı olana...

    Bu arada; mucizeleri reddedenler de yanlış hatırlamıyorsam mu'tezile fırkası idi. Şayet yanlışım varsa düzelten kardeşlerime dua ederim.

    vesselam...


  12. 01.Ocak.2009, 01:29
    6
    DeLi MoLLa
    Kur'an'dan daha büyük bir mucize mi var? Bu yetiyor bana... Bence yetmeli de, her aklı olana...

    Bu arada; mucizeleri reddedenler de yanlış hatırlamıyorsam mu'tezile fırkası idi. Şayet yanlışım varsa düzelten kardeşlerime dua ederim.

    vesselam...


  13. 01.Ocak.2009, 01:32
    7
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

    Alıntı
    HZ.Muhammed'e mucize verildi mi ??

    bazı kişiler Kurandan ayet vererek "HAYIR HZ.Muhamme'e mucize verilmedi" derken

    yine bazı kişiler Kurandan ayet vererek "EVET HZ.Muhammed'e mucize verilmiştir" demekteler.
    okudum ve hayret ettim ve sübhanallah.

    Alıntı
    Rasulullah (s.a.s) Efendimizin pek çok hissî ve kevnî mucizeleri vardır. Bunlardan Kur'ân-ı Kerim'de zikredilen ve tevâtür derecesine ulaşan sahih hadislerle sâbit olan ikisi şunlardır:
    1- İsrâ ve Mirac mucizesi: Kur'ân-ı Kerim, İsrâ sûresinde; "Kulunu (Muhammed'i), ona âyetlerini göstermek üzere, bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şânı ne yücedir..." (el-İsrâ, 17/1) buyurulmuştur. Peygamberimiz (s.a.s) Efendimiz, ilâhî emir üzerine Cebrail (a.s)'ın refakatinde bir gecenin belirli bir kısmında, Mekke-i Mükerremedeki Mescid-i Haram'dan, Kudüs'te bulnan Mescid-i Aksa'ya süratle götürülmüş; oradan da, yedi kat gökyüzüne yükseltilerek "sidre-i Müntehâ" ya ve diğer yüce makamlara çıkarılmış; bir çok ilâhî lütuflara (Füyuıâtı Rabbâniyeye) mazhar olduktan sonra, tekrar Mekke-i Mükerreme'ye ulaştırılmıştır, Buharî ve Müslim'in Sahihlerinde mevcut meşhur bir hadise göre; bu mucize, Hicret'ten bir buçuk yıl önce Receb ayının yirmiyedinci gecesi vuku bulmuştur. İsrâ'nın, ruh ve ceset birlikte tahakkuk ettiğinde icmâ vardır. İsrâ hadisesi, yukarda kaydedilen âyetle sâbit olduğundan, inkâr eden kâfir olur. Mirac hadisesinde de, icmâ-ı ümmet varsa da, keyfiyetin de, yani oluş şeklinde ittifak olunmamıştır. Ancak âlimlerin büyük çoğunluğuna göre, Mi'rac ta, ruh ve ceset birlikte ve uyanık olarak tahakkuk etmiştir. Bu hadise, Rasulü Ekrem Efendimiz'in en büyük hissî mucizesi olarak kabul edilmiştir (Ayrıca bk. İsrâ ve Mirac maddesi).
    bakınız: http://www.mumsema.com/m-n/3593-muci...e-kavrami.html


  14. 01.Ocak.2009, 01:32
    7
    Moderatör
    Alıntı
    HZ.Muhammed'e mucize verildi mi ??

    bazı kişiler Kurandan ayet vererek "HAYIR HZ.Muhamme'e mucize verilmedi" derken

    yine bazı kişiler Kurandan ayet vererek "EVET HZ.Muhammed'e mucize verilmiştir" demekteler.
    okudum ve hayret ettim ve sübhanallah.

    Alıntı
    Rasulullah (s.a.s) Efendimizin pek çok hissî ve kevnî mucizeleri vardır. Bunlardan Kur'ân-ı Kerim'de zikredilen ve tevâtür derecesine ulaşan sahih hadislerle sâbit olan ikisi şunlardır:
    1- İsrâ ve Mirac mucizesi: Kur'ân-ı Kerim, İsrâ sûresinde; "Kulunu (Muhammed'i), ona âyetlerini göstermek üzere, bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şânı ne yücedir..." (el-İsrâ, 17/1) buyurulmuştur. Peygamberimiz (s.a.s) Efendimiz, ilâhî emir üzerine Cebrail (a.s)'ın refakatinde bir gecenin belirli bir kısmında, Mekke-i Mükerremedeki Mescid-i Haram'dan, Kudüs'te bulnan Mescid-i Aksa'ya süratle götürülmüş; oradan da, yedi kat gökyüzüne yükseltilerek "sidre-i Müntehâ" ya ve diğer yüce makamlara çıkarılmış; bir çok ilâhî lütuflara (Füyuıâtı Rabbâniyeye) mazhar olduktan sonra, tekrar Mekke-i Mükerreme'ye ulaştırılmıştır, Buharî ve Müslim'in Sahihlerinde mevcut meşhur bir hadise göre; bu mucize, Hicret'ten bir buçuk yıl önce Receb ayının yirmiyedinci gecesi vuku bulmuştur. İsrâ'nın, ruh ve ceset birlikte tahakkuk ettiğinde icmâ vardır. İsrâ hadisesi, yukarda kaydedilen âyetle sâbit olduğundan, inkâr eden kâfir olur. Mirac hadisesinde de, icmâ-ı ümmet varsa da, keyfiyetin de, yani oluş şeklinde ittifak olunmamıştır. Ancak âlimlerin büyük çoğunluğuna göre, Mi'rac ta, ruh ve ceset birlikte ve uyanık olarak tahakkuk etmiştir. Bu hadise, Rasulü Ekrem Efendimiz'in en büyük hissî mucizesi olarak kabul edilmiştir (Ayrıca bk. İsrâ ve Mirac maddesi).
    bakınız: http://www.mumsema.com/m-n/3593-muci...e-kavrami.html


  15. 01.Ocak.2009, 03:12
    8
    Ehli Kuran
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Aralık.2008
    Üye No: 40961
    Mesaj Sayısı: 59
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: HZ.Muhammed'e mucize verildi mi??

    Önce mucize tanımında anlaşalım sonra ne mucizedir ne değildir onu konuşalım.

    Peygamberlerin,inanmayanların isteği üzerine peygamberliklerini ispat için Allah’ın izni ile göstermiş oldukları olağanüstü şeylere mucize denir.

    Bu tanımı kabul ediyormusunuz?
    Ediyorsanız peygamberimizin Kuranı Kerimden başka mucizesi yoktur.
    Yok bu tanımı kabul etmiyorsanız mucize nedir?


  16. 01.Ocak.2009, 03:12
    8
    Emekli
    Önce mucize tanımında anlaşalım sonra ne mucizedir ne değildir onu konuşalım.

    Peygamberlerin,inanmayanların isteği üzerine peygamberliklerini ispat için Allah’ın izni ile göstermiş oldukları olağanüstü şeylere mucize denir.

    Bu tanımı kabul ediyormusunuz?
    Ediyorsanız peygamberimizin Kuranı Kerimden başka mucizesi yoktur.
    Yok bu tanımı kabul etmiyorsanız mucize nedir?





+ Yorum Gönder