Konusunu Oylayın.: Filistin için Onlar Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para için toprak satmalarının cezasın

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Filistin için Onlar Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para için toprak satmalarının cezasın
  1. 28.Aralık.2008, 17:38
    1
    eda_04
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Aralık.2008
    Üye No: 43531
    Mesaj Sayısı: 65
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: akdenizin incisi=)

    Filistin Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para içn toprak satmalarının cezasını mı çekiyor






    Filistin Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para içn toprak satmalarının cezasını mı çekiyor Mumsema bu gün baktığım haberlerde filistin için

    Onlar Osmanlı'ya olan ihanetlerinin ve para için topraklarını satmalarının cezasını çekiyorlar

    deniliyor,bu ne kdr doğru?


  2. 28.Aralık.2008, 18:00
    2
    sahra
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Nisan.2007
    Üye No: 297
    Mesaj Sayısı: 989
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13

    --->: filistin yanıyor.. filistin ağlıyor




    Alıntı
    bu gün baktığım haberlerde filistin için

    Onlar Osmanlı'ya olan ihanetlerinin ve para için topraklarını satmalarının cezasını çekiyorlar

    deniliyor,bu ne kdr doğru?
    Osmanlı'ya İhanet Edenler


    Müslümanların bugünkü zillet ve zaafiyete düşmelerinin en önemli sebebi ümmet bütünlüğünü, bilincini ve iman temeline dayanan kardeşlik duyarlılığını kaybetmiş olmalarıdır. Bütün bunları kaybetmeleri ümmetin izzetini temsil ve himaye eden kurumları da kaybetmelerine, emperyalist saldırganlıklar karşısında kolay yem olmalarını sağlayacak küçük parçalara ayrılmalarına sebep olmuştur. Bu yüzden, kalpleri İslâm'a ve Müslümanlara karşı kin ve nefretle doldurulmuş olan haçlı güçleriyle Siyonistler kutsal Kur'an-ı Kerim'e çirkin muamelelerde bulunma konusunda birbirleriyle yarışırken Müslüman toplumlardan ses getirici bir tepki yükselmiyor. Unutmayalım ki bütün bu çirkin muameleler ve onların gündeme taşınması aynı zamanda bir tepki ölçümü ve Müslümanların kutsal değerleri hakkındaki duyarlılıklarını yıpratma çabasıdır. Bu duyarlılıkların yıpratılması yarın bir gün Mescidi Aksa'yı hedefleyen saldırıların, sataşmaların da önünü açacaktır. Siyonistler 6 Haziran'da Mescidi Aksa'ya yeni bir baskın düzenlerken İslâm dünyasının pek kılının kıpırdamaması bu açıdan önemli tehlikeye işarettir.
    Türkiye'de yıllardan beridir kalplere Arap düşmanlığının yerleştirilmesi için yoğun bir propaganda faaliyeti yürütülüyor. Bu konuda kullanılan en önemli malzeme ise onların Osmanlı'ya ihanet ettikleri ve arkadan vurdukları iddiasıdır. Tabii bunu yapanların kimler olduğu hakkında tafsilatlı bilgiler verilmediğinden, iddianın tüm yükünün Filistin halkının üzerine yüklenilmesine çalışıldı. Böylece Türkiye toplumunun Filistin davasına bigane kalması hatta o halka şiddetle tepki göstermesi için zeminin oluşturulmasına gayret edildi ve büyük ölçüde başarılı olundu. Filistin halkının Osmanlı'ya karşı isyanlarda hiçbir payı olmadığı ve Osmanlı'ya ihanet edenler en büyük ihaneti o halka yaptıkları halde böyle bir toplumsal anlayışın yaygınlık kazanmasının sebebi uluslar arası siyonizme hizmet eden medya organlarının yürüttüğü propagandalardır.
    10 Haziran, eski Mekke şerifi ve bugünkü Ürdün kralı Abdullah'ın dedesinin dedesi Hüseyin'in Osmanlı'ya karşı isyan başlatmasının yıldönümü olduğundan biz de bugünkü yazımızda biraz tarih sayfalarını karıştırmak istedik.
    Öncelikle şunu ifade edelim ki, Türkiye'de yıllardan beridir "Arap ihanetinden" söz edenlerle paralel çalışanlar Arap dünyasında da "Osmanlı zulmünden" söz etmektedirler. Burada "Osmanlı'nın arkadan vurulması" olayını devamlı konuşanlar, İttihat ve Terakki'nin üç meşhur paşasından olan Cemal Paşa'nın Arap dünyasında "seffah (kan dökücü)" olarak tanındığını bilmezler. Cemal Paşa gerçekten de öyledir ve Arap âleminde on binlerce Müslümanı hiçbir sebep yokken veya çok basit sebeplere dayanarak katletmiştir. Cemal Paşa bununla kalmıyor, insanları sırf Arap oldukları için aşağılıyor, horluyordu.
    Bizim kanaatimize göre bu katliamlar ve aşağılamalarla öbür tarafta İngilizlerin isyan çıkarmak için oynadığı oyunlar birbirine paralel yürütülen işlerdi. Seffah Cemal olmasaydı belki Şerif Hüseyin taraftar bulamayacaktı.
    İngiltere'nin Mısır elçisi Henri Mikmahun 1915'te Şerif Hüseyin'e bir teklif götürdü. Bu teklifte ona, Arapların Osmanlılardan ayrılarak bağımsız devlet kurmalarına yardımcı olunacağını, kendisine de halifelik verileceğini vaad ediyordu. Yani İslam ümmetinin halifesini haçlı zihniyetinin başını çekenlerden İngiltere belirleyecekti. Bu vaadlerine karşılık Şerif Hüseyin'den de Filistin topraklarına yahudilerin yerleştirilmesine ve bu topraklarda bir yahudi devleti kurdurulmasına yardımcı olma sözü almıştı. Şerif Hüseyin İngilizlerin vaadlerine kanarak 10 Haziran 1916'da Osmanlılara karşı isyan başlattı. Aynı yıl İngiltere, Fransa ve Rusya arasında Filistin toprakları üzerinde bir yahudi devleti kurdurulması için gerekli şartların oluşturulmasını öngören Sykes-Picot anlaşması imzalanmıştı. Çok geçmeden Şerif Hüseyin'in de muvafakat ve destekleriyle 1917'de İngiliz orduları Filistin topraklarına girdi ve yahudilerin bu topraklara yerleştirilmesi işlemi hız kazanmaya başladı. 24 Temmuz 1922'de de şimdiki BM konumunda olan Milletler Cemiyeti, Filistin topraklarını resmen İngiltere'nin vesayetine verdi.
    Görüldüğü gibi Filistin halkı ihanet etmemiş, ihanete uğramıştır. Osmanlı'ya ihanet eden bu halka daha büyük ihanette bulunmuştur. Ama ne yazık ki Türkiye'de hâlâ pek çokları atı çalınana "at çaldı" demeye devam ediyor. Bu konuyu incelemek isteyenlere "Filistin Hakkında Yanılgılar" adlı kitabımızı okumalarını bu vesileyle bir kez daha tavsiye ediyoruz.
    10 Haziran 2005 Cuma, Vakit gazetesi



  3. 28.Aralık.2008, 18:00
    2
    Kıdemli Üye



    Alıntı
    bu gün baktığım haberlerde filistin için

    Onlar Osmanlı'ya olan ihanetlerinin ve para için topraklarını satmalarının cezasını çekiyorlar

    deniliyor,bu ne kdr doğru?
    Osmanlı'ya İhanet Edenler


    Müslümanların bugünkü zillet ve zaafiyete düşmelerinin en önemli sebebi ümmet bütünlüğünü, bilincini ve iman temeline dayanan kardeşlik duyarlılığını kaybetmiş olmalarıdır. Bütün bunları kaybetmeleri ümmetin izzetini temsil ve himaye eden kurumları da kaybetmelerine, emperyalist saldırganlıklar karşısında kolay yem olmalarını sağlayacak küçük parçalara ayrılmalarına sebep olmuştur. Bu yüzden, kalpleri İslâm'a ve Müslümanlara karşı kin ve nefretle doldurulmuş olan haçlı güçleriyle Siyonistler kutsal Kur'an-ı Kerim'e çirkin muamelelerde bulunma konusunda birbirleriyle yarışırken Müslüman toplumlardan ses getirici bir tepki yükselmiyor. Unutmayalım ki bütün bu çirkin muameleler ve onların gündeme taşınması aynı zamanda bir tepki ölçümü ve Müslümanların kutsal değerleri hakkındaki duyarlılıklarını yıpratma çabasıdır. Bu duyarlılıkların yıpratılması yarın bir gün Mescidi Aksa'yı hedefleyen saldırıların, sataşmaların da önünü açacaktır. Siyonistler 6 Haziran'da Mescidi Aksa'ya yeni bir baskın düzenlerken İslâm dünyasının pek kılının kıpırdamaması bu açıdan önemli tehlikeye işarettir.
    Türkiye'de yıllardan beridir kalplere Arap düşmanlığının yerleştirilmesi için yoğun bir propaganda faaliyeti yürütülüyor. Bu konuda kullanılan en önemli malzeme ise onların Osmanlı'ya ihanet ettikleri ve arkadan vurdukları iddiasıdır. Tabii bunu yapanların kimler olduğu hakkında tafsilatlı bilgiler verilmediğinden, iddianın tüm yükünün Filistin halkının üzerine yüklenilmesine çalışıldı. Böylece Türkiye toplumunun Filistin davasına bigane kalması hatta o halka şiddetle tepki göstermesi için zeminin oluşturulmasına gayret edildi ve büyük ölçüde başarılı olundu. Filistin halkının Osmanlı'ya karşı isyanlarda hiçbir payı olmadığı ve Osmanlı'ya ihanet edenler en büyük ihaneti o halka yaptıkları halde böyle bir toplumsal anlayışın yaygınlık kazanmasının sebebi uluslar arası siyonizme hizmet eden medya organlarının yürüttüğü propagandalardır.
    10 Haziran, eski Mekke şerifi ve bugünkü Ürdün kralı Abdullah'ın dedesinin dedesi Hüseyin'in Osmanlı'ya karşı isyan başlatmasının yıldönümü olduğundan biz de bugünkü yazımızda biraz tarih sayfalarını karıştırmak istedik.
    Öncelikle şunu ifade edelim ki, Türkiye'de yıllardan beridir "Arap ihanetinden" söz edenlerle paralel çalışanlar Arap dünyasında da "Osmanlı zulmünden" söz etmektedirler. Burada "Osmanlı'nın arkadan vurulması" olayını devamlı konuşanlar, İttihat ve Terakki'nin üç meşhur paşasından olan Cemal Paşa'nın Arap dünyasında "seffah (kan dökücü)" olarak tanındığını bilmezler. Cemal Paşa gerçekten de öyledir ve Arap âleminde on binlerce Müslümanı hiçbir sebep yokken veya çok basit sebeplere dayanarak katletmiştir. Cemal Paşa bununla kalmıyor, insanları sırf Arap oldukları için aşağılıyor, horluyordu.
    Bizim kanaatimize göre bu katliamlar ve aşağılamalarla öbür tarafta İngilizlerin isyan çıkarmak için oynadığı oyunlar birbirine paralel yürütülen işlerdi. Seffah Cemal olmasaydı belki Şerif Hüseyin taraftar bulamayacaktı.
    İngiltere'nin Mısır elçisi Henri Mikmahun 1915'te Şerif Hüseyin'e bir teklif götürdü. Bu teklifte ona, Arapların Osmanlılardan ayrılarak bağımsız devlet kurmalarına yardımcı olunacağını, kendisine de halifelik verileceğini vaad ediyordu. Yani İslam ümmetinin halifesini haçlı zihniyetinin başını çekenlerden İngiltere belirleyecekti. Bu vaadlerine karşılık Şerif Hüseyin'den de Filistin topraklarına yahudilerin yerleştirilmesine ve bu topraklarda bir yahudi devleti kurdurulmasına yardımcı olma sözü almıştı. Şerif Hüseyin İngilizlerin vaadlerine kanarak 10 Haziran 1916'da Osmanlılara karşı isyan başlattı. Aynı yıl İngiltere, Fransa ve Rusya arasında Filistin toprakları üzerinde bir yahudi devleti kurdurulması için gerekli şartların oluşturulmasını öngören Sykes-Picot anlaşması imzalanmıştı. Çok geçmeden Şerif Hüseyin'in de muvafakat ve destekleriyle 1917'de İngiliz orduları Filistin topraklarına girdi ve yahudilerin bu topraklara yerleştirilmesi işlemi hız kazanmaya başladı. 24 Temmuz 1922'de de şimdiki BM konumunda olan Milletler Cemiyeti, Filistin topraklarını resmen İngiltere'nin vesayetine verdi.
    Görüldüğü gibi Filistin halkı ihanet etmemiş, ihanete uğramıştır. Osmanlı'ya ihanet eden bu halka daha büyük ihanette bulunmuştur. Ama ne yazık ki Türkiye'de hâlâ pek çokları atı çalınana "at çaldı" demeye devam ediyor. Bu konuyu incelemek isteyenlere "Filistin Hakkında Yanılgılar" adlı kitabımızı okumalarını bu vesileyle bir kez daha tavsiye ediyoruz.
    10 Haziran 2005 Cuma, Vakit gazetesi



  4. 28.Aralık.2008, 18:35
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Filistin için Onlar Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para için toprak satmalarının c

    soru ve cevabı kaydırıldı.
    Lütfen sorularımızı yeni bir konu açarak burdan soralım: Sizden gelen sorular


  5. 28.Aralık.2008, 18:35
    3
    Moderatör
    soru ve cevabı kaydırıldı.
    Lütfen sorularımızı yeni bir konu açarak burdan soralım: Sizden gelen sorular


  6. 31.Aralık.2008, 17:48
    4
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: Filistin için Onlar Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para için toprak satmalarının c

    Gerçekler her zaman kapatılıyor


  7. 31.Aralık.2008, 17:48
    4
    Devamlı Üye
    Gerçekler her zaman kapatılıyor


  8. 19.Kasım.2009, 23:49
    5
    atıf 1
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2009
    Üye No: 64276
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Filistin için Onlar Osmanlı'ya ihanetlerinin ve para için toprak satmalarının cezasın

    filistini yalnız bırakmak ;israile alkış tutmaktır. Hiçbir kişi veya kuruluşun yahudilere Filistin üzerinde hâkimiyet hakkı tanımaya ve oranın herhangi bir parçasından taviz vermeye ya da onlara herhangi bir yetki vermeye hakkı yoktur. Onlara böyle bir hak veya yetki tanımak Allah'a, Peygamberine ve Müslümanlara ihanettir. Yüce Allah buyuruyor ki: "Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamberine hıyanet etmeyin ve bile bile size emanet edilen şeylere hıyanet etmeyin." (Enfal, 27) Müslümanların kutsal varlıklarını satmaktan, Müslüman topraklarını Allah'ın Peygamberinin ve Mü'minlerin düşmanlarına peşkeş çekmekten daha büyük hıyanet ne olabilir?
    Filistin İslâm toprağıdır ve İslâm toprağı olarak kalacaktır. Fâtih Salahuddin orayı haçlıların kirlerinden kurtardığı gibi İslâm kahramanları yahudilerin kirlerinden kurtaracaktır. "Onun haberini bir süre sonra muhakkak bileceksiniz." (Sad, 88)


  9. 19.Kasım.2009, 23:49
    5
    Devamlı Üye
    filistini yalnız bırakmak ;israile alkış tutmaktır. Hiçbir kişi veya kuruluşun yahudilere Filistin üzerinde hâkimiyet hakkı tanımaya ve oranın herhangi bir parçasından taviz vermeye ya da onlara herhangi bir yetki vermeye hakkı yoktur. Onlara böyle bir hak veya yetki tanımak Allah'a, Peygamberine ve Müslümanlara ihanettir. Yüce Allah buyuruyor ki: "Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamberine hıyanet etmeyin ve bile bile size emanet edilen şeylere hıyanet etmeyin." (Enfal, 27) Müslümanların kutsal varlıklarını satmaktan, Müslüman topraklarını Allah'ın Peygamberinin ve Mü'minlerin düşmanlarına peşkeş çekmekten daha büyük hıyanet ne olabilir?
    Filistin İslâm toprağıdır ve İslâm toprağı olarak kalacaktır. Fâtih Salahuddin orayı haçlıların kirlerinden kurtardığı gibi İslâm kahramanları yahudilerin kirlerinden kurtaracaktır. "Onun haberini bir süre sonra muhakkak bileceksiniz." (Sad, 88)





+ Yorum Gönder