Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söylemştr?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söylemştr?
  1. 25.Aralık.2008, 22:52
    1
    Rabbe_Yolcu
    Hüküm Allah'ındır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2008
    Üye No: 40061
    Mesaj Sayısı: 239
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: ANKARA

    Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söylemştr?






    Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söylemştr? Mumsema Selamunaleyküm bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim kardeşler..

    Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav) Nur-u Dilara denme konusu? Kim söylemiştir?


  2. 25.Aralık.2008, 22:52
    1
    Hüküm Allah'ındır...



  3. 28.Aralık.2008, 18:27
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söyl




    Alıntı
    Selamunaleyküm bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim kardeşler..

    Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav) Nur-u Dilara denme konusu? Kim söylemiştir?

    Mum hocam bu bilgiye ihtiyacım var.. ALLAH razı olsun..
    ve aleykumusselam.
    sanırım bir şair "ey gönül alıcı nur" anlamında "ey nuru dilara"yı kullanmıştır.
    olay bundan ibaret .

    neden bu kadar önemli?


  4. 28.Aralık.2008, 18:27
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Selamunaleyküm bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim kardeşler..

    Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav) Nur-u Dilara denme konusu? Kim söylemiştir?

    Mum hocam bu bilgiye ihtiyacım var.. ALLAH razı olsun..
    ve aleykumusselam.
    sanırım bir şair "ey gönül alıcı nur" anlamında "ey nuru dilara"yı kullanmıştır.
    olay bundan ibaret .

    neden bu kadar önemli?


  5. 29.Aralık.2008, 05:22
    3
    GE_CE
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Aralık.2008
    Üye No: 44447
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söylemştr?

    aleykümselam galiba sizin duydugunuz isim belki efendimiz a.s.v bir övgü amaclı anlatıma ve şiirin akışına güzellik getirilmesi için "ey gönül alıcı nur" anlamında "ey nuru dilara"yı kullanmış olabilir.çünki nuru dilaranın söylenişi dikkat ederseniz gönül alıcı nur demekten daha bi etkileyici geliyor kulağa ve şiirlerdede etkileyicilik lazımdır.yani ona nazaran yoksa iki şekildede güzeldir tabiki.sonuç itibariyle dursun ali erzincanlıgının okudugu şiir dışında ben başka bir yerde okumadım duymadım ancak benim duymamam ve okumamam olmadıgı anlamına gelmez.yoktur diyemem vardırda diyemem ben bulamadım dıyebilirim ama.

    Muhammed s.a.v efendimizin 400’e yakın ismi Mevahib-i ledünniyye'de vardır. Bunlardan bir kısmının manası alfabetik olarak kısaca şöyle:

    Abdullah:
    Allah’ın kulu.
    Âbid: Kulluk eden, ibadet eden.
    Âdil: Adaletli, doğru, doğruluktan, haktan ayrılmayan.
    Ahmed: En çok övülmüş, sevilmiş.
    Ahsen: En güzel.
    Alî: Çok yüce.
    Âlim: Bilgin, bilen.
    Allâme: Çok bilgili.
    Âmil: İşleyici; iş ve hareket adamı.
    Aziz: Çok yüce, çok şerefli.
    Beşîr: Müjdeleyici.
    Burhan: Sağlam delil.
    Cebbâr: Kahredici, galip.
    Cevâd: Cömert.
    Ecved: En iyi, en cömert.
    Ekrem: En şerefli.
    Emin: Doğru ve güvenilir.
    Fadlullah: Allah’ın ihsanı, fazlı.
    Fâruk: Hakkı ve bâtılı ayıran.
    Fettâh: Yoldaki engelleri kaldıran.
    Gâlip: Hâkim ve üstün.
    Gani: Zengin.
    Habib: Sevgili, çok sevilen.
    Hâdî: Doğru yola götüren.
    Hâfiz: Muhafaza edici.
    Halîl: Dost.
    Halîm: Yumuşak huylu.
    Hâlis: Saf, temiz.
    Hâmid: Hamd edici, övücü.
    Hammâd: Çok hamd eden.
    Hanîf: Hakikate sımsıkı sarılan.
    Kamer: Ay.
    Kayyim: Görüp gözeten.
    Kerîm: Çok cömert, çok şerefli.
    Mâcid: Yüce ve şerefli.
    Mahmûd: Övülen.
    Mansûr: Zafere kavuşmuş.
    Masûm: Suçsuz, günahsız.
    Medenî: Şehirli, bilgili ve görgülü.
    Mehdî: Hidâyet eden, doğru yola ileten.
    Mekkî: Mekkeli.
    Merhûm: Rahmetle bezenmiş.
    Mes'ud: Mutlu.
    Metîn: Sağlam, özü ve sözü doğru, itimat edilir.
    Muallim: Öğretici.
    Muhammed: Yerde ve gökte çok övülen.
    Muktefâ: Peşinden gidilen.
    Muslih: Islah edici ve düzene koyucu.
    Mustafa: Çok arınmış.
    Mutî: Hakka itaat eden.
    Mu'tî: Veren, ihsan eden.
    Muzaffer: Zafer kazanan, üstün.
    Mübârek: Uğurlu, hayırlı, bereketli, feyzli.
    Müctebâ: Seçilmiş.
    Mükerrem: Şerefli, yüce, aziz, hürmet ve tâzime erişmiş.
    Müktefî: İktifâ eden.
    Münîr: Nurlandıran, aydınlatan.
    Mürsel: Elçilikle gönderilmiş.
    Mürtezâ: Beğenilmiş, seçilmiş.
    Müstakîm: Doğru yolda olan.
    Müşâvir: Kendisine danışılan.
    Nakî: Çok temiz.
    Nakîb: Halkın iyisi, kavmin en seçkini.
    Nâsih: Öğüt veren.
    Nâtık: Konuşan, nutuk veren.
    Nebî: Peygamber.
    Neciyyullah: Allah’ın sırdaşı.
    Necm: Yıldız.
    Nesîb: Asîl, temiz soydan gelen.
    Nezîr: Uyarıcı, korkutucu.
    Nimet: İyilik, dirlik ve mutluluk.
    Nûr: Işık, aydınlık.
    Râfi: Yükselten.
    Ragıb: Rağbet eden, isteyen.
    Rahîm: Müminleri çok seven, acıyan.
    Râzî: Kabul eden, hoşnut olan.
    Resûl: Elçi.
    Reşîd: Akıllı, olgun, iyi yola götürücü.
    Saîd: Mutlu.
    Sâbir: Sabreden, güçlüklere dayanan.
    Sadullah: Allah’ın mübarek kulu.
    Sâdık: Doğru olan, gerçekçi.
    Saffet: Arınmış, seçkin.
    Sâhib: Mâlik, arkadaş; sohbet edici.
    Sâlih: İyi ve güzel huylu.
    Selâm: Noksan ve ayıptan emin.
    Seyfullah: Allah’ın kılıcı.
    Seyyid: Efendi.
    Şâfi: Şefaat edici.
    Şâkir: Şükredici.
    Şems: Güneş.

    Tâhâ: Kur'an-ı kerimdeki rümuz ismi.
    Tâhir: Çok temiz.
    Takî: Haramlardan kaçınan.
    Tayyib: Helâl, temiz, güzel, hoş.
    Vâfi: Sözünde duran, sözünün eri.
    Vâiz: Nasihat eden.
    Vâsıl: Kulu Rabbine ulaştıran.
    Velî: Veli, sahip, dost.
    Yasîn: Gerçek insan, insan-ı kâmil.
    Zâhid: Masivadan yüz çeviren.
    Zâkir: Allah’ı çok anan.
    Zeki: Temiz, akıllı.


  6. 29.Aralık.2008, 05:22
    3
    Üye
    aleykümselam galiba sizin duydugunuz isim belki efendimiz a.s.v bir övgü amaclı anlatıma ve şiirin akışına güzellik getirilmesi için "ey gönül alıcı nur" anlamında "ey nuru dilara"yı kullanmış olabilir.çünki nuru dilaranın söylenişi dikkat ederseniz gönül alıcı nur demekten daha bi etkileyici geliyor kulağa ve şiirlerdede etkileyicilik lazımdır.yani ona nazaran yoksa iki şekildede güzeldir tabiki.sonuç itibariyle dursun ali erzincanlıgının okudugu şiir dışında ben başka bir yerde okumadım duymadım ancak benim duymamam ve okumamam olmadıgı anlamına gelmez.yoktur diyemem vardırda diyemem ben bulamadım dıyebilirim ama.

    Muhammed s.a.v efendimizin 400’e yakın ismi Mevahib-i ledünniyye'de vardır. Bunlardan bir kısmının manası alfabetik olarak kısaca şöyle:

    Abdullah:
    Allah’ın kulu.
    Âbid: Kulluk eden, ibadet eden.
    Âdil: Adaletli, doğru, doğruluktan, haktan ayrılmayan.
    Ahmed: En çok övülmüş, sevilmiş.
    Ahsen: En güzel.
    Alî: Çok yüce.
    Âlim: Bilgin, bilen.
    Allâme: Çok bilgili.
    Âmil: İşleyici; iş ve hareket adamı.
    Aziz: Çok yüce, çok şerefli.
    Beşîr: Müjdeleyici.
    Burhan: Sağlam delil.
    Cebbâr: Kahredici, galip.
    Cevâd: Cömert.
    Ecved: En iyi, en cömert.
    Ekrem: En şerefli.
    Emin: Doğru ve güvenilir.
    Fadlullah: Allah’ın ihsanı, fazlı.
    Fâruk: Hakkı ve bâtılı ayıran.
    Fettâh: Yoldaki engelleri kaldıran.
    Gâlip: Hâkim ve üstün.
    Gani: Zengin.
    Habib: Sevgili, çok sevilen.
    Hâdî: Doğru yola götüren.
    Hâfiz: Muhafaza edici.
    Halîl: Dost.
    Halîm: Yumuşak huylu.
    Hâlis: Saf, temiz.
    Hâmid: Hamd edici, övücü.
    Hammâd: Çok hamd eden.
    Hanîf: Hakikate sımsıkı sarılan.
    Kamer: Ay.
    Kayyim: Görüp gözeten.
    Kerîm: Çok cömert, çok şerefli.
    Mâcid: Yüce ve şerefli.
    Mahmûd: Övülen.
    Mansûr: Zafere kavuşmuş.
    Masûm: Suçsuz, günahsız.
    Medenî: Şehirli, bilgili ve görgülü.
    Mehdî: Hidâyet eden, doğru yola ileten.
    Mekkî: Mekkeli.
    Merhûm: Rahmetle bezenmiş.
    Mes'ud: Mutlu.
    Metîn: Sağlam, özü ve sözü doğru, itimat edilir.
    Muallim: Öğretici.
    Muhammed: Yerde ve gökte çok övülen.
    Muktefâ: Peşinden gidilen.
    Muslih: Islah edici ve düzene koyucu.
    Mustafa: Çok arınmış.
    Mutî: Hakka itaat eden.
    Mu'tî: Veren, ihsan eden.
    Muzaffer: Zafer kazanan, üstün.
    Mübârek: Uğurlu, hayırlı, bereketli, feyzli.
    Müctebâ: Seçilmiş.
    Mükerrem: Şerefli, yüce, aziz, hürmet ve tâzime erişmiş.
    Müktefî: İktifâ eden.
    Münîr: Nurlandıran, aydınlatan.
    Mürsel: Elçilikle gönderilmiş.
    Mürtezâ: Beğenilmiş, seçilmiş.
    Müstakîm: Doğru yolda olan.
    Müşâvir: Kendisine danışılan.
    Nakî: Çok temiz.
    Nakîb: Halkın iyisi, kavmin en seçkini.
    Nâsih: Öğüt veren.
    Nâtık: Konuşan, nutuk veren.
    Nebî: Peygamber.
    Neciyyullah: Allah’ın sırdaşı.
    Necm: Yıldız.
    Nesîb: Asîl, temiz soydan gelen.
    Nezîr: Uyarıcı, korkutucu.
    Nimet: İyilik, dirlik ve mutluluk.
    Nûr: Işık, aydınlık.
    Râfi: Yükselten.
    Ragıb: Rağbet eden, isteyen.
    Rahîm: Müminleri çok seven, acıyan.
    Râzî: Kabul eden, hoşnut olan.
    Resûl: Elçi.
    Reşîd: Akıllı, olgun, iyi yola götürücü.
    Saîd: Mutlu.
    Sâbir: Sabreden, güçlüklere dayanan.
    Sadullah: Allah’ın mübarek kulu.
    Sâdık: Doğru olan, gerçekçi.
    Saffet: Arınmış, seçkin.
    Sâhib: Mâlik, arkadaş; sohbet edici.
    Sâlih: İyi ve güzel huylu.
    Selâm: Noksan ve ayıptan emin.
    Seyfullah: Allah’ın kılıcı.
    Seyyid: Efendi.
    Şâfi: Şefaat edici.
    Şâkir: Şükredici.
    Şems: Güneş.

    Tâhâ: Kur'an-ı kerimdeki rümuz ismi.
    Tâhir: Çok temiz.
    Takî: Haramlardan kaçınan.
    Tayyib: Helâl, temiz, güzel, hoş.
    Vâfi: Sözünde duran, sözünün eri.
    Vâiz: Nasihat eden.
    Vâsıl: Kulu Rabbine ulaştıran.
    Velî: Veli, sahip, dost.
    Yasîn: Gerçek insan, insan-ı kâmil.
    Zâhid: Masivadan yüz çeviren.
    Zâkir: Allah’ı çok anan.
    Zeki: Temiz, akıllı.


  7. 01.Ocak.2009, 19:02
    4
    Rabbe_Yolcu
    Hüküm Allah'ındır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2008
    Üye No: 40061
    Mesaj Sayısı: 239
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: ANKARA
    Mum Hocam bu söz benim ilgimi çekti öğrenmek istedim kulağa çok hoş geliyor bi ilahidede geçiyordu ALLAH razı olsun..

    GE_CE ALLAH razı olsun bizi aydınlattın saol


  8. 01.Ocak.2009, 19:02
    4
    Hüküm Allah'ındır...
    Mum Hocam bu söz benim ilgimi çekti öğrenmek istedim kulağa çok hoş geliyor bi ilahidede geçiyordu ALLAH razı olsun..

    GE_CE ALLAH razı olsun bizi aydınlattın saol


  9. 09.Eylül.2012, 13:11
    5
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söy

    Alıntı
    Mum Hocam bu söz benim ilgimi çekti öğrenmek istedim kulağa çok hoş geliyor bi ilahidede geçiyordu ALLAH razı olsun..
    amin cümlemizden..
    Nuru dilara genelde Efendimiz (sav) için kullanılır.


  10. 09.Eylül.2012, 13:11
    5
    Moderatör
    Alıntı
    Mum Hocam bu söz benim ilgimi çekti öğrenmek istedim kulağa çok hoş geliyor bi ilahidede geçiyordu ALLAH razı olsun..
    amin cümlemizden..
    Nuru dilara genelde Efendimiz (sav) için kullanılır.


  11. 09.Eylül.2012, 14:28
    6
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa 'a (sav)Nur-u Dilara denme konusu?Kim söy

    Alıntı
    Tâhâ: Kur'an-ı kerimdeki rümuz ismi.
    Tâhir: Çok temiz.
    Takî: Haramlardan kaçınan.
    Tayyib: Helâl, temiz, güzel, hoş.
    Vâfi: Sözünde duran, sözünün eri.
    Vâiz: Nasihat eden.
    Vâsıl: Kulu Rabbine ulaştıran.
    Velî: Veli, sahip, dost.
    Yasîn: Gerçek insan, insan-ı kâmil.
    Zâhid: Masivadan yüz çeviren.
    Zâkir: Allah’ı çok anan.
    Zeki: Temiz, akıllı.
    Lutfen listenizden TAHA ve YASİN'i çıkarınız. Bu sizin için daha hayırlı olandır.


    Kur'an-ı Kerim Âl-i İmrân / 7
    Alıntı
    “Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. İşte kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun te’viline yeltenmek için müteşâbih ayetlere yapışıp, onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler (derinleşenler-râsih âlimler), ‘O’na inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır’ derler. Bu inceliği ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlar.
    İnşaAllah bu hususda da RAB'binize tabi olup, EDİTÖR KARDEŞLERİMİZDEN bu hususda da yardım isteyiniz.


  12. 09.Eylül.2012, 14:28
    6
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Alıntı
    Tâhâ: Kur'an-ı kerimdeki rümuz ismi.
    Tâhir: Çok temiz.
    Takî: Haramlardan kaçınan.
    Tayyib: Helâl, temiz, güzel, hoş.
    Vâfi: Sözünde duran, sözünün eri.
    Vâiz: Nasihat eden.
    Vâsıl: Kulu Rabbine ulaştıran.
    Velî: Veli, sahip, dost.
    Yasîn: Gerçek insan, insan-ı kâmil.
    Zâhid: Masivadan yüz çeviren.
    Zâkir: Allah’ı çok anan.
    Zeki: Temiz, akıllı.
    Lutfen listenizden TAHA ve YASİN'i çıkarınız. Bu sizin için daha hayırlı olandır.


    Kur'an-ı Kerim Âl-i İmrân / 7
    Alıntı
    “Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. İşte kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun te’viline yeltenmek için müteşâbih ayetlere yapışıp, onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler (derinleşenler-râsih âlimler), ‘O’na inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır’ derler. Bu inceliği ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlar.
    İnşaAllah bu hususda da RAB'binize tabi olup, EDİTÖR KARDEŞLERİMİZDEN bu hususda da yardım isteyiniz.





+ Yorum Gönder