Konusunu Oylayın.: Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru?

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 5 kişi
Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru?
  1. 04.Kasım.2008, 15:25
    1
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru?






    Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru? Mumsema Bu Mesaj Size Mumsema islam Arsivi araciligi ile, Sayin ayhan köse tarafindan gönderilmistir.
    --------------------------------
    s.a.birşey sormak istiyorum şimdi cin süresi 26.27. ayetlerde allah gaybı diledigi bir elçiye bildirir yazıyor kimi meallerde ise diledigi bir peygambere bildirir yazıyor anlamadıgım peygamber farklı elçi farklı .çünkü allah gaybı melelklerede bildirmiştir.mesala cebrail a.s. ma da bildirmiştir.allah bir ayette vahiyleri için bunlar sana gayb haberlerimizdir diyor.yoksa sen bilecek degildin diyor.cebrail a.s. da vahiyler getirmişse o zaman o aytin manasının diledigi bir elçiye olması gerekir.2.si şura süresi 51.ayette allah üç şekilde konuşur biri ilham ile vahiy ile digeride elçi göndererek yani allah dilerse sıradan insanlar ilede konuşur bu kurana ters düşmez olmazmı.fakat kimi meallerde farklı .orjinali nedir.yani ozaman dünyada gaybı bilenler olabilir allah ile konuşanlarda olabilir.peygamberler haricinde.s.a.kolay gelsin
    --------------------------------


  2. 04.Kasım.2008, 15:25
    1
    Moderatör



    Bu Mesaj Size Mumsema islam Arsivi araciligi ile, Sayin ayhan köse tarafindan gönderilmistir.
    --------------------------------
    s.a.birşey sormak istiyorum şimdi cin süresi 26.27. ayetlerde allah gaybı diledigi bir elçiye bildirir yazıyor kimi meallerde ise diledigi bir peygambere bildirir yazıyor anlamadıgım peygamber farklı elçi farklı .çünkü allah gaybı melelklerede bildirmiştir.mesala cebrail a.s. ma da bildirmiştir.allah bir ayette vahiyleri için bunlar sana gayb haberlerimizdir diyor.yoksa sen bilecek degildin diyor.cebrail a.s. da vahiyler getirmişse o zaman o aytin manasının diledigi bir elçiye olması gerekir.2.si şura süresi 51.ayette allah üç şekilde konuşur biri ilham ile vahiy ile digeride elçi göndererek yani allah dilerse sıradan insanlar ilede konuşur bu kurana ters düşmez olmazmı.fakat kimi meallerde farklı .orjinali nedir.yani ozaman dünyada gaybı bilenler olabilir allah ile konuşanlarda olabilir.peygamberler haricinde.s.a.kolay gelsin
    --------------------------------


    Benzer Konular

    - Allah’ın Hz. Muhammed’e gaybı bildirmesi ile ilgili ayetler

    - Risale-i Nurlara Göre Evliya’nın Gaybı Bilmesi

    - Ankebut suresi 62. ayet: Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüph

    - İsra suresi 30. ayet: Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kulları

    - Veliler Allahın izniyle gaybı bilebilir mi?

  3. 04.Kasım.2008, 16:15
    2
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru?




    Alıntı
    s.a.birşey sormak istiyorum şimdi cin süresi 26.27. ayetlerde allah gaybı diledigi bir elçiye bildirir yazıyor kimi meallerde ise diledigi bir peygambere bildirir yazıyor anlamadıgım peygamber farklı elçi farklı .çünkü allah gaybı melelklerede bildirmiştir.mesala cebrail a.s. ma da bildirmiştir.allah bir ayette vahiyleri için bunlar sana gayb haberlerimizdir diyor.yoksa sen bilecek degildin diyor.cebrail a.s. da vahiyler getirmişse o zaman o aytin manasının diledigi bir elçiye olması gerekir.
    es-selamu aleykum ve rahmetullah...

    Cinn suresi 26 ve 27. ayetlerle birlikte, 28. ayet-i kerimeyi de okursanız, sanıyorum ki bir soru işareti kalmayacaktır aklınızda.

    "Bütün görülmeyeni(gaybı) bilen O'dur. O, gizli olanı, seçtiği Peygamber dışında kimseye açıklamaz. Ancak, onların da ardından gözetleyiciler koyar ki, Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsinler. Çünkü O, onları(n hepsini ilmiyle) kuşatmış ve herşeyi sayısıyla (bir bir) saymıştır."

    Gayb aleminin bilgisi Allah'ın tekelindedir. 25. ayet ile birlikte okuyacak olursak, Rabbimiz Rasulüne şunu demesini emretmekte:

    "(Rasulüm)De ki: Size yöneltilen tehdit yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir vade mi belirlemiştir, bilmiyorum."

    Rabbimiz, gayb bilgisini hiçkimseye açmaz. Bu durumda ortaya şu sonuç çıkmakta:

    "Peygamber her türlü sıfattan soyutlanıyor, kendisine sadece "kulluk" sıfatı bırakılıyor. O Allah'ın kuludur. Bu en yüksek derecesi ile, en üstün rütbesi ile O'nun sıfatıdır. Böylece islam düşüncesi her türlü kuşkudan, her türlü dış sızıntıdan arındırılıyor."

    Bu kesin ilkenin bir tek istisnası var. O da yüce Allah'ın izni ile Peygamberlere verilen gayb bilgileridir. Onlara verilen bu bilgiler, ilâhî mesajı insanlara duyurmaya ilişkin görevlerini kolaylaştırma amacı ile sınırlıdır. Her şeyden önce onlara vahiy yolu ile indirilen mesaj, gayb biliminin bir parçasıdır. Yüce Allah zamanı gelince bu bilgiyi peygamberlerine açıyor, miktarını belirliyor, bu mesajı insanlara duyururlarken kendilerini gözetiyor ve denetliyor. Yüce Allah, gönderdiği bu peygamberleri sıkı gözetim ve denetim altında bulundurur. Bu gözetim ve denetim işini yapmak üzere başlarına gözcüler ve denetleyiciler diker. Bu görevliler şeytanın dürtülerine ve ayartma girişimlerine karşı nefislerinin içgüdülerine ve kışkırtmalarına karşı, görev ihtimaline yolaçabilecek insani zaaflarına karşı, unutma ve sapma tehlikelerine karşı, kısacası insanoğlunda görülebilecek olan bütün yetersizliklere ve zayıflıklara karşı peygamberleri korurlar. Sonuçta, Peygamberimiz de(sas) bir "insan"dı. Ki, ilk cümlemizde, Rabbimizin evvela O'nun(sas) "kulluk" vasfını işlediğini görüyoruz. Rabbimizden gerekli dersleri, gereği gibi alabilmeyi murad ediyorum...

    Sonuç olarak; bu ayet-i kerimede kullanılacak olan kelime "herhangi bir elçi" değil, risaletle görevli olan elçi, yani Peygamber olması gerekmekte.


    Alıntı
    2.si şura süresi 51.ayette allah üç şekilde konuşur biri ilham ile vahiy ile digeride elçi göndererek yani allah dilerse sıradan insanlar ilede konuşur bu kurana ters düşmez olmazmı.fakat kimi meallerde farklı .orjinali nedir.yani ozaman dünyada gaybı bilenler olabilir allah ile konuşanlarda olabilir.peygamberler haricinde.s.a.kolay gelsin
    Kardeşim, birçok tefsirden araştırdım ve ayette bahsedilenin "herhangi bir insan" olduğuna dair bir rivayet ya da yorum bulamadım. Ayette kastedilen, Peygamberlere vahiydir. Allah ile kullar arasından seçilen peygamberler arasındaki iletişimin mahiyetini ve nasıl gerçekleştiğini ortaya koyan bir ayettir. Ayetin tamamını da alırsak sanırım daha iyi olacaktır:

    "Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir."

    Bu ayet, sizin sorduklarınızdan öte, bir insanın yüce Allah ile yüzyüze konuşamayacağını kesin ve açık bir ifadeyle ortaya koyması açısından önem arzetmektedir. Zaten ayet-i kerimenin nüzul sebebine baktığımızda şu gerçekle yüz yüze geliyoruz:

    Yahudiler Hz. Peygamber(sa)'e: "Eğer gerçekten peygamber isen Mu­sa'nın yaptığı gibi sen de Allah'ı görerek, O'na bakarak O'nunla konuşsan ya. Sen bunu yapmadıkça elbette sana iman edecek değiliz." demişlerdi. Hz. Pey­gamber (sa) de "Musa Allah'a bakıp O'nu görmedi ki." buyurdu da bu âyet-i kerime nazil oldu. (İmam Vahidî, Esbâb-ı Nüzûl, s. 266

    Bahr'de ise Hz. Peygamber (sa)'den bu istekte bulunanların yahudiler değil Kureyş kâfirleri olduğu kaydedilmektedir. (Alûsî)

    Sonuç olarak;

    Bahsettiğiniz gibi, dünyada gaybı bilen olamaz. Bu ancak, Allah'ın seçtiği Rasullere bildirmesi ile olabilecek birşeydir. Onun keyfiyetini de ancak Allah bilir...

    Allah'a emanetsiniz...

    vesselam, veddua...


  4. 04.Kasım.2008, 16:15
    2
    DeLi MoLLa



    Alıntı
    s.a.birşey sormak istiyorum şimdi cin süresi 26.27. ayetlerde allah gaybı diledigi bir elçiye bildirir yazıyor kimi meallerde ise diledigi bir peygambere bildirir yazıyor anlamadıgım peygamber farklı elçi farklı .çünkü allah gaybı melelklerede bildirmiştir.mesala cebrail a.s. ma da bildirmiştir.allah bir ayette vahiyleri için bunlar sana gayb haberlerimizdir diyor.yoksa sen bilecek degildin diyor.cebrail a.s. da vahiyler getirmişse o zaman o aytin manasının diledigi bir elçiye olması gerekir.
    es-selamu aleykum ve rahmetullah...

    Cinn suresi 26 ve 27. ayetlerle birlikte, 28. ayet-i kerimeyi de okursanız, sanıyorum ki bir soru işareti kalmayacaktır aklınızda.

    "Bütün görülmeyeni(gaybı) bilen O'dur. O, gizli olanı, seçtiği Peygamber dışında kimseye açıklamaz. Ancak, onların da ardından gözetleyiciler koyar ki, Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsinler. Çünkü O, onları(n hepsini ilmiyle) kuşatmış ve herşeyi sayısıyla (bir bir) saymıştır."

    Gayb aleminin bilgisi Allah'ın tekelindedir. 25. ayet ile birlikte okuyacak olursak, Rabbimiz Rasulüne şunu demesini emretmekte:

    "(Rasulüm)De ki: Size yöneltilen tehdit yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir vade mi belirlemiştir, bilmiyorum."

    Rabbimiz, gayb bilgisini hiçkimseye açmaz. Bu durumda ortaya şu sonuç çıkmakta:

    "Peygamber her türlü sıfattan soyutlanıyor, kendisine sadece "kulluk" sıfatı bırakılıyor. O Allah'ın kuludur. Bu en yüksek derecesi ile, en üstün rütbesi ile O'nun sıfatıdır. Böylece islam düşüncesi her türlü kuşkudan, her türlü dış sızıntıdan arındırılıyor."

    Bu kesin ilkenin bir tek istisnası var. O da yüce Allah'ın izni ile Peygamberlere verilen gayb bilgileridir. Onlara verilen bu bilgiler, ilâhî mesajı insanlara duyurmaya ilişkin görevlerini kolaylaştırma amacı ile sınırlıdır. Her şeyden önce onlara vahiy yolu ile indirilen mesaj, gayb biliminin bir parçasıdır. Yüce Allah zamanı gelince bu bilgiyi peygamberlerine açıyor, miktarını belirliyor, bu mesajı insanlara duyururlarken kendilerini gözetiyor ve denetliyor. Yüce Allah, gönderdiği bu peygamberleri sıkı gözetim ve denetim altında bulundurur. Bu gözetim ve denetim işini yapmak üzere başlarına gözcüler ve denetleyiciler diker. Bu görevliler şeytanın dürtülerine ve ayartma girişimlerine karşı nefislerinin içgüdülerine ve kışkırtmalarına karşı, görev ihtimaline yolaçabilecek insani zaaflarına karşı, unutma ve sapma tehlikelerine karşı, kısacası insanoğlunda görülebilecek olan bütün yetersizliklere ve zayıflıklara karşı peygamberleri korurlar. Sonuçta, Peygamberimiz de(sas) bir "insan"dı. Ki, ilk cümlemizde, Rabbimizin evvela O'nun(sas) "kulluk" vasfını işlediğini görüyoruz. Rabbimizden gerekli dersleri, gereği gibi alabilmeyi murad ediyorum...

    Sonuç olarak; bu ayet-i kerimede kullanılacak olan kelime "herhangi bir elçi" değil, risaletle görevli olan elçi, yani Peygamber olması gerekmekte.


    Alıntı
    2.si şura süresi 51.ayette allah üç şekilde konuşur biri ilham ile vahiy ile digeride elçi göndererek yani allah dilerse sıradan insanlar ilede konuşur bu kurana ters düşmez olmazmı.fakat kimi meallerde farklı .orjinali nedir.yani ozaman dünyada gaybı bilenler olabilir allah ile konuşanlarda olabilir.peygamberler haricinde.s.a.kolay gelsin
    Kardeşim, birçok tefsirden araştırdım ve ayette bahsedilenin "herhangi bir insan" olduğuna dair bir rivayet ya da yorum bulamadım. Ayette kastedilen, Peygamberlere vahiydir. Allah ile kullar arasından seçilen peygamberler arasındaki iletişimin mahiyetini ve nasıl gerçekleştiğini ortaya koyan bir ayettir. Ayetin tamamını da alırsak sanırım daha iyi olacaktır:

    "Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir."

    Bu ayet, sizin sorduklarınızdan öte, bir insanın yüce Allah ile yüzyüze konuşamayacağını kesin ve açık bir ifadeyle ortaya koyması açısından önem arzetmektedir. Zaten ayet-i kerimenin nüzul sebebine baktığımızda şu gerçekle yüz yüze geliyoruz:

    Yahudiler Hz. Peygamber(sa)'e: "Eğer gerçekten peygamber isen Mu­sa'nın yaptığı gibi sen de Allah'ı görerek, O'na bakarak O'nunla konuşsan ya. Sen bunu yapmadıkça elbette sana iman edecek değiliz." demişlerdi. Hz. Pey­gamber (sa) de "Musa Allah'a bakıp O'nu görmedi ki." buyurdu da bu âyet-i kerime nazil oldu. (İmam Vahidî, Esbâb-ı Nüzûl, s. 266

    Bahr'de ise Hz. Peygamber (sa)'den bu istekte bulunanların yahudiler değil Kureyş kâfirleri olduğu kaydedilmektedir. (Alûsî)

    Sonuç olarak;

    Bahsettiğiniz gibi, dünyada gaybı bilen olamaz. Bu ancak, Allah'ın seçtiği Rasullere bildirmesi ile olabilecek birşeydir. Onun keyfiyetini de ancak Allah bilir...

    Allah'a emanetsiniz...

    vesselam, veddua...


  5. 04.Kasım.2008, 16:35
    3
    hy120
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2008
    Üye No: 37506
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 33

    --->: Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru?

    BİLAL HATTAB'IN SONUÇ KISMINA biraz ekleme yapmak istiyorum. bilal hattab'ın da dediği gibi, ayeti kerime peygamberler haricine bildirmez demiyor. yani peygamberler vahiy yoluyla alimlere kerameten normal insanlara da ilhamen bildirebilir. cenabı hak istediği herkese rüyayı sadıka yoluyla dahi bildirebilir. burada ayeti kerime hatizatında diyor ki;
    allah istemediklçe kimse gaybı bilemez o bişldirirse baska . benim anladığım bu


  6. 04.Kasım.2008, 16:35
    3
    hy120 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    BİLAL HATTAB'IN SONUÇ KISMINA biraz ekleme yapmak istiyorum. bilal hattab'ın da dediği gibi, ayeti kerime peygamberler haricine bildirmez demiyor. yani peygamberler vahiy yoluyla alimlere kerameten normal insanlara da ilhamen bildirebilir. cenabı hak istediği herkese rüyayı sadıka yoluyla dahi bildirebilir. burada ayeti kerime hatizatında diyor ki;
    allah istemediklçe kimse gaybı bilemez o bişldirirse baska . benim anladığım bu


  7. 05.Kasım.2008, 10:54
    4
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Allahın gaybı bilmesi ve dilediğine bildirmesi hakkında soru?

    Alıntı
    BİLAL HATTAB'IN SONUÇ KISMINA biraz ekleme yapmak istiyorum.
    Kardeşim, senin yaptığın, benim söylediğime "ekleme" mahiyetinde değil, muhalefet mahiyetinde olmuş.

    Sanırım yazdığımı tam anlayamamışsınız. Bir daha okumanızı rica ediyorum.

    vesselam...


  8. 05.Kasım.2008, 10:54
    4
    DeLi MoLLa
    Alıntı
    BİLAL HATTAB'IN SONUÇ KISMINA biraz ekleme yapmak istiyorum.
    Kardeşim, senin yaptığın, benim söylediğime "ekleme" mahiyetinde değil, muhalefet mahiyetinde olmuş.

    Sanırım yazdığımı tam anlayamamışsınız. Bir daha okumanızı rica ediyorum.

    vesselam...





+ Yorum Gönder