Konusunu Oylayın.: Arkadaş ve dost

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Arkadaş ve dost
  1. 21.Temmuz.2008, 00:08
    1
    nimet
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Temmuz.2008
    Üye No: 25816
    Mesaj Sayısı: 65
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: izmir

    Arkadaş ve dost






    Arkadaş ve dost Mumsema inanmış iman etmiş kimselerin dostları ve arkadaşları da iman etmiş kişiler olmalı mı sizce?


  2. 21.Temmuz.2008, 00:08
    1
    Devamlı Üye



    inanmış iman etmiş kimselerin dostları ve arkadaşları da iman etmiş kişiler olmalı mı sizce?


    Benzer Konular

    - Arkadaş ve Dost arasındaki fark

    - Dost ve Arkadaş Hadisleri

    - Arkadaş mı,dost Mu?

    - Arkadaş ile dost kavramı

    - Risale-i nur'da dost arkadaş kavramları

  3. 21.Temmuz.2008, 00:35
    2
    Yusuf
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 89
    Mesaj Sayısı: 1,563
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Yaş: 27

    --->: arkadaş ve dost




    nimet Nickli Üyeden Alıntı
    inanmış iman etmiş kimselerin dostları ve arkadaşları da iman etmiş kişiler olmalı mı sizce?
    Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez."(Maide,51)


  4. 21.Temmuz.2008, 00:35
    2
    Devamlı Üye



    nimet Nickli Üyeden Alıntı
    inanmış iman etmiş kimselerin dostları ve arkadaşları da iman etmiş kişiler olmalı mı sizce?
    Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez."(Maide,51)


  5. 21.Temmuz.2008, 00:36
    3
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: arkadaş ve dost

    Yüce İslâm dini insana büyük değer vermektedir. İnanan ve inanmayan herkes için şefkat kanadını açmış, mü'min ile kâfir arasında ayırım yapmadan bütün insanların aziz ve yeryüzünde hâlife olduğunu ve hepsinin Hz. Adem (s) ile Havva'dan türediklerini
    tanışıp aralarındaki bağları kuvvetlendirmek için onları bölük bölük olarak yarattığını beyan etmektedir. Mü'min olsun olmasın herkese, hattâ her canlı mahluka iyilik yapmak için teşvik etmektedir. Peygamber (sav) buyuruyor:

    "Her canlı yaratığa iyilik etmekte sevab vardır." Âyeti Kerîme de şöyle buyuruyor:
    "Din için sizinle savaş etmeyen ve yurtlarınızdan sizleri çıkarmayan kimselere iyilik ve ihsan etmenizden, onlara adaletli davranmanızdan Allah (c.c) sizleri menetmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever."

    Peygamber (sav) buyuruyor ki, üç çeşit komşu vardır: Bir hakkı olan komşu (hakkı en az olan komşu budur), iki hakkı olan komşu ve üç hakkı olan komşu. Bir hakkı olan komşu müslüman olmayan komşudur. İki hakkı olan komşu, müslüman olan komşudur. Bir hak İslâm'ın, diğer hak da komşuluğundur. Üç hakkı olan komşu ise; komşu, müslüman ve akraba olan kimsedir. Bir hak İslâm'ın, bir hak komşuluğun, diğer bir hak ise akrabalığın hakkıdır (Bezzâr ve Ebû Na'îm).

    Görüldüğü gibi insan, müslüman olmasa da muhteremdir. Hakkına tecavüz etmek şöyle dursun kendisine yardım edip iyilik etmek ve kalblerini rencide'edecek söz ve davranışlardan son derece uzak kalmak lazımdır.

    İslâm dini. hakimiyeti altında yaşayan gayri müslimlere büyük bir hak ve geniş bir hürriyet tanıyor. Şöyle ki:

    l- İnanç ve ibadetlerinde hürdürler. Diledikleri gibi ibadet edebilirler. Haç ve mabedlerine dokunulmaz. Peygamber (sav) "Onlan ibadetleriyle başbaşa bırakınız" buyuruyor. Hatta müslüman bir kimsenin karısı gayri muslini olursa kiliseye ve havraya gidebilir. Kocası onu menedemez. Gerekirse onu korumak için kiliseye kadar kendisiyle birlikte gidebilir.

    2- Dinimizce, domuz gibi, haram olan şey, onlar için helal olduğu takdirde onlara dokunmamız caiz değildir.

    3- Evlenmek, boşanmak ve nafaka gibi, ahvâl-i şahsiye meselelerinde serbesttirler.

    4- İslâm dini, akıl ve mantık çerçevesi dahilinde onlara münazara hakkını veriyor. Onlarla münazara yaparken onları rencide edecek söz ve davranışlardan sakınmak lazımdır. Cenabı Allah şöyle buyuruyor: "Ehli kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin" (1).

    5- Hıristiyan ve yahudilerin yemeklerini yemeyi ve kadınlarıyla evlenmeyi mubah kılmış. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor:

    "Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilen (yahudi, hıristiyan v.b. nin) yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere mihirlerini vermeniz şartıyla size helâldir" (2).

    6- Onların ziyaretlerine gitmek ve hastalarının halini sormak mubahtır.

    7- Müslümanlarla alış-veriş mubah olduğu gibi, gayri müslimlerle alış-veriş de mubahtır.

    8- Kurban kesilirse komşulara ikram etmek sünnet olduğundan, gayri müslim komşulara da ikram edilebilir.

    9- Müslüman olmayan kimseye hediye vermek ve ondan hediye almak da caizdir. Çünkü Mekkei Mükerreme fethedilmeden önce Mekke'de büyük bir kıtlık başgösterdi. Bunun üzerine Peygamber (sav) Mekke fakirlerine dağıtılmak üzere beşyüz altın gönderdi (3).

    “Yahudi ve Hristiyanları dost tutmayınız” ayetine rağmen onlarla nasıl anlaşma yapılabilir?

    “Yahudileri ve Hıristiyanları dost tutmayınız” meâlindeki âyet-i kerimeyi yanlış değerlendirerek, Hıristiyan âlemiyle yapılan askeri paktlara ve ticarî anlaşmalara karşı çıkan bir takım çevrelere, Üstad Bediüzzamanın verdiği cevabın bir bölümünde, bakınız ne buyuruyor:

    “...onlarla dost olmamız, medeniyet ve terakkilerini istihsan ile iktibas etmektir. Ve her saadet-i dünyeviyenin esası olan asayişi muhafazadır. İşte şu dostluk, kat'iyyen nehy-i Kur'anîde dâhil değildir.” Münazarat

    Bu ifadelerde, dünya saadetinin esasının asayiş olduğu nazara verilmiş. Anarşinin ve harplerin dünyayı kasıp kavurduğu günümüzde, bu tespitin ne kadar yerinde olduğu çok daha iyi anlaşılıyor.

    Nurlarda, “dostlara karşı mürüvvetkârane muaşeret, düşmanlara karşı da sulhkârane muamele” tavsiye edilir. Bugün Avrupa ve Amerika’da nice insanlar İslâmla müşerref oluyor ve hidayet nimetine kavuşuyorlarsa, bunun sebebi sulhtur, harp değil.

    Dinimiz Yahudi ve Hristiyan kadınla evlenmeyi dahi caiz görmüştür. Onlarla arkadaşlık kurmak caizdir. Bu vesile ile dinimizi de onlara tanıtmış oluruz.

    1-Ankebût. 64
    2-Mâide. 5
    3-İbn Abidin. c. 2. s. 67
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör



  6. 21.Temmuz.2008, 00:36
    3
    Sedanur
    Yüce İslâm dini insana büyük değer vermektedir. İnanan ve inanmayan herkes için şefkat kanadını açmış, mü'min ile kâfir arasında ayırım yapmadan bütün insanların aziz ve yeryüzünde hâlife olduğunu ve hepsinin Hz. Adem (s) ile Havva'dan türediklerini
    tanışıp aralarındaki bağları kuvvetlendirmek için onları bölük bölük olarak yarattığını beyan etmektedir. Mü'min olsun olmasın herkese, hattâ her canlı mahluka iyilik yapmak için teşvik etmektedir. Peygamber (sav) buyuruyor:

    "Her canlı yaratığa iyilik etmekte sevab vardır." Âyeti Kerîme de şöyle buyuruyor:
    "Din için sizinle savaş etmeyen ve yurtlarınızdan sizleri çıkarmayan kimselere iyilik ve ihsan etmenizden, onlara adaletli davranmanızdan Allah (c.c) sizleri menetmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever."

    Peygamber (sav) buyuruyor ki, üç çeşit komşu vardır: Bir hakkı olan komşu (hakkı en az olan komşu budur), iki hakkı olan komşu ve üç hakkı olan komşu. Bir hakkı olan komşu müslüman olmayan komşudur. İki hakkı olan komşu, müslüman olan komşudur. Bir hak İslâm'ın, diğer hak da komşuluğundur. Üç hakkı olan komşu ise; komşu, müslüman ve akraba olan kimsedir. Bir hak İslâm'ın, bir hak komşuluğun, diğer bir hak ise akrabalığın hakkıdır (Bezzâr ve Ebû Na'îm).

    Görüldüğü gibi insan, müslüman olmasa da muhteremdir. Hakkına tecavüz etmek şöyle dursun kendisine yardım edip iyilik etmek ve kalblerini rencide'edecek söz ve davranışlardan son derece uzak kalmak lazımdır.

    İslâm dini. hakimiyeti altında yaşayan gayri müslimlere büyük bir hak ve geniş bir hürriyet tanıyor. Şöyle ki:

    l- İnanç ve ibadetlerinde hürdürler. Diledikleri gibi ibadet edebilirler. Haç ve mabedlerine dokunulmaz. Peygamber (sav) "Onlan ibadetleriyle başbaşa bırakınız" buyuruyor. Hatta müslüman bir kimsenin karısı gayri muslini olursa kiliseye ve havraya gidebilir. Kocası onu menedemez. Gerekirse onu korumak için kiliseye kadar kendisiyle birlikte gidebilir.

    2- Dinimizce, domuz gibi, haram olan şey, onlar için helal olduğu takdirde onlara dokunmamız caiz değildir.

    3- Evlenmek, boşanmak ve nafaka gibi, ahvâl-i şahsiye meselelerinde serbesttirler.

    4- İslâm dini, akıl ve mantık çerçevesi dahilinde onlara münazara hakkını veriyor. Onlarla münazara yaparken onları rencide edecek söz ve davranışlardan sakınmak lazımdır. Cenabı Allah şöyle buyuruyor: "Ehli kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin" (1).

    5- Hıristiyan ve yahudilerin yemeklerini yemeyi ve kadınlarıyla evlenmeyi mubah kılmış. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor:

    "Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilen (yahudi, hıristiyan v.b. nin) yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere mihirlerini vermeniz şartıyla size helâldir" (2).

    6- Onların ziyaretlerine gitmek ve hastalarının halini sormak mubahtır.

    7- Müslümanlarla alış-veriş mubah olduğu gibi, gayri müslimlerle alış-veriş de mubahtır.

    8- Kurban kesilirse komşulara ikram etmek sünnet olduğundan, gayri müslim komşulara da ikram edilebilir.

    9- Müslüman olmayan kimseye hediye vermek ve ondan hediye almak da caizdir. Çünkü Mekkei Mükerreme fethedilmeden önce Mekke'de büyük bir kıtlık başgösterdi. Bunun üzerine Peygamber (sav) Mekke fakirlerine dağıtılmak üzere beşyüz altın gönderdi (3).

    “Yahudi ve Hristiyanları dost tutmayınız” ayetine rağmen onlarla nasıl anlaşma yapılabilir?

    “Yahudileri ve Hıristiyanları dost tutmayınız” meâlindeki âyet-i kerimeyi yanlış değerlendirerek, Hıristiyan âlemiyle yapılan askeri paktlara ve ticarî anlaşmalara karşı çıkan bir takım çevrelere, Üstad Bediüzzamanın verdiği cevabın bir bölümünde, bakınız ne buyuruyor:

    “...onlarla dost olmamız, medeniyet ve terakkilerini istihsan ile iktibas etmektir. Ve her saadet-i dünyeviyenin esası olan asayişi muhafazadır. İşte şu dostluk, kat'iyyen nehy-i Kur'anîde dâhil değildir.” Münazarat

    Bu ifadelerde, dünya saadetinin esasının asayiş olduğu nazara verilmiş. Anarşinin ve harplerin dünyayı kasıp kavurduğu günümüzde, bu tespitin ne kadar yerinde olduğu çok daha iyi anlaşılıyor.

    Nurlarda, “dostlara karşı mürüvvetkârane muaşeret, düşmanlara karşı da sulhkârane muamele” tavsiye edilir. Bugün Avrupa ve Amerika’da nice insanlar İslâmla müşerref oluyor ve hidayet nimetine kavuşuyorlarsa, bunun sebebi sulhtur, harp değil.

    Dinimiz Yahudi ve Hristiyan kadınla evlenmeyi dahi caiz görmüştür. Onlarla arkadaşlık kurmak caizdir. Bu vesile ile dinimizi de onlara tanıtmış oluruz.

    1-Ankebût. 64
    2-Mâide. 5
    3-İbn Abidin. c. 2. s. 67
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör



  7. 21.Temmuz.2008, 00:41
    4
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: arkadaş ve dost

    nimet Nickli Üyeden Alıntı
    inanmış iman etmiş kimselerin dostları ve arkadaşları da iman etmiş kişiler olmalı mı sizce?
    Kur’an-ı Kerim’de kimi dost edinmemiz ve kimi dost edinmememiz konusunda çok net ve çok açık ayet-i kerimeler bulunmaktadır. İmanımız gereği; Kur’an kimi sevmemizi emrediyorsa onu sevecek, kime buğz etmemizi emrediyorsa ona buğz edeceğiz. Sevgi ve nefrette ölçümüz, Kur’an ve Sünnet prensipleri olmalıdır. Biz, “Kişi, -kıyamet günü- sevdiği kimse ile beraberdir.”(Buharî: Edeb 96,) Hadis-i Şerif’ini ölçü olarak kabul etmiş insanlarız. Bu ölçü; hem müjde hem de uyarı niteliğindedir. Bu ilke, iyileri sevenler için bir müjde, kötüleri sevenler için de bir uyarı ve tehdittir. Mü’minin yegâne dostu Allah (cc)’tır. Allah (cc)’ın Rasûlü (sav)’dür. Mü’min kardeşleridir. Mü’minin gönlü; Allah (cc) sevgisi, Rasûlullah (sav) sevgisi ve mü’minlerin sevgisiyle doludur. Mü’minin gönlü; Kur’an ve Sünnet sevgisiyle, ana- baba sevgisiyle, eş ve çocuk sevgisiyle, ilim ve âlim sevgisiyle, yetim ve yoksul sevgisiyle, komşu ve arkadaş sevgisiyle, Mekke ve Medine sevgisiyle doludur. Mü’minin gönlünde Şeytan’a, şeytanlaşmış insanlara, inançsızlara, Allah düşmanlarına, Yahudi ve Hristiyanlara, içkici, kumarcı ve uyuşturuculara, fitneci ve fesatçılara, anarşist ve teröristlere sevgi yoktur.

    Rabbim bizleri sevgili kullarından eylesin, Bizi sevgili Habibin (sav)’le ve diğer sevdiklerinle beraber haşreylesin. Sevdirsin bize sevdiklerine. Yerdirsin bizi yerdiklerine. Zalimlerin zulmünden, Fitnecilerin fitnesinden, Siyonistlerin şerrinden bizleri ve bütün İslâm Dünyasını korusun.


  8. 21.Temmuz.2008, 00:41
    4
    Aciz Kul
    nimet Nickli Üyeden Alıntı
    inanmış iman etmiş kimselerin dostları ve arkadaşları da iman etmiş kişiler olmalı mı sizce?
    Kur’an-ı Kerim’de kimi dost edinmemiz ve kimi dost edinmememiz konusunda çok net ve çok açık ayet-i kerimeler bulunmaktadır. İmanımız gereği; Kur’an kimi sevmemizi emrediyorsa onu sevecek, kime buğz etmemizi emrediyorsa ona buğz edeceğiz. Sevgi ve nefrette ölçümüz, Kur’an ve Sünnet prensipleri olmalıdır. Biz, “Kişi, -kıyamet günü- sevdiği kimse ile beraberdir.”(Buharî: Edeb 96,) Hadis-i Şerif’ini ölçü olarak kabul etmiş insanlarız. Bu ölçü; hem müjde hem de uyarı niteliğindedir. Bu ilke, iyileri sevenler için bir müjde, kötüleri sevenler için de bir uyarı ve tehdittir. Mü’minin yegâne dostu Allah (cc)’tır. Allah (cc)’ın Rasûlü (sav)’dür. Mü’min kardeşleridir. Mü’minin gönlü; Allah (cc) sevgisi, Rasûlullah (sav) sevgisi ve mü’minlerin sevgisiyle doludur. Mü’minin gönlü; Kur’an ve Sünnet sevgisiyle, ana- baba sevgisiyle, eş ve çocuk sevgisiyle, ilim ve âlim sevgisiyle, yetim ve yoksul sevgisiyle, komşu ve arkadaş sevgisiyle, Mekke ve Medine sevgisiyle doludur. Mü’minin gönlünde Şeytan’a, şeytanlaşmış insanlara, inançsızlara, Allah düşmanlarına, Yahudi ve Hristiyanlara, içkici, kumarcı ve uyuşturuculara, fitneci ve fesatçılara, anarşist ve teröristlere sevgi yoktur.

    Rabbim bizleri sevgili kullarından eylesin, Bizi sevgili Habibin (sav)’le ve diğer sevdiklerinle beraber haşreylesin. Sevdirsin bize sevdiklerine. Yerdirsin bizi yerdiklerine. Zalimlerin zulmünden, Fitnecilerin fitnesinden, Siyonistlerin şerrinden bizleri ve bütün İslâm Dünyasını korusun.


  9. 22.Temmuz.2008, 22:30
    5
    nimet
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Temmuz.2008
    Üye No: 25816
    Mesaj Sayısı: 65
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: izmir

    --->: arkadaş ve dost

    yukardakileri okudum fakat işyerinde farklı siyasi görüşlü arkadaşlar var.gün boyu onlarla muhatabım.olmak zorundayım zira onların da tebliğe ihtiyacı var.bu anlamda onlarla arkadaşlık yapmam doğru sanırım...BAŞKA TÜRLÜ ONLARA ALLAHI VE RASULÜNÜ ANLATAMAYIZ...YANLIŞ MI DÜŞÜNÜYORUM


  10. 22.Temmuz.2008, 22:30
    5
    Devamlı Üye
    yukardakileri okudum fakat işyerinde farklı siyasi görüşlü arkadaşlar var.gün boyu onlarla muhatabım.olmak zorundayım zira onların da tebliğe ihtiyacı var.bu anlamda onlarla arkadaşlık yapmam doğru sanırım...BAŞKA TÜRLÜ ONLARA ALLAHI VE RASULÜNÜ ANLATAMAYIZ...YANLIŞ MI DÜŞÜNÜYORUM


  11. 22.Temmuz.2008, 23:28
    6
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: arkadaş ve dost

    nimet Nickli Üyeden Alıntı
    yukardakileri okudum fakat işyerinde farklı siyasi görüşlü arkadaşlar var.gün boyu onlarla muhatabım.olmak zorundayım zira onların da tebliğe ihtiyacı var.bu anlamda onlarla arkadaşlık yapmam doğru sanırım...BAŞKA TÜRLÜ ONLARA ALLAHI VE RASULÜNÜ ANLATAMAYIZ...YANLIŞ MI DÜŞÜNÜYORUM

    Dostluk baska Teblig veya Arkadaslik baska dost demek kardes demek ayni görüs demek ayni düsünce demek arkani döndügün an o insandan emin olman demek anlatabilmisimdir ins.

    senin sorun kimleri Dost edinebiliriz oldu yani bizim göremiz bütün insanlaga dinimizi anlatmakdir ama yasayarak ama anlatarak/sohbet ederek, onlara tabikide dinimiz hakkinda sohbet edebilirsin, bizlerde almanyada Müslüman olmayanlar arasinda yasiyoruz mecburen dialoglarmiz oluyor

    vesselam


  12. 22.Temmuz.2008, 23:28
    6
    Aciz Kul
    nimet Nickli Üyeden Alıntı
    yukardakileri okudum fakat işyerinde farklı siyasi görüşlü arkadaşlar var.gün boyu onlarla muhatabım.olmak zorundayım zira onların da tebliğe ihtiyacı var.bu anlamda onlarla arkadaşlık yapmam doğru sanırım...BAŞKA TÜRLÜ ONLARA ALLAHI VE RASULÜNÜ ANLATAMAYIZ...YANLIŞ MI DÜŞÜNÜYORUM

    Dostluk baska Teblig veya Arkadaslik baska dost demek kardes demek ayni görüs demek ayni düsünce demek arkani döndügün an o insandan emin olman demek anlatabilmisimdir ins.

    senin sorun kimleri Dost edinebiliriz oldu yani bizim göremiz bütün insanlaga dinimizi anlatmakdir ama yasayarak ama anlatarak/sohbet ederek, onlara tabikide dinimiz hakkinda sohbet edebilirsin, bizlerde almanyada Müslüman olmayanlar arasinda yasiyoruz mecburen dialoglarmiz oluyor

    vesselam





+ Yorum Gönder