Konusunu Oylayın.: Bir İstek: Nusret ve Galebe duası

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Bir İstek: Nusret ve Galebe duası
  1. 23.Haziran.2008, 21:56
    1
    Fatıma-Tuana
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2008
    Üye No: 22731
    Mesaj Sayısı: 192
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Suya Hasret MisaLi...

    Bir İstek: Nusret ve Galebe duası






    Bir İstek: Nusret ve Galebe duası Mumsema Selamun Aleykum...sizlerden bir Ricam olucak..ben sizden Nusret ve Galebe Duası'nı eklemenizi isteyecektim...Ben bir iki kaynaktan okudum fakat çok karışıktı bir şey anlayamadım..Umarım en güzel şekilde burda tekrar okurum Allah Razı olsun..Rabbim Yar ve yardımcımız olsun İnşallah..Selam ve Dua ile..


  2. 23.Haziran.2008, 21:56
    1
    Fatıma-Tuana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Selamun Aleykum...sizlerden bir Ricam olucak..ben sizden Nusret ve Galebe Duası'nı eklemenizi isteyecektim...Ben bir iki kaynaktan okudum fakat çok karışıktı bir şey anlayamadım..Umarım en güzel şekilde burda tekrar okurum Allah Razı olsun..Rabbim Yar ve yardımcımız olsun İnşallah..Selam ve Dua ile..


    Benzer Konular

    - Nusret gündüz ilahi

    - İstek dışı...

    - Nusret-i İlahi Ne Demektir

    - Cennette Her Türlü İstek.

    - İdrar yapmadan once şehvet duygum galebe geldi sonra idrar yaptın yapışkan bir sıvı gördüm gusul abd

  3. 23.Haziran.2008, 22:58
    2
    hasene
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Nisan.2008
    Üye No: 16023
    Mesaj Sayısı: 330
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 32

    --->: Selamün Aleyküm..(Bir İstek)




    Not: Nusret ve Galebe duasının büyük bölümü, Kur'ân'ın farklı yerlerindeki âyetlerden alınmıştır. Bundan dolayı kitabın diğer bölümlerinin Arapça kısmında âyetler âyet parantezi (4 ^) içine alındığı halde burada bu yapılmamıştır. Farklı âyetlerden alınan yerler ayrı meal numarası altında verilmiştir. Kur'an'da birbirini takip eden âyetler ise aynı meal numarası altında verilmiş fakat aralarına (*) konmuştur. Ayrıca kitabın bütününde uygulandığı gibi âyetlerin mealleri tırnak ("") içinde verilmiştir. Duanın son taraflarındaki, Kur'ân'dan alınmış olmayan duaların meali verilirken ise tırnak ("")
    kullanılmamıştır.



    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla. Allahu ekber. (10 defa)



    Ferdün, Hayyun, Kayyûmun, Hakemun, Adlun, Kuddûs.



    Allahım, Efendimiz Hz. Muhammed'e, Onun âl ve ashabına, ilm-i ilâhideki (şeyler) adedince, Allah'ın hükümranlığı süresince daimî salât-ü selâm eyle.



    "Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla." "Andolsun ki; siz zayıf olduğunuz halde Allah size Bedir'de kafi bir zafer ihsan etti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz."



    "Andolsun ki; Allah size birçok yerlerde ve Huneyn gününde de zafer ihsan etti. (Huneyn günü) çokluğunuz sizi ucb'e sevketmişti de size hiçbir yarar sağlamamıştı, yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti, nihayet gerisin geri dönüp gitmiştiniz."



    "Onu, âyetlerimizi yalanlayan kavminden kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir kavim idiler, biz de onların hepsini boğduk."



    "Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular."



    İman edipte hicret edenler Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır."



    "İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenleri (Muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır."



    "Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçiye, o Ümmî Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar, ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir,..

    .

    ..O Peygamber'e inanıp Ona saygı gösteren, Ona yardım eden ve Onunla birlikte gönderilen nura (Kur'ân'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır."



    "Hani Allah, peygamberlerden "Ben size kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde Ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz." diye söz almış ve "kabul ettiniz ve bu ağır ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: "O halde şahit olun; Ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim." buyurmuştu."



    "Ey iman edenler! Eğer siz Allahın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder, ayaklarınızı
    sabit tutar."



    "Allah'ın yardımıyla. Allah dilediğine yardım eder. O Aziz'dir, Rahim'dir."



    "Ve Allah sana üstün bir zafer versin (diye...)"



    "Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Eğer size olan yardımını keserse Ondan sonra artık size yardım edecek kim var? Müminler Allah'a tevekkül etsinler."


  4. 23.Haziran.2008, 22:58
    2
    Kıdemli Üye



    Not: Nusret ve Galebe duasının büyük bölümü, Kur'ân'ın farklı yerlerindeki âyetlerden alınmıştır. Bundan dolayı kitabın diğer bölümlerinin Arapça kısmında âyetler âyet parantezi (4 ^) içine alındığı halde burada bu yapılmamıştır. Farklı âyetlerden alınan yerler ayrı meal numarası altında verilmiştir. Kur'an'da birbirini takip eden âyetler ise aynı meal numarası altında verilmiş fakat aralarına (*) konmuştur. Ayrıca kitabın bütününde uygulandığı gibi âyetlerin mealleri tırnak ("") içinde verilmiştir. Duanın son taraflarındaki, Kur'ân'dan alınmış olmayan duaların meali verilirken ise tırnak ("")
    kullanılmamıştır.



    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla. Allahu ekber. (10 defa)



    Ferdün, Hayyun, Kayyûmun, Hakemun, Adlun, Kuddûs.



    Allahım, Efendimiz Hz. Muhammed'e, Onun âl ve ashabına, ilm-i ilâhideki (şeyler) adedince, Allah'ın hükümranlığı süresince daimî salât-ü selâm eyle.



    "Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla." "Andolsun ki; siz zayıf olduğunuz halde Allah size Bedir'de kafi bir zafer ihsan etti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz."



    "Andolsun ki; Allah size birçok yerlerde ve Huneyn gününde de zafer ihsan etti. (Huneyn günü) çokluğunuz sizi ucb'e sevketmişti de size hiçbir yarar sağlamamıştı, yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti, nihayet gerisin geri dönüp gitmiştiniz."



    "Onu, âyetlerimizi yalanlayan kavminden kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir kavim idiler, biz de onların hepsini boğduk."



    "Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular."



    İman edipte hicret edenler Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır."



    "İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenleri (Muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır."



    "Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçiye, o Ümmî Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar, ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir,..

    .

    ..O Peygamber'e inanıp Ona saygı gösteren, Ona yardım eden ve Onunla birlikte gönderilen nura (Kur'ân'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır."



    "Hani Allah, peygamberlerden "Ben size kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde Ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz." diye söz almış ve "kabul ettiniz ve bu ağır ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: "O halde şahit olun; Ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim." buyurmuştu."



    "Ey iman edenler! Eğer siz Allahın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder, ayaklarınızı
    sabit tutar."



    "Allah'ın yardımıyla. Allah dilediğine yardım eder. O Aziz'dir, Rahim'dir."



    "Ve Allah sana üstün bir zafer versin (diye...)"



    "Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Eğer size olan yardımını keserse Ondan sonra artık size yardım edecek kim var? Müminler Allah'a tevekkül etsinler."


  5. 23.Haziran.2008, 23:01
    3
    hasene
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Nisan.2008
    Üye No: 16023
    Mesaj Sayısı: 330
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 32

    --->: Selamün Aleyküm..(Bir İstek)



    "De ki: O benim Rabbimdir. Ondan başka ilâh yoktur. Sadece Ona tevekkül ettim ve dönüşüm de Onadır."



    "Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek Allah'a mahsustur. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. Ona dayandım ve Ona yönelirim."



    "Rabbimiz Allah dilemedikten sonra ona (sizin dediğiniz dine) dönmemiz bizim için olur şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a güvenip dayandık. Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın."



    "Onlar da dediler ki: "Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi o zalimler topluğu için imtihan (mevzuu) yapma"."



    "İbrahim'de ve Onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi(n dininizi) tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." Yalnız İbrahim'in, babasına; "andol-sun ki senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" demesi hariç. "Rabbimiz," dediler, "ancak Sana dayandık, Sana yöneldik. Dönüş de ancak Sanadır"."



    "De ki: O (Allah) Rahmân'dır; biz Ona iman ettik ve Ona tevekkül ettik. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."



    "Hem, bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyetlere elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."



    "Sizin dostunuz ancak Allah, Onun elçisi ve namazlarını kılan, zekâtlarını veren, rukûa varan mü'minlerdir."



    "Sen bizim dostumuzsun. Bize mağfiret buyur, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en hayırlısısın."



    "Şüphesiz benim velîm, Kitab'ı indiren Allah'tır ve O, bütün sâlih kullarını görüp gözetir."



    "Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun ve mü'minler yalnızca Allah'a güvensinler."




  6. 23.Haziran.2008, 23:01
    3
    Kıdemli Üye


    "De ki: O benim Rabbimdir. Ondan başka ilâh yoktur. Sadece Ona tevekkül ettim ve dönüşüm de Onadır."



    "Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek Allah'a mahsustur. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. Ona dayandım ve Ona yönelirim."



    "Rabbimiz Allah dilemedikten sonra ona (sizin dediğiniz dine) dönmemiz bizim için olur şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a güvenip dayandık. Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın."



    "Onlar da dediler ki: "Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi o zalimler topluğu için imtihan (mevzuu) yapma"."



    "İbrahim'de ve Onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi(n dininizi) tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." Yalnız İbrahim'in, babasına; "andol-sun ki senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" demesi hariç. "Rabbimiz," dediler, "ancak Sana dayandık, Sana yöneldik. Dönüş de ancak Sanadır"."



    "De ki: O (Allah) Rahmân'dır; biz Ona iman ettik ve Ona tevekkül ettik. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."



    "Hem, bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyetlere elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."



    "Sizin dostunuz ancak Allah, Onun elçisi ve namazlarını kılan, zekâtlarını veren, rukûa varan mü'minlerdir."



    "Sen bizim dostumuzsun. Bize mağfiret buyur, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en hayırlısısın."



    "Şüphesiz benim velîm, Kitab'ı indiren Allah'tır ve O, bütün sâlih kullarını görüp gözetir."



    "Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun ve mü'minler yalnızca Allah'a güvensinler."




  7. 23.Haziran.2008, 23:07
    4
    hasene
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Nisan.2008
    Üye No: 16023
    Mesaj Sayısı: 330
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 32

    --->: Selamün Aleyküm..(Bir İstek)

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır."



    "Gökleri, yeri ve bunların arasında-kileri altı günde (devirde) yaratan, sonra Arş'a istiva eden (hükmü Arş'ı kaplayan) Allah'tır. Ondan başka ne bir dost ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?"



    "Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki dost yalnız Allah'tır. O ölüleri diriltir, her şeye kadirdir."



    "Odur ki insanlar artık ümitlerini kestikten sonra yağmur indirir, rahmetini her tarafa yayar. O gerçek dost ve hâmîdir, bütün övgülere ve hamdlere layıktır."



    "Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur."



    "Onlar sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine tevekkül etmektedirler."



    "Kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah Aziz'dir, Ha-kîm'dir."



    "Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et; çünkü O Semî'dir, Alîm'dir."



    "Peygamberleri onlara dediler ki: "(Evet) biz sizin gibi bir insandan başkası değiliz. Fakat Allah nimetini kullarından dilediğine lütfeder. Allah'ın izni olmadan bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur. Mü'minler ancak Allah'a dayansınlar"."



    "Allah'tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Mü'minler sadece Allah'a tevekkül etsinler."



    "Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Orada size canlarınızın çektiği her şey var. Orada size istediğiniz her şey var."



    "Hesap sorucu olarak da Allah yeter."



    "Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik. Şahit olarak da Allah yeter."/td>



    "De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitab'ın (Kur'ân'ın) bilgisi olan yeter."



    "Kitabını oku, bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter."



    "Hidayet edici ve yardımcı olarak Rabbin yeter."



    "De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir."



    "Allah, o inkar edenleri hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah(ın yardımı) savaşta mü'minlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir."



    "O peygamberler ki, Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve Ondan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter."



    "Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter ve O Ga-fûr'dur, Rahîm'dir."



    "Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen Odur. Şahit olarak Allah yeter."



    "O alay edenlere karşı Biz Sana yeteriz."



    "Âfâk ve kendi nefislerinde onlara âyetlerimizi göstereceğiz. Böylece Kur'ân'ın hakkaniyeti onlar için iyiden iyiye belli olacak. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?"



    "O zaman Sen mü'minlere: "Rab-binizin, size indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun."



    "Allah kuluna kâfi değil mi?"



    "Allah hükmedenlerin en güzel hükmedeni değil mi?" Sadakallahü'1-Azîm



    Yâ Allah, yâ Hû, yâ Rahman, yâ Rahîm, yâ Hayy, yâ Kay-yûm ve yâ Ze'1-Celâli ve'1-İkrâm, Senden istiyorum.



    Allahım, Sen Allahsın, Senden başka ilâh yoktur. Hannân, Mennân, semâvât ve arzı eşsiz-örneksiz yaratan celâl ve ikram sahibisin. Bütün bunlan vesile yaparak Senden istiyorum.



    Allahım, şüphesiz, Sen(in) Allah olduğuna, Senden başka ilâh olmadığına, bir ve Samed olduğuna, doğurmadığına, doğurulmadığına, den-ginin olmadığına şehadet ederim, Senden istiyorum.



    Allahım, hamd Sana mahsustur. Senden başka ilâh yoktur. Mennân (bol bol veren) semâvât ve arzı eşsiz-örneksiz yaratan (Sen)sin. Celâl ve İkram sahibisin. Yâ Hayy, yâ Kayyûm, Senden istiyorum.



    "Sizin ilâhınız bir (olan) İlâhtır. Ondan başka ilâh yoktur. (O) Rahmân'dır, Rahîm'dir."



    "Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur; dâima diri, (yarattıklarını) koruyup-yöneten ve hayatlarını devam ettirendir. Ona ne uyuklama arız olur, ne de uyku. Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi Onundur. İzni olmadan kim Onun katında şefaatte bulunabilir? Önlerinde ne varsa, arkalarında ne varsa, hepsini bilmektedir. Onun ilminden, kendisinin dilediği miktarın dışında bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır. (Gökleri ve yeri) koruyup gözetmek, Ona ağır gelmez. O, yücedir, azamet sahibidir."



    "De ki: Allahım, Mâlikü'1-Mülk (Sensin). Mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini aziz eder, dilediğini de zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Şüphesiz ki Sen, her şeye kadirsin."



    " Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkanrsın; dilediğini hesapsız rızıklandırırsın."



    "O, öyle Allah'tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, Rahman, Ra-hîm'dir. * O öyle Allah'tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Melik (her şeyin hükümdâ-n), Kuddûs (her şeyi tertemiz yapan ve her türlü kiri gideren ve kendisi her türlü lekeden münezzeh), Selâm (esenlik veren), Mü'min (emniyete erdiren), Müheymin (her şeyi gözetip koruyan), Aziz (üstün, galip), Cebbar (kullarını iradesi istikametine yönelten), Mütekebbir (yegâne büyüklük ve azamet sahibi)dir. Allah, kendisine şirk koşup durduklarından ve şirk koşmalarından münezzehtir.* O, (her şeyi) yaratan, mahlûkuna belli mertebelerden ve süzgeçlerden geçirerek varlık, ahenk ve en güzel şekli verendir. Onundur en güzel isimler. Göklerde ve yerde ne varsa, Onu teşbih eder. O, Aziz'dir, Hakîm'dir."



    Allah'tan başka ilâh yoktur. O birdir. Onun ortağı yoktur. Mülk Onundur. Hamd Ona mahsustur. Onun her şeye gücü yeter.



    "Senden başka ilâh yoktur. Seni teşbih-ü takdis ederim. Şüphesiz ki ben, zalimlerden oldum."



    Allahım, Efendimiz Hz. Muhammed ve Onun âl-ü ashabı üzerine ezelden ebede Allah'ın ilmindeki şeyler adedince salât-ü selam eyle. (Her şahıs bunu 19 defa okur).


  8. 23.Haziran.2008, 23:07
    4
    Kıdemli Üye
    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır."



    "Gökleri, yeri ve bunların arasında-kileri altı günde (devirde) yaratan, sonra Arş'a istiva eden (hükmü Arş'ı kaplayan) Allah'tır. Ondan başka ne bir dost ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?"



    "Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki dost yalnız Allah'tır. O ölüleri diriltir, her şeye kadirdir."



    "Odur ki insanlar artık ümitlerini kestikten sonra yağmur indirir, rahmetini her tarafa yayar. O gerçek dost ve hâmîdir, bütün övgülere ve hamdlere layıktır."



    "Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur."



    "Onlar sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine tevekkül etmektedirler."



    "Kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah Aziz'dir, Ha-kîm'dir."



    "Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et; çünkü O Semî'dir, Alîm'dir."



    "Peygamberleri onlara dediler ki: "(Evet) biz sizin gibi bir insandan başkası değiliz. Fakat Allah nimetini kullarından dilediğine lütfeder. Allah'ın izni olmadan bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur. Mü'minler ancak Allah'a dayansınlar"."



    "Allah'tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Mü'minler sadece Allah'a tevekkül etsinler."



    "Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Orada size canlarınızın çektiği her şey var. Orada size istediğiniz her şey var."



    "Hesap sorucu olarak da Allah yeter."



    "Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik. Şahit olarak da Allah yeter."/td>



    "De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitab'ın (Kur'ân'ın) bilgisi olan yeter."



    "Kitabını oku, bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter."



    "Hidayet edici ve yardımcı olarak Rabbin yeter."



    "De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir."



    "Allah, o inkar edenleri hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah(ın yardımı) savaşta mü'minlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir."



    "O peygamberler ki, Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve Ondan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter."



    "Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter ve O Ga-fûr'dur, Rahîm'dir."



    "Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen Odur. Şahit olarak Allah yeter."



    "O alay edenlere karşı Biz Sana yeteriz."



    "Âfâk ve kendi nefislerinde onlara âyetlerimizi göstereceğiz. Böylece Kur'ân'ın hakkaniyeti onlar için iyiden iyiye belli olacak. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?"



    "O zaman Sen mü'minlere: "Rab-binizin, size indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun."



    "Allah kuluna kâfi değil mi?"



    "Allah hükmedenlerin en güzel hükmedeni değil mi?" Sadakallahü'1-Azîm



    Yâ Allah, yâ Hû, yâ Rahman, yâ Rahîm, yâ Hayy, yâ Kay-yûm ve yâ Ze'1-Celâli ve'1-İkrâm, Senden istiyorum.



    Allahım, Sen Allahsın, Senden başka ilâh yoktur. Hannân, Mennân, semâvât ve arzı eşsiz-örneksiz yaratan celâl ve ikram sahibisin. Bütün bunlan vesile yaparak Senden istiyorum.



    Allahım, şüphesiz, Sen(in) Allah olduğuna, Senden başka ilâh olmadığına, bir ve Samed olduğuna, doğurmadığına, doğurulmadığına, den-ginin olmadığına şehadet ederim, Senden istiyorum.



    Allahım, hamd Sana mahsustur. Senden başka ilâh yoktur. Mennân (bol bol veren) semâvât ve arzı eşsiz-örneksiz yaratan (Sen)sin. Celâl ve İkram sahibisin. Yâ Hayy, yâ Kayyûm, Senden istiyorum.



    "Sizin ilâhınız bir (olan) İlâhtır. Ondan başka ilâh yoktur. (O) Rahmân'dır, Rahîm'dir."



    "Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur; dâima diri, (yarattıklarını) koruyup-yöneten ve hayatlarını devam ettirendir. Ona ne uyuklama arız olur, ne de uyku. Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi Onundur. İzni olmadan kim Onun katında şefaatte bulunabilir? Önlerinde ne varsa, arkalarında ne varsa, hepsini bilmektedir. Onun ilminden, kendisinin dilediği miktarın dışında bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır. (Gökleri ve yeri) koruyup gözetmek, Ona ağır gelmez. O, yücedir, azamet sahibidir."



    "De ki: Allahım, Mâlikü'1-Mülk (Sensin). Mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini aziz eder, dilediğini de zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Şüphesiz ki Sen, her şeye kadirsin."



    " Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkanrsın; dilediğini hesapsız rızıklandırırsın."



    "O, öyle Allah'tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, Rahman, Ra-hîm'dir. * O öyle Allah'tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Melik (her şeyin hükümdâ-n), Kuddûs (her şeyi tertemiz yapan ve her türlü kiri gideren ve kendisi her türlü lekeden münezzeh), Selâm (esenlik veren), Mü'min (emniyete erdiren), Müheymin (her şeyi gözetip koruyan), Aziz (üstün, galip), Cebbar (kullarını iradesi istikametine yönelten), Mütekebbir (yegâne büyüklük ve azamet sahibi)dir. Allah, kendisine şirk koşup durduklarından ve şirk koşmalarından münezzehtir.* O, (her şeyi) yaratan, mahlûkuna belli mertebelerden ve süzgeçlerden geçirerek varlık, ahenk ve en güzel şekli verendir. Onundur en güzel isimler. Göklerde ve yerde ne varsa, Onu teşbih eder. O, Aziz'dir, Hakîm'dir."



    Allah'tan başka ilâh yoktur. O birdir. Onun ortağı yoktur. Mülk Onundur. Hamd Ona mahsustur. Onun her şeye gücü yeter.



    "Senden başka ilâh yoktur. Seni teşbih-ü takdis ederim. Şüphesiz ki ben, zalimlerden oldum."



    Allahım, Efendimiz Hz. Muhammed ve Onun âl-ü ashabı üzerine ezelden ebede Allah'ın ilmindeki şeyler adedince salât-ü selam eyle. (Her şahıs bunu 19 defa okur).


  9. 24.Haziran.2008, 14:33
    5
    Fatıma-Tuana
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2008
    Üye No: 22731
    Mesaj Sayısı: 192
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Suya Hasret MisaLi...

    --->: Bir İstek: Nusret ve Galebe duası

    Gülehasret ve Hasene Allah(C.C)Razı olsun İnşallah..Sağolasınız Selam ve Dua ile iNşallah..


  10. 24.Haziran.2008, 14:33
    5
    Fatıma-Tuana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Gülehasret ve Hasene Allah(C.C)Razı olsun İnşallah..Sağolasınız Selam ve Dua ile iNşallah..





+ Yorum Gönder