Konusunu Oylayın.: Ürdün Kültürü

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ürdün Kültürü
  1. 01.Haziran.2008, 18:40
    1
    pel_sabanci
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Haziran.2008
    Üye No: 21905
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Ürdün Kültürü






    Ürdün Kültürü Mumsema cümleten s.a,arkadaşlar fatih üni.okuyorum.ürdün le ilgili yıllık ödevim var,bu konularda bilgisi olan varsa yardımcı olabilir mi?

    ürdün de iş hayatında arkadaşlık ilişkilerinin kullanılması?
    ürdün de resmi yazılar ve imza kuralları nasıl yürütülür?
    ürdün de türklerin tercih etmediği bir içecek var mı?


  2. 01.Haziran.2008, 18:40
    1



    cümleten s.a,arkadaşlar fatih üni.okuyorum.ürdün le ilgili yıllık ödevim var,bu konularda bilgisi olan varsa yardımcı olabilir mi?

    ürdün de iş hayatında arkadaşlık ilişkilerinin kullanılması?
    ürdün de resmi yazılar ve imza kuralları nasıl yürütülür?
    ürdün de türklerin tercih etmediği bir içecek var mı?


    Benzer Konular

    - Ürdün manzaraları

    - Ürdün Ülkesinin Kültürü

    - Ürdün Kralına Beyat Etmek Diye Bir Söylenti Dolaşıyor. Ne Derece Doğrudur?

    - Kral Abdullah (Ürdün) kimdir ?

    - Ürdün Yapımı Dini Filmler

  3. 01.Haziran.2008, 18:47
    2
    Yusuf
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 89
    Mesaj Sayısı: 1,563
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Yaş: 27

    --->: ürdün kültürü




    ve aleykumusselam arkadaşım ama senin istediğin bu forumda olmaya bilir...

    burda var ama detaylı değil


  4. 01.Haziran.2008, 18:47
    2
    Devamlı Üye



    ve aleykumusselam arkadaşım ama senin istediğin bu forumda olmaya bilir...

    burda var ama detaylı değil


  5. 24.Mart.2012, 03:35
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ürdün Kültürü

    ÜRDÜN

    Dil:
    Arapça.

    Din:
    Resmi din Islam'dir. Halkin % 95'i Sünni Müslüman, % 5'i hiristiyandir.
    Ancak parlamentoda hiristiyanlara % 10 oraninda kontenjan taninmaktadir.

    Cografi durumu:
    Bir Ortadogu ülkesi olan Ürdün, kuzeyden Suriye, dogudan Irak, güneyden Suudi Arabistan, güneybatidan Kizildeniz, batidan da Filistin ve Lut Gölü ile çevrilidir.

    Yönetim sekli:
    Ürdün parlamenter sisteme dayali krallik rejimiyle yönetilmektedir. 1992'de çikarilan bir kanunla siyasi partilerin kurulmasina izin verildi. Üyeleri dört yilda bir gerçeklestirilen seçimlerle belirlenen 80 üyeli bir parlamentosu, 40 kisilik de bir senatosu (üst meclisi) var. Seçimler daha önce nispî temsil sistemine göre yapiliyordu. Ancak ülkede Islami hareketin güçlenmesi üzerine bu hareketin parlamentoda çogunlugu elde etmesine karsi bir tedbir olarak seçim kanunu degistirildi.

    Tarihi:
    Bugünkü Ürdün topraklari Hz. Ömer (r.a.) döneminde Islam devletine katildi. 12. yüzyilda bir süre Haçlilarin isgali altina girdi. 1187'de Haçlilardan kurtarildiktan sonra sirasiyla Eyyubilerin, Fatimilerin ve Memlüklerin elinde kaldi. Memlüklerden sonra 1517'de Osmanli Sultani Yavuz Sultan Selim tarafindan alinarak Osmanli topraklarina katildi. 1831 - 1840 yillari arasinda Misir'da Osmanliya baskaldiran Mehmet Ali Pasa'nin hakimiyetine geçti. Bu ara dönem disinda Ürdün topraklari 1917 Ingiliz isgaline kadar Osmanlilarin elinde kaldi. Ingilizlerin Filistin ve Ürdün topraklarini isgal etmesine, kendisine Arap yarimadasinin kralliginin verilecegi vaadlerine kapilan Serif Hüseyin de yardimci oldu. Ingilizler, 1921'de Serif Hüseyin'in oglu Serif Abdullah'a Ürdün Nehri'nin dogu tarafindaki topraklarda yari bagimsiz bir emirlik kurdurdular. Bu emirlik Ingiltere'nin kontrolü altindaydi. Ingiltere 1946 Londra anlasmasi geregince Ürdün'ün bagimsizligini tanidi. Ingilizlerin Ürdün üzerindeki çikarlarini koruma görevini üstlenmis olan Abdullah'a da Ürdün kralligi payesi verildi. Kral Abdullah, 1951'de yine Ingilizler tarafindan öldürtüldü. Yerine oglu Talal geçti. Fakat daha sonra akli dengesi yerinde olmadigi gerekçesiyle Talal'dan, kralligi birakmasi istendi. O da 1952'de makamini oglu Hüseyin'e devretmek zorunda kaldi.

    Kral Hüseyin ülkede bir denge politikasi uygulamaya çalisti. Baslangiçta parlamenter sisteme dayali bir krallik rejimi kurmak istedi. Fakat kendi yetkilerinden taviz vermek istemediginden ilk seçimlerden sonra olusturulan parlamentolar sembolik bir demokratik kurumdan ibaret kaldi. Kral 1967 Arap - Israil savasinin hemen ardindan parlamentoyu kapatti. Bu parlamento ancak 9 Ocak 1984'te bir araya gelebildi. Genel seçimler ise ancak 8 Kasim 1989'da yapilabildi. Ürdün kralini böyle bir seçim yapmaya da 18 Nisan 1989'da patlak veren olaylar zorladi. Ürdün yönetiminin Nisan 1989'da, IMF ve Dünya Bankasi'nin istekleri dogrultusunda parasini % 50 oraninda devalüe etmesi bir hafta süren genis çapli bir halk ayaklanmasina yol açti. Kral halkini ancak bazi vaadlerle yatistirabildi. Bu vaadlerin arasinda serbest seçim yapilmasi da vardi. Bu dogrultuda 8 Kasim 1989'da gerçeklestirilen genel seçimlerde 80 kisilik parlamentoya, Islami hareketten 18'i Müslüman Kardesler'den olmak üzere 33 kisi girebildi. Islami hareketin sonraki yillarda daha da güçlenmesi üzerine yönetim seçim sistemini degistirdi.

    Islami Hareket:
    Ürdün'deki Islami cemaatler içerisinde en güçlü ve en yaygin olani Müslüman Kardesler'dir. Bu cemaat diger bütün Islami cemaatlerle iyi münasebetler kurmaya ve dayanisma içine girmeye çalismaktadir. Ürdün Müslüman Kardesler cemaatinin her alanda faaliyetleri var. Siyasi partiler yasasinin çikmasindan sonra Islami Çalisma Cephesi'nin kurulusuna öncülük etti. Müslüman Kardesler kültürel ve sosyal faaliyetlerin organizesi için Islam Merkezi Hayir Cemiyeti adli bir teskilat kurdu. Bu teskilat çesitli hayir faaliyetlerini, kültürel, sosyal ve egitime yönelik faaliyetleri organize ediyor. Teskilata bagli olarak Amman'da kurulan ve 1982 yilindan bu yana hizmet veren Islami Hastane üniversite hastanelerinden sonra ülkenin en büyük hastanesidir. Yine ayni teskilata bagli olarak anaokulundan üniversiteye çesitli seviyelerde 23 okul açilmis bulunuyor. Bunlarin basinda da Özel Zerka Üniversitesi gelmektedir. Müslüman Kardesler'in disinda kalan Islami cemaatlerin ileri gelenleri arasinda Hizbu't-Tahrir, Teblig Cemaati, selefiler ve çesitli tasavvufi tarikatlar var.

    Hizbu't-Tahrir geçmiste bir süre Müslüman Kardesler içinde kalmis ancak daha sonra kendine özgü birtakim fikirlerinden dolayi bu cemaatten ayrilmis olan Takiyyuddin en-Nebhani'nin kurmus oldugu bir cemaat. Bu cemaat daha çok hilafet konusuna agirlik veriyor. Mevcut düzenle herhangi bir uzlasma içine girmeye ve parti yoluyla siyasi faaliyet yürütülmesine karsi çikiyor. Hatta ülkedeki yönetimle bir uzlasma anlami tasiyacagini ileri sürdügünden seçimlere katilmaya ve meclise girmeye de karsi çikiyor. Merkezi Pakistan'da bulunan Teblig Cemaati'nin Ürdün'de de küçük çapta bir çalismasi var. Ancak bu cemaat siyasete karismamayi prensip edindiginden Ürdün halki içinde bir etkinlik gösteremiyor.
    Arap dünyasinin her tarafinda etkisini gösteren Selefilik hareketi Ürdün'de önemli oranda etkili. Selefiler sayica çok olmasalar da düsünceler üzerinde etkililer. Ürdün'de selefilik akiminin yayilmasinda en çok bu hareketin liderlerinden olan Nasiruddin el-Albani'nin çalismalari etkili oldu.
    Tasavvufi tarikatlar içinde en yaygin olani Sazeliye tarikatidir


    Vahdet dergisi


    -----------------------
    Ürdün mutfağı

    Ürdün mutfağı, komşu ülkeler Suriye ile Lübnan'ın mutfaklarından pek farklı değildir.
    Ürdün çoğunlukla bir Müslüman ülke, bu nedenle kullanılan malzemeler İslam kurallarına göre ayarlanır.
    Ürdün'ün ulusal yemeği
    mansaf, ancak çoğu zaman musahanya da maklube gibi yemekler de yenilir.



  6. 24.Mart.2012, 03:35
    3
    Silent and lonely rains
    ÜRDÜN

    Dil:
    Arapça.

    Din:
    Resmi din Islam'dir. Halkin % 95'i Sünni Müslüman, % 5'i hiristiyandir.
    Ancak parlamentoda hiristiyanlara % 10 oraninda kontenjan taninmaktadir.

    Cografi durumu:
    Bir Ortadogu ülkesi olan Ürdün, kuzeyden Suriye, dogudan Irak, güneyden Suudi Arabistan, güneybatidan Kizildeniz, batidan da Filistin ve Lut Gölü ile çevrilidir.

    Yönetim sekli:
    Ürdün parlamenter sisteme dayali krallik rejimiyle yönetilmektedir. 1992'de çikarilan bir kanunla siyasi partilerin kurulmasina izin verildi. Üyeleri dört yilda bir gerçeklestirilen seçimlerle belirlenen 80 üyeli bir parlamentosu, 40 kisilik de bir senatosu (üst meclisi) var. Seçimler daha önce nispî temsil sistemine göre yapiliyordu. Ancak ülkede Islami hareketin güçlenmesi üzerine bu hareketin parlamentoda çogunlugu elde etmesine karsi bir tedbir olarak seçim kanunu degistirildi.

    Tarihi:
    Bugünkü Ürdün topraklari Hz. Ömer (r.a.) döneminde Islam devletine katildi. 12. yüzyilda bir süre Haçlilarin isgali altina girdi. 1187'de Haçlilardan kurtarildiktan sonra sirasiyla Eyyubilerin, Fatimilerin ve Memlüklerin elinde kaldi. Memlüklerden sonra 1517'de Osmanli Sultani Yavuz Sultan Selim tarafindan alinarak Osmanli topraklarina katildi. 1831 - 1840 yillari arasinda Misir'da Osmanliya baskaldiran Mehmet Ali Pasa'nin hakimiyetine geçti. Bu ara dönem disinda Ürdün topraklari 1917 Ingiliz isgaline kadar Osmanlilarin elinde kaldi. Ingilizlerin Filistin ve Ürdün topraklarini isgal etmesine, kendisine Arap yarimadasinin kralliginin verilecegi vaadlerine kapilan Serif Hüseyin de yardimci oldu. Ingilizler, 1921'de Serif Hüseyin'in oglu Serif Abdullah'a Ürdün Nehri'nin dogu tarafindaki topraklarda yari bagimsiz bir emirlik kurdurdular. Bu emirlik Ingiltere'nin kontrolü altindaydi. Ingiltere 1946 Londra anlasmasi geregince Ürdün'ün bagimsizligini tanidi. Ingilizlerin Ürdün üzerindeki çikarlarini koruma görevini üstlenmis olan Abdullah'a da Ürdün kralligi payesi verildi. Kral Abdullah, 1951'de yine Ingilizler tarafindan öldürtüldü. Yerine oglu Talal geçti. Fakat daha sonra akli dengesi yerinde olmadigi gerekçesiyle Talal'dan, kralligi birakmasi istendi. O da 1952'de makamini oglu Hüseyin'e devretmek zorunda kaldi.

    Kral Hüseyin ülkede bir denge politikasi uygulamaya çalisti. Baslangiçta parlamenter sisteme dayali bir krallik rejimi kurmak istedi. Fakat kendi yetkilerinden taviz vermek istemediginden ilk seçimlerden sonra olusturulan parlamentolar sembolik bir demokratik kurumdan ibaret kaldi. Kral 1967 Arap - Israil savasinin hemen ardindan parlamentoyu kapatti. Bu parlamento ancak 9 Ocak 1984'te bir araya gelebildi. Genel seçimler ise ancak 8 Kasim 1989'da yapilabildi. Ürdün kralini böyle bir seçim yapmaya da 18 Nisan 1989'da patlak veren olaylar zorladi. Ürdün yönetiminin Nisan 1989'da, IMF ve Dünya Bankasi'nin istekleri dogrultusunda parasini % 50 oraninda devalüe etmesi bir hafta süren genis çapli bir halk ayaklanmasina yol açti. Kral halkini ancak bazi vaadlerle yatistirabildi. Bu vaadlerin arasinda serbest seçim yapilmasi da vardi. Bu dogrultuda 8 Kasim 1989'da gerçeklestirilen genel seçimlerde 80 kisilik parlamentoya, Islami hareketten 18'i Müslüman Kardesler'den olmak üzere 33 kisi girebildi. Islami hareketin sonraki yillarda daha da güçlenmesi üzerine yönetim seçim sistemini degistirdi.

    Islami Hareket:
    Ürdün'deki Islami cemaatler içerisinde en güçlü ve en yaygin olani Müslüman Kardesler'dir. Bu cemaat diger bütün Islami cemaatlerle iyi münasebetler kurmaya ve dayanisma içine girmeye çalismaktadir. Ürdün Müslüman Kardesler cemaatinin her alanda faaliyetleri var. Siyasi partiler yasasinin çikmasindan sonra Islami Çalisma Cephesi'nin kurulusuna öncülük etti. Müslüman Kardesler kültürel ve sosyal faaliyetlerin organizesi için Islam Merkezi Hayir Cemiyeti adli bir teskilat kurdu. Bu teskilat çesitli hayir faaliyetlerini, kültürel, sosyal ve egitime yönelik faaliyetleri organize ediyor. Teskilata bagli olarak Amman'da kurulan ve 1982 yilindan bu yana hizmet veren Islami Hastane üniversite hastanelerinden sonra ülkenin en büyük hastanesidir. Yine ayni teskilata bagli olarak anaokulundan üniversiteye çesitli seviyelerde 23 okul açilmis bulunuyor. Bunlarin basinda da Özel Zerka Üniversitesi gelmektedir. Müslüman Kardesler'in disinda kalan Islami cemaatlerin ileri gelenleri arasinda Hizbu't-Tahrir, Teblig Cemaati, selefiler ve çesitli tasavvufi tarikatlar var.

    Hizbu't-Tahrir geçmiste bir süre Müslüman Kardesler içinde kalmis ancak daha sonra kendine özgü birtakim fikirlerinden dolayi bu cemaatten ayrilmis olan Takiyyuddin en-Nebhani'nin kurmus oldugu bir cemaat. Bu cemaat daha çok hilafet konusuna agirlik veriyor. Mevcut düzenle herhangi bir uzlasma içine girmeye ve parti yoluyla siyasi faaliyet yürütülmesine karsi çikiyor. Hatta ülkedeki yönetimle bir uzlasma anlami tasiyacagini ileri sürdügünden seçimlere katilmaya ve meclise girmeye de karsi çikiyor. Merkezi Pakistan'da bulunan Teblig Cemaati'nin Ürdün'de de küçük çapta bir çalismasi var. Ancak bu cemaat siyasete karismamayi prensip edindiginden Ürdün halki içinde bir etkinlik gösteremiyor.
    Arap dünyasinin her tarafinda etkisini gösteren Selefilik hareketi Ürdün'de önemli oranda etkili. Selefiler sayica çok olmasalar da düsünceler üzerinde etkililer. Ürdün'de selefilik akiminin yayilmasinda en çok bu hareketin liderlerinden olan Nasiruddin el-Albani'nin çalismalari etkili oldu.
    Tasavvufi tarikatlar içinde en yaygin olani Sazeliye tarikatidir


    Vahdet dergisi


    -----------------------
    Ürdün mutfağı

    Ürdün mutfağı, komşu ülkeler Suriye ile Lübnan'ın mutfaklarından pek farklı değildir.
    Ürdün çoğunlukla bir Müslüman ülke, bu nedenle kullanılan malzemeler İslam kurallarına göre ayarlanır.
    Ürdün'ün ulusal yemeği
    mansaf, ancak çoğu zaman musahanya da maklube gibi yemekler de yenilir.






+ Yorum Gönder