Konusunu Oylayın.: Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yardım is

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı.

Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yardım is
  1. 14.Mart.2008, 16:44
    1
    şeyma rağna
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2008
    Üye No: 11582
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: GÜLE HARRET TOPRAĞI

    Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yardım is






    Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yardım is Mumsema Selamun Aleyküm Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından Ve Peygamberimizden Yardım Bekleniyor.bizler Fatiha Suresinde (...ve Ancak Senden Yardım Bekleriz)diyoruz.bu şirk Olur Mu.


  2. 14.Mart.2008, 16:44
    1



    Selamun Aleyküm Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından Ve Peygamberimizden Yardım Bekleniyor.bizler Fatiha Suresinde (...ve Ancak Senden Yardım Bekleriz)diyoruz.bu şirk Olur Mu.


    Benzer Konular

    - İslamda Rabıtanın yeri ne? Rabıta nedir? Rabıta nasıl yapılır?

    - Altı Esma diye bir şey varmış, bunlar hangi isimlerdir?

    - Maksimilyan diye bir sahabe varmış sanırım anlamını bilen var mı çok aradım ama bulam

    - Tasavvufta dört kapı diye bir şey varmış, bunlar Ehl-i sünnete aykırı mıdır?

    - İçimde duyduğum sesler hakkında(yardım)

  3. 04.Şubat.2009, 17:28
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,373
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yar




    konu sizden gelen sorular bölmüne taşındı


  4. 04.Şubat.2009, 17:28
    2
    Moderatör



    konu sizden gelen sorular bölmüne taşındı


  5. 04.Şubat.2009, 17:54
    3
    ihramlı
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Mayıs.2007
    Üye No: 842
    Mesaj Sayısı: 668
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 62
    Bulunduğu yer: YOK

    --->: Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yar

    eline ve emeğine sağlık ALLAH razı olsun


  6. 04.Şubat.2009, 17:54
    3
    Kıdemli Üye
    eline ve emeğine sağlık ALLAH razı olsun


  7. 05.Temmuz.2012, 12:18
    4
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 705
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 56

    Cevap: Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından ya




    Efendi Hazretlerimizin bir gurup hocaya rabıtayı anlattığı çok özel sohbetini siz kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. İşte o Sohbette anlatılan rabıtanın 3 şekli:

    Bu tarikatta iki şeyle ilerlenir. Biri rabıtayı şerife, diğeri de zikirdir. Rabıta illa lazımdır. Rabıta üç türlüdür.

    Birincisi ayna rabıtasıdır. Gözünü yumup hayale getirmek. Şeyh Efendi (Hacı Ali Haydar Kuddise Sirrahu) ders verirken buyururlardı ki: “Oğlum! Anneni tanıyor musun? Evet. Gözünü yumsan kaşı, gözü, yüzü, boyu vs. hayaline gelir mi? Gelir. İşte rabıta ettiğin zatı da öyle hayal edeceksin, ne niyetle?
    Bu zat benim Allah’ımın aynasıdır niyetiyle. Allah’ımın cemali, nuru şeyhime parlıyor, O’ndan da benim kalbime parlıyor ve oradan da her zerreme yayılıyor, Allahım ile O’nun arasında perde yok diye hayal edeceksin.
    Maksudum bizzat var (ulaşmak istediğim maksat), bir de maksudum bil vasıta (maksata ulaştıracak vasıta)
    Maksudum bizzat Allah’u Teala’dır. Maksudum bil vasıta ise şeyhtir. Maksudumuz Allah’u Teala’dır. Şeyhin ise o maksuda vasıtadır. Vasıta başka, asıl başkadır. Bizim aradığımız Allah’u Teala’dır. Rabıta ise onun yoludur.
    Niyazi Hazretleri bir beytinde diyor ki:
    Tarıki rabıta aslı usuldür
    O dahi baisi seyri vusuldür
    Sakın terkeyleme o sulü paki
    Anınla varlığın bulsun helaki
    Mürşid bir aynadır. Kalbinin gözüyle rabıta ettiğin kimseye bakıyorsun. Şeyh maksut değildir, maksut o aynadan görülendir. Güneşe tutulan aynaya bakan güneşi tam gördüğü gibi Mevla’ya tutulan aynaya bakan da Mevla’yı görür gibi olur. Niçin görür gibi olur diyoruz? Güneş maddidir tam gözükür, Mevla Teala manevi olduğu için tam gözükmez, gözükür gibi olur, bir de dünyanın Allah’u Teala’yı göstermeye kabiliyeti yoktur. Dünyada Allah’u Teâlâ’yı görmek yok, görür gibi olmak var. İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki: “Ru’yet rüst, kerru’ye hest” Allah’u Teâlâ’yı görmek yok, görür gibi olmak var.
    Bu daha ileride anlaşılır. Rabıta ettiğin vakit: “Ya Rabbi! Bu aynadan sana bakıyorum, her ne kadar seni göremiyorsam da bu aynanın karşısında ancak sen varsın ve sana Allah-Allah diyorum diyeceksin.
    Rabıtanın ikinci şekli; Alın alına kalp kalbe karşı. Yani senin ruhunun alnı mürşidin ruhunun alnına dayanmış ve senin kalp kovan onun kalp çeşmesinin altına konulmuş, Mevla’nın nuru feyzi şeyhinin kalp çeşmesinden senin kalp kovana aktığını hayal edeceksin. Efendi Babam rabıtanın ikinci şekline çok müessir (tesir edici)dir derdi. Rabıtanın üçüncü şekli; tezekkür-ü mevt (ölümü evvelinden sonuna kadar hayal etmektir). Şöyle ki, sure-i şerifleri okuyup rabıtaları bitirdikten sonra sanki sana ağır bir hastalık çöktü, duyan geldi, eve insan yığıldı. Kimi sana okuyor, kimi ilaç yapıyor, kimi de ağlıyor. Sen ise can çekişiyorsun, bir de canın çıktı. Cenaze yıkayanlar gelip seni soydular, yıkadılar, kefene sardılar, tabuta koydular musallaya getirip cenaze namazını kıldılar ve seni kabre koydular. Sen ise kabirde yalnızsın ve kendi kendine soruyorsun: “Ben neredeyim?”Yine kendin cevap veriyorsun: “mezardayım” Mezarda olan dünyaya dönmez, ya burada oturan kim? Burada oturan şeyhtir, diyorsun. Şeyhin senin yerinde sen ise mezardasın yani sen hayalen şeyh oluyorsun, şeyhe ne feyiz dökülüyorsa sana da o feyiz dökülüyor.İşte o feyiz dersi kolaylaştırıyor hatta dünya işlerini bile kolaylaştırıyor. O nur, vurduğu yeri ıslah ediyor ve Allah’u Teâlâ’yı görür gibi yapıyor. Bize bu lazım ama millet bundan gafil. Âli himmetli olalım. Allah (Celle Celaluhu) ali himmetlileri sever. Üç türlü rabıta dedik, bu rabıtaların üçü bir arada olmaz. İkisi de bir arada olmaz, bir tanesi ile olacak. Bu gün biriyle, yarında diğeriyle rabıta yapabilirsin, devamlı bir tanesi ile de yapabilirsin.EFENDİ HAZRETLERİNİN RABITA HAKKINDA SÖZLERİNDEN
    Rabıtasız çalışmak, eve bacadan girmeye benzer, baca duman çıkarmak için yapıldı, girmek için yapılmadı.
    Dosdoğru yol var iken sen rabıtasız yoldan sağlam olmayan yoldan gitmiş oluyorsun. Rabıta-ı Şerife Nakşi tarikatında büyük temeldir. Sen dünyanın bir ucunda olsan, şeyhin de bir ucunda olsa rabıta edince beraber oluyorsun. İnsan her gün tarikat dersine çalışırsa Allah (Celle Celaluhu) ona bir kolaylık verir ve elinden tutar. Not: Efendi hazretlerimizin “Tarikat dersi nasıl yapılmalı” adlı, tarikat derslerinin nasıl yapılması gerektiğini anlatan çok özel sohbetini de ileriki günlerde yayınlayacağız inşallah. Takipte kalın!
    www.ismailaga.info







  8. 05.Temmuz.2012, 12:18
    4
    Devamlı Üye



    Efendi Hazretlerimizin bir gurup hocaya rabıtayı anlattığı çok özel sohbetini siz kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. İşte o Sohbette anlatılan rabıtanın 3 şekli:

    Bu tarikatta iki şeyle ilerlenir. Biri rabıtayı şerife, diğeri de zikirdir. Rabıta illa lazımdır. Rabıta üç türlüdür.

    Birincisi ayna rabıtasıdır. Gözünü yumup hayale getirmek. Şeyh Efendi (Hacı Ali Haydar Kuddise Sirrahu) ders verirken buyururlardı ki: “Oğlum! Anneni tanıyor musun? Evet. Gözünü yumsan kaşı, gözü, yüzü, boyu vs. hayaline gelir mi? Gelir. İşte rabıta ettiğin zatı da öyle hayal edeceksin, ne niyetle?
    Bu zat benim Allah’ımın aynasıdır niyetiyle. Allah’ımın cemali, nuru şeyhime parlıyor, O’ndan da benim kalbime parlıyor ve oradan da her zerreme yayılıyor, Allahım ile O’nun arasında perde yok diye hayal edeceksin.
    Maksudum bizzat var (ulaşmak istediğim maksat), bir de maksudum bil vasıta (maksata ulaştıracak vasıta)
    Maksudum bizzat Allah’u Teala’dır. Maksudum bil vasıta ise şeyhtir. Maksudumuz Allah’u Teala’dır. Şeyhin ise o maksuda vasıtadır. Vasıta başka, asıl başkadır. Bizim aradığımız Allah’u Teala’dır. Rabıta ise onun yoludur.
    Niyazi Hazretleri bir beytinde diyor ki:
    Tarıki rabıta aslı usuldür
    O dahi baisi seyri vusuldür
    Sakın terkeyleme o sulü paki
    Anınla varlığın bulsun helaki
    Mürşid bir aynadır. Kalbinin gözüyle rabıta ettiğin kimseye bakıyorsun. Şeyh maksut değildir, maksut o aynadan görülendir. Güneşe tutulan aynaya bakan güneşi tam gördüğü gibi Mevla’ya tutulan aynaya bakan da Mevla’yı görür gibi olur. Niçin görür gibi olur diyoruz? Güneş maddidir tam gözükür, Mevla Teala manevi olduğu için tam gözükmez, gözükür gibi olur, bir de dünyanın Allah’u Teala’yı göstermeye kabiliyeti yoktur. Dünyada Allah’u Teâlâ’yı görmek yok, görür gibi olmak var. İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki: “Ru’yet rüst, kerru’ye hest” Allah’u Teâlâ’yı görmek yok, görür gibi olmak var.
    Bu daha ileride anlaşılır. Rabıta ettiğin vakit: “Ya Rabbi! Bu aynadan sana bakıyorum, her ne kadar seni göremiyorsam da bu aynanın karşısında ancak sen varsın ve sana Allah-Allah diyorum diyeceksin.
    Rabıtanın ikinci şekli; Alın alına kalp kalbe karşı. Yani senin ruhunun alnı mürşidin ruhunun alnına dayanmış ve senin kalp kovan onun kalp çeşmesinin altına konulmuş, Mevla’nın nuru feyzi şeyhinin kalp çeşmesinden senin kalp kovana aktığını hayal edeceksin. Efendi Babam rabıtanın ikinci şekline çok müessir (tesir edici)dir derdi. Rabıtanın üçüncü şekli; tezekkür-ü mevt (ölümü evvelinden sonuna kadar hayal etmektir). Şöyle ki, sure-i şerifleri okuyup rabıtaları bitirdikten sonra sanki sana ağır bir hastalık çöktü, duyan geldi, eve insan yığıldı. Kimi sana okuyor, kimi ilaç yapıyor, kimi de ağlıyor. Sen ise can çekişiyorsun, bir de canın çıktı. Cenaze yıkayanlar gelip seni soydular, yıkadılar, kefene sardılar, tabuta koydular musallaya getirip cenaze namazını kıldılar ve seni kabre koydular. Sen ise kabirde yalnızsın ve kendi kendine soruyorsun: “Ben neredeyim?”Yine kendin cevap veriyorsun: “mezardayım” Mezarda olan dünyaya dönmez, ya burada oturan kim? Burada oturan şeyhtir, diyorsun. Şeyhin senin yerinde sen ise mezardasın yani sen hayalen şeyh oluyorsun, şeyhe ne feyiz dökülüyorsa sana da o feyiz dökülüyor.İşte o feyiz dersi kolaylaştırıyor hatta dünya işlerini bile kolaylaştırıyor. O nur, vurduğu yeri ıslah ediyor ve Allah’u Teâlâ’yı görür gibi yapıyor. Bize bu lazım ama millet bundan gafil. Âli himmetli olalım. Allah (Celle Celaluhu) ali himmetlileri sever. Üç türlü rabıta dedik, bu rabıtaların üçü bir arada olmaz. İkisi de bir arada olmaz, bir tanesi ile olacak. Bu gün biriyle, yarında diğeriyle rabıta yapabilirsin, devamlı bir tanesi ile de yapabilirsin.EFENDİ HAZRETLERİNİN RABITA HAKKINDA SÖZLERİNDEN
    Rabıtasız çalışmak, eve bacadan girmeye benzer, baca duman çıkarmak için yapıldı, girmek için yapılmadı.
    Dosdoğru yol var iken sen rabıtasız yoldan sağlam olmayan yoldan gitmiş oluyorsun. Rabıta-ı Şerife Nakşi tarikatında büyük temeldir. Sen dünyanın bir ucunda olsan, şeyhin de bir ucunda olsa rabıta edince beraber oluyorsun. İnsan her gün tarikat dersine çalışırsa Allah (Celle Celaluhu) ona bir kolaylık verir ve elinden tutar. Not: Efendi hazretlerimizin “Tarikat dersi nasıl yapılmalı” adlı, tarikat derslerinin nasıl yapılması gerektiğini anlatan çok özel sohbetini de ileriki günlerde yayınlayacağız inşallah. Takipte kalın!
    www.ismailaga.info







  9. 25.Mart.2016, 16:30
    5
    Misafir

    Cevap: Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yardım is

    Bir insan nasıl Allah ın nurunu taşıyabilir ve onun aynası olabilir. Küfürde sınırınız kalmamış


  10. 25.Mart.2016, 16:30
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bir insan nasıl Allah ın nurunu taşıyabilir ve onun aynası olabilir. Küfürde sınırınız kalmamış


  11. 10.Eylül.2016, 14:32
    6
    Misafir

    Yorum: Rabıta Diye Bir şey Varmış Bu Nedir Ve Duyduğum Kadarıyla,allah Doslarından yardım is

    Allahu Teala’nın yeryüzünde yaşayanlar içinde (feyiz ve nur) kapları vardır. Rabbinizin kapları salih kullarının kalpleridir. Bu kalplerin O’na en sevgili olanları,
    en yumuşak ve en ince olanlarıdır.”
    (21 Ahmed, K. Zühd, No: 827; Ebu Nuaym, Hilye, VI, 97; Abdullah b. Ahmed, Zevaidü’-Zühd, 153; Suyutî, es-Sağır, No: 2375)


  12. 10.Eylül.2016, 14:32
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allahu Teala’nın yeryüzünde yaşayanlar içinde (feyiz ve nur) kapları vardır. Rabbinizin kapları salih kullarının kalpleridir. Bu kalplerin O’na en sevgili olanları,
    en yumuşak ve en ince olanlarıdır.”
    (21 Ahmed, K. Zühd, No: 827; Ebu Nuaym, Hilye, VI, 97; Abdullah b. Ahmed, Zevaidü’-Zühd, 153; Suyutî, es-Sağır, No: 2375)





+ Yorum Gönder