Konusunu Oylayın.: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

5 üzerinden 4.46 | Toplam : 13 kişi
Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir
  1. 19.Ocak.2008, 12:40
    1
    kirik_mizrap
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ekim.2007
    Üye No: 3720
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir






    Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir Mumsema Akadaşlar ben birşey sormak istiyorum bilmiyorum kusura bakmayın onun için soruyorum günün 5 vakit namazının her birinin birbirinden farklı rekat sayıları var, sabah 2+2=4 öğle 4+4+2=10 gibi bunlar neden bu şekilde yani neden hepsi 10 rekat yada hepsi 4 rekat değil bunun özel bir sebebi mi var yoksa bu şekilde süre gelmiş birşeymi Haşa sakın beni yanlış anlamayın bunu sadece merak ettiğim için soruyorum Allah'ın emridir her halukarda uymak bizim boynumuzun borcu ve farz fakat sadece merak ettim eğer bilen varsa cevaplarsa sevinirim

    Bunu şunun için soruyorum bildiğiniz gibi ikindi namazının sünneti, vitir namazı Peygamber efendimizin başından geçenlerden dolayı bu şekli almıştır diğerlerinde de aynı durum varmı onu merak ettim şimdiden teşekkürler.

    Daha bunun gibi aklıma taklan bir çok soru var zamanla başınızı ağrıtacağım

    Allah'a emanet olun



  2. 19.Ocak.2008, 12:40
    1
    Devamlı Üye



    Akadaşlar ben birşey sormak istiyorum bilmiyorum kusura bakmayın onun için soruyorum günün 5 vakit namazının her birinin birbirinden farklı rekat sayıları var, sabah 2+2=4 öğle 4+4+2=10 gibi bunlar neden bu şekilde yani neden hepsi 10 rekat yada hepsi 4 rekat değil bunun özel bir sebebi mi var yoksa bu şekilde süre gelmiş birşeymi Haşa sakın beni yanlış anlamayın bunu sadece merak ettiğim için soruyorum Allah'ın emridir her halukarda uymak bizim boynumuzun borcu ve farz fakat sadece merak ettim eğer bilen varsa cevaplarsa sevinirim

    Bunu şunun için soruyorum bildiğiniz gibi ikindi namazının sünneti, vitir namazı Peygamber efendimizin başından geçenlerden dolayı bu şekli almıştır diğerlerinde de aynı durum varmı onu merak ettim şimdiden teşekkürler.

    Daha bunun gibi aklıma taklan bir çok soru var zamanla başınızı ağrıtacağım

    Allah'a emanet olun



    Benzer Konular

    - Caferi Mezhebinde Farz Namazların Rekat Sayısı

    - Şafilerde bütün farz namazların sünnetleri iki rekat olarak mı kılınıyor?

    - Farz namazların ve diğer namazların son iki rekatlarında fatihayı okumanın hükmü nedir okunmasa olur

    - Namazların 2 şer,3 er, 4 er Rekat Olarak Kılınmasının Hikmeti

    - Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında

  3. 19.Ocak.2008, 13:06
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    namazlar neden 4 3 2 rekat




    Namazların rekat sayısının hikmetleri

    Namaz veya ibadetlerin sayı ve miktarı tamamıyla Allah’ın iradesine ve isteğine göre belirleniyor.

    Şöyle ki, şeriatın iki çeşit hükümleri vardır.
    1. Taabbudi dediğimiz yani hikmeti bilinmeyen ve tamamıyla Allah’ın emir ve yasağına bakan kurallardır.
    2. Makul-ul mana dediğimiz ilahi emirler veya yasaklarda yatan hikmetlerin araştırılabileceği kısım.
    Sizin sorduğunuz soruya bu taraftan da bakalım.

    Niye sabah namazı 2 rekat da 10 veya 20 rekat değil.
    Cevap, Allah emrettiği için.
    Öğle namazı Allah tarafından 4 rekat olarak tayin edilmiştir. Bunun hikmetini araştırmak sonuçsuz olacaktır. Çünkü Allah öyle emretmiştir. Ve bunun asıl cevabı budur. Ama bazı şeriat kuralları hikmetle izah edilebilir. Ama hikmetler asıl değildir. Asıl olan Allah’ın emri veya yasaklamasıdır.

    Mesela, Allah namazı niye emretmiştir? Buna istediğiniz kadar hatta ciltlerle hikmet ve gaye açısından cevap verilebilir. Niye oruç tutuyoruz, hikmetleri araştırılıp cevap verilebilir. Ama hikmet ve faydalar Allah’ın emri yerine geçemez. Şöyle ki, orucun bir hikmeti insanların aç kalıp, yokluk içerisinde yaşayan insanların halinden anlayıp onlara şefkatle yaklaşmalarını sağlamaktır.

    Şimdi birisi bunu esas tutup “ben daha fazla aç kalıp daha fazla şefkat hissim kabarsın ve fakirlere daha fazla yardımda bulunayım” diyebilir. İmsak vakti saat 4.00 olduğu halde, bu adam gece saat 11.00’den oruca niyet edip, fakat akşam vaktine 5 dakika kala orucunu açsa orucu sahih olur mu? Elbette olmaz. Çünkü orucun açılması için belirli bir zaman var ve bu adam daha fazla aç kaldığı halde, oruç tutmuş olmuyor. Yani oruçtan beklenen hikmet daha fazla yerine gelmiş, fakat Allah’ın izin vermediği bir zamanda açtığı için oruç yerine gelmemektedir.

    İşte kardeşim İslamın tüm emir ve yasaklarına bu şekilde bakmamız gerekir. Yani Allah böyle emretmiş veya böyle yasakladığı için bunu yapıyoruz. Bunun hikmetleri elbette vardır. Ve bu hikmetler elbette araştırılır. Bu da bir ilim ve ibadettir. Ama hikmetler ve faydalar kesinlikle asıl değil, ayrıntıdır. Selam ve dua ile

    Meselâ içki, kumar, murdar hayvan eti ve rüşvet haram kılınmıştır. Akıl, bunların meşrû oluş hikmetini kavrar. Eğer hükmün mânası, teyemmüm abdesti ve namazın rekatlarının sayısı veya şekli gibi akıl ile bilinemezse kıyas konusu olamaz. Ebû Hanîfe'ye göre, hüküm âyet ve hadislerinin hepsinin mânâsı akıl ile kavranabilir ve illetleri anlaşılır. Ancak ibâdet (taabbûdî) olduğuna dair delil bulunanlar bundan müstesnadır. Bu, meşrû oluş sebebi akıl ile kavranılamayan ibadet veyâ hükümlerin bir hikmet veya faydası yoktur, anlamına gelmez. Şüphesiz bunların da hikmet ve faydaları vardır; fakat akıl bunlardaki illeti anlayarak benzerlerine uygulama yeteneğine sâhip değildir (Ebû Zehrâ, a.g.e, s. 234).

    Mesela sizin e- mailinizin bir şifresi vardır. O şifreyi yanlış girdiğiniz takdirde – mail kutunuza giremezsiniz. İşte bazı ilahi sırların açılabilmesi için belirli sayıda tesbihin, salavatın çekilmesi veya belirli rekatta namazların kılınması gerekir. Bu sayıya kasten riayet edilmez ise o ilahi sırra erişilmesi mümkün değildir. Fakat sehven yani unutarak yanlış yapılmış ise, Cenab-ı Hakkın rahmeti sizden onu kabul etmektedir. O ayrı meseledir.




  4. 19.Ocak.2008, 13:06
    2
    Moderatör



    Namazların rekat sayısının hikmetleri

    Namaz veya ibadetlerin sayı ve miktarı tamamıyla Allah’ın iradesine ve isteğine göre belirleniyor.

    Şöyle ki, şeriatın iki çeşit hükümleri vardır.
    1. Taabbudi dediğimiz yani hikmeti bilinmeyen ve tamamıyla Allah’ın emir ve yasağına bakan kurallardır.
    2. Makul-ul mana dediğimiz ilahi emirler veya yasaklarda yatan hikmetlerin araştırılabileceği kısım.
    Sizin sorduğunuz soruya bu taraftan da bakalım.

    Niye sabah namazı 2 rekat da 10 veya 20 rekat değil.
    Cevap, Allah emrettiği için.
    Öğle namazı Allah tarafından 4 rekat olarak tayin edilmiştir. Bunun hikmetini araştırmak sonuçsuz olacaktır. Çünkü Allah öyle emretmiştir. Ve bunun asıl cevabı budur. Ama bazı şeriat kuralları hikmetle izah edilebilir. Ama hikmetler asıl değildir. Asıl olan Allah’ın emri veya yasaklamasıdır.

    Mesela, Allah namazı niye emretmiştir? Buna istediğiniz kadar hatta ciltlerle hikmet ve gaye açısından cevap verilebilir. Niye oruç tutuyoruz, hikmetleri araştırılıp cevap verilebilir. Ama hikmet ve faydalar Allah’ın emri yerine geçemez. Şöyle ki, orucun bir hikmeti insanların aç kalıp, yokluk içerisinde yaşayan insanların halinden anlayıp onlara şefkatle yaklaşmalarını sağlamaktır.

    Şimdi birisi bunu esas tutup “ben daha fazla aç kalıp daha fazla şefkat hissim kabarsın ve fakirlere daha fazla yardımda bulunayım” diyebilir. İmsak vakti saat 4.00 olduğu halde, bu adam gece saat 11.00’den oruca niyet edip, fakat akşam vaktine 5 dakika kala orucunu açsa orucu sahih olur mu? Elbette olmaz. Çünkü orucun açılması için belirli bir zaman var ve bu adam daha fazla aç kaldığı halde, oruç tutmuş olmuyor. Yani oruçtan beklenen hikmet daha fazla yerine gelmiş, fakat Allah’ın izin vermediği bir zamanda açtığı için oruç yerine gelmemektedir.

    İşte kardeşim İslamın tüm emir ve yasaklarına bu şekilde bakmamız gerekir. Yani Allah böyle emretmiş veya böyle yasakladığı için bunu yapıyoruz. Bunun hikmetleri elbette vardır. Ve bu hikmetler elbette araştırılır. Bu da bir ilim ve ibadettir. Ama hikmetler ve faydalar kesinlikle asıl değil, ayrıntıdır. Selam ve dua ile

    Meselâ içki, kumar, murdar hayvan eti ve rüşvet haram kılınmıştır. Akıl, bunların meşrû oluş hikmetini kavrar. Eğer hükmün mânası, teyemmüm abdesti ve namazın rekatlarının sayısı veya şekli gibi akıl ile bilinemezse kıyas konusu olamaz. Ebû Hanîfe'ye göre, hüküm âyet ve hadislerinin hepsinin mânâsı akıl ile kavranabilir ve illetleri anlaşılır. Ancak ibâdet (taabbûdî) olduğuna dair delil bulunanlar bundan müstesnadır. Bu, meşrû oluş sebebi akıl ile kavranılamayan ibadet veyâ hükümlerin bir hikmet veya faydası yoktur, anlamına gelmez. Şüphesiz bunların da hikmet ve faydaları vardır; fakat akıl bunlardaki illeti anlayarak benzerlerine uygulama yeteneğine sâhip değildir (Ebû Zehrâ, a.g.e, s. 234).

    Mesela sizin e- mailinizin bir şifresi vardır. O şifreyi yanlış girdiğiniz takdirde – mail kutunuza giremezsiniz. İşte bazı ilahi sırların açılabilmesi için belirli sayıda tesbihin, salavatın çekilmesi veya belirli rekatta namazların kılınması gerekir. Bu sayıya kasten riayet edilmez ise o ilahi sırra erişilmesi mümkün değildir. Fakat sehven yani unutarak yanlış yapılmış ise, Cenab-ı Hakkın rahmeti sizden onu kabul etmektedir. O ayrı meseledir.




  5. 19.Ocak.2008, 13:29
    3
    kirik_mizrap
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ekim.2007
    Üye No: 3720
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Allah razi olsun bilgilendirdiniz beni cok guzel

    yaa kusura bakma neolur affiniza istekdeyim ama bunu ben gayri muslumana nasil anlatirim ki Allahin emri deyip cikamam isin icinden

    yaa kusura bakma neolur affiniza istekdeyim ama bunu ben gayri muslumana nasil anlatirim ki Allahin emri deyip cikamam isin icinden


  6. 19.Ocak.2008, 13:29
    3
    Devamlı Üye
    Allah razi olsun bilgilendirdiniz beni cok guzel

    yaa kusura bakma neolur affiniza istekdeyim ama bunu ben gayri muslumana nasil anlatirim ki Allahin emri deyip cikamam isin icinden

    yaa kusura bakma neolur affiniza istekdeyim ama bunu ben gayri muslumana nasil anlatirim ki Allahin emri deyip cikamam isin icinden


  7. 19.Ocak.2008, 14:57
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    kirik_mizrap Nickli Üyeden Alıntı
    yaa kusura bakma neolur affiniza istekdeyim ama bunu ben gayri muslumana nasil anlatirim ki Allahin emri deyip cikamam isin icinden



    gayri müslime namazı ve namazdaki rekatları değil imanı anlat.
    yontemin yanlış bence

    NAMAZ’IN VAKİT VE REK’AT SAYISININ HİKMETLERİ :


    Herkesin bildiği gibi biz dünya meşguliyetlerine kendimizi kaptırarak Allah’ın emirlerini unutarak günahkar oluyoruz. O halde dünya işleri ile ne kadar baş başa kalırsak günahkar olma ihtimalimiz o kadar fazladır. Namaz vakti gelince minarelerden dalga, dalga havaya yayılıp göye yükselten (Allah’u ekber) sesleri bizi kalbimizde biriken kirlerden temizlemeye davet eder.
    Birde şöyle düşünelim. “Uyku yarı ölümdür” derler, gerçekte tam ölümden çok az farkı vardır. Sinir sistemi ile kan dolaşımı gibi ana faaliyetler bir yana bırakılacak olursa, uyku sırasında vücudun her türlü hareketi tamamen durmaktadır: uyku sayesin de gün boyu çalışarak yorulan göz, kulak, el, kol, bacak, beyin ve diğer bütün azalarımız dinlenmekte; enerji toplamakta ve ertesi günün çalışmalarına hazır hale gelmektedir.işte uykudan uyanınca kişi yarı yarıya öldükten sonra tekrar dirilten ve üstelik akşamki yorgunluk ve uyuşukluktan kurtarıp çalışma arzusu ile dopdolu hale getiren Allah’ın SABAH NAMAZI adı sabah namazı adı altında minnet ve teşekkür borcunu ödemeye çalışmaktadır.
    Taze bir kuvvet ve yepyeni bir enerji ile işine koşan, günün ortasına kadar çalışırken, Allah’ın binlerce nimetini kullanmakta, binlerce yardımına mazhar olmaktadır. Bu sayede dünyalık ihtiyaçlarını karşılamakta, kendisinin ve bakmak zorunda olduğu kişilerin rızkını sağlamaktadır. Bu arada epeyce günahlar, hatalar yanlışlıklarda yapmaktadır.
    İşte bunun üzerine kişi hem sabah dan beri devam eden nimetlerine karşı bunlar henüz teker, teker aklında iken, şükür borcunu ödemek için ÖĞLE NAMAZI adı altında Allah’ın huzuruna çıkar.
    Aynı düşünce ve gayelerde İKİNDİ-AKŞAM ve YATSI namaz larınıda kıldıktan sonra kişi tertemiz olarak yorgun bedenini dinlendirip ertesi güne hazırlanmak üzere uykunun sıcak kollarına kendini atar.

    Kullarına hiçbir zaman yapamıyacakları zor şeyleri emretmeyen, kulları için daima kolaylıkları emreden Cenab-ı Allah yolculukta farz namazların rekat sayısını normal hale nazaran nerdeyse yarıya kadar kısaltmış, böylece yolculuk sıkıntıları içinde, hiçbir zorluğa katlanmadan kullarına namaz kılma kolaylığını bağışlamıştır. Kolaylıklar sadece bundan ibaret değildir. Suyun bulunmadığı yerlerde teyemmüm edilebilmekte, ayakta da durmak mümkün olmayınca oturarak, oda zor gelince yaslanarak, daha da olmazsa yatılan yerde baş işareti ile namaz kılmaya müsaade verilmiştir.

    Namazı cemaat ile kılınması hususunda ise sayılmayacak kadar hikmetler vardır. Zengin, fakir, amir, memur, genç yaşlı, alim, cahil, bütün Müslümanlar tek imamın arkasında, insanlar arasında fark gözetmeyen yüce yaratıcılarına yönelmektedir.bu suretle birlik, beraberlik,karşılıklı sevgi ve saygı duyguları gelişmekte, insanlığın en büyük arzusu olan gerçek eşitliğin temelleri ruhlara atılmakta ve bu, günde beş defa tekrar edilerek, sağlam ve sarsılmaz bir alışkanlık haline getirilmektedir. Bununla da yetinilmemekte, haftada bir kere Cuma günleri daha büyük bir kalabalık teşkil edilmekte, bayramlarda ilahi coşkuyla dolup taşan kalpler yılda iki kere daha büyük toplular meydana getirmekte, nihayet ömürde bir defa gücü yeten Müslümanlar tek bir merkezde (kâbe’de) toplanarak cemiyet ruhu canlandırmakta İslam kardeşliği şuuru geliştirmektedir.

    İşte İslam dinin bu kalpleri bağlayan, kenetleyen bağlayan eşsiz adetleri sayesindedir ki, bir zamanlar Müslümanlar arasında gerçek kardeşlik ve eşitlik duyguları yerleşebilmiş, halife ve padişahlar kendilerini dağda ki çobanla bir tutabilmiş ve insanlığın bu gün bile ulaşamadığı bir iş ve kader birliyi örneği vere bilmişlerdir. İslam, prensiplerini bir, bir terk etmeye başlandığı günden beri Müslümanlar arasında sağlam birlik gevşemiş, müminler başka milletlerin boyunduruğu altına girmiş, yada onların maddi yardımlarına el açacak kadar alçalmıştı ve bugün ki hale gelmiştir. Ülkenin tekrar kalkınmanın yolları şüphe siz ki tekrar İslam prensiplerini sarılmak ile olacaktır.

    Hikmet ve faydalarının ancak bir kısmını saya bildiğimiz namaz gibi en önemli bir ibadete karşı zamanımızın Müslümanları arasında büyük bir tembellik göze çarpmaktadır. Namazın farzlığına ve sayılmaz faydalarına sağlam imanları olan Müslümanlara ne oluyor? Yoksa onların afedilecek hiç günahları yok mu? Karşılığında teşekkür edecekleri şanı yüce yaratıcının nimetlerini kullanmadıklarını mı ileri süreceklerdir? Yoksa Allah’ın nezdinde daha yüksek bir derece elde etmek, yüce Allah’ a daha yakın olmak, dolayısı ile şeytandan daha da uzaklaşmak, tertemiz ve her an doğruluğa açık ve fenalığa kapalı bir kalbin sahibi olmak bu gafil Müslümanlara cazip gelmemekte midir? Acaba kabir azabı, hesap günü ile cennet ve cehennem den zaman, zaman şüpheye mi düşmektedirler? Yada onlara kayırıcı bir muamele göreceklerine dair sağlam bir senet mi ele geçirmişlerdir?

    Biliyoruz ki, sorular halinde ileri sürdüğümüz bu ihtimallerden hiç biri imanı bütün Müslümanlar için söz konusu edilemez. Ortada sadece büyük bir tembellik ve büyük bir vurdum duymazlık vardır. Her Müslüman aklını başına alıp iyice düşünmelidir. Hıristiyanların kilisesine, Yahudi nin havrasına, sıkı sıkıya devam ettiği bir zamanda, öksüz ve cemaatsiz bekleyen camilerle kılınmayan namazlar hangi dini bütün müslümanı kalbinden hançerlemez? Bu acıyı içimizde duymuyorsak, diğer batılı dinler git gide gelişmekte olan dinsizlik dünyasının eline, başımıza felaketler yağdırmasının imkanını verdiğimiz bir yana, bu amelsiz zayıf imanımızdan mahrum kalma tehlikesinden de korkmuyor muyuz?

    Şuna inanıyoruz ki, çağımızda meydana gelecek bir yeniden dirilişin ilk müjdecisi, her müslümanın yukarıda bir parçacık açıklamaya çalıştığımız yüce duygular la, beş vakit namazını kılması olacaktır. Namaz vakti gelince, gökleri delercesine çıkan “ALLAHUEKBER” sesleri bizi kalplerimizde biriken günah kirlerinden temizlemeye davet ediyor.

    Cenab-ı Allah hepimizi manasını bilerek ve icaplarını hakkıyla yerine getirerek beş vakit namaz kılanlardan eylesin:Amin…


  8. 19.Ocak.2008, 14:57
    4
    Moderatör
    kirik_mizrap Nickli Üyeden Alıntı
    yaa kusura bakma neolur affiniza istekdeyim ama bunu ben gayri muslumana nasil anlatirim ki Allahin emri deyip cikamam isin icinden



    gayri müslime namazı ve namazdaki rekatları değil imanı anlat.
    yontemin yanlış bence

    NAMAZ’IN VAKİT VE REK’AT SAYISININ HİKMETLERİ :


    Herkesin bildiği gibi biz dünya meşguliyetlerine kendimizi kaptırarak Allah’ın emirlerini unutarak günahkar oluyoruz. O halde dünya işleri ile ne kadar baş başa kalırsak günahkar olma ihtimalimiz o kadar fazladır. Namaz vakti gelince minarelerden dalga, dalga havaya yayılıp göye yükselten (Allah’u ekber) sesleri bizi kalbimizde biriken kirlerden temizlemeye davet eder.
    Birde şöyle düşünelim. “Uyku yarı ölümdür” derler, gerçekte tam ölümden çok az farkı vardır. Sinir sistemi ile kan dolaşımı gibi ana faaliyetler bir yana bırakılacak olursa, uyku sırasında vücudun her türlü hareketi tamamen durmaktadır: uyku sayesin de gün boyu çalışarak yorulan göz, kulak, el, kol, bacak, beyin ve diğer bütün azalarımız dinlenmekte; enerji toplamakta ve ertesi günün çalışmalarına hazır hale gelmektedir.işte uykudan uyanınca kişi yarı yarıya öldükten sonra tekrar dirilten ve üstelik akşamki yorgunluk ve uyuşukluktan kurtarıp çalışma arzusu ile dopdolu hale getiren Allah’ın SABAH NAMAZI adı sabah namazı adı altında minnet ve teşekkür borcunu ödemeye çalışmaktadır.
    Taze bir kuvvet ve yepyeni bir enerji ile işine koşan, günün ortasına kadar çalışırken, Allah’ın binlerce nimetini kullanmakta, binlerce yardımına mazhar olmaktadır. Bu sayede dünyalık ihtiyaçlarını karşılamakta, kendisinin ve bakmak zorunda olduğu kişilerin rızkını sağlamaktadır. Bu arada epeyce günahlar, hatalar yanlışlıklarda yapmaktadır.
    İşte bunun üzerine kişi hem sabah dan beri devam eden nimetlerine karşı bunlar henüz teker, teker aklında iken, şükür borcunu ödemek için ÖĞLE NAMAZI adı altında Allah’ın huzuruna çıkar.
    Aynı düşünce ve gayelerde İKİNDİ-AKŞAM ve YATSI namaz larınıda kıldıktan sonra kişi tertemiz olarak yorgun bedenini dinlendirip ertesi güne hazırlanmak üzere uykunun sıcak kollarına kendini atar.

    Kullarına hiçbir zaman yapamıyacakları zor şeyleri emretmeyen, kulları için daima kolaylıkları emreden Cenab-ı Allah yolculukta farz namazların rekat sayısını normal hale nazaran nerdeyse yarıya kadar kısaltmış, böylece yolculuk sıkıntıları içinde, hiçbir zorluğa katlanmadan kullarına namaz kılma kolaylığını bağışlamıştır. Kolaylıklar sadece bundan ibaret değildir. Suyun bulunmadığı yerlerde teyemmüm edilebilmekte, ayakta da durmak mümkün olmayınca oturarak, oda zor gelince yaslanarak, daha da olmazsa yatılan yerde baş işareti ile namaz kılmaya müsaade verilmiştir.

    Namazı cemaat ile kılınması hususunda ise sayılmayacak kadar hikmetler vardır. Zengin, fakir, amir, memur, genç yaşlı, alim, cahil, bütün Müslümanlar tek imamın arkasında, insanlar arasında fark gözetmeyen yüce yaratıcılarına yönelmektedir.bu suretle birlik, beraberlik,karşılıklı sevgi ve saygı duyguları gelişmekte, insanlığın en büyük arzusu olan gerçek eşitliğin temelleri ruhlara atılmakta ve bu, günde beş defa tekrar edilerek, sağlam ve sarsılmaz bir alışkanlık haline getirilmektedir. Bununla da yetinilmemekte, haftada bir kere Cuma günleri daha büyük bir kalabalık teşkil edilmekte, bayramlarda ilahi coşkuyla dolup taşan kalpler yılda iki kere daha büyük toplular meydana getirmekte, nihayet ömürde bir defa gücü yeten Müslümanlar tek bir merkezde (kâbe’de) toplanarak cemiyet ruhu canlandırmakta İslam kardeşliği şuuru geliştirmektedir.

    İşte İslam dinin bu kalpleri bağlayan, kenetleyen bağlayan eşsiz adetleri sayesindedir ki, bir zamanlar Müslümanlar arasında gerçek kardeşlik ve eşitlik duyguları yerleşebilmiş, halife ve padişahlar kendilerini dağda ki çobanla bir tutabilmiş ve insanlığın bu gün bile ulaşamadığı bir iş ve kader birliyi örneği vere bilmişlerdir. İslam, prensiplerini bir, bir terk etmeye başlandığı günden beri Müslümanlar arasında sağlam birlik gevşemiş, müminler başka milletlerin boyunduruğu altına girmiş, yada onların maddi yardımlarına el açacak kadar alçalmıştı ve bugün ki hale gelmiştir. Ülkenin tekrar kalkınmanın yolları şüphe siz ki tekrar İslam prensiplerini sarılmak ile olacaktır.

    Hikmet ve faydalarının ancak bir kısmını saya bildiğimiz namaz gibi en önemli bir ibadete karşı zamanımızın Müslümanları arasında büyük bir tembellik göze çarpmaktadır. Namazın farzlığına ve sayılmaz faydalarına sağlam imanları olan Müslümanlara ne oluyor? Yoksa onların afedilecek hiç günahları yok mu? Karşılığında teşekkür edecekleri şanı yüce yaratıcının nimetlerini kullanmadıklarını mı ileri süreceklerdir? Yoksa Allah’ın nezdinde daha yüksek bir derece elde etmek, yüce Allah’ a daha yakın olmak, dolayısı ile şeytandan daha da uzaklaşmak, tertemiz ve her an doğruluğa açık ve fenalığa kapalı bir kalbin sahibi olmak bu gafil Müslümanlara cazip gelmemekte midir? Acaba kabir azabı, hesap günü ile cennet ve cehennem den zaman, zaman şüpheye mi düşmektedirler? Yada onlara kayırıcı bir muamele göreceklerine dair sağlam bir senet mi ele geçirmişlerdir?

    Biliyoruz ki, sorular halinde ileri sürdüğümüz bu ihtimallerden hiç biri imanı bütün Müslümanlar için söz konusu edilemez. Ortada sadece büyük bir tembellik ve büyük bir vurdum duymazlık vardır. Her Müslüman aklını başına alıp iyice düşünmelidir. Hıristiyanların kilisesine, Yahudi nin havrasına, sıkı sıkıya devam ettiği bir zamanda, öksüz ve cemaatsiz bekleyen camilerle kılınmayan namazlar hangi dini bütün müslümanı kalbinden hançerlemez? Bu acıyı içimizde duymuyorsak, diğer batılı dinler git gide gelişmekte olan dinsizlik dünyasının eline, başımıza felaketler yağdırmasının imkanını verdiğimiz bir yana, bu amelsiz zayıf imanımızdan mahrum kalma tehlikesinden de korkmuyor muyuz?

    Şuna inanıyoruz ki, çağımızda meydana gelecek bir yeniden dirilişin ilk müjdecisi, her müslümanın yukarıda bir parçacık açıklamaya çalıştığımız yüce duygular la, beş vakit namazını kılması olacaktır. Namaz vakti gelince, gökleri delercesine çıkan “ALLAHUEKBER” sesleri bizi kalplerimizde biriken günah kirlerinden temizlemeye davet ediyor.

    Cenab-ı Allah hepimizi manasını bilerek ve icaplarını hakkıyla yerine getirerek beş vakit namaz kılanlardan eylesin:Amin…


  9. 02.Ekim.2013, 17:59
    5
    Misafir

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    Süleyman Ateş'in yazısı yeterli gibi görünüyor buyrunuz:
    Kanaatime göre namazların rekât sayısı Hz. Peygamber'in içtihadı değil, Kuran'ın belirlemesidir

    Soru: Rekât sayısının, Hz. Peygamber'in içtihadıyla belirlendiği söyleniyor. Namazda ille belli rekât kılmak şart mı?

    Cevap: Kanaatime göre namazların rekât sayısı Hz. Peygamber'in içtihadı değil, Kuran'ın belirlemesidir.
    .


  10. 02.Ekim.2013, 17:59
    5
    erman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    erman
    Misafir
    Süleyman Ateş'in yazısı yeterli gibi görünüyor buyrunuz:
    Kanaatime göre namazların rekât sayısı Hz. Peygamber'in içtihadı değil, Kuran'ın belirlemesidir

    Soru: Rekât sayısının, Hz. Peygamber'in içtihadıyla belirlendiği söyleniyor. Namazda ille belli rekât kılmak şart mı?

    Cevap: Kanaatime göre namazların rekât sayısı Hz. Peygamber'in içtihadı değil, Kuran'ın belirlemesidir.
    .


  11. 13.Ocak.2015, 17:23
    6
    mytar
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Haziran.2012
    Üye No: 96564
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    kardeşim mesajı 2008'de atmışsın belki görmeyeceksin cevabımı ama çok naif bir insan olduğun belli, neden özür dileyip affımıza sığınıyorsun, Allah'ın emrini yerine getirdiğin için mi? sen araştırıp öğrenmeye çalışan bir Müslümansın, Allah ilmini artırsın. Kuru kuruya herşeyi otomatik yapmak önemli değil, araştırıp öğrenmek öğrendiğinle amel etmek amel ettiğinle tebliğ etmek gerekir. Allah yolundan ayırmasın.

    kimin tarzı yanlış acaba sorgulayan bir arkadaşın tarzımı yoksa, sorulan bşr sorunun cevabını vermeden uzun uzun makaleler yazan ve sonunda herhangi bir sonuç veremeyen senin mi tarzın yanlış?
    bir konuda bilgi sahibi değilsen bilgiyi arayan insanları azarlar gibi cevaplar verme zorunda değilsin cevabını bilmediğin konularda konuşmak zorundada değilsin araştırıp bulur gelir anlatırsın bulamazsan bilmiyorum demen gerekir.
    yukarıda bir sürü şey anlatmışsın ama soru soran cevap talep eden arkadaşın cevabını vermemişsin
    - arkadaşın sorusu rekatların sayısının hükmü neden neden öğle 10 rekat'da 8 değil rekat sayılar nasıl şekillenmiştir?
    - senin cevabın : Allahu ekber sesleri , uyku, namazın insana faydaları, yolculuk, teyemmüm vs. gibi konular anlatılmış. Sen bu anlatımın ile bu arkadaşın sorusuna cevap vermiş mi oluyorsun.
    Bir konuda bilgi sahibi iseniz anlatırsınız, bilmiyorsanız bilmiyorum o konuyu demeniz gerekir, araştırmam gerekir demeniz lazımdır dinde böyle gerekir. o konu size sorulmuş isede öğrendiğiniz zaman cevap vermeniz üzerinize vacip olur. lütfen daha dikkatli olalım.


  12. 13.Ocak.2015, 17:23
    6
    mytar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    kardeşim mesajı 2008'de atmışsın belki görmeyeceksin cevabımı ama çok naif bir insan olduğun belli, neden özür dileyip affımıza sığınıyorsun, Allah'ın emrini yerine getirdiğin için mi? sen araştırıp öğrenmeye çalışan bir Müslümansın, Allah ilmini artırsın. Kuru kuruya herşeyi otomatik yapmak önemli değil, araştırıp öğrenmek öğrendiğinle amel etmek amel ettiğinle tebliğ etmek gerekir. Allah yolundan ayırmasın.

    kimin tarzı yanlış acaba sorgulayan bir arkadaşın tarzımı yoksa, sorulan bşr sorunun cevabını vermeden uzun uzun makaleler yazan ve sonunda herhangi bir sonuç veremeyen senin mi tarzın yanlış?
    bir konuda bilgi sahibi değilsen bilgiyi arayan insanları azarlar gibi cevaplar verme zorunda değilsin cevabını bilmediğin konularda konuşmak zorundada değilsin araştırıp bulur gelir anlatırsın bulamazsan bilmiyorum demen gerekir.
    yukarıda bir sürü şey anlatmışsın ama soru soran cevap talep eden arkadaşın cevabını vermemişsin
    - arkadaşın sorusu rekatların sayısının hükmü neden neden öğle 10 rekat'da 8 değil rekat sayılar nasıl şekillenmiştir?
    - senin cevabın : Allahu ekber sesleri , uyku, namazın insana faydaları, yolculuk, teyemmüm vs. gibi konular anlatılmış. Sen bu anlatımın ile bu arkadaşın sorusuna cevap vermiş mi oluyorsun.
    Bir konuda bilgi sahibi iseniz anlatırsınız, bilmiyorsanız bilmiyorum o konuyu demeniz gerekir, araştırmam gerekir demeniz lazımdır dinde böyle gerekir. o konu size sorulmuş isede öğrendiğiniz zaman cevap vermeniz üzerinize vacip olur. lütfen daha dikkatli olalım.


  13. 18.Eylül.2015, 17:41
    7
    Misafir

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    Mytar tebrik ederim soruyu anlayan bi sen ciktin dediğin gibi arkadaşımız rekattaki sayılar neye gore belirlenmiş diye soruyor herkes farklı bisey söylüyor....


  14. 18.Eylül.2015, 17:41
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Mytar tebrik ederim soruyu anlayan bi sen ciktin dediğin gibi arkadaşımız rekattaki sayılar neye gore belirlenmiş diye soruyor herkes farklı bisey söylüyor....


  15. 08.Kasım.2015, 14:37
    8
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    namaz rekatları neye göre belirlenmiştir?
    Alıntı
    Soru çok güzel ama cevap vere bilen yok...
    Konuyu okursanız cevabı var.
    Bir komutan askerlerine 1 saat nöbet tutacaksınız dese, asker neden bir saat diye itiraz edebilir mi? HAYIR
    Allah namaz rekatlarını dilediği şekilde, biz insanların kaldırabileceği bünyeye göre belirlemiştir.


  16. 08.Kasım.2015, 14:37
    8
    mum
    Administrator
    namaz rekatları neye göre belirlenmiştir?
    Alıntı
    Soru çok güzel ama cevap vere bilen yok...
    Konuyu okursanız cevabı var.
    Bir komutan askerlerine 1 saat nöbet tutacaksınız dese, asker neden bir saat diye itiraz edebilir mi? HAYIR
    Allah namaz rekatlarını dilediği şekilde, biz insanların kaldırabileceği bünyeye göre belirlemiştir.


  17. 19.Ocak.2016, 00:11
    9
    Misafir

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    Öğle namazı ALLAH tarafından 10 rekat olarak emredilmiştir demişsiniz.O emrin olduğu ayeti de açıklarmısnız


  18. 19.Ocak.2016, 00:11
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Öğle namazı ALLAH tarafından 10 rekat olarak emredilmiştir demişsiniz.O emrin olduğu ayeti de açıklarmısnız


  19. 19.Ocak.2016, 01:14
    10
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    Namaz rekatları neye göre belirlenmiştir?


    Alıntı
    Niye sabah namazı 2 rekat da 10 veya 20 rekat değil. Cevap, Allah emrettiği için.
    Öğle namazı Allah tarafından 4 rekat olarak tayin edilmiştir.
    Alıntı
    .O emrin olduğu ayeti de açıklarmısnız
    Yazıda hata vardı düzeltildi. Sünnet ile farzların toplamı yazılmıştı. Uyarı için teşekkürler


  20. 19.Ocak.2016, 01:14
    10
    Moderatör
    Namaz rekatları neye göre belirlenmiştir?


    Alıntı
    Niye sabah namazı 2 rekat da 10 veya 20 rekat değil. Cevap, Allah emrettiği için.
    Öğle namazı Allah tarafından 4 rekat olarak tayin edilmiştir.
    Alıntı
    .O emrin olduğu ayeti de açıklarmısnız
    Yazıda hata vardı düzeltildi. Sünnet ile farzların toplamı yazılmıştı. Uyarı için teşekkürler


  21. 27.Ocak.2016, 14:45
    11
    Misafir

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    Evet hangi ayetlerde var. Namazın kaç rekat olduğu merak ettik ben bulamadım


  22. 27.Ocak.2016, 14:45
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Evet hangi ayetlerde var. Namazın kaç rekat olduğu merak ettik ben bulamadım


  23. 28.Ocak.2016, 12:16
    12
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Namazların rekat sayısının hikmetleri nedir

    Alıntı
    Namazın kaç rekat olduğu merak ettik ben bulamadım
    Namazın kaç rekat olduğunu Peygamberimizden öğreniyoruz Kuranda açık ayetler yok.

    kuranda namaz kaç rekat geçer?

    Tıkla: Kuranda namaz kaç vakit geçmektedir - Mumsema


  24. 28.Ocak.2016, 12:16
    12
    Moderatör
    Alıntı
    Namazın kaç rekat olduğu merak ettik ben bulamadım
    Namazın kaç rekat olduğunu Peygamberimizden öğreniyoruz Kuranda açık ayetler yok.

    kuranda namaz kaç rekat geçer?

    Tıkla: Kuranda namaz kaç vakit geçmektedir - Mumsema





+ Yorum Gönder
Git 12 Son