+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden Son zamanlarda aklıma küfre düşmekle ilgili çok şey geliyor. Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Sani
    Üye
    Reklam

    Son zamanlarda aklıma küfre düşmekle ilgili çok şey geliyor.

    Reklam





    Son zamanlarda aklıma küfre düşmekle ilgili çok şey geliyor. Mumsema Selamun aleyküm, kardeşlerim çok kötü bir durumdayım. Sürekli dinden çıktım mı diye düşünmekten kafayı yemek üzereyim.

    Bu aralar aklıma çok geliyor dinden çıktım mı diye. Ben 16 yaşındayım. Mesela IŞİD denen teröristlerden birisi Allahu Akbar diye bağırıyordu. Eskiden bu benim komiğime gelmişti ve gülmüştüm. Ama gülerken Allah demesine değil bağırarak söylemesine güldüm. Bu yaptığım davranış beni dinden çıkarır mı? Birde bunu ergenliğe girmeden öncemi yoksa sonramı yaptım tam olarak emin olamıyorum.

    Başka bir olayda ise kafirin birisi haşa "Allah Paneli" diye bir program kodlamış. Burada peygamber yolla gibi şeyler var. Bunu bana arkadaşım söyledi kendisi güldü. Fakat kendiside müslüman. Banada gülmek geldi ama kendimi tutmaya çalıştım. Yani rahatsızdım bu durumdan fakat arkadaşım hiç kendini tutmadan güldü. Ben ona susmasını söyledim. Ancak tabii oda bunun tam bir cahillik ahmaklık olduğunu biliyordu. Ben veya o arkadaşım küfre düşmüş olur mu?

    Birde küfre razı olmak küfürdür bunda şüphe yok fakat söz ile uyarabileceğimiz birisini kalbimizden razı olmadığımıza inansak yinede küfre düşmüş olur muyuz?

    Küfre düşen kişi tekrar iman ettiğinde gusül abdesti alması gerekir mi?

    Birde örneğin Allah'a %100 bilinçli şekilde küfür etmek kişiyi dinden çıkarır. Bu bilgiyi yeni öğrenen bir müslüman eskiden böyle bir söz söyledim mi acaba diye şüpheye düşse söyledim veya söylemedim gibisinden gelip gitse ne yapması gerekir?

    “Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, onun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?" ﴾65﴿
    Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz. ﴾66﴿” (Tevbe: 65-66)

    Yukarıdaki ayetteki alayın derecesi nasıldır bir anlatır mısınız? Örneğin Allah'ın varlığına inanan birisi şakasına Allah yok demesi gibi mi yoksa benim yaptıklarımda buna dahil mi?

    Günah olan birşeyi kendisine günah denmesine rağmen değil diye savunan sonrada günah olduğunu anlayan ve günah olduğuna inanan kişi dinden çıkmış mıdır?

    Birde Allah'ım küfre düşüren bir harekette bulunduysam söz söylediysem affet tövbe ediyorum diyen ardından kelime-i şehadet getiren kişi küfre düştüyse tekrar müslüman olur mu? Sonradan küfre düşüren davranışta bulunduğunu hatırlarsa tekrar tevbe edip kelime-i şehadet getirmesi gerekir mi?





  2. Candle
    Devamlı Üye

    Yorum: Son zamanlarda aklıma küfre düşmekle ilgili çok şey geliyor.


    Reklam


    Fussilet suresi 36. ayet ile araf suresi Araf, 7/199-201. ayetlerin tefsirini mutlaka oku

    Allah Tealâ vesveseden ve şeytanın oklarından kurtulmanın yolunu açıklamakta ve şöyle buyurmaktadır:
    "Eğer şeytandan kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir." Yani sana vesveseyi veren şeytandır. Bu vesveseyi en güzel şekilde savmaya çalış. Şeytan buna mukabil sana kötü şeyleri güzel göstermeye çalışır. Bu durumda da şeytanın şerrinden Allah'a sığın ve seni koruması ve şeytanın hilesini boşa çıkarması için Allah'a iltica et. Çünkü Allah senin ilticanı ve sığınmanı işitir. Yine Allah, şeytanın verdiği vesveseyi ve insanın bu vesveseden kurtulma yollarını da bilir.
    İmam Ahmed ve Tirmizi'nin Ebu Said Hudri'den rivayetine göre Rasulullah (s.a.) namaza kalktığında şöyle diyordu:
    "Koğulmuş olan şeytandan, dürtülerinden, üfürmesinden, ithamlarından, işiten ve bilen Allah'a sığınırım." (Eûzü billâhi's-semîı'l-alîmi mine'ş-şeytâni'rracîm, min mehzihî ve nefhıhî ve nefsihî.)
    Allah Tealâ'nın şu buyruğu da tefsirini yapmış olduğumuz ayetin bir benzeridir:
    "Affı tut, iyiliği emret, cahillere aldırış etme. Şeytandan kötü bir düşünce seni dürtüklediği zaman Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir. Allah'tan korkanlar, kendilerine gelen bir vesvese dokunduğu zaman düşünür ve görürler." (Araf, 7/199-201)


  3. Candle
    Devamlı Üye
    Araf suresi 200 Tefsiri

    Eğer sana şeytandan bir vesvese gelirse, hemen Allah'a sığın (O'nu hatırla). Şüphesiz O, hakkıyla işiticidir, tam bilicidir.


    Kötülüklerinden korunmak için cahillerden, bozgunculuk ve şerlerinden kurtulmak için şeytanlardan yüz çevrilmesi emrolundu. Cenab-ı Hak: "Şeytandan bir vesvese gelirse" buyurmuştur. Yani şeytan sana vesvese vermek için yaklaşır, kalbine emrolunduğun şeyin aksini sokarsa, seni cahilden yüz çevirmekten engelleyen ve seni onu cezalandırmaya iten bir durum gelirse, hemen Allah'a sığın. Bu halden kurtulmak için Allah'a iltica et, kalbinde ve dilinde Allah'ı an. Şeytanın vesvesesini senden gidersin. Allah, cahillerin cahilliklerinden dolayı söylediklerini, şeytanın dürtüsünden Allah'a sığınmalarını ve diğer mahlukatmın sözlerini işitir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz. O, her şeyi bilendir.
    Şu ayette, Kur'an okurken istiaze istenmektedir: "Kur'an'ı okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" (Nahl, 16/98-99).
    "Eğer şeytandan bir vesvese gelirse" gibi ayetlerde hitap, başta Resulullah (s.a.) olmak üzere bütün mükellefleredir. Çünkü şeytan, bütün insanların kalbine vesvese atar. Nitekim Müslim, Aişe ve İbni Mesud'dan, Peygamber (s.a.)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Hepinizin cinnilerden bir arkadaşı vardır. Ancak Allah ona karşı bana yardım etti de, o müslüman oldu."
    Sonra Allahu Teâlâ, şeytanın vesveselerinden kurtulma yolunu açıklayarak şöyle buyurdu: "Sakınan kimseler, şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler." Doğruyu görürler, hak ve iyilik yolunu bilirler. Şeytanın onlara verdiği vesveseyi giderirler, şeytana tabi olmazlar. Basiretli, bilgili ve akıllı davranırlar. Bulundukları halden uyanıp doğru yolu bulurlar. Şeytandan Allah'a sığınma, bir korunma işidir. Şüphesiz korunma ilaçtan daha hayırlıdır. İnsan, bir masiyete düştüğü zaman, tevbe ederek günahını affetmesi için Allah'a döner.
    İnsanda, hayra ve şerre karşı bir özlem vardır. Mücahedesi, nefsinin heva-sma, şeytanın vesvesesine üstünlük sağlaması oranında Allah tarafından ödüllendirilir. Tirmizî, Nesaî ve İbni Hibban'm İbni Mesud'dan rivayet ettiği hadiste Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz şeytan da, melek de, insanda konaklar.Şeytanın konaklaması insanı şerre ve hakkı yalanlamaya itmek, meleğin konaklaması ise, hayra ve hakkı tasdike yöneltmektir. Kim bu ikinci hali hissederse, bilsin ki o Allah'tandır. Bundan dolayı Allah'a hamdetsin. Birinci durumu hisseden kimse ise, hemen şeytandan Allah'a sığınsın. Sonra Resulullah şu ayeti okudu: "Şeytan sizi fakirlikle korkutur, size kötü şeyi emreder."
    Sonra Allahu Teâlâ, şeytanın bozguncu cahiller üzerindeki etkisinin sınırını zikrederek: "Onların kardeşleri" buyuruyor. Yani şeytanın kardeşleri, muttaki değillerdir. Şeytan, onları saptırır, onlara yardımcı olur, destekte bulunur. Onları saptırmaktan, fesada maruz bırakmaktan geri durmazlar. Onların şer ve fesatta ısrar etmelerini sağlarlar. Çünkü onlar, şeytan kendilerine vesvese verdiği zaman Allah'ı anmazlar. Onun vesveselerinden -ya imansızlıklarından ya da kalblerinde takva olmadığı için- Allah'a sığınmazlar

+ Yorum Gönder