Konusunu Oylayın.: Cennette bütün tanıdıklarımızla buluşacak mıyız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cennette bütün tanıdıklarımızla buluşacak mıyız?
  1. 06.Haziran.2016, 19:12
    1
    Cömert Oğuz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2016
    Üye No: 108083
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 18
    Bulunduğu yer: Ev :-)

    Cennette bütün tanıdıklarımızla buluşacak mıyız?






    Cennette bütün tanıdıklarımızla buluşacak mıyız? Mumsema Hocam Benim tanıdıklarım Müslüman ama günahkarları da var. Allah(c.c) Dünyadaki arkadaşlarımla , akrabalarımla buluşmama izin verecekler mi? Günahkarlarla buluşacak mıyım?


  2. 06.Haziran.2016, 19:12
    1
    Devamlı Üye



  3. 06.Haziran.2016, 19:30
    2
    ebuammara
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2016
    Üye No: 108488
    Mesaj Sayısı: 56
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Cennette bütün tanıdıklarımızla buluşacak mıyız?




    Cennetliklerin Cennette; eşleri, ataları ve soylarıyla birlikte olacağını Allah Teâlâ şöyle bildirmiştir :

    Kalıcı bahçelere/cennetlere gireceklerdir; babalarından, eşlerinden ve evlatlarından uygun olanlar da girecekler. Melekler her kapıdan yanlarına girerek ‘Sabrınızın karşılığı olarak huzur ve güvendesiniz. O dünyanın sonu ne güzelmiş!’ diyeceklerdir.” (Ra’d, 13/19-24)


    Kişi, burada da orada da hep sevdikleriyle beraberdir. Öyle ise, nebilerle, sıddîklerle, şehidlerle beraber olmak isteyen, evvela onları sevmelidir ki, orada onlarla beraber olabilsin. Veya başka bir ifadeyle, ahirette nebilerle, sıddîklerle, şehidlerle beraber olacak olanlar, burada iken onları sevip maiyetlerinde bulunanlardır.

    Nuayman, bazen içki içiyor ve Allah Resûlü de, ona hadd-i şer'îyi tatbik ediyordu. Yaptığı bu şey bir günahtı. Dolayısıyla da sahabeden biri, ona kınayıcı bir söz sarfedince, Allah Resûlü, kaşlarını çattı ve: "Kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayın. Allah'a yemin ederim o, Allah ve Resûlü'nü sever." (Buhârî, Hudûd, 4, 5) buyurdu. Allah ve Resûlü'nü (asm) sevme, onlarla beraber olmayı netice vereceğinden, böyle bir insan, her ne kadar günah da işlese, kötü söze muhatap olmaya müstehak değildir; çünkü o Allah ve Resûlü'nü sevmektedir... Bu sevgi ise farzlarını yapan, büyük günahlardan kaçınan birisi için Resûlullah (asm) ile beraber bulunmaya yeter. Zira kişi sevdiğiyle beraberdir.

    (Kıyamette sevdiklerinle beraber olursun.) [Müslim]

    Âlimler, (Kişi sevdiği ile beraber olur) hadis-i şerifini şöyle açıklıyor:
    Bir kimse, salih bir mümini sever, onun gibi itikada sahip olup, onun gibi amel işlemeye gayret eder, Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını da düşman bilirse, ahirette sevdiği kimse ile birlikte Cennette olur.

    Bir kimse de hem Müslümanları, hem de gayrimüslimleri sever, gayrimüslimlerin itikatlarını beğenirse, gayrimüslimlerle birlikte Cehenneme gider. (Kişi sevdiği ile birlikte olur) demek, sevdiği kimsenin derecesine kavuşur demek değildir. Fakat iyileri sevdiği için, Cennette onlarla birlikte olur. Herkes imanının parlaklığına, kuvvetine göre farklı derecelerde bulunur. (Mektubat-ı Rabbani, Hadika)

    Ahirette iyilerle beraber olabilmek için, dünyada da onlarla beraber olmak, onları sevmek, onların yolundan gitmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Arşın etrafında nurdan kürsülerde, nur gibi parlayan zatlar bulunur. Peygamberler ve şehitler bunlara imrenir. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.) [Nesai]

    (Allahü teâlâ buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden sevgimi kazanır. Benim için birbirini seven sevgime mazhar olur. Benim için veren, sevgimi hak eder. Benim için birbirine yardım eden, muhabbetimi kazanır.) [Hakim]

    (Allahü teâlâ kıyamette buyurur ki: Benim azametim için birbirini sevenleri hiçbir himayenin bulunmadığı bugün, rahmetim altında himaye ederim.) [Müslim]

    (Allah için dost olan kimseyi, Allahü teâlâ, Cennette hiçbir ameli ile ulaşamayacağı yüksek dereceye yükseltir.) [İ.E.Dünya]

    Ebu Hureyre, Rasulullah (asv) in:

    "Muhakkak Cennet ehli orada (Cennet'te) birbirlerini ziyaret ederler."

    buyurduğunu söylemiştir.(6) Mü'min ruhlarının berzah âleminde Cennet'te olacakları bildirilmiştir. Buna göre bu hadis-i şerifteki Cennet ehliyle, berzah âleminde Cennet'te olanlar kastedilmiş olabilir. Hadisin bu şekilde anlaşılmasını, Ebû Tâlib'in kızı Ümmü Hâni'den (40/ 660) rivayet edilen şu hadis de doğrulamaktadır: Ümmü Hâni' bir gün Hz. Peygamber (asv) e şöyle soruyor: "Ölünce de birbirimizi görür ve ziyaretleşir miyiz?" Rasulullah (asv)'in cevabı şudur:

    "Ruh, Cennet meyvelerinden yiyen bir kuş olur. Kıyamet günü olunca da her ruh kendi cesedine girer." A b. Hanbel. Müsned. c. VI, s. 425; A Siracuddin, a.g.e, s. 106-107.

    İbn Ebi'd-Dünyâ'nın naklettiği bir haberde de Rasulullah (asv) e: "Ölüler birbirini bilir mi?" diye sorulunca Rasulullah (asv)'in cevabı:

    "Evet, nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki onlar, kuşların ağaçların tepelerinde birbirlerini bildiği (tanıdıkları gibi) birbirlerini bilirler." Suyûtî, B. el-Keib, v. 144 b.

    Cennette bir insan çocuk isterse istediği şekilde çocuğu olur, cennettekiler dostlarıyla görüşmek isterlerse, o zaman oturdukları tahtlar, koltuklar harekete geçer ve uçarak dostlarını ziyaret ederler.

    Ölüm, ayrılık değildir. Ahiret yurdu mümin için, başta Peygamberimiz (asm) olmak üzere, tüm peygamberlere, evliyalara ve müminlere, sevdiklerimize kavuşma yeridir. Gerek berzah âleminde gerekse cennette bütün sevdiklerimizle beraber olacağız.

    Sevdiklerimize kavuşmanın şartı da iman ile kabre gitmektir. İmansız kabre giden insanlar orada azapla meşgul olacağı için, sevdikleriyle görüşemeyecektir.

    Öyle ise, ahirette özlenen hayata ulaşmak için emir dairesinde hareket etmeliyiz. Günahlardan azami derecede uzaklaşmak ve amel-i sâlih ve doğrularda sebat etmek, hayatımızın gayesi olmalıdır.

    Orada mahrumiyet yoktur. Bütün tanıdıklarımızı ziyaret edebilme imkânı vardır. Şu var mı, bu var mı diye sormak, sanki orada bir eksiklik olabileceğini sanmak olur. Faydalı olan, arzu edilen her güzel şey vardır, yok yoktur. Çünkü Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur. Hayâl bile edilmesi imkânsız nimetler vardır.



  4. 06.Haziran.2016, 19:30
    2
    ebuammara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Cennetliklerin Cennette; eşleri, ataları ve soylarıyla birlikte olacağını Allah Teâlâ şöyle bildirmiştir :

    Kalıcı bahçelere/cennetlere gireceklerdir; babalarından, eşlerinden ve evlatlarından uygun olanlar da girecekler. Melekler her kapıdan yanlarına girerek ‘Sabrınızın karşılığı olarak huzur ve güvendesiniz. O dünyanın sonu ne güzelmiş!’ diyeceklerdir.” (Ra’d, 13/19-24)


    Kişi, burada da orada da hep sevdikleriyle beraberdir. Öyle ise, nebilerle, sıddîklerle, şehidlerle beraber olmak isteyen, evvela onları sevmelidir ki, orada onlarla beraber olabilsin. Veya başka bir ifadeyle, ahirette nebilerle, sıddîklerle, şehidlerle beraber olacak olanlar, burada iken onları sevip maiyetlerinde bulunanlardır.

    Nuayman, bazen içki içiyor ve Allah Resûlü de, ona hadd-i şer'îyi tatbik ediyordu. Yaptığı bu şey bir günahtı. Dolayısıyla da sahabeden biri, ona kınayıcı bir söz sarfedince, Allah Resûlü, kaşlarını çattı ve: "Kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayın. Allah'a yemin ederim o, Allah ve Resûlü'nü sever." (Buhârî, Hudûd, 4, 5) buyurdu. Allah ve Resûlü'nü (asm) sevme, onlarla beraber olmayı netice vereceğinden, böyle bir insan, her ne kadar günah da işlese, kötü söze muhatap olmaya müstehak değildir; çünkü o Allah ve Resûlü'nü sevmektedir... Bu sevgi ise farzlarını yapan, büyük günahlardan kaçınan birisi için Resûlullah (asm) ile beraber bulunmaya yeter. Zira kişi sevdiğiyle beraberdir.

    (Kıyamette sevdiklerinle beraber olursun.) [Müslim]

    Âlimler, (Kişi sevdiği ile beraber olur) hadis-i şerifini şöyle açıklıyor:
    Bir kimse, salih bir mümini sever, onun gibi itikada sahip olup, onun gibi amel işlemeye gayret eder, Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını da düşman bilirse, ahirette sevdiği kimse ile birlikte Cennette olur.

    Bir kimse de hem Müslümanları, hem de gayrimüslimleri sever, gayrimüslimlerin itikatlarını beğenirse, gayrimüslimlerle birlikte Cehenneme gider. (Kişi sevdiği ile birlikte olur) demek, sevdiği kimsenin derecesine kavuşur demek değildir. Fakat iyileri sevdiği için, Cennette onlarla birlikte olur. Herkes imanının parlaklığına, kuvvetine göre farklı derecelerde bulunur. (Mektubat-ı Rabbani, Hadika)

    Ahirette iyilerle beraber olabilmek için, dünyada da onlarla beraber olmak, onları sevmek, onların yolundan gitmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Arşın etrafında nurdan kürsülerde, nur gibi parlayan zatlar bulunur. Peygamberler ve şehitler bunlara imrenir. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.) [Nesai]

    (Allahü teâlâ buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden sevgimi kazanır. Benim için birbirini seven sevgime mazhar olur. Benim için veren, sevgimi hak eder. Benim için birbirine yardım eden, muhabbetimi kazanır.) [Hakim]

    (Allahü teâlâ kıyamette buyurur ki: Benim azametim için birbirini sevenleri hiçbir himayenin bulunmadığı bugün, rahmetim altında himaye ederim.) [Müslim]

    (Allah için dost olan kimseyi, Allahü teâlâ, Cennette hiçbir ameli ile ulaşamayacağı yüksek dereceye yükseltir.) [İ.E.Dünya]

    Ebu Hureyre, Rasulullah (asv) in:

    "Muhakkak Cennet ehli orada (Cennet'te) birbirlerini ziyaret ederler."

    buyurduğunu söylemiştir.(6) Mü'min ruhlarının berzah âleminde Cennet'te olacakları bildirilmiştir. Buna göre bu hadis-i şerifteki Cennet ehliyle, berzah âleminde Cennet'te olanlar kastedilmiş olabilir. Hadisin bu şekilde anlaşılmasını, Ebû Tâlib'in kızı Ümmü Hâni'den (40/ 660) rivayet edilen şu hadis de doğrulamaktadır: Ümmü Hâni' bir gün Hz. Peygamber (asv) e şöyle soruyor: "Ölünce de birbirimizi görür ve ziyaretleşir miyiz?" Rasulullah (asv)'in cevabı şudur:

    "Ruh, Cennet meyvelerinden yiyen bir kuş olur. Kıyamet günü olunca da her ruh kendi cesedine girer." A b. Hanbel. Müsned. c. VI, s. 425; A Siracuddin, a.g.e, s. 106-107.

    İbn Ebi'd-Dünyâ'nın naklettiği bir haberde de Rasulullah (asv) e: "Ölüler birbirini bilir mi?" diye sorulunca Rasulullah (asv)'in cevabı:

    "Evet, nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki onlar, kuşların ağaçların tepelerinde birbirlerini bildiği (tanıdıkları gibi) birbirlerini bilirler." Suyûtî, B. el-Keib, v. 144 b.

    Cennette bir insan çocuk isterse istediği şekilde çocuğu olur, cennettekiler dostlarıyla görüşmek isterlerse, o zaman oturdukları tahtlar, koltuklar harekete geçer ve uçarak dostlarını ziyaret ederler.

    Ölüm, ayrılık değildir. Ahiret yurdu mümin için, başta Peygamberimiz (asm) olmak üzere, tüm peygamberlere, evliyalara ve müminlere, sevdiklerimize kavuşma yeridir. Gerek berzah âleminde gerekse cennette bütün sevdiklerimizle beraber olacağız.

    Sevdiklerimize kavuşmanın şartı da iman ile kabre gitmektir. İmansız kabre giden insanlar orada azapla meşgul olacağı için, sevdikleriyle görüşemeyecektir.

    Öyle ise, ahirette özlenen hayata ulaşmak için emir dairesinde hareket etmeliyiz. Günahlardan azami derecede uzaklaşmak ve amel-i sâlih ve doğrularda sebat etmek, hayatımızın gayesi olmalıdır.

    Orada mahrumiyet yoktur. Bütün tanıdıklarımızı ziyaret edebilme imkânı vardır. Şu var mı, bu var mı diye sormak, sanki orada bir eksiklik olabileceğini sanmak olur. Faydalı olan, arzu edilen her güzel şey vardır, yok yoktur. Çünkü Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur. Hayâl bile edilmesi imkânsız nimetler vardır.






+ Yorum Gönder