Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz ramazan ayında mı görevlendirildi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamberimiz ramazan ayında mı görevlendirildi
  1. 26.Mayıs.2016, 01:58
    1
    Sabri
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Aralık.2015
    Üye No: 107369
    Mesaj Sayısı: 330
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Peygamberimiz ramazan ayında mı görevlendirildi






    Peygamberimiz ramazan ayında mı görevlendirildi Mumsema hz Muhammed hangi ayda peygamber oldu Ramazan ayında olduğunu söylerler doğru mu?


  2. 26.Mayıs.2016, 01:58
    1
    Devamlı Üye
  3. 27.Mayıs.2016, 17:52
    2
    Şem'a
    YÖNETİCİ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 677
    Mesaj Sayısı: 2,903
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31
    Bulunduğu yer: dünya

    Cevap: Peygamberimiz ramazan ayında mı görevlendirildi




    Peygamberlik gelişi yani Kuranın inişi kadir gecesinde başladığına göre Peygamberimiz Ramazan ayında görev verildi.

    İLK VAHY 610 yılı Ramazan ayının (52) Kadir Gecesinde,(53) ridâsına bürünüp Hira'daki mağarada düşünmeye dalmış olduğu bir sırada, bir sesin kendisini ismi ile çağırmakta olduğunu duydu. Başını kaldırıp etrafına baktı; kimseyi göremedi. Bu sırada her tarafı ansızın bir nûr kaplamıştı; dayanamayıp bayıldı. Kendisine geldiğinde karşısında vahiy meleği Cebrâil'i gördü. Melek O'na:
    -"Oku" Dedi. Hz. Muhammed (s.a.s.):
    -"Ben okuma bilmem", diye cevap verdi. Melek, Hz. Muhammed (s.a.s.)'i kucaklayıp güçsüz bırakıncaya kadar sıkdı.
    -"Oku" diye emrini tekrarladı. Hz. Muhammed (s.a.s.) yine:
    -"Ben okuma bilmem..." cevâbını verdi. Melek emrini tekrarlayıp üçüncü defa Hz. Peygamber (s.a.s.)'i sıktıktan sonra "el-Alak" Sûresi'nin ilk beş âyetini okudu.
    "Yaratan Rabb'ının adıyle oku. O, insanı alak'tan (aşılanmış yumurtadan) yarattı. Oku, kalemle (yazmayı) öğreten, insana bilmediğini belleten Rabb'ın sonsuz kerem sahibidir." (El-Alak Sûresi, 1-5).
    Meleğin arkasından Hz. Peygamber (s.a.s.)'de bu âyetleri tekrarladı. Heyecanla mağaradan çıkarak evine geldi. Yolda ilerlerken gök yüzünden bir sesin:
    "Ya Muhammed. Sen Allah'ın elçisisin, Ben de Cibril'im" dediğini duydu. Başını kaldırdığı zaman, Cebrâil'i gördü.(54) Korku içinde evine vardı. Eşi Hz. Hatice'ye:
    "Beni örtünüz, çabuk beni örtünüz" dedi. Bir müddet dinlenip heyecânı geçtikten sonra gördüklerini Hz. Hatice'ye anlattı, kendimden korkuyorum, dedi. Hz. Hatice, O'nu şu ölmez sözlerle teselli etti.
    "Öyle deme. Allah'a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hakk hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen , akrabanı gözetirsin. İşini görmekten âciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, Fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Misâfiri ağırlarsın. Hak yolunda zuhûr eden olaylarda halka yardım edersin..." (56)
    ------------------------------------------------
    KAYNAKLAR:
    (52) Bkz. el- Bakara Sûresi, 185
    (53) Bkz. el- Kadr Sûresi, 1
    (54) İbn Hişâm, 1/253
    (55) Bkz. el-Buhârî, 1/3; Tecrid Tercemesi, 1/3-10. (Hadis No:3)
    (56) Bkz. el-Buhârî, 1/3;Tecrid Tercemesi, 1/3-10. (Hadis No:3)


  4. 27.Mayıs.2016, 17:52
    2
    YÖNETİCİ



    Peygamberlik gelişi yani Kuranın inişi kadir gecesinde başladığına göre Peygamberimiz Ramazan ayında görev verildi.

    İLK VAHY 610 yılı Ramazan ayının (52) Kadir Gecesinde,(53) ridâsına bürünüp Hira'daki mağarada düşünmeye dalmış olduğu bir sırada, bir sesin kendisini ismi ile çağırmakta olduğunu duydu. Başını kaldırıp etrafına baktı; kimseyi göremedi. Bu sırada her tarafı ansızın bir nûr kaplamıştı; dayanamayıp bayıldı. Kendisine geldiğinde karşısında vahiy meleği Cebrâil'i gördü. Melek O'na:
    -"Oku" Dedi. Hz. Muhammed (s.a.s.):
    -"Ben okuma bilmem", diye cevap verdi. Melek, Hz. Muhammed (s.a.s.)'i kucaklayıp güçsüz bırakıncaya kadar sıkdı.
    -"Oku" diye emrini tekrarladı. Hz. Muhammed (s.a.s.) yine:
    -"Ben okuma bilmem..." cevâbını verdi. Melek emrini tekrarlayıp üçüncü defa Hz. Peygamber (s.a.s.)'i sıktıktan sonra "el-Alak" Sûresi'nin ilk beş âyetini okudu.
    "Yaratan Rabb'ının adıyle oku. O, insanı alak'tan (aşılanmış yumurtadan) yarattı. Oku, kalemle (yazmayı) öğreten, insana bilmediğini belleten Rabb'ın sonsuz kerem sahibidir." (El-Alak Sûresi, 1-5).
    Meleğin arkasından Hz. Peygamber (s.a.s.)'de bu âyetleri tekrarladı. Heyecanla mağaradan çıkarak evine geldi. Yolda ilerlerken gök yüzünden bir sesin:
    "Ya Muhammed. Sen Allah'ın elçisisin, Ben de Cibril'im" dediğini duydu. Başını kaldırdığı zaman, Cebrâil'i gördü.(54) Korku içinde evine vardı. Eşi Hz. Hatice'ye:
    "Beni örtünüz, çabuk beni örtünüz" dedi. Bir müddet dinlenip heyecânı geçtikten sonra gördüklerini Hz. Hatice'ye anlattı, kendimden korkuyorum, dedi. Hz. Hatice, O'nu şu ölmez sözlerle teselli etti.
    "Öyle deme. Allah'a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hakk hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen , akrabanı gözetirsin. İşini görmekten âciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, Fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Misâfiri ağırlarsın. Hak yolunda zuhûr eden olaylarda halka yardım edersin..." (56)
    ------------------------------------------------
    KAYNAKLAR:
    (52) Bkz. el- Bakara Sûresi, 185
    (53) Bkz. el- Kadr Sûresi, 1
    (54) İbn Hişâm, 1/253
    (55) Bkz. el-Buhârî, 1/3; Tecrid Tercemesi, 1/3-10. (Hadis No:3)
    (56) Bkz. el-Buhârî, 1/3;Tecrid Tercemesi, 1/3-10. (Hadis No:3)





+ Yorum Gönder