Konusunu Oylayın.: Bir Günahtan Vazgeçmek

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Bir Günahtan Vazgeçmek
  1. 24.Mayıs.2016, 22:53
    1
    Mü'min
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2016
    Üye No: 108178
    Mesaj Sayısı: 170
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Bir Günahtan Vazgeçmek






    Bir Günahtan Vazgeçmek Mumsema Esselamu Aleykum Ve Rahmetullahi Ve Berekatuh

    Arkadaşlar bildiğim kadarıyla aklımızdan bir sevap geçirdiğimizde ama uygulamadığımızda yine sevap geliyormuş, ama aklımızdan günah geçirirsek uygulamasak günah olmuyormuş. Sorum şu, Peki bir günahı işlemekten vazgeçmekte sevapmıdır?

    Allah razı olsun


  2. 24.Mayıs.2016, 22:53
    1
    Mü'min - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Esselamu Aleykum Ve Rahmetullahi Ve Berekatuh

    Arkadaşlar bildiğim kadarıyla aklımızdan bir sevap geçirdiğimizde ama uygulamadığımızda yine sevap geliyormuş, ama aklımızdan günah geçirirsek uygulamasak günah olmuyormuş. Sorum şu, Peki bir günahı işlemekten vazgeçmekte sevapmıdır?

    Allah razı olsun


    Benzer Konular

    - Adak Adayıp O Adaktan Vazgeçmek

    - Allah için vazgeçmek!

    - Oruçtan vazgeçmek

    - Allah için sevdiğinden vazgeçmek

    - Hayatta yaşadıklarımız belalar en son günahtan mı bütün günahtan mı başımıza gelir

  3. 25.Mayıs.2016, 21:22
    2
    Şem'a
    YÖNETİCİ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 677
    Mesaj Sayısı: 2,903
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31
    Bulunduğu yer: dünya

    Cevap: Bir Günahtan Vazgeçmek




    Bir günahı yapma imkanı olduğu halde onu yapmaktan vaz geçmek sevaptır.

    Mağaraya Giren Üç Arkadaşın Kıssası OKU

    Alıntı
    Mağarada Üç Arkadaş Dua Vesilesi Üç Davranış

    İyi niyet ve ihlas insanın davranışlarının temelini teşkil eder. Niyetsiz hiçbir ibadet olmayacağı gibi ihlasdan uzak hiç bir amel de Allah’a ulaşmaz.

    Allah Teâlâ’yı hoşnut edecek davranışlar ancak ihlâs ve samimiyetle yapılanlardır.

    İnsanoğlu başı sıkışınca kendisine bir zarar dokununca hemen Allah Teâlâ’ya yalvarmağa başlar.

    Samimiyetle yaptığından emin olduğu bazı güzel hareketlerini anarak, onların hatırına kendisine yardım etmesi için Allah Teâlâ’ya tazarru ve niyazda bulunur.

    İşte böyle zor anlarda insanın dua vesilesi yapabileceği ihlâslı işlerinin olması ne güzeldir.

    Sevgili Peygamberimiz böyle bir durumla karşı karşıya kalmış geçmiş ümmetlerin başından geçen kıssalardan örnekler verir.

    Mağarada hapsolan üç arkadaşın kıssası bunlardan biridir.

    Hepimize ders olacak olan bu kıssayı Hazreti Ömer radıyallahu anhın oğlu Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ rivayet eder.

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini anlatır:

    “Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:

    - Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz, dediler.

    İçlerinden biri söze başlayarak:

    - Allahım! Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı.

    Onlar yemeklerini yemeden çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim.

    Birgün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım. Onlar uyumadan önce de dönemedim.

    Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş.

    Onları uyandırmak istemediğim gibi, onlardan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim.

    Süt kabı elimde bütün gece şafak atana kadar başlarında uyanmalarını bekledim. Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyorlardı. Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.

    Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al! diye yalvardı.

    Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi.

    Bir diğeri söze başladı:

    - Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ona sahip olmak istedim. Fakat o arzu etmedi.

    Bir yıl kıtlık olmuştu. Amcamın kızı çıkıp geldi. Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona yüzyirmi altın verdim. Kabul etti. Ona sahip olacağım zaman bana dedi ki:

    Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme!

    En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde kendisinden uzaklaştım. Verdiğim altınları da geri almadım.

    Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır, diye yalvardı.

    Kaya biraz daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi.

    Üçüncü adam da:

    - Allahım! Vaktiyle ben birçok işçi tuttum. Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim.

    Ücretini almadan giden adamın parasını çalıştırdım.

    Bu paradan büyük bir servet türedi.

    Birgün bu adam çıkageldi.

    Bana:

    - Ey Allah kulu! Ücretimi ver, dedi.

    Ben de ona:

    - Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi, dedim.

    Adamcağız:

    - Ey Allah kulu! Benimle alay etme, deyince, seninle alay etmiyorum, diye cevap verdim.

    Bunun üzerine o, geride bir tek şey bırakmadan hepsini önüne katıp götürdü.

    Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar, diye yalvardı.

    Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; onlar da çıkıp gittiler. (Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l-müzârea 13, Enbiy⒠53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100)



  4. 25.Mayıs.2016, 21:22
    2
    YÖNETİCİ



    Bir günahı yapma imkanı olduğu halde onu yapmaktan vaz geçmek sevaptır.

    Mağaraya Giren Üç Arkadaşın Kıssası OKU

    Alıntı
    Mağarada Üç Arkadaş Dua Vesilesi Üç Davranış

    İyi niyet ve ihlas insanın davranışlarının temelini teşkil eder. Niyetsiz hiçbir ibadet olmayacağı gibi ihlasdan uzak hiç bir amel de Allah’a ulaşmaz.

    Allah Teâlâ’yı hoşnut edecek davranışlar ancak ihlâs ve samimiyetle yapılanlardır.

    İnsanoğlu başı sıkışınca kendisine bir zarar dokununca hemen Allah Teâlâ’ya yalvarmağa başlar.

    Samimiyetle yaptığından emin olduğu bazı güzel hareketlerini anarak, onların hatırına kendisine yardım etmesi için Allah Teâlâ’ya tazarru ve niyazda bulunur.

    İşte böyle zor anlarda insanın dua vesilesi yapabileceği ihlâslı işlerinin olması ne güzeldir.

    Sevgili Peygamberimiz böyle bir durumla karşı karşıya kalmış geçmiş ümmetlerin başından geçen kıssalardan örnekler verir.

    Mağarada hapsolan üç arkadaşın kıssası bunlardan biridir.

    Hepimize ders olacak olan bu kıssayı Hazreti Ömer radıyallahu anhın oğlu Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ rivayet eder.

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini anlatır:

    “Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:

    - Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz, dediler.

    İçlerinden biri söze başlayarak:

    - Allahım! Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı.

    Onlar yemeklerini yemeden çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim.

    Birgün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım. Onlar uyumadan önce de dönemedim.

    Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş.

    Onları uyandırmak istemediğim gibi, onlardan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim.

    Süt kabı elimde bütün gece şafak atana kadar başlarında uyanmalarını bekledim. Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyorlardı. Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.

    Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al! diye yalvardı.

    Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi.

    Bir diğeri söze başladı:

    - Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ona sahip olmak istedim. Fakat o arzu etmedi.

    Bir yıl kıtlık olmuştu. Amcamın kızı çıkıp geldi. Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona yüzyirmi altın verdim. Kabul etti. Ona sahip olacağım zaman bana dedi ki:

    Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme!

    En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde kendisinden uzaklaştım. Verdiğim altınları da geri almadım.

    Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır, diye yalvardı.

    Kaya biraz daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi.

    Üçüncü adam da:

    - Allahım! Vaktiyle ben birçok işçi tuttum. Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim.

    Ücretini almadan giden adamın parasını çalıştırdım.

    Bu paradan büyük bir servet türedi.

    Birgün bu adam çıkageldi.

    Bana:

    - Ey Allah kulu! Ücretimi ver, dedi.

    Ben de ona:

    - Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi, dedim.

    Adamcağız:

    - Ey Allah kulu! Benimle alay etme, deyince, seninle alay etmiyorum, diye cevap verdim.

    Bunun üzerine o, geride bir tek şey bırakmadan hepsini önüne katıp götürdü.

    Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar, diye yalvardı.

    Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; onlar da çıkıp gittiler. (Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l-müzârea 13, Enbiy⒠53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100)



  5. 26.Mayıs.2016, 15:45
    3
    Mü'min
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2016
    Üye No: 108178
    Mesaj Sayısı: 170
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Bir Günahtan Vazgeçmek

    Allah razı olsun


  6. 26.Mayıs.2016, 15:45
    3
    Mü'min - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah razı olsun





+ Yorum Gönder