Konusunu Oylayın.: Güvenilir Dini Siteler

5 üzerinden 4.90 | Toplam : 10 kişi
Güvenilir Dini Siteler
  1. 29.Nisan.2016, 12:17
    1
    Berfinnnnn
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Nisan.2016
    Üye No: 108225
    Mesaj Sayısı: 13
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Güvenilir Dini Siteler

  2. 29.Nisan.2016, 12:17
    1
    Berfinnnnn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Sorularla islamiyet dini soru sor.com dinimiz islam ve islamevim siteleri güvenli midir?

  3. 29.Nisan.2016, 13:52
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,306
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler




    Dini sorular için Güvenebileceğiniz siteler

    Mumsema
    Fetvameclisi
    dinisorusor
    muminem
    sorularla İslamiyet

    bu kadar.


  4. 29.Nisan.2016, 13:52
    2
    Moderatör



    Dini sorular için Güvenebileceğiniz siteler

    Mumsema
    Fetvameclisi
    dinisorusor
    muminem
    sorularla İslamiyet

    bu kadar.

  5. 29.Nisan.2016, 16:18
    3
    Misafir

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    Dinimiz islam güvenilir değil mi ? Neden ?


  6. 29.Nisan.2016, 16:18
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Dinimiz islam güvenilir değil mi ? Neden ?

  7. 29.Nisan.2016, 17:48
    4
    Molla_Efdal
    ملا افدال

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Temmuz.2015
    Üye No: 106610
    Mesaj Sayısı: 741
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: tabiki ev :)

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    Sitemiz güvenilir zaten yüzden ismini yazmıyorum. güvenilir siteler kısaca şöyle:

    sorularla İslamiyet
    sorularla risale
    sahnıseman.com
    ifam.com

    dinimiz İslam sitesi hakkında ise bazı yanlış fetvalar bulunabiliyor. bu yüzden bu siteyi tavsiye etmiyoruz.


  8. 29.Nisan.2016, 17:48
    4
    ملا افدال
    Sitemiz güvenilir zaten yüzden ismini yazmıyorum. güvenilir siteler kısaca şöyle:

    sorularla İslamiyet
    sorularla risale
    sahnıseman.com
    ifam.com

    dinimiz İslam sitesi hakkında ise bazı yanlış fetvalar bulunabiliyor. bu yüzden bu siteyi tavsiye etmiyoruz.

  9. 29.Nisan.2016, 21:10
    5
    rüzgargülü88
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2015
    Üye No: 106289
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    dinimizislam sitesi tam anlamıyla güvenilirdir. mehmet ali demirbaş hocamızın vermiş olduğu fetvalardan ve ehl-i sünnet alimlerinin kitablarından nakiller içermektedir. bunun dışında hakikatkitabevi.com ve huzurpinari.com siteleri de gönül rahatlığı ile ziyaret edilip istifade edilebilecek sitelerdendir. sorularlaislamiyet, sorularlarisale sitelerinde birçok yanlış fetvaya bizzat şahit olduğumu belirtmeden geçmek istemem. bu fetvaların bir kısmı da ne yazık ki itikadi konularda idi. bu siteleri tavsiye edemiyorum çünkü doğru yazıların arasına yanlış yazıların da karıştırılmış olduğu bir siteden bir şeyler okumak, farkında olmadan o yanlış yazılara kapılıp bilmeden itikadi veya ameli hatalara düşülmesine sebep olabilir. bir kazan süte 1 damla idrar karıştırılırsa nasıl sütün hepsi pis olur ise, bir kimse 100 doğru yazısının arasına 1 tane bidat inanç/fetva karıştırır ise bu kimsenin yazılarını okumak zarar verir. karışıklık-bulaşıklık ihtimali olmayan yazılar ve siteler dururken bu tür şaibeli-karma siteler
    ile vakit harcamak tavsiye edilebilir bir şey değildir.
    mumsema sitesinin hepsini kötülemek gibi bir niyetim yoktur ancak bu sitenin de tamamen %100 güvenilir olduğunu ve içerisinde tek harf dahi yanlış bir yazı barındırmadığını söylemek imkansızdır. yazdığım mesaj sayısı fazla olmamasına karşın bu siteyi uzun zamandır takip etmekteyim ve birçok yanlış yazıya rastladığımı üzülerek belirtmeliyim. bunun yanı sıra geçen gün tevbe ile ilgili dinimizislam.com sitesinden alınmış bir yazıyı paylaşmış idim ancak hiçbir gerekçe gösterilmeden silinmiş. bu da siteye olan güvenimizin sarsılmasına neden olmuştur. hazreti mevlana rahmetullahi aleyh hazretleri ve diğer bazı evliya zatlar hakkında çok uygunsuz sözler yazıldığını ve bidat ehli bazı kimselerin videolarının ve yazılarının paylaşıldığını da bu sitede gördüğüm için üzgünüm. yöneticilerden bu yayınların yapılmamsına müsade etmemelerini rica ederim


  10. 29.Nisan.2016, 21:10
    5
    dinimizislam sitesi tam anlamıyla güvenilirdir. mehmet ali demirbaş hocamızın vermiş olduğu fetvalardan ve ehl-i sünnet alimlerinin kitablarından nakiller içermektedir. bunun dışında hakikatkitabevi.com ve huzurpinari.com siteleri de gönül rahatlığı ile ziyaret edilip istifade edilebilecek sitelerdendir. sorularlaislamiyet, sorularlarisale sitelerinde birçok yanlış fetvaya bizzat şahit olduğumu belirtmeden geçmek istemem. bu fetvaların bir kısmı da ne yazık ki itikadi konularda idi. bu siteleri tavsiye edemiyorum çünkü doğru yazıların arasına yanlış yazıların da karıştırılmış olduğu bir siteden bir şeyler okumak, farkında olmadan o yanlış yazılara kapılıp bilmeden itikadi veya ameli hatalara düşülmesine sebep olabilir. bir kazan süte 1 damla idrar karıştırılırsa nasıl sütün hepsi pis olur ise, bir kimse 100 doğru yazısının arasına 1 tane bidat inanç/fetva karıştırır ise bu kimsenin yazılarını okumak zarar verir. karışıklık-bulaşıklık ihtimali olmayan yazılar ve siteler dururken bu tür şaibeli-karma siteler
    ile vakit harcamak tavsiye edilebilir bir şey değildir.
    mumsema sitesinin hepsini kötülemek gibi bir niyetim yoktur ancak bu sitenin de tamamen %100 güvenilir olduğunu ve içerisinde tek harf dahi yanlış bir yazı barındırmadığını söylemek imkansızdır. yazdığım mesaj sayısı fazla olmamasına karşın bu siteyi uzun zamandır takip etmekteyim ve birçok yanlış yazıya rastladığımı üzülerek belirtmeliyim. bunun yanı sıra geçen gün tevbe ile ilgili dinimizislam.com sitesinden alınmış bir yazıyı paylaşmış idim ancak hiçbir gerekçe gösterilmeden silinmiş. bu da siteye olan güvenimizin sarsılmasına neden olmuştur. hazreti mevlana rahmetullahi aleyh hazretleri ve diğer bazı evliya zatlar hakkında çok uygunsuz sözler yazıldığını ve bidat ehli bazı kimselerin videolarının ve yazılarının paylaşıldığını da bu sitede gördüğüm için üzgünüm. yöneticilerden bu yayınların yapılmamsına müsade etmemelerini rica ederim

  11. 29.Nisan.2016, 21:33
    6
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,306
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    Alıntı
    hiçbir gerekçe gösterilmeden silinmiş. bu da siteye olan güvenimizin sarsılmasına neden olmuştur
    Sayfalarca Kopya yazılar silinir bunu kurallarda belirtmişiz muhtemelen ondan dolayıdır yoksa yanlıştan dolayı sanmıyorum.
    Sözü geçen site ise seyyid kutuba kafir diyen bir siteye asla güvenmem


  12. 29.Nisan.2016, 21:33
    6
    Moderatör
    Alıntı
    hiçbir gerekçe gösterilmeden silinmiş. bu da siteye olan güvenimizin sarsılmasına neden olmuştur
    Sayfalarca Kopya yazılar silinir bunu kurallarda belirtmişiz muhtemelen ondan dolayıdır yoksa yanlıştan dolayı sanmıyorum.
    Sözü geçen site ise seyyid kutuba kafir diyen bir siteye asla güvenmem

  13. 29.Nisan.2016, 22:42
    7
    rüzgargülü88
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2015
    Üye No: 106289
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    lakin başka konularda da (bu konuların sayısı belki binlercedir) sayfalarca kopya yazılar yer almaktadır. onların neden silinmediği yoksa bu kuralın daha sonra mı konulduğu konusunda da aydınlatırsanız sevinirim.
    dinimizislam sitesinde seyyid kutuba, mevdudiye vs kafir dendiğini hiç görmedim, ancak yanlış görüşleri delilleri ile beraber iftira atılmadan bildirilmiş ve bu yanlış görüşlerinden dolayı bidat ehli oldukları da ifade edilmiştir.bu ise var olan bir gerçeği ifade etmek olup bir kötüleme/hakaret niteliği taşımamaktadır malumunuz


  14. 29.Nisan.2016, 22:42
    7
    lakin başka konularda da (bu konuların sayısı belki binlercedir) sayfalarca kopya yazılar yer almaktadır. onların neden silinmediği yoksa bu kuralın daha sonra mı konulduğu konusunda da aydınlatırsanız sevinirim.
    dinimizislam sitesinde seyyid kutuba, mevdudiye vs kafir dendiğini hiç görmedim, ancak yanlış görüşleri delilleri ile beraber iftira atılmadan bildirilmiş ve bu yanlış görüşlerinden dolayı bidat ehli oldukları da ifade edilmiştir.bu ise var olan bir gerçeği ifade etmek olup bir kötüleme/hakaret niteliği taşımamaktadır malumunuz

  15. 29.Nisan.2016, 23:00
    8
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,306
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    Alıntı
    dinimizislam sitesinde seyyid kutuba, mevdudiye vs kafir dendiğini hiç görmedim
    Alıntı
    mezhepsizdir
    En basit iftira mesela... Seyyid kutub koyu bir şafii idi.
    Alıntı
    ona göre kâfirle Müslüman eşittir
    bir iftira daha...

    Kardeş ben seyyid kutupçu değilim hatta hiç bir eserini okuyup bitirmedim, 2. el olarak aldığım tefsirinide bir kardeşime hediye ettim.
    Lakin bu din için canını vermiş bir Müslümana bu düşmanlık neden


  16. 29.Nisan.2016, 23:00
    8
    Moderatör
    Alıntı
    dinimizislam sitesinde seyyid kutuba, mevdudiye vs kafir dendiğini hiç görmedim
    Alıntı
    mezhepsizdir
    En basit iftira mesela... Seyyid kutub koyu bir şafii idi.
    Alıntı
    ona göre kâfirle Müslüman eşittir
    bir iftira daha...

    Kardeş ben seyyid kutupçu değilim hatta hiç bir eserini okuyup bitirmedim, 2. el olarak aldığım tefsirinide bir kardeşime hediye ettim.
    Lakin bu din için canını vermiş bir Müslümana bu düşmanlık neden

  17. 30.Nisan.2016, 11:15
    9
    rüzgargülü88
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2015
    Üye No: 106289
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    (İslamiyet, diğer dinlere nefret manasını taşıyan dinî taassubu asla kabul etmez.) [C. Sulhu s. 22]

    Hristiyan ve Yahudi gibi kâfirleri sevmemek, taassup olarak gösterilmektedir. Hâlbuki Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını düşman bilmeyenin imanı geçersizdir. İki âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Müminler, müminleri bırakıp da, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allahü teâlânın dostluğunu bırakmış olurlar.) [Âl-i İmran 28] (Allah'ın dostluğunu bırakan da kâfir olur.)
    (Ey müminler, Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin!) [Maide 51]


    (İslam, bütün insanlığı birbiriyle yardımlaşan bir tek birlik sayar. Hattâ İslam’a göre bütün insanlar yekdiğerine yakın bağlarla bağlı olan bir ailedir. Allah’ın adaletinden eksiksiz faydalanma babında, ırk, renk ve din ayrımı yapmadan bütün beşeriyete mutlak adaleti vâdeder.) [C. Sulhu s. 32]

    İslam’a göre kâfirlerle Müslümanlar bir aileymiş(!). Bugüne kadar hangi İslam âlimi böyle söylemiştir? İnsanların kardeş olduğunu masonlarla hümanist sosyalistler söylemektedir. Dinimiz, (Ancak Müslümanlar kardeştir) buyuruyor. Evet dinimizde ırk ve renk ayrımı yapılmaz, ama din ayrımı yapılır. Müslümana, zimmiye ve kâfire ayrı ayrı muameleyle emredildik. Müslümandan uşur ve zekât alındığı hâlde, zimmiden zekât değil, harac ve cizye alınır. Müslüman zekât vermeye, namaz kılmaya cebredilir, fakat kâfirler zorlanamaz. İslam âlimlerinin bu hükümleri mevcutken, sosyalist kafalı yazar, kendi başına kurallar koymaktadır.


    dinimizislam sitesinden aldığımız bu yazılara göre, seyyid kutub mezhepsiz olmaz mı?
    bunları yazdığı da acı bir gerçektir, kimseye iftira atılmamaktadır. aşağıdaki link insaf ile okunursa gerçekler görülecektir
    http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=13642
    iddia sahibi iddiasını ispat ile mükelleftir. seyyid kutubun adı geçen bu kitaplarında bu sözleri yazmadığını iddia eden kimse bu sözlerini ispatlayabilirmi? eğer ispatlayamıyor ise seyyid kutubun bir mezhepsiz olduğunu kabul etmesi gerekmektedir. zira böyle yazılar yazan birinin ehl-i sünnet olması mümkün değildir, 4 mezhepten birine tabi olduğunu söylemesinin de bir değeri yoktur.


  18. 30.Nisan.2016, 11:15
    9
    (İslamiyet, diğer dinlere nefret manasını taşıyan dinî taassubu asla kabul etmez.) [C. Sulhu s. 22]

    Hristiyan ve Yahudi gibi kâfirleri sevmemek, taassup olarak gösterilmektedir. Hâlbuki Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını düşman bilmeyenin imanı geçersizdir. İki âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Müminler, müminleri bırakıp da, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allahü teâlânın dostluğunu bırakmış olurlar.) [Âl-i İmran 28] (Allah'ın dostluğunu bırakan da kâfir olur.)
    (Ey müminler, Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin!) [Maide 51]


    (İslam, bütün insanlığı birbiriyle yardımlaşan bir tek birlik sayar. Hattâ İslam’a göre bütün insanlar yekdiğerine yakın bağlarla bağlı olan bir ailedir. Allah’ın adaletinden eksiksiz faydalanma babında, ırk, renk ve din ayrımı yapmadan bütün beşeriyete mutlak adaleti vâdeder.) [C. Sulhu s. 32]

    İslam’a göre kâfirlerle Müslümanlar bir aileymiş(!). Bugüne kadar hangi İslam âlimi böyle söylemiştir? İnsanların kardeş olduğunu masonlarla hümanist sosyalistler söylemektedir. Dinimiz, (Ancak Müslümanlar kardeştir) buyuruyor. Evet dinimizde ırk ve renk ayrımı yapılmaz, ama din ayrımı yapılır. Müslümana, zimmiye ve kâfire ayrı ayrı muameleyle emredildik. Müslümandan uşur ve zekât alındığı hâlde, zimmiden zekât değil, harac ve cizye alınır. Müslüman zekât vermeye, namaz kılmaya cebredilir, fakat kâfirler zorlanamaz. İslam âlimlerinin bu hükümleri mevcutken, sosyalist kafalı yazar, kendi başına kurallar koymaktadır.


    dinimizislam sitesinden aldığımız bu yazılara göre, seyyid kutub mezhepsiz olmaz mı?
    bunları yazdığı da acı bir gerçektir, kimseye iftira atılmamaktadır. aşağıdaki link insaf ile okunursa gerçekler görülecektir
    http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=13642
    iddia sahibi iddiasını ispat ile mükelleftir. seyyid kutubun adı geçen bu kitaplarında bu sözleri yazmadığını iddia eden kimse bu sözlerini ispatlayabilirmi? eğer ispatlayamıyor ise seyyid kutubun bir mezhepsiz olduğunu kabul etmesi gerekmektedir. zira böyle yazılar yazan birinin ehl-i sünnet olması mümkün değildir, 4 mezhepten birine tabi olduğunu söylemesinin de bir değeri yoktur.

  19. 30.Nisan.2016, 11:36
    10
    Molla_Efdal
    ملا افدال

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Temmuz.2015
    Üye No: 106610
    Mesaj Sayısı: 741
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: tabiki ev :)

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    Dinimiz islam sitesi ehl-i sünnettir. fakat çok hataları var. tavsiye etmemiz bu yüzden.

    Alıntı
    Seyyid kutub koyu bir şafii idi.
    Şafii olması birşeyi değiştirmez. hanefii olan mutezilerde var onlarada mı sünni diyelim?


  20. 30.Nisan.2016, 11:36
    10
    ملا افدال
    Dinimiz islam sitesi ehl-i sünnettir. fakat çok hataları var. tavsiye etmemiz bu yüzden.

    Alıntı
    Seyyid kutub koyu bir şafii idi.
    Şafii olması birşeyi değiştirmez. hanefii olan mutezilerde var onlarada mı sünni diyelim?

  21. 30.Nisan.2016, 12:14
    11
    rüzgargülü88
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2015
    Üye No: 106289
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    ne hataları vardır belirtmeniz gerekmeez mi?
    sorularlaislamiyet ve sorularlarisale sitesinde de itikadi hatalar başta olmak üzere birçok hata yer almaktadır. o siteleri de tavsiye etmemeniz gerekmez miydi?

    bir siteyi takip ederken seçici olmalı ve hele başkasına tavsiye ederken de dikkatli olmalıyız.
    kötü bir şeye vesile olmak ve başkalarının günahlarına ortak olmaktan sakınmalıyız
    kardeşlere hayırlı günler diliyorum


  22. 30.Nisan.2016, 12:14
    11
    ne hataları vardır belirtmeniz gerekmeez mi?
    sorularlaislamiyet ve sorularlarisale sitesinde de itikadi hatalar başta olmak üzere birçok hata yer almaktadır. o siteleri de tavsiye etmemeniz gerekmez miydi?

    bir siteyi takip ederken seçici olmalı ve hele başkasına tavsiye ederken de dikkatli olmalıyız.
    kötü bir şeye vesile olmak ve başkalarının günahlarına ortak olmaktan sakınmalıyız
    kardeşlere hayırlı günler diliyorum

  23. 30.Nisan.2016, 14:04
    12
    Molla_Efdal
    ملا افدال

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Temmuz.2015
    Üye No: 106610
    Mesaj Sayısı: 741
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: tabiki ev :)

    Cevap: Güvenilir Dini Siteler

    Alıntı
    Diş dolgusuyla ilgili çeşitli sorular

    Sual: Diş dolgusu olan Maliki mezhebini nasıl taklit eder?
    CEVAP
    Maliki’nin bu husustaki farzlarına uyar, müfsitlerinden yani o ibadeti bozan durumlardan kaçar. Sadece gusülde değil, gusülle yaptığı işlerde de bu şartlara uyması lazımdır. Yani hem namazda, hem de abdeste Maliki’nin şartlarına uyup müfsitlerinden kaçması gerekir. Aksi takdirde telfik yapmış, yani mezheplerin kolaylıklarını almış olur ki, telfik haramdır.

    Başka mezhebi taklit
    Sual: Diş dolgusu için mezhep değiştirmek mi gerekiyor?
    CEVAP
    Diş dolgusu için mezhep değiştirmek gerekmiyor. Sadece gusül, abdest ve namazda, yine kendi mezhebine uymaya devam etmekle beraber, Maliki mezhebinin de bu konudaki şartlarına, yani farz ve müfsitlerine de uyuyor. Böylece taklit gerçekleşiyor.

    Mezhep taklidi
    Sual: Bir kimse, diş dolgusunun gusle mani olduğunu bilmeden 9-10 sene dişi dolgulu hâlde namaz kılsa, fakat Mâlikî veya Şâfiî mezhebini taklit etmek gerektiğini yeni öğrense, kıldığı bu namazları, kaza etmesi gerekir mi?
    CEVAP
    Elbette kaza etmesi gerekir. Bununla beraber, hiç kazamız olmasa bile, ömür boyu kaza namazı kılmanın ve sünnetleri kılarken kazaya da niyet etmenin mahzuru olmaz.

    Bizim de o namazlardan mekruh kıldıklarımız olabilir. Sünnet veya müstehablardan birini yapmamış olabiliriz. Kaza kılmakla bunlar da telafi edilmiş olur. Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, (İmam-ı a’zam Ebu Hanife hazretleri, abdestin edeblerinden birini terk ettiği için kırk yıllık namazı kaza etmiştir) buyuruyor. (1/29)

    O namazlarda hiçbir eksiğimiz olmasa da, sünnetleri kılarken kazaya da niyet edince, sünnet de kılınmış olur. (Redd-ül muhtar)

    Cünüpken dolgu yaptırmak
    Sual: Cünüpken veya âdetliyken diş dolgusu yaptırmakla, abdestli olarak diş dolgusu veya kaplama yaptırmak arasında fark var mıdır?
    CEVAP
    Hayır, ikisi arasında gusül yönüyle fark yoktur. Hanefi’de, gusülde ağzın içini yıkamak farz olduğu için, gusül sahih olmaz. Maliki Mezhebinde ağzın içini yıkamak farz olmadığı için, diş dolgusu olan, Maliki mezhebini taklit ederse guslü sahih olur.

    Harac olunca
    Sual: S. Ebediyye’de, (Bedenin, ıslatılmasında harac olmayan yerlerini yıkamak farzdır. Harac yani meşakkat, zorluk bulunduğu zaman haraca sebep olan şey zaruri var ise, buraları yıkamak sakıt olur) deniyor. Bu ifadelere göre, dolgulu dişi sökmek harac olmaz mı? Bir de, ikisi de örgü olduğu halde, kadının, gusülde örgülü saçını çözmesi harac oluyor da, erkeğin örgülü saçını çözmesi niye harac olmuyor?
    CEVAP
    Dolgu dişi çıkarmak elbette haracdır, hem de çok kuvvetli zorluktur. Ancak, başka mezhepte bir çıkış yolu olduğu için, o mezhebi taklit edince mesele kalmıyor.

    Farzı yapmakta haraca sebep olan, yani yapmaya mani olan zaruret, ya zorla olur. Kadınların saçlarını uzatması böyledir, çünkü İslamiyet, saçlarını kesmelerini yasak etmiştir. Yahut hasta bir uzvu sıhhate kavuşturmak ve tehlikeden korumak için olur. Yahut da, başka şey yapmaya imkân olmadığı için olur. Harac bulunduğu zaman, başka mezhebi taklit mümkün olmazsa, zaruret aranır. Kadınların örgülü saçlarını çözmelerinde harac vardır. Bu haracdan kurtulmak için, başka mezhebi taklit etmeye de imkân olmadığı ve saçlarını uzatmalarında zaruret olduğu için, saçlarının örgülerini açmaları affolmuştur.

    Kadınların örgülü saçlarını açmamaları, erkeklerin örgüsünü açması gibi değildir, çünkü birincisinde zaruret ve harac birlikte vardır. Erkek örgüsünü çözmede harac varsa da, zaruret yoktur. Zaruret olmayınca da, erkeklerin örgülerini çözmeleri gerekir.

    İlk gusülde
    Sual: Dolgu yaptıran, ilk gusülde mi mezhep taklidine başlar?
    CEVAP
    Evet.

    Dolgu yaptıran
    Sual: Hanefi mezhebinde olan bir kişinin, dolgu yaptırmasının hemen ardından, (Maliki mezhebini taklit ederek) gusül abdesti almasına gerek var mıdır?
    CEVAP
    Cünüp olana kadar lüzum yoktur. Ancak hemen taklit etmesinde de mahzur olmaz.

    Cünüp olmayan
    Sual: Diş dolgusu olan yaşlı dul kadın ve hadım olan kimselerin mezhep taklidi gerekir mi?
    CEVAP
    Cünüp olmadıkları için taklide ihtiyaç yoktur.

    Maliki’yi taklit
    Sual: Dolgu sebebiyle Şafii’yi taklit ederken, daha kolay diye, Şafii’yi bırakıp, Maliki’yi taklit uygun mu?
    CEVAP
    Evet, uygundur.

    Vidalanan hazır dişler
    Sual: Şimdi hazır dişler, damağa vidalanmaktadır. Bunlar da diş dolgusu hükmüne mi girer?
    CEVAP
    Çıkarıp altını yıkamak imkânı olmadığı için diş dolgusu hükmüne girer.

    Damağa protez yapıştırmak
    Sual:Toz, krem, jel gibi yapıştırıcı olarak kullanılan maddeler, tükürük kıvamını koyulaştırıp, yapışkan hale getirerek protezin damaktan çabuk düşmemesini, biraz daha uzun dayanmasını sağlıyor. Abdestte ve gusülde bu protezi çıkarmak gerekiyor mu?
    CEVAP
    Protezi her abdestte çıkarıp, sonra jel gibi bir şeyle yapıştırmaya kalkmak bir meşakkat sayılır. Bu bakımdan abdestte, protezi çıkarmak gerekmez. Abdestte ağzı yıkamak sünnet, gusülde ise farzdır. Ayrıca gusül, abdest gibi sık sık tekerrür etmez. Etse bile, gusülde, çıkarıp altını yıkamak gerekir.

    Dolguda ihtilaf mı var?
    Sual: (Diş dolgusunun gusle mâni olduğunu söylemek yanlıştır, çünkü bu ihtilaflı bir meseledir. Dolguya cevaz veren kıymetli âlimler vardır. Ama dolgu gusle mâni olmasa bile, Mâlikî’yi taklit etmenin zararı olmaz) deniyor. “İhtilaflı mesele” diyerek, zihinleri bulandırmanın sebebi ne olabilir?
    CEVAP
    Art niyeti olan her şeyi söyleyebilir. Diş dolgusu ihtilaflı mesele değildir. Hiçbir Hanefî âlimi, (Ağızda kuru yer kalsa, gusül sahih olur. Dolgu diş, gusle mâni olmaz) dememiştir. Fıkıhta, (ihtilaflı) demek, (Müctehid âlimlerin farklı ictihadları var) demektir. Masonların, ajanların veya kendini din adamı sayan cahillerin, dine aykırı sözlerine ihtilaf denmez.

    Hem mezhep imamlarının yaşadığı dönemlerde diş dolgusu yoktu, hem de günümüzdeki insanların sözleri dinde senet olmaz. Ağzın içini yıkamak farzdır. Kuru yer kalırsa gusül olmaz. Bunun aksini söyleyen hiçbir Hanefî âlimi yoktur.


    NOT: Yukarıdaki yazı hala dinimizİslam.com sitesinde bulunmaktadır. Güncelleme Tarihi 30 Nisan 2016 Cumartesi
    Kaynak: http://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4061
    Hata:

    dinimizİslam.com sitesi diş dolgusunun gusle mani olduğunu söylüyor ve bu doğrultuda çeşitli fetvalar veriyor. Buna delil olarak şunları söylüyorlar:

    [Hanefî mezhebinde dişlerin arası ve diş çukuru ıslanmazsa gusl temâm olmaz. Bunun için, diş kaplatınca ve doldurunca, gusl abdesti sahîh olmaz. İnsan cenâbetlikden kurtulmaz. Evet, imâm-ı Muhammede göre sallanan dişleri altın tel ile bağlamak ve düşen, çıkarılan diş yerine altın diş takmak câizdir. İmâm-ı a’zam ise, altın câiz olmadığını ictihâd buyurmuşdur. İmâm-ı Ebû Yûsüf, bir rivâyetde, imâm-ı Muhammed gibi buyurmuşdur. Eshâb-ı kirâmdan Arfece bin Sa’da, altın burun takması için izn verilmesi, İmâm-ı a’zama göre, yalnız Arfeceye mahsûsdur denilmişdir. Nitekim Zübeyr ve Abdürrahmân “radıyallahü teâlâ anhüm┠için, ipek giymelerine izn verilmişdi ve yalnız bunlara mahsûsdu, denilmişdir. Fekat, fetvâ, İmâm-ı Muhammed kavli ile olup, gusl abdesti alırken çıkarılabilen takma diş, kulak ve burunun, altından olmaları câiz görülmüşdür. İmâmlarımızın bu ayrılığı, takma dişin ve sallanan dişe sarılan tellerin altından olup olmamasındadır ve gusle mâni’ olmıyacak şeklde çıkarılması mümkin olduğu hâldedir. Yoksa, gusl bahsinde, hanefî mezhebinin bütün imâmları, dişlerin ıslanması lâzım olduğunu söylemekdedir. Ya’nî, altın, gümüş ve necs olmıyan başka maddelerden yapılan kaplama ve dolguların altlarına su geçmeyince, hanefî mezhebi âlimlerinin hepsine göre, gusl abdesti câiz olmaz.

    (Halebî-yi kebîr)de diyor ki, (Dişler arasında yemek artığı kalıp, altı yıkanamazsa, gusl câiz olur. Çünki, su akıcı olup, bu artıkların altına sızar. Fekat bu artıklar, çiğnenerek katılaşmış ise, gusl abdesti câiz olmaz. Doğrusu da, budur. Çünki, su, bunun altına sızmaz. Bunda zarûret ve harac da yokdur). (Kâdîhân), (Nâtifî)den alarak diyor ki, (Diş arasında yemek artığı bulunursa, gusl temâm olmaz. Bunu çıkarıp altını yıkamak lâzımdır).

    (Mecmû’a-i Zühdiyye)de diyor ki, (Gerek az, gerek çok, dişlerin arasında kalan yemek kırıntısı, katı hamur gibi olup da, suyu geçirmezse, gusle mâni’dir).

    (Dürr-ül-muhtâr)da diyor ki, (Dişlerin arasında veyâ diş çukurunda bulunan şey, gusl abdestine zarar vermez diye fetvâ veren olmuş ise de, bu şey, katı olup, altına su geçmez ise, gusl abdesti câiz olmaz. (Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye; s. 133, İstanbul 2005)


    Halbuki Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    "Ey Allah'ın kulları! Tedâvi olun, çünkü Allah, yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifâ veya devâ yaratmıştır. Ancak bir dert mustesnâ; o da ihtiyarlıktır."
    (Tirmizî, Tıb 2; Ebû Dâvud, Tıb 1; İbn Mâce, Tıb 1; Ahmed bin Hanbel, III/156)

    Diş dolgusu, protez, vs türü hastalıklar zarurattir ve böyle bir sıkıntı ile karşılaşan bir musluman için
    " قَالَ رَسُولُ للّهِ:يسِّرُوا وَلآ تُعَسِّرُوا وَبَشِِّرُوا. وَ لاَ تُنَفِّرُوا - Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, mujdeleyin nefret ettirmeyin" (Buhârî, İlm 12, Edeb 80; Muslim, Cihad 6, 7; Bir rivayette de:"...Isındırın, nefret ettirmeyin..." buyrulmuştur.)
    Rasulullahın buyruğu gereğince âlimlerimiz , bu tür kısıtlayıcı/zorlayıcı fetva verilmiş meselelerde, kolaylık sağlayan ictihadlara yönelmişlerdir.

    Arface b. Es’ad (r.anhuma)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Cahiliyye döneminde meydana gelen Kulab vakasında burnumdan yaralanmıştım ve burnum kesilmişti. Sonra gümüşten bir burun yaptırmıştım fena koku yapmıştı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) bana altından bir burun yaptırmamı emir buyurdu.”
    (Tirmizi, Libas 31; Ebû Dâvud, Hâtem 7; Nesâî, Ziyne: 41)

    Tirmizî: Ali b. Hucr, Rabî’ b. Bedir’den, Muhammed b. Yezîd el Vasîti’den ve Ebû’l Eşheb’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Abdurrahman b. Tarafe’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Selm b. Zerîr’de bu hadisi Abdurrahman b. Tarefe’den, Ebû’l Eşheb’in rivâyeti gibi rivâyet etmiştir. İlim adamlarından pek çok kimse dişlerini altınla kaplattırdıkları rivâyet edilmiştir. Bu hadis onlar için delildir. Abdurrahman b. Mehdî diyor ki: Selm b. “Vezîr” şeklinde söylenmesi bir vehmdir doğrusu “Zerir” dir.
    Ebû Saîd es San’anî’nin ismi Muhammed b. Müyesser'dir.

    Hanefi mezhebi müçtehitlerinden İmam Muhammed (rahimehullah) olmak üzere bazı İslâm âlimleri, takma ve doldurma diş yaptırmada bir sakıncanın bulunmadığını; hattâ bunun altın madeninden yapılması hususunda ruhsat bulunduğunu ifâde etmektedirler. (Serahsî. el-Mebsût, 1/132)

    Mülteka şerhinde fetva kitabından naklen şöyle deniyor:


    Dişini mecburen doldurtan kimse, gusülde bu dolguyu söküp atması mümkün olmayınca, dolgunun üzerinden geçen suyla iktifa ederse, guslü sahih olur mu?

    Elcevap: Olur. Şüpheye mahal kalmaz. (İzahlı Mülteka tercümesi, Taharet bahsi, s. 32)

    Fetvâhâne hey`et-i ilmiyesince Fetvâ Emîni Nuri Efendi riyasetinde ikmâl edilmiş ve Fetvahâne müsevvidlerinden Ali Murtaza tarafından neşredilmiş bulunan "İlâveli Mecmua-i Cedîde" isimli Fetvâ kitabında şu fetva yer almaktadır: "Üzerine gusül farz olan Zeyd`in, oyuk (mücevvel) olan dişleri altın veya gümüş ile doldurulmuş olup, dişlerinin oyuğuna yapışmış olduğu için altın ve gümüşü çıkartmakta güçlük ve meşakkat bulunmakta; gusül ederken o dişlerin oyuğuna su girmese ve bu şekilde bir zaruret meydana gelmiş bulunsa, suyu o dişlerin içine ve oyuğuna ulaştırmak, temas ettirmek farz olmayıp, dışını (dolgunun üstünü) yıkamakla gusletmiş ve temizlenmiş olur mu? Elcevab: Olur." Bu fetvaya göre; ihtiyaç halinde dişlere dolgu ve kaplama yapılmasında hiçbir mahzur yoktur. Gusülde bu dişlerin sadece dış yüzeyi yıkanır. Dolgu ve kaplamayı söküp içini yıkamak gerekmez.

    Gördüğünüz gibi Hanefii mezhebi muteber kaynaklarınca diş dolgusunun gusül abdestine mani değildir. İnşallah bu sitenin hatalı fetvaları hakkında sitemizde bir konu açacağım ve hatalarını paylaşacağım.


  24. 30.Nisan.2016, 14:04
    12
    ملا افدال
    Alıntı
    Diş dolgusuyla ilgili çeşitli sorular

    Sual: Diş dolgusu olan Maliki mezhebini nasıl taklit eder?
    CEVAP
    Maliki’nin bu husustaki farzlarına uyar, müfsitlerinden yani o ibadeti bozan durumlardan kaçar. Sadece gusülde değil, gusülle yaptığı işlerde de bu şartlara uyması lazımdır. Yani hem namazda, hem de abdeste Maliki’nin şartlarına uyup müfsitlerinden kaçması gerekir. Aksi takdirde telfik yapmış, yani mezheplerin kolaylıklarını almış olur ki, telfik haramdır.

    Başka mezhebi taklit
    Sual: Diş dolgusu için mezhep değiştirmek mi gerekiyor?
    CEVAP
    Diş dolgusu için mezhep değiştirmek gerekmiyor. Sadece gusül, abdest ve namazda, yine kendi mezhebine uymaya devam etmekle beraber, Maliki mezhebinin de bu konudaki şartlarına, yani farz ve müfsitlerine de uyuyor. Böylece taklit gerçekleşiyor.

    Mezhep taklidi
    Sual: Bir kimse, diş dolgusunun gusle mani olduğunu bilmeden 9-10 sene dişi dolgulu hâlde namaz kılsa, fakat Mâlikî veya Şâfiî mezhebini taklit etmek gerektiğini yeni öğrense, kıldığı bu namazları, kaza etmesi gerekir mi?
    CEVAP
    Elbette kaza etmesi gerekir. Bununla beraber, hiç kazamız olmasa bile, ömür boyu kaza namazı kılmanın ve sünnetleri kılarken kazaya da niyet etmenin mahzuru olmaz.

    Bizim de o namazlardan mekruh kıldıklarımız olabilir. Sünnet veya müstehablardan birini yapmamış olabiliriz. Kaza kılmakla bunlar da telafi edilmiş olur. Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri, (İmam-ı a’zam Ebu Hanife hazretleri, abdestin edeblerinden birini terk ettiği için kırk yıllık namazı kaza etmiştir) buyuruyor. (1/29)

    O namazlarda hiçbir eksiğimiz olmasa da, sünnetleri kılarken kazaya da niyet edince, sünnet de kılınmış olur. (Redd-ül muhtar)

    Cünüpken dolgu yaptırmak
    Sual: Cünüpken veya âdetliyken diş dolgusu yaptırmakla, abdestli olarak diş dolgusu veya kaplama yaptırmak arasında fark var mıdır?
    CEVAP
    Hayır, ikisi arasında gusül yönüyle fark yoktur. Hanefi’de, gusülde ağzın içini yıkamak farz olduğu için, gusül sahih olmaz. Maliki Mezhebinde ağzın içini yıkamak farz olmadığı için, diş dolgusu olan, Maliki mezhebini taklit ederse guslü sahih olur.

    Harac olunca
    Sual: S. Ebediyye’de, (Bedenin, ıslatılmasında harac olmayan yerlerini yıkamak farzdır. Harac yani meşakkat, zorluk bulunduğu zaman haraca sebep olan şey zaruri var ise, buraları yıkamak sakıt olur) deniyor. Bu ifadelere göre, dolgulu dişi sökmek harac olmaz mı? Bir de, ikisi de örgü olduğu halde, kadının, gusülde örgülü saçını çözmesi harac oluyor da, erkeğin örgülü saçını çözmesi niye harac olmuyor?
    CEVAP
    Dolgu dişi çıkarmak elbette haracdır, hem de çok kuvvetli zorluktur. Ancak, başka mezhepte bir çıkış yolu olduğu için, o mezhebi taklit edince mesele kalmıyor.

    Farzı yapmakta haraca sebep olan, yani yapmaya mani olan zaruret, ya zorla olur. Kadınların saçlarını uzatması böyledir, çünkü İslamiyet, saçlarını kesmelerini yasak etmiştir. Yahut hasta bir uzvu sıhhate kavuşturmak ve tehlikeden korumak için olur. Yahut da, başka şey yapmaya imkân olmadığı için olur. Harac bulunduğu zaman, başka mezhebi taklit mümkün olmazsa, zaruret aranır. Kadınların örgülü saçlarını çözmelerinde harac vardır. Bu haracdan kurtulmak için, başka mezhebi taklit etmeye de imkân olmadığı ve saçlarını uzatmalarında zaruret olduğu için, saçlarının örgülerini açmaları affolmuştur.

    Kadınların örgülü saçlarını açmamaları, erkeklerin örgüsünü açması gibi değildir, çünkü birincisinde zaruret ve harac birlikte vardır. Erkek örgüsünü çözmede harac varsa da, zaruret yoktur. Zaruret olmayınca da, erkeklerin örgülerini çözmeleri gerekir.

    İlk gusülde
    Sual: Dolgu yaptıran, ilk gusülde mi mezhep taklidine başlar?
    CEVAP
    Evet.

    Dolgu yaptıran
    Sual: Hanefi mezhebinde olan bir kişinin, dolgu yaptırmasının hemen ardından, (Maliki mezhebini taklit ederek) gusül abdesti almasına gerek var mıdır?
    CEVAP
    Cünüp olana kadar lüzum yoktur. Ancak hemen taklit etmesinde de mahzur olmaz.

    Cünüp olmayan
    Sual: Diş dolgusu olan yaşlı dul kadın ve hadım olan kimselerin mezhep taklidi gerekir mi?
    CEVAP
    Cünüp olmadıkları için taklide ihtiyaç yoktur.

    Maliki’yi taklit
    Sual: Dolgu sebebiyle Şafii’yi taklit ederken, daha kolay diye, Şafii’yi bırakıp, Maliki’yi taklit uygun mu?
    CEVAP
    Evet, uygundur.

    Vidalanan hazır dişler
    Sual: Şimdi hazır dişler, damağa vidalanmaktadır. Bunlar da diş dolgusu hükmüne mi girer?
    CEVAP
    Çıkarıp altını yıkamak imkânı olmadığı için diş dolgusu hükmüne girer.

    Damağa protez yapıştırmak
    Sual:Toz, krem, jel gibi yapıştırıcı olarak kullanılan maddeler, tükürük kıvamını koyulaştırıp, yapışkan hale getirerek protezin damaktan çabuk düşmemesini, biraz daha uzun dayanmasını sağlıyor. Abdestte ve gusülde bu protezi çıkarmak gerekiyor mu?
    CEVAP
    Protezi her abdestte çıkarıp, sonra jel gibi bir şeyle yapıştırmaya kalkmak bir meşakkat sayılır. Bu bakımdan abdestte, protezi çıkarmak gerekmez. Abdestte ağzı yıkamak sünnet, gusülde ise farzdır. Ayrıca gusül, abdest gibi sık sık tekerrür etmez. Etse bile, gusülde, çıkarıp altını yıkamak gerekir.

    Dolguda ihtilaf mı var?
    Sual: (Diş dolgusunun gusle mâni olduğunu söylemek yanlıştır, çünkü bu ihtilaflı bir meseledir. Dolguya cevaz veren kıymetli âlimler vardır. Ama dolgu gusle mâni olmasa bile, Mâlikî’yi taklit etmenin zararı olmaz) deniyor. “İhtilaflı mesele” diyerek, zihinleri bulandırmanın sebebi ne olabilir?
    CEVAP
    Art niyeti olan her şeyi söyleyebilir. Diş dolgusu ihtilaflı mesele değildir. Hiçbir Hanefî âlimi, (Ağızda kuru yer kalsa, gusül sahih olur. Dolgu diş, gusle mâni olmaz) dememiştir. Fıkıhta, (ihtilaflı) demek, (Müctehid âlimlerin farklı ictihadları var) demektir. Masonların, ajanların veya kendini din adamı sayan cahillerin, dine aykırı sözlerine ihtilaf denmez.

    Hem mezhep imamlarının yaşadığı dönemlerde diş dolgusu yoktu, hem de günümüzdeki insanların sözleri dinde senet olmaz. Ağzın içini yıkamak farzdır. Kuru yer kalırsa gusül olmaz. Bunun aksini söyleyen hiçbir Hanefî âlimi yoktur.


    NOT: Yukarıdaki yazı hala dinimizİslam.com sitesinde bulunmaktadır. Güncelleme Tarihi 30 Nisan 2016 Cumartesi
    Kaynak: http://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4061
    Hata:

    dinimizİslam.com sitesi diş dolgusunun gusle mani olduğunu söylüyor ve bu doğrultuda çeşitli fetvalar veriyor. Buna delil olarak şunları söylüyorlar:

    [Hanefî mezhebinde dişlerin arası ve diş çukuru ıslanmazsa gusl temâm olmaz. Bunun için, diş kaplatınca ve doldurunca, gusl abdesti sahîh olmaz. İnsan cenâbetlikden kurtulmaz. Evet, imâm-ı Muhammede göre sallanan dişleri altın tel ile bağlamak ve düşen, çıkarılan diş yerine altın diş takmak câizdir. İmâm-ı a’zam ise, altın câiz olmadığını ictihâd buyurmuşdur. İmâm-ı Ebû Yûsüf, bir rivâyetde, imâm-ı Muhammed gibi buyurmuşdur. Eshâb-ı kirâmdan Arfece bin Sa’da, altın burun takması için izn verilmesi, İmâm-ı a’zama göre, yalnız Arfeceye mahsûsdur denilmişdir. Nitekim Zübeyr ve Abdürrahmân “radıyallahü teâlâ anhüm┠için, ipek giymelerine izn verilmişdi ve yalnız bunlara mahsûsdu, denilmişdir. Fekat, fetvâ, İmâm-ı Muhammed kavli ile olup, gusl abdesti alırken çıkarılabilen takma diş, kulak ve burunun, altından olmaları câiz görülmüşdür. İmâmlarımızın bu ayrılığı, takma dişin ve sallanan dişe sarılan tellerin altından olup olmamasındadır ve gusle mâni’ olmıyacak şeklde çıkarılması mümkin olduğu hâldedir. Yoksa, gusl bahsinde, hanefî mezhebinin bütün imâmları, dişlerin ıslanması lâzım olduğunu söylemekdedir. Ya’nî, altın, gümüş ve necs olmıyan başka maddelerden yapılan kaplama ve dolguların altlarına su geçmeyince, hanefî mezhebi âlimlerinin hepsine göre, gusl abdesti câiz olmaz.

    (Halebî-yi kebîr)de diyor ki, (Dişler arasında yemek artığı kalıp, altı yıkanamazsa, gusl câiz olur. Çünki, su akıcı olup, bu artıkların altına sızar. Fekat bu artıklar, çiğnenerek katılaşmış ise, gusl abdesti câiz olmaz. Doğrusu da, budur. Çünki, su, bunun altına sızmaz. Bunda zarûret ve harac da yokdur). (Kâdîhân), (Nâtifî)den alarak diyor ki, (Diş arasında yemek artığı bulunursa, gusl temâm olmaz. Bunu çıkarıp altını yıkamak lâzımdır).

    (Mecmû’a-i Zühdiyye)de diyor ki, (Gerek az, gerek çok, dişlerin arasında kalan yemek kırıntısı, katı hamur gibi olup da, suyu geçirmezse, gusle mâni’dir).

    (Dürr-ül-muhtâr)da diyor ki, (Dişlerin arasında veyâ diş çukurunda bulunan şey, gusl abdestine zarar vermez diye fetvâ veren olmuş ise de, bu şey, katı olup, altına su geçmez ise, gusl abdesti câiz olmaz. (Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye; s. 133, İstanbul 2005)


    Halbuki Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    "Ey Allah'ın kulları! Tedâvi olun, çünkü Allah, yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifâ veya devâ yaratmıştır. Ancak bir dert mustesnâ; o da ihtiyarlıktır."
    (Tirmizî, Tıb 2; Ebû Dâvud, Tıb 1; İbn Mâce, Tıb 1; Ahmed bin Hanbel, III/156)

    Diş dolgusu, protez, vs türü hastalıklar zarurattir ve böyle bir sıkıntı ile karşılaşan bir musluman için
    " قَالَ رَسُولُ للّهِ:يسِّرُوا وَلآ تُعَسِّرُوا وَبَشِِّرُوا. وَ لاَ تُنَفِّرُوا - Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, mujdeleyin nefret ettirmeyin" (Buhârî, İlm 12, Edeb 80; Muslim, Cihad 6, 7; Bir rivayette de:"...Isındırın, nefret ettirmeyin..." buyrulmuştur.)
    Rasulullahın buyruğu gereğince âlimlerimiz , bu tür kısıtlayıcı/zorlayıcı fetva verilmiş meselelerde, kolaylık sağlayan ictihadlara yönelmişlerdir.

    Arface b. Es’ad (r.anhuma)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Cahiliyye döneminde meydana gelen Kulab vakasında burnumdan yaralanmıştım ve burnum kesilmişti. Sonra gümüşten bir burun yaptırmıştım fena koku yapmıştı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) bana altından bir burun yaptırmamı emir buyurdu.”
    (Tirmizi, Libas 31; Ebû Dâvud, Hâtem 7; Nesâî, Ziyne: 41)

    Tirmizî: Ali b. Hucr, Rabî’ b. Bedir’den, Muhammed b. Yezîd el Vasîti’den ve Ebû’l Eşheb’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Abdurrahman b. Tarafe’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Selm b. Zerîr’de bu hadisi Abdurrahman b. Tarefe’den, Ebû’l Eşheb’in rivâyeti gibi rivâyet etmiştir. İlim adamlarından pek çok kimse dişlerini altınla kaplattırdıkları rivâyet edilmiştir. Bu hadis onlar için delildir. Abdurrahman b. Mehdî diyor ki: Selm b. “Vezîr” şeklinde söylenmesi bir vehmdir doğrusu “Zerir” dir.
    Ebû Saîd es San’anî’nin ismi Muhammed b. Müyesser'dir.

    Hanefi mezhebi müçtehitlerinden İmam Muhammed (rahimehullah) olmak üzere bazı İslâm âlimleri, takma ve doldurma diş yaptırmada bir sakıncanın bulunmadığını; hattâ bunun altın madeninden yapılması hususunda ruhsat bulunduğunu ifâde etmektedirler. (Serahsî. el-Mebsût, 1/132)

    Mülteka şerhinde fetva kitabından naklen şöyle deniyor:


    Dişini mecburen doldurtan kimse, gusülde bu dolguyu söküp atması mümkün olmayınca, dolgunun üzerinden geçen suyla iktifa ederse, guslü sahih olur mu?

    Elcevap: Olur. Şüpheye mahal kalmaz. (İzahlı Mülteka tercümesi, Taharet bahsi, s. 32)

    Fetvâhâne hey`et-i ilmiyesince Fetvâ Emîni Nuri Efendi riyasetinde ikmâl edilmiş ve Fetvahâne müsevvidlerinden Ali Murtaza tarafından neşredilmiş bulunan "İlâveli Mecmua-i Cedîde" isimli Fetvâ kitabında şu fetva yer almaktadır: "Üzerine gusül farz olan Zeyd`in, oyuk (mücevvel) olan dişleri altın veya gümüş ile doldurulmuş olup, dişlerinin oyuğuna yapışmış olduğu için altın ve gümüşü çıkartmakta güçlük ve meşakkat bulunmakta; gusül ederken o dişlerin oyuğuna su girmese ve bu şekilde bir zaruret meydana gelmiş bulunsa, suyu o dişlerin içine ve oyuğuna ulaştırmak, temas ettirmek farz olmayıp, dışını (dolgunun üstünü) yıkamakla gusletmiş ve temizlenmiş olur mu? Elcevab: Olur." Bu fetvaya göre; ihtiyaç halinde dişlere dolgu ve kaplama yapılmasında hiçbir mahzur yoktur. Gusülde bu dişlerin sadece dış yüzeyi yıkanır. Dolgu ve kaplamayı söküp içini yıkamak gerekmez.

    Gördüğünüz gibi Hanefii mezhebi muteber kaynaklarınca diş dolgusunun gusül abdestine mani değildir. İnşallah bu sitenin hatalı fetvaları hakkında sitemizde bir konu açacağım ve hatalarını paylaşacağım.




+ Yorum Gönder
Git 12 Son