+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden Diyelim ki üzerimizde kul hakkı var ama o kişiye söyleyemiyoruz fitne çıkacağı için bu durumda ne yapılmalı ? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. yalanhayat
    Devamlı Üye
    Reklam

    Diyelim ki üzerimizde kul hakkı var ama o kişiye söyleyemiyoruz fitne çıkacağı için bu durumda ne yapılmalı ?

    Reklam





    Diyelim ki üzerimizde kul hakkı var ama o kişiye söyleyemiyoruz fitne çıkacağı için bu durumda ne yapılmalı ? Mumsema Öyle durumlar oluyor ki hakkını yediğimiz kişi bilmiyor e söylesek de o insan cinayet işleyebilir boşana bilir bu durumda o insana ben bilerek veya bilmeyerek hakkına girmiş isem bana hakkını helal et dese olur mu çünkü bir site de bazen helallik almanın zor olduğunu o insana böyle denirse kişi bütün haklarını helal etmiş olur deniyordu





  2. Şema
    el-âsa limen âsa

    Cevap: Diyelim ki üzerimizde kul hakkı var ama o kişiye söyleyemiyoruz fitne çıkacağı için bu durumda ne yapılmalı ?


    Reklam


    Özel kul hakları mutlaka belirtilmelidir. Genel bir helallik kul hakkını kapsamaz.
    Örneğin biri, birinden 1000 tl çalmış sonra hakkını helal et dedi o da helal etti ama onun çaldığını bilmiyor... buna nasıl helal olabilir ki

  3. yalanhayat
    Devamlı Üye
    şem'a kardeşim siz maddi olan kul hakkını örnek vermişsiniz ben bunu sormuyorum düşünün bi örnek veriyim eşlerden biri digerini aldattı gidip de eşine ben seni aldattım mı hakkını bana helal et mi diyecek yani?BU ve bunun gibi zor konularda diyorum siz recm cezasını falan söylemeyin bunların hepsini biliyorum iş arkadaşım evli bir insan ile birliktelik yaşamış bi kaç kez ben nasıl helallik alayım diyor bunlarda hak değil mi yani internette dolaşırken söyle birşey buldum okursanız sevinirim
    Muhatabımızdan “Ben sana şunu yaptım; bana şundan dolayı hakkın geçti ya da bilerek ama ihtiyacım olduğu için şu şekilde hakkını yedim.” şeklinde sebebini söyleyerek helâllik istemek en doğru olanı. Fakat İslam âlimleri, helâllik istemenin sebepleri açıkça söylendiğinde arada fitne çıkacaksa, kalp kırılacaksa veyahut darılma olacaksa, muhatabımızın en iyi zamanını kollayıp üslubumuzu ayarlayarak adım atmanın en güzeli olduğunu ifade ediyor. Hatta böyle bir durumda, “Hakkını helâl et, üzerimde hakkın olabilir.” gibi genel olarak helâlleşmek daha uygun düşüyor. Kişi hakkını kalben değil de sözle helâl etse bile helâllik alınmış oluyor. Lakin sadece “Estağfirullah.” demek yeterli değil. “Helâl ettim.” veya “Helâl olsun.” cümlesini duymak gerekiyor.
    Bir kimse diğerine, “Benim üzerimdeki bütün haklarını bana helâl et.” derse, o da “Helâl ettim.” şeklinde karşılık verirse, bütün haklarını helâl etmiş oluyor. Burada hak sahibinin, o şahsın üzerindeki haklarını bilip bilmemesi hükmü değiştirmiyor.
    Maddî zarar giderilmeden ya da muhatabın kalbini tatmin etmeden “Hadi hakkını helâl et.” denilirse muhatap ya susmak zorunda kalır ya da içten helâl etmek istemediği halde “Helâl olsun.” diyebilir. Muhatabı bu şekilde zor durumda bırakarak yapılan helâlleşme, geçerli olmuyor.
    Helâllik isterken muhatabımızın bizimle olan diyaloğunun ve moralinin en iyi olduğu zamanı kollamak mühim. Onun hakkına girdiğimiz için pişmanlığımızı ve üzüntümüzü karşı tarafa hissettirmeliyiz. Samimiyetsiz ifade edilen hiçbir şey muhatabın kalbinde karşılık bulmuyor çünkü. Yani ‘öylesine’ helâllik istemek doğru değil.
    Siz üzerinize düşen vazifeyi yaptıktan sonra hakkını helâl edip etmemek muhatabınıza kalmış. Allah tarafından kişiye verilen helâl etmeme hakkının suiistimal edilmemesi gerekiyor. Öyle ki affetmenin ve hakkı helâl etmenin daha efdal olduğu Kur’an-ı Kerim’de ifade ediliyor: “Siz insanları affederseniz sizin için daha hayırlıdır.” Aksi halde kişi hakkını helâl etmezse kin tutma, kalp kırıklığı, düşmanlık gibi duygular süreklilik arz edebiliyor.

+ Yorum Gönder