Konusunu Oylayın.: Neden? eşcinsellik

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Neden? eşcinsellik
  1. 05.Aralık.2007, 03:25
    1
    basak2005
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Aralık.2007
    Üye No: 5034
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    Neden? eşcinsellik






    Neden? eşcinsellik Mumsema eşcinsellik bilmide bir sağlık sorunu olmamasına rağmen tamamen iç güdüsel olmasına rağmen hatta kuranda bile Kadınlarınızdan sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.
    demesine rağmen çoğunlukla müslüman kesmin nefreti altında bir toplum olarak yaşıyorlar.
    iranda suriyede mısırda ve daha bir çoık ülkede öldürülüyorlar.. neden?
    dikkat edilirse allah 4 sahitten basetmiş.. ama nedense sakallı bir hacının bunlar kafirdir demesi neden yeterli oluyor..


  2. 05.Aralık.2007, 03:25
    1
    basak2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    eşcinsellik bilmide bir sağlık sorunu olmamasına rağmen tamamen iç güdüsel olmasına rağmen hatta kuranda bile Kadınlarınızdan sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.
    demesine rağmen çoğunlukla müslüman kesmin nefreti altında bir toplum olarak yaşıyorlar.
    iranda suriyede mısırda ve daha bir çoık ülkede öldürülüyorlar.. neden?
    dikkat edilirse allah 4 sahitten basetmiş.. ama nedense sakallı bir hacının bunlar kafirdir demesi neden yeterli oluyor..


    Benzer Konular

    - İslamda Eşcinsellik

    - Eşcinselliğin yaratılma hikmeti nedir? Neden eşcinsellik var?

    - Dinimizde eşcinsellik

    - Dinimizde Eşcinsellik ve Frijitin

    - Eşcinsellik neden yasaklanmıştır ?

  3. 05.Aralık.2007, 10:17
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden?




    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    eşcinsellik bilmide bir sağlık sorunu olmamasına rağmen tamamen iç güdüsel olmasına rağmen hatta kuranda bile Kadınlarınızdan sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.
    demesine rağmen çoğunlukla müslüman kesmin nefreti altında bir toplum olarak yaşıyorlar.
    iranda suriyede mısırda ve daha bir çoık ülkede öldürülüyorlar.. neden?
    dikkat edilirse allah 4 sahitten basetmiş.. ama nedense sakallı bir hacının bunlar kafirdir demesi neden yeterli oluyor..
    basak kardeşim.
    İslam ülkelerine ve sakallı hacı hocalara kariı tutumunu değiştirmeni tavsiye ederim.
    bir kısım müslümanların yanlış bakış açısı bizi ilgilendirmez.
    Hangi mezhebi taklid ediyorsan sana tavsiyem fıkıh kitabını aç oku.
    ya da güvenilir tefsirlere bir bak
    islami hükümler fıkıh kitaplarında yazılı ve 13 asır uygulanmışlardır.
    biz kalkıp kuranı yeniden kafamıza göre yorumlayamayız. bu geniş bir ilim gerekir.


    Alıntı
    NİSA SÜRESİ 15-16-17 TEFSİRİ

    15. “Kadınlarınızdan zina edenlere, bunu ispat edecek aranız­dan dört şahit getirin, şahâdet ederlerse, ölünceye veya Allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun.”

    Kadınlarınızdan Allah’ın çizdiği hududu aşıp fuhşiyyat yapan, aşırılık yapan, kötülük yapanlar olursa onların aleyhinde dört şahit tutun. Buradaki fuhşiyyat Allahu âlem zina anlaminadır. Bir kadının yapabileceği aşırılığın en kötüsü, kocasından başka birisiyle gayri meşru cinsel ilişki kurmasıdır. Evet kadınlarınızdan bu kötülüğü ya­panlar olursa, onun aleyhinde dört şahit tutun diyor Rabbimiz. Yâni kadının böyle bir şey yaptığını dört şahitle belgeleyin. Kadının böyle bir şey yapıp yapmadığı konusunda onu bizzat gören dört şahit olma­dıkça karar vermeyin. Eğer bu dört şahit onun hakkında zaman aşımı olma-dan hemen derhal, sıcağı sıcağına şahitlik ederlerse, o zaman:
    Ölüm kendilerine gelene kadar veya Allah kendilerine bir yol açana kadar evlerinizde hapsedin, evlerinizde tutun. Evet böyle ka­dınlar evlerde hapsedilecekler. Tabi bir baskıyla birlikte bu kötü fiili tekrar işlemesine izin vermeyerek eve hapsedilmelidirler. Çünkü zina gerçekten çok kötü bir suçtur. Zina bir toplumun temel direği olan, belkemiği olan ailelerini mahveden bir fiildir. Ailelerde, ailelerden mey-dana gelen toplumlarda huzur ve güven n----- hiç bir şey bı­rakmaz zina.

    Şu anda istediği kadar birileri toplumda zinayı suç olmaktan çıkarıp toplumu zinacı yapmaya gayret etse de, zina nesli telef eden çok kötü bir pisliktir. Düşünün, bir kadın bir erkekle bir yerlerde tesadüfen buluşacaklar. Belki ömür boyu o kadın o erkeği bir daha göremeyecektir. Şimdi böyle bir kadın o erkekten çocuk yapmayı düşünebilir mi? Hangi kadın böyle tesadüfen buluştuğu bir erkekten çocuk yapma riskine atar kendisini? Hiç tanımadığı o erkeğin çocuğunu kar-nında taşıyacak dokuz ay, meşakkatle doğuracak, emzirecek, büyütecek, eğitecek. Bu mümkün değildir. Kedisinin de, çocuğunun da sorumluluğunu üslenecek, nikahla meşru bir şekilde üzerine sorumluluk alacak bir kocadan ancak böyle çocuklar düşünebilir. Onun içindir ki evliliklerin azaldığı, zinanın yaygınlaştığı kâfir toplumlarda nesil de bit-miştir.

    Evet, işte böyle kadınların işledikleri bu kötülüğü devam ettire­rek toplumun salâhını dinamitlemelerine izin vermemek için evlerinize hapsedin buyuruyor Rabbimiz. Onları evlerinizde tutun ve hiç kim­sey-le karşı karşıya getirmeyin. Kimseyle görüştürmeyin. Ta ki Allah onlar hakkında bir hüküm gönderene, bir yol açana kadar.

    Bu âyetlerden sonra inen âyetlerinde Rabbimiz yeni hükümler indirerek onlar hakkında yolunu açmıştır. Nûr sûresinin 2. âyeti ve zina suçunu işleyen evli erkeklerle evli kadınların taşlanarak recm edil-meleri yasası belirlenmiş oldu. Eğer zina eden erkek ve kadın be­kar kimselerse onlara da yüz değnek vurulması emredilmiştir.

    Evet Rabbimizin bu konuda indirdiği âyetler ve bu âyetlerin nasıl anlaşıla­cağı konusundaki Rasulullah Efendimizin pratikteki uygulamalarıyla Allah’ın onlar için açtığı yol da beyan edilmiş oldu. Böylece İslâm’ın ilk yıllarında zinakâr kadınlara uygulanacak cezayı ihtiva eden bu âyet de sonraki âyetlerle neshedilmiştir diyoruz.

    Eğer tabi bu çirkin suçu işleyenler câriye ya da kölelerden olursa onlara da 50. değnek vurulacağı konusunda Rasulullah efen­dimizin pratik uygulamalarıyla yasallaşmıştır.

    Şu anda olduğu gibi dünya üzerinde zinakârlar hakkında Al-lah’ın belirlediği bu yasaların uygulanma ortamının bulunmadığı za-manlarda böyle suç işleyenler evlerde hapsedilecek ve bu eylemi tek­rar tekrar işleyerek toplumun ahlâkî dengesini sarsmasına izin veril­meyecek. Daha sonra bakalım Rabbimiz bu konuda nasıl yollar aça­caksa, o yollara tabi olup gideceğiz.

    (Bir soru soruldu. Pekiyi koca karısının zina ettiğini gördü, ama o anda dört şahit çağırıp bunu belgeleyemedi. Şahitleri çağırmaya gidince berikiler de o ortamı değiştirip kamufle etmeyi becermişlerse durum ne olacak? Adam bunu nasıl belgelecek? Böyle bir kadından nasıl ayrılacak?)

    Arkadaşlar, böyle bir durumda da lian âyeti, lanetleşme usulü gündeme gelecektir. Koca mahkemede, kadı huzurunda karısının zina ettiğini, bunu gözleriyle gördüğünü yeminle iddia ettikten sonra, eğer ben yalan söylüyorsam Allah bana lânet etsin der. Bu sefer kadı hanıma döner ve; bak kocan böyle diyor, ne dersin bu konuda der. Kadın eğer bu isnadı kabul etmişse mesele kalmaz. Kadın ecmedilir ve bu evlilik sona erdirilir. Ama eğer kadın bu isnadı reddetmişse, o zaman ona da lanetleşme yemini ettirilir. Vallahi ben böyle bir şey yapmadım, bu bana yapılmış bir iftiradır der ve en sonunda da; eğer ben yalan söylüyorsam Allah benim belamı versin der. Bu durumda kadın recimden kurtulmuş olur ama kadı bu evliliği sona erdirir. Çünkü eğer koca karısından kurtulmak için böyle bir iftiraya baş vurmuşsa, zaten bu evlilikte bir hayır kalmamıştır. Karısına bu büyük iftirayı yapabilecek bir noktaya gelmiş koca karı arasında hiçbir şey kalmamıştır. Yok eğer gerçekten onun zinasına gözleriyle şahit olmuşsa, artık böyle bir kadınla beraberliği mümkün olmayacaktır.
    16. “İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tev-be edip düzelirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbe-leri daima kabul eder ve merhamet eder.”

    Eğer sizin içinizdeki erkeklerden iki kişi bu suçu işlemişlerse, er­keklerden iki kişi kendi aralarında ya da kadınlardan iki kişi bu kötü fiili işlemişlerse veya âyetin bir başka mânâsı da sizden zina fiilini iş­leyen erkek ve kadından her ikisine de eziyet edin, onları sıkıştırıp ce-za verin buyuruyor Rabbimiz. Selef âlimlerimizden kimileri 15. âye­tin evliler hakkında, bu âyetin de bekar olan erkek ve kadınlar hak­kında olduğunu söylemişlerdir.

    Evet bunlara ceza verilecek, ama anlaşılan o ki bu ceza size kalmış gibi bir mânâ çıkıyor buradan. Ve onun içindir ki İslâm hukukunda bu tür kimselere nasıl bir ceza ve­rileceği konusunda farklı yorumlar vardır. Bazıları işte Lût (a.s) un toplumunun bu tür ahlâksızlarının üzerlerine taş yağdırılmasından ha­reketle bunların taşlanarak öl-dürülmesinden yana bir hüküm ileri sü­rerlerken, kimileri sürgüne tabi tutulmaları, kimileri farklı usullerle öl­dürülmeleri gerektiğini savunmuşlardır.
    Ama erkeklerden ve kadınlardan her kim de tevbe ederler ve Allah’la da barışırlar, ıslah olup durumlarını düzeltirlerse, yâni biz bun-dan sonra artık ebediyen bu kötülüğü bir daha işlemeyeceğiz di­yerek bu fuhşiyyattan vaz geçtiklerini ortaya koyarak samimi bir tevbeyle, samimi bir imanla Rablerine yönelirlerse artık onlardan vaz­geçin, onlardan yüz çevirin, onları serbest bırakın ve onların döne­cekleri Müslümanlıklarında, yaşayacakları Müslümanca bir hayatla­rında onları destekleyip yardımcı olun. Bilesiniz ki Allah tevbeleri çokça kabul eden, dönüşleri kabul eden, yönelişlere karşılık verendir. Allah size karşı çok merhametlidir acıyan ve affedendir. Allah tüm kullarına tev-be kapılarını açık tutandır, el verir ki insanlar hangi bo­yutta günah işlemiş, hangi yasayı çiğnemiş olurlarsa olsunlar o gü­nahlarının tümünü affedebilecek büyüklükte, merhametli bir Rableri olduğuna inanıp dönüş yapsınlar, tevbe etsinler, Rablerine sığınıp af dilemeyi bilsinler. Bakın bundan sonraki âyetinde Rabbimiz tevbenin ne oldu­ğunu, nasıl olduğunu ve tevbeleri kabul edilecek insanların kimler ol­duğunu şöylece açıklıyor:
    17. “Allah, kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenle­rin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakîm olandır.”

    Tevbeleri kabul edilecekler, bir cehalet sebebiyle, bilmeyerek bir kötülük işliyorlar, ama bilerek değil ve de bu kötülüğe devam da etmiyorlar, hemen arkasından, en kısa bir zamanda kötülükten dö­nenlerin bu dönüşlerini kabul ediyor Rabbimiz. İşte Rabbimizin kabul edeceği tevbe budur.

    Herkim ki bir bilgisizlik, bir cehalet sonucu bir kötülük yapar, bir günah işleyecek olur da hemen arkasından tevbe eder ve duru­mu-nu düzeltirse, cehaletle günaha gittiği bir anda hemen kıblesini değiştirir ve Allah’a dönerse bilesiniz ki ben böyle yapanlar hakkında rahmeti kendi üzerime yazdım, onu affederim buyuruyor Rabbimiz.

    Mü'min bir günahı ancak bir bilgisizlik sonucu, bir gaflet sonu-cu işleyebilir. Yâni ya onun isyan olduğunu bilmeyerek, ya işleyeceği o isyanın sonucunda, o günahın sonucunda başına gelecekleri bir an unuttuğundan dolayı günah işler, ya da isyanı taate tercih ede­rek bir isyanda bulunabilir ki bu da ayrı bir cehalettir.

    İşte bu durumda hemen kendine gelir gelmez tevbe eden, günahtan vazgeçen, yö­nünü, kıblesini değiştiren, ve bir daha bu duruma düşmeme konu­sunda kesin kararlı olan mü'minleri affedeceğini bildiriyor Rabbimiz.

    Ama dikkat ediyorsanız âyet-i kerîmede "min gariyb" ifa­desi kullanılmaktadır. Yâni işlenen günahın hemen arkasından tevbe edilmelidir. Meselâ adam günahı işler işler de artık o kötülüğü işle­ye-meyecek bir çağa geldikten sonraya tevbesini geciktirmemelidir. Öyle yaşlanmış ki artık o amelleri işleme imkânı kalmamıştır. Ne zina edebilecek, ne içki içebilecek, ne de başka günahları işleyebilecek dermanının kalmadığı bir çağa gelince tevbe etmeye kalkıyor adam. Eh zaten istesen de yapamayacaksın onları. Kimi kandırıyorsun da? Öy-leyse tevbelerimizi geciktirmemeliyiz, Rabbimizle aramızı açma­malı-yız ve her an Rabbimizle diyalog halinde olmalıyız.
    Evet, Sizden her kim ki bir bilgisizlik, bir cehalet sonucu bir kötülük yapar, bir günah işleyecek olur da hemen arkasından tevbe eder ve durumunu düzeltirse, cehaletle günaha gittiği bir anda hemen kıblesini değiştirir ve Allah dönerse bilesiniz ki ben böyle yapanlar hakkında rahmeti kendi üzerime yazdım buyuruyor Rabbimiz.

    Demekki mü'min bir günahı ancak bir bilgisizlik sonucu, bir gaflet sonucu işleyebilir. Yâni ya onun isyan olduğunu bilmeyerek, ya işleyeceği o isyanın sonucunda, o günahın sonucunda başına gelecekleri bir an unuttuğundan dolayı günah işler, ya da isyanı taate tercih ederek bir isyanda bulunabilir ki bu da ayrı bir cehalettir. İşte bu durumda hemen kendine gelir gelmez tevbe eden, günahtan vazgeçen, yönünü, kıblesini değiştiren ve bir daha bu duruma düşmeme konusunda kesin kararlı olan mü’minleri affedeceğini bildiriyor, Rab-bimiz.

    Evet işlenen günahın akabinde hemen tevbe edilecek ve bir daha o günaha dönmeme kararı verilecek. Bu konuda Rasûlullah’ın pek çok hadisi vardır.

    "İşlediği bir günahın akabinde tevbe eden (Pişman-lık duyarak, bir aha dönmeme azmi içinde olan, kişi günah işlememiş gibidir."
    (İbni Mâce)

    Bir adam gelip Rasûlullah’a: Ya Rasûlullah bir kul bir günah işlese sonra tevbe etse Allah affeder mi? dedi. Allah’ın Resûlü buyurur ki:

    “Bir kul günah işledi, tevbe etti. Affedilir. Yine günah işledi yine tevbe etti, yine affedilir. Yine günah işledi, tevbe etti yine affedilir. En son Rasûlullah şöyle buyurdu. “Hattâ şeytan melül mahsur oluncaya, ümidini kesinceye kadar”
    (Hakim)

    Anladınız değil mi? Hattâ bir başka hadislerinde de Resûl-i Ekrem Efendimiz samimi olarak, içiyle dışıyla Tevbe edip o günahla ilişkisini kestiği halde dayanamayarak aynı günahı günde yüz defa işlemiş olsa bile Rabbimizin affedeceğini haber vermektedir. Adam ger-çekten samimi bir şekilde o günahla ilişkisini kesmiştir, Tevbe etmiştir ama bir saat sonra dayanamayarak aynı günahı işlemiş olsa bile, böylece aynı günahı günde yüz defa işlemiş olsa bile Rabbimiz onun tevbesini kabul edecektir. Ama samimiyetle o günahla ilişkisini kesip onu hayatından atması şartıyla.

    Meselâ adam içki içiyor, her içişinin sonunda Tevbe ettim di-yor, ama o günah unsuruyla tümden ilişkisini kesmiyor. Yani onu hayatından söküp atmıyor. Yani Tevbe bir daha içmeyeceğim diyor ama hâlâ içki şişeleri buzdolabında duruyor. Veya adam bir kadınla zina ediyor, her birleşmenin sonunda tevbe ya Rabbi, bir daha yapmayacağım diyor, ama o kadını evinden dışarıya atmıyor, onunla ilişkisini kesip atmıyor, yarın öbürsü gün tekrar yapacak. Böyle değil tabii. O günah unsurlarını hayatından söküp atacak, tümüyle ilişkisini kesecek, işte o zaman Allah onun tevbesini kabul edip affedecektir.



  4. 05.Aralık.2007, 10:17
    2
    Administrator



    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    eşcinsellik bilmide bir sağlık sorunu olmamasına rağmen tamamen iç güdüsel olmasına rağmen hatta kuranda bile Kadınlarınızdan sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.
    demesine rağmen çoğunlukla müslüman kesmin nefreti altında bir toplum olarak yaşıyorlar.
    iranda suriyede mısırda ve daha bir çoık ülkede öldürülüyorlar.. neden?
    dikkat edilirse allah 4 sahitten basetmiş.. ama nedense sakallı bir hacının bunlar kafirdir demesi neden yeterli oluyor..
    basak kardeşim.
    İslam ülkelerine ve sakallı hacı hocalara kariı tutumunu değiştirmeni tavsiye ederim.
    bir kısım müslümanların yanlış bakış açısı bizi ilgilendirmez.
    Hangi mezhebi taklid ediyorsan sana tavsiyem fıkıh kitabını aç oku.
    ya da güvenilir tefsirlere bir bak
    islami hükümler fıkıh kitaplarında yazılı ve 13 asır uygulanmışlardır.
    biz kalkıp kuranı yeniden kafamıza göre yorumlayamayız. bu geniş bir ilim gerekir.


    Alıntı
    NİSA SÜRESİ 15-16-17 TEFSİRİ

    15. “Kadınlarınızdan zina edenlere, bunu ispat edecek aranız­dan dört şahit getirin, şahâdet ederlerse, ölünceye veya Allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun.”

    Kadınlarınızdan Allah’ın çizdiği hududu aşıp fuhşiyyat yapan, aşırılık yapan, kötülük yapanlar olursa onların aleyhinde dört şahit tutun. Buradaki fuhşiyyat Allahu âlem zina anlaminadır. Bir kadının yapabileceği aşırılığın en kötüsü, kocasından başka birisiyle gayri meşru cinsel ilişki kurmasıdır. Evet kadınlarınızdan bu kötülüğü ya­panlar olursa, onun aleyhinde dört şahit tutun diyor Rabbimiz. Yâni kadının böyle bir şey yaptığını dört şahitle belgeleyin. Kadının böyle bir şey yapıp yapmadığı konusunda onu bizzat gören dört şahit olma­dıkça karar vermeyin. Eğer bu dört şahit onun hakkında zaman aşımı olma-dan hemen derhal, sıcağı sıcağına şahitlik ederlerse, o zaman:
    Ölüm kendilerine gelene kadar veya Allah kendilerine bir yol açana kadar evlerinizde hapsedin, evlerinizde tutun. Evet böyle ka­dınlar evlerde hapsedilecekler. Tabi bir baskıyla birlikte bu kötü fiili tekrar işlemesine izin vermeyerek eve hapsedilmelidirler. Çünkü zina gerçekten çok kötü bir suçtur. Zina bir toplumun temel direği olan, belkemiği olan ailelerini mahveden bir fiildir. Ailelerde, ailelerden mey-dana gelen toplumlarda huzur ve güven n----- hiç bir şey bı­rakmaz zina.

    Şu anda istediği kadar birileri toplumda zinayı suç olmaktan çıkarıp toplumu zinacı yapmaya gayret etse de, zina nesli telef eden çok kötü bir pisliktir. Düşünün, bir kadın bir erkekle bir yerlerde tesadüfen buluşacaklar. Belki ömür boyu o kadın o erkeği bir daha göremeyecektir. Şimdi böyle bir kadın o erkekten çocuk yapmayı düşünebilir mi? Hangi kadın böyle tesadüfen buluştuğu bir erkekten çocuk yapma riskine atar kendisini? Hiç tanımadığı o erkeğin çocuğunu kar-nında taşıyacak dokuz ay, meşakkatle doğuracak, emzirecek, büyütecek, eğitecek. Bu mümkün değildir. Kedisinin de, çocuğunun da sorumluluğunu üslenecek, nikahla meşru bir şekilde üzerine sorumluluk alacak bir kocadan ancak böyle çocuklar düşünebilir. Onun içindir ki evliliklerin azaldığı, zinanın yaygınlaştığı kâfir toplumlarda nesil de bit-miştir.

    Evet, işte böyle kadınların işledikleri bu kötülüğü devam ettire­rek toplumun salâhını dinamitlemelerine izin vermemek için evlerinize hapsedin buyuruyor Rabbimiz. Onları evlerinizde tutun ve hiç kim­sey-le karşı karşıya getirmeyin. Kimseyle görüştürmeyin. Ta ki Allah onlar hakkında bir hüküm gönderene, bir yol açana kadar.

    Bu âyetlerden sonra inen âyetlerinde Rabbimiz yeni hükümler indirerek onlar hakkında yolunu açmıştır. Nûr sûresinin 2. âyeti ve zina suçunu işleyen evli erkeklerle evli kadınların taşlanarak recm edil-meleri yasası belirlenmiş oldu. Eğer zina eden erkek ve kadın be­kar kimselerse onlara da yüz değnek vurulması emredilmiştir.

    Evet Rabbimizin bu konuda indirdiği âyetler ve bu âyetlerin nasıl anlaşıla­cağı konusundaki Rasulullah Efendimizin pratikteki uygulamalarıyla Allah’ın onlar için açtığı yol da beyan edilmiş oldu. Böylece İslâm’ın ilk yıllarında zinakâr kadınlara uygulanacak cezayı ihtiva eden bu âyet de sonraki âyetlerle neshedilmiştir diyoruz.

    Eğer tabi bu çirkin suçu işleyenler câriye ya da kölelerden olursa onlara da 50. değnek vurulacağı konusunda Rasulullah efen­dimizin pratik uygulamalarıyla yasallaşmıştır.

    Şu anda olduğu gibi dünya üzerinde zinakârlar hakkında Al-lah’ın belirlediği bu yasaların uygulanma ortamının bulunmadığı za-manlarda böyle suç işleyenler evlerde hapsedilecek ve bu eylemi tek­rar tekrar işleyerek toplumun ahlâkî dengesini sarsmasına izin veril­meyecek. Daha sonra bakalım Rabbimiz bu konuda nasıl yollar aça­caksa, o yollara tabi olup gideceğiz.

    (Bir soru soruldu. Pekiyi koca karısının zina ettiğini gördü, ama o anda dört şahit çağırıp bunu belgeleyemedi. Şahitleri çağırmaya gidince berikiler de o ortamı değiştirip kamufle etmeyi becermişlerse durum ne olacak? Adam bunu nasıl belgelecek? Böyle bir kadından nasıl ayrılacak?)

    Arkadaşlar, böyle bir durumda da lian âyeti, lanetleşme usulü gündeme gelecektir. Koca mahkemede, kadı huzurunda karısının zina ettiğini, bunu gözleriyle gördüğünü yeminle iddia ettikten sonra, eğer ben yalan söylüyorsam Allah bana lânet etsin der. Bu sefer kadı hanıma döner ve; bak kocan böyle diyor, ne dersin bu konuda der. Kadın eğer bu isnadı kabul etmişse mesele kalmaz. Kadın ecmedilir ve bu evlilik sona erdirilir. Ama eğer kadın bu isnadı reddetmişse, o zaman ona da lanetleşme yemini ettirilir. Vallahi ben böyle bir şey yapmadım, bu bana yapılmış bir iftiradır der ve en sonunda da; eğer ben yalan söylüyorsam Allah benim belamı versin der. Bu durumda kadın recimden kurtulmuş olur ama kadı bu evliliği sona erdirir. Çünkü eğer koca karısından kurtulmak için böyle bir iftiraya baş vurmuşsa, zaten bu evlilikte bir hayır kalmamıştır. Karısına bu büyük iftirayı yapabilecek bir noktaya gelmiş koca karı arasında hiçbir şey kalmamıştır. Yok eğer gerçekten onun zinasına gözleriyle şahit olmuşsa, artık böyle bir kadınla beraberliği mümkün olmayacaktır.
    16. “İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tev-be edip düzelirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbe-leri daima kabul eder ve merhamet eder.”

    Eğer sizin içinizdeki erkeklerden iki kişi bu suçu işlemişlerse, er­keklerden iki kişi kendi aralarında ya da kadınlardan iki kişi bu kötü fiili işlemişlerse veya âyetin bir başka mânâsı da sizden zina fiilini iş­leyen erkek ve kadından her ikisine de eziyet edin, onları sıkıştırıp ce-za verin buyuruyor Rabbimiz. Selef âlimlerimizden kimileri 15. âye­tin evliler hakkında, bu âyetin de bekar olan erkek ve kadınlar hak­kında olduğunu söylemişlerdir.

    Evet bunlara ceza verilecek, ama anlaşılan o ki bu ceza size kalmış gibi bir mânâ çıkıyor buradan. Ve onun içindir ki İslâm hukukunda bu tür kimselere nasıl bir ceza ve­rileceği konusunda farklı yorumlar vardır. Bazıları işte Lût (a.s) un toplumunun bu tür ahlâksızlarının üzerlerine taş yağdırılmasından ha­reketle bunların taşlanarak öl-dürülmesinden yana bir hüküm ileri sü­rerlerken, kimileri sürgüne tabi tutulmaları, kimileri farklı usullerle öl­dürülmeleri gerektiğini savunmuşlardır.
    Ama erkeklerden ve kadınlardan her kim de tevbe ederler ve Allah’la da barışırlar, ıslah olup durumlarını düzeltirlerse, yâni biz bun-dan sonra artık ebediyen bu kötülüğü bir daha işlemeyeceğiz di­yerek bu fuhşiyyattan vaz geçtiklerini ortaya koyarak samimi bir tevbeyle, samimi bir imanla Rablerine yönelirlerse artık onlardan vaz­geçin, onlardan yüz çevirin, onları serbest bırakın ve onların döne­cekleri Müslümanlıklarında, yaşayacakları Müslümanca bir hayatla­rında onları destekleyip yardımcı olun. Bilesiniz ki Allah tevbeleri çokça kabul eden, dönüşleri kabul eden, yönelişlere karşılık verendir. Allah size karşı çok merhametlidir acıyan ve affedendir. Allah tüm kullarına tev-be kapılarını açık tutandır, el verir ki insanlar hangi bo­yutta günah işlemiş, hangi yasayı çiğnemiş olurlarsa olsunlar o gü­nahlarının tümünü affedebilecek büyüklükte, merhametli bir Rableri olduğuna inanıp dönüş yapsınlar, tevbe etsinler, Rablerine sığınıp af dilemeyi bilsinler. Bakın bundan sonraki âyetinde Rabbimiz tevbenin ne oldu­ğunu, nasıl olduğunu ve tevbeleri kabul edilecek insanların kimler ol­duğunu şöylece açıklıyor:
    17. “Allah, kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenle­rin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakîm olandır.”

    Tevbeleri kabul edilecekler, bir cehalet sebebiyle, bilmeyerek bir kötülük işliyorlar, ama bilerek değil ve de bu kötülüğe devam da etmiyorlar, hemen arkasından, en kısa bir zamanda kötülükten dö­nenlerin bu dönüşlerini kabul ediyor Rabbimiz. İşte Rabbimizin kabul edeceği tevbe budur.

    Herkim ki bir bilgisizlik, bir cehalet sonucu bir kötülük yapar, bir günah işleyecek olur da hemen arkasından tevbe eder ve duru­mu-nu düzeltirse, cehaletle günaha gittiği bir anda hemen kıblesini değiştirir ve Allah’a dönerse bilesiniz ki ben böyle yapanlar hakkında rahmeti kendi üzerime yazdım, onu affederim buyuruyor Rabbimiz.

    Mü'min bir günahı ancak bir bilgisizlik sonucu, bir gaflet sonu-cu işleyebilir. Yâni ya onun isyan olduğunu bilmeyerek, ya işleyeceği o isyanın sonucunda, o günahın sonucunda başına gelecekleri bir an unuttuğundan dolayı günah işler, ya da isyanı taate tercih ede­rek bir isyanda bulunabilir ki bu da ayrı bir cehalettir.

    İşte bu durumda hemen kendine gelir gelmez tevbe eden, günahtan vazgeçen, yö­nünü, kıblesini değiştiren, ve bir daha bu duruma düşmeme konu­sunda kesin kararlı olan mü'minleri affedeceğini bildiriyor Rabbimiz.

    Ama dikkat ediyorsanız âyet-i kerîmede "min gariyb" ifa­desi kullanılmaktadır. Yâni işlenen günahın hemen arkasından tevbe edilmelidir. Meselâ adam günahı işler işler de artık o kötülüğü işle­ye-meyecek bir çağa geldikten sonraya tevbesini geciktirmemelidir. Öyle yaşlanmış ki artık o amelleri işleme imkânı kalmamıştır. Ne zina edebilecek, ne içki içebilecek, ne de başka günahları işleyebilecek dermanının kalmadığı bir çağa gelince tevbe etmeye kalkıyor adam. Eh zaten istesen de yapamayacaksın onları. Kimi kandırıyorsun da? Öy-leyse tevbelerimizi geciktirmemeliyiz, Rabbimizle aramızı açma­malı-yız ve her an Rabbimizle diyalog halinde olmalıyız.
    Evet, Sizden her kim ki bir bilgisizlik, bir cehalet sonucu bir kötülük yapar, bir günah işleyecek olur da hemen arkasından tevbe eder ve durumunu düzeltirse, cehaletle günaha gittiği bir anda hemen kıblesini değiştirir ve Allah dönerse bilesiniz ki ben böyle yapanlar hakkında rahmeti kendi üzerime yazdım buyuruyor Rabbimiz.

    Demekki mü'min bir günahı ancak bir bilgisizlik sonucu, bir gaflet sonucu işleyebilir. Yâni ya onun isyan olduğunu bilmeyerek, ya işleyeceği o isyanın sonucunda, o günahın sonucunda başına gelecekleri bir an unuttuğundan dolayı günah işler, ya da isyanı taate tercih ederek bir isyanda bulunabilir ki bu da ayrı bir cehalettir. İşte bu durumda hemen kendine gelir gelmez tevbe eden, günahtan vazgeçen, yönünü, kıblesini değiştiren ve bir daha bu duruma düşmeme konusunda kesin kararlı olan mü’minleri affedeceğini bildiriyor, Rab-bimiz.

    Evet işlenen günahın akabinde hemen tevbe edilecek ve bir daha o günaha dönmeme kararı verilecek. Bu konuda Rasûlullah’ın pek çok hadisi vardır.

    "İşlediği bir günahın akabinde tevbe eden (Pişman-lık duyarak, bir aha dönmeme azmi içinde olan, kişi günah işlememiş gibidir."
    (İbni Mâce)

    Bir adam gelip Rasûlullah’a: Ya Rasûlullah bir kul bir günah işlese sonra tevbe etse Allah affeder mi? dedi. Allah’ın Resûlü buyurur ki:

    “Bir kul günah işledi, tevbe etti. Affedilir. Yine günah işledi yine tevbe etti, yine affedilir. Yine günah işledi, tevbe etti yine affedilir. En son Rasûlullah şöyle buyurdu. “Hattâ şeytan melül mahsur oluncaya, ümidini kesinceye kadar”
    (Hakim)

    Anladınız değil mi? Hattâ bir başka hadislerinde de Resûl-i Ekrem Efendimiz samimi olarak, içiyle dışıyla Tevbe edip o günahla ilişkisini kestiği halde dayanamayarak aynı günahı günde yüz defa işlemiş olsa bile Rabbimizin affedeceğini haber vermektedir. Adam ger-çekten samimi bir şekilde o günahla ilişkisini kesmiştir, Tevbe etmiştir ama bir saat sonra dayanamayarak aynı günahı işlemiş olsa bile, böylece aynı günahı günde yüz defa işlemiş olsa bile Rabbimiz onun tevbesini kabul edecektir. Ama samimiyetle o günahla ilişkisini kesip onu hayatından atması şartıyla.

    Meselâ adam içki içiyor, her içişinin sonunda Tevbe ettim di-yor, ama o günah unsuruyla tümden ilişkisini kesmiyor. Yani onu hayatından söküp atmıyor. Yani Tevbe bir daha içmeyeceğim diyor ama hâlâ içki şişeleri buzdolabında duruyor. Veya adam bir kadınla zina ediyor, her birleşmenin sonunda tevbe ya Rabbi, bir daha yapmayacağım diyor, ama o kadını evinden dışarıya atmıyor, onunla ilişkisini kesip atmıyor, yarın öbürsü gün tekrar yapacak. Böyle değil tabii. O günah unsurlarını hayatından söküp atacak, tümüyle ilişkisini kesecek, işte o zaman Allah onun tevbesini kabul edip affedecektir.



  5. 05.Aralık.2007, 23:04
    3
    basak2005
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Aralık.2007
    Üye No: 5034
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    --->: Neden? eşcinsellik

    anlaşıdılığ kadarıyla kuranda recm (taşlayarak öldürme) yok.. neden uygulandığıda islamin mezheplere göre uygulanması olarak nitelendirilebilir.(mi?)
    4 şahit iyi bari zorlaştırılmış diyelim..


  6. 05.Aralık.2007, 23:04
    3
    basak2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    anlaşıdılığ kadarıyla kuranda recm (taşlayarak öldürme) yok.. neden uygulandığıda islamin mezheplere göre uygulanması olarak nitelendirilebilir.(mi?)
    4 şahit iyi bari zorlaştırılmış diyelim..


  7. 05.Aralık.2007, 23:27
    4
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden? eşcinsellik

    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    anlaşıdılığ kadarıyla kuranda recm (taşlayarak öldürme) yok.. neden uygulandığıda islamin mezheplere göre uygulanması olarak nitelendirilebilir.(mi?)
    4 şahit iyi bari zorlaştırılmış diyelim..

    basak2005@

    Kur'anda namaz kılma şekli var mı? varsa Kur'ana göre namaz nasıl kılınır?


  8. 05.Aralık.2007, 23:27
    4
    Administrator
    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    anlaşıdılığ kadarıyla kuranda recm (taşlayarak öldürme) yok.. neden uygulandığıda islamin mezheplere göre uygulanması olarak nitelendirilebilir.(mi?)
    4 şahit iyi bari zorlaştırılmış diyelim..

    basak2005@

    Kur'anda namaz kılma şekli var mı? varsa Kur'ana göre namaz nasıl kılınır?


  9. 05.Aralık.2007, 23:46
    5
    basak2005
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Aralık.2007
    Üye No: 5034
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    --->: Neden? eşcinsellik

    kıldığın namazın doğru olduğuna allah üzerine yemin etsene! kars bölgesinde yamka denilen taş secde kısmına konularak namaz kılınır.. bazı kazaklar kısrak sütünü suya karıştırıp abdest alır endonezyada bazı müslümanlar durgun suda bazıları akarsuda abdest alır hanefiler de köpek haram değildir şafiilerde haramdır.. binlerce sayabilirim peki hangisi doğru? peygamber için köpek harammıydı.. yamka taşına baş koyarmıydı durugun sudamı hareketli sudamı abdest alırdı... yukarıda yazdıklarımın hepsi hadiselerden veya alimlerden türeemiştir ve insanlar tarafından uygulanıyor.. peki bunlardan hangisini peygamber onaylardı? yada onayladı.. kadınlar için recmi onayladığını veya söylediğini kim söyleyebilirki..

    yukarıdakilerin hepsi bunların peygamberlerden hadis yada ashabeden geldiğine inaır


  10. 05.Aralık.2007, 23:46
    5
    basak2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    kıldığın namazın doğru olduğuna allah üzerine yemin etsene! kars bölgesinde yamka denilen taş secde kısmına konularak namaz kılınır.. bazı kazaklar kısrak sütünü suya karıştırıp abdest alır endonezyada bazı müslümanlar durgun suda bazıları akarsuda abdest alır hanefiler de köpek haram değildir şafiilerde haramdır.. binlerce sayabilirim peki hangisi doğru? peygamber için köpek harammıydı.. yamka taşına baş koyarmıydı durugun sudamı hareketli sudamı abdest alırdı... yukarıda yazdıklarımın hepsi hadiselerden veya alimlerden türeemiştir ve insanlar tarafından uygulanıyor.. peki bunlardan hangisini peygamber onaylardı? yada onayladı.. kadınlar için recmi onayladığını veya söylediğini kim söyleyebilirki..

    yukarıdakilerin hepsi bunların peygamberlerden hadis yada ashabeden geldiğine inaır


  11. 05.Aralık.2007, 23:51
    6
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden? eşcinsellik

    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    kıldığın namazın doğru olduğuna allah üzerine yemin etsene! kars bölgesinde yamka denilen taş secde kısmına konularak namaz kılınır.. bazı kazaklar kısrak sütünü suya karıştırıp abdest alır endonezyada bazı müslümanlar durgun suda bazıları akarsuda abdest alır hanefiler de köpek haram değildir şafiilerde haramdır.. binlerce sayabilirim peki hangisi doğru? peygamber için köpek harammıydı.. yamka taşına baş koyarmıydı durugun sudamı hareketli sudamı abdest alırdı... yukarıda yazdıklarımın hepsi hadiselerden veya alimlerden türeemiştir ve insanlar tarafından uygulanıyor.. peki bunlardan hangisini peygamber onaylardı? yada onayladı.. kadınlar için recmi onayladığını veya söylediğini kim söyleyebilirki..

    yukarıdakilerin hepsi bunların peygamberlerden hadis yada ashabeden geldiğine inaır

    soruma cevap vermedin.
    madem sadece Kur'an diyorsun ve Peygamberi sorguluyorsun soruma cevap ver kardeş


    Alıntı
    basak2005@

    Kur'anda namaz kılma şekli var mı? varsa Kur'ana göre namaz nasıl kılınır?



  12. 05.Aralık.2007, 23:51
    6
    Administrator
    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    kıldığın namazın doğru olduğuna allah üzerine yemin etsene! kars bölgesinde yamka denilen taş secde kısmına konularak namaz kılınır.. bazı kazaklar kısrak sütünü suya karıştırıp abdest alır endonezyada bazı müslümanlar durgun suda bazıları akarsuda abdest alır hanefiler de köpek haram değildir şafiilerde haramdır.. binlerce sayabilirim peki hangisi doğru? peygamber için köpek harammıydı.. yamka taşına baş koyarmıydı durugun sudamı hareketli sudamı abdest alırdı... yukarıda yazdıklarımın hepsi hadiselerden veya alimlerden türeemiştir ve insanlar tarafından uygulanıyor.. peki bunlardan hangisini peygamber onaylardı? yada onayladı.. kadınlar için recmi onayladığını veya söylediğini kim söyleyebilirki..

    yukarıdakilerin hepsi bunların peygamberlerden hadis yada ashabeden geldiğine inaır

    soruma cevap vermedin.
    madem sadece Kur'an diyorsun ve Peygamberi sorguluyorsun soruma cevap ver kardeş


    Alıntı
    basak2005@

    Kur'anda namaz kılma şekli var mı? varsa Kur'ana göre namaz nasıl kılınır?



  13. 05.Aralık.2007, 23:58
    7
    basak2005
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Aralık.2007
    Üye No: 5034
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    --->: Neden? eşcinsellik

    verdim ya yazdıklarımın hepsi cevap... yukarıda yazılanların hepsinin hadiselerde söylendiği iddia ediliyor.. peki sizce hangiisi doğru
    size göre recmin kuranda yazması şart değil peygamberin hadisinde yazıyor
    ama bir kazak türküne göre suya kısarak sütü katmadan abdest alınmaz

    ikinizde bunların hadis oluğuna inanıyorsunuz peki hagisi doğru binlerce haddisten hagisi doğru..


  14. 05.Aralık.2007, 23:58
    7
    basak2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    verdim ya yazdıklarımın hepsi cevap... yukarıda yazılanların hepsinin hadiselerde söylendiği iddia ediliyor.. peki sizce hangiisi doğru
    size göre recmin kuranda yazması şart değil peygamberin hadisinde yazıyor
    ama bir kazak türküne göre suya kısarak sütü katmadan abdest alınmaz

    ikinizde bunların hadis oluğuna inanıyorsunuz peki hagisi doğru binlerce haddisten hagisi doğru..


  15. 06.Aralık.2007, 00:05
    8
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden? eşcinsellik

    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    verdim ya yazdıklarımın hepsi cevap... yukarıda yazılanların hepsinin hadiselerde söylendiği iddia ediliyor.. peki sizce hangiisi doğru
    size göre recmin kuranda yazması şart değil peygamberin hadisinde yazıyor
    ama bir kazak türküne göre suya kısarak sütü katmadan abdest alınmaz

    ikinizde bunların hadis oluğuna inanıyorsunuz peki hagisi doğru binlerce haddisten hagisi doğru..
    kardeşim ben ne soruyorum sen ne yazıyorsun

    Ben seni Allaha iman etmiş, Kur'ana iman etmiş fakat sünnete uymamamız gerektiğine inanan bir kardeş olarak cevap yazıyorum. yanlış mı düşünüyorum?

    (birde Hangi Kuran tefsirini okudun yada hadis veya fıkıh kitabını yazarsan sevinirim. Bir Alimden ders aldın mı)


  16. 06.Aralık.2007, 00:05
    8
    Administrator
    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    verdim ya yazdıklarımın hepsi cevap... yukarıda yazılanların hepsinin hadiselerde söylendiği iddia ediliyor.. peki sizce hangiisi doğru
    size göre recmin kuranda yazması şart değil peygamberin hadisinde yazıyor
    ama bir kazak türküne göre suya kısarak sütü katmadan abdest alınmaz

    ikinizde bunların hadis oluğuna inanıyorsunuz peki hagisi doğru binlerce haddisten hagisi doğru..
    kardeşim ben ne soruyorum sen ne yazıyorsun

    Ben seni Allaha iman etmiş, Kur'ana iman etmiş fakat sünnete uymamamız gerektiğine inanan bir kardeş olarak cevap yazıyorum. yanlış mı düşünüyorum?

    (birde Hangi Kuran tefsirini okudun yada hadis veya fıkıh kitabını yazarsan sevinirim. Bir Alimden ders aldın mı)


  17. 06.Aralık.2007, 00:27
    9
    basak2005
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Aralık.2007
    Üye No: 5034
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    --->: Neden? eşcinsellik

    mumsema Nickli Üyeden Alıntı
    kardeşim ben ne soruyorum sen ne yazıyorsun

    Ben seni Allaha iman etmiş, Kur'ana iman etmiş fakat sünnete uymamamız gerektiğine inanan bir kardeş olarak cevap yazıyorum. yanlış mı düşünüyorum?

    (birde Hangi Kuran tefsirini okudun yada hadis veya fıkıh kitabını yazarsan sevinirim. Bir Alimden ders aldın mı)

    20. yy sağlam bir alim tonlarca kömürün arasında elmas aaramaya benziyor.. ama konu alim konusu değil hatta hadis konusuda değil konu hadislerin dünya üzerinde farklı yorumlanıyşı endoezyada farklı türki cumhuriyetlerde farklı araplarda farklı hatta mesheplerde bile farklı oluşu

    siz sorarsak sizinki kesinlikle doğru
    onlara sorarsak onlarınki kesinlikle doğru
    her ikinize sorarsak her ikinizde bu hadislerin kesinlikle peygamber sözü olduğuna inanırsınız

    sünnete gelince o bambaşka bir konu
    ve ben sadece kurana inanırım


  18. 06.Aralık.2007, 00:27
    9
    basak2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    mumsema Nickli Üyeden Alıntı
    kardeşim ben ne soruyorum sen ne yazıyorsun

    Ben seni Allaha iman etmiş, Kur'ana iman etmiş fakat sünnete uymamamız gerektiğine inanan bir kardeş olarak cevap yazıyorum. yanlış mı düşünüyorum?

    (birde Hangi Kuran tefsirini okudun yada hadis veya fıkıh kitabını yazarsan sevinirim. Bir Alimden ders aldın mı)

    20. yy sağlam bir alim tonlarca kömürün arasında elmas aaramaya benziyor.. ama konu alim konusu değil hatta hadis konusuda değil konu hadislerin dünya üzerinde farklı yorumlanıyşı endoezyada farklı türki cumhuriyetlerde farklı araplarda farklı hatta mesheplerde bile farklı oluşu

    siz sorarsak sizinki kesinlikle doğru
    onlara sorarsak onlarınki kesinlikle doğru
    her ikinize sorarsak her ikinizde bu hadislerin kesinlikle peygamber sözü olduğuna inanırsınız

    sünnete gelince o bambaşka bir konu
    ve ben sadece kurana inanırım


  19. 06.Aralık.2007, 00:36
    10
    intifada
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Şubat.2007
    Üye No: 28
    Mesaj Sayısı: 86
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 36
    Bulunduğu yer: hatay

    --->: Neden? eşcinsellik

    bişeyi merak ettim başak2005! biz PEYGAMBERİMİZ (s.a.v.) ' den bahsederken hep salavat getirriz ve "PEYGAMBERİMİZ" diye hitap ederiz. sen ise "peygamber" diyosun. yoksa sen kainatın fahri olan PEYGAMBERİMİZ Hz. MUHAMMED (s.a.v.) ' i peygamberin olarak kabul etmiyomusunda o şekil konuşuyosun?


  20. 06.Aralık.2007, 00:36
    10
    Üye
    bişeyi merak ettim başak2005! biz PEYGAMBERİMİZ (s.a.v.) ' den bahsederken hep salavat getirriz ve "PEYGAMBERİMİZ" diye hitap ederiz. sen ise "peygamber" diyosun. yoksa sen kainatın fahri olan PEYGAMBERİMİZ Hz. MUHAMMED (s.a.v.) ' i peygamberin olarak kabul etmiyomusunda o şekil konuşuyosun?


  21. 06.Aralık.2007, 00:37
    11
    sahra
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Nisan.2007
    Üye No: 297
    Mesaj Sayısı: 989
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Tamam.peki kur an daki namaz kıl oruç tut,hacca git zekat ver emirlerini kafanıza göre mi yorumlayıp yapıyorsunuz?

    Kur ana inanan bir müslüman olarak ne yapıyorsunuz.ibadetlerinizi kime göre yapıyorsunuz


  22. 06.Aralık.2007, 00:37
    11
    Kıdemli Üye
    Tamam.peki kur an daki namaz kıl oruç tut,hacca git zekat ver emirlerini kafanıza göre mi yorumlayıp yapıyorsunuz?

    Kur ana inanan bir müslüman olarak ne yapıyorsunuz.ibadetlerinizi kime göre yapıyorsunuz


  23. 06.Aralık.2007, 00:43
    12
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden? eşcinsellik

    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    20. yy sağlam bir alim tonlarca kömürün arasında elmas aaramaya benziyor.. ama konu alim konusu değil hatta hadis konusuda değil konu hadislerin dünya üzerinde farklı yorumlanıyşı endoezyada farklı türki cumhuriyetlerde farklı araplarda farklı hatta mesheplerde bile farklı oluşu

    siz sorarsak sizinki kesinlikle doğru
    onlara sorarsak onlarınki kesinlikle doğru
    her ikinize sorarsak her ikinizde bu hadislerin kesinlikle peygamber sözü olduğuna inanırsınız

    sünnete gelince o bambaşka bir konu
    ve ben sadece kurana inanırım
    hala sorularıma cevap vermedin... ilmin nedir?

    Pişmanlık günü gelmeden Allah için seni uyarıyorum. Peygambere ve onun sünnetine inanmak imanın şartlarındandır.

    Peygambere imanı ve ona itaati Kur'an emrediyor

    Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadın mı? (Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

    Alıntı
    AIIah cc ne buyuruyor:
    "O kendi hevasından konuşmaz. Onun

    konuşması kendisine İlka edilen bir vahy'den
    ibarettir". (Necm 3.4)
    Bu ayeti.kerime açıkça ifade ediyorkî; "Rasulullah (sav)'ın şeriatla alakalı bütün konuşmaları vahydir.O,kendi heva ve arzusundan şeriata birşey!er sokma yetkisine sahip değildir.."
    Ve yine bir ayeti kelimesinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
    "Eğer Muhammed kendinden bazı sözler uydurup da bizim söylediğimizi iddia etseydi, elbette ki onun gücünü kuvvetini alır ve şah damarını keserdik. İçinizden biç biri de buna engel olamazdı" (Hakka44,47)
    Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir. (haşr süresi 7)


  24. 06.Aralık.2007, 00:43
    12
    Administrator
    basak2005 Nickli Üyeden Alıntı
    20. yy sağlam bir alim tonlarca kömürün arasında elmas aaramaya benziyor.. ama konu alim konusu değil hatta hadis konusuda değil konu hadislerin dünya üzerinde farklı yorumlanıyşı endoezyada farklı türki cumhuriyetlerde farklı araplarda farklı hatta mesheplerde bile farklı oluşu

    siz sorarsak sizinki kesinlikle doğru
    onlara sorarsak onlarınki kesinlikle doğru
    her ikinize sorarsak her ikinizde bu hadislerin kesinlikle peygamber sözü olduğuna inanırsınız

    sünnete gelince o bambaşka bir konu
    ve ben sadece kurana inanırım
    hala sorularıma cevap vermedin... ilmin nedir?

    Pişmanlık günü gelmeden Allah için seni uyarıyorum. Peygambere ve onun sünnetine inanmak imanın şartlarındandır.

    Peygambere imanı ve ona itaati Kur'an emrediyor

    Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadın mı? (Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

    Alıntı
    AIIah cc ne buyuruyor:
    "O kendi hevasından konuşmaz. Onun

    konuşması kendisine İlka edilen bir vahy'den
    ibarettir". (Necm 3.4)
    Bu ayeti.kerime açıkça ifade ediyorkî; "Rasulullah (sav)'ın şeriatla alakalı bütün konuşmaları vahydir.O,kendi heva ve arzusundan şeriata birşey!er sokma yetkisine sahip değildir.."
    Ve yine bir ayeti kelimesinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
    "Eğer Muhammed kendinden bazı sözler uydurup da bizim söylediğimizi iddia etseydi, elbette ki onun gücünü kuvvetini alır ve şah damarını keserdik. İçinizden biç biri de buna engel olamazdı" (Hakka44,47)
    Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir. (haşr süresi 7)





+ Yorum Gönder
Git 12 Son