Konusunu Oylayın.: Annem takkesiz namaz mekruh değil diyor?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Annem takkesiz namaz mekruh değil diyor?
  1. 06.Ocak.2016, 16:07
    1
    numan3434
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Haziran.2015
    Üye No: 106212
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Annem takkesiz namaz mekruh değil diyor?






    Annem takkesiz namaz mekruh değil diyor? Mumsema Selamun Aleyküm.Geçen bir ara namaz kılacağım zaman anneme takkemi sordum.Aradım bulamadım o da takkesiz kıl dedi.Ben de sinirlendim yok takkesiz kılınmaz dedim.Ardından annem yok takkesiz mekruh değil dedi.Bu sözü tehlikeli Allah muhafaza küfür ihtimali olmazmı?


  2. 06.Ocak.2016, 16:07
    1
    numan3434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Selamun Aleyküm.Geçen bir ara namaz kılacağım zaman anneme takkemi sordum.Aradım bulamadım o da takkesiz kıl dedi.Ben de sinirlendim yok takkesiz kılınmaz dedim.Ardından annem yok takkesiz mekruh değil dedi.Bu sözü tehlikeli Allah muhafaza küfür ihtimali olmazmı?


    Benzer Konular

    - Takkesiz namaz mekruh mudur ?

    - Kısa kollu namaz kılıyorum mekruh yazıyo değil yazıyo kafam karıştı ?

    - Namaz tabloları var.yatsı namazının farzında 3.rekatta sübhaneke ve fatihadan sonra direk rüku diyor

    - Eşim Önce annem diyor Kurana karşımı geliyosun diyor (Sanki çok biliyor ne Kuran ne demek istiyor)

    - Takkesiz namaz kılmak mekruh değil midir...

  3. 06.Ocak.2016, 17:08
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Annem takkesiz namaz mekruh değil diyor?




    Takkesiz namaz mekruh değildir annen doğru söylüyor.


    Takkenin fıkhi hükmünü soran Müslümana mektup
    Takke takmak bir kültür meselesidir. Ümmetimizin kültüründe erkeklerin takke kullanması vardır. Namazı takke ile kılmanın hikmeti de buradadır. Takkesiz olmak bize, bizden olmayanların dayattığı ve kabul ettirdiği ithal bir kültürdür. Sadece bu boyutu ile bakıldığında dahi takkeli olmayı tercih etmemiz gerekir. Bu nedenle, kültür istilasına karşı hassas olan hocaefendilerimiz, takkeli olmak üzerinde durmuşlardır. Ne var ki mesele, farz vacip meselesi değildir. Ayrıca şehirlerde dikkat çekmekten öteye bir yararı olmayacak şekilde takkeli dolaşmayı da bir çeşit cihat saymak bir nebze basit kalmaktadır. Evet, sarıklı Müslüman dolaşmalıdır sokaklarımızda ama içi dolu sarıklar sarılmasını, takkelerimizin altındaki kafalarımızın dolu olmasını da unutturan bir takkenin anlamı olmaz.Müslümanlar olarak bizi, değişime tabi tutarken başkaları elbisemizden ayakkabımıza kadar her şeyimizi değiştirdiler. Bugün biz, tekrar değişim heyecanı yaşarken üzerimizde değişen ne varsa onu yeniden ihya etmeyi önemli görmeliyiz. Bu konuda bir tereddüdümüz olamaz. Takkemiz, şalvarımız, cübbemiz, gömleğimiz bize ait olan olmalıdır. Müslüman, üzerindeki gömleğinden ayrıt edilebilmelidir. Ama bu tutum, din adına yapacaklarımızın tamamı niteliğinde ise bunu şiddetle reddeder hatta bunu bir şeytan tuzağı olarak görürüz.Söylemek istediğimiz şudur: Bugün akidemiz başta olmak üzere bütün Şeriat’ımız, Hilafetimiz, ilmimiz, bize ait ne varsa her şey bize ait olmayacak şekle sokulmak istenmektedir. Biz ise akidemizdeki sulanmayı bile önemsemezken başımızdaki bir sarığı sarmak ya da gömleğimizin yakalarını atalarımızın yakasına benzetmeyi İslamlaşma adına yapılacak en önemli iş ya da yapıldığında üzerimize düşeni yapmış sayılacağımız bir iş olarak göreceksek bunu çok basit anlamanın, ciddiyi basitle savuşturmanın bir örneği olarak görürüz. Akidenin değeri ile gömleğin değeri bir tutulabilir mi? Kafaya konan bir takke ile kafanın içindeki tefekkür konuları aynı olabilir mi? Mü’min, iman ettiği Şeriat’ın yürürlüğü ya da rafa kaldırılmışlığı konusunda hiçbir fikir sahibi değilse, çoraplarının renginin İstanbul’u fetheden askerlerin çorabının rengi ile aynı olması ona ne kazandırır? Düşünülmesi gereken bunlardır. Yoksa hiç kimse, bize ait olmayan bir şeyi bizim başımızda görmeyi basit tutamaz. Bizde olması gereken bir şeyin mesela bir takkenin de başımızda olmamasını basit tutamaz. Bizim ise eğer, takke değerlidir. Bizim değil ise ipek de olsa gerisi çöptür.Takkeye de böyle bakarız, bize ait olduğu hâlde bugün üzerimizde olmayan her şeye; önemseriz ama en önemlinin yerine koymayız. En önemli görmüyoruz diye de yok saymayız.
    Nureddin YILDIZ


  4. 06.Ocak.2016, 17:08
    2
    Moderatör



    Takkesiz namaz mekruh değildir annen doğru söylüyor.


    Takkenin fıkhi hükmünü soran Müslümana mektup
    Takke takmak bir kültür meselesidir. Ümmetimizin kültüründe erkeklerin takke kullanması vardır. Namazı takke ile kılmanın hikmeti de buradadır. Takkesiz olmak bize, bizden olmayanların dayattığı ve kabul ettirdiği ithal bir kültürdür. Sadece bu boyutu ile bakıldığında dahi takkeli olmayı tercih etmemiz gerekir. Bu nedenle, kültür istilasına karşı hassas olan hocaefendilerimiz, takkeli olmak üzerinde durmuşlardır. Ne var ki mesele, farz vacip meselesi değildir. Ayrıca şehirlerde dikkat çekmekten öteye bir yararı olmayacak şekilde takkeli dolaşmayı da bir çeşit cihat saymak bir nebze basit kalmaktadır. Evet, sarıklı Müslüman dolaşmalıdır sokaklarımızda ama içi dolu sarıklar sarılmasını, takkelerimizin altındaki kafalarımızın dolu olmasını da unutturan bir takkenin anlamı olmaz.Müslümanlar olarak bizi, değişime tabi tutarken başkaları elbisemizden ayakkabımıza kadar her şeyimizi değiştirdiler. Bugün biz, tekrar değişim heyecanı yaşarken üzerimizde değişen ne varsa onu yeniden ihya etmeyi önemli görmeliyiz. Bu konuda bir tereddüdümüz olamaz. Takkemiz, şalvarımız, cübbemiz, gömleğimiz bize ait olan olmalıdır. Müslüman, üzerindeki gömleğinden ayrıt edilebilmelidir. Ama bu tutum, din adına yapacaklarımızın tamamı niteliğinde ise bunu şiddetle reddeder hatta bunu bir şeytan tuzağı olarak görürüz.Söylemek istediğimiz şudur: Bugün akidemiz başta olmak üzere bütün Şeriat’ımız, Hilafetimiz, ilmimiz, bize ait ne varsa her şey bize ait olmayacak şekle sokulmak istenmektedir. Biz ise akidemizdeki sulanmayı bile önemsemezken başımızdaki bir sarığı sarmak ya da gömleğimizin yakalarını atalarımızın yakasına benzetmeyi İslamlaşma adına yapılacak en önemli iş ya da yapıldığında üzerimize düşeni yapmış sayılacağımız bir iş olarak göreceksek bunu çok basit anlamanın, ciddiyi basitle savuşturmanın bir örneği olarak görürüz. Akidenin değeri ile gömleğin değeri bir tutulabilir mi? Kafaya konan bir takke ile kafanın içindeki tefekkür konuları aynı olabilir mi? Mü’min, iman ettiği Şeriat’ın yürürlüğü ya da rafa kaldırılmışlığı konusunda hiçbir fikir sahibi değilse, çoraplarının renginin İstanbul’u fetheden askerlerin çorabının rengi ile aynı olması ona ne kazandırır? Düşünülmesi gereken bunlardır. Yoksa hiç kimse, bize ait olmayan bir şeyi bizim başımızda görmeyi basit tutamaz. Bizde olması gereken bir şeyin mesela bir takkenin de başımızda olmamasını basit tutamaz. Bizim ise eğer, takke değerlidir. Bizim değil ise ipek de olsa gerisi çöptür.Takkeye de böyle bakarız, bize ait olduğu hâlde bugün üzerimizde olmayan her şeye; önemseriz ama en önemlinin yerine koymayız. En önemli görmüyoruz diye de yok saymayız.
    Nureddin YILDIZ





+ Yorum Gönder