Konusunu Oylayın.: Namazın sırasımı demek?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Namazın sırasımı demek?
  1. 24.Aralık.2015, 22:38
    1
    numan3434
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Haziran.2015
    Üye No: 106212
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Namazın sırasımı demek?






    Namazın sırasımı demek? Mumsema Selamun Aleyküm.Bir ara bize misafir gelicekti.Misafir Dış kapıdan içeri girdiği zaman ben namaz kılacağım demiştim.O sırada da kardeşim namazın sırasımı dedi(misafir geldiği için).Ben de ona kızdım ama o kötü amaçla söylemediğini söyledi .Bu sözü onu küfre sokarmı?


  2. 24.Aralık.2015, 22:38
    1
    numan3434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Selamun Aleyküm.Bir ara bize misafir gelicekti.Misafir Dış kapıdan içeri girdiği zaman ben namaz kılacağım demiştim.O sırada da kardeşim namazın sırasımı dedi(misafir geldiği için).Ben de ona kızdım ama o kötü amaçla söylemediğini söyledi .Bu sözü onu küfre sokarmı?


    Benzer Konular

    - Namazın sonunda el fatiha demek

    - Namazın vucub şartları ne demek?

    - Namazın sıhhat şartı ne demek?

    - Namazın anahtarı temizliktir ne demek açıklayınız

    - Namazın kılana namazın kazandırdıkları nelerdir?

  3. 24.Aralık.2015, 23:03
    2
    Sabri
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Aralık.2015
    Üye No: 107369
    Mesaj Sayısı: 330
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Namazın sırasımı demek?




    haklı kardeşin
    namazdan öne misafirini karşıla sonra kıl neden kötü bir söz olsun


  4. 24.Aralık.2015, 23:03
    2
    Devamlı Üye



    haklı kardeşin
    namazdan öne misafirini karşıla sonra kıl neden kötü bir söz olsun


  5. 24.Aralık.2015, 23:59
    3
    Ebu Renas
    Allah'ın rahmetine muhtaç

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Aralık.2015
    Üye No: 107419
    Mesaj Sayısı: 30
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Namazın sırasımı demek?

    Aleyküm selam kardeşim dediğin kişinin cümlesi niyetine bağli ve bu niyetide sadece Allah bilir.Bulunduğumuz konumda islam devletindeki kadı olmadığı için yargılamaktansa doğru olana davet ile yükümlüyüz.Bunuda bir alimin deyimiyle "Biz davetçiyiz, kadı değil!" seklinde düstur edinmeliyiz.Dediğin kisiye kızmaktansa tatlı dille uyarman daha iyi olur.uyarırkende sen dilindense biz dilini kullanıp (biz müslümanız böyle yapmamalıyız) uyarmanı tavsiye ederim.bu konu hakkında ayet ve hadis paylaştim istifade edersin inşallah kardeşim. selam ve dua il...

    Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.AHZÂB Suresi 46

    " (Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.LOKMAN-23"

    “Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur. Kimin hicreti, Allah ve Resûlü (rızası ve hoşnutlukları) için ise, onun hicreti Allah ve Resûlü’ne müteveccih sayılır. Kim de nâil olacağı bir dünya veya nikahlanacağı bir kadından ötürü hicret etmişse, onun hicreti de hedeflediği şeye göredir.” (Buhârî, Bedü’l-Vahy, 1; Müslim, İmare, 155; Ebu Davud, Talak, )

    “Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım. Peygamber aleyhisselâm: ‘Kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi Ben: ‘Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim. Peygamber Aleyhisselâm: ‘Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke Müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim” (Buhârî, Diyât, 2; Müslim, Îmân, l58-159)

    Resûlullah (salat ve selam olsun O’na) “Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kafir!” derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne alâ. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner.” buyurmuşlardır. (Müslim 1/319)

    “Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurât suresi, 12)

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına şarap içmiş bir adam getirildi.

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Bunu dövünüz!’ buyurdu.

    Bunun üzerine ona bizden eliyle vuran ayakkabısıyla vuran elbisesiyle vuran vardı.

    Adam dönüp gidince, topluluktan bazıları:

    −Allah seni hor ve zelil etsin! dediler.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Böyle söylemelin, bu adam aleyhine şeytana yardım etmeyin!’ buyurdu.”

    Buhari 6640, Begavi 2607


  6. 24.Aralık.2015, 23:59
    3
    Allah'ın rahmetine muhtaç
    Aleyküm selam kardeşim dediğin kişinin cümlesi niyetine bağli ve bu niyetide sadece Allah bilir.Bulunduğumuz konumda islam devletindeki kadı olmadığı için yargılamaktansa doğru olana davet ile yükümlüyüz.Bunuda bir alimin deyimiyle "Biz davetçiyiz, kadı değil!" seklinde düstur edinmeliyiz.Dediğin kisiye kızmaktansa tatlı dille uyarman daha iyi olur.uyarırkende sen dilindense biz dilini kullanıp (biz müslümanız böyle yapmamalıyız) uyarmanı tavsiye ederim.bu konu hakkında ayet ve hadis paylaştim istifade edersin inşallah kardeşim. selam ve dua il...

    Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.AHZÂB Suresi 46

    " (Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.LOKMAN-23"

    “Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur. Kimin hicreti, Allah ve Resûlü (rızası ve hoşnutlukları) için ise, onun hicreti Allah ve Resûlü’ne müteveccih sayılır. Kim de nâil olacağı bir dünya veya nikahlanacağı bir kadından ötürü hicret etmişse, onun hicreti de hedeflediği şeye göredir.” (Buhârî, Bedü’l-Vahy, 1; Müslim, İmare, 155; Ebu Davud, Talak, )

    “Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım. Peygamber aleyhisselâm: ‘Kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi Ben: ‘Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim. Peygamber Aleyhisselâm: ‘Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke Müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim” (Buhârî, Diyât, 2; Müslim, Îmân, l58-159)

    Resûlullah (salat ve selam olsun O’na) “Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kafir!” derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne alâ. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner.” buyurmuşlardır. (Müslim 1/319)

    “Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurât suresi, 12)

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına şarap içmiş bir adam getirildi.

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Bunu dövünüz!’ buyurdu.

    Bunun üzerine ona bizden eliyle vuran ayakkabısıyla vuran elbisesiyle vuran vardı.

    Adam dönüp gidince, topluluktan bazıları:

    −Allah seni hor ve zelil etsin! dediler.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Böyle söylemelin, bu adam aleyhine şeytana yardım etmeyin!’ buyurdu.”

    Buhari 6640, Begavi 2607


  7. 25.Aralık.2015, 03:51
    4
    Ebu Renas
    Allah'ın rahmetine muhtaç

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Aralık.2015
    Üye No: 107419
    Mesaj Sayısı: 30
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Namazın sırasımı demek?

    Ümmü Alâ` Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e bîat eden kadınlardan idi. Ümmü Alâ` demiştir ki: (Hicret-i Seniyye`de) muhâcirler kur`a ile (Ensâr arasında) taksîm edilmişti. Bizim âilenin sehmine de Osmân İbn-i Maz`ûn düşmüştü. Biz, Osman`ı evimizde konukladık. Fakat Osman (bir müddet sonra) sebeb-i mevti olan bir hastalıkla hastalandı. Vefâtında gasledildi. Kendi elbîsesi ile kefenlendi. Sonra Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem cenâzeye geldi. Ben (cenâzeyi tezkiye ederek): -Ey Ebû Sâib; Cenâb-ı Hak sana rahmet etsin! Senin hakkında bildiğim ve bu cemâate bildirmek istediğim şudur ki: sen, Allâhu Teâlâ`nın (âhiret âleminde) kerem ve inâyetine mazhar olmuş bir zâtsın, dedim. Bunun üzerine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: - Allâhu Teâlâ`nın bu ölüye ikrâm ve inâyet buyurduğunu neden biliyorsun?" sûretinde sorgularına cevâben ben de: -Yâ Resûla`llâh, babam, (anam) sana fedâ olsun! Allah, (bu îmanlı, tâatli kuluna ikrâm etmez de) ya kime ikrâm eder? dedim. Bu def`a da Resûl-i Ekrem: -Osman İbn-i Maz`ûn ölmüştür. Ve Allâh`a yemîn ederim ki, ben de bu (mübârek) ölü için hayır ve saâdet umarım. Yine Allâh`a yemîn ederim ki, ben, Allâh`ın bir peygamberi iken bana (ve size yarın) Allah tarafından ne muâmele edileceğini bilemem, buyurdu. Ümmü Alâ` demiştir ki: Vallâhi bundan sonra ben, kimseyi tezkiye etmeğe cesâret edemedim.Sahih Buhari - Hadis No: 620


  8. 25.Aralık.2015, 03:51
    4
    Allah'ın rahmetine muhtaç
    Ümmü Alâ` Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e bîat eden kadınlardan idi. Ümmü Alâ` demiştir ki: (Hicret-i Seniyye`de) muhâcirler kur`a ile (Ensâr arasında) taksîm edilmişti. Bizim âilenin sehmine de Osmân İbn-i Maz`ûn düşmüştü. Biz, Osman`ı evimizde konukladık. Fakat Osman (bir müddet sonra) sebeb-i mevti olan bir hastalıkla hastalandı. Vefâtında gasledildi. Kendi elbîsesi ile kefenlendi. Sonra Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem cenâzeye geldi. Ben (cenâzeyi tezkiye ederek): -Ey Ebû Sâib; Cenâb-ı Hak sana rahmet etsin! Senin hakkında bildiğim ve bu cemâate bildirmek istediğim şudur ki: sen, Allâhu Teâlâ`nın (âhiret âleminde) kerem ve inâyetine mazhar olmuş bir zâtsın, dedim. Bunun üzerine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: - Allâhu Teâlâ`nın bu ölüye ikrâm ve inâyet buyurduğunu neden biliyorsun?" sûretinde sorgularına cevâben ben de: -Yâ Resûla`llâh, babam, (anam) sana fedâ olsun! Allah, (bu îmanlı, tâatli kuluna ikrâm etmez de) ya kime ikrâm eder? dedim. Bu def`a da Resûl-i Ekrem: -Osman İbn-i Maz`ûn ölmüştür. Ve Allâh`a yemîn ederim ki, ben de bu (mübârek) ölü için hayır ve saâdet umarım. Yine Allâh`a yemîn ederim ki, ben, Allâh`ın bir peygamberi iken bana (ve size yarın) Allah tarafından ne muâmele edileceğini bilemem, buyurdu. Ümmü Alâ` demiştir ki: Vallâhi bundan sonra ben, kimseyi tezkiye etmeğe cesâret edemedim.Sahih Buhari - Hadis No: 620





+ Yorum Gönder