Konusunu Oylayın.: Yecüc Mecüc Seddi Nedir?

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 3 kişi
Yecüc Mecüc Seddi Nedir?
  1. 22.Aralık.2015, 14:53
    1
    Venüs
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Aralık.2015
    Üye No: 107406
    Mesaj Sayısı: 90
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yecüc Mecüc Seddi Nedir?






    Yecüc Mecüc Seddi Nedir? Mumsema Yecüc mecüc setti ne demektir,iki dağın arasına demirlerin yığılması eritilmesi ve bunun üzerine bakır dökülmesi nasıl oluyor.günümüz teknolojisi ile bu imkansız iken o devirde nasıl olmuş bu olay açıklarmısınız.Ayetleri yanlış meal etmiş olabilirler mi acaba?


  2. 22.Aralık.2015, 14:53
    1
    Üye



    Yecüc mecüc setti ne demektir,iki dağın arasına demirlerin yığılması eritilmesi ve bunun üzerine bakır dökülmesi nasıl oluyor.günümüz teknolojisi ile bu imkansız iken o devirde nasıl olmuş bu olay açıklarmısınız.Ayetleri yanlış meal etmiş olabilirler mi acaba?


    Benzer Konular

    - Yecüc ve Mecüc Türkler midir?

    - Yecüc ve mecüc ne demek

    - Yecüc ve mecüc (gog and magog) 1 - 2 video sohbet

    - Yecüc & Mecüc Nedir?

    - Eski peygamberler fil suresi yecüc mecüc

  3. 22.Aralık.2015, 14:57
    2
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Yecüc Mecüc Seddi Nedir?




    SEDD-i İSKENDER

    (سدّ إسكندر)

    İskender-i Zülkarneyn tarafından Ye’cûc ve Me’cûc fitnesine engel olmak için yaptırılan set.

    Kur’ân-ı Kerîm’de Zülkarneyn’in iki dağ arasında yaşayan bir kavmin memleketine gittiği, onların kendisinden fesatçı Ye’cûc ve Me’cûc kavmiyle aralarına bir set yapmasını istediği, Zülkarneyn’in de demir kütleler yığdırıp ateşlettiği, demir erimeye başlayınca üzerine erimiş bakır döktürerek aşılması mümkün olmayan bir set yaptığı belirtilir (el-Kehf 18/83-98). Zülkarneyn’in ilk adının İskender (İskender-i Zülkarneyn) olması dolayısıyla Sedd-i İskender diye anılan bu seddin yapılışı, Türk edebiyatında İskendernâme adını taşıyan eserlerde anlatılmıştır. Set hakkında tefsirler, tarih kaynakları ve bazı edebî eserlerde efsane ile karışık pek çok rivayet mevcuttur.

    Muhammed b. Cerîr et-Taberî’ye göre Sedd-i İskender araları 5000 kulaç olan paralel iki duvar arasına bir kulaç kalınlığında demir, bir kulaç kalınlığında bakır ve kalay, ardından yine bakır ve kalay olmak üzere yığılan madenlerin neft yağı ile tutuşturulup bir ay geceli gündüzlü körükletilmesi ve bir ay soğumaya bırakılması sonucunda yapılmıştır. Ali Şîr Nevâî ise İskender’in Rus, Frenk, Şam ve Rum’a adamlar gönderip mimarlar, üstatlar ve bakır, tunç, pirinç, demir, kurşun, kömür, odun getirttiğini, gece gündüz altı ay çalışarak 1000 ustanın seddi tamamladığını belirtir (Sedd-i İskenderî, s. 27).

    İskendernâme yazarı Ahmedî seddin yapılışı için çıkılan yolculukta Tamgaç’ın İskender’e yol gösterdiğini söyler. Buna karşılık Firdevsî-i Tûsî olayı âb-ı hayat yolculuğunun sonunda anlatırken Nizâmî-i Gencevî ve Ahmedî, İskender’in Çin dönüşünde bu seddi yaptığını yazar. Ahmedî’ye göre İskender’in seddi, insanın mâsivâ ile arasına aşılması güç engeller koyması ve mecazen Allah’a bağlanıp kulluk etmesi mânasına geldiği gibi şehvetle hırsı temsil eden Ye’cûc ve Me’cûc’ün önünde dimdik durma amacı da taşır (krş. beyit: 3928-4014).


  4. 22.Aralık.2015, 14:57
    2
    mum
    Administrator



    SEDD-i İSKENDER

    (سدّ إسكندر)

    İskender-i Zülkarneyn tarafından Ye’cûc ve Me’cûc fitnesine engel olmak için yaptırılan set.

    Kur’ân-ı Kerîm’de Zülkarneyn’in iki dağ arasında yaşayan bir kavmin memleketine gittiği, onların kendisinden fesatçı Ye’cûc ve Me’cûc kavmiyle aralarına bir set yapmasını istediği, Zülkarneyn’in de demir kütleler yığdırıp ateşlettiği, demir erimeye başlayınca üzerine erimiş bakır döktürerek aşılması mümkün olmayan bir set yaptığı belirtilir (el-Kehf 18/83-98). Zülkarneyn’in ilk adının İskender (İskender-i Zülkarneyn) olması dolayısıyla Sedd-i İskender diye anılan bu seddin yapılışı, Türk edebiyatında İskendernâme adını taşıyan eserlerde anlatılmıştır. Set hakkında tefsirler, tarih kaynakları ve bazı edebî eserlerde efsane ile karışık pek çok rivayet mevcuttur.

    Muhammed b. Cerîr et-Taberî’ye göre Sedd-i İskender araları 5000 kulaç olan paralel iki duvar arasına bir kulaç kalınlığında demir, bir kulaç kalınlığında bakır ve kalay, ardından yine bakır ve kalay olmak üzere yığılan madenlerin neft yağı ile tutuşturulup bir ay geceli gündüzlü körükletilmesi ve bir ay soğumaya bırakılması sonucunda yapılmıştır. Ali Şîr Nevâî ise İskender’in Rus, Frenk, Şam ve Rum’a adamlar gönderip mimarlar, üstatlar ve bakır, tunç, pirinç, demir, kurşun, kömür, odun getirttiğini, gece gündüz altı ay çalışarak 1000 ustanın seddi tamamladığını belirtir (Sedd-i İskenderî, s. 27).

    İskendernâme yazarı Ahmedî seddin yapılışı için çıkılan yolculukta Tamgaç’ın İskender’e yol gösterdiğini söyler. Buna karşılık Firdevsî-i Tûsî olayı âb-ı hayat yolculuğunun sonunda anlatırken Nizâmî-i Gencevî ve Ahmedî, İskender’in Çin dönüşünde bu seddi yaptığını yazar. Ahmedî’ye göre İskender’in seddi, insanın mâsivâ ile arasına aşılması güç engeller koyması ve mecazen Allah’a bağlanıp kulluk etmesi mânasına geldiği gibi şehvetle hırsı temsil eden Ye’cûc ve Me’cûc’ün önünde dimdik durma amacı da taşır (krş. beyit: 3928-4014).


  5. 22.Aralık.2015, 15:23
    3
    Venüs
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Aralık.2015
    Üye No: 107406
    Mesaj Sayısı: 90
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Yecüc Mecüc Seddi Nedir?

    Bu seddi aşamadıkları söyleniyor oysa böyl bir seddi aşmak kolaylıkla olmaz mı yani altından tünel kazarlar felan merdivenle vs.
    Ve kıyamete kadar yıkılmayacağıda söyleniyor o zaman günümüzde bu seddi halâ neden bulamıyorlar,ayrıca ayette getirin üzerine bir miktar bakır dökeyim deniyor yani az miktarda bakır kullanılmış manası çıkmaz mı?bu yecüc mecüc hadislerde anlatıldığına göre insan gibi de değil ve bu sed yapılırken yecüc mecüc bu seddi görmemiş mi?onlarla ilgili hadisleri nasıl düşünmeliyiz?


  6. 22.Aralık.2015, 15:23
    3
    Üye
    Bu seddi aşamadıkları söyleniyor oysa böyl bir seddi aşmak kolaylıkla olmaz mı yani altından tünel kazarlar felan merdivenle vs.
    Ve kıyamete kadar yıkılmayacağıda söyleniyor o zaman günümüzde bu seddi halâ neden bulamıyorlar,ayrıca ayette getirin üzerine bir miktar bakır dökeyim deniyor yani az miktarda bakır kullanılmış manası çıkmaz mı?bu yecüc mecüc hadislerde anlatıldığına göre insan gibi de değil ve bu sed yapılırken yecüc mecüc bu seddi görmemiş mi?onlarla ilgili hadisleri nasıl düşünmeliyiz?


  7. 22.Aralık.2015, 15:34
    4
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Yecüc Mecüc Seddi Nedir?

    Çin seddi, Yecüc mecüc seddi ya da İskender seddi hakkındaki bilgim bu diyanet islam ansklopedisinde geçtiği kadardır

    YAZININ DEVAMI:

    Elmalılı Muhammed Hamdi bazı kaynaklardan derlediği görüşleri eleştirerek seddin gerçekte var olan bir dağ veya sıra dağlar olabileceği görüşünü benimser (Hak Dini, IV, 3282). Zemahşerî ve Ebüssuûd Efendi bu seddin Mâverâünnehir dolayları veya Çin Seddi olabileceğini tahmin ederken Kādî Beyzâvî, Azerbaycan civarındaki Kafkas dağlarına işaret etmekte ve Türkistan sınırındaki Demirkapı bölgesinin bu sedden kinaye olduğunu söylemektedir. Elmalılı ayrıca İbn Haldûn ve Ebü’l-Fidâ’dan naklen Demirkapı denilen bu bölgede İran Kisrâsı Nûşirevân’ın bir sed yaptırdığını kaydeder. İbn Haldûn ise beşinci iklim kuşağını anlatırken Türk kavimlerinden Oğuz ilinin batısında, Kimak ülkesinin doğusunda Erkeşler’in oturduğu yeri tarif eder ve Ye’cûc ile Me’cûc topraklarının buradan başladığını (Mukaddime, I, 191), seddin de yedinci iklimin sekiz ve dokuzuncu kısmında Kokaya (Kaf) dağından Kıpçak yurdundan okyanusa kadar uzandığını söyler (a.g.e., I, 202). Fazl b. Yahyâ el-Bermekî’nin burada bir set yaptırdığını, bu seddin yalnızca bir tek kapısı olduğunu ve Büttem dağları ile Tibet illerinin arkasına kadar uzandığını ilâve eder. Bu tanımlanan yer eski kitaplarda Bâbülebvâb veya Demirkapı adıyla geçen bölgedir. Bunlardan başka Sibirya’nın ötesinde Ural dağları ve Behreng Boğazı arası veya Ural ile Kafkas dağları arası yahut Türkistan topraklarında bazı dağlık yerler de Sedd-i İskender için sayılan coğrafî yerler arasındadır (Elmalılı, IV, 3286).

    Kaynaklarda anlatılandan hareketle Sedd-i İskender’in kendi çağına göre üstün bir teknolojiyle yapıldığı söylenebilir. Özellikle demircilik ve maden ilmi açısından o çağda teknolojik imkânlar bilinmiyor, ayrıca çelik henüz tanınmıyordu. Kur’ân-ı Kerîm’e göre bu set Allah’ın Zülkarneyn’e ihsan ettiği bir güçle yapılmış olup bazı müfessirler bunun dünyanın teknik ilerlemede geleceği noktalara işarette bulunduğu sonucunu çıkarmıştır. Seddin aşılamaz oluşu da demirin içine katılan maddenin ilâhî bir mâyi olduğu fikrini ortaya çıkarmıştır (a.g.e., IV, 3291). Sedd-i İskender âb-ı hayat içerek ölümsüzlüğe eren Hızır ile İlyâs kıssasında da geçer. Rivayete göre Hızır ile İlyâs her yılın 6 Mayıs günü (Hıdırellez) Sedd-i İskender üzerinde buluşur ve geçmiş yılın muhasebesi yanında gelecek yılda yapacaklarını konuşur.

    Divan şairleri Sedd-i İskender’i bir kişinin ortaya koyabileceği en muhteşem eser diye niteler: “Eğer maksûd eserse mısra-ı berceste kâfîdir / Aceb hayretteyim ben Sedd-i İskender husûsunda” (Râgıb Paşa). Ayrıca Ye’cûc ile Me’cûc önüne yapılışı dolayısıyla halkı zulümden kurtarması umulan kişileri övmek için bir teşbih unsuru olarak kullanılmıştır: “Halktan kaldırdı Ye’cûc-i Freng’in zulmetin / Tîğ-i cevherdârdan sed çekti İskender gibi” (Nazîm).


  8. 22.Aralık.2015, 15:34
    4
    mum
    Administrator
    Çin seddi, Yecüc mecüc seddi ya da İskender seddi hakkındaki bilgim bu diyanet islam ansklopedisinde geçtiği kadardır

    YAZININ DEVAMI:

    Elmalılı Muhammed Hamdi bazı kaynaklardan derlediği görüşleri eleştirerek seddin gerçekte var olan bir dağ veya sıra dağlar olabileceği görüşünü benimser (Hak Dini, IV, 3282). Zemahşerî ve Ebüssuûd Efendi bu seddin Mâverâünnehir dolayları veya Çin Seddi olabileceğini tahmin ederken Kādî Beyzâvî, Azerbaycan civarındaki Kafkas dağlarına işaret etmekte ve Türkistan sınırındaki Demirkapı bölgesinin bu sedden kinaye olduğunu söylemektedir. Elmalılı ayrıca İbn Haldûn ve Ebü’l-Fidâ’dan naklen Demirkapı denilen bu bölgede İran Kisrâsı Nûşirevân’ın bir sed yaptırdığını kaydeder. İbn Haldûn ise beşinci iklim kuşağını anlatırken Türk kavimlerinden Oğuz ilinin batısında, Kimak ülkesinin doğusunda Erkeşler’in oturduğu yeri tarif eder ve Ye’cûc ile Me’cûc topraklarının buradan başladığını (Mukaddime, I, 191), seddin de yedinci iklimin sekiz ve dokuzuncu kısmında Kokaya (Kaf) dağından Kıpçak yurdundan okyanusa kadar uzandığını söyler (a.g.e., I, 202). Fazl b. Yahyâ el-Bermekî’nin burada bir set yaptırdığını, bu seddin yalnızca bir tek kapısı olduğunu ve Büttem dağları ile Tibet illerinin arkasına kadar uzandığını ilâve eder. Bu tanımlanan yer eski kitaplarda Bâbülebvâb veya Demirkapı adıyla geçen bölgedir. Bunlardan başka Sibirya’nın ötesinde Ural dağları ve Behreng Boğazı arası veya Ural ile Kafkas dağları arası yahut Türkistan topraklarında bazı dağlık yerler de Sedd-i İskender için sayılan coğrafî yerler arasındadır (Elmalılı, IV, 3286).

    Kaynaklarda anlatılandan hareketle Sedd-i İskender’in kendi çağına göre üstün bir teknolojiyle yapıldığı söylenebilir. Özellikle demircilik ve maden ilmi açısından o çağda teknolojik imkânlar bilinmiyor, ayrıca çelik henüz tanınmıyordu. Kur’ân-ı Kerîm’e göre bu set Allah’ın Zülkarneyn’e ihsan ettiği bir güçle yapılmış olup bazı müfessirler bunun dünyanın teknik ilerlemede geleceği noktalara işarette bulunduğu sonucunu çıkarmıştır. Seddin aşılamaz oluşu da demirin içine katılan maddenin ilâhî bir mâyi olduğu fikrini ortaya çıkarmıştır (a.g.e., IV, 3291). Sedd-i İskender âb-ı hayat içerek ölümsüzlüğe eren Hızır ile İlyâs kıssasında da geçer. Rivayete göre Hızır ile İlyâs her yılın 6 Mayıs günü (Hıdırellez) Sedd-i İskender üzerinde buluşur ve geçmiş yılın muhasebesi yanında gelecek yılda yapacaklarını konuşur.

    Divan şairleri Sedd-i İskender’i bir kişinin ortaya koyabileceği en muhteşem eser diye niteler: “Eğer maksûd eserse mısra-ı berceste kâfîdir / Aceb hayretteyim ben Sedd-i İskender husûsunda” (Râgıb Paşa). Ayrıca Ye’cûc ile Me’cûc önüne yapılışı dolayısıyla halkı zulümden kurtarması umulan kişileri övmek için bir teşbih unsuru olarak kullanılmıştır: “Halktan kaldırdı Ye’cûc-i Freng’in zulmetin / Tîğ-i cevherdârdan sed çekti İskender gibi” (Nazîm).


  9. 22.Aralık.2015, 17:30
    5
    Venüs
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Aralık.2015
    Üye No: 107406
    Mesaj Sayısı: 90
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Yecüc Mecüc Seddi Nedir?

    Hocam benzetme amacıylada kullanılmış olabilir mi demek istiyorsunuz yani burdaki demir zulkarneynin yecüc mecücden onları korumak için mazlum kavme demirden silah kılıç filan yapımını öğretmiş sonrada getirin üzerine bakır dökeyim demeklede onlara savaş sanatını mı öğretmiş manasında bir teşbih midir?Ayrıca bediüzzaman hzleride bu duvarın manevi bir sed olduğunu söylüyorda,yani bu seddin türkler olduğunu söylüyormuş,seddi manevi olarak,diyorrymki acaba yecüc mecücden korunmak isteyen türklermiydi,neticede türkler bu islamı korumuşlar Allah'ın dilemesiyle ve hala türkler orta asyada bir duvar görevi görmekte küfürle islam arasında bir seddi manevi olarak duruyor,yani bu bakırdan,demirden kasıt sizce türklere öğretilmiş savaş sanatımıdır.
    Yani türkler bu laf anlamaz kavme karşı çekilmiş mqnevi bir sedmidir bediüzzamandan anladığım kadarıyla böyle anladım ama ayetlere teşbih yapılmış gözüyle bakarsak böyle
    Bediüzzaman bu seddin yecüc mecüce karşı çekilmiş bir seddi manevi ıldyğunu söylüyor sanırım ve bu seddinde türkler olduğunu söylediği doğrumudur ben öyle biliyorumda,doğrumudur
    Siz de bunu mu demejk istediniz tam anlayamadım
    Yani burdaki demirden kasıt silah kılıç vs yapımu ve bakırdan kasutta savaş sanatımıdır


  10. 22.Aralık.2015, 17:30
    5
    Üye
    Hocam benzetme amacıylada kullanılmış olabilir mi demek istiyorsunuz yani burdaki demir zulkarneynin yecüc mecücden onları korumak için mazlum kavme demirden silah kılıç filan yapımını öğretmiş sonrada getirin üzerine bakır dökeyim demeklede onlara savaş sanatını mı öğretmiş manasında bir teşbih midir?Ayrıca bediüzzaman hzleride bu duvarın manevi bir sed olduğunu söylüyorda,yani bu seddin türkler olduğunu söylüyormuş,seddi manevi olarak,diyorrymki acaba yecüc mecücden korunmak isteyen türklermiydi,neticede türkler bu islamı korumuşlar Allah'ın dilemesiyle ve hala türkler orta asyada bir duvar görevi görmekte küfürle islam arasında bir seddi manevi olarak duruyor,yani bu bakırdan,demirden kasıt sizce türklere öğretilmiş savaş sanatımıdır.
    Yani türkler bu laf anlamaz kavme karşı çekilmiş mqnevi bir sedmidir bediüzzamandan anladığım kadarıyla böyle anladım ama ayetlere teşbih yapılmış gözüyle bakarsak böyle
    Bediüzzaman bu seddin yecüc mecüce karşı çekilmiş bir seddi manevi ıldyğunu söylüyor sanırım ve bu seddinde türkler olduğunu söylediği doğrumudur ben öyle biliyorumda,doğrumudur
    Siz de bunu mu demejk istediniz tam anlayamadım
    Yani burdaki demirden kasıt silah kılıç vs yapımu ve bakırdan kasutta savaş sanatımıdır





+ Yorum Gönder