Konusunu Oylayın.: Dil ile söylenmezse iman sahibi olunmaz mı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dil ile söylenmezse iman sahibi olunmaz mı
  1. 22.Mart.2008, 01:12
    1
    zeynepcan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2008
    Üye No: 13213
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Dil ile söylenmezse iman sahibi olunmaz mı






    Dil ile söylenmezse iman sahibi olunmaz mı Mumsema Esselamünaleyküm

    Öncelikle şunu söylemek istiyorum.Çok güzel bir site aranızda çok yeniyim birkaç gündür takip ediyor ve eksiklerimi tamamlamaya çalışıyorum.Fakat bugün gördüğüm bir konu dikkatimi çekti ve bu konuda takılı kaldım..


    Konu içinde şöyle birşey geçiyor.
    '' Nikâh:
    Nikâh kadın ve erkeğin, iki Müslüman erkek şahidin huzurunda:”Ben seni hanımım (karım) olarak kabul ettim “karşı tarafında ”Ben seni beyim (kocam) olarak kabul ettim” demeleridir.Bunu şakayla demiş olsalar bile, nikâhlı olurlar. Cinsel manada beraber olsalar günaha girmezler. ''

    bu konuyu açabilirmisiniz.



    Yada
    Cuma namazı için camiye gidildiğinde, hoca’nın söylediği bazı Âyetlerle, İmanın ve nikâhın tazelendiği söyleniyor. Bu yeterlimidir?
    Cevap:-Cumadaki nikâh tazelemenin küfre düşme durumundaki nikâh yenilemesi ile bir alâkası yoktur.Bu bir adettir.Bunu sadece zikir niyeti ile yaparlar.Bu Dinden çıkan kişinin tekrar Müslüman olmasını
    sağlamaz




    peki ben merak ediyorum kişinin kalbiyle tasdik diliyle ikrar etmesinden sonra daha ne yapması gerekiyor tekrar iman sahibi olması için?
    birde adet üzere ise ve sadece zikr maksadıyla yani alalede bir zikir maksadıyla söyleniyorsa bu tevbe istiğfar ve tecdidi iman ile amentü okunup kelime-i şehadeti hem imamın hem cemaatin getirmesine ne gerek var çünkü bunun bir faydası yok öyle değilmi!!! alade bir zikr!!! değilmi ! bu yazıya göre.... bir insan kalbiyle dahi tasdik edip diliyle hiç zikretmese dahii iman sahibi değil midir...

    Teşekkürler...


  2. 22.Mart.2008, 01:12
    1
    zeynepcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Esselamünaleyküm

    Öncelikle şunu söylemek istiyorum.Çok güzel bir site aranızda çok yeniyim birkaç gündür takip ediyor ve eksiklerimi tamamlamaya çalışıyorum.Fakat bugün gördüğüm bir konu dikkatimi çekti ve bu konuda takılı kaldım..


    Konu içinde şöyle birşey geçiyor.
    '' Nikâh:
    Nikâh kadın ve erkeğin, iki Müslüman erkek şahidin huzurunda:”Ben seni hanımım (karım) olarak kabul ettim “karşı tarafında ”Ben seni beyim (kocam) olarak kabul ettim” demeleridir.Bunu şakayla demiş olsalar bile, nikâhlı olurlar. Cinsel manada beraber olsalar günaha girmezler. ''

    bu konuyu açabilirmisiniz.



    Yada
    Cuma namazı için camiye gidildiğinde, hoca’nın söylediği bazı Âyetlerle, İmanın ve nikâhın tazelendiği söyleniyor. Bu yeterlimidir?
    Cevap:-Cumadaki nikâh tazelemenin küfre düşme durumundaki nikâh yenilemesi ile bir alâkası yoktur.Bu bir adettir.Bunu sadece zikir niyeti ile yaparlar.Bu Dinden çıkan kişinin tekrar Müslüman olmasını
    sağlamaz




    peki ben merak ediyorum kişinin kalbiyle tasdik diliyle ikrar etmesinden sonra daha ne yapması gerekiyor tekrar iman sahibi olması için?
    birde adet üzere ise ve sadece zikr maksadıyla yani alalede bir zikir maksadıyla söyleniyorsa bu tevbe istiğfar ve tecdidi iman ile amentü okunup kelime-i şehadeti hem imamın hem cemaatin getirmesine ne gerek var çünkü bunun bir faydası yok öyle değilmi!!! alade bir zikr!!! değilmi ! bu yazıya göre.... bir insan kalbiyle dahi tasdik edip diliyle hiç zikretmese dahii iman sahibi değil midir...

    Teşekkürler...


    Benzer Konular

    - İhsan şuuruna sahip bir insan iman ve ihlas sahibi midir ?

    - Allah'a iman eden ama peygamberlere iman etmeyenin iman durumu nedir? Peygamberlere iman etmek şart

    - Maide suresi 106. ayet: Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki

    - Lafla Muttaki Olunmaz

    - Gerçek iman sahibi

  3. 22.Mart.2008, 01:18
    2
    suara
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 770
    Mesaj Sayısı: 1,535
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 42

    --->: Sorun Cevap Vereyim (2)




    orda belirtiliyo arkadasim nikahin sakasi olmaz . nasil ki 3 kez bosadim denildiginde saka bile olsa bosanma oluyo .ayni sekilde nikahda dusuyo demektir .


  4. 22.Mart.2008, 01:18
    2
    Devamlı Üye



    orda belirtiliyo arkadasim nikahin sakasi olmaz . nasil ki 3 kez bosadim denildiginde saka bile olsa bosanma oluyo .ayni sekilde nikahda dusuyo demektir .


  5. 22.Mart.2008, 01:31
    3
    zeynepcan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2008
    Üye No: 13213
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Sorun Cevap Vereyim (2)

    suara Nickli Üyeden Alıntı
    orda belirtiliyo arkadasim nikahin sakasi olmaz . nasil ki 3 kez bosadim denildiginde saka bile olsa bosanma oluyo .ayni sekilde nikahda dusuyo demektir .

    Esselamünaleyküm

    Nikahın elbetteki şakası yoktur bu konuda hiç şüphem yok.Ancak nikahın yapılması için iki müslüman erkek şahit yeterli midir ?


  6. 22.Mart.2008, 01:31
    3
    zeynepcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    suara Nickli Üyeden Alıntı
    orda belirtiliyo arkadasim nikahin sakasi olmaz . nasil ki 3 kez bosadim denildiginde saka bile olsa bosanma oluyo .ayni sekilde nikahda dusuyo demektir .

    Esselamünaleyküm

    Nikahın elbetteki şakası yoktur bu konuda hiç şüphem yok.Ancak nikahın yapılması için iki müslüman erkek şahit yeterli midir ?


  7. 22.Mart.2008, 01:40
    4
    Nursedaa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2007
    Üye No: 2601
    Mesaj Sayısı: 279
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Sorun Cevap Vereyim (2)

    zeynepcan Nickli Üyeden Alıntı
    Esselamünaleyküm

    Nikahın elbetteki şakası yoktur bu konuda hiç şüphem yok.Ancak nikahın yapılması için iki müslüman erkek şahit yeterli midir ?
    ve aleykumusselam ve rahmetullah

    Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır. Bunun için bazı şartları vardır. Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz.

    1. Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması.
    2. Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri.
    3. Nikâhın duyurulması. Gizli bırakılmaması.
    4. Kızın velisinin izninin olması. Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir.
    5. Şahitlerin hazır olması. Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır. Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder.

    Demekki iki erkeğin şahit olması nikah için yeterlidir.

    Düğün esnasında kadına takılan takılar kadının kendisine ait olur. Mehir yerine geçmez.




  8. 22.Mart.2008, 01:40
    4
    Devamlı Üye
    zeynepcan Nickli Üyeden Alıntı
    Esselamünaleyküm

    Nikahın elbetteki şakası yoktur bu konuda hiç şüphem yok.Ancak nikahın yapılması için iki müslüman erkek şahit yeterli midir ?
    ve aleykumusselam ve rahmetullah

    Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır. Bunun için bazı şartları vardır. Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz.

    1. Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması.
    2. Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri.
    3. Nikâhın duyurulması. Gizli bırakılmaması.
    4. Kızın velisinin izninin olması. Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir.
    5. Şahitlerin hazır olması. Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır. Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder.

    Demekki iki erkeğin şahit olması nikah için yeterlidir.

    Düğün esnasında kadına takılan takılar kadının kendisine ait olur. Mehir yerine geçmez.




  9. 22.Mart.2008, 01:48
    5
    zeynepcan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2008
    Üye No: 13213
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Sorun Cevap Vereyim (2)

    Verdiğin bilgiler için teşekkürler Nurseda bunları biliyorum. Ama bahsi geçen yazının daha açık olması gerekmiyor mu bu yazıda iki müslüman erkek şahitle gidin nikahınızı kıyın gelin gibi birşey var..


  10. 22.Mart.2008, 01:48
    5
    zeynepcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Verdiğin bilgiler için teşekkürler Nurseda bunları biliyorum. Ama bahsi geçen yazının daha açık olması gerekmiyor mu bu yazıda iki müslüman erkek şahitle gidin nikahınızı kıyın gelin gibi birşey var..


  11. 22.Mart.2008, 05:25
    6
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Sorun Cevap Vereyim (2)

    zeynepcan Nickli Üyeden Alıntı
    Verdiğin bilgiler için teşekkürler Nurseda bunları biliyorum. Ama bahsi geçen yazının daha açık olması gerekmiyor mu bu yazıda iki müslüman erkek şahitle gidin nikahınızı kıyın gelin gibi birşey var..
    Hanefî fıkhına göre, velayet şart değildir. Ancak bu durum, birçok konunun istismar edilmesi gibi, istismar ediliyor günümüzde. İki şahidi bulup, hocanın karşısına geçip, "vardım- aldım" cümlelerini söyleyerek, zinayı meşrulaştırma yolunda gidenler ve bu yolun açık kalmasına fırsat veren parabaz insanlar malesef bulunmaktadır. Nikah bu şekilde vuku bulur hanefi mezhebine göre; bu başkadır. Ancak bir Müslüman böyle bir duruma müsade etmeyecek kadar titiz olmalıdır. Nikah ilandır, bildiridir... Antlaşmadır... Eşlerin hayatlarının geri kalan kısmında beraber adım atmaya olan sözleşmeleridir. Bu bakımdan, önlemler işin başında alınmalıdır. Dinî nikah ile yetinilmemeli, evvela resmî nikah yapılmalıdır. Zira şeriat devleti değil devletimiz; dini nikahta kadının savunabileceği herhangi bir hakkı yok bu sistemde. Erkeğin elinde oyuncak olma tehlikesi vardır ki, bu İslam'ın ilk önlem aldığı hususlardan olan kadın hakkının ihlalidir. Bu durumlara bir Müslüman olarak meydan vermemeliyiz. Özellikle Mü'min erkekler bu konuda çok daha titiz olmalı, Allah'ın emaneti olan kadına hıyanet etmemek adına -tabir-i caizse- çırpınmalıdır...

    Kadını bir meta ve cinsel obje olmaktan çıkarıp, dinsel bir obje yaparak hakettiği makama yükselten İslam'ı ve İslam olmayı bizlere lutfeden Allah Azze ve Celle'ye hamd-u senalar olsun...

    vesselam...


  12. 22.Mart.2008, 05:25
    6
    DeLi MoLLa
    zeynepcan Nickli Üyeden Alıntı
    Verdiğin bilgiler için teşekkürler Nurseda bunları biliyorum. Ama bahsi geçen yazının daha açık olması gerekmiyor mu bu yazıda iki müslüman erkek şahitle gidin nikahınızı kıyın gelin gibi birşey var..
    Hanefî fıkhına göre, velayet şart değildir. Ancak bu durum, birçok konunun istismar edilmesi gibi, istismar ediliyor günümüzde. İki şahidi bulup, hocanın karşısına geçip, "vardım- aldım" cümlelerini söyleyerek, zinayı meşrulaştırma yolunda gidenler ve bu yolun açık kalmasına fırsat veren parabaz insanlar malesef bulunmaktadır. Nikah bu şekilde vuku bulur hanefi mezhebine göre; bu başkadır. Ancak bir Müslüman böyle bir duruma müsade etmeyecek kadar titiz olmalıdır. Nikah ilandır, bildiridir... Antlaşmadır... Eşlerin hayatlarının geri kalan kısmında beraber adım atmaya olan sözleşmeleridir. Bu bakımdan, önlemler işin başında alınmalıdır. Dinî nikah ile yetinilmemeli, evvela resmî nikah yapılmalıdır. Zira şeriat devleti değil devletimiz; dini nikahta kadının savunabileceği herhangi bir hakkı yok bu sistemde. Erkeğin elinde oyuncak olma tehlikesi vardır ki, bu İslam'ın ilk önlem aldığı hususlardan olan kadın hakkının ihlalidir. Bu durumlara bir Müslüman olarak meydan vermemeliyiz. Özellikle Mü'min erkekler bu konuda çok daha titiz olmalı, Allah'ın emaneti olan kadına hıyanet etmemek adına -tabir-i caizse- çırpınmalıdır...

    Kadını bir meta ve cinsel obje olmaktan çıkarıp, dinsel bir obje yaparak hakettiği makama yükselten İslam'ı ve İslam olmayı bizlere lutfeden Allah Azze ve Celle'ye hamd-u senalar olsun...

    vesselam...





+ Yorum Gönder