Konusunu Oylayın.: Nemrud'un burnuna giren sinek hikayesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Nemrud'un burnuna giren sinek hikayesi
  1. 07.Kasım.2015, 13:14
    1
    gençlik19966
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2015
    Üye No: 106141
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Nemrud'un burnuna giren sinek hikayesi

  2. 07.Kasım.2015, 13:22
    2
    google
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1792
    Mesaj Sayısı: 137
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Nemrud'un burnuna giren sinek hikayesi




    Nemrud’u aciz bırakan sinek

    Yazar: Süleyman Kösmene

    NEMRUDU ÖLDÜREN SİNEK

    Nemrud zalim ve kâfirdi. Kendisinin ilah olduğunu iddia ediyordu. Halkının kendisine inanması ve tapması için zulmediyordu. Halk da istediği şekilde kendisine serfüru ediyor, onu rab biliyor ve ona tapıyordu.

    İbrahim Aleyhisselâm Nemrud’un bu fesat düzenini bozdu.

    Nemrud da İbrahim Aleyhisselâm’a kötülük yapmaktan, ona güç göstermekten geri kalmadı. Ona hakaret etti, çaresiz bırakmak için onunla tartıştı, olmadı ateşe attırdı, ateşin onu yakmadığını görünce, şaşkınlığını yine küfrüyle örtmeye çalıştı.

    Olmadı, etrafa emirler yağdırdı; İbrahim Aleyhisselâm’ın Rabbi ile savaşmak için ordu topladı.

    Yüz bin asker toplanmıştı. Askerler ovaları tepeleri tutunca, askerlerini savaş düzenine soktu; büyüklenip gururlanarak:

    “İbrahim’in gök tanrısı şimdi bizim gücümüzü görsün bakalım!” dedi.

    O ara bir melek, insan suretinde Nemrud’a gelerek dedi ki:

    “Ey budala! Bu kadar asker toplamaya ne gerek var? İbrahim’in Rabbi, yarattığı en hakir bir mahlûku ile seni de, askerini de helâk eder!”

    Nemrud buna fena kızdı, ama kibri ve böbürlenmesi artarak devam etti.

    “Beni bugün kim yenecekmiş, görelim!” dedi.

    Ardından Allah sivrisinek ordusuna emretti. Koca ordu öyle bir sivrisinek hücumuna uğradı ki, sivrisinekten göz gözü görmüyordu. Askerin yüzlerine, gözlerine üşüşerek sokmaya başladılar. Ordu perişan oldu.

    Nemrut kaçıp sarayına saklandı ve kapıları, pencereleri sıkı sıkıya kapattı.

    AYAĞI KIRIK SİNEĞİN MARİFETİ

    Bir ayağı kırık, bir gözü kör bir sivrisinek vardı. Hikmet lisanıyla Allah’a dedi ki:

    “Ya Rab! Ben gazaya yetişemedim!”

    Cenâb-ı Hak ona da emretti. O da gitti, Nemrud’un kapısının anahtar deliğinden girip Nemrud’un dizi üstüne kondu. Nemrud onu öldürmek istedi. Sinek uçtu, yüzüne kondu. Nemrud onu yüzünden kovmak istedi, o da uçtu ve burnundan içeri girdi. Beynine doğru yürüdü.

    Yürüdükçe Nemrud’un beyni dayanılmaz şekilde zonklamaya başladı.

    Sivrisinek beynine kadar ulaştı ve beynini kemirmeye başladı.

    Nemrud imdat çığlıklarıyla ortalığı birbirine katıyor, adamlarına bağırıyor ve yardım istiyordu. Adamlarından bazıları:

    “Aaaa! Bu nasıl tanrı? Bir sinekle baş edemiyor!” diyorlardı.

    Derken Nemrud, “Başıma vurun!” demeye başladı.

    Başına tokmakla vurdular. Vurdukça ağrısı biraz hafifliyor, sonra yine dayanılmaz oluyordu. Bu defa Nemrud, “Daha hızlı vurun!” diyor, hafif vurana “Senin gücün yok mu?” diye kızıyordu. Böyle iki ay geçtiği rivayet edilir.

    Nihayet Nemrud, başına şiddetli vurdura vurdura başını parçalattı. Ölüp gitti.

    Dipnotlar:
    1- Lem’alar, s. 315; Şuâlar, s. 28.
    2- Araf Sûresi: 133.


  3. 07.Kasım.2015, 13:22
    2
    Devamlı Üye



    Nemrud’u aciz bırakan sinek

    Yazar: Süleyman Kösmene

    NEMRUDU ÖLDÜREN SİNEK

    Nemrud zalim ve kâfirdi. Kendisinin ilah olduğunu iddia ediyordu. Halkının kendisine inanması ve tapması için zulmediyordu. Halk da istediği şekilde kendisine serfüru ediyor, onu rab biliyor ve ona tapıyordu.

    İbrahim Aleyhisselâm Nemrud’un bu fesat düzenini bozdu.

    Nemrud da İbrahim Aleyhisselâm’a kötülük yapmaktan, ona güç göstermekten geri kalmadı. Ona hakaret etti, çaresiz bırakmak için onunla tartıştı, olmadı ateşe attırdı, ateşin onu yakmadığını görünce, şaşkınlığını yine küfrüyle örtmeye çalıştı.

    Olmadı, etrafa emirler yağdırdı; İbrahim Aleyhisselâm’ın Rabbi ile savaşmak için ordu topladı.

    Yüz bin asker toplanmıştı. Askerler ovaları tepeleri tutunca, askerlerini savaş düzenine soktu; büyüklenip gururlanarak:

    “İbrahim’in gök tanrısı şimdi bizim gücümüzü görsün bakalım!” dedi.

    O ara bir melek, insan suretinde Nemrud’a gelerek dedi ki:

    “Ey budala! Bu kadar asker toplamaya ne gerek var? İbrahim’in Rabbi, yarattığı en hakir bir mahlûku ile seni de, askerini de helâk eder!”

    Nemrud buna fena kızdı, ama kibri ve böbürlenmesi artarak devam etti.

    “Beni bugün kim yenecekmiş, görelim!” dedi.

    Ardından Allah sivrisinek ordusuna emretti. Koca ordu öyle bir sivrisinek hücumuna uğradı ki, sivrisinekten göz gözü görmüyordu. Askerin yüzlerine, gözlerine üşüşerek sokmaya başladılar. Ordu perişan oldu.

    Nemrut kaçıp sarayına saklandı ve kapıları, pencereleri sıkı sıkıya kapattı.

    AYAĞI KIRIK SİNEĞİN MARİFETİ

    Bir ayağı kırık, bir gözü kör bir sivrisinek vardı. Hikmet lisanıyla Allah’a dedi ki:

    “Ya Rab! Ben gazaya yetişemedim!”

    Cenâb-ı Hak ona da emretti. O da gitti, Nemrud’un kapısının anahtar deliğinden girip Nemrud’un dizi üstüne kondu. Nemrud onu öldürmek istedi. Sinek uçtu, yüzüne kondu. Nemrud onu yüzünden kovmak istedi, o da uçtu ve burnundan içeri girdi. Beynine doğru yürüdü.

    Yürüdükçe Nemrud’un beyni dayanılmaz şekilde zonklamaya başladı.

    Sivrisinek beynine kadar ulaştı ve beynini kemirmeye başladı.

    Nemrud imdat çığlıklarıyla ortalığı birbirine katıyor, adamlarına bağırıyor ve yardım istiyordu. Adamlarından bazıları:

    “Aaaa! Bu nasıl tanrı? Bir sinekle baş edemiyor!” diyorlardı.

    Derken Nemrud, “Başıma vurun!” demeye başladı.

    Başına tokmakla vurdular. Vurdukça ağrısı biraz hafifliyor, sonra yine dayanılmaz oluyordu. Bu defa Nemrud, “Daha hızlı vurun!” diyor, hafif vurana “Senin gücün yok mu?” diye kızıyordu. Böyle iki ay geçtiği rivayet edilir.

    Nihayet Nemrud, başına şiddetli vurdura vurdura başını parçalattı. Ölüp gitti.

    Dipnotlar:
    1- Lem’alar, s. 315; Şuâlar, s. 28.
    2- Araf Sûresi: 133.





+ Yorum Gönder