Konusunu Oylayın.: Beddua etmek ne demektir? Kısaca

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Beddua etmek ne demektir? Kısaca
  1. 14.Mayıs.2015, 21:55
    1
    asli
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Ağustos.2014
    Üye No: 104414
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Beddua etmek ne demektir? Kısaca






    Beddua etmek ne demektir? Kısaca Mumsema utansınlar demek beddua mıdır?


  2. 14.Mayıs.2015, 21:55
    1
    asli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



  3. 17.Mayıs.2015, 02:40
    2
    İslam
    Kur'an Hadimi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2009
    Üye No: 47685
    Mesaj Sayısı: 783
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: evim

    Cevap: Beddua etmek ne demektir? Kısaca




    BEDDUA

    بد دعا

    Bir kimsenin başına kötü şeyler gelmesi için yapılan dua.

    Beddua, Farsça’da “kötü” anlamına gelen bed ile Arapça’da “dileme, isteme” gibi anlamlara gelen dua kelimelerinden oluşmuş bir bileşik isimdir. Dinin zulüm ve haksızlık saydığı geçerli sebeplere dayanması şartıyla beddua etmenin câiz olduğunu gösteren âyet ve hadisler vardır. Nitekim müfessirlerin çoğu, “Allah kötü sözün alenen söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayanlar hariçtir” (en-Nisâ 4/148) meâlindeki âyetin haksızlığa uğrayanların zalime beddua etmelerine izin verdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca Hz. Peygamber’in de müslümanlara işkence etmek, İslâm dinine şiddet ve baskı yoluyla karşı koymak gibi kötülükleriyle tanınan bazı müşriklere beddua ettiğini ve bu bedduasının etkisini gösterdiğini bildiren hadisler vardır. Bu hadislerin birinde verilen bilgiye göre Resûl-i Ekrem, müşriklerin önde gelenlerinden Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef (veya Übey b. Halef), Utbe b. Rebîa, Şeybe b. Rebîa ve Ukbe b. Ebû Muayt’ın içinde bulunduğu yedi kişi hakkında beddua etmiş ve hadisin râvisi İbn Mes‘ûd’un bildirdiğine göre bu kişilerin hepsi Bedir Savaşı sırasında öldürülmüş, böylece Peygamber’in bedduası yerini bulmuştur (bk. Müsned, I, 393, 397). Yine Hz. Muhammed’in müslümanları uyarmak düşüncesiyle, paraya taparcasına düşkün olan (Buhârî, “Cihâd”, 70, “Rikāk”, 10), ana babaya âsi olan (Müsned, II, 346; Müslim, “Birr”, 8) bazı kimselere ad vermeden beddua ettiği bilinmektedir.

    Özellikle mazlumun bedduasının kabul olunacağına dair bazı hadisler vardır. Nitekim birçok kaynakta yer alan bir hadise göre Resûlullah Muâz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak gönderirken bazı görevlerini sıraladıktan sonra, “Mazlumun bedduasından sakın! Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur” diyerek zulüm ve haksızlık konusunda onu uyarmıştır (Buhârî, “Mezâlim”, 9). Ayrıca başka hadislerinde de misafirin duası ve babanın çocuğu hakkındaki duası, adaletli devlet başkanı ve oruçlu kimsenin duasıyla mazlumun bedduasının kabul edileceğinden şüphesi olmadığını belirtmiş (Müsned, IV, 154; İbn Mâce, “Sıyâm”, 7, “DuǾâ”, 11), bizzat kendisi de mazlumun bedduasına uğramaktan Allah’a sığınmıştır (Müsned, V, 82-83; İbn Mâce, “DuǾâ”, 20).
    DİYANET


  4. 17.Mayıs.2015, 02:40
    2
    Kur'an Hadimi



    BEDDUA

    بد دعا

    Bir kimsenin başına kötü şeyler gelmesi için yapılan dua.

    Beddua, Farsça’da “kötü” anlamına gelen bed ile Arapça’da “dileme, isteme” gibi anlamlara gelen dua kelimelerinden oluşmuş bir bileşik isimdir. Dinin zulüm ve haksızlık saydığı geçerli sebeplere dayanması şartıyla beddua etmenin câiz olduğunu gösteren âyet ve hadisler vardır. Nitekim müfessirlerin çoğu, “Allah kötü sözün alenen söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayanlar hariçtir” (en-Nisâ 4/148) meâlindeki âyetin haksızlığa uğrayanların zalime beddua etmelerine izin verdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca Hz. Peygamber’in de müslümanlara işkence etmek, İslâm dinine şiddet ve baskı yoluyla karşı koymak gibi kötülükleriyle tanınan bazı müşriklere beddua ettiğini ve bu bedduasının etkisini gösterdiğini bildiren hadisler vardır. Bu hadislerin birinde verilen bilgiye göre Resûl-i Ekrem, müşriklerin önde gelenlerinden Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef (veya Übey b. Halef), Utbe b. Rebîa, Şeybe b. Rebîa ve Ukbe b. Ebû Muayt’ın içinde bulunduğu yedi kişi hakkında beddua etmiş ve hadisin râvisi İbn Mes‘ûd’un bildirdiğine göre bu kişilerin hepsi Bedir Savaşı sırasında öldürülmüş, böylece Peygamber’in bedduası yerini bulmuştur (bk. Müsned, I, 393, 397). Yine Hz. Muhammed’in müslümanları uyarmak düşüncesiyle, paraya taparcasına düşkün olan (Buhârî, “Cihâd”, 70, “Rikāk”, 10), ana babaya âsi olan (Müsned, II, 346; Müslim, “Birr”, 8) bazı kimselere ad vermeden beddua ettiği bilinmektedir.

    Özellikle mazlumun bedduasının kabul olunacağına dair bazı hadisler vardır. Nitekim birçok kaynakta yer alan bir hadise göre Resûlullah Muâz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak gönderirken bazı görevlerini sıraladıktan sonra, “Mazlumun bedduasından sakın! Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur” diyerek zulüm ve haksızlık konusunda onu uyarmıştır (Buhârî, “Mezâlim”, 9). Ayrıca başka hadislerinde de misafirin duası ve babanın çocuğu hakkındaki duası, adaletli devlet başkanı ve oruçlu kimsenin duasıyla mazlumun bedduasının kabul edileceğinden şüphesi olmadığını belirtmiş (Müsned, IV, 154; İbn Mâce, “Sıyâm”, 7, “DuǾâ”, 11), bizzat kendisi de mazlumun bedduasına uğramaktan Allah’a sığınmıştır (Müsned, V, 82-83; İbn Mâce, “DuǾâ”, 20).
    DİYANET





+ Yorum Gönder