Konusunu Oylayın.: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?
  1. 26.Nisan.2015, 20:46
    1
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?






    Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı? Mumsema Çok çok üzgünüm. Çairresizim.Bugün aldığım bir haberle tüm dünyam yıkıldı desem yalan değil. Dayı kızı uzun yıllardır Hollandada master ve doktora yapıp. İşinide orda bulmuş ve kalmıştı. İstanbula gelmek bilmiyordu. Sanal sitelerden neler yaptığını az çok görmeme rağmen bu kadarını beklemiyordum.
    Şimdi hollanda asıllı hıristiyan bir erkekle evlenme kararı almış.
    Bunuda çok normalmiş gibi anlatıyormuş.
    Dayımlar ve teyzemler dinlerini yaşayan insanlar değiller.
    Dinlerini bilmezler
    Tabir icabı itikatları az
    Bu duruma razı olduklarını duydum.

    Hepsinden daha fazla ilim öğrenip bilgim olduğu için gerçekleri görebiliyor ve çok çok Eşime söyledim ne yapmalıyım diye?Bu kdr bilgiden sonra ve gerçekleri gören biri olarak nasıl seyirci kalacağım nasıl ateşe gittiklerini bildiğim halde suskun olacağım diye çok dövünüyorum.
    Ben dayımlara böyle şöyle desem beni dinlemeyip dalga geçeceklerinide biliyorum.
    Bunun dışında mahşerde mesul olmak istemiyorum . Ne yapacağım ben ya


  2. 26.Nisan.2015, 20:46
    1
    Kıdemli Üye



    Çok çok üzgünüm. Çairresizim.Bugün aldığım bir haberle tüm dünyam yıkıldı desem yalan değil. Dayı kızı uzun yıllardır Hollandada master ve doktora yapıp. İşinide orda bulmuş ve kalmıştı. İstanbula gelmek bilmiyordu. Sanal sitelerden neler yaptığını az çok görmeme rağmen bu kadarını beklemiyordum.
    Şimdi hollanda asıllı hıristiyan bir erkekle evlenme kararı almış.
    Bunuda çok normalmiş gibi anlatıyormuş.
    Dayımlar ve teyzemler dinlerini yaşayan insanlar değiller.
    Dinlerini bilmezler
    Tabir icabı itikatları az
    Bu duruma razı olduklarını duydum.

    Hepsinden daha fazla ilim öğrenip bilgim olduğu için gerçekleri görebiliyor ve çok çok Eşime söyledim ne yapmalıyım diye?Bu kdr bilgiden sonra ve gerçekleri gören biri olarak nasıl seyirci kalacağım nasıl ateşe gittiklerini bildiğim halde suskun olacağım diye çok dövünüyorum.
    Ben dayımlara böyle şöyle desem beni dinlemeyip dalga geçeceklerinide biliyorum.
    Bunun dışında mahşerde mesul olmak istemiyorum . Ne yapacağım ben ya


    Benzer Konular

    - Kız arkadaşımla telefonda konuşmam caiz mi?

    - Dayımın hanımının sütünü emdim dayımın kızı bana düşermi şafi mesebine göre yeri nedi

    - Hiristiyan bir erkekle evlenmek

    - Cehalet insanın çirkefliğidir,susmam asaletimdir diye başlayan mevlana sözünün tamamını öğrenebilir

    - Arkadaşım Hiristiyan Ne Yapmalıyım

  3. 26.Nisan.2015, 23:38
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?




    Dayı kızına islamda bu işin haram olduğunu, nikahın geçersiz olduğunu, dolayısıyla zina yapmış olacağını söyleyin sizden sorumluluk kalkar.
    Allah hidayet versin


  4. 26.Nisan.2015, 23:38
    2
    Üye



    Dayı kızına islamda bu işin haram olduğunu, nikahın geçersiz olduğunu, dolayısıyla zina yapmış olacağını söyleyin sizden sorumluluk kalkar.
    Allah hidayet versin


  5. 26.Nisan.2015, 23:57
    3
    lll
    Üye

    Profili:
    lll
    Üyelik Tarihi: 26.Nisan.2015
    Üye No: 106004
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    Benim evlenmeyi planladığım erkek de Rus ve Hristiyan ama İslamiyete karşı inanılmaz pozitif. Allah izin verirse önce müslüman olacak ki öyle evlenelim.

    Benim naçizane tavsiyem, evliliği engellemeye çalışmaktan ziyade kuzeninizin Hollandalı arkadaşını İslamiyete yönlendirmek için çabalamanız. Eğer o Hollandalı adam müslüman olur da müslüman olan kuzeninizle evlenirse zaten çok büyük sevap. Hem bir gayrimüslimi İslamiyete yönlendirmiş olursunuz hem de o gayrimüslim müslüman olarak müslüman bir kızla evlenip temiz bir hayat yaşar Allah'ın izniyle.

    Kuzeninizle "ayrıl ondan" tarzı değil de, müstakbel enişteye İslam'ı anlatalım tarzı konuşsanız bence daha iyi.


  6. 26.Nisan.2015, 23:57
    3
    lll - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    lll
    Üye
    Benim evlenmeyi planladığım erkek de Rus ve Hristiyan ama İslamiyete karşı inanılmaz pozitif. Allah izin verirse önce müslüman olacak ki öyle evlenelim.

    Benim naçizane tavsiyem, evliliği engellemeye çalışmaktan ziyade kuzeninizin Hollandalı arkadaşını İslamiyete yönlendirmek için çabalamanız. Eğer o Hollandalı adam müslüman olur da müslüman olan kuzeninizle evlenirse zaten çok büyük sevap. Hem bir gayrimüslimi İslamiyete yönlendirmiş olursunuz hem de o gayrimüslim müslüman olarak müslüman bir kızla evlenip temiz bir hayat yaşar Allah'ın izniyle.

    Kuzeninizle "ayrıl ondan" tarzı değil de, müstakbel enişteye İslam'ı anlatalım tarzı konuşsanız bence daha iyi.


  7. 27.Nisan.2015, 12:22
    4
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    lll
    niyetin iyi ama Müslüman olmayan gençe evliliği tavsiye etmiyorum. (evlilik için Müslüman olsa bile)



  8. 27.Nisan.2015, 12:22
    4
    Üye
    lll
    niyetin iyi ama Müslüman olmayan gençe evliliği tavsiye etmiyorum. (evlilik için Müslüman olsa bile)



  9. 27.Nisan.2015, 14:29
    5
    lll
    Üye

    Profili:
    lll
    Üyelik Tarihi: 26.Nisan.2015
    Üye No: 106004
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    @hmet

    Yok, zaten müslüman olmazsa kalpten evlenilemez dinimize göre, bunu biliyorum. Ama bu arkadaşımız kuzenine direkt "ayrıl ondan" tarzı yaklaşırsa kuzenini iyice soğutur. Onun yerine müstakbel enişteye İslam'ı anlatmaya çalışmak ve ona doğru yolu bulması için zaman vermek bence daha hayırlı. Yani naçizane fikrim bu. Çünkü çok benzer bir olayı ben yaşıyorum. Eğer çevremdekiler "ayrılacaksın ondan" diye yanıma gelseydi ben o kişilerden soğurdum beni sevdiğimden ayıracaklar diye. Onun yerine İslam'ın verdiği izini kullanmak için hamle yapmak daha hayırlı. Yani o gayrimüslim adama İslamı tanıtmak ve müslüman olmasına vesile olmak. Hem sevabı var hem de kuzeni sevdiğinden ayrılmak zorunda kalmaz.


  10. 27.Nisan.2015, 14:29
    5
    lll - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    lll
    Üye
    @hmet

    Yok, zaten müslüman olmazsa kalpten evlenilemez dinimize göre, bunu biliyorum. Ama bu arkadaşımız kuzenine direkt "ayrıl ondan" tarzı yaklaşırsa kuzenini iyice soğutur. Onun yerine müstakbel enişteye İslam'ı anlatmaya çalışmak ve ona doğru yolu bulması için zaman vermek bence daha hayırlı. Yani naçizane fikrim bu. Çünkü çok benzer bir olayı ben yaşıyorum. Eğer çevremdekiler "ayrılacaksın ondan" diye yanıma gelseydi ben o kişilerden soğurdum beni sevdiğimden ayıracaklar diye. Onun yerine İslam'ın verdiği izini kullanmak için hamle yapmak daha hayırlı. Yani o gayrimüslim adama İslamı tanıtmak ve müslüman olmasına vesile olmak. Hem sevabı var hem de kuzeni sevdiğinden ayrılmak zorunda kalmaz.


  11. 27.Nisan.2015, 16:45
    6
    e24
    Üye

    Profili:
    e24
    Üyelik Tarihi: 25.Nisan.2015
    Üye No: 105996
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    Allah c.c buyuruyor ki "Bununla birlikte iman etmedikçe müşrik kadınları nikahlamayın.Müşrik bir kadın sizi imrendirse bile,mümin bir cariye kesinlikle ondan daha hayırlıdır.Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar (kadınlarınızla) nikahlamayın.Bir müşrik size hoş görünse bile,mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır.Onlar sizi ateşe davet ederler.Allah ise izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor da ayetlerini insanlara açıklıyor.Gerek ki,hatırda tutarlar."

    2/221


  12. 27.Nisan.2015, 16:45
    6
    e24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    e24
    Üye
    Allah c.c buyuruyor ki "Bununla birlikte iman etmedikçe müşrik kadınları nikahlamayın.Müşrik bir kadın sizi imrendirse bile,mümin bir cariye kesinlikle ondan daha hayırlıdır.Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar (kadınlarınızla) nikahlamayın.Bir müşrik size hoş görünse bile,mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır.Onlar sizi ateşe davet ederler.Allah ise izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor da ayetlerini insanlara açıklıyor.Gerek ki,hatırda tutarlar."

    2/221


  13. 27.Nisan.2015, 17:04
    7
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    Bakara süresi 221. ayetin tefsirini mutlaka okuyun


    Müslüman Erkeğin Müşrik Kadın İle Evlenmesi



    221- Müşrik kadınları iman edinceye kadar nikahlamayın. Mümin bir cariye hoşunuza gitse bile müşrik bir kadından elbette daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de iman edinceye kadar nikahlamayın. Mümin bir köle hoşunuza gitse bile müşrik bir erkekten elbette daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izniyle cennete ve mağfirete davet eder ve ayetlerini insanlara ibret alsınlar diye apaçık bildirir.

    Nüzul Sebebi


    İbnü'l-Münzir, İbni Ebi Hatim ve el-Vâhidî, Mukatil'den şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Bu ayet-i kerime İbni Ebi Mersed el-Ganevî hakkında nazil olmuştur. O, Peygamber (s.a.) den Anâk adındaki çok güzel bir müşrik kadınla evlenmek için izin istemişti. İşte bu ayet-i kerime buna dair nazil olmuştur.

    Bir diğer rivayette de şöyle denilmektedir: Resulullah (s.a) Mersed b. Ebî Mersed el-Ğanevî'yi orada bulunan birtakım müslümanları çıkartmak üzere Mekke'ye göndermişti. O câhiliye döneminde Anâk adında bir kadını seviyordu. Bu kadın yanına geldi ve: Başbaşa kalalım mı? diye teklifte bulundu. Kadına "Yazık sana! İslâm bizim aramıza engeldir." dedi. Kadın: Peki benimle evlenir misin? dedi. Mersed: "Evet, fakat Resulullah (s.a.)'a dönüp onunla danışacağım" dedi. Onunla danışması üzerine de bu ayet-i kerime nazil oldu.

    el-Vahidî'nin es-Süddî yoluyla rivayetine göre Ebû Mâlik, İbni Abbâs'dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Bu ayet-i kerime Abdullah b. Revâha hakkında nazil olmuştur. Onun siyah bir cariyesi vardı. Bir seferinde kızdı ve ona bir tokat vurdu. Daha sonra yaptığı bu işten dehşete kapıldı. Resulullah (s.a.)'ın yanına varıp ona durumu bildirdi ve: Andolsun, onu azad edip onunla evleneceğim, dedi ve dediğini yaptı. Bazı kimseler bundan dolayı onu tenkid ederek: Bir cariye ile mi nikahlanıyor? diye sordular. Allah da bu ayet-i kerimeyi inzal buyurdu. Bunu İbni Cerîr et-Taberî de es-Süddî'den munkatı' olarak nakletmiştir.

    Süyutî'nin de belirttiği gibi nüzul sebebinde iki husus gözönünde bulundurulur: Birincisi ashabın bir ayetin nüzul sebebine dair bir rivayeti, o ayetin manasını açıklamak içindir. Aynı zamanda bu rivayet meydana gelen benzer hususları da kapsar.

    Ashabın zikrettiği sebep, bazan ayetin nüzulünden sonra da meydana gelmiş olabilir.

    Açıklaması / Tefsiri

    Bu ayet-i kerime İslâm toplumunun yapılanmasını sağlayan hükümler arasında yer alır. Yüce Allah yetimlerle evlilik dolayısıyla bir arada bulunmaya izin verince, peşisıra müşriklerle nikâhlanmanın sahih olmayacağını da açıklamaktadır.

    Ayetin anlamı şudur: Ey müminler! Kitapları olmayan müşrik kadınlarla Allah'a ve âhiret gününe iman edip Muhammed'i tasdik edinceye kadar evlenmeyiniz. Müşrik lafzı bu anlamıyla Yüce Allah'ın şu buyruğunda yer almaktadır: "Kitap Ehli'nden olan kâfirler de müşrikler de Rabbinizden üzerinize herhangi bir hayrın indirilmesini istemezler." (Bakara, 2/105); "Kitap Ehli'nden ve müşriklerden olan kâfirler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılmayacaklardır." (Beyyine, 98/1). Özetle; şirkleri üzere devam ettikleri sürece müşrik kadınlarla evlenmeyiniz.

    Allah'a ve rasûlüne iman eden bir câriye, toplumsal açıdan aşağı konumda ve köle olsa dahi, güzelliği, soyu, konumu ve malı olan müşrik bir kadından daha üstündür. Çünkü dinin de hayatın da kemali ve şerefi ancak iman iledir. Mal ve mevki ile ise sadece dünyevî kemal sözkonusu olur. Dine ve ona bağlı olan dünyadan tabi olan şeylere riayet etmek yalnızca dünyaya riâyet etmekten önce gelir.

    Mümin kadınlarınızı da, Allah'a ve rasûlüne iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyiniz. Sosyal bakımdan aşağı konumlarda olmasına rağmen, Allah'a ve rasûlüne iman eden bir köle ile kadınlarınızı evlendirmeniz, hür ve müşrik bir erkekle evlendirmenizden sizin için daha hayırlıdır. İsterse bu müşrik makam, mevki, soy ve şeref itibariyle hoşunuza gitmiş olsun.

    Müslüman erkeğin, müşrik kadın ile, müslüman kadının da ister Kitap Ehli olsun, ister müşrik olsun mutlak olarak kâfir bir erkek ile evlenmesinin haram kılınış sebebi şudur: Bu müşrik erkekler ve kadınlar müslümanları küfre ve cehenneme götüren, kötü olan her şeyi işlemeye sebep olabilirler. Zira bunların doğruya iletecek sağlıklı bir dinleri, kendilerini hakka iletecek semavî bir kitapları da yoktur. Üstelik imanın nurunun bulunduğu bir kalp ile karanlık ve sapıklığın yer ettiği bir kalbin tabiatları arasında da karşılıklı nefretleş-me ve soğukluk sözkonusudur.

    O bakımdan müşriklerle birlikte olmayınız, onlarla evlilik dolayısıyla akrabalığınız da olmasın. Çünkü evlilik dolayısıyla akrabalık bir arada bulunmaya, ülfete, sevgiye ve onlardan etkilenmeye yol açar. Sapık fikirlerin onlardan geçmesine, şer'î olmayan fiil ve adetlerin de taklid edilmelerine sebep olur. Üstelik çocuklar da hevâ ve sapıklıklara uygun olarak yetiştirilir, eğitilir. Kısacası müşrik kadınların nikâhlanmalarının haram kılınmasının sebebi neticede ateşe sürüklenmeye vesile olabilir. Yüce Allah ise indirmiş olduğu Kitabı ve peygamberleri aracılığı ile cennete, cennetin nimetlerine ulaştıran şeylere çağırır ve onlara iletir. İzniyle, emir ve iradesiyle hak olan yolu göstermesiyle mağfirete, günahların örtülmesine davet eder. İnsanlara ayetlerini, hüküm ve delillerini öğüt alsınlar, hayır ve şerri birbirinden ayırdedebilsinler, O'nun emrine aykırı hareket etmesinler, nevalarının gösterdiği yolda veya şeytanın ardından gitmesinler diye açıklar. Çünkü hükümlerin illet ve delilleriyle sözkonusu edil*mesi, o hükümlere razı olmaya ve onları yerine getirmek üzere eli çabuk tut*maya daha bir iticidir.

    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler

    Ayet-i kerime müslüman bir erkeğin putperest, budist ve ateist gibi müşrik bir kadın ile evlenmesinin hiç bir şekilde doğru olmayacağını göstermektedir.

    Kitab Ehli olan (Yahudi veya Hristiyan) kadın ile evlenmeye gelince; şeri*at Yüce Allah'm şu buyruğu ile böyle bir kadın ile evlenmeyi mubah kılmıştır: "Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınların mehirlerini verdiğiniz takdirde zinaya sapmamış ve gizli dostlar edinmemiş olmaları şartıyla (evlenebilirsiniz)." (Mâide, 5/5).

    Müşrik kadın ile Kitap Ehli olan kadın arasındaki fark açıktır: Birinci tür*den olan kadın kesinlikle hiç bir dine iman etmemektedir. İkincisi ise Allah'a ve ahiret gününe, helâl ve harama iman etmek, hayır ve faziletli olan davranışı yapmanın gereğine, serden ve bayağılıklardan uzak durmanın lüzumuna inan*mak bakımından müslüman ile ortak kanaatlere sahiptir.

    Şeriat müslüman bir kimsenin, Kitap Ehli olan bir kadınla evlenmesini caiz kılmakla birlikte, müslüman bir kadının Kitap Ehli olan bir erkekle evlen*mesini caiz görmemiştir. Bunun da sebebi açıktır. Çünkü Kitap Ehli olan bir kadının müslüman bir erkekle evlenmekle birlikte eski dini üzere kalma hakkı vardır. İnandığı ve yaşamak istediği dininden dolayı da herhangi bir zarar gör*mez. Çünkü müslüman, diğer dinlerin doğru inançlarını da kabul eden bir dine iman etmektedir. Tevhide ve insanî erdemlere çağırmak hususunda İslâm ile ittifak halinde bulunan Yahudilik ve Hnstiyanlık dini de bunlardandır. Bu açı*dan Kitap Ehli olan kadın, müslüman erkek ile birlikte oldu mu hem kendi di*nini hem de kendisinden başkasının dinini kapsayabilen geniş bir daire içeri*sinde demektir. Belki İslâmın hoşgörülü ruhunu ve güzel davranışını kocasın*dan hissedip farkettiği takdirde, herhangi bir zarar sözkonusu olmaksızın, ko*cası ile birlikte mutlu ve rahat yaşayabilir.

    Erkeğin normal olarak kadın üzerinde aile reisliği otoritesi bulunur. Bu ise kadının otoritesinden daha güçlüdür. O bakımdan Kitap Ehli'nden olan bir erkek müslüman bir kadınla ile evlenecek olursa, o kadına menfi yönde etki edebilir. Belki kadın dinini dahi terkedebilir veya kocası ile birlikte olmaktan dolayı zarar görebilir. Çünkü ruhî ve hissî uyum ve bağlılık böyle bir ailede bu*lunamaz. O bakımdan müslüman bir kadın böyle bir erkekle dar ufuklu bir da*ire içerisinde hayat sürer. Oysa onun akidesi geniş bir çerçeveyi kuşatmakta*dır. Ayrıca İslâm daima üstündür. İslâmın üstüne gelebilecek hiçbir şey yoktur. Müslüman kadının sahip olduğu izzet, Kitap Ehli'ne mensup bir erkek ile ev*lenmesine müsaade etmez.

    İlim adamlarının cumhurunun kabul ettiği görüş budur. Bununla birlikte müslüman bir erkeğin Kitap Ehli bir kadın ile evlenmesinin mekruh olduğu da söylenmiştir. O takdirde buradaki ayet-i kerime, özel örfe göre açıklanır. Bu ise dar anlamıyla müşrik kadındır (yani puta tapan ve buna benzer kadınlar). O takdirde de ayet-i kerime mensûh da olmaz, tahsîs de edilmiş olmaz; sadece şöyle bir hüküm ifade etmiş olur: Putperest ve mecusi olan kadınlarla nikah*lanmak haramdır. O vakit Mâide sûresinde daha önce işaret ettiğimiz "Kitap Ehli'nin iffetli kadınları" ile ilgili ayet-i kerime de ayrı bir hüküm ifade etmiş olur. Bu ise Kitap Ehli olan kadınlarla evlenmenin helâl olduğu hükmüdür. Bu durumda ayetler arasında herhangi bir tearuz (çatışma) sözkonusu olmaz. Çünkü "şirk lafzı zahiren Kitap Ehli tabirini kapsamaz. Zira Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Kitap Ehli olan kâfirler de müşrikler de Rabbinizden üzerinize hiç bir hayrın indirilmesini istemezler." (Bakara,, 2/105); "Kitap Ehli'nden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılmaya*caklardı." (Beyyine, 98/1). Burada görüldüğü gibi ayetler lafız itibariyle bunla*rı ayrı ayrı zikretmiştir. Atıf ise zahiren atfedilen ile kendisine atfedilenin bir*birinden ayrı olmasını gerektirir. Diğer taraftan "şirk" adı umumidir, nass de*ğildir. Yüce Allah'ın: "Müminlerden hür ve iffetli kadınlarla" buyruğundan sonra "kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınlar" (Mâide, 5/5) ifadesinin yer al*ması, açık bir nastır. Dolayısıyla ihtimali bir mana ifade eden buyruk ile ihti*mal ifade etmeyen buyruk arasında tearuz sözkonusu değildir.

    Kimi ilim adamları ise "müşrik kadınlar" lafzı müşrik olan her türlü kadı*nı kapsar, demektedir. Bu kadın ister putperest ister Yahudi ister Hristiyan ol*sun farketmez. Ayrıca bundan herhangi bir bölüm neshedilmiş veya tahsis edil*miş de değildir. Buna göre bütün bu kadınlarla evlenmek müslüman erkekler için haram olur. İbni Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmektedir: Ayet-i kerime, putperest, mecusi ve Kitap Ehli olan bütün kadınlar hakkında umumidir. İs*lam dini üzere olmayan herkes (le evlenmek) haramdır. Buna göre bu ayet-i ke*rime, Mâide sûresinde bulunan ayeti nesh etmiştir. Bunu İbni Ömer'in Muvat-ta' da yer alan şu sözü desteklemektedir: "Bir kadının Rabbinin İsa olduğunu söylemesinden daha büyük bir şirk koşma bilmiyorum." Ömer b. el-Hattâb'dan da Kitap Ehli olan kadınlarla evlenmenin haram olduğunu söylediği ve Talha b. Ubeydullah ile Huzeyfe b. el-Yemân'ın evlendiği Kitap Ehli'nden iki kadını onlardan ayırdığı rivayet edilmiştir. Bunlar: "Ey müminlerin emiri, bu kadınla*rı boşanz, yeter ki sen kızma," deyince Hz. Ömer şu cevabı vermişti: "Onları boşamak caiz olsaydı nikahlamak da caiz olurdu. Fakat ben sizleri (onlar için) tahkir ve zillet olsun diye birbirinizden ayırıyorum." Fakat İbni Atıyye bu ko*nuda şöyle demiştir: Bu sözün senedi pek iyi değildir. Senedi bundan daha kuv*vetli olan rivayete göre ise Hz. Ömer aralarını ayırmak istemiş, Huzeyfe ona: Bu kadının bana haram olduğunu mu söylemek istiyorsun? O takdirde ben onu bırakırım, ey müminlerin emiri! deyince Hz. Ömer: "Hayır, ben onun haram ol*duğunu söylemiyorum, fakat bunlar arasında iffetli olmayanlarla evleneceği*nizden korkuyorum." demiştir. İbni Abbas'dan da buna yakın bir rivayet gel*miştir. İbnü'l-Münzir, Hz. Ömer'den Kitap Ehli olan kadınları nikahlamanın caiz olduğunu söylediğini zikretmektedir.

    Yüce Allah'ın Kitabı ve Rasûlünün sünneti gereğince ümmetin kabul ettiği görüş de budur.

    Özetle Hz. Ömer'den senet itibariyle sahih olan rivayet, müslüman bir er*keğin Kitap Ehli olan bir kadın ile evlenmesinin mubah olduğunu ifade eder. Hz. Ömer'in Hz. Talha ile Hz. Huzeyfe'nin Yahudi ve Hristiyan kadınları ni*kahlamalarını mekruh görmesi, insanların onlara uyup müslüman kadınlara rağbet etmemesi yahut da iffetli olmayan kadınlara rastlamaları ya da müslü-manlarm genel maslahatlarını gözönünde bulunduran uzak ufuklu başka bir*takım hikmetler dolayısıyla olabilir.

    Harbî olan Kitab Ehlî kadına gelince; İbni Abbâs'ın görüşüne göre böyle bir kadın ile evlenmek helâl değildir. Çünkü Yüce Allah'ın: "Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve rasûlünün ha*ram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din olarak kabul etmeyen kimse*lerle küçülmüş olarak kendi elleriyle cizyelerini verinceye dek savaşınız." (Tevbe, 9/29) buyruğu bunu gerektirmektedir. İmam Mâlik, harbî olan kadınlarla evlenmeyi mekruh görmüştür. Çünkü kadın çocuğu dar-ı harbte bırakabilir ve şarap ve domuzu kullanabilir.

    Dört mezhep imamı ile diğerleri ittifakla mecusî kadınları nikahlamanın haram olduğunu kabul etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah: "Müşrik kadınları iman edinceye kadar nikahlamayın." diye buyurmuştur ki, bunlar putperest ve me*cusî olan kadınlar demektir.

    Müslüman bir kadının kâfir bir erkek ile evlenmesini ümmet icmâ' ile ka*bul etmemiştir. Çünkü böyle bir evlilikte İslâmm şanını küçültmek sözkonusu-dur ve daha önce açıkladığımız sebepler dolayısıyla da bu haramdır. Diğer ta*raftan: "Müşrik erkeklere de iman edinceye kadar nikahlamayın" yani müslü-man bir kadını müşrik bir erkekle evlendirmeyin, ayeti de bunu gerektirmekte*dir.

    "Müşrik erkeklere de... nikahlamayın." ayeti velisiz nikâh olmayacağının delilidir. Bu, ilim adamlarının cumhurunun da görüşüdür. Çünkü Hz. Peygam*ber: "Veli ile olmadıkça nikâh olmaz" diye buyurduğu gibi şöyle de buyur*muştur: "Kadın kadını evlendiremez. Kadın kendi kendisini evlendiremez. Kendi kendisini evlendiren zina etmiş hükmündedir."

    Ebû Hanife ise kadının kendisinin kendi evlilik akdini dolaysız olarak yapmasını veya başkası adına vekâleten evlendirmesini caiz görmüştür. Çünkü kadın bu konuda tam bir ehliyet sahibidir. Ayrıca pek çok ayet-i kerimede ni*kâh lafzı kadına da isnâd edilmiştir: "Bir başka kocayı nikâhlayıncaya kadar" (el-Bakara, 2/230); "Artık kocalarını nikahlamalarına engel olmayınız." (Baka*ra, 2/232) buyrukları gibi. Burada sözü geçen "engel olmak"tan kasıt, kocaları*nı seçtikleri takdirde evlilik akdini doğrudan yapmalarını engellemektir. Hane-fîler: "Veli ile olmadıkça nikâh olmaz" hadisini vücûb için değil de kemal, men-dubluk ve müstehablık ifade edecek şekilde yorumlamışlardır.

    Son olarak şunları söyleyebiliriz: Şiâ dışındaki mezheplerde müslüman bir erkeğin Kitap Ehli bir kadınla evlenmesinin mubah kabul edilmesi, hakikatte istisnai bir durumdur, aslî bir durum değildir. Bu bakımdan bizler kumral gü*zellere kendilerini kaptırarak ve onlarla evliliği kolay bularak yabancı kadın*larla evlenmeye gençlerimizin yönelmesini uygun görmüyoruz. Onların evlilik*lerinin kolay olmasının sebebi ise, sözedilmeye değer bir mehrin olmayışından dolayıdır. Diğer taraftan bu kadınlar çoğunlukla erkeğin dinine ve ülkesine olan bağlılığını bozar, ülkesine ve kendi insanlarına karşı olan güvenini sarsar, çocukları kendi arzu ve dinlerine göre eğitir. Üstelik bu kadınlarda üstten bak*ma, müslümanları hakir görme alışkanlığı da vardır. Fırsatını bulduğunda ço*cuklarını alıp ülkesine götürür, kocasını terkedebilir. Bu kadınlardan İslama girenler ise gerçekten azdır. Bu bakımdan müslüman bir erkek onlara herhan*gi bir şekilde tama etmemelidir.

    Müslüman bir kadının müslüman olmayan erkekle evlenmesi ise, daha zor ve daha büyük bir musibettir. Çünkü müslümanların icmâı ile böyle bir ev*lilik batıldır ve haramdır. Böyle bir evlilikten doğan çocuklar veled-i zinadır. Bu kadın ile erkek arasındaki ilişki, birliktelikleri uzun sürse bile hiç bir za*man biribirlerinden faydalanmaya cevaz vermez. Çünkü asıl itibarıyla bu ba*tıldır. Şayet kadın böyle bir şeyin helâl olduğunu kabul ederse, o takdirde o ka*dın mürted ve kâfir bir kadın olur. Dar-ı küfürde ikamet etmek bunun helâl ol*duğunu söylemeye sebep teşkil etmez. Çünkü esasen müslüman erkek ile müs*lüman kadın için aşırı bir zaruret yahut kesin bir ihtiyaç veya geçici bir gerek olmadıkça kâfirler arasında ikamet haramdır. Bu tehlikeli sapmadan ve dini hususlarda gevşeklikten Allah'a sığınırız.
    KAYNAK: ZUHAYLİ TEFSİRİ


  14. 27.Nisan.2015, 17:04
    7
    Üye
    Bakara süresi 221. ayetin tefsirini mutlaka okuyun


    Müslüman Erkeğin Müşrik Kadın İle Evlenmesi



    221- Müşrik kadınları iman edinceye kadar nikahlamayın. Mümin bir cariye hoşunuza gitse bile müşrik bir kadından elbette daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de iman edinceye kadar nikahlamayın. Mümin bir köle hoşunuza gitse bile müşrik bir erkekten elbette daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izniyle cennete ve mağfirete davet eder ve ayetlerini insanlara ibret alsınlar diye apaçık bildirir.

    Nüzul Sebebi


    İbnü'l-Münzir, İbni Ebi Hatim ve el-Vâhidî, Mukatil'den şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Bu ayet-i kerime İbni Ebi Mersed el-Ganevî hakkında nazil olmuştur. O, Peygamber (s.a.) den Anâk adındaki çok güzel bir müşrik kadınla evlenmek için izin istemişti. İşte bu ayet-i kerime buna dair nazil olmuştur.

    Bir diğer rivayette de şöyle denilmektedir: Resulullah (s.a) Mersed b. Ebî Mersed el-Ğanevî'yi orada bulunan birtakım müslümanları çıkartmak üzere Mekke'ye göndermişti. O câhiliye döneminde Anâk adında bir kadını seviyordu. Bu kadın yanına geldi ve: Başbaşa kalalım mı? diye teklifte bulundu. Kadına "Yazık sana! İslâm bizim aramıza engeldir." dedi. Kadın: Peki benimle evlenir misin? dedi. Mersed: "Evet, fakat Resulullah (s.a.)'a dönüp onunla danışacağım" dedi. Onunla danışması üzerine de bu ayet-i kerime nazil oldu.

    el-Vahidî'nin es-Süddî yoluyla rivayetine göre Ebû Mâlik, İbni Abbâs'dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Bu ayet-i kerime Abdullah b. Revâha hakkında nazil olmuştur. Onun siyah bir cariyesi vardı. Bir seferinde kızdı ve ona bir tokat vurdu. Daha sonra yaptığı bu işten dehşete kapıldı. Resulullah (s.a.)'ın yanına varıp ona durumu bildirdi ve: Andolsun, onu azad edip onunla evleneceğim, dedi ve dediğini yaptı. Bazı kimseler bundan dolayı onu tenkid ederek: Bir cariye ile mi nikahlanıyor? diye sordular. Allah da bu ayet-i kerimeyi inzal buyurdu. Bunu İbni Cerîr et-Taberî de es-Süddî'den munkatı' olarak nakletmiştir.

    Süyutî'nin de belirttiği gibi nüzul sebebinde iki husus gözönünde bulundurulur: Birincisi ashabın bir ayetin nüzul sebebine dair bir rivayeti, o ayetin manasını açıklamak içindir. Aynı zamanda bu rivayet meydana gelen benzer hususları da kapsar.

    Ashabın zikrettiği sebep, bazan ayetin nüzulünden sonra da meydana gelmiş olabilir.

    Açıklaması / Tefsiri

    Bu ayet-i kerime İslâm toplumunun yapılanmasını sağlayan hükümler arasında yer alır. Yüce Allah yetimlerle evlilik dolayısıyla bir arada bulunmaya izin verince, peşisıra müşriklerle nikâhlanmanın sahih olmayacağını da açıklamaktadır.

    Ayetin anlamı şudur: Ey müminler! Kitapları olmayan müşrik kadınlarla Allah'a ve âhiret gününe iman edip Muhammed'i tasdik edinceye kadar evlenmeyiniz. Müşrik lafzı bu anlamıyla Yüce Allah'ın şu buyruğunda yer almaktadır: "Kitap Ehli'nden olan kâfirler de müşrikler de Rabbinizden üzerinize herhangi bir hayrın indirilmesini istemezler." (Bakara, 2/105); "Kitap Ehli'nden ve müşriklerden olan kâfirler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılmayacaklardır." (Beyyine, 98/1). Özetle; şirkleri üzere devam ettikleri sürece müşrik kadınlarla evlenmeyiniz.

    Allah'a ve rasûlüne iman eden bir câriye, toplumsal açıdan aşağı konumda ve köle olsa dahi, güzelliği, soyu, konumu ve malı olan müşrik bir kadından daha üstündür. Çünkü dinin de hayatın da kemali ve şerefi ancak iman iledir. Mal ve mevki ile ise sadece dünyevî kemal sözkonusu olur. Dine ve ona bağlı olan dünyadan tabi olan şeylere riayet etmek yalnızca dünyaya riâyet etmekten önce gelir.

    Mümin kadınlarınızı da, Allah'a ve rasûlüne iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyiniz. Sosyal bakımdan aşağı konumlarda olmasına rağmen, Allah'a ve rasûlüne iman eden bir köle ile kadınlarınızı evlendirmeniz, hür ve müşrik bir erkekle evlendirmenizden sizin için daha hayırlıdır. İsterse bu müşrik makam, mevki, soy ve şeref itibariyle hoşunuza gitmiş olsun.

    Müslüman erkeğin, müşrik kadın ile, müslüman kadının da ister Kitap Ehli olsun, ister müşrik olsun mutlak olarak kâfir bir erkek ile evlenmesinin haram kılınış sebebi şudur: Bu müşrik erkekler ve kadınlar müslümanları küfre ve cehenneme götüren, kötü olan her şeyi işlemeye sebep olabilirler. Zira bunların doğruya iletecek sağlıklı bir dinleri, kendilerini hakka iletecek semavî bir kitapları da yoktur. Üstelik imanın nurunun bulunduğu bir kalp ile karanlık ve sapıklığın yer ettiği bir kalbin tabiatları arasında da karşılıklı nefretleş-me ve soğukluk sözkonusudur.

    O bakımdan müşriklerle birlikte olmayınız, onlarla evlilik dolayısıyla akrabalığınız da olmasın. Çünkü evlilik dolayısıyla akrabalık bir arada bulunmaya, ülfete, sevgiye ve onlardan etkilenmeye yol açar. Sapık fikirlerin onlardan geçmesine, şer'î olmayan fiil ve adetlerin de taklid edilmelerine sebep olur. Üstelik çocuklar da hevâ ve sapıklıklara uygun olarak yetiştirilir, eğitilir. Kısacası müşrik kadınların nikâhlanmalarının haram kılınmasının sebebi neticede ateşe sürüklenmeye vesile olabilir. Yüce Allah ise indirmiş olduğu Kitabı ve peygamberleri aracılığı ile cennete, cennetin nimetlerine ulaştıran şeylere çağırır ve onlara iletir. İzniyle, emir ve iradesiyle hak olan yolu göstermesiyle mağfirete, günahların örtülmesine davet eder. İnsanlara ayetlerini, hüküm ve delillerini öğüt alsınlar, hayır ve şerri birbirinden ayırdedebilsinler, O'nun emrine aykırı hareket etmesinler, nevalarının gösterdiği yolda veya şeytanın ardından gitmesinler diye açıklar. Çünkü hükümlerin illet ve delilleriyle sözkonusu edil*mesi, o hükümlere razı olmaya ve onları yerine getirmek üzere eli çabuk tut*maya daha bir iticidir.

    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler

    Ayet-i kerime müslüman bir erkeğin putperest, budist ve ateist gibi müşrik bir kadın ile evlenmesinin hiç bir şekilde doğru olmayacağını göstermektedir.

    Kitab Ehli olan (Yahudi veya Hristiyan) kadın ile evlenmeye gelince; şeri*at Yüce Allah'm şu buyruğu ile böyle bir kadın ile evlenmeyi mubah kılmıştır: "Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınların mehirlerini verdiğiniz takdirde zinaya sapmamış ve gizli dostlar edinmemiş olmaları şartıyla (evlenebilirsiniz)." (Mâide, 5/5).

    Müşrik kadın ile Kitap Ehli olan kadın arasındaki fark açıktır: Birinci tür*den olan kadın kesinlikle hiç bir dine iman etmemektedir. İkincisi ise Allah'a ve ahiret gününe, helâl ve harama iman etmek, hayır ve faziletli olan davranışı yapmanın gereğine, serden ve bayağılıklardan uzak durmanın lüzumuna inan*mak bakımından müslüman ile ortak kanaatlere sahiptir.

    Şeriat müslüman bir kimsenin, Kitap Ehli olan bir kadınla evlenmesini caiz kılmakla birlikte, müslüman bir kadının Kitap Ehli olan bir erkekle evlen*mesini caiz görmemiştir. Bunun da sebebi açıktır. Çünkü Kitap Ehli olan bir kadının müslüman bir erkekle evlenmekle birlikte eski dini üzere kalma hakkı vardır. İnandığı ve yaşamak istediği dininden dolayı da herhangi bir zarar gör*mez. Çünkü müslüman, diğer dinlerin doğru inançlarını da kabul eden bir dine iman etmektedir. Tevhide ve insanî erdemlere çağırmak hususunda İslâm ile ittifak halinde bulunan Yahudilik ve Hnstiyanlık dini de bunlardandır. Bu açı*dan Kitap Ehli olan kadın, müslüman erkek ile birlikte oldu mu hem kendi di*nini hem de kendisinden başkasının dinini kapsayabilen geniş bir daire içeri*sinde demektir. Belki İslâmın hoşgörülü ruhunu ve güzel davranışını kocasın*dan hissedip farkettiği takdirde, herhangi bir zarar sözkonusu olmaksızın, ko*cası ile birlikte mutlu ve rahat yaşayabilir.

    Erkeğin normal olarak kadın üzerinde aile reisliği otoritesi bulunur. Bu ise kadının otoritesinden daha güçlüdür. O bakımdan Kitap Ehli'nden olan bir erkek müslüman bir kadınla ile evlenecek olursa, o kadına menfi yönde etki edebilir. Belki kadın dinini dahi terkedebilir veya kocası ile birlikte olmaktan dolayı zarar görebilir. Çünkü ruhî ve hissî uyum ve bağlılık böyle bir ailede bu*lunamaz. O bakımdan müslüman bir kadın böyle bir erkekle dar ufuklu bir da*ire içerisinde hayat sürer. Oysa onun akidesi geniş bir çerçeveyi kuşatmakta*dır. Ayrıca İslâm daima üstündür. İslâmın üstüne gelebilecek hiçbir şey yoktur. Müslüman kadının sahip olduğu izzet, Kitap Ehli'ne mensup bir erkek ile ev*lenmesine müsaade etmez.

    İlim adamlarının cumhurunun kabul ettiği görüş budur. Bununla birlikte müslüman bir erkeğin Kitap Ehli bir kadın ile evlenmesinin mekruh olduğu da söylenmiştir. O takdirde buradaki ayet-i kerime, özel örfe göre açıklanır. Bu ise dar anlamıyla müşrik kadındır (yani puta tapan ve buna benzer kadınlar). O takdirde de ayet-i kerime mensûh da olmaz, tahsîs de edilmiş olmaz; sadece şöyle bir hüküm ifade etmiş olur: Putperest ve mecusi olan kadınlarla nikah*lanmak haramdır. O vakit Mâide sûresinde daha önce işaret ettiğimiz "Kitap Ehli'nin iffetli kadınları" ile ilgili ayet-i kerime de ayrı bir hüküm ifade etmiş olur. Bu ise Kitap Ehli olan kadınlarla evlenmenin helâl olduğu hükmüdür. Bu durumda ayetler arasında herhangi bir tearuz (çatışma) sözkonusu olmaz. Çünkü "şirk lafzı zahiren Kitap Ehli tabirini kapsamaz. Zira Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Kitap Ehli olan kâfirler de müşrikler de Rabbinizden üzerinize hiç bir hayrın indirilmesini istemezler." (Bakara,, 2/105); "Kitap Ehli'nden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılmaya*caklardı." (Beyyine, 98/1). Burada görüldüğü gibi ayetler lafız itibariyle bunla*rı ayrı ayrı zikretmiştir. Atıf ise zahiren atfedilen ile kendisine atfedilenin bir*birinden ayrı olmasını gerektirir. Diğer taraftan "şirk" adı umumidir, nass de*ğildir. Yüce Allah'ın: "Müminlerden hür ve iffetli kadınlarla" buyruğundan sonra "kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınlar" (Mâide, 5/5) ifadesinin yer al*ması, açık bir nastır. Dolayısıyla ihtimali bir mana ifade eden buyruk ile ihti*mal ifade etmeyen buyruk arasında tearuz sözkonusu değildir.

    Kimi ilim adamları ise "müşrik kadınlar" lafzı müşrik olan her türlü kadı*nı kapsar, demektedir. Bu kadın ister putperest ister Yahudi ister Hristiyan ol*sun farketmez. Ayrıca bundan herhangi bir bölüm neshedilmiş veya tahsis edil*miş de değildir. Buna göre bütün bu kadınlarla evlenmek müslüman erkekler için haram olur. İbni Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmektedir: Ayet-i kerime, putperest, mecusi ve Kitap Ehli olan bütün kadınlar hakkında umumidir. İs*lam dini üzere olmayan herkes (le evlenmek) haramdır. Buna göre bu ayet-i ke*rime, Mâide sûresinde bulunan ayeti nesh etmiştir. Bunu İbni Ömer'in Muvat-ta' da yer alan şu sözü desteklemektedir: "Bir kadının Rabbinin İsa olduğunu söylemesinden daha büyük bir şirk koşma bilmiyorum." Ömer b. el-Hattâb'dan da Kitap Ehli olan kadınlarla evlenmenin haram olduğunu söylediği ve Talha b. Ubeydullah ile Huzeyfe b. el-Yemân'ın evlendiği Kitap Ehli'nden iki kadını onlardan ayırdığı rivayet edilmiştir. Bunlar: "Ey müminlerin emiri, bu kadınla*rı boşanz, yeter ki sen kızma," deyince Hz. Ömer şu cevabı vermişti: "Onları boşamak caiz olsaydı nikahlamak da caiz olurdu. Fakat ben sizleri (onlar için) tahkir ve zillet olsun diye birbirinizden ayırıyorum." Fakat İbni Atıyye bu ko*nuda şöyle demiştir: Bu sözün senedi pek iyi değildir. Senedi bundan daha kuv*vetli olan rivayete göre ise Hz. Ömer aralarını ayırmak istemiş, Huzeyfe ona: Bu kadının bana haram olduğunu mu söylemek istiyorsun? O takdirde ben onu bırakırım, ey müminlerin emiri! deyince Hz. Ömer: "Hayır, ben onun haram ol*duğunu söylemiyorum, fakat bunlar arasında iffetli olmayanlarla evleneceği*nizden korkuyorum." demiştir. İbni Abbas'dan da buna yakın bir rivayet gel*miştir. İbnü'l-Münzir, Hz. Ömer'den Kitap Ehli olan kadınları nikahlamanın caiz olduğunu söylediğini zikretmektedir.

    Yüce Allah'ın Kitabı ve Rasûlünün sünneti gereğince ümmetin kabul ettiği görüş de budur.

    Özetle Hz. Ömer'den senet itibariyle sahih olan rivayet, müslüman bir er*keğin Kitap Ehli olan bir kadın ile evlenmesinin mubah olduğunu ifade eder. Hz. Ömer'in Hz. Talha ile Hz. Huzeyfe'nin Yahudi ve Hristiyan kadınları ni*kahlamalarını mekruh görmesi, insanların onlara uyup müslüman kadınlara rağbet etmemesi yahut da iffetli olmayan kadınlara rastlamaları ya da müslü-manlarm genel maslahatlarını gözönünde bulunduran uzak ufuklu başka bir*takım hikmetler dolayısıyla olabilir.

    Harbî olan Kitab Ehlî kadına gelince; İbni Abbâs'ın görüşüne göre böyle bir kadın ile evlenmek helâl değildir. Çünkü Yüce Allah'ın: "Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve rasûlünün ha*ram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din olarak kabul etmeyen kimse*lerle küçülmüş olarak kendi elleriyle cizyelerini verinceye dek savaşınız." (Tevbe, 9/29) buyruğu bunu gerektirmektedir. İmam Mâlik, harbî olan kadınlarla evlenmeyi mekruh görmüştür. Çünkü kadın çocuğu dar-ı harbte bırakabilir ve şarap ve domuzu kullanabilir.

    Dört mezhep imamı ile diğerleri ittifakla mecusî kadınları nikahlamanın haram olduğunu kabul etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah: "Müşrik kadınları iman edinceye kadar nikahlamayın." diye buyurmuştur ki, bunlar putperest ve me*cusî olan kadınlar demektir.

    Müslüman bir kadının kâfir bir erkek ile evlenmesini ümmet icmâ' ile ka*bul etmemiştir. Çünkü böyle bir evlilikte İslâmm şanını küçültmek sözkonusu-dur ve daha önce açıkladığımız sebepler dolayısıyla da bu haramdır. Diğer ta*raftan: "Müşrik erkeklere de iman edinceye kadar nikahlamayın" yani müslü-man bir kadını müşrik bir erkekle evlendirmeyin, ayeti de bunu gerektirmekte*dir.

    "Müşrik erkeklere de... nikahlamayın." ayeti velisiz nikâh olmayacağının delilidir. Bu, ilim adamlarının cumhurunun da görüşüdür. Çünkü Hz. Peygam*ber: "Veli ile olmadıkça nikâh olmaz" diye buyurduğu gibi şöyle de buyur*muştur: "Kadın kadını evlendiremez. Kadın kendi kendisini evlendiremez. Kendi kendisini evlendiren zina etmiş hükmündedir."

    Ebû Hanife ise kadının kendisinin kendi evlilik akdini dolaysız olarak yapmasını veya başkası adına vekâleten evlendirmesini caiz görmüştür. Çünkü kadın bu konuda tam bir ehliyet sahibidir. Ayrıca pek çok ayet-i kerimede ni*kâh lafzı kadına da isnâd edilmiştir: "Bir başka kocayı nikâhlayıncaya kadar" (el-Bakara, 2/230); "Artık kocalarını nikahlamalarına engel olmayınız." (Baka*ra, 2/232) buyrukları gibi. Burada sözü geçen "engel olmak"tan kasıt, kocaları*nı seçtikleri takdirde evlilik akdini doğrudan yapmalarını engellemektir. Hane-fîler: "Veli ile olmadıkça nikâh olmaz" hadisini vücûb için değil de kemal, men-dubluk ve müstehablık ifade edecek şekilde yorumlamışlardır.

    Son olarak şunları söyleyebiliriz: Şiâ dışındaki mezheplerde müslüman bir erkeğin Kitap Ehli bir kadınla evlenmesinin mubah kabul edilmesi, hakikatte istisnai bir durumdur, aslî bir durum değildir. Bu bakımdan bizler kumral gü*zellere kendilerini kaptırarak ve onlarla evliliği kolay bularak yabancı kadın*larla evlenmeye gençlerimizin yönelmesini uygun görmüyoruz. Onların evlilik*lerinin kolay olmasının sebebi ise, sözedilmeye değer bir mehrin olmayışından dolayıdır. Diğer taraftan bu kadınlar çoğunlukla erkeğin dinine ve ülkesine olan bağlılığını bozar, ülkesine ve kendi insanlarına karşı olan güvenini sarsar, çocukları kendi arzu ve dinlerine göre eğitir. Üstelik bu kadınlarda üstten bak*ma, müslümanları hakir görme alışkanlığı da vardır. Fırsatını bulduğunda ço*cuklarını alıp ülkesine götürür, kocasını terkedebilir. Bu kadınlardan İslama girenler ise gerçekten azdır. Bu bakımdan müslüman bir erkek onlara herhan*gi bir şekilde tama etmemelidir.

    Müslüman bir kadının müslüman olmayan erkekle evlenmesi ise, daha zor ve daha büyük bir musibettir. Çünkü müslümanların icmâı ile böyle bir ev*lilik batıldır ve haramdır. Böyle bir evlilikten doğan çocuklar veled-i zinadır. Bu kadın ile erkek arasındaki ilişki, birliktelikleri uzun sürse bile hiç bir za*man biribirlerinden faydalanmaya cevaz vermez. Çünkü asıl itibarıyla bu ba*tıldır. Şayet kadın böyle bir şeyin helâl olduğunu kabul ederse, o takdirde o ka*dın mürted ve kâfir bir kadın olur. Dar-ı küfürde ikamet etmek bunun helâl ol*duğunu söylemeye sebep teşkil etmez. Çünkü esasen müslüman erkek ile müs*lüman kadın için aşırı bir zaruret yahut kesin bir ihtiyaç veya geçici bir gerek olmadıkça kâfirler arasında ikamet haramdır. Bu tehlikeli sapmadan ve dini hususlarda gevşeklikten Allah'a sığınırız.
    KAYNAK: ZUHAYLİ TEFSİRİ


  15. 27.Nisan.2015, 18:52
    8
    e24
    Üye

    Profili:
    e24
    Üyelik Tarihi: 25.Nisan.2015
    Üye No: 105996
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    @hmet yazdığın ayet mealinde bir sorun var kopyala-yapıştırdan önce bir okumanı tavsiye ederim.


  16. 27.Nisan.2015, 18:52
    8
    e24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    e24
    Üye
    @hmet yazdığın ayet mealinde bir sorun var kopyala-yapıştırdan önce bir okumanı tavsiye ederim.


  17. 27.Nisan.2015, 19:44
    9
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    Mealdeki sorunlar nedir? (*) diyorsan vaktim kalmadı temizlemeye


  18. 27.Nisan.2015, 19:44
    9
    Üye
    Mealdeki sorunlar nedir? (*) diyorsan vaktim kalmadı temizlemeye


  19. 27.Nisan.2015, 20:36
    10
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    Allah razi olsun.
    bu eklediklerinizi zaten ben biliyorum.
    sorun su ki onlar bilmiyorlar.
    ve benimle yuz yuze gorusemeyecek kdr uzaktalar.telefondada bu mesele konusulmaz ki.
    ayrica ben onlardan farkli bambaska bir hayat yasamaktayim.
    kapaliyim ve namazli abdestliyim.
    benim bu secimime bile ucube gibi yaklastilar ki bunu izah etmeye kalksam beni dinlemezler bile.
    kiza gelince o zaten hollandada.yillardir gormedim bile.
    ben mahserde mesul olacakmiyim?
    annem sakin bisey deme kalbini kirarlar dedi.


  20. 27.Nisan.2015, 20:36
    10
    Kıdemli Üye
    Allah razi olsun.
    bu eklediklerinizi zaten ben biliyorum.
    sorun su ki onlar bilmiyorlar.
    ve benimle yuz yuze gorusemeyecek kdr uzaktalar.telefondada bu mesele konusulmaz ki.
    ayrica ben onlardan farkli bambaska bir hayat yasamaktayim.
    kapaliyim ve namazli abdestliyim.
    benim bu secimime bile ucube gibi yaklastilar ki bunu izah etmeye kalksam beni dinlemezler bile.
    kiza gelince o zaten hollandada.yillardir gormedim bile.
    ben mahserde mesul olacakmiyim?
    annem sakin bisey deme kalbini kirarlar dedi.


  21. 28.Nisan.2015, 05:53
    11
    e24
    Üye

    Profili:
    e24
    Üyelik Tarihi: 25.Nisan.2015
    Üye No: 105996
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    @hmet Arkadaşım amacım laf kavgası değil,aynı ayet mealini zaten ben vermiştim.


  22. 28.Nisan.2015, 05:53
    11
    e24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    e24
    Üye
    @hmet Arkadaşım amacım laf kavgası değil,aynı ayet mealini zaten ben vermiştim.


  23. 28.Nisan.2015, 07:15
    12
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Dayımın kızının hiristiyan bir hollandalı ile evlenmesine susmam mı gerek konuşmam mı?

    konusmazsam mahserde sorumlu tutulurmuyum?


  24. 28.Nisan.2015, 07:15
    12
    Kıdemli Üye
    konusmazsam mahserde sorumlu tutulurmuyum?





+ Yorum Gönder
Git 12 Son