Konusunu Oylayın.: Gusülde tırnak arası yıkanmalı mı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Gusülde tırnak arası yıkanmalı mı
  1. 23.Nisan.2015, 05:07
    13
    halilcan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2014
    Üye No: 104101
    Mesaj Sayısı: 390
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Gusulde tirnak arasi yikanmali mi

    reklam


    Cevap: Gusulde tirnak arasi yikanmali mi isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Gusulde tirnak arasi yikanmali mi
    Tırnağın altındaki hangi yapılar gusle engel olur; yani tırnağımızı hiç kirletmesek dahi tırnagın altında sarımsı bir tabaka oluşuyor, yani bunu bir şeyle temizlersek varlığını fark edebiliriz, bu gusule engel olur mu?

    Değerli kardeşimiz;
    Deriye yapışan maddeler ve vücut kirleri gusle mani olur mu?

    Abdest konusunda olduğu gibi, gusülde de suyun deriye geçmesine engel olan maddeler önceden giderilmelidir. Aksi halde yapılan guslü yerine gelmemiş olur.

    Örneğin, tırnak üzerinde kuruyup kalan hamur, sürülen oje ve benzeri maddeler, suyun alta geçmesine engel teşkil eder. Gusülden önce bunların giderilmesi gerekir. Yağlı boya niteliğinde olmayan normal kir, suyun geçmesini engellemez. Sabunsuz su ile yıkanan bir organda hâlâ kirin izine rastlanıyorsa, bu guslün yerine gelmesine engel sayılmamıştır. Çünkü su deriye nüfuz etmiştir. Ancak sünnete uygun olanı, bu tür kirleri iyice yıkadıktan sonra gusletmektir. Bu konuda şehirli ile köylü aynıdır.

    Tırnak aralarına giren çamur, toprak da böyledir. Derici ve boyacının tırnaklarına ve tırnak altlarına bulaşan boya ve benzeri şeyler, suyun geçmesini engellerse de, ilim adamlarının çoğu bunda zorluk bulunduğunu dikkate alarak cevaz vermişlerdir. O halde bu konuda da zaruri (kaçınılması çok zor) halleri genel hükmün dışında tutmak gerekir. Çünkü Şer'î kaidelerde bu kapıyı açık tutmuştur.

    Ama deriye yapışan balık pulu, çiğnenmiş ekmek parçası kuruyup suyun geçmesini engelliyorsa, o takdirde bunları gidermek lâzımdır. Çünkü bunlardan kaçınmak mümkündür, zarurî bir durum mevcut değildir.

    Bunun dışında pire ve sinek pisliğinden genellikle kurtulmak mümkün olmadığı için, deri üzerinde yapışıp kalmaları gusle engel sayılmamıştır. Bununla beraber iyice yıkanıp temizlenmesi sünnet gereğidir. El-Muhit ve Fetevâ-yı Hindiyye'de bu konuya yer verilmiştir.

    Çiçek ve egzama gibi bir hastalıktan dolayı deri üzerinde meydana gelen kabuklar kabarık bir vaziyette olup kenarları deriye bitişikse, gusle mâni' sayılmaz. Yıkandıktan sonra bu kabuklar kalkar ya da dökülürse guslü yeniden yapmayı gerektirmez.

    Abdestte olduğu gibi gusülde de suyu gözlerin içine ulaştırmaya lüzum yoktur. Serahsî'nin Muhitinde ve Fetevâ-yı Hindiyye'de buna cevaz verilmiştir.


  2. 23.Nisan.2015, 05:07
    13
    halilcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    reklam


    Tırnağın altındaki hangi yapılar gusle engel olur; yani tırnağımızı hiç kirletmesek dahi tırnagın altında sarımsı bir tabaka oluşuyor, yani bunu bir şeyle temizlersek varlığını fark edebiliriz, bu gusule engel olur mu?

    Değerli kardeşimiz;
    Deriye yapışan maddeler ve vücut kirleri gusle mani olur mu?

    Abdest konusunda olduğu gibi, gusülde de suyun deriye geçmesine engel olan maddeler önceden giderilmelidir. Aksi halde yapılan guslü yerine gelmemiş olur.

    Örneğin, tırnak üzerinde kuruyup kalan hamur, sürülen oje ve benzeri maddeler, suyun alta geçmesine engel teşkil eder. Gusülden önce bunların giderilmesi gerekir. Yağlı boya niteliğinde olmayan normal kir, suyun geçmesini engellemez. Sabunsuz su ile yıkanan bir organda hâlâ kirin izine rastlanıyorsa, bu guslün yerine gelmesine engel sayılmamıştır. Çünkü su deriye nüfuz etmiştir. Ancak sünnete uygun olanı, bu tür kirleri iyice yıkadıktan sonra gusletmektir. Bu konuda şehirli ile köylü aynıdır.

    Tırnak aralarına giren çamur, toprak da böyledir. Derici ve boyacının tırnaklarına ve tırnak altlarına bulaşan boya ve benzeri şeyler, suyun geçmesini engellerse de, ilim adamlarının çoğu bunda zorluk bulunduğunu dikkate alarak cevaz vermişlerdir. O halde bu konuda da zaruri (kaçınılması çok zor) halleri genel hükmün dışında tutmak gerekir. Çünkü Şer'î kaidelerde bu kapıyı açık tutmuştur.

    Ama deriye yapışan balık pulu, çiğnenmiş ekmek parçası kuruyup suyun geçmesini engelliyorsa, o takdirde bunları gidermek lâzımdır. Çünkü bunlardan kaçınmak mümkündür, zarurî bir durum mevcut değildir.

    Bunun dışında pire ve sinek pisliğinden genellikle kurtulmak mümkün olmadığı için, deri üzerinde yapışıp kalmaları gusle engel sayılmamıştır. Bununla beraber iyice yıkanıp temizlenmesi sünnet gereğidir. El-Muhit ve Fetevâ-yı Hindiyye'de bu konuya yer verilmiştir.

    Çiçek ve egzama gibi bir hastalıktan dolayı deri üzerinde meydana gelen kabuklar kabarık bir vaziyette olup kenarları deriye bitişikse, gusle mâni' sayılmaz. Yıkandıktan sonra bu kabuklar kalkar ya da dökülürse guslü yeniden yapmayı gerektirmez.

    Abdestte olduğu gibi gusülde de suyu gözlerin içine ulaştırmaya lüzum yoktur. Serahsî'nin Muhitinde ve Fetevâ-yı Hindiyye'de buna cevaz verilmiştir.





+ Yorum Gönder
Git İlk 12