Konusunu Oylayın.: Kıyamda Ayakların Yakınlığı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Kıyamda Ayakların Yakınlığı
  1. 17.Nisan.2015, 21:03
    1
    Crowley
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ocak.2015
    Üye No: 105294
    Mesaj Sayısı: 314
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: İSTANBUL

    Kıyamda Ayakların Yakınlığı






    Kıyamda Ayakların Yakınlığı Mumsema Kıyamda ayakların dört parmak kadar açık olması mı gerek? Secdeden kalkarken çok az aralık kalıyor 2 parmaklık kadar namaza zararı var mıdır?


  2. 17.Nisan.2015, 21:03
    1
    Devamlı Üye



    Kıyamda ayakların dört parmak kadar açık olması mı gerek? Secdeden kalkarken çok az aralık kalıyor 2 parmaklık kadar namaza zararı var mıdır?


    Benzer Konular

    - Kıyamda ve Secdede göz kapatmak

    - Kıyamda el bağlarken boşluk

    - Hz. Muaviyenin ve Hz. Muhammed'e yakınlığı

    - Sura üflendiği zaman o gün aralarındaki soy yakınlığı fayda vermez (Mü'minun 23/101) ayetinde neden

    - Cennet Ehlinin Allah'a Yakınlığı

  3. 17.Nisan.2015, 21:05
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Kıyamda Ayakların Yakınlığı




    Namazda kişi ayakta iken, iki ayak arasında bir açıklığın bulunması dört mezhebin de ön gördüğü bir husustur. Ve bu husus mendup veya sünnet olarak ifade edilmiştir. Çünkü, ayakların bitişik olması, huşua aykırı bir zorlanma, bir tekellüftür.
    Hanefilere göre, bu açıklık, dört parmak kadardır. Şafiilere göre, bu bir karış miktarıdır. Malikî ve Hanbelilere göre ise, bu açıklık insanların örfünde aşırı sayılmayacak, vasat bir şekilde ayarlanmalıdır.(el-Fkhu’l-İslamî, I/695).
    Rükudayken topukları birleştirme konusuna gelince:
    Bilindiği üzere, sünnet demek, Hz. Muhammed (asv)’in söz, fiil ve takrirleri demektir. Hadislerde böyle bir sünnete rastlayamadık.
    Bedaiu’s-sanai’ kitabında “Rükunun sünnetleri” başlığı altında, ilgili sünnetler anlatılmış fakat, topukları birbirine yapıştırma sayılmamıştır.
    Dört mezhebi işleyen “el-Fıkhu’l-İslamî” adlı eserde de böyle bir bilgiye rastlayamadık. Diğer mezhep alimleri tarafından da böyle bir sünnet söz konusu değildir. Hanefî mezhebinin fıkıh kaynaklarının büyük çoğunluğunda da böyle bir şeye rastlayamadık.
    Rükudayken “topukları bitişmesi” hususu, Durru’l-Muhatar’ın metni olan Şerhu’l-Ebsar’da da geçmemektedir. Reddu’l-Muhtar’da ise, “topukların bitişmesi” ifadesini aşağıya almış ve “heysu la uzre = bir mazeret bulunmadığı zaman” ifadesini kullanmıştır. (Reddu’l-Muhtar, 1/476).


  4. 17.Nisan.2015, 21:05
    2
    Devamlı Üye



    Namazda kişi ayakta iken, iki ayak arasında bir açıklığın bulunması dört mezhebin de ön gördüğü bir husustur. Ve bu husus mendup veya sünnet olarak ifade edilmiştir. Çünkü, ayakların bitişik olması, huşua aykırı bir zorlanma, bir tekellüftür.
    Hanefilere göre, bu açıklık, dört parmak kadardır. Şafiilere göre, bu bir karış miktarıdır. Malikî ve Hanbelilere göre ise, bu açıklık insanların örfünde aşırı sayılmayacak, vasat bir şekilde ayarlanmalıdır.(el-Fkhu’l-İslamî, I/695).
    Rükudayken topukları birleştirme konusuna gelince:
    Bilindiği üzere, sünnet demek, Hz. Muhammed (asv)’in söz, fiil ve takrirleri demektir. Hadislerde böyle bir sünnete rastlayamadık.
    Bedaiu’s-sanai’ kitabında “Rükunun sünnetleri” başlığı altında, ilgili sünnetler anlatılmış fakat, topukları birbirine yapıştırma sayılmamıştır.
    Dört mezhebi işleyen “el-Fıkhu’l-İslamî” adlı eserde de böyle bir bilgiye rastlayamadık. Diğer mezhep alimleri tarafından da böyle bir sünnet söz konusu değildir. Hanefî mezhebinin fıkıh kaynaklarının büyük çoğunluğunda da böyle bir şeye rastlayamadık.
    Rükudayken “topukları bitişmesi” hususu, Durru’l-Muhatar’ın metni olan Şerhu’l-Ebsar’da da geçmemektedir. Reddu’l-Muhtar’da ise, “topukların bitişmesi” ifadesini aşağıya almış ve “heysu la uzre = bir mazeret bulunmadığı zaman” ifadesini kullanmıştır. (Reddu’l-Muhtar, 1/476).





+ Yorum Gönder