Konusunu Oylayın.: Kadınların şahitlik durumu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kadınların şahitlik durumu
  1. 05.Şubat.2015, 15:37
    1
    halilcan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2014
    Üye No: 104101
    Mesaj Sayısı: 390
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Kadınların şahitlik durumu






    Kadınların şahitlik durumu Mumsema merhaba, 4 mezhebe göre kadının şahitliği had cezalarında kabul edilmiyor bunun kaynağı nedir?
    bakara 282 de şahitlikte kadın ve erkekten bahsediliyor fakat nisa 15, nur 4 ve nur 13 ayetlerinin turkce mealine göre şahitlik konusunda cinsiyetten bahsedilmiyor.


  2. 05.Şubat.2015, 15:37
    1
    halilcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    merhaba, 4 mezhebe göre kadının şahitliği had cezalarında kabul edilmiyor bunun kaynağı nedir?
    bakara 282 de şahitlikte kadın ve erkekten bahsediliyor fakat nisa 15, nur 4 ve nur 13 ayetlerinin turkce mealine göre şahitlik konusunda cinsiyetten bahsedilmiyor.


    Benzer Konular

    - Cennetteki huriler ve dünyadan giden kadınların durumu

    - Erkeklere benzemeye çalışan kadınların durumu

    - Başka erkeklere süslenerek görünen kadınların durumu

    - Müslüman Kadınların durumu (bir soru ve cevabı)

    - Cennette kadınların durumu

  3. 05.Şubat.2015, 15:39
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Kadınların şahitlik durumu




    Mezhep imamlarının deliline bakmak lazım.
    Öyle meale bakarak din anlaşılmaz.

    Zührî'den ise şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (a.s)'ın döneminde ve ondan sonraki iki halife döneminde hadlerde ve kan ile ilgili davalarda kadınların şahitliğinin kabul edilmemesi şeklinde sünnet cereyan edegelmiştir."(1).

    Şafiîler şöyle demektedir: Nass ric'at, nikâh ve hadler hakkında hükmün böyle olduğunun delilidir. Kendisi ile mal kasdı güdülmeyen ve erkeklerin muttali olduğu diğer bütün hususları da bunlara kıyas etlik. (2)

    Zina haddi hususunda ilim adamları cezanın âdil, hür ve Müslüman dört erkek şahitten daha azı ile sabit olmayacağı üzerinde icma etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

    "Onlar buna dair dört şahit getirmeli değil miydiler? Şahitleri getirmediklerine göre onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir." (Nur, 24/13);

    "Kadınlarınızdan fuhşu irtikâb edenlere karşı içinizden dört şahit getirin." (Nisa, 4/15);

    "Sonra dört şahit getirmezlerse... "(Nur, 24/4).
    Hz. Peygamber (a s.)'ın de şöyle dediği sabittir:

    "Ya dört şahit getirirsin veya sırtına had vurulur."(3)
    Diğer had cezalarında ve kısasta ise cumhur bunların iki erkeğin şehadetiyle sabit olacağı üzerinde ittifak etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah, "... Erkeklerinizden iki kişiyi şahit tutun...." (Bakara, 2/282) buyurmuştur. Bu hususlarda kadınların şahitliği bir erkekle birlikte de ayrı ayrı tek başlarına da kabul edilmez.

    -----------------------------------------
    1. Bunu İbni Ebu Şeybe, Musannef'inde ez-Zührî'den rivayet etmiştir. Abdürrezzak da bunu Hz. Ali'den şöylece rivayet etmektedir: "Kadınların cezalarında ve kan dökme ile ilgili hususlarda şehadetleri caiz değildir." Nasbu'r-Râye, İV/79.
    2. el-Mühezzeb, 11/333; Bidâyetul-Muclehid, 11/454; el-Muğni, IX/149 vd.; el-Turuku'1-Hükmiyye 152 vd.
    3. Bunu Ebu Yala el-Mavstlî Müsnedinde Enes b. Mâlik'den rivayet etmiştir. Buhari de ibni Ab-bas'tan şu lafızla rivayet etmektedir: "Ya delil (getirirsin) yahut da sıratına had vururum." Nasbu'r-Râye. IU7306.

    Alıntı
    Şafiî, Mâlikî ve Hanbeliere göre erkeklerle birlikte kadınların şahitliği sadece mal veya malla ilgili olan konularda kabul edilir. Satım, kira, hibe, vasiyet, rehin ve kefâlet bu niteliktedir. Mâlî nitelikli olmayan nikâh, ric`î talaktan sonra eşine dõnme, boşama, vekâlet, kasten öldürme ve zina cezası dışındaki hadler ise yalnız iki erkeğin şahitliği ile sabit olur. Çünkü ayette, cayılabilir boşamanın arkasından eşine dönme konusunda şöyle buyurulur: "Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce nikâhınızın altında tutun veya onlardan güzellikle ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi yaptıklarınıza şahit tutun. Şahitliği de Allah için yapın" (et-Talâk, 65/2). Abdullah b. Mes`ud (r.a.), Nebî (s.a.s.)`in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bir veli ve iki adaletli şahit olmadıkça nikâh olmaz" (Ebû Dâvud, Nikâh, 19; Dârimî, Nikâh, II; es-Serahsi, el-Mebsût, Mısır 1324-1331/1906-1912, V, 31).
    Zina olayı ise en az dört tane adaletli, hür ve müslüman erkeğin şahitliği ile sabit olur. Bu özel şahit sayısı Kur`an-ı Kerim`in şu ayetleriyle sabittir: "İffetli kadınlara zina isnad edip de sonra bu iddialarını doğrulayacak dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun" (en-Nûr, 24/4; bk. En-Nûr, 24/13; en-Nisâ`, 4/15). Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: "Ya dört şahit getirirsin, ya da senin sırtına had cezası gerekir" (ez-Zeyla, Nasbu`r-Râye, III, 306).
    Çoğunluk fakîhlere göre diğer had cezaları ve kısasta ise iki erkeğin şahitliği gerekir. Bu konuda kadınların şahitliği erkeklerle birlikte veya tek başlarına kabul edilmez (bk. el-Bakara, 2/282). Zâhirilere göre ise had cezalarında kadın şahit birden fazla olması şartıyla bir erkekle birlikte olunca kabul edilir. Delil, iki erkek şahitten söz eden "Eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve şahitliklerinden razı olacağınız iki kadın yeterlidir" ayetinin açık anlamıdır (el-Bakara, 2/282).



  4. 05.Şubat.2015, 15:39
    2
    Üye



    Mezhep imamlarının deliline bakmak lazım.
    Öyle meale bakarak din anlaşılmaz.

    Zührî'den ise şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (a.s)'ın döneminde ve ondan sonraki iki halife döneminde hadlerde ve kan ile ilgili davalarda kadınların şahitliğinin kabul edilmemesi şeklinde sünnet cereyan edegelmiştir."(1).

    Şafiîler şöyle demektedir: Nass ric'at, nikâh ve hadler hakkında hükmün böyle olduğunun delilidir. Kendisi ile mal kasdı güdülmeyen ve erkeklerin muttali olduğu diğer bütün hususları da bunlara kıyas etlik. (2)

    Zina haddi hususunda ilim adamları cezanın âdil, hür ve Müslüman dört erkek şahitten daha azı ile sabit olmayacağı üzerinde icma etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

    "Onlar buna dair dört şahit getirmeli değil miydiler? Şahitleri getirmediklerine göre onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir." (Nur, 24/13);

    "Kadınlarınızdan fuhşu irtikâb edenlere karşı içinizden dört şahit getirin." (Nisa, 4/15);

    "Sonra dört şahit getirmezlerse... "(Nur, 24/4).
    Hz. Peygamber (a s.)'ın de şöyle dediği sabittir:

    "Ya dört şahit getirirsin veya sırtına had vurulur."(3)
    Diğer had cezalarında ve kısasta ise cumhur bunların iki erkeğin şehadetiyle sabit olacağı üzerinde ittifak etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah, "... Erkeklerinizden iki kişiyi şahit tutun...." (Bakara, 2/282) buyurmuştur. Bu hususlarda kadınların şahitliği bir erkekle birlikte de ayrı ayrı tek başlarına da kabul edilmez.

    -----------------------------------------
    1. Bunu İbni Ebu Şeybe, Musannef'inde ez-Zührî'den rivayet etmiştir. Abdürrezzak da bunu Hz. Ali'den şöylece rivayet etmektedir: "Kadınların cezalarında ve kan dökme ile ilgili hususlarda şehadetleri caiz değildir." Nasbu'r-Râye, İV/79.
    2. el-Mühezzeb, 11/333; Bidâyetul-Muclehid, 11/454; el-Muğni, IX/149 vd.; el-Turuku'1-Hükmiyye 152 vd.
    3. Bunu Ebu Yala el-Mavstlî Müsnedinde Enes b. Mâlik'den rivayet etmiştir. Buhari de ibni Ab-bas'tan şu lafızla rivayet etmektedir: "Ya delil (getirirsin) yahut da sıratına had vururum." Nasbu'r-Râye. IU7306.

    Alıntı
    Şafiî, Mâlikî ve Hanbeliere göre erkeklerle birlikte kadınların şahitliği sadece mal veya malla ilgili olan konularda kabul edilir. Satım, kira, hibe, vasiyet, rehin ve kefâlet bu niteliktedir. Mâlî nitelikli olmayan nikâh, ric`î talaktan sonra eşine dõnme, boşama, vekâlet, kasten öldürme ve zina cezası dışındaki hadler ise yalnız iki erkeğin şahitliği ile sabit olur. Çünkü ayette, cayılabilir boşamanın arkasından eşine dönme konusunda şöyle buyurulur: "Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce nikâhınızın altında tutun veya onlardan güzellikle ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi yaptıklarınıza şahit tutun. Şahitliği de Allah için yapın" (et-Talâk, 65/2). Abdullah b. Mes`ud (r.a.), Nebî (s.a.s.)`in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bir veli ve iki adaletli şahit olmadıkça nikâh olmaz" (Ebû Dâvud, Nikâh, 19; Dârimî, Nikâh, II; es-Serahsi, el-Mebsût, Mısır 1324-1331/1906-1912, V, 31).
    Zina olayı ise en az dört tane adaletli, hür ve müslüman erkeğin şahitliği ile sabit olur. Bu özel şahit sayısı Kur`an-ı Kerim`in şu ayetleriyle sabittir: "İffetli kadınlara zina isnad edip de sonra bu iddialarını doğrulayacak dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun" (en-Nûr, 24/4; bk. En-Nûr, 24/13; en-Nisâ`, 4/15). Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: "Ya dört şahit getirirsin, ya da senin sırtına had cezası gerekir" (ez-Zeyla, Nasbu`r-Râye, III, 306).
    Çoğunluk fakîhlere göre diğer had cezaları ve kısasta ise iki erkeğin şahitliği gerekir. Bu konuda kadınların şahitliği erkeklerle birlikte veya tek başlarına kabul edilmez (bk. el-Bakara, 2/282). Zâhirilere göre ise had cezalarında kadın şahit birden fazla olması şartıyla bir erkekle birlikte olunca kabul edilir. Delil, iki erkek şahitten söz eden "Eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve şahitliklerinden razı olacağınız iki kadın yeterlidir" ayetinin açık anlamıdır (el-Bakara, 2/282).






+ Yorum Gönder