Konusunu Oylayın.: Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?
  1. 13.Ocak.2015, 18:57
    1
    Akif
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104693
    Mesaj Sayısı: 408
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 15
    Bulunduğu yer: Bursa

    Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?






    Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ? Mumsema Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?

    cevaplayın


  2. 16.Ocak.2015, 17:22
    2
    prokado
    (Cezalı)

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2014
    Üye No: 104438
    Mesaj Sayısı: 178
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 20

    Cevap: Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?




    ALINTI__

    ALLAH’a nasıl şükredilir?

    Evliyanın en büyüklerinden Seyyid Abdullah-ı Şemdini “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün bazı dostları;
    - Efendim, Allahü teâlâya nasıl şükredebiliriz? diye sordular.

    Cevabında;
    - Allahü teâlâya şükretmek, Onun Peygamberinin getirdiği yola uymakla olur, buyurdu.

    Sordular:
    - Yani İslamiyet’e uymakla mı efendim?
    - Evet. Bu yola, yani İslamiyet’e uymayan, bunun dışında kalan hiçbir şükrü, hiçbir ibadeti, Allahü teâlâ kabul etmez, beğenmez.

    Ve izah etti:
    - Çünkü insanların iyi, güzel sandıkları çok şey vardır ki, İslamiyet, bunları beğenmemekte, çirkin olduklarını bildirmektedir.

    Şöyle özetledi:
    - Demek ki, aklı olan kimselerin, Allahü teâlâya şükretmek, ibadet yapmak için Muhammed aleyhisselama uymaları lazımdır.


    "ALLAH'A HAKKIYLA NASIL ŞÜKREDİLİR ?
    Allah, Hz.Musa'ya Şöyle Vahyetmiştir. ''Ey Musa, Bana, Hakkıyla Şükret!
    Hz.Musa, ''Rabbim ! Buna Kim Güç Yetirebilir ki,
    Allah ''Musa Nimeti Benden Bilince Bana HAKKIYLA ŞÜRETMİŞ olursun.'' demiştir.
    ''Çünkü şükür, nimette in'âmı (nimet verme fiilini ve onu vereni) görmek demektir.'' (Mesnevi-i Nuriye) şekilinde geçer.

    Nimetleri bize vereni hatırlayalım.


  3. 16.Ocak.2015, 17:22
    2
    (Cezalı)



    ALINTI__

    ALLAH’a nasıl şükredilir?

    Evliyanın en büyüklerinden Seyyid Abdullah-ı Şemdini “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün bazı dostları;
    - Efendim, Allahü teâlâya nasıl şükredebiliriz? diye sordular.

    Cevabında;
    - Allahü teâlâya şükretmek, Onun Peygamberinin getirdiği yola uymakla olur, buyurdu.

    Sordular:
    - Yani İslamiyet’e uymakla mı efendim?
    - Evet. Bu yola, yani İslamiyet’e uymayan, bunun dışında kalan hiçbir şükrü, hiçbir ibadeti, Allahü teâlâ kabul etmez, beğenmez.

    Ve izah etti:
    - Çünkü insanların iyi, güzel sandıkları çok şey vardır ki, İslamiyet, bunları beğenmemekte, çirkin olduklarını bildirmektedir.

    Şöyle özetledi:
    - Demek ki, aklı olan kimselerin, Allahü teâlâya şükretmek, ibadet yapmak için Muhammed aleyhisselama uymaları lazımdır.


    "ALLAH'A HAKKIYLA NASIL ŞÜKREDİLİR ?
    Allah, Hz.Musa'ya Şöyle Vahyetmiştir. ''Ey Musa, Bana, Hakkıyla Şükret!
    Hz.Musa, ''Rabbim ! Buna Kim Güç Yetirebilir ki,
    Allah ''Musa Nimeti Benden Bilince Bana HAKKIYLA ŞÜRETMİŞ olursun.'' demiştir.
    ''Çünkü şükür, nimette in'âmı (nimet verme fiilini ve onu vereni) görmek demektir.'' (Mesnevi-i Nuriye) şekilinde geçer.

    Nimetleri bize vereni hatırlayalım.


  4. 16.Ocak.2015, 18:58
    3
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?

    Şükrün Çeşitleri‏

    Şükür üç kısımdır:

    Birincisi: Dil ile yapılan şükür ki, her işimizde Allah-u Zülcelal'e
    şükretmektir. Böyle yaparsak Allah-u Zülcelal, bize olan nimetini
    fazlalaştırır.

    İkincisi: Bütün âzâlarımızla yapılan şükür ki, el, ayak, göz, kulak ile
    yaptığımız şükürdür. İnsanın zahiri beş âzâsı, batınına bağlıdır.

    Bunların zahirleri kötülükten men edilirse, batınları açılır, eğer bunun
    zıddı yapılırsa açılmaz; bilakis kapanır. Mesela zahir kulağı kötülüklerden
    men edilmeyince, tevekkül kulağı açılıp, işitici olamaz.

    Dil de dinimize muhalif nesnelerden men edilmeyince, insanın gönlü de
    açılıp, Hakkın hikmet ve marifetini söyleyici olmaz.

    Eller de, dinimizin ruhsat vermediği yerlerden uzak durmadıkça, bâtın eli
    feth olup, Hazine-i İlahiye'ye yetişmez. Ayaklar da dinimize muhalif
    yerlerden ve heva-i nefsten men olmayınca, batın ayağı hasıl olmadığı gibi…

    Üçüncüsü: Gönül (kalp) ile yapılan şükür ki, rızık nereden gelirse
    gelsin, onun vericisi ve yaratıcısı Allah olduğuna inanmaktır. Kişiler
    aracıdır, sebeptir. Gönül (kalp) ile olan şükür de tevekkül esastır.
    Tevekkül sahibi olan kimseler, Allah-u Zülcelal'e işlerini havale eder ve
    bilirler ki, her halükarda rızkı veren Allah'tır. Gönlün bir şükrü de,
    Allah-u Zülcelal'in gayrısına katiyyen meyletmemektir. Allah-u Zülcelal'in
    muhabbetiyle devamlı mest olmasıdır.

    Göze buyrulan ibadet, Allah-u Zülcelal'in haram kıldığı şeylere
    bakmamaktır. Kimsenin ayıbını görmemektir. Kişi, bütün ayıpların kendisinde
    olduğunu düşünmeli, başkalarına kötü nazarla bakmamalıdır. Kimsenin hakkında
    casusluk ve gıybet etmemelidir. İşte bunun gibi, göze taalluk eden ne varsa,
    o yasakların cümlesini işlemek haramdır.

    Allah, insan vücudunda her hangi bir organı, hangi görev için yaratmışsa,
    onu o görevde kullanmak şükürdür. Böylece zahiri azaların hepsinin
    şükürlerini yerli yerine getirdikten sonra, kendimizce riyalanmaya ve
    tekebbüre ne lüzum var! İnsanın, kendini halka iyi göstermek için gayret
    etmesi, ne kadar lüzumsuz ve fuzulidir.

    Söylendiği üzere yaşamak suretiyle, Allah-u Zülcelal'in rahmet ve
    bereketini talep etmeye ve rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Yoksa şu
    zamanda, insanın maneviyatı, yok olup gidiyor ve ebed-i saadetin dünyanın
    kazanılması çok zorlaşıyor. Bütün gayretimizi verirsek ancak, az bir
    miktarını kazanabileceğiz.

    Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve
    hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin...


  5. 16.Ocak.2015, 18:58
    3
    Üye
    Şükrün Çeşitleri‏

    Şükür üç kısımdır:

    Birincisi: Dil ile yapılan şükür ki, her işimizde Allah-u Zülcelal'e
    şükretmektir. Böyle yaparsak Allah-u Zülcelal, bize olan nimetini
    fazlalaştırır.

    İkincisi: Bütün âzâlarımızla yapılan şükür ki, el, ayak, göz, kulak ile
    yaptığımız şükürdür. İnsanın zahiri beş âzâsı, batınına bağlıdır.

    Bunların zahirleri kötülükten men edilirse, batınları açılır, eğer bunun
    zıddı yapılırsa açılmaz; bilakis kapanır. Mesela zahir kulağı kötülüklerden
    men edilmeyince, tevekkül kulağı açılıp, işitici olamaz.

    Dil de dinimize muhalif nesnelerden men edilmeyince, insanın gönlü de
    açılıp, Hakkın hikmet ve marifetini söyleyici olmaz.

    Eller de, dinimizin ruhsat vermediği yerlerden uzak durmadıkça, bâtın eli
    feth olup, Hazine-i İlahiye'ye yetişmez. Ayaklar da dinimize muhalif
    yerlerden ve heva-i nefsten men olmayınca, batın ayağı hasıl olmadığı gibi…

    Üçüncüsü: Gönül (kalp) ile yapılan şükür ki, rızık nereden gelirse
    gelsin, onun vericisi ve yaratıcısı Allah olduğuna inanmaktır. Kişiler
    aracıdır, sebeptir. Gönül (kalp) ile olan şükür de tevekkül esastır.
    Tevekkül sahibi olan kimseler, Allah-u Zülcelal'e işlerini havale eder ve
    bilirler ki, her halükarda rızkı veren Allah'tır. Gönlün bir şükrü de,
    Allah-u Zülcelal'in gayrısına katiyyen meyletmemektir. Allah-u Zülcelal'in
    muhabbetiyle devamlı mest olmasıdır.

    Göze buyrulan ibadet, Allah-u Zülcelal'in haram kıldığı şeylere
    bakmamaktır. Kimsenin ayıbını görmemektir. Kişi, bütün ayıpların kendisinde
    olduğunu düşünmeli, başkalarına kötü nazarla bakmamalıdır. Kimsenin hakkında
    casusluk ve gıybet etmemelidir. İşte bunun gibi, göze taalluk eden ne varsa,
    o yasakların cümlesini işlemek haramdır.

    Allah, insan vücudunda her hangi bir organı, hangi görev için yaratmışsa,
    onu o görevde kullanmak şükürdür. Böylece zahiri azaların hepsinin
    şükürlerini yerli yerine getirdikten sonra, kendimizce riyalanmaya ve
    tekebbüre ne lüzum var! İnsanın, kendini halka iyi göstermek için gayret
    etmesi, ne kadar lüzumsuz ve fuzulidir.

    Söylendiği üzere yaşamak suretiyle, Allah-u Zülcelal'in rahmet ve
    bereketini talep etmeye ve rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Yoksa şu
    zamanda, insanın maneviyatı, yok olup gidiyor ve ebed-i saadetin dünyanın
    kazanılması çok zorlaşıyor. Bütün gayretimizi verirsek ancak, az bir
    miktarını kazanabileceğiz.

    Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve
    hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin...


  6. 17.Ocak.2015, 09:12
    4
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: Allah'a en iyi şekilde nasıl şükredebilirim ? Hamdedebilirim ?

    Zikir ,tesbihle yakinlasirsin,iyi insan olmaya çalışmakla (ahlaki Muhammediyeyi yani peygamber ahlakını üzerine giyinmekle ) sana verdiklerinin farkında olmakla tevazu sahibi olmakla herseyde ve herzaman Ona muhtaç olduğunu bilmekle de , dilinle çektiğin zikiri yaşamaya başlarsın hamdin de artar


  7. 17.Ocak.2015, 09:12
    4
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Zikir ,tesbihle yakinlasirsin,iyi insan olmaya çalışmakla (ahlaki Muhammediyeyi yani peygamber ahlakını üzerine giyinmekle ) sana verdiklerinin farkında olmakla tevazu sahibi olmakla herseyde ve herzaman Ona muhtaç olduğunu bilmekle de , dilinle çektiğin zikiri yaşamaya başlarsın hamdin de artar





+ Yorum Gönder