Konusunu Oylayın.: Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre
  1. 13.Aralık.2014, 21:34
    1
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre






    Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre Mumsema Uğursuzluğu Sürekli Olan Çarşamba Günü

    Allahü Te'âlâ

    İnnâ erselnâ aleyhim rîhan sarsaren fî yevmi nahsin mustemirr.(Kamer suresi 19.ayet)

    Muhakkak ki Biz, onların üzerine uğursuzluğu (felâketleri), gün boyu devam eden sarsaran rüzgârı (çok şiddetli, uğultulu ve çok soğuk bir kasırga) gönderdik.

    ayeti celilesinde belli bir günden bahsetmekte ve bugünün uuğursuzluğunun sürekli olduğunu belirtmektedir.

    Şimdi " bu hangi gündür" diye soracak olursanız tabi ki bu konuda hadislere ve tefsirlere müracat etmeden bir şey söylememiz mümkün değildir.

    Suyûti ve İbni Kesir dahil tüm hadis hafızları nın kendilerinden hadis nakletdiği; Taberânî İbnü'l-Münzir ve İbni Merdûyeh gibi büyük muhaddislerin,
    iki farklı kanalla Câbir ibni Abdillah (r.a) dan,yine ayrı senetle Hz.Ali (r.a) dan Âişe ile Enes (r.a) dan rivayet ettikleri bir hadiste Rasûlüllâh (s.a.v)
    şöyle buyurmuştur:

    "Çarşamba günü uğursuzluğu sürekli olan bir gündür."

    Bu hadisi şerfin mevzû olduğunu söyleyenler asla isabet etmemişlerdir.Nitekim iki sonraki babta bu konu işlenecektir.

    İbni Ebî Hâtim in Zirr İbni Hubeyş (r.a) dan yaptığı tahriçte buna şahittir.

    Beğavi,Kurtubi,Beyzâvi,Nesefi,Hâzin ve Mazharî (Rahimehumüllâh) gibi sayısız birçok müfessir,kimi Zeccac (r.a) dan kimi ise İbni Abbas (r.a) dan naklen;
    bu günden maksadın çarşamba olduğuna dair görüş birliği zikretmişlerdir.

    Çarşamba Gününün Uğursuzluğunun Safer Ayına Mahsus Olup Olmadığı

    Eğer birisi "Bu,sadece safer ayında mıdır? Yoksa her ayda mıdır? Her Çarşamba mıdır? Yoksa her ayda bir çarşamba mıdır? " diye soracak olursa
    buna şöyle cevap verebiliriz

    1-Bu safer ayına mahsus olmayıp,her ay söz konusudur.

    2-Hangi Çarşamba olduğu hususunda ise iki görüş vardır:

    a) Bu konudaki hadisi şeriflerin ekserisi genel olduğundan her çarşamba günü bu durum söz konusudur.

    b) İbni Abbas (r.a) dan rivayet edilen:"Ay içersinde bulunan son çarşamba uğursuzluğu süregelen bir gündür." hadisi şeriften anlaşıldığına göre
    ise,bu uğursuzluk her ayın son çarşambasına mahsustur.

    Ayın Son Çarşambasının Uğursuz Olduğunu Belirten Hadisi Şerifin Mevzû (Uydurma) Olmadığı

    Süyûtî,Azîzî ve İbni Arrâk (Rahimehumüllâh) ın beyanlarına göre; İbni Cevzi (Rahimehumüllâh) ın," Hadisin râvileri içersinde Mesleme İbni Salt
    vardır ki,bu zatın hadisi alınmaz" şeklindeki itirazı yerinde değildir.

    Zira bu zatı yalanla itham eden hiçbir kimse yoktur.Bilakis İbni Hibban (Rahimehumüllâh) onu sika (rivayetine güvenilen biri) olarak zikretmiş,
    Ahmed İbni Hanbel (Rahimehumüllâh) gibi bir müctehid de kendisinden hadis rivayet etmiştir.

    Zaten hadisi şerifin geliş yolu tek olmayıp,İmâm-ı Tuyûrî (Rahimehumüllâh) da başka bir yoldan hadisi şerifi nakletmiştir. Alkâmi (Rahimehumüllâh) da
    "Mevzû hadisler hakkında meşâyihımızın sözlerinin özetine bakılırsa bu hadisi şerif mevzû (uydurma) değildir." demiştir.

    Zaten hadis âlimleri demişlerdir ki: " İbni Cevzî bir hadise mevzu demesine itibar edilmez"

    Zira İmâm-ı Süyûtî ve İbni Arrâk (Rahimehumüllâh) ın beyanlarına göre İbni Cevzi nin itiraz etdiği Câbir (r.a) dan gelen tarik dışında İbni Merdûyeh
    bu hadisi şerifi iki ayrı tarikle Hz.Ali (r.a) dan,başka bir tarikle Âişe (r.a) dan, diğer bir tarikle de Enes (r.a) dan rivayet etmiştir.

    Ayrıca İmâm-ı Süyûtî (Rahimehumüllâh) "el-Câmi'u's-sağir " isimli eserinin başında,Gümüşhânevi (Kuddise Sirruhû) da "Râmûzu'l-ehadîs" isimli
    şâheserinin bidâyetinde; kitaplarında uydurma bir rivayete yer vermeyeceklerine dair bizi temin etmişlerdir.(bize güvence vermişler)

    Cüzzam ve Alaca Hastalıklarının Ancak Çarşamba Günü Belirdiği

    İbni Ömer (r.a) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Râsûlüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

    Çarşamba günü kan aldırmaktan sakının Zira o gün Eyyûb (Aleyhisselam) ın musibete çarptırıldığı gündür.

    Cüzzam ve alaca hastalığıda ancak çarşamba günü meydana çıkar.
    Bu hadisi şeriften anlaşıldığına göre çarşamba günü hakkındaki
    nuhûset (uğursuzluk) özel bir çarşambaya mahsus olmayıp,her çarşamba hakkında umûmîdir.

    Çarşamba ve Cumartesi Günleri Kan Aldırmak

    Ebû Hureyre (r.a) dan rivayet edilen hadisi şerifte Rasûlüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

    "Her kim çarşamba ya da cumartesi günü kan aldırır da cesedinde bir alaca hastalığı görürse kendisinden başkasını tenkit etmesin."

    Çarşamba Günü Kan Aldırmayı Nehyeden Hadisin Zayıf Olduğu Zannıyla Hareket Edenlerin Başına Gelenler

    Büyük Muhaddis Deylemî (Rahimehumüllâh) nakline göre; Ebû Cafer en-Nîsâbûrî (Rahimehumüllâh) şöyle anlatmıştır:

    "Bir gün ben, "Hadis sahih değil " diyerek çarşamba günü kan aldırdım.Fakat vücuduma alaca hastalığı isabet etti.

    Sonra mânâ âleminde Rasûlüllâh (s.a.v) i gördüm,durumumu kendisine şikayet edince bana:

    "Sen benim bu husustaki yasağımı duymamış mıydın?! Bir daha (Sahih değil diyerek) benim hadisimi hafife almaktan sakın! buyurdu."

    Çarşamba Günü Tırnak Kesmeyi Nehyeden Hadisin Zayıf Olduğu Zannıyla Hareket Edenlerin Başına Gelenler

    Geride zikredilen kıssaya benzer bir hadise de İbnü'l-Hâc (Rahimehumüllâh) nâmındaki takva sahibi bir âlimin başına gelmiştir.

    Şöyleki o:

    "Çarşamba günü tırnak kesmenin alaca hastalığına sebebiyet vereceği" hususunda bir hadisi şerif işitmiş,fakat bir çarşamba günü
    fırsat bulduğunda,mekruh olduğuna dair bildiği hadisle amel etmeyi terk ederek:

    "Hazır vakit bulmuşken sünneti yerine getireyim" diye tırnaklarını kesmiş ve alaca hastalığına tutulmuş.

    Bunun üzerine Rasûlüllâh (s.a.v) i mânâ âleminde görünce O'nun: " sen benim yasakladığımı duymamış mıydın?!" sitemiyle karşılaşmış

    Buna karşı: "Yâ Rasûlüllâh ! Bence bu hadis sahih olmadığından amel etme lüzumu hissetmedim" diye cevap verince,Rasûlüllâh (s.a.v)

    "Sana benden gelen bir rivayeti işitmen yeterliydi" buyurmuşlar,sonra mübarek elini onun bedenine sürmesi bereketiyle alaca hastalığı tümüyle
    zâil olmuş.

    O zaman İbnü'l-Hâc (Rahimehumüllâh) "Rasûlüllâh (s.a.v) den duymuş olduğum bir rivayete bundan sonra ebediyyen muhâlif davranmayacağım
    diye Allahü Te''âlâ ya tevbe tazeledim" demiştir."

    Bütün Kavimlerin Azabının Çarşamba Günü Gerçekleştiği

    Enes (r.a) dan rivayete göre:Bir kere Rasûlüllâh (s.a.v) e günler hakkında soru sorulurken çarşambadan konu açıldığında:

    "Uğurszu gün" buyurmuş sebebi sorulunca da: "Allahü Te'ala Firavun'u ve kavmini o günde boğdu,Âd ve Semud kavimlerini de o gün helâk etti." buyurmuştur.

    Demek ki sadece Âd kavmi değil,Firavun ve hânedânı,Semud Kavmi gibi birçok kavmin helâki de çarşamba günü vâki olmuş,hatta İbni Abbâs (r.a)

    nın beyanına göre:"Hiçbir kavme çarşamba günü dışında azap edilmemiştir."

    Ebû Hureyre (r.a) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur:

    "Çarşamba günü,kendisinde çocukların ihtiyar olacağı,yanılgısı pek yakın olan uğursuz bir gündür.Allâh Âd Kavmi üzerine rüzgarı o gün salmıştır.

    Firavun o gün doğmuştur, rablik iddiasına o gün kalkışmıştır.ve Allâhu Te'âlâ onu o gün helak etmiştir.

    Süyûtî ve İbni Arrâk (Rahimehumüllâh), İbni Cevzî'nin bu hadise mevzû demesine itiraz etmişler ve Temmam (r.a) ın,bunu "Fevâid" isimli eserinde
    nakletdiğini,ayrıca Ebû Ya'la,Heysemi ve İbni Hacer (Rahimehumüllâh) ın da buna benzer rivayetler zikrettiklerini söylemişlerdir.

    Bazı âlimler şöyle demişlerdir: "Allahu Te'âlâ çarşamba günü yedi kâfir kavmi,yedi şeyle helâk etmiştir;"Avc ibni Unk'u Hüdhüd'le,Kârun'u yere batırmakla,
    Firavun ve hânedânını denizle,Nemrud'u sivrisinekle,Lût Kavmi'ni taşla,Âd'ın oğlu Şeddad'ı Cebrâil (a.s) ın sayhasıyla,Âd Kavmi ni de şiddetli rüzgarla helak etmiştir.

    Çarşamba Günü Alışveriş

    İbni Abbas (r.a) dan, hafta günleri hakkında rivayet edilen bir eserde:

    Pazar günü ekim yapma ve bina yapma günüdür.
    Pazatesi günü yolculuk günüdür.
    Salı günü kan aldırma günüdür.
    Çarşamba günü,alınır,satılmaz. Diğer bir rivayet ise:Alışveriş (te bereket) yoktur.
    Perşembe günü sultanın yanına girme (resmi işlere başvurma) günüdür.
    Cuma günü:Evlendirme ve cimâ günüdür.buyrulmuştur.

    Şu bilinmelidir ki bu gibi rivayetler, o gün yapılacak alışverişin haram veya mekruh olduğu gibi fıkhî hükümler ortaya koymaz.

    Ancak hayatları boyunca,hayır ve bereket arayanların hâdisi şerifleri göz önünde bulundurarak hareket etmelerinde fayda vardır.

    İmâmı Münâvî (Rahimehumüllâh) şöyle demiştir: Hâfız Dimyâtî (Rahimehumüllâh) ın el yazısıyla Hz.Ali (r.a) a nispet edilen şu beyitlere vâkıf oldum:

    "Gerçekten cumartesi ne güzel gündür,Dilersen avlanmak için hiç şüphesiz"

    Pazar günü bina için çok uygundur çünkü onda,Gerçekten Allâh başlamıştır gökleri yaratmaya.

    Pazartesi günü yolculuğa çıkarsan,Kârla ve zenginlikle dönersin.

    Salı günü kan aldırmak istersen,Onun saatlerinde kan aldırmak uygundur.

    Eğer bir kimse bir gün bir ilaç içecekse,O iş için çarşamba günü en güzel gün.

    Perşembe gününde ihtiyaçlar görülür,Şüphesiz Allâh onların görülmesine müsâade eder.

    Cumalarda nikâh ve düğün, bir de Kadınların lezzetleri bulunur erkeklerle.

    İşte bu ilmi kimse bilemez ancak peygamber, Ya da enbiyânın vasîsi olan biri bilebilir."

    Çarşamba Günü Yolculuğa Çıkmamak

    Âişe (r.a) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasûlüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

    "Ümmetim (zorlanacağı için) kerih görecek olmasaydı,elbette onlara çarşamba günü yola çıkmamalarını emrederdim.

    Çıkış için günlerin bana en sevgilisi ise perşembe günüdür."


    Çarşamba Günü Hasta Ziyareti

    Bazıları çarşamba günü hasta ziyaretini kerih görmüş ve "Çarşamba günü hangi hastayı ziyaret ettiysek mutlaka perşembe günü onu gömdük" demişlerdir.

    İbni Âbidin (Rahimehumüllâh) ın beyanına göre; hasta bu ziyaretten uğursuzluk duyacak ve bu yüzden kendisine (moral bozukluğu gibi) bir zarar gelecekse,
    o gün hasta ziyareti yapmamak lazımdır.

    Çarşamba Gününün Herkes Hakkında Uğursuz Olmadığı

    Halimi (Rahimehumüllâh) şöyle demiştir: "Çarşamba günü bozgunculara uğursuzdur,İyiliğe çalışanlara değil.Câbir (r.a) dan:Rasûlüllâh (s.a.v)
    Fetih Mescidi'nde,kâfir ordularına karşı pazartesi,salı ve çarşamba günleri bedduada bulundu.Çarşamba günü iki namaz arasında (ilkindiye yakın)
    duası kabul oldu.

    Ben de ne zaman öfkemi mûcip bir hadiseyle karşılaşsam,mutlaka o saati kollarım,dua yapar yapmaz kabul eserini anlarım. şeklinde nakledilen
    meşhur sözünden anlaşıldığına göre; çarşamba gününün zâlimler hakkında uğursuzluğu ve Rasûlüllâh (s.a.v) in kâfirlere yaptığı beddua kabul olunduğu gibi
    mazlumların da zâlimlere yapacağı bedduanın o gün kabul göreceği kesindir.

    Nitekim Câbir (r.a) ın kendisini kızdıran bir şeyden bahsetmesi,mazlum konumundayken yaptığı beddualara işarettir."

    Halimi gibi huccet bir âlimin bu beyanından anlaşıldığına göre:bu hadisi şerif onun nezdinde mevzu kabul edilmeyip aslı olan hadisi şeriflerden addedilmiştir.

    Bu rivayetlerden anlaşıldığına göre genel manada her çarşamba günü hakkında bu hayırsızlık söz konusudur.Ama bu,zikir ve dua ile meşgul olanlar için hayra dönüşebilir.
    Fakat zalimler için o gün büyük bir azap kaçınılmazdır.

    Bu yüzden Rasûlüllâh (s.a.v) in Hendek'te bulunan Fetih Mescidi'nde müşriklere yaptığı beddua çarşamba günü öğle-ilkindi arası kabule mazhar olmuş ve büyük bir
    fırtına çıkarak kâfirlerin orduları târ-u mâr olmuştur.

    Demek ki Hûd (a.s) ve müminler hakkında kurtuluş günü olan çarşamba günü kâfirlere pek uğursuz geldiği gibi,Rasûlüllâh (s.a.v) e karşı gelen ahzâba da uğursuzluğunu
    göstermiştir.

    Böylece anlaşılmıştır ki mazlumlardan beddua alan zalimlere,çarşamba gününün başlangıcından zeval vaktine kadar mühlet verilse de,o saatten sonra tevbe etmeyenler
    hakkında uğursuzluk açığa çıkacaktır.

    Halimi (Rahimehullâh) "el-Minhac" isimli eserinde Beyhaki (Rahimehullâh) da "Şu'abu'l- iman" da çarşamba günü zeval vaktinden sonra duanın kabul olacağını zikretmişlerdir.

    Dolayısıyla dua ve zikirle yapılan amellerde bir hayırsızlık ve uğursuzluk söz konusu olmadığından,çarşamba günü bu gibi işlerin yapılması teşvik edilmiştir.

    Nûrun Çarşamba Günü Yaratıldığı

    Bu rivayetlere mukabil:

    "Çarşamba günü başlayan bir şey mutlaka tamama erer." şeklinde dillerde dolaşan rivayetin hadis olarak aslı yoktur.

    Çarşamba Günü Ağaç Dikmek

    Câbir (r.a) dan rivayet edilen: " Her kim Bâ'is ve Vâris (ölüleri diriltecek ve herşeyden sonraya kalacak ) olan Allâh'ı tesbih ederim" diyerek
    çarşamba günü ağaç dikerse o ağaç kendisine bol meyva verir." hadisi şerifinden dolayı bazıları çarşamba günü ağaç dikmeyi iyi görmüşlerdir.

    Ay İçersinde İhtiyatlı Olunması Gereken Yedi Gün

    Üstadımızın Üstadı Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû) "Fethu'l-Melikil-Mecid el-Müellef li nefil-abid " isimli eşsiz eserinde
    sakınılması gereken yedi günler hakkında şu izâhâti yapmıştır.

    Ârif kimseler bazı uğursuz günlerde yolculuğa çıkmaktan sakınırlar ki,bunlarda ihtiyatlı olma hususû sünnette de vârid olmuştur."es-Se'iyyât" kitabında
    bu rivâyet sabit olmuştur.

    Ulemâ o günlerde alışveriş yapmaktan,yeni elbise yâhut hil'at giymekten,evlenmekten,ağaç dikmekten,kuyu kazmaktan,bina yapmaktan,ve
    devlet dairelerinde yöneticilerle karşı karşıya gelmekten sakınmışlardır.

    Nitekim Hz.Süleyman (a.s) ın "Rîh-i Ahmer" olarak karşısına çıkan mahluktan sorup öğrendiği yedi uğursuz rüzgar bu uğursuz günlerde esmektedir.
    Bazı ulemâ bu günleri şu nazımda cem etmişlerdir:

    "Günler içersinde tam yedi günden sakın,Onlarda ne alışveriş ne de yolculuk yapma

    Sakın yeni bir elbise ve hilat giyme, Bir kadınla evlenme, bir ağaç ta dikme.

    Sakın bir kuyu kazma, bir ev de bina etme,Sultanla karşılaşmaktan ise aman iyice sakın.

    (Gökteki ayın her) üçü,beşi ve on üçü,Bunların ardından da on altısı gelir.

    Sakınmayı unutma yirmibirinde de Yirmi dört ve peşine gelen yirmi beşde böylece.

    Her ayın son çarşambasının terkine gelince,Yaygın ve meşhur olan nas vârid oldu böylece.

    (Böyle yaparsan) yaşadığın müddetçe dertlerden korunursun,Çünkü bunlar Âd Kavmi'nin günleri gibi,hiç bir hayır bırakmazlar."

    Dolaysıyla ârifler ayın,3,5,13,16,21,24,25 ve son çarşamba günlerinde eğlence,oyun ve harp gibi şeylerden sakınmalıdırlar.



    Kaynak:Resâil-i Ahmediyye / Arifan yayınları


  2. 13.Aralık.2014, 21:34
    1
    Kıdemli Üye



    Uğursuzluğu Sürekli Olan Çarşamba Günü

    Allahü Te'âlâ

    İnnâ erselnâ aleyhim rîhan sarsaren fî yevmi nahsin mustemirr.(Kamer suresi 19.ayet)

    Muhakkak ki Biz, onların üzerine uğursuzluğu (felâketleri), gün boyu devam eden sarsaran rüzgârı (çok şiddetli, uğultulu ve çok soğuk bir kasırga) gönderdik.

    ayeti celilesinde belli bir günden bahsetmekte ve bugünün uuğursuzluğunun sürekli olduğunu belirtmektedir.

    Şimdi " bu hangi gündür" diye soracak olursanız tabi ki bu konuda hadislere ve tefsirlere müracat etmeden bir şey söylememiz mümkün değildir.

    Suyûti ve İbni Kesir dahil tüm hadis hafızları nın kendilerinden hadis nakletdiği; Taberânî İbnü'l-Münzir ve İbni Merdûyeh gibi büyük muhaddislerin,
    iki farklı kanalla Câbir ibni Abdillah (r.a) dan,yine ayrı senetle Hz.Ali (r.a) dan Âişe ile Enes (r.a) dan rivayet ettikleri bir hadiste Rasûlüllâh (s.a.v)
    şöyle buyurmuştur:

    "Çarşamba günü uğursuzluğu sürekli olan bir gündür."

    Bu hadisi şerfin mevzû olduğunu söyleyenler asla isabet etmemişlerdir.Nitekim iki sonraki babta bu konu işlenecektir.

    İbni Ebî Hâtim in Zirr İbni Hubeyş (r.a) dan yaptığı tahriçte buna şahittir.

    Beğavi,Kurtubi,Beyzâvi,Nesefi,Hâzin ve Mazharî (Rahimehumüllâh) gibi sayısız birçok müfessir,kimi Zeccac (r.a) dan kimi ise İbni Abbas (r.a) dan naklen;
    bu günden maksadın çarşamba olduğuna dair görüş birliği zikretmişlerdir.

    Çarşamba Gününün Uğursuzluğunun Safer Ayına Mahsus Olup Olmadığı

    Eğer birisi "Bu,sadece safer ayında mıdır? Yoksa her ayda mıdır? Her Çarşamba mıdır? Yoksa her ayda bir çarşamba mıdır? " diye soracak olursa
    buna şöyle cevap verebiliriz

    1-Bu safer ayına mahsus olmayıp,her ay söz konusudur.

    2-Hangi Çarşamba olduğu hususunda ise iki görüş vardır:

    a) Bu konudaki hadisi şeriflerin ekserisi genel olduğundan her çarşamba günü bu durum söz konusudur.

    b) İbni Abbas (r.a) dan rivayet edilen:"Ay içersinde bulunan son çarşamba uğursuzluğu süregelen bir gündür." hadisi şeriften anlaşıldığına göre
    ise,bu uğursuzluk her ayın son çarşambasına mahsustur.

    Ayın Son Çarşambasının Uğursuz Olduğunu Belirten Hadisi Şerifin Mevzû (Uydurma) Olmadığı

    Süyûtî,Azîzî ve İbni Arrâk (Rahimehumüllâh) ın beyanlarına göre; İbni Cevzi (Rahimehumüllâh) ın," Hadisin râvileri içersinde Mesleme İbni Salt
    vardır ki,bu zatın hadisi alınmaz" şeklindeki itirazı yerinde değildir.

    Zira bu zatı yalanla itham eden hiçbir kimse yoktur.Bilakis İbni Hibban (Rahimehumüllâh) onu sika (rivayetine güvenilen biri) olarak zikretmiş,
    Ahmed İbni Hanbel (Rahimehumüllâh) gibi bir müctehid de kendisinden hadis rivayet etmiştir.

    Zaten hadisi şerifin geliş yolu tek olmayıp,İmâm-ı Tuyûrî (Rahimehumüllâh) da başka bir yoldan hadisi şerifi nakletmiştir. Alkâmi (Rahimehumüllâh) da
    "Mevzû hadisler hakkında meşâyihımızın sözlerinin özetine bakılırsa bu hadisi şerif mevzû (uydurma) değildir." demiştir.

    Zaten hadis âlimleri demişlerdir ki: " İbni Cevzî bir hadise mevzu demesine itibar edilmez"

    Zira İmâm-ı Süyûtî ve İbni Arrâk (Rahimehumüllâh) ın beyanlarına göre İbni Cevzi nin itiraz etdiği Câbir (r.a) dan gelen tarik dışında İbni Merdûyeh
    bu hadisi şerifi iki ayrı tarikle Hz.Ali (r.a) dan,başka bir tarikle Âişe (r.a) dan, diğer bir tarikle de Enes (r.a) dan rivayet etmiştir.

    Ayrıca İmâm-ı Süyûtî (Rahimehumüllâh) "el-Câmi'u's-sağir " isimli eserinin başında,Gümüşhânevi (Kuddise Sirruhû) da "Râmûzu'l-ehadîs" isimli
    şâheserinin bidâyetinde; kitaplarında uydurma bir rivayete yer vermeyeceklerine dair bizi temin etmişlerdir.(bize güvence vermişler)

    Cüzzam ve Alaca Hastalıklarının Ancak Çarşamba Günü Belirdiği

    İbni Ömer (r.a) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Râsûlüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

    Çarşamba günü kan aldırmaktan sakının Zira o gün Eyyûb (Aleyhisselam) ın musibete çarptırıldığı gündür.

    Cüzzam ve alaca hastalığıda ancak çarşamba günü meydana çıkar.
    Bu hadisi şeriften anlaşıldığına göre çarşamba günü hakkındaki
    nuhûset (uğursuzluk) özel bir çarşambaya mahsus olmayıp,her çarşamba hakkında umûmîdir.

    Çarşamba ve Cumartesi Günleri Kan Aldırmak

    Ebû Hureyre (r.a) dan rivayet edilen hadisi şerifte Rasûlüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

    "Her kim çarşamba ya da cumartesi günü kan aldırır da cesedinde bir alaca hastalığı görürse kendisinden başkasını tenkit etmesin."

    Çarşamba Günü Kan Aldırmayı Nehyeden Hadisin Zayıf Olduğu Zannıyla Hareket Edenlerin Başına Gelenler

    Büyük Muhaddis Deylemî (Rahimehumüllâh) nakline göre; Ebû Cafer en-Nîsâbûrî (Rahimehumüllâh) şöyle anlatmıştır:

    "Bir gün ben, "Hadis sahih değil " diyerek çarşamba günü kan aldırdım.Fakat vücuduma alaca hastalığı isabet etti.

    Sonra mânâ âleminde Rasûlüllâh (s.a.v) i gördüm,durumumu kendisine şikayet edince bana:

    "Sen benim bu husustaki yasağımı duymamış mıydın?! Bir daha (Sahih değil diyerek) benim hadisimi hafife almaktan sakın! buyurdu."

    Çarşamba Günü Tırnak Kesmeyi Nehyeden Hadisin Zayıf Olduğu Zannıyla Hareket Edenlerin Başına Gelenler

    Geride zikredilen kıssaya benzer bir hadise de İbnü'l-Hâc (Rahimehumüllâh) nâmındaki takva sahibi bir âlimin başına gelmiştir.

    Şöyleki o:

    "Çarşamba günü tırnak kesmenin alaca hastalığına sebebiyet vereceği" hususunda bir hadisi şerif işitmiş,fakat bir çarşamba günü
    fırsat bulduğunda,mekruh olduğuna dair bildiği hadisle amel etmeyi terk ederek:

    "Hazır vakit bulmuşken sünneti yerine getireyim" diye tırnaklarını kesmiş ve alaca hastalığına tutulmuş.

    Bunun üzerine Rasûlüllâh (s.a.v) i mânâ âleminde görünce O'nun: " sen benim yasakladığımı duymamış mıydın?!" sitemiyle karşılaşmış

    Buna karşı: "Yâ Rasûlüllâh ! Bence bu hadis sahih olmadığından amel etme lüzumu hissetmedim" diye cevap verince,Rasûlüllâh (s.a.v)

    "Sana benden gelen bir rivayeti işitmen yeterliydi" buyurmuşlar,sonra mübarek elini onun bedenine sürmesi bereketiyle alaca hastalığı tümüyle
    zâil olmuş.

    O zaman İbnü'l-Hâc (Rahimehumüllâh) "Rasûlüllâh (s.a.v) den duymuş olduğum bir rivayete bundan sonra ebediyyen muhâlif davranmayacağım
    diye Allahü Te''âlâ ya tevbe tazeledim" demiştir."

    Bütün Kavimlerin Azabının Çarşamba Günü Gerçekleştiği

    Enes (r.a) dan rivayete göre:Bir kere Rasûlüllâh (s.a.v) e günler hakkında soru sorulurken çarşambadan konu açıldığında:

    "Uğurszu gün" buyurmuş sebebi sorulunca da: "Allahü Te'ala Firavun'u ve kavmini o günde boğdu,Âd ve Semud kavimlerini de o gün helâk etti." buyurmuştur.

    Demek ki sadece Âd kavmi değil,Firavun ve hânedânı,Semud Kavmi gibi birçok kavmin helâki de çarşamba günü vâki olmuş,hatta İbni Abbâs (r.a)

    nın beyanına göre:"Hiçbir kavme çarşamba günü dışında azap edilmemiştir."

    Ebû Hureyre (r.a) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur:

    "Çarşamba günü,kendisinde çocukların ihtiyar olacağı,yanılgısı pek yakın olan uğursuz bir gündür.Allâh Âd Kavmi üzerine rüzgarı o gün salmıştır.

    Firavun o gün doğmuştur, rablik iddiasına o gün kalkışmıştır.ve Allâhu Te'âlâ onu o gün helak etmiştir.

    Süyûtî ve İbni Arrâk (Rahimehumüllâh), İbni Cevzî'nin bu hadise mevzû demesine itiraz etmişler ve Temmam (r.a) ın,bunu "Fevâid" isimli eserinde
    nakletdiğini,ayrıca Ebû Ya'la,Heysemi ve İbni Hacer (Rahimehumüllâh) ın da buna benzer rivayetler zikrettiklerini söylemişlerdir.

    Bazı âlimler şöyle demişlerdir: "Allahu Te'âlâ çarşamba günü yedi kâfir kavmi,yedi şeyle helâk etmiştir;"Avc ibni Unk'u Hüdhüd'le,Kârun'u yere batırmakla,
    Firavun ve hânedânını denizle,Nemrud'u sivrisinekle,Lût Kavmi'ni taşla,Âd'ın oğlu Şeddad'ı Cebrâil (a.s) ın sayhasıyla,Âd Kavmi ni de şiddetli rüzgarla helak etmiştir.

    Çarşamba Günü Alışveriş

    İbni Abbas (r.a) dan, hafta günleri hakkında rivayet edilen bir eserde:

    Pazar günü ekim yapma ve bina yapma günüdür.
    Pazatesi günü yolculuk günüdür.
    Salı günü kan aldırma günüdür.
    Çarşamba günü,alınır,satılmaz. Diğer bir rivayet ise:Alışveriş (te bereket) yoktur.
    Perşembe günü sultanın yanına girme (resmi işlere başvurma) günüdür.
    Cuma günü:Evlendirme ve cimâ günüdür.buyrulmuştur.

    Şu bilinmelidir ki bu gibi rivayetler, o gün yapılacak alışverişin haram veya mekruh olduğu gibi fıkhî hükümler ortaya koymaz.

    Ancak hayatları boyunca,hayır ve bereket arayanların hâdisi şerifleri göz önünde bulundurarak hareket etmelerinde fayda vardır.

    İmâmı Münâvî (Rahimehumüllâh) şöyle demiştir: Hâfız Dimyâtî (Rahimehumüllâh) ın el yazısıyla Hz.Ali (r.a) a nispet edilen şu beyitlere vâkıf oldum:

    "Gerçekten cumartesi ne güzel gündür,Dilersen avlanmak için hiç şüphesiz"

    Pazar günü bina için çok uygundur çünkü onda,Gerçekten Allâh başlamıştır gökleri yaratmaya.

    Pazartesi günü yolculuğa çıkarsan,Kârla ve zenginlikle dönersin.

    Salı günü kan aldırmak istersen,Onun saatlerinde kan aldırmak uygundur.

    Eğer bir kimse bir gün bir ilaç içecekse,O iş için çarşamba günü en güzel gün.

    Perşembe gününde ihtiyaçlar görülür,Şüphesiz Allâh onların görülmesine müsâade eder.

    Cumalarda nikâh ve düğün, bir de Kadınların lezzetleri bulunur erkeklerle.

    İşte bu ilmi kimse bilemez ancak peygamber, Ya da enbiyânın vasîsi olan biri bilebilir."

    Çarşamba Günü Yolculuğa Çıkmamak

    Âişe (r.a) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasûlüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

    "Ümmetim (zorlanacağı için) kerih görecek olmasaydı,elbette onlara çarşamba günü yola çıkmamalarını emrederdim.

    Çıkış için günlerin bana en sevgilisi ise perşembe günüdür."


    Çarşamba Günü Hasta Ziyareti

    Bazıları çarşamba günü hasta ziyaretini kerih görmüş ve "Çarşamba günü hangi hastayı ziyaret ettiysek mutlaka perşembe günü onu gömdük" demişlerdir.

    İbni Âbidin (Rahimehumüllâh) ın beyanına göre; hasta bu ziyaretten uğursuzluk duyacak ve bu yüzden kendisine (moral bozukluğu gibi) bir zarar gelecekse,
    o gün hasta ziyareti yapmamak lazımdır.

    Çarşamba Gününün Herkes Hakkında Uğursuz Olmadığı

    Halimi (Rahimehumüllâh) şöyle demiştir: "Çarşamba günü bozgunculara uğursuzdur,İyiliğe çalışanlara değil.Câbir (r.a) dan:Rasûlüllâh (s.a.v)
    Fetih Mescidi'nde,kâfir ordularına karşı pazartesi,salı ve çarşamba günleri bedduada bulundu.Çarşamba günü iki namaz arasında (ilkindiye yakın)
    duası kabul oldu.

    Ben de ne zaman öfkemi mûcip bir hadiseyle karşılaşsam,mutlaka o saati kollarım,dua yapar yapmaz kabul eserini anlarım. şeklinde nakledilen
    meşhur sözünden anlaşıldığına göre; çarşamba gününün zâlimler hakkında uğursuzluğu ve Rasûlüllâh (s.a.v) in kâfirlere yaptığı beddua kabul olunduğu gibi
    mazlumların da zâlimlere yapacağı bedduanın o gün kabul göreceği kesindir.

    Nitekim Câbir (r.a) ın kendisini kızdıran bir şeyden bahsetmesi,mazlum konumundayken yaptığı beddualara işarettir."

    Halimi gibi huccet bir âlimin bu beyanından anlaşıldığına göre:bu hadisi şerif onun nezdinde mevzu kabul edilmeyip aslı olan hadisi şeriflerden addedilmiştir.

    Bu rivayetlerden anlaşıldığına göre genel manada her çarşamba günü hakkında bu hayırsızlık söz konusudur.Ama bu,zikir ve dua ile meşgul olanlar için hayra dönüşebilir.
    Fakat zalimler için o gün büyük bir azap kaçınılmazdır.

    Bu yüzden Rasûlüllâh (s.a.v) in Hendek'te bulunan Fetih Mescidi'nde müşriklere yaptığı beddua çarşamba günü öğle-ilkindi arası kabule mazhar olmuş ve büyük bir
    fırtına çıkarak kâfirlerin orduları târ-u mâr olmuştur.

    Demek ki Hûd (a.s) ve müminler hakkında kurtuluş günü olan çarşamba günü kâfirlere pek uğursuz geldiği gibi,Rasûlüllâh (s.a.v) e karşı gelen ahzâba da uğursuzluğunu
    göstermiştir.

    Böylece anlaşılmıştır ki mazlumlardan beddua alan zalimlere,çarşamba gününün başlangıcından zeval vaktine kadar mühlet verilse de,o saatten sonra tevbe etmeyenler
    hakkında uğursuzluk açığa çıkacaktır.

    Halimi (Rahimehullâh) "el-Minhac" isimli eserinde Beyhaki (Rahimehullâh) da "Şu'abu'l- iman" da çarşamba günü zeval vaktinden sonra duanın kabul olacağını zikretmişlerdir.

    Dolayısıyla dua ve zikirle yapılan amellerde bir hayırsızlık ve uğursuzluk söz konusu olmadığından,çarşamba günü bu gibi işlerin yapılması teşvik edilmiştir.

    Nûrun Çarşamba Günü Yaratıldığı

    Bu rivayetlere mukabil:

    "Çarşamba günü başlayan bir şey mutlaka tamama erer." şeklinde dillerde dolaşan rivayetin hadis olarak aslı yoktur.

    Çarşamba Günü Ağaç Dikmek

    Câbir (r.a) dan rivayet edilen: " Her kim Bâ'is ve Vâris (ölüleri diriltecek ve herşeyden sonraya kalacak ) olan Allâh'ı tesbih ederim" diyerek
    çarşamba günü ağaç dikerse o ağaç kendisine bol meyva verir." hadisi şerifinden dolayı bazıları çarşamba günü ağaç dikmeyi iyi görmüşlerdir.

    Ay İçersinde İhtiyatlı Olunması Gereken Yedi Gün

    Üstadımızın Üstadı Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû) "Fethu'l-Melikil-Mecid el-Müellef li nefil-abid " isimli eşsiz eserinde
    sakınılması gereken yedi günler hakkında şu izâhâti yapmıştır.

    Ârif kimseler bazı uğursuz günlerde yolculuğa çıkmaktan sakınırlar ki,bunlarda ihtiyatlı olma hususû sünnette de vârid olmuştur."es-Se'iyyât" kitabında
    bu rivâyet sabit olmuştur.

    Ulemâ o günlerde alışveriş yapmaktan,yeni elbise yâhut hil'at giymekten,evlenmekten,ağaç dikmekten,kuyu kazmaktan,bina yapmaktan,ve
    devlet dairelerinde yöneticilerle karşı karşıya gelmekten sakınmışlardır.

    Nitekim Hz.Süleyman (a.s) ın "Rîh-i Ahmer" olarak karşısına çıkan mahluktan sorup öğrendiği yedi uğursuz rüzgar bu uğursuz günlerde esmektedir.
    Bazı ulemâ bu günleri şu nazımda cem etmişlerdir:

    "Günler içersinde tam yedi günden sakın,Onlarda ne alışveriş ne de yolculuk yapma

    Sakın yeni bir elbise ve hilat giyme, Bir kadınla evlenme, bir ağaç ta dikme.

    Sakın bir kuyu kazma, bir ev de bina etme,Sultanla karşılaşmaktan ise aman iyice sakın.

    (Gökteki ayın her) üçü,beşi ve on üçü,Bunların ardından da on altısı gelir.

    Sakınmayı unutma yirmibirinde de Yirmi dört ve peşine gelen yirmi beşde böylece.

    Her ayın son çarşambasının terkine gelince,Yaygın ve meşhur olan nas vârid oldu böylece.

    (Böyle yaparsan) yaşadığın müddetçe dertlerden korunursun,Çünkü bunlar Âd Kavmi'nin günleri gibi,hiç bir hayır bırakmazlar."

    Dolaysıyla ârifler ayın,3,5,13,16,21,24,25 ve son çarşamba günlerinde eğlence,oyun ve harp gibi şeylerden sakınmalıdırlar.



    Kaynak:Resâil-i Ahmediyye / Arifan yayınları


    Benzer Konular

    - Rüyalara inanmalı mıyız?

    - İnternetteki rüya tabirlerine inanmalı mıyız?

    - Hadislere göre reklam

    - Evlilik öncesi sunulan vaatlere inanmalı mıyız?

    - Hadislere göre ilk sorguya çekileceğimiz abdesttir

  3. 13.Aralık.2014, 22:24
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre




    Kamer süresinin 19. ayetindeki uğursuzluk konusunu yanlış anlamışsınız.

    Bu kavmin cezası, onlara göre uğursuz bir günde üzerlerine çok so­ğuk ve çok uğultulu bir rüzgâr göndermek suretiyle oldu. İbni Abbas'a göre bu, ayın son çarşambası idi, küçük-büyük hepsini yok etti. Kur'an-ı Kerim'de başka yerlerde de zikredilen "uğursuz günler" peygamberler ve mü­minler açısından olmayıp kâfirler açısından olduğu gibi, burada da yine fâcir ve müfsitler için uğursuz bir gündür.


  4. 13.Aralık.2014, 22:24
    2
    Üye



    Kamer süresinin 19. ayetindeki uğursuzluk konusunu yanlış anlamışsınız.

    Bu kavmin cezası, onlara göre uğursuz bir günde üzerlerine çok so­ğuk ve çok uğultulu bir rüzgâr göndermek suretiyle oldu. İbni Abbas'a göre bu, ayın son çarşambası idi, küçük-büyük hepsini yok etti. Kur'an-ı Kerim'de başka yerlerde de zikredilen "uğursuz günler" peygamberler ve mü­minler açısından olmayıp kâfirler açısından olduğu gibi, burada da yine fâcir ve müfsitler için uğursuz bir gündür.


  5. 14.Aralık.2014, 19:36
    3
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre

    cubbeli ahmet hocanin aylik dergisinde yaziyordu


  6. 14.Aralık.2014, 19:36
    3
    Kıdemli Üye
    cubbeli ahmet hocanin aylik dergisinde yaziyordu


  7. 14.Aralık.2014, 20:12
    4
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Çarsamba gününün uğursuzluğuna inanmalı mıyız? Ayet ve hadislere göre

    Değerli kardeşlerimiz. Çarşamba günü, uğursuzluğu sürekli olan bir gündür. anlamına gelen bazı rivayetler varsa da bunlar zayıftır. Nitekim, Ebu Hureyre (ra)’den rivayete göre Resûlullah (sav) Efendimiz:"... Allah'u teâlâ, nuru çarşamba günü yaratmıştır..." buyurmuşlardır. (Müslim, Sıfetü'l-münafikın:27, No: 2789, 4/2149) Dinimizde uğursuz gün yok, ama uğurlu sayılan mübarek gün ve geceler vardır. Bunlar mübarek diye, ötekilere uğursuz demek yanlış olur. Tek başına cumartesi günü oruç tutmak mekruh, bir rivayette de, tek başına cuma günü oruç tutmanın mekruh olduğu bildirilmiştir. Cuma ve cumartesi günü oruç tutmak, mekruh olduğu için, bugünlere uğursuz denmez. Bayram günleri de oruç tutmak haram olduğu için, uğursuz denmez. Allah'u teâlâ uğursuz gün ve uğursuz ay yaratmamıştır. Yarattığı hiçbir şey de lüzumsuz değildir. Kalın selametle...


  8. 14.Aralık.2014, 20:12
    4
    Moderatör
    Değerli kardeşlerimiz. Çarşamba günü, uğursuzluğu sürekli olan bir gündür. anlamına gelen bazı rivayetler varsa da bunlar zayıftır. Nitekim, Ebu Hureyre (ra)’den rivayete göre Resûlullah (sav) Efendimiz:"... Allah'u teâlâ, nuru çarşamba günü yaratmıştır..." buyurmuşlardır. (Müslim, Sıfetü'l-münafikın:27, No: 2789, 4/2149) Dinimizde uğursuz gün yok, ama uğurlu sayılan mübarek gün ve geceler vardır. Bunlar mübarek diye, ötekilere uğursuz demek yanlış olur. Tek başına cumartesi günü oruç tutmak mekruh, bir rivayette de, tek başına cuma günü oruç tutmanın mekruh olduğu bildirilmiştir. Cuma ve cumartesi günü oruç tutmak, mekruh olduğu için, bugünlere uğursuz denmez. Bayram günleri de oruç tutmak haram olduğu için, uğursuz denmez. Allah'u teâlâ uğursuz gün ve uğursuz ay yaratmamıştır. Yarattığı hiçbir şey de lüzumsuz değildir. Kalın selametle...





+ Yorum Gönder