Konusunu Oylayın.: Ensest ilişki niçin günahtır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ensest ilişki niçin günahtır ?
  1. 08.Kasım.2014, 21:02
    1
    Akif
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104693
    Mesaj Sayısı: 408
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 15
    Bulunduğu yer: Bursa

    Ensest ilişki niçin günahtır ?






    Ensest ilişki niçin günahtır ? Mumsema Hocam ensest ilişki niçin günahtır ? kafama takıldı doğrusu. ayrıca Hz. Adem ve Hz. Havva nın çocuklarınında ensest ilişki yaşadığı söylentileri duydum.olayı açıklarsanız sevinirim.


  2. 08.Kasım.2014, 21:02
    1
    Devamlı Üye



    Hocam ensest ilişki niçin günahtır ? kafama takıldı doğrusu. ayrıca Hz. Adem ve Hz. Havva nın çocuklarınında ensest ilişki yaşadığı söylentileri duydum.olayı açıklarsanız sevinirim.


    Benzer Konular

    - Ters ilişki neden günahtır?

    - Ensest ilişki yaşadım pişmanım ne yapmalıyım

    - Livata (sapık ilişki)niye günahtır,neden yasaklanmıştır?

    - Ensest ilişki yaşamanın dini hükmü nedir,af olması için ne yapılmalıdır?

    - Ensest ilişki nedir? günah mıdır

  3. 08.Kasım.2014, 21:21
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Ensest ilişki niçin günahtır ?




    Ensest ilişki niçin günahtır ?



    Bir şeyin güzel veya çirkin olması, bizim aklımıza göre değil, ahiret itibariyle bize kazandıracağı kâr veya zarar itibariyledir. Elbette ahirette kâr veya zarar sonucunu doğuracak
    “efal-ı mükellefin” çerçevesinde değerlendirilen eylemlerin belki %99’u aynı zamanda aklın da çirkin veya güzel bulduğu şeylerdir.

    Fakat şu da bir gerçektir ki, ne vicdan dinin yerine geçebilir, ne de akıl vahyin yerini alabilir. Kaldı ki akıl ve vicdanın asli yaratılış fonksiyonlarına aykırı binlerce eylemin yapıldığına her gün şahit oluyoruz. Bir şeyin günah ve zararlı olduğunu bilen milyonlarca aklı başında olan mümin, akıllarını kullanarak, -akla aykırı- işler yapıyorlar. Yalanlar, katiller, fuhuşlar, türlü türlü zulümler yapılıyor.

    İslam’ın kabul etmediği, onlarca materyalist doktrinine sahip çıkan insanların akıllı olmadıklarını kim iddia edebilir! Demek ki, ehl-i sünnet alimlerinin, “bir işin kötü veya güzel olduğunu gösteren ölçünün” vahiy olduğuna dair tespitleri, aklın devre dışı bırakılması anlamında değil, aklın tek başına her zaman işe yaramadığının tescilli bir göstergesidir.

    Ayrıca, eğer mutezilenin dediği gibi, "Eşyanın zâtında hüsnü (güzelliği) varsa, Allah o hüsne/güzelliğe binaen emretmiş. Eğer kubhu(çirkinliği) varsa, Allah o kubha binaen nehyetmiş/eşyada hüsün ve kubh zâtîdir. Emir ve nehy-i İlahî ona tâbi'dir” denilirse, insanlar büyük bir sıkıntıya girerler. Çünkü, bu mezhebe göre insana, her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelebilir: "Acaba amelim, nefs-ül emirdeki güzel suretle yapılmış mıdır?" diyebilir. Bu ise “dinde zorluk yoktur” manasındaki ilahi prensibe aykırıdır.

    Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet Vel-cemaat derler ki: "Cenab-ı Hak bir şeye emreder, sonra hüsün olur; nehyeder, sonra kabih olur."

    Demek emir ile güzellik, nehiy ile çirkinlik tahakkuk eder. Demek hüsün ve kubuh, mükellefin ıttılaına (farkındanlığına) bakar. Meselâ: Sen, namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebeb nefs-ül emirde varmış. Lâkin sen, ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Hakikatta senden kabul edilir, çünkü mazursun” (bk. Nur'un İlk Kapısı,157 )

    Şunu da unutmamak gerekir ki, bir şey farklı zamanlara göre farklı değerler alabilir. Örneğin, bir ilaç hastalardan birine faydalı, diğerine zararlıolabilir. Kışlık elbise ile yazlık elbise farklıdır. Semavi şeriatlardaki farklılıklar da bu gibi hikmetlere bakar.


  4. 08.Kasım.2014, 21:21
    2
    Devamlı Üye



    Ensest ilişki niçin günahtır ?



    Bir şeyin güzel veya çirkin olması, bizim aklımıza göre değil, ahiret itibariyle bize kazandıracağı kâr veya zarar itibariyledir. Elbette ahirette kâr veya zarar sonucunu doğuracak
    “efal-ı mükellefin” çerçevesinde değerlendirilen eylemlerin belki %99’u aynı zamanda aklın da çirkin veya güzel bulduğu şeylerdir.

    Fakat şu da bir gerçektir ki, ne vicdan dinin yerine geçebilir, ne de akıl vahyin yerini alabilir. Kaldı ki akıl ve vicdanın asli yaratılış fonksiyonlarına aykırı binlerce eylemin yapıldığına her gün şahit oluyoruz. Bir şeyin günah ve zararlı olduğunu bilen milyonlarca aklı başında olan mümin, akıllarını kullanarak, -akla aykırı- işler yapıyorlar. Yalanlar, katiller, fuhuşlar, türlü türlü zulümler yapılıyor.

    İslam’ın kabul etmediği, onlarca materyalist doktrinine sahip çıkan insanların akıllı olmadıklarını kim iddia edebilir! Demek ki, ehl-i sünnet alimlerinin, “bir işin kötü veya güzel olduğunu gösteren ölçünün” vahiy olduğuna dair tespitleri, aklın devre dışı bırakılması anlamında değil, aklın tek başına her zaman işe yaramadığının tescilli bir göstergesidir.

    Ayrıca, eğer mutezilenin dediği gibi, "Eşyanın zâtında hüsnü (güzelliği) varsa, Allah o hüsne/güzelliğe binaen emretmiş. Eğer kubhu(çirkinliği) varsa, Allah o kubha binaen nehyetmiş/eşyada hüsün ve kubh zâtîdir. Emir ve nehy-i İlahî ona tâbi'dir” denilirse, insanlar büyük bir sıkıntıya girerler. Çünkü, bu mezhebe göre insana, her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelebilir: "Acaba amelim, nefs-ül emirdeki güzel suretle yapılmış mıdır?" diyebilir. Bu ise “dinde zorluk yoktur” manasındaki ilahi prensibe aykırıdır.

    Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet Vel-cemaat derler ki: "Cenab-ı Hak bir şeye emreder, sonra hüsün olur; nehyeder, sonra kabih olur."

    Demek emir ile güzellik, nehiy ile çirkinlik tahakkuk eder. Demek hüsün ve kubuh, mükellefin ıttılaına (farkındanlığına) bakar. Meselâ: Sen, namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebeb nefs-ül emirde varmış. Lâkin sen, ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Hakikatta senden kabul edilir, çünkü mazursun” (bk. Nur'un İlk Kapısı,157 )

    Şunu da unutmamak gerekir ki, bir şey farklı zamanlara göre farklı değerler alabilir. Örneğin, bir ilaç hastalardan birine faydalı, diğerine zararlıolabilir. Kışlık elbise ile yazlık elbise farklıdır. Semavi şeriatlardaki farklılıklar da bu gibi hikmetlere bakar.





+ Yorum Gönder